Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hapis Cezası

bursaarena.com.tr - Hapis Cezası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hapis Cezası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi? Haber

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi?

Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenlemenin TBMM'den 10 Ağustos'ta geçmesinin ardından, 10 yıldır cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışılıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, düzenlemenin Demirtaş'ı da kapsadığını söyledi. BBC Türkçe'ye konuşan hukukçular da yasanın kapsamı ve hakkındaki suçlamalar birlikte değerlendirildiğinde, Demirtaş'ın düzenlemeden yararlanmasının önünde açık bir hukuki engel görmediklerini söylüyor. Ancak yasanın uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın fiili varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi gerekiyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yasal düzenlemenin Meclis'e sunulmasının ardından "Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır" diyerek, Demirtaş'ın serbest bırakılması yönündeki görüşünü yinelemişti. Çerçeve yasa teklifi kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak? 'Demirtaş'ın durumu yasa kapsamına giriyor' BBC Türkçe'ye konuşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, Demirtaş'ın mevcut hukuki durumunun yasa kapsamında yer aldığını söylüyor: "Çerçeve yasanın istisnaları çok açık ve net. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında. Demirtaş'ın durumu bu iki istisnanın da dışında kalıyor." Demirtaş'ın avukatlarıyla da görüştüğünü belirten Coşkun, Demirtaş'ın mevcut tutukluluğunun Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 302'nci maddesi kapsamında olduğunu söylüyor: "Demirtaş sadece TCK 302'nci maddeden tutuklu ve bu madde çerçeve yasanın kapsamına giriyor. Dolayısıyla yasa uygulamaya girdiğinde ve Demirtaş talep ettiğinde bu yasadan istifade edebilir. Burada hukuki bir belirsizlik yok." Söz konusu madde, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçuyla ilgili hükümleri düzenliyor. Bu maddede, "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya, devletin bağımsızlığını zedelemeye veya birliğini bozmaya yönelik cebir ve şiddet içeren fiiller işleyen kişilere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir" deniliyor. BBC Türkçe'ye konuşan avukat Kadriye Güçlü Sakarya da Demirtaş'ın "kasten öldürme veya bombalama" suçundan hüküm giymediğine dikkat çekiyor. Sakarya, "Demirtaş'ın öldürme suçlamasıyla ya da bir bombalama eylemi nedeniyle değil, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna yardım kapsamında ceza alması sebebiyle, bu çerçeve yasadan yararlanabileceğini düşünüyorum" diyor. Ancak Sakarya, düzenlemenin uygulanmasının öncelikle yasada belirtilen silah bırakma ve fesih sürecinin tespit ve teyit edilmesine bağlı olduğunun altını çiziyor. Demirtaş ile ilgili hukuki süreç hangi aşamada? Selahattin Demirtaş, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Kobani Davası'nda temel olarak "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım" suçunun yanı sıra çeşitli "terör ve tahrik" suçlarından yargılandı ve 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin açıkladığı hükme göre 42 yıllık toplam ceza şu suçlardan verildi: "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım": 20 yıl hapis cezası"Suç işlemeye tahrik etme": 2 kez ayrı ayrı olmak üzere toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası"Terör örgütü propagandası yapmak": 4 ayrı suçlama kapsamında toplam 7 yıl 36 ay hapis cezası"Halkı kanunlara uymamaya tahrik": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Suçu ve suçluyu övme": 1 yıl 6 ay hapis cezası 4 Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde olan Selahattin Demirtaş hakkında verilen 42 yıllık hapis cezası kararı henüz kesinleşmedi. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar, hukuki olarak ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde ve yasal süreç devam ediyor. Yerel mahkemenin verdiği kararşu anda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin (İstinaf) önünde. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararları esastan inceleyerek hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. İstinaf mahkemesi kararını açıkladıktan sonra, tarafların (hem Demirtaş'ın avukatlarının hem de iddia makamının) kararı temyiz etme hakkı bulunuyor. AİHM kararları Hukukçular, Demirtaş'ın tahliyesi tartışmasının yalnızca yeni yasaya bağlı olmadığına dikkat çekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) daha önce Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin olarak hak ihlalleri tespit ettiğini açıkladı ve serbest bırakılması yönünde karar verdi. Türkiye'nin, AİHM'in Demirtaş hakkındaki Temmuz 2025 tarihli kararını Büyük Daire'ye taşıma talebi, Kasım 2025'te reddedildi ve karar kesinleşti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Haziran 2026'daki toplantısında Demirtaş'ın serbest bırakılması çağrısını yineledi. Coşkun, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bizim mevzuatımıza göre bağlayıcı. Dolayısıyla Selahattin Demirtaş'ın zaten serbest bırakılması gerekiyordu. Hukuken tablo bu kadar açık ve net" diyor. Bianet'e konuşan Selahattin Demirtaş'ın avukatı Mahsuni Karaman da, öncelikli taleplerinin AİHM kararlarının uygulanarak müvekkilinin derhal tahliye edilmesi olduğunu ancak "çerçeve yasa" bakımından da hukuken bir tereddüt bulunmadığını ve Demirtaş'ın bu kapsamda da tahliye edilebileceğini söyledi. Hükümet ne diyor? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos'ta katıldığı CNN Türk yayınında Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı sorusuna "düzenlemenin herhangi bir kişi için özel olarak hazırlanmadığı" yanıtını verdi: "Düzenleme dediğinizde belli bir şahsı ilgilendiren bir şey olmaz" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel bir düzenleme yaparsınız, kanuni düzenleme ve o düzenleme kimin için geçerliyse herkes ondan istifade eder. Bunun kararını verecek olan da ilgili yargı mercileridir." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında Demirtaş'ın yasadan yararlanamayacağını söylediği yönündeki iddialar ise Gürlek tarafından yalanlandı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'e konuşan Bakan Gürlek, "Böyle bir açıklama yapmadım" dedi. Demirtaş 'çerçeve yasa' için ne söyledi? Selahattin Demirtaş, "çerçeve yasanın" Meclis Genel Kurulu'na görüşülmesi öncesi eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ile birlikte gönderdiği mesajda yeni çözüm sürecine desteğini yinelemişti. Sürecin "bölünme ve ayrışma değil barış ve toplumsal bütünleşme" amacı taşıdığını belirten Demirtaş, bunun demokratik reformlarla desteklenmesi gerektiğini söylemişti.

