Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hapis Cezası

bursaarena.com.tr - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Parayla yazan da yazdıran da yandı... Tez borsasına cezalar yolda Haber

Parayla yazan da yazdıran da yandı... Tez borsasına cezalar yolda

AKP tarafından hazırlanan ve TBMM'de görüşülmesi planlanan çalışmaya göre, parayla başkasına tez, makale, kitap hazırlatanların diplomaları ve akademik unvanları iptal edilecek. Bu işi yapan, aracılık eden ve meslek edinenlere de 10 milyon TL'ye varan adli para cezası verilecek. TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda görüşülmesi beklenen kanun teklifi, üniversitelerde bilim etiğine aykırı uygulamalara yönelik ağır yaptırımlar öngörüyor. Teklif kapsamında, başkasına tez, makale, kitap veya proje hazırlatan ya da hazırlayan kişiler için hem akademik hem de cezai yaptırımlar getiriliyor. BU YOLLA ELDE EDİLEN UNVANLAR İPTAL EDİLECEK Düzenlemeye göre, kişisel emeği yerine başkasına ücretli ya da ücretsiz olarak tez, makale, kitap veya proje hazırlatarak ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora diploması alanların diplomaları ve bu yolla elde ettikleri akademik unvanlar geri alınacak. Aynı fiili işleyen üniversitelerde görevli öğretim elemanları ise meslekten çıkarılacak. Bu kişilere ayrıca 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. ARACILIK EDEN DE YANDI Teklif, yalnızca bu çalışmaları yaptıranları değil, hazırlayan ve aracılık edenleri de kapsıyor. Başkaları adına tez, makale, kitap veya proje hazırlayan ya da bu faaliyetlere aracılık eden kişiler hakkında 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. Günlük adli para cezasının 100 ila 500 TL arasında belirlenmesi nedeniyle toplam ceza tutarı 500 bin TL ile 5 milyon TL arasında değişebilecek. 10 MİLYON TL'YE VARAN PARA CEZASI Bu faaliyeti ticari amaçla yürütenlere ise daha ağır yaptırımlar öngörülüyor. Tez veya akademik çalışma hazırlamayı meslek haline getirenlere 10 bin günden 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Buna göre, söz konusu kişilere uygulanacak para cezası 1 milyon TL ile 10 milyon TL arasında olacak. MEVZAUATA AYKIRI PROGRAMLAR LİSTEDE Yeni Şafak'ın haberine göre, kanun teklifi, yurt dışındaki eğitim kurumları adına Türkiye'de mevzuata aykırı şekilde eğitim programı açanlara yönelik cezaları da artırıyor. Buna göre, yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına Türkiye'de izinsiz ön lisans, lisans veya lisansüstü program açan ya da yürüten kişiler, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezasıyla karşı karşıya kalacak. İZİNSİZ EĞİTİMİN REKLAMINA DA CEZA Öte yandan, yasa dışı eğitim kurumları veya izinsiz eğitim programlarının reklamını yapanlar hakkında da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile 50 günden 500 güne kadar adli para cezası uygulanması öngörülüyor. Odatv

Yasa dışı bahis soruşturması | Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'a 2 yıl 6 ay hapis Haber

Yasa dışı bahis soruşturması | Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'a 2 yıl 6 ay hapis

