Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hareketsizlik

bursaarena.com.tr - Hareketsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hareketsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bel Ağrısında Erken Tanı, Tedavi Başarısını Artırıyor... Haber

Bel Ağrısında Erken Tanı, Tedavi Başarısını Artırıyor...

Günümüzde bilgisayar başında uzun saatler çalışma, duruş bozukluğu, hareketsizlik ve aşırı kilo gibi nedenlerle görülme sıklığı artan bel ağrıları, erken dönemde tedavi edilmezse ameliyata varan sonuçlar doğurabiliyor. Omurganın vücudu taşıyan önemli bir yapı olduğunu belirten Özel Sağlık Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serkan Zengin, bel ağrılarının ciddiye alınması gerektiğini belirterek uzman hekime başvurulmasının önemine dikkat çekti. Her hastanın yaşı, boyu, beslenme alışkanlıkları sıvı tüketimi ve genetik yatkınlıklarının bel ağrısı konusunda belirleyici olduğunu vurgulayan Zengin, “Bel ve omurga tedavisinde erken tanı hastalığın tedavi başarısı açısından çok önemlidir. Biz öncelikle hastayı muayene ederek ön tanı koyuyoruz. Tedaviyi ise kişiye özel olarak planlıyoruz. Tedavi şekli hastanın yaşı, cinsiyeti, fıtığının derecesi, şekli, kronik rahatsızlıkları ve genetik yapısına göre değişkenlik gösterebilir. İnsanlar genellikle ameliyat olmaktan çekiniyor. Oysa, erken dönemde yapılan müdahaleyle çoğunlukla ameliyata gerek kalmadan iyileşme sağlanabiliyor” diye konuştu. ERKEN TANI ÖNEMLİ Hastaları yapılan muayene sonrasında medikal tedavi, fizik tedavi veya cerrahi tedaviye yönlendirdiklerini dile getiren Op. Dr. Serkan Zengin, “Hastalarımıza çok büyük oranda medikal tedavi, fizik tedavisi veya algolojik yöntemler dediğimiz ağrı tedavisi uyguluyoruz. Sanılanın aksine filmlerde fıtık görülse dahi ameliyata gerek kalmadan tedavi gerçekleştirmek mümkün. Fakat bu her hastada aynı sonucu vermeyebilir. Orta yaşlı, kilolu bir hastada fayda sağlarken daha genç bir hastada faydalı olmayabilir. Bu tedaviler doğru bireylerde ve erken dönemde başarılı olmaktadır” ifadelerini kullandı. ÖNCELİĞİMİZ AMELİYATSIZ TEDAVİ Uygun hastalarda ameliyatsız olarak yapılan tedavilerin başarılı sonuçlar verdiğinin altını çizen Op. Dr. Zengin, “Algolojik yönetimler olarak adlandırabileceğimiz Nokta Atışı tedavisi, Radyofrekans Ablasyon ve Nükleoplasti gibi yöntemlerle hastanın omurları arasına girerek basıncı azaltıyoruz. Uyguladığımız ilaç veya buharlaştırma tedavileri ile birlikte sinirleri rahatlatarak ağrıyı giderebiliyoruz. Bu yöntemle hastalar bir kaç saat içinde taburcu oluyor ve günlük yaşantısına hatta işine dönebiliyor. Eğer tüm bu müdahalelere rağmen belli bir süre içinde olumlu sonuç alamazsak o zaman cerrahi müdahale yapıyoruz” dedi. SAĞLIKLI OMURGA İÇİN HAYAT TARZINIZI DEĞİŞTİRİN Bel ve omurga sağlığı için hayat tarzının da değiştirilmesi gerektiğini hatırlatan Op. Dr. Serkan Zengin, şöyle devam etti: “Öncelikle omurga ve ona bağlı olan kas sistemini güçlendirmek için düzenli yürüyüş öneriyoruz. Haftada 3 gün, 45 dakika ila 1 saat arasında kesintisiz tempolu yürüyüş çok faydalıdır. Ayrıca yüzme, reformer pilates ve yoga da faydalı sporlar arasındadır. Ağırlık kaldırmak yerine kişinin kendi ağırlığından faydalanacağı sporları yapması daha doğru olur. Erkeklere göre ortalama 5 yıl daha uzun yaşayan kadınların ideal kilo ve kas yapısına sahip olmaları yaşam kalitesi için önem taşır. Örneğin 1 metre 75 cm. boyu olan bir kişinin kilosu da en fazla 75 kilo civarında olmalıdır. Bir diğer önemli konu ise dengeli beslenme ve günlük en az 2 litre su tüketilmesidir. Magnezyum ve D vitamini kullanılması da vücut sağlığı açısından gereklidir. Yetişkinlerde 7 saat kaliteli uyku da bel sağlığı için önemlidir. Bu nedenle yastık ve yatak kalitesinin de iyi olmasına dikkat edilmeli. Eğer bilgisayar başında oturarak çalışıyorsanız mutlaka 45 dakikada bir ayağa kalkıp tur atın. Sabah kalktığınızda ise boyun ve bel kaslarınızı çalıştıracak basit esnetme hareketleri yapabilirsiniz”

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor Haber

Çocuklarda kalp hastalığı yaygınlaşıyor

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda artan kalp hastalıklarına karşı uyarıda bulundu. Hatalı beslenme, hareketsizlik ve obezite gibi risklere dikkat çeken Uzm. Dr. Şahin; nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'de son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” dedi. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. HAZIR VE PAKETLİ GIDALARIN AŞIRI TÜKETİMİ Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır. Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir. Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır. AŞIRI TUZ TÜKETİMİ Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor. Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.