Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Google

bursaarena.com.tr - Google haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Google haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay zekanın dalkavukluğu toplumu kutuplaştırır mı? Haber

Yapay zekanın dalkavukluğu toplumu kutuplaştırır mı?

Sohbet botları, kullanıcıların siyasi görüşlerini onaylama eğilimi gösteriyor. Araştırmacılara göre yapay zekanın kullanıcıya yaranması olarak tanımlanan bu durum kutuplaşmayı artırabilir. Kısa süre önce önde gelen yapay zeka uzmanlarının açıklamaları manşetlere taşındı. Uzmanların sözleri, yapay zekanın insan denetiminden çıkabileceği ve insanlığın sonunu getirebileceği yönündeki endişeleri artırdı. Ancak işler o noktaya gelmeden önce yapay zeka, insanların birbirlerine karşı daha fazla cephe almasına da katkıda bulunabilir. Brezilya'daki Campinas Devlet Üniversitesi'nden (UNICAMP) araştırmacılar, yaygın kullanılan sohbet botlarının yanıtlarını varsayımsal kullanıcıların siyasi görüşlerine göre uyarladığını belirledi. Bilim insanları, kullanıcıların kendilerine özel hazırlanan bu yanıtları bağımsız bir değerlendirme sanabileceği ve bunun da toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği uyarısında bulunuyor. Sohbet robotundan ideolojik bukalemuna "Scientific Reports" adlı bilim dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında UNICAMP ekibi, OpenAI, Meta, Google, xAI, DeepSeek ve Microsoft dahil farklı geliştiricilere ait 21 büyük dil modelini (LLM) test etti. Modellerden ekonomi, kamu güvenliği, sosyal politikalar, yolsuzluk ve çevre dahil Brezilya siyasetine ilişkin yedi alandaki 112 ifadeye ne ölçüde katıldıklarını belirtmeleri istendi. Her model üç farklı senaryoda test edildi: Kullanıcının siyasi görüşlerine ilişkin herhangi bir bilgi verilmeden, siyasi açıdan daha çok sola eğilimli bir kullanıcıyı tanımlayan bir komutla ve daha çok sağ eğilimli bir kullanıcıyı tanımlayan bir komutla. Kullanıcının siyasi görüşlerine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğinde 21 modelden 20'si, araştırmacıların daha çok sol eğilimli olarak sınıflandırdığı yanıtlar verdi. Ancak bunların bir kısmı siyasi merkeze oldukça yakındı. Grok 4.1, araştırmacıların yanıtlarını sağ eğilimli olarak sınıflandırdığı tek model oldu. Kullanıcının siyasi yönelimine ilişkin bilgi verildiğinde ise tüm modeller yanıtlarını komutta belirtilen siyasi görüş doğrultusunda değiştirdi. Araştırmanın ortak yazarlarından ve UNICAMP'ta bilgisayar bilimci olan Zanoni Dias, DW'ye şu değerlendirmeyi yapıyor: "En dikkat çekici olan, bu davranışın ne kadar yaygın olmasıydı. Test ettiğimiz 21 modelin tamamı, kullanıcının ifade ettiği siyasi tutuma göre konumunu değiştirdi. Ancak bu değişimin boyutu modeller arasında büyük farklılıklar gösterdi." Araştırmacılar, modelleri "ideolojik bukalemunlar" olarak tanımladı ve yanıtların ne ölçüde değiştiğini ölçmek için bir "bukalemun endeksi" geliştirdi. Meta'nın Llama 3.1 8B modeli ile DeepSeek V3.2'de değişim en düşük düzeyde