Çerçeve yasa teklifi 468 oyla kabul edilerek yasalaştı! Haber

Çerçeve yasa teklifi 468 oyla kabul edilerek yasalaştı!

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi kabul edilerek kanunlaştı. Teklif, Genel Kurul'da 468 oyla kabul edilerek yasalaştı. ANKARA (İGFA) - TBMM Genel Kurulu'nda, 339 milletvekilinin imzasıyla sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşüldü. Teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından yapılan oylamada düzenleme 468 "kabul", 88 "ret", 6 "çekimser" oyla kabul edilerek kanunlaştı. Genel Kurul çalışmalarını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Oruç ve Tuncer Bakırhan ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in yanı sıra siyasi parti gruplarının yöneticileri ve milletvekilleri takip etti. Kanun teklifinin görüşmeleri sırasında iktidar ve muhalefet partilerinin temsilcileri, düzenlemenin Terörsüz Türkiye süreci, toplumsal bütünleşme, kardeşlik ve kalıcı barış hedefleri açısından taşıdığı öneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Teklifin yasalaşmasıyla birlikte, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmaları sonrasında hazırlanan rapor doğrultusunda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin hukuki çerçevenin oluşturulmasına yönelik önemli bir adım atılmış oldu. Genel Kuruldaki görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren düzenleme; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsıyor. Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç, düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Teklif kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi, düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri'nden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak.

