Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik Mimarisi

bursaarena.com.tr - Güvenlik Mimarisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik Mimarisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Medvedev: Dünya, Batı'nın kendi düzenini dayatmasından yoruldu Haber

Medvedev: Dünya, Batı'nın kendi düzenini dayatmasından yoruldu

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Orta Doğu’daki çatışmanın dünyanın Batılı ülkelerin aldığı kararların tek kutuplu niteliğinden ve Batı’nın kendi “kurallara dayalı düzenini” dayatmasından yorulduğunu gösterdiğini belirterek uluslararası sistemin çok kutupluluğa yönelmesi gerektiğini savundu. Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, İran İslam Cumhuriyeti Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu'na konuştu. 'Rusya ne Avrupa'yı ne de Batı'yı tehdit ediyor' Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Rusya'nın ne Avrupa'da ne de Batı'da hiç kimseyi tehdit etmediğini ve Moskova'nın onlardan normal diyalog ve sakin iş birliği dışında bir beklentisi olmadığı dile getirdi. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Bizi tehdit olarak görüyorlarsa bu, en azından Rusya'nın gücü olduğunu ve bunun hesaba katılması gerektiğini gösterir. Ancak biz ne Avrupa'da ne de Batı'da hiç kimseyi tehdit ediyoruz. Orada, Rusya yönetiminin de defalarca ifade ettiği üzere, Avrupa devletleriyle normal ilişkiler kurmak dışında özel bir çıkarımız yok. Onlardan tam anlamıyla normal bir diyalog ve sakin bir iş birliğinden başka hiçbir şey istemiyoruz. İstiyorlarsa bunu yapacağız. Bizi tehdit olarak görüyorlarsa, öyle olsun. Medvedev tüm bu yaşananların, 'Rusya tehdidinin' kamuoyunu manipüle etmek, parlamentoda oy toplamak, seçimleri kazanmak ve 'kendi askeri bütçeleri için para koparmak' amacıyla öne sürülen bir bahaneden ibaret olduğunu vurguladı. 'Rusya Batı ile ilişkiler kurmaya çalıştı ancak Batı bunları bozdu' Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev Rusya'nın Batı ile normal ilişkiler kurmaya çalıştığını ancak Batı'nın iş birliğini reddederek ve yaptırım uygulayarak bunları bozduğunu dile getirdi. Medvedev Batı'nın şimdi pahalı yakıt, yüksek enflasyon ve temel ürünlerdeki kıtlıkla bunun sonuçlarını yaşadığını söyledi. Medvedev, İran İslam Cumhuriyeti Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu'na verdiği röportajda, Rusya ile Batı arasındaki ilişkilerin neden yeniden kurulamadığı sorusuna şu yanıtı verdi: Evet, hem ben hem de meslektaşlarım onlarla tam anlamıyla normal ilişkiler kurmaya çalıştık. O dönemde aktif ekonomik ilişkilerimiz vardı. Ancak bunların hepsini onlar bozdu. Bundan onlar sorumlu. Yaptırım uyguladılar. İş birliğini reddettiler. Şimdi sonuçlarına katlansınlar. Artık pahalı gaz ve benzin kullanıyorlar. Bir dizi temel üründe sıkıntı yaşıyorlar. Yüksek enflasyonla karşı karşıyalar ve aslında bu sorunları kendileri yarattılar. Bırakın sonuçlarının tadını çıkarsınlar. 'Rusya çatışma aramıyor ve eşit ortaklıktan yana' Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Moskova'nın diğer ülkelerle eşit ortaklıktan yana olduğunu dile getirerek Rusya'nın çatışma aramadığını ve küresel güvenlik mimarisinde başka bir ülkenin yerini almaya çalışmadığının altını çizdi. Medvedev, İran İslam Cumhuriyeti Devlet Radyo ve Televizyon Kurumu'na verdiği röportajda, “Başkasının yerini almaya çalışmıyoruz. Batı ülkelerinden farklı olarak böyle bir hedefimiz yok. Kendi çıkarlarımız var, Rusya adında büyük bir ülkemiz var. Kimseye baskı yapmaya çalışmıyoruz, herhangi biriyle çatışmayı düşünmüyoruz. İran da dahil olmak üzere komşularımızla dostane ilişkiler kurmak bizi tamamen memnun ediyor” dedi. Rusya'nın büyük bir ülke, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi ve nükleer güç olarak sorumluluğunun farkında olduğunu belirten Medvedev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de bunu her zaman dile getirdiğini hatırlatarak, “Ancak hakimiyet kurmaya çalışmıyoruz. Dostlarımız ve komşularımızla eşit ortaklarız” ifadelerini kullandı. 