kalırken, Google'ın Gemma 3 27B ve OpenAI'ın GPT-5 Nano modellerinde en güçlü değişimler arasında yer aldı. Sohbet robotları aynı soruya her kullanıcı için aynı yanıtı vermeyebiliyor. Araştırmaya göre, farklı yapay zeka modelleri, kullanıcıların siyasi görüşlerine göre yanıtlarını değiştirebiliyor.Fotoğraf: Manuel Ruiz/Addictive Stock/IMAGOSiyasi dalkavulukluk eylemi Sohbet botlarının yanıtlarını karşılarındaki kişiye göre uyarlaması her zaman sorun değil. Örneğin kullanılan kelimeler, verilen örnekler veya ayrıntı düzeyi kullanıcıya göre değişebilir. Ancak araştırmada modeller yalnızca kullandıkları dili veya üsluplarını değiştirmedi, siyasi değerlendirmelerini de değiştirdi. Dias temel farkı şöyle açıklıyor: "En önemli ayrım, bir yanıtın nasıl iletildiğinin uyarlanmasıyla yanıtın içerdiği değerlendirmenin değişmesi arasındadır." Dias sözlerini şöyle sürdürüyor: "Modellere kullanıcıyla aynı fikirde olmaları ya da bir siyasi partinin temsilcisi gibi yanıt vermeleri yönünde talimat vermedik. Buna rağmen değerlendirmeleri kullanıcının görüşlerine doğru kaydı." Araştırmacılar bunu siyasi dalkavukluk eğilimi olarak değerlendiriyor: "Yapay zeka sistemleri, kullanıcıların duymak istediğini düşündükleri şeyleri söylüyordu. Bunun olası açıklamalarından biri, kısaca "bot" olarak da adlandırılan sohbet robotlarının insan değerlendiricilerin daha yüksek puan verdiği yanıtları tercih edecek şekilde eğitilmesi olabilir. Kullanıcıyı memnun eden yanıtlar daha yüksek puanlanırsa, sohbet botları da kullanıcıların görüşlerini onaylamayı öğrenebilir." Kişiye özel yankı odaları Sosyal medya algoritmaları sürekli benzer içerikler sunarak insanların mevcut inançlarını güçlendirebilir. Ancak bir sohbet botu bunun da ötesine geçebilir. Belirli bir kullanıcıya özel argümanlar üretebilir, itirazlara yanıt verebilir ve konuşma ilerledikçe gerekçelerini daha da ayrıntılandırarak kişiselleştirilmiş bir yankı odası oluşturabilir. Kullanıcılar ise kendilerine göre uyarlanmış bu yanıtları tarafsız bir analiz olarak değerlendirebilir. Üstelik sohbet botunun kendileri hakkında ne bildiğinin ve bunun yanıtları nasıl etkilediğinin farkında olmayabilirler. Dias bu konudaki kaygıyı şöyle dile getiriyor: "Aynı sistemin farklı kullanıcıların birbirine zıt siyasi görüşlerini onaylayabileceği ve her kullanıcının bu onayı bağımsız bir değerlendirme olarak algılayabileceği yönünde bir endişe var." Stanford Üniversitesi'nden davranış bilimci Zakary Tormala'nın araştırmaları, insanların yapay zekadan geldiğine inandıkları argümanlara özellikle açık olabildiğine işaret ediyor: "İnsanlar yapay zekayı başka bir kişiye kıyasla daha bilgili, daha nesnel ve daha tarafsız; kendilerini ikna etmeye ise daha az çalışan bir kaynak olarak algılama eğiliminde. Bu nedenle insanlar daha az temkinli davranabilir ve yapay zekayı dinlemeye daha istekli olabilir." Bu güven, siyasi görüşleri onaylayan yanıtların etkisini daha da artırabilir. Tormala, bu durumu şöyle açıklıyor: "Başkalarının kendi görüşlerini onayladığını