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, ‘yasa dışı bahse teşvik etmek' suçundan yargılandığı davada 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 4 kişinin yargılandığı davanın karar duruşmasına, sanıkların avukatları katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen sanık avukatları, davada beraat kararı verilmesini talep etti. Davayı karara bağlayan hakim, sanıklar Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran hakkında, "kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçundan 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 562 bin 500 lira adli para cezası verdi. Hakim, diğer sanıklar Emre Eren ve Azade Zeynep Haksal'ın ise beraatlerine hükmetti. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Radyo Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) yasa dışı bahis reklamı yapılan maç yayınlarına yönelik tespit istendiği kaydedilmişti. RTÜK'ün savcılığa gönderdiği cevap yazısına değinilen iddianamede, 2023'te Saran İnternet Televizyon Yayıncılık AŞ bünyesinde hizmet veren "S SPORT" internet yayın platformunda yayınlanan futbol müsabakalarında yasa dışı bahis reklamının ruhsatsız olduğu, yasa dışı bahis sitesi reklamlarının stadyum reklam panoları ve her iki kalenin yanına yerleştirilmesi yöntemiyle yapıldığının tespit edildiği ifade edilmişti. İddianamede, söz konusu maç yayınlarındaki reklamların geniş kitlelere ulaştığı anlatılarak, "dijital uyuşturucu" niteliğindeki bahis oyunlarının bireyleri maddi ve manevi açıdan olumsuz etkileyerek toplumun yapısını bozmaya elverişli olduğu değerlendirmesi yapılmıştı. Maç yayınlarında stadyum reklam panolarına fiziki veya sanal olarak yerleştirilen yasa dışı bahis reklamlarının yayınlanmasının yayıncı açısından suç teşkil ettiği kaydedilen iddianamede, reklam veren ve reklamı kabul eden tarafın stadyumu işleten federasyon veya spor kulübü olmadığı belirtilmişti. İddianamede, "Soruşturmaya konu yayınlar bakımından, yayıncı şirket genel müdür, yayın yönetmeni ve sorumlu müdürleri ile birlikte yayıncı şirket tüzel kişisini temsile yetkili ve şirketin yönetimi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında yetkili olan ve yasa dışı bahis reklamı içeren maçların yayınlanmasında bilgisi ve onayı mevcut olan yönetim kurulu üyelerinin de müştereken sorumlu ve kusur sahibi olduklarına dair yeterli şüphe gelinen aşamada mevcuttur." değerlendirmesine yer verilmişti. Gözden KaçmasınKuveyt saldırısının arkasında kim var? İran ABD'yi suçladı... Saldırı anı ortaya çıktıHaberi görüntüle İddianamede sanıklar Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran hakkında "kişileri, reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçundan 1'er yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası istenmişti. Sanıklar Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren hakkında ise aynı suçu zincirleme şekilde işledikleri gerekçesiyle 1'er yıl 3'er aydan 5'er yıl 3'er aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Hürriyet, DHA, AA

İngiltere'de Henry Nowak cinayeti tartışma yarattı: Başbakan Starmer, Musk'ı 'bölünmeyi körüklemekle' suçladı Haber

İngiltere'de Henry Nowak cinayeti tartışma yarattı: Başbakan Starmer, Musk'ı 'bölünmeyi körüklemekle' suçladı