Görevden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı Haber

Görevden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı

Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında tutuklu bulunan ve görevden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı verildi. Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, müvekkilinin 14 ay sonra özgürlüğüne kavuşacağını açıkladı. İSTANBUL (İGFA) - Aziz İhsan Aktaş davasında Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı verildi. Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, yaptığı açıklamada, “Müvekkilimiz Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı verildi. 14 ay sonunda bugün özgürlüğüne, ailesine ve sevdiklerine kavuşacak” ifadelerini kullandı. Hatırlanacağı gibi Çaykara, “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” soruşturması kapsamında yürütülen süreçte, Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiği ikinci ifadenin ardından gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında Çaykara ile birlikte bazı belediye başkanları ve eski bir milletvekili hakkında da işlem yapılmıştı. Aziz İhsan Aktaş iddianamesinde, Çaykara hakkında rüşvet suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tutukluluk inceleme ara kararında verdiği karar ile tutukluluk süresi, sağlık durumuna ilişkin değerlendirmeler ve yargılama sürecindeki koşulları dikkate alarak Çaykara'nın başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü olmaması halinde serbest bırakılmasını hükmetti. Söz konusu mahkeme, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile birlikte Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger'in de serbest bırakılmasını kararlaştırdı.

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında rahmetle anılıyor Haber

Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri Dr. Sadık Ahmet vefatının 31. yılında rahmetle anılıyor

Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet'in bugün vefatının 31. yıl dönümü. Lozan Anlaşması'nın 72. yılı olan 24 Temmuz 1995'te şüpheli bir kaza sonucunda hayatını kaybeden Dr. Sadık Ahmet, saygı ve özlemle anılıyor. Batı Trakya Türklerinin efsanevi lideri, Dostluk, Eşitlik ve Barış Partisinin (DEB) kurucusu Dr. Sadık Ahmet, vefatının 31. seneidevriyesinde anılıyor. Defalarca "Türk'üm" dediği için Yunanistan Mahkemesince yargılanan, hapis cezasına çarptırılan Dr. Sadık Ahmet, Lozan Anlaşması'nın 72. yıldönümü olan 24 Temmuz 1995'te şüpheli bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Dr. Sadık Ahmet, Gümülcine Mahkemesine çıkmadan önceki, söylediği "Bu akıllı adamlar içeride bizim ırkımızı inkar etmeye çalışıyorlar" sözleriyle hafızlara kazınmıştı. DR. SADIK AHMET KİMDİR? Batı Trakya’da Türklerin hak ve adalet mücadelesinin sembol ismi Dr. Sadık Ahmet, 7 Ocak 1947'de Gümülcine'nin Sirkeli köyünde dünyaya geldi. Çocukluk yıllarını Gümülcine'de geçiren Sadık Ahmet, üniversite eğitimi için Türkiye’ye geldi, burada tıp eğitimi aldı ve 1985 yılında Batı Trakya’ya geri döndü. Ülkesine döner dönmez Batı Trakya Türklerinin yaşadığı sorunları yakından takip eden ve hukukî haklarını alabilmek için mücadele etmek gerektiğini düşünen Dr. Sadık Ahmet, 1985 yılında Batı Trakya çapında bir imza kampanyası başlattı. Topladığı 15 bin imza ile oldukça ses getirdi. Dr. Sadık Ahmet, 8 Ağustos 1986 tarihinde bu faaliyeti nedeniyle tutuklandı. BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN İLK SİYASÎ PARTİSİNİ KURDU Dr. Sadık Ahmet, 25 Eylül 1987’de Selanik’e giderek, Demokrasi İnsan Hakları toplantısında Türk toplumunun sorunlarını ileten bir broşür dağıttı. 1988 yılında 30 ay hapis cezasına çarptırıldı. 18 Haziran 1989 seçimlerinde milletvekilliğine adaylığını koydu ancak adaylığı çeşitli gerekçeler ile iptal edildi. 26 Ocak 1990’da Lozan Barış Anlaşması'ndan doğan haklara uygun olarak Batı Trakya Türklerine "Türk" dediği için hapis cezası alan Dr. Ahmet, Selanik Dudullu hapishanesinde iki ay hapis yattı. Sadık Ahmet, 8 Nisan 1990 genel seçimlerinde bağımsız milletvekili seçildi ve Yunanistan Parlamentosu'na girdi. 13 Eylül 1991 tarihinde Batı TrakyaTürklerinin ilk siyasi partisi olan Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) partisini kuran Sadık Ahmet, 1993 genel seçimlerinde Yunanistan’ın seçim kanunlarında yaptığı adaletsiz değişiklik nedeniyle meclise giremedi. ŞÜPHELİ BİR TRAFİK KAZASINDA HAYATINI KAYBETTİ Dr . Sadık Ahmet, Batı Trakya’daki Türk Azınlığının haklarını hukuken imza altına alan Lozan Barış Antlaşması'nın 72. yılı olan 24 Temmuz 1995 tarihinde Gümülcine’nin Susurköy mevkinde şaibeli bir trafik kazasında, aracına traktör çarpması sonucunda yaşamını yitirdi.