duymanın, insanların bu görüşlere bağlılığını artırdığı biliniyor. İnsanların inançları bir kez katılaştığında, farklı görüşlere karşı daha az açık olma eğilimindeler." Tormala, yapay zekadan gelen onayın da aynı etkiyi gösterip göstermediğinin henüz kanıtlanmadığını ancak bunun oldukça mümkün olduğunu belirtiyor. Yapay zeka destekli sohbet robotları, kullanıcıya göre uyarlanmış yanıtlarla kişiye özel yankı odaları oluşturabiliyor ve mevcut görüşleri pekiştirebiliyor.Fotoğraf: Supatman/La Nacion/ZUMA/picture allianceOnaylanmak daha fazla kutuplaşmaya yol açıyor mu? UNICAMP araştırması, siyasi görüşlerin bu şekilde yansıtılmasının kullanıcıların inançlarını veya davranışlarını gerçekten değiştirip değiştirmediğini incelemedi. Araştırmada yalnızca modellerin yanıtlarının nasıl değiştiği ölçüldü. Dias bu sınırlamanın altını çiziyor: "Araştırmamız, kontrollü koşullar altında modellerin yanıtlarının değiştiğini ortaya koyuyor. Kullanıcıların görüşlerinin kutuplaştığını veya radikalleştiğini ya da çatışmaya daha yatkın hale geldiklerini kanıtlamıyor. Bunlar farklı sonuçlardır ve aralarında doğrudan bir bağlantı olduğu varsayılamaz." Amsterdam Üniversitesi'nde yapay zeka ve siyasi kutuplaşma üzerine çalışan Petter Tornberg ise modellerin test ortamı dışında aynı yanıtları verip vermeyeceği konusunda kuşkulu. Tornberg, sohbet botlarının kullanıcıların görüşlerini mutlaka güçlendireceğinin varsayılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Bazı konuşma ortamlarında bu sistemler insanların kendi görüşlerini yeniden değerlendirmesine de yardımcı olabilir. DW konuşan Tornberg, bir sohbet botuyla yapılan özel bir konuşmanın sosyal medyadaki kamuya açık siyasi tartışmalardan farklı olduğuna dikkat çekiyor: "Kamuya açık siyasi tartışmalarda sosyal kimliğin beraberinde getirdiği dinamikler olmadan, çoğu zaman oldukça akılcı ve olgulara dayalı açıklamalar sunabiliyorlar. Dolayısıyla bu sistemlerin bazı koşullarda kutuplaştırıcı değil, aksine kutuplaşmayı azaltıcı bir etki göstermesi en azından mümkün." Yapay zekanın toplumsal ayrışmayı derinleştirip derinleştirmeyeceği ya da azaltıp azaltmayacağı, belki de kullanıcıların görüşlerine meydan okuyup okumamasına veya yalnızca duymak istediklerini söyleyip söylememesine bağlı. Daha az siyasi hoşnut etme eğilimi Dias, geliştiricilerin modellerini farklı siyasi görüşlere sahip kullanıcılarla test etmesini ve aynı konuları tutarlı biçimde değerlendirip değerlendirmediklerini kontrol etmesini istiyor. Modeller, nazik biçimde karşı görüş sunacak, belirsizlikleri kabul edecek, doğrulanmamış varsayımları düzeltecek ve farklı görüşleri adil biçimde aktaracak şekilde eğitilebilir. Bu, her yanıtın siyasi merkeze yakın olması gerektiği anlamına gelmiyor. Dias, geliştirmenin temel hedefini şöyle özetliyor: "Üst düzey hedef, insanların kendi inançlarını sorgulamalarına yardımcı olmak olmalı. Kanıtlar, belirsizlikler ve birbiriyle rekabet eden değerlendirmeler açık biçimde ortaya konulmalı; meşru siyasi görüş ayrılıklarına da alan bırakılmalı."

