Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gurur

bursaarena.com.tr - Gurur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gurur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Artvin’den voleybol ’da tarihi başarı Haber

Artvin’den voleybol ’da tarihi başarı

Bayram SARAYOĞLU / ARTVİN (İGFA) - Türkiye’nin dört bir yanından gelen bölge şampiyonları arasında mücadele eden Artvin ekibi, turnuvayı Türkiye 4’üncüsü olarak tamamlayarak hem Artvin spor tarihine geçti hem de büyük şehir takımlarına karşı elde ettiği başarılarla dikkatleri üzerine çekti. Mütevazı imkanlarla başlayan yolculuk, bugün Türkiye’nin en iyi takımları arasına giren bir başarı hikâyesine dönüştü. Turnuva boyunca sahaya karakter, mücadele ruhu ve inanmışlık koyan Artvin temsilcisi; oynadığı voleybol, takım disiplini ve savaşçı kimliğiyle organizasyonun en çok konuşulan ekiplerinden biri oldu. ARSLANER: “ARTVİN SPOR TARİHİNDE BİR İLKİ BAŞARDIK” Takımın antrenörü Yusuf Arslaner, iki yıl önce kurulan bu takımın bugün Türkiye’nin zirvesine oynayan takımlar arasında yer almasından büyük gurur duyduklarını ifade etti. Arslaner açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Spor Bilimleri Fakültesi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gamze Togay hocamızla birlikte bu takımı iki yıl önce kurduk. İlk hedefimiz Artvin’de bir yapı oluşturabilmekti. Önce il şampiyonu olduk, ardından Kars’ta düzenlenen bölge şampiyonasında Diyarbakır, Trabzon, Ordu, Elazığ ve Malatya gibi güçlü ekiplerin yer aldığı organizasyonda bölge şampiyonluğunu kazandık. Bu başarı Artvin adına bir ilkti.” Bölge şampiyonluğunun ardından Türkiye’nin 8 bölge birincisinin katıldığı finallere gittiklerini belirten Arslaner, Gebze’de oynanan şampiyonada Artvin’in adını tüm Türkiye’ye duyurduklarını söyledi. NAMAĞLUP YARI FİNAL Türkiye Şampiyonası’nda Kastamonu, Kırşehir ve Kars temsilcileriyle aynı grupta yer alan Artvin ekibi, oynadığı üç karşılaşmayı da kazanarak grubunu namağlup lider tamamladı. Özellikle geçtiğimiz yılın Türkiye 4’üncüsü Kastamonu karşısında alınan 3-1’lik galibiyet turnuvanın en dikkat çeken sonuçlarından biri oldu. Yarı finalde ise geçen yılın şampiyonu İstanbul temsilcisiyle karşılaşan Artvin ekibi, büyük çekişmeye sahne olan mücadelede rakibine 3-2 mağlup oldu. Ancak ortaya koyduğu mücadeleyle herkesin takdirini kazanan takım, turnuvayı Türkiye 4’üncüsü olarak tamamlayarak Artvin kadın voleybol tarihinin en büyük başarısına imza attı. Arslaner, açıklamasının devamında şu sözleri kullandı: “Turnuvanın sonunda Türkiye Şampiyonu olan Kastamonu’yu yenen tek takım biz olduk. Bu bizim için ayrı bir gurur kaynağı. Oyuncularımız inanılmaz bir karakter ortaya koydu. Bu başarıda emeği bulunan başta Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Hasan Kara’ya, Çiçek Nene Yurt Müdürümüz Fatma Şirin’e, Doç. Dr. Gamze Togay hocamıza ve fedakârca mücadele eden tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum.” KENDİMİZİ DÖRDÜNCÜ OLARAK GÖRMÜYORUZ Takımın önemli isimlerinden Yaren Avcı ise elde edilen başarının tesadüf olmadığını belirterek şunları söyledi: “İlk yılımızda bölgede üçüncü olmuştuk. Sonrasında sürekli gelişerek önce Artvin’de ardından bölgede şampiyon olduk. Türkiye Şampiyonası’nda ise Türkiye 4’üncüsü olduk. Ancak biz bununla yetinmek istemiyoruz. Kendimizi dördüncü olarak görmüyoruz. Daha iyisini yapabilecek güce sahip olduğumuza inanıyoruz.” HİÇ VOLEYBOL GEÇMİŞİM YOKTU Takım oyuncularından Asel Nur Göğüs ise voleybolla üniversite sürecinde tanıştığını belirterek yaşadığı gelişimi şu sözlerle anlattı: “Spor Bilimleri Fakültesi’nin projesi sayesinde voleybola başladım. Hiç voleybol geçmişim yoktu. Antrenörlerimizin desteğiyle kendimi geliştirdim. Takım olarak birbirimize çok inandık. 2-0 geriden dönüp kazandığımız maçlar oldu. Bu başarı bizim için unutulmaz bir deneyim oldu.” ARTVİN’İN GURURU OLDULAR Türkiye genelindeki 8 bölge şampiyonunun mücadele ettiği organizasyonda elde edilen Türkiye 4’üncülüğü, Artvin spor tarihinde kadın voleybolu adına kazanılan en büyük derecelerden biri olarak kayıtlara geçti. Ortaya koydukları mücadele, inanç ve takım ruhuyla tüm Artvin’in gururu olan sporcuların, önümüzdeki yıllarda daha büyük başarılara imza atması bekleniyor.