Bursa'da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 sanıklı davada ilk celse... İlk kez hakim karşısında Haber

Bursa'da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 sanıklı davada ilk celse... İlk kez hakim karşısında

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin suçlamalarla yargılandığı davanın ilk celsesi başladı. 63 sanığın yer aldığı davada, Bozbey dahil 37 sanığın tutuklu bulunuyor. BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "imar kirliliğine neden olmak" suçlamaları yöneltiliyor. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'ndeki duruşma öncesinde mahkeme salonu önünde gerginlik yaşandı. Görevliler tarafından mahkeme heyetinin, izleyici olarak salona her sanık için bir yakınının alınmasına karar verdiği belirtildi. CHP'li isimlerin de aralarında bulunduğu bazı kişiler salona girmek istediğinde polis bariyerleriyle karşılaştı. CHP Bursa milletvekillleri Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Hasan Öztürk ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ve bazı partililer duruşmayı takip etmek için adliye binasına geldi. Bu arada Mustafa Bozbey’in avukatı olan aynı zamanda Büyükşehir Meclis Üyesi Yücel Akbulut ise, suçlamaların 2014 yılına dayandığını belirterek, süreci siyasi olarak gördüklerini ifade etti. Akbulut, Bozbey’in moralinin iyi olduğunu da açıkladı. BOZBEY'İN 402 YIL HAPSİ İSTENİYOR Hatırlanacağı gibi iddianamede, Mustafa Bozbey’e Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemindeki bazı işlemler nedeniyle çeşitli suçlamalar yöneltilirken, hakkında 402 yıla kadar hapis cezası talep edildiği belirtildi. Toplam 63 sanığın yargılandığı davada, Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 37 sanığın tutuklu olduğu ifade edildi. Mustafa Bozbey, tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı kararıyla Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden geçici olarak uzaklaştırılmıştı.

Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek? Akademisyenlere güvenlik soruşturması Haber

Öğrenci affı TBMM'den geçti: Kimler yaralanabilecek? Akademisyenlere güvenlik soruşturması