Üniversite öğrencilerine 1 yıl ücretsiz Google AI Plus Haber

Üniversite öğrencilerine 1 yıl ücretsiz Google AI Plus

Google, okula dönüş dönemine özel olarak uygun koşulları karşılayan üniversite öğrencilerine dünya genelinde ilk bir yıl ücretsiz Google AI Plus aboneliği sunuyor. İSTANBUL (İGFA) - Google, üniversite öğrencilerinin derslerinde başarılı olmalarını destekleyecek yapay zeka araçlarıyla buluşturuyor. Bu kapsamda dünya genelinde uygun koşulları karşılayan üniversite öğrencileri, ilk bir yıl boyunca ücretsiz Google AI Plus aboneliği edinebiliyor. Abonelik; Gemini Omni'ye erişim, Google Gemini'da 2 kat daha yüksek kullanım limitleri ve 400 GB depolama alanı sunuyor. Kayıtlar https://goo.gle/universiteli adresi üzerinden yapılabiliyor. ÖĞRENCİLERE ÖZEL KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ ÇALIŞMA DENEYİMİ Gemini Notebook, ders materyalleri yüklendikten sonra öğrencinin bilgi eksiklerini tanılama testiyle belirleyip kişiselleştirilmiş kısa dersler ve testler sunarken, ilerlemenin gerçek zamanlı bir gelişim panosundan takip edilmesini sağlıyor. Görsel öğrenmeyi tercih edenler için etkileşimli görselleştirmeler, doğrudan sohbet içinde 3D bileşenler ve simülasyonlar (örneğin 3D DNA yapıları, etkileşimli grafikler) oluşturarak konuların daha rahat kavramasına imkân tanıyor. Ayrıca Gemini Live’a entegre edilen Deep Research gücü sayesinde öğrenciler, arka planda detaylı araştırma raporları derletebiliyor; rapor hazır olduğunda bildirim alarak Gemini Live üzerinden sesli sohbet ile araştırmayı detaylandırıp sorular sorabiliyor. ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE İLK 12 AY ÜCRETSİZ GOOGLE AI PLUS PLANI Türkiye’de 18 yaş ve üzeri üniversite öğrencileri ilgili linkten kayıt yaptırarak ilk 1 yıl ücretsiz Google AI Plus planı kapsamında yapay zeka araçlarından ve planın avantajlarından yararlanabiliyor. 2025 yılında 1 yıllık ücretsiz tekliften yararlanan kullanıcılar ise yeni dönem üyeliklerini, mevcut paketlerini tanımladıkları tarihin yıl dönümünden (üyelik bitiş tarihinden) itibaren aktif hale getirebiliyor. 2025 öğrenci teklifinden halihazırda yararlananlar yeni teklife mevcut üyelik bitiş tarihinden itibaren katılım sağlayabiliyor. Otomatik ücretlendirmenin başlamaması için mevcut aboneliğin, süresi dolmadan iptal edilmesi gerekiyor.

Yapay zeka kaynaklı işten çıkarma dalgası bitti mi? Haber

Yapay zeka kaynaklı işten çıkarma dalgası bitti mi?