CAFER GENÇ: 19 MAYIS: Kurtuluştan Kuruluşa Giden Yol Haber

CAFER GENÇ: 19 MAYIS: Kurtuluştan Kuruluşa Giden Yol

Ben hep, Milli Bayramlarımız olmasaydı dini bayramlarımızı kutlamamız mümkün olmazdı diyenlerdenim.. Bakın, Dünyaca ünlü yabancı bir tarihçi ne diyor: Her yılın 19 Mayıs günü, gençlere 1919’u anlatmak gerekir. Çünkü, bu bayramın gençlere armağan edilmesi anlamlı olduğu kadar sahiplenme ruhunun verilmesi bakımından da çok önemlidir. Atatürk, Gençliğe Hitabesinde, gençlere verdiği görevin ve sorumluluğun değerindeki sırrı ifade etmektedir. Bizler de gençlere o yılların tarihi sırrını anlatarak katkıda bulunmuş olalım. Milletin bekası için milli heyecanı canlı tutmak gerekir. Millet olarak, milli bayramımız olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızın 107. yılını kutluyoruz. Asırlık çınarımızın gölgesinde yaşıyoruz. 19 Mayıs 1919, kurtuluşumuzdan haberdar olduğumuz, yeni bir devlet kurmanın ilk adımını attığımız tarihtir. Sevgili gençler, Atatürk’ün sizlere armağan ettiği bu bayramın anlamını ve Atatürk’ü anlamak gerektiği bilmelisiniz. Bir asker olan Atatürk, cepheden cepheye koşarak 11 cephede savaşmıştır. Atatürk, kızgın güneşin kavurduğu Arabistan’da Filistin çöllerinden, Kafkasya’da Sarıkamış soğuğuna, düşman zırhlılarının ateşi altında cehenneme dönen Çanakkale’den, Türkün ölüm kalım savaşı verdiği Sakarya’ya, Dumlupınar’a kadar milleti için ömrünü adamış efsane bir kahramandır... Türk olmakla gurur duyan, Türk milletini öven sözleriyle hayranlığını ifade eden Atatürk’ün asaletini, milletine karşı hissettiği onuru ve gururu bilmek, sevgi ve saygı duymamızın sebeplerinden biri olmalıdır. , Tarihi şahsiyetlere, milli ve manevi değerlere vefasız ve nankör olmamak, haksızlık yapmamak gerekir. Türk milleti olarak muhteşem tarihimiz, olağanüstü olaylarla yazdığımız destanlarla doludur. Bu destanlarımızın kahramanları olan Türk büyükleri, bizlerin, bayramlar yapmamıza vesile olmuşlardır. Bu günler, milli duygularımızı coşkuyla yaşadığımız; tarihi ve kültür değerlerimizi yeni nesillere aktardığımız, manevi ruhu ve milli şuuru yaşamalarını sağladığımız müstesna günlerdir. Hanlık-hakanlık ile Orta Asya’da başlayan Türk tarihi, imparatorluk, beylik olarak Selçuklularla Anadolu’da, Osmanlılarla üç kıtada hüküm sürmüştür. Nizam-ı alem davası ile dünyaya nizam veren; hak, hukuk, adalet dağıtan Osmanlı İmparatorluğunun, 1900’lü yılların başında tarihi varlığını tamamlamış olmasını fırsat bilen düşmanlar, vatan topraklarını işgal ettiler. 1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı’na katılmak zorunda kaldık. Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da yaktığı kurtuluş meşalesi, gençlerin elinde, sarsılmaz iradeleriyle günümüzü aydınlatmaktadır. 