İngiltere'de üniversite öğrencisi Henry Nowak'ın, 3 Aralık'ta Southampton'daki evine dönerken yolda bıçaklanarak öldürülmesi ardından yayımlanan görüntüler ülkede siyasi tepkilere yol açtı. Polisin, can çekişirken yerde yatan 18 yaşındaki Nowak'ı kelepçelediğini gösteren vücut kamerası görüntüleri yayınlandıktan sonra Southampton'da şiddetli protestolar yaşandı. Nowak ölmeden önce olay yerine gelen polislere defalarca bıçaklandığını söylemiş, ancak katili Vickrum Digwa, ırkçı saldırıya uğradığını iddia edince, polis yerde yatmakta olan 18 yaşındaki genci kelepçelemişti. Digwa, 1 Haziran Pazartesi günü cinayetten dolayı en az 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu söyledi. Dava sırasında ortaya çıkan görüntüler, Nowak'ın bıçaklandığını ve nefes alamadığını birçok kez tekrarlamasına rağmen polisin ona inanmayıp ellerini arkadan kelepçelemesinin sorgulanmasına neden oldu. Polisin, ırkçılıkla suçlanma korkusuyla, Sih dinine mensup Digwa'nın söylediklerini daha fazla dikkate alarak hareket ettiğini savunan tartışmalar başladı. Teknoloji milyarderi Elon Musk da tartışmaya dahil oldu. Sosyal medya platformu X'in sahibi Musk polisin tutumunu eleştirdi. Başbakan Keir Starmer, Musk'ı Henry Nowak cinayeti konusunda "bölünmeyi körüklemeye çalışmakla" suçladı. Henry Nowak'ın ölümünde polis memurlarının herhangi bir eylemi veya ihmalinin neden olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla bir soruşturma başlatıldı. Musk ve Starmer ne dedi? Salı günü X'te bir paylaşım yapan Musk şu ifadelere yer verdi: "Nowak'ın son anlarında polis tarafından ne kadar iğrenç bir şekilde muamele gördüğünü ve polisin katiline nasıl korkakça boyun eğdiğini gösteren bu videoyu tanıdığınız herkese gönderin. "George Floyd hakkında milyonlarca kez yazan geleneksel ana akım medya, Nowak konusunda ise tam bir sessizlik içinde." Siyah Amerikan vatandaşı George Floyd, Minneapolis kentinde 25 Mayıs 2020'de polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmiş ve bu cinayet, ırkçılık ve polis şiddetine karşı küresel protestolara yol açmıştı. Başbakan Starmer, Musk'ı İngiliz siyasetine müdahale etmekle suçladı. Elon Musk daha önce de paylaşımlarıyla İngiltere'de aşırı sağa desteğini ifade etmişti. Eylül ayında Londra'da aşırı sağcı siyasi eylemci Tommy Robinson'ın organize ettiği protestoya video bağlantısıyla katılan Musk "büyük, kontrolsüz göçten" bahsetmiş, İngiltere'de "hükümetin değişmesi" çağrısı yapmıştı. Starmer, yaslı Nowak ailesinin itidal çağrısında bulunduğunu hatırlattı. "Musk, son birkaç gündür yine siyasetimize müdahale ediyor ve bölünmeyi körüklemeye çalışıyor... Britanya'da biz makul, hoşgörülü insanlarız. Henry Nowak [cinayeti] gibi korkunç bir olayla karşılaştığımızda, ailesinin yaptığı gibi sakin tepki veriyoruz" dedi. Henry'nin babası Mark Nowak, oğlunun katiline verilen ceza açıklandıktan sonra yaptığı açıklamada, "Henry'nin yürek parçalayan hikâyesini, daha iyiye doğru bir değişim yaratmak için kullanmak istiyoruz. Onun ölümünün, daha fazla bölünme, nefret veya gerginlik yaratmak için kullanılmasını istemiyoruz" dedi. Buna rağmen aşırı sağcı gruplar Southampton'da gösteri düzenledi. Reform Partisi lideri Nigel Farage videolu bir mesajında, polisin eylemlerine İngiliz halkının "saf, soğuk bir öfke" ile tepki vermesi gerektiğini söyledi. Nowak cinayetinin siyasi yankıları Çarşamba günü Avam Kamarası'nda da öfkeli tartışmalara yol açtı. Starmer, Farage'ı da Henry Nowak'ın ölümünü "öfke ve bölünme" yaratmak amacıyla istismar etmekle suçladı. Başbakan Keir Starmer, Nowak cinayetinin "bölünmeyi körüklemek" amacıyla kullanılmasını eleştirdi. Ana muhalefet Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, 4 Haziran Perşembe günü Nowak'ın ailesiyle görüştükten sonra, polise olan güveni yeniden tesis etmek için siyasi partiler arasında işbirliği çağrısında bulundu. Başbakan Keir Starmer da aynı gün başbakanlık konutunda Nowak ailesi ile görüştü. Starmer, Henry Nowak'ın "bu korkunç trajedinin ötesine geçen bir mirası hak ettiğini" söyledi. Sir Keir, "polisin Henry'nin cinayetini ele alma şekliyle ilgili cevaplanması gereken zor sorular" olduğunu da sözlerine ekledi. Olay nasıl gelişti? Kamera görüntüleri ve dava yargıcının açıklamalarına göre olay şöyle gelişti: Kamera kayıtlarında Nowak'In cinayet gecesi bir pub'a gittiği, 23:07'de üniversite yurduna doğru geri döndüğü görülüyor. Yargıç William Mousley, Nowak'ın dönüş yolunda, katilinin yaşadığı yol kavşağından geçtiğini ve 23 yaşındaki Digwa'nın yürüdüğü yolda Nowak ile "tesadüfen karşılaştığını" söyledi. Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu, sarhoş olmadığını ve kanındaki alkol seviyesinin alkollü araç kullanma sınırının altında çıktığını da ekledi. Yargıç, Sih dinine mensup olan Digwa'nın kemerinde kınında bir kama taşıdığını ve Nowak'ın bunu telefonuyla çekmeye başladığını söyledi. Sih inancında kirpan adı verilen kamayı taşımanın zorunlu olduğunu, Digwa'nın ayrıca kınında ikinci bir büyük hançer taşıdığını belirtti. Kaynak, Polis /// Sih inancı gereği yanında taşıdığı hançerle Nowak'ı bıçaklayan Vickrum Digwa en az 21 yıl hapis cezası aldı. Digwa, telefonunu elinden alınca Henry Nowak telefonunun çalındığını düşünerek onu geri almak istedi ve çıkan kavgada Digwa hançerini çıkarıp savunmasız öğrenciyi göğsünden ve uyluk bölgesinden olmak üzere dört kez bıçakladı. Yargıç, Digwa'nın çektiği görüntülerde Nowak'ın bir çiti tırmanıp çöp kutusuna çıkarak "çaresizce kaçmaya çalıştığını" ve ardından yan evin önündeki bir arabanın üzerine düştüğünü açıkladı. Yargıç, Digwa'nın "Henry'nin acı çekişini çekmeye devam ettiğini, bıçaklanmış olmanın çaresizliğini büyük ölçüde görmezden geldiğini" ekledi. Saat 23:30 civarında, katilin kardeşi Gurpreet Digwa acil servisi aradı; Nowak'ı bıçaklayan Vickrum'un "ırkçı bir saldırıya uğradığını" söyledi ve olay yerini bildirdi; Nowak'ın tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu söyledi. Aramadan yedi dakika sonra, 23:37'de polis olay yerine ulaştı. Vücut kamerası görüntülerinde, Nowak yerde yatarken dört kişinin bir araba yolunda bulunduğu görülüyor. Görüntülerde Digwa'nın polise Nowak tarafından ırkçı tacize uğradığını anlatarak yalan söylediği görülüyor. Görüntülerde Nowak'ın bıçaklandığını söylediği, yedi kez de "Nefes alamıyorum" dediği duyuluyor. Buna rağmen Nowak'a kelepçe takılıyor ve hakları okunuyor. Bir dakika sonra ambulans çağırılıyor ve polisler kalp masajı yapıyor. Yargıç, Nowak'ın yaralarının çok ağır olduğunu, ne kadar hızlı ilk yardım, kalp masajı veya uzman tıbbi tedavi görse de hayatta kalamayacağını söyledi. Beş gün sonra, 8 Aralık'ta Vickrum Digwa, cinayet ve kamuya açık bir yerde kesici alet bulundurmakla suçlandı. 28 Mayıs 2026'da Digwa cinayetten suçlu bulundu. 1 Haziran'da, en az 21 yıl hapis cezası ile ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. BBC Türkçe