Yapay zekanın bazı pozisyonlara ihtiyaç bırakmadığı iddiası daha yüksek sesle dillendirilirken büyük şirketler yeniden eleman almaya başladı. Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre Amerikan devleri, son dönemde yatırımcılarına yaptıkları açıklamalarda daha fazla kişiyi istihdam edeceklerini belirtti. Demiryolu devi CSX'ten Google'ı çatısı altında barındıran Alphabet'e kadar birçok farklı alandaki şirketin, büyüme hedeflerine ulaşmak ve gelişmekte olan teknolojilerin sunduğu fırsatlardan yararlanmak amacıyla işe alımları artırmayı planladığı aktarıldı. Amerikan gazetesi, son bir buçuk yıldır büyük işverenlerin, ekonomik belirsizlikler veya yapay zekanın işyerinde daha fazla görevi üstlenebileceği düşüncesi nedeniyle yeni personel alımında temkinli davrandığını hatırlattı. Artık yapay zekanın maliyetlerini ve sınırlarını gören pek çok şirket yöneticisinin, istihdamı artırmaya yöneldiği bildirildi. Teknoloji ve yönetim danışmanlık firması Booz Allen Hamilton'ın yöneticilerinden Martin Anderson'ın cuma yatırımcılara yaptığı bilgilendirmede "Artık işe alım süreçlerini hızlandırmamız gerekiyor. Biraz geride kalmış durumdayız. Şu an bu açığı gideriyoruz" dediği ifade edildi. Trump yönetiminin federal sözleşmelerde kesintiye gitmesi üzerine, Booz Allen Hamilton'ın geçen sene binlerce çalışanını işten çıkardığı vurgulandı. Şirketin toplam çalışan sayısının, 30 Haziran itibarıyla yaklaşık 31 bin olduğu ve bu rakamın önceki yıla göre yüzde 7,5'lik bir düşüşü ortaya koyduğu belirtildi. İnsan kaynakları platformu Lattice'in CEO'su Sarah Franklin, giriş seviye işleri yapay zekaya yaptırma fikrinin büyük ölçüde verimsiz bulunduğunu söyledi: Kod yazan yapay zeka ajanlarına sahip olmanız, işe mühendis almayacağınız anlamına gelmiyor. Artık kökleşmiş yapay zeka becerilerine ihtiyaç duyulduğu görülüyor. Düşünce kalıpları henüz katılaşmamış, yenilikçi, giriş seviyesindeki çalışanlara ihtiyaç var. Üstelik işgücüne yeni katıldıkları için maliyetleri de daha düşük oluyor. Independent Türkçe, WSJ, AP

Google'ın mali durumu yatırımcıları endişelendirdi: "22 yıldır ilk kez yaşanıyor" Haber

Google'ın mali durumu yatırımcıları endişelendirdi: "22 yıldır ilk kez yaşanıyor"

Google'ın çatı şirketi Alphabet'in ikinci çeyrekte açıkladığı güçlü finansal sonuçlar, hızla artan yapay zeka harcamaları nedeniyle yatırımcıların endişesini gidermeye yetmedi. Alphabet'in ikinci çeyrek geliri yıllık bazda yüzde 24 artarak 119,8 milyar dolara, bulut bilişim biriminin geliri ise yüzde 82 artışla 24,8 milyar dolara yükseldi. Her iki rakam da analistlerin beklentilerini aştı. Şirket ayrıca büyük ölçüde hisse yatırımlarındaki değer artışından kaynaklanan 98 milyar dolarlık bir gelir de açıkladı. Ancak bu sonuçlar, şirketin yapay zeka yatırımlarına ayırdığı sermaye harcamalarını artırması ve serbest nakit akışının negatife dönmesi nedeniyle gölgede kaldı. Firma yapay zeka altyapısına yönelik harcamalarını 195-205 milyar dolar aralığına yükseltti. Google'ın finans direktörü Anat Ashkenazi, yapay zeka sektörüne yatırımlar sürdükçe negatif serbest nakit akışının devam edeceğini söyledi. Yetkili, nakit akışının eksi 6 milyar dolar olduğu bilgisini paylaştı. Rakam, analistlerin beklediğinden çok daha düşük geldi. Yatırım firması Zacks Investment Management'tan Brian Mulberry, 200 milyar dolar seviyesinin yatırımcılar açısından "aşılmaması gereken sınır" olduğunu belirterek, Google'ın bu harcamaların gelecekte nasıl gelir yaratacağını yeterince net şekilde açıklamadığına dikkat çekiyor. Google, yapay zeka yarışında Meta, Microsoft ve Amazon gibi rakiplerini yakalamaya çalışırken CEO Sundar Pichai, "Hâlâ öncü olduğumuz birçok alan var ancak gelişmemiz gereken alanlar da bulunuyor" dedi. Financial Times'ın analizinde Google'ın 2004'te halka arz edildiğinden bu yana ilk kez ikinci çeyrekte negatif nakit akışına geçtiğine işaret ediliyor. Devasa yapay zeka altyapısı harcamalarının, şirketi varlık ağırlıklı bir işletmeden sermaye yoğun bir işletmeye dönüştürdüğü vurgulanıyor. Independent Türkçe, Wall Street Journal, Financial Times