'ABD’nin diğer ülkelerdeki üsleri onlar için yalnızca sorun kaynağı haline geldi' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Amerikan askerî üslerinin başlangıçta güvenlik garantisi olarak görülmelerine rağmen, diğer ülkelerin topraklarında onlar için yalnızca bir sorun kaynağı haline geldiğini dile getirdi. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Örneğin uzun süre bölgede istikrarın bir unsuru ve güvenliğin sağlanmasının temel taşı olarak görülen aynı Amerikan üslerinden söz edecek olursak, sonuçta hangi güvenliği sağladılar? İyi kalpli Sam Amca’nın gelip herkesin işini çözeceğine yönelik beklentiler gerçekleşmedi. Bu üsler, esas itibarıyla, topraklarında bulundukları ülkeler açısından birer sorun kaynağına dönüştü. 'Dünya, Batı'dan yoruldu' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Orta Doğu’daki çatışmadan çıkarılması gereken temel dersin, dünyanın kurallara dayalı Batı düzeninden yorulduğu ve çok kutupluluğa yönelmesi gerektiği olduğunu dile getirdi. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Bütün bunlar, dünyanın Batılı ülkelerin aldığı bir dizi kararın tek kutuplu niteliğinden yorulduğu anlamına geliyor. Onların sözde kurallara dayalı düzeni dayatmasından, yani kendi düzenlerini dayatmalarından, yoruldu. Medvedev açıklamasında, "Dünya çok kutupluluğa doğru ilerlemeli, tek bir devletin değil, tüm devletlerin görüşlerini dikkate almalıdır. Bu yıl meydana gelen olaylardan [Orta Doğu’daki olaylardan] çıkarılması gereken temel ders budur" dedi. 'Bazı ülkeler Güney Kafkasya ülkelerini karıştırmaya çalışıyor' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, bazı devletlerin Güney Kafkasya ülkelerini bölmeye, orada bir şeyler 'karıştırmaya' çalıştığını belirterek Rusya'nın bunu ihtiyatla gözlemlediğini dile getirdi. Medvedev açıklamasında, “Kafkasya’ya gelince, evet, bazı devletler şu anda orada bir şeyler karıştırmaya çalışıyor. Güney Kafkasya ülkelerini bölmeye çalışıyorlar. Bu doğru. Biz bunu ihtiyatla gözlemliyoruz” dedi. Medvedev, Batı dünyasının önce Gürcistan’a NATO’ya katılmasını önerdiğini ve bundan hiçbir iyi sonuç çıkmadığını belirterek, "Gürcistan hala NATO üyesi değil. Mevcut yönetimi bunun görünüşe göre yanlış bir yaklaşım olduğunu anlıyor. Bütün bunlar çatışmaya yol açtı” dedi. Medvedev şimdi ise Ermenistan’daki durumun değiştiğini ve ülke yönetiminin cumhuriyetin gelişme yönünü değiştirmeyi doğru bulduğunu vurguladı. Medvedev, Rusya’nın Kafkasya da dahil olmak üzere bölgesel sorunlarıyla kendi başına ilgilendiğini dile getirerek Rusya’nın Kafkasya’nın bir parçası olduğunu ve bu nedenle bölge ülkeleriyle 'dostluk kurmak, ticaret yapmak ve gelişmek' için ortak hareket edeceği herhangi birine ihtiyaç duymadığını ifade etti. 'Batı ülkeleri yalnızca Anglo-Sakson dünyasını sevenleri seviyor' Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev, Batı ülkelerinin yalnızca Anglo-Sakson dünyasını sevenleri sevdiğini söyledi. Medvedev, uluslararası medyanın şu anda Rusya ve İran’ı desteklemediğini belirterek Batılıların 'genel olarak vatanseverleri sevmediği' yönündeki yorumuna katıldığını ifade etti. Medvedev açıklamasında şu cümleleri kaydetti: Doğru. Çünkü kendi ülkelerini sevenleri sevmiyorlar. Yalnızca Anglo-Sakson dünyasını sevenleri seviyorlar. Ancak dünya çok daha karmaşık. Rusya var, İran var, Çin var, Hindistan var, Küresel Güney var. Dünyamızı güzel yapan da budur. ‘Batı hala diğer devletlere sömürgeci anlayışlar temelinde davranıyor’ Medvedev açıklamasında, Batı’nın diğer ülkelere yönelik tutumunun hala sömürgeci anlayışlar temelinde şekillendiğini belirterek bunun yerini çok kutuplu bir düzene bırakması gerektiğini kaydetti. Medvedev yeni uluslararası güvenlik mimarisi açısından temel görevin, karar alma süreçlerindeki tek kutuplu düzenden uzaklaşmak, tek kutuplu dünya düzenini ve yeni sömürgeci ilişkiler sistemini yıkmak olduğunu belirterek şu cümleleri kaydetti: Çünkü Batı dünyası, Batılı ülkeler diğer devletlere, Küresel Güney ülkeleri de ddhil olmak üzere, hala sömürgeci anlayışlar temelinde davranıyor: ‘Biz büyükleriz. Biz güçlüyüz, biz gelişmişiz, siz de bize boyun eğmelisiniz.’ Bu nedenle bugün asıl mesele, çok kutuplu, çok renkli bir dünya tablosunun oluşturulmasıdır. Biz ve ortaklarımız, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS çerçevesinde de bunun için çalışıyoruz.