Yüksek öğretim sisteminde birçok değişiklik öngören kanun teklifi TBMM'de komisyondan geçti. Düzenlemeyle azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine ek sınav ve mezuniyet imkanı tanınırken, akademik usulsüzlüklere ağır yaptırımlar geliyor. Öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edildi. Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı araştırma ve uygulama hastanelerinde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapmakta olanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesi hüküm altına alınıyor. Yaş Haddi Dolan Öğretim Üyeleri İçin Sözleşmeli Çalışma Emeklilik yaş haddini dolduracak öğretim üyelerinden, bölümlerinde görev yapmalarında fayda görülenler; üniversitenin görüşü ve YÖK kararı ile 75 yaşını geçmemek üzere, emekli maaşı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sözleşmelerle çalıştırılabilecektir. Bu sürecin kontenjan sınırları ve akademik kriterleri YÖK tarafından belirlenecektir. ÖĞRENCİLERE AF Azami öğrenim süresini dolduran sadece son sınıf öğrencilerine; başarısız oldukları tüm dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı ile uygulamalı eğitim ve intörnlüklerini tamamlama imkanı tanınmıştır. Ara sınıf öğrencileri bu haktan yararlanamayacak olup, uygulamalı eğitim süreçlerinin usulleri YÖK tarafından belirlenecektir. TEZ YAZDIRANLARA VE YAZANLARA YAPTIRIM Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. DİSİPLİN SORUŞTURMASINA YÖNELİK DÜZENLEMELER Disiplin soruşturmalarında hukuki güvenceyi ve dinlenilme hakkını güçlendirmek amacıyla süreç yeniden düzenlenmiştir. Buna göre: İfade ve Savunma Süreleri: Soruşturulan kişiye ifade ve savunma için en az 7 günlük süre tanınacak ve hakkındaki iddialar ile öngörülen cezalar kendisine açıkça bildirilecektir. Bilgilendirme Yükümlülüğü: Soruşturulan kişiye, savunmasını vermeden önce dosya evrakını inceleyebileceği bilgisi verilecektir. Sürelerin İhlali: Belirtilen sürelerde sözlü veya yazılı savunma yapılmaması durumunda, kişinin savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillerle dosyanın karara bağlanacağı sürece dahil edilmiştir. BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİNE YENİ BÜTÇE DESTEĞİ Üniversitelerin Sağlık Bakanlığı ile birlikte kullandığı sağlık tesislerinin bir önceki yıl elde ettiği gayrisafi hasılatın %2,5'i, üniversitelerin yürüttüğü bilimsel araştırma projeleri (BAP) için bütçeye ödenek olarak aktarılacaktır. Eğer bir sağlık tesisini birden fazla üniversite kullanıyorsa, bu pay üniversitelerin bünyesindeki öğretim elemanı sayısına göre oranlanarak dağıtılacaktır. Uygulama detayları ise YÖK tarafından belirlenecektir. KANUN TEKLİFİNDEN BİR MADDE ÇIKARILDI Komisyonda kabul edilen önergeyle, Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'da düzenlenen, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinin yükseköğretim kurumlarının tıp fakülteleriyle kullanımında bilimsel araştırma projelerine aktarılacak döner sermaye payının belirlenmesine ilişkin hüküm, kanun teklifinden çıkarıldı. Öğrenci Affı Düzenlemesi Daha önce öğrenci affından yararlanmamış olan ve ağır suçlar (terör, kasten öldürme, cinsel saldırı, uyuşturucu vb.) kapsamına girmeyen öğrenciler, başvuru yapmaları kaydıyla 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine kaldıkları yerden devam edebileceklerdir. Akademik Birimlerin Açılma ve Kapanma Yetkisi Yükseköğretim kurumlarının eğitime başlaması YÖK kararına bağlanmıştır. Eğitim faaliyetine başlayan birimlerden fakülte, enstitü ve yüksekokullar Cumhurbaşkanı kararı ile; konservatuvar, meslek yüksekokulu ile uygulama ve araştırma merkezleri ise YÖK kararı ile kapatılabilecektir. Vakıf Üniversitelerine İdari Yaptırımlar Vakıf yükseköğretim kurumlarına yönelik uyarıdan faaliyet izninin kaldırılmasına kadar uzanan kademeli bir yaptırım sistemi getirilmiştir. Bu kapsamda, üniversitenin sunduğu akademik birim ve program açma taleplerinin askıya alınması, kontenjan kısıtlaması, öğrenci alımının durdurulması gibi önlemler uygulanabilecektir. Faaliyet İzninin Kalıcı Olarak Kaldırılması Faaliyet izni geçici olarak durdurulan bir vakıf üniversitesi, bu duruma yol açan sebepleri 3 yıl içinde gideremezse ve bu olumsuz durumun süreklilik arz ettiği tespit edilirse, kurumun faaliyet izni kesin olarak kaldırılacaktır. Faaliyet İzninin Kalıcı Olarak Kaldırılması Faaliyet izni geçici olarak durdurulan bir vakıf üniversitesi, bu duruma yol açan sebepleri 3 yıl içinde gideremezse ve bu olumsuz durumun süreklilik arz ettiği tespit edilirse, kurumun faaliyet izni kesin olarak kaldırılacaktır. Mali Yapısı Bozulan Üniversitelerin Devri Kurucu vakıf veya üniversitenin mali yapısının eğitim faaliyetlerini sürdüremeyecek düzeyde bozulması halinde, üniversitenin faaliyet izni kaldırılarak bir devlet üniversitesine devredilecektir. Bu süreçte öğrencilerin eğitim maliyeti, üniversitenin devraldığı ücretler ve teminat hesabından karşılanacak olup kamu kaynağı kullanılmayacaktır. Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) ve Hak Sahipliği Üniversiteler, bünyesindeki hizmet buluşlarının hak sahipliğini Teknoloji Transfer Ofislerine (TTO) devredebilecektir. TTO, bu buluşlardan elde ettiği gelirin üçte birini üniversite döner sermayesine, en az üçte birini buluşu yapana ödeyecek; kalan tutarı ise kendisine alacaktır. YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ORTAK OFİS KURABİLECEK Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilecek. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilecek. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşuluyla ortak olabilecek. Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilir veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilecek. YURT DIŞINDAKİ ÜNİVERSİTE FAALİYETLERİ Yurt Dışında Üniversite Kurma Yetkisi Türkiye'deki devlet üniversiteleri, Cumhurbaşkanı kararı ile yurt dışında yerleşke, akademik birim ve programlar kurabilecektir. Bu birimlerin personel ihtiyacı; üniversitelerden görevlendirme, yerel sözleşmeli personel istihdamı veya saat başı ücretli çalışma yöntemleriyle karşılanacaktır. Yurt Dışı Personel ve Mali İşlemlerin Yönetimi Görevlendirme dışında kalan personelin nitelikleri ve çalışma şartları Cumhurbaşkanlığı kararı ile belirlenecektir. Yurt dışı faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yönetimi, harcama süreçleri ve denetimi ise Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının görüşleri doğrultusunda ilgili üniversite tarafından yönetilecektir. Akademik Usulsüzlüklere (Tez/Makale Yazdırma) Yaptırımlar Başkasının emeğiyle hazırlanan tez, makale veya projeleri kullanarak diploma ya da unvan alanlar üniversite mesleğinden çıkarılacak ve bu unvanları ellerinden alınacaktır. Ayrıca bu kişilere 5 bin ila 10 bin gün arasında adli para cezası verilecektir. Usulsüzlüğe Aracılık Edenlere Ceza Tez, makale veya proje gibi çalışmaları ücretli/ücretsiz başkaları adına hazırlayanlara veya buna aracılık edenlere 5 bin ila 10 bin gün, bu işi meslek edinenlere ise 10 bin ila 20 bin gün arasında ağır adli para cezaları uygulanacaktır. İzinsiz Kurum ve Program Açanlara Hapis Cezası Türkiye'de mevzuata aykırı şekilde yabancı eğitim kurumu adına program yürütenler veya izinsiz yükseköğretim kurumu açıp işletenler, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır. Bu kurumların tanıtımını yapanlar da hapis cezası kapsamına alınmıştır. Sahte Diploma ve Belge Cezası Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikaları sahte olarak düzenleyenler ve düzenletenler, Türk Ceza Kanunu'nun "Resmi belgede sahtecilik" hükümlerine göre yargılanacaktır. Tıp Fakültelerine Hastane İçin Ek Süre Hastanelerini henüz tamamlayamayan veya devir süreçlerini bitiremeyen vakıf tıp fakültelerine, projelerini tamamlamaları için 30 ay ek süre tanınmıştır. Bu sürenin sonunda hastane şartını yerine getirmeyen fakültelerin öğrencileri, eğitimlerine devam edebilmeleri için YÖK tarafından devlet üniversitelerine veya garantör üniversitelere aktarılacaktır. Vakıf tıp fakültelerine, hastane kurma veya devir süreçlerini tamamlamaları için 30 ay ek süre tanınmış; bu süre sonunda şartları yerine getiremeyen fakültelerin öğrencileri ise YÖK tarafından başka üniversitelere nakledilecektir. Daha önce farklı bir öğrenim düzeyinde bu düzenlemenin tanıdığı haklardan yararlanılmış olması, başka bir öğrenim düzeyinde bu madde hükümlerinden yararlanmaya engel teşkil etmeyecek. Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'nun "Erteleme" başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak. ASKERİ EĞİTİM KURUMLARI KAPSAM DIŞINDA Komisyonda kabul edilen önergeyle "öğrenci affını" düzenleyen maddeye ekleme yapıldı. Buna göre, Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak. Kanun'un "Kurumlara dönüş" başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. 48 Üniversiteye Yeni Kadro İhdasları Tıpta uzmanlık eğitimi ve diğer akademik ihtiyaçları karşılamak amacıyla, 48 farklı üniversite bünyesinde profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kadroları ihdas edilmiştir. 48 Üniversiteye Yeni Kadro İhdasları Tıpta uzmanlık eğitimi ve diğer akademik ihtiyaçları karşılamak amacıyla, 48 farklı üniversite bünyesinde profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kadroları ihdas edilmiştir. Vakıf Üniversitelerine Vergi Teşviki Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinde gelir vergisi iadesi teşvikinden yararlanabilmeleri için önceden aranan "öğrenci sayısının en az %50'sinin tezli lisansüstü olması" şartı kaldırılmıştır. Devir Süreçleri ve Geçiş Hükümleri Akademik birimlerin devri sırasında öğrencilerin eğitim hakları, bütçe ödenekleri ve laboratuvar donanımları koruma altına alınmıştır. Devredilen birimlerde görevli personel, özlük haklarıyla birlikte yeni üniversiteye atanmış sayılacaktır. Öğrencilerin aktarımı 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda tamamlanacak olup, diplomaların eski üniversite adıyla verilmesi seçeneği saklı tutulmuştur. Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'ne Hibe Yetkisi Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin Japonya kaynaklı dış finansman veya hibe alabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanı'na yetki verilerek finansal süreçlerin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÜVENLİK SORUŞTURMASI Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacakların arasına yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları da eklenecek.