1. Dünya Savaşı’ndan 1 yıl sonra, 18 Mart 1915’te Çanakkale Zaferi’nin kazanılması milletimizin kurtuluşuna ümit olmuştur. Çanakkale Zaferi, bizlerin, "her türlü imkansızlıklara rağmen nasıl kazandığımıza" şaşırdığımız, savaştığımız devletlerin "her türlü imkana sahip olmalarına rağmen nasıl kaybettiklerini" hâlâ anlayamadıkları, sırrını çözemedikleri bir mucize destandır... Bandırma Vapuru’nda Osmanlı’nın enkazı yüklüydü. İş çoktu, yük ağırdı, yol uzundu, dalgalar çetindi ama aydınlık ufuklara umut taşıyan gönüller engellere, zorluklara, sıkıntılara aldırış etmiyorlardı. Milletin yüreğinde kurtuluş ümidi taşıyan bu zaferi, 19 Mayıs 1919’da Samsun sahillerinden haykıran Atatürk; Erzurum’da, Amasya’da ve Sivas’ta yapmış olduğu kongrelerle, Anadolu’nun kuru ve kıraç topraklarını canlandırdı. Üzeri kül tutmuş yüreklerdeki milli ruhun ve heyecanın ortaya çıkması için, külü üfleyerek altındaki koru alevlendiren Atatürk ve silah arkadaşları, yurdun kurtarılması adına savaşılması gerektiği gerçeğini ortaya koydular. İmkansızlıklar içerisinde verilen mücadelenin unutulmaması için, o günler, bayram olarak kutlanmaktadır. Dört milli bayramımız çok anlamlıdır. 19 Mayıs 1919, "vatanımızın ve milletimizin kurtuluşu için savaşacağız", 23 Nisan 1920, "meclisimiz vardır, millet olarak yaşıyoruz", 30 Ağustos 1922, "zafer, Türk milletinindir, kurtuluşumuz gerçekleştirilmiştir", 29 Ekim 1923, "krallık, imparatorluk, kominizim, faşizm değil, insan hakları ve demokrasi için cumhuriyet yönetimini kabul ediyoruz” anlamında, tarihi gerçeklerin belgelerini bizlere, bayram olarak armağan etmişlerdir. Kurtuluş Savaşı yıllarında, milletimizi yok etmek düşüncesiyle "tarihimizi" silmek ve vatanımızı işgal ederek "coğrafyamızı" değiştirmek isteyen düşmanların bu niyetlerini, yeni nesillere aktarmak, milli bayramlarla mümkün olmaktadır. Yeni nesil, atalarının kendileri için verdikleri mücadelenin imkan ve şartlarını göz önünde bulundurarak ders alırlar, tarihine ve atasına sahip çıkarlar. Bütün dünya milletlerinin kabul ettiği, yüzyılın en büyük devlet adamı, lideri, önderi, askeri, başbuğu, hatibi ve fikir adamı, Türk’ün atası, büyük Türk başkomutan Atatürk’ü ve bu topraklar uğruna canlarını feda eden şehit atalarını unutmama ve sahiplenme duyguları milli bayramlarla yaşanmaktadır. Milli bayramlarımız bekamızın ve zekamızın ifadesidir. Atatürk’ün zekası bekamız olmuştur. Muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğu, milli bayramlarımızla daha iyi anlaşılmaktadır. Milli bayramlarımız olduğu için dini bayramlarımız vardır. Manevi ruhla ve milli şuurla eğitim vereceğimiz, bu duygularla ve düşüncelerle yetiştireceğimiz nesillerin istiklalimiz ve istikbalimiz olacağı unutulmamalıdır. Sevgili Gençler, "Niçin bayram yapıyoruz?" sorusuna göğsümüzü gere gere cevap vereceğiniz, onur ve gurur duyacağınız günler yaşamanız dileğiyle bayramınız kutlu, gününüz ve gönlünüz mutlu, geleceğiniz umutlu olsun. Başta büyük önder, başkomutan Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, şehitlerimizi rahmet dualarımla anıyorum, minnet duygularımla yadediyorum, saygılarımı ve sevgilerimi ifade ediyorum. Kökü maziden gelen atinin evlatları olan sevgili gençler, kurtuluşumuzun sırrını bilecekler ve kuruluşumuzun koruyucuları olacaklardır. Tarih ve kültür değerlerini sahipleneceklerdir. Atatürk’ün, "Kudretsiz dimağlar, zayıf gözler hakikati kolay göremezler" dediği sözü ilhamları, kılavuzları olacaktır. Asil Türk Milleti'nin bayramı kutlu, varlığı payidar olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene!… ... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.