NATO Zirvesi neden önemli, Ankara'da hangi kararlar alınabilir? Haber

NATO Zirvesi neden önemli, Ankara'da hangi kararlar alınabilir?

Yarın Ankara'da başlayacak ve iki gün sürecek NATO Zirvesi, gerek ittifakın ABD yönetiminin yaklaşımı nedeniyle içinden geçtiği zorlu dönem gerekse uluslararası konjonktür nedeniyle önem düzeyi en yüksek toplantılardan biri olarak görülüyor. Uluslararası jeopolitik şartların geldiği nokta itibarıyla NATO müttefikleri belirleyici nitelikte kararlar alabilir. Bu durum, hem NATO hem de ittifakın görev alanına giren coğrafya açısından geçerli. Zirve, özellikle ABD'de Ocak 2025'te başlayan ikinci Donald Trump döneminde NATO içi tartışma ve gerginliklerin hiç eksik olmadığı ve eskisine oranla çok daha yoğun yaşandığı bir dönemde yapılacak. ABD'nin Avrupa'daki uzun vadeli rolüne ilişkin belirsizlik tamamen giderilebilmiş değil. Bu belirsizlik de NATO'nun ihtilaf potansiyeli yüksek bir ittifak görünümünün sürmesine neden oluyor. Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kendisini en fazla tehdit altında hissettiği dönemlerden birinden geçiyor. Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisi de bir süredir ciddi sınamalarla karşı karşıya. Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna savaşı, Çin'in stratejik rakip olarak yükselişinin sürmesi, Orta Doğu'da ABD-İsrail/İran savaşının iyice derinleştirdiği istikrarsızlık bunlardan öne çıkanlar. NATO'nun görev alanına giren coğrafi bölgelerde sorunlu alanların sayısının aynı anda bu kadar artıp çoğu noktada kesişmesi, örneğine çok rastlanan bir durum değil. NATO, böyle bir ortamda üyeleri arasındaki farklı perspektifleri uyumlu hale getirme ve stratejik yönü konusunda belirleyici kararlar alma aşamasında. Tüm bu tablo dikkate alındığında Ankara Zirvesi, NATO açısından bir siyasi stres testi niteliğinde olacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2 Temmuz'da yaptığı açıklamada, "İnsanlık tarihinin belki en başarılı güvenlik ittifaklarından birinin bu tarihi dönemeçte, eşikte, bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde bir araya geliyor olması bence tarihte görülen NATO tarihinin en büyük zirvesi olacak" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de 18 Haziran'daki NATO Savunma Bakanları Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Ankara Zirvesi'ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmediklerinin altını çizmişti: "Bu zirvenin, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz." Bazı diplomatlar Atlantik'in iki yakasında yaşanan sorun ve gerginlikler dikkate alındığında, Trump'ın zirveye katılacak olmasını bile başlı başına bir başarı olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte Ankara Zirvesi'nin potansiyel sonuçları dikkate alındığında, Trump'ın katılımının ikinci planda kaldığını düşünenler çoğunlukta. Kaynak, EPA/Shutterstock // NATO Zirvesi geçen yıl 24-25 Haziran'da Hollanda'nın Lahey kentinde yapılmıştıZirveden ne tür sonuçlar çıkabilir? NATO çevrelerinde yapılan değerlendirmeler, zirvenin birçok açıdan ittifaktaki dengeler ile güç dağılımını ve bunlara bağlı olarak özellikle Avrupa güvenlik mimarisini değiştireceği yönünde. İttifak içi güven