Depremde 40 kişinin ölümüne sebep olan müteahhit Tayland'da yakalandı Haber

Depremde 40 kişinin ölümüne sebep olan müteahhit Tayland'da yakalandı

Adana'da 6 Şubat 2023'teki depremlerde yıkılarak 40 kişinin yaşamını yitirdiği Sami Bey Apartmanı'nın müteahhidi Abdullah Aybaba Taylan’da yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Aybaba hakkında tutuklama kararı verildi. Adana'nın Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Sami Bey Apartmanı'nda 40 kişi hayatını kaybetti 2 kişi ise yaralandı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın müteahhidi ve teknik uygulama sorumlusu Abdullah Aybaba ile kamu görevlilerinin de aralarında olduğu 4 sanık hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. YURTDIŞINA KAÇMIŞTI Yargılama süreci boyunca, sanık Abdullah Aybaba'nın depremden bir gün sonra İstanbul Havalimanı'ndan yurtdışına çıktığı fakat daha sonra yurda dönmediği belirlendi. TAYLAND’DA YAKALANDI Hakkında kırmızı bülten çıkarılan Abdullah Aybaba, İnterpol-Europol Daire Başkanlığı'nın takip ve çalışmaları sonucu Tayland polisi tarafından 24 Nisan tarihinde gözaltına alınmasından sonra resmi işlemlerin tamamlanmasıyla sınır dışı edilerek bugün Türkiye'ye getirildi. SANIK AYBABA TUTUKLANDI Öte yandan İstanbul Havalimanı'na getirilen sanık Aybaba, SEGBİS aracılığıyla Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne bağlandı; akabinde tutuklanmasına karar verildi. ANKA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.