Parayla yazan da yazdıran da yandı... Tez borsasına cezalar yolda Haber

Parayla yazan da yazdıran da yandı... Tez borsasına cezalar yolda

AKP tarafından hazırlanan ve TBMM'de görüşülmesi planlanan çalışmaya göre, parayla başkasına tez, makale, kitap hazırlatanların diplomaları ve akademik unvanları iptal edilecek. Bu işi yapan, aracılık eden ve meslek edinenlere de 10 milyon TL'ye varan adli para cezası verilecek. TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda görüşülmesi beklenen kanun teklifi, üniversitelerde bilim etiğine aykırı uygulamalara yönelik ağır yaptırımlar öngörüyor. Teklif kapsamında, başkasına tez, makale, kitap veya proje hazırlatan ya da hazırlayan kişiler için hem akademik hem de cezai yaptırımlar getiriliyor. BU YOLLA ELDE EDİLEN UNVANLAR İPTAL EDİLECEK Düzenlemeye göre, kişisel emeği yerine başkasına ücretli ya da ücretsiz olarak tez, makale, kitap veya proje hazırlatarak ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora diploması alanların diplomaları ve bu yolla elde ettikleri akademik unvanlar geri alınacak. Aynı fiili işleyen üniversitelerde görevli öğretim elemanları ise meslekten çıkarılacak. Bu kişilere ayrıca 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. ARACILIK EDEN DE YANDI Teklif, yalnızca bu çalışmaları yaptıranları değil, hazırlayan ve aracılık edenleri de kapsıyor. Başkaları adına tez, makale, kitap veya proje hazırlayan ya da bu faaliyetlere aracılık eden kişiler hakkında 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. Günlük adli para cezasının 100 ila 500 TL arasında belirlenmesi nedeniyle toplam ceza tutarı 500 bin TL ile 5 milyon TL arasında değişebilecek. 10 MİLYON TL'YE VARAN PARA CEZASI Bu faaliyeti ticari amaçla yürütenlere ise daha ağır yaptırımlar öngörülüyor. Tez veya akademik çalışma hazırlamayı meslek haline getirenlere 10 bin günden 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Buna göre, söz konusu kişilere uygulanacak para cezası 1 milyon TL ile 10 milyon TL arasında olacak. MEVZAUATA AYKIRI PROGRAMLAR LİSTEDE Yeni Şafak'ın haberine göre, kanun teklifi, yurt dışındaki eğitim kurumları adına Türkiye'de mevzuata aykırı şekilde eğitim programı açanlara yönelik cezaları da artırıyor. Buna göre, yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına Türkiye'de izinsiz ön lisans, lisans veya lisansüstü program açan ya da yürüten kişiler, 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezasıyla karşı karşıya kalacak. İZİNSİZ EĞİTİMİN REKLAMINA DA CEZA Öte yandan, yasa dışı eğitim kurumları veya izinsiz eğitim programlarının reklamını yapanlar hakkında da 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile 50 günden 500 güne kadar adli para cezası uygulanması öngörülüyor. Odatv