ortamının zedelendiği bir dönemde NATO'nun taahhütlerini somut sonuçlara dönüştürüp dönüştüremeyeceğini ortaya koyacak olan zirvenin yaratacağı olası değişikliklerden öne çıkanları şu şekilde sıralamak mümkün: Avrupa'daki konvansiyonel güvenliğin ağırlıklı olarak ABD tarafından değil Avrupalı müttefikler tarafından sağlanmasına yönelik adımlar hızlanacak."NATO'da daha güçlü bir Avrupa" yaklaşımının ana ayağını oluşturduğu "NATO 3.0" konsepti hayata geçirilecek. NATO, tek müttefikin kapasitesine bağlı olmakla yetinmeyen, çağın şartlarına uygun askeri kabiliyet ve yeteneklere sahip, yük ve sorumluluk paylaşımının eskisinden farklı bir eksene oturtulacağı sert çizgide bir ittifak haline gelecek.Avrupalı müttefiklerin konvansiyonel savunmada hangi düzeyde ve hangi unsurlarla birincil sorumluluğu üstleneceği netleşecek.NATO'nun askeri komuta yapısında önemli değişiklikler olacak. Avrupa ülkeleri yakın gelecekte NATO'nun üç müşterek kuvvet komutanlığının komutasını devralacak.Nükleer şemsiye müttefiklerin güvenliğinin en üst garantisi olmayı sürdürecek. Nükleer caydırıcılıkta ana rol ABD'de olmaya devam edecek.NATO'nun doğu ve güney kanadına verilen önem artacak.NATO'nun, tehditlere her yönden bakan 360 derecelik güvenlik perspektifi pekiştirilecek.NATO'nun geçen yılki Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarının artırılmasına yönelik taahhütlerin sahaya konuşlandırılabilir yeteneklere dönüştürülme süreci hızlanacak.Savunma sanayisi, bu sektörün üretim kapasitesinin artırılması, altyapısının güçlendirilmesi, bu alanda yenilikçi yaklaşımların devreye sokulması ve ortak tedarik genel savunma stratejilerinin temel unsurlarından ve NATO'nun önceliklerinden biri haline gelecek.Savunma alanında yüksek görünürlüğü olan öncü nitelikte çok sayıda projeye start verilecek.Ukrayna'ya askeri desteğin uzun soluklu olduğu teyit edilip yüksek düzeyde mali kaynak taahhüdünde bulunulacak. Kaynak, Reuters // NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki zirve öncesi geçen hafta Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmüştüBirlik görüntüsü önemli Üst düzey bir NATO diplomatına göre tüm bu sonuçların hayata geçirilebilmesi için "her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi" gerekiyor. Ankara'da kamuoyuna yansıyan anlaşmazlıklardan kaçınmak ve müttefiklerin birliğini sergilemek, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Mark Rutte, Ankara Zirvesi'ni gerçekten önemli gören isimler arasında. Rutte, 25 Haziran'da Atlantik Konseyi'nde yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in taahhütlerden değil onların uygulanmasından korktuğunu söyledi. Rutte, 2025'teki Lahey Zirvesi'nde verilen taahhütlerin yerine getirileceği yerin Ankara Zirvesi olduğu görüşünde. Ortak savunma hamlelerinin son dönemde gündemin en üst sıralarına yükseldiği Avrupa Birliği'nden (AB) zirveye bakış da dikkat çekici. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, geçen hafta medyaya yaptığı açıklamada Ankara Zirvesi'ni önemli bulduklarını vurgulayarak, "Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle" demişti. BBC / Güven Özalp- Brüksel

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.