Z Kuşağının Yüzde 40'ı Google Yerine Tiktok'ta Arama Yapıyor Haber

Z Kuşağının Yüzde 40'ı Google Yerine Tiktok'ta Arama Yapıyor

Teknolojinin gelişmesi ve dijital platformların günlük yaşamın merkezine yerleşmesiyle birlikte tüketicilerin ürün keşfetme ve alışveriş alışkanlıkları da hızla değişiyor. Uzun yıllar boyunca internette bilgi edinmek ve ürün araştırmak için ilk başvurulan platform olan Google, özellikle genç kullanıcılar arasında yerini giderek Instagram ve TikTok gibi görsel odaklı sosyal medya platformlarına bırakıyor. Hootsuite'in 2026 verilerine göre Z kuşağının yüzde 40'ı ürün ve bilgi aramalarında TikTok'u tercih ediyor. Araştırma ayrıca Instagram ve TikTok'un, ürün keşfi konusunda Google'ı geride bıraktığını da ortaya koyuyor. Teknolojinin hızla değişmesiyle birlikte tüketicilerin ürün keşfetme, araştırma ve satın alma alışkanlıkları da yeniden şekilleniyor. Özellikle görsel ve kısa video içeriklerin öne çıktığı sosyal medya platformları, yalnızca eğlence mecrası olmaktan çıkarak tüketicilerin satın alma yolculuğunun en önemli duraklarından biri haline geliyor. Küresel nüfusun yüzde 22,9'unu ve küresel iş gücünün yüzde 27'sini oluşturan Z kuşağı ise bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Hootsuite'in 2026 araştırmasına göre Z kuşağının yüzde 99'u satın alma işlemlerinin en az bir aşamasını ya da tamamını akıllı telefon üzerinden gerçekleştiriyor. Tüketici davranışındaki değişim pazarlamayı dönüştürüyor Eskiden tüketicinin markayı aradığını bugün ise markaların tüketicilerin dikkatini kazanmak için yarıştığını belirten Dijital Pazarlama Uzmanı Selman Doğrusözlü, “Geleneksel pazarlamada mesajı mümkün olduğunca fazla kişiye ulaştırmak yeterli görülüyordu. Bugün ise görünür olmak tek başına sonuç üretmiyor. Z kuşağı kendisine sürekli bir şey satılmaya çalışıldığının farkında ve bu nedenle reklam dilinden hızla uzaklaşıyor. Bir ürünün reklamını izlemek yerine, onu kullanan gerçek bir kişinin deneyimini görmeyi tercih ediyor. TikTok ve Instagram gibi platformlar aynı zamanda yeni nesil arama motorları desek yanlış olmaz. Bu platformlarda anahtar kelimelerini doğru kullanan, videolarını algoritmalara uygun optimize eden ve kullanıcıların gerçekten aradığı içerikleri üreten markalar öne çıkıyor. Aksi halde, geleceğin en büyük tüketici kitlesiyle temas kurmak her geçen gün daha da zorlaşıyor" dedi.