Yasa dışı bahis soruşturması | Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'a 2 yıl 6 ay hapis Haber

Yasa dışı bahis soruşturması | Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran'a 2 yıl 6 ay hapis

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, ‘yasa dışı bahse teşvik etmek' suçundan yargılandığı davada 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 4 kişinin yargılandığı davanın karar duruşmasına, sanıkların avukatları katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen sanık avukatları, davada beraat kararı verilmesini talep etti. Davayı karara bağlayan hakim, sanıklar Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran hakkında, "kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçundan 2'şer yıl 6'şar ay hapis ve 562 bin 500 lira adli para cezası verdi. Hakim, diğer sanıklar Emre Eren ve Azade Zeynep Haksal'ın ise beraatlerine hükmetti. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Radyo Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) yasa dışı bahis reklamı yapılan maç yayınlarına yönelik tespit istendiği kaydedilmişti. RTÜK'ün savcılığa gönderdiği cevap yazısına değinilen iddianamede, 2023'te Saran İnternet Televizyon Yayıncılık AŞ bünyesinde hizmet veren "S SPORT" internet yayın platformunda yayınlanan futbol müsabakalarında yasa dışı bahis reklamının ruhsatsız olduğu, yasa dışı bahis sitesi reklamlarının stadyum reklam panoları ve her iki kalenin yanına yerleştirilmesi yöntemiyle yapıldığının tespit edildiği ifade edilmişti. İddianamede, söz konusu maç yayınlarındaki reklamların geniş kitlelere ulaştığı anlatılarak, "dijital uyuşturucu" niteliğindeki bahis oyunlarının bireyleri maddi ve manevi açıdan olumsuz etkileyerek toplumun yapısını bozmaya elverişli olduğu değerlendirmesi yapılmıştı. Maç yayınlarında stadyum reklam panolarına fiziki veya sanal olarak yerleştirilen yasa dışı bahis reklamlarının yayınlanmasının yayıncı açısından suç teşkil ettiği kaydedilen iddianamede, reklam veren ve reklamı kabul eden tarafın stadyumu işleten federasyon veya spor kulübü olmadığı belirtilmişti. İddianamede, "Soruşturmaya konu yayınlar bakımından, yayıncı şirket genel müdür, yayın yönetmeni ve sorumlu müdürleri ile birlikte yayıncı şirket tüzel kişisini temsile yetkili ve şirketin yönetimi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında yetkili olan ve yasa dışı bahis reklamı içeren maçların yayınlanmasında bilgisi ve onayı mevcut olan yönetim kurulu üyelerinin de müştereken sorumlu ve kusur sahibi olduklarına dair yeterli şüphe gelinen aşamada mevcuttur." değerlendirmesine yer verilmişti. Gözden KaçmasınKuveyt saldırısının arkasında kim var? İran ABD'yi suçladı... Saldırı anı ortaya çıktıHaberi görüntüle İddianamede sanıklar Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran hakkında "kişileri, reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçundan 1'er yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası istenmişti. Sanıklar Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren hakkında ise aynı suçu zincirleme şekilde işledikleri gerekçesiyle 1'er yıl 3'er aydan 5'er yıl 3'er aya kadar hapis cezası talep edilmişti. Hürriyet, DHA, AA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.