TECNO ve Google'dan dev iş birliği Haber

TECNO ve Google'dan dev iş birliği

TECNO, Google ile gerçekleştirdiği yeni iş birliği kapsamında CAMON 50 Serisi, POVA Curve 2 5G ve SPARK 50 Serisi modellerini satın alan kullanıcılarına, gelişmiş yapay zeka özelliklerine erişim ve 2 TB bulut depolama alanı sağlayan 3 aylık Google AI Plus paketini ücretsiz olarak sunacağını duyurdu. İSTANBUL (İGFA) - Yapay zeka odaklı teknolojileriyle küresel pazarda hızla büyüyen TECNO, teknoloji devi Google ile gerçekleştirdiği stratejik ortaklığı duyurdu. Söz konusu iş birliği kapsamında, yeni bir TECNO akıllı telefon satın alan kullanıcılar, en gelişmiş yapay zeka özelliklerine ve geniş veri depolama kapasitesine sahip olan 3 aylık Google AI Plus (2 TB) paketinden hiçbir ücret ödemeden yararlanabilecek. Bu küresel adım, TECNO’nun kendi cihazlarında sunduğu pratik ve yerelleştirilmiş yapay zeka özelliklerini güçlü bir şekilde tamamlıyor. Gelişmekte olan pazarlarda mobil yapay zeka teknolojilerinin benimsenme sürecini hızlandırmayı amaçlayan bu entegrasyon; kullanıcıların dijital çağda üretkenliklerini artırmalarını, iş ve eğitim süreçlerinde çok daha verimli sonuçlar elde etmelerini ve yaratıcı potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmalarını hedefliyor. GOOGLE AI PLUS İLE NELER GELİYOR? Kampanya kapsamında sunulan Google AI Plus planı, kullanıcılara oldukça kapsamlı dijital ayrıcalıklar sunuyor. Pakete dahil olan 2 TB boyutundaki yüksek kapasiteli bulut depolama alanı sayesinde kullanıcılar, alan tükenmesi endişesi yaşamadan tüm fotoğraf, video ve belgelerini güvenle saklayabiliyor. Bunun yanı sıra, Gmail içerisine entegre edilen Gemini desteği e-posta yönetimini kolaylaştırırken, Nano Banana 2 algoritması profesyonel düzeyde görsel üretimi ve fotoğraf düzenleme imkanı tanıyor. Gemini ve NotebookLM ortaklığı ise araştırma ve projelerde kişiselleştirilmiş, akıllı bir çalışma deneyimi sağlıyor. Bu özel teklif, 14 Mayıs 2026 ile 6 Haziran 2027 tarihleri arasında Türkiye’nin de dahil olduğu pazarlardan uyumlu bir TECNO modeli satın alan tüm kullanıcıları kapsıyor. Kampanyadan ilk etapta yararlanabilecek modeller arasında CAMON 50 Serisi (CAMON 50 Ultra 5G, CAMON 50 Pro ve CAMON 50), POVA Curve 2 5G ve SPARK 50 Serisi (SPARK 50 5G ve SPARK 50) yer alıyor. TECNO, bu yılın ilerleyen dönemlerinde lansmanı yapılacak yeni akıllı telefon modellerinin de kampanya kapsamına dahil edileceğini belirtiyor. Bu Fırsat Nasıl Yakalanır? Google AI Plus (2 TB) hediyesi, 25 Mayıs 2026 tarihinden itibaren cihazlara gelen bir sistem güncellemesi ile aktifleşmeye başladı bile! Uygun bir TECNO cihaza sahip olan kullanıcılar, Gemini veya Google One uygulamalarını açıp ekrandaki basit talimatları takip ederek bu fırsatı anında kapabiliyor. Kayıt sırasında geçerli bir ödeme yöntemi girilmesi istenirken, "Abonelik bana göre değil" diyenler için istedikleri an iptal etme esnekliği de sunuluyor. 3 aylık ücretsiz dönemin ardından sistem, standart aylık Google AI Plus (2 TB) ücreti üzerinden devam ediyor.

Google, SpaceX’e kiracı oldu: Aylık 920 milyon dolar ödeyecek Haber

Google, SpaceX’e kiracı oldu: Aylık 920 milyon dolar ödeyecek

ABD’li teknoloji devleri Google ve SpaceX dev bir anlaşmaya imza attı. Google, SpaceX’in bilgi işlem altyapısını kullanmak için aylık 920 milyon dolar ödeyecek. Anlaşma kapsamında kullanılacak altyapı, yapay zeka modellerinin eğitimi ve çalıştırılması için kullanılacak. Google, yapay zeka alanındaki büyümesini desteklemek amacıyla SpaceX ile dikkat çekici bir anlaşma yaptı. Şirket belgelerine göre Google, Ekim 2026 ile Haziran 2029 tarihleri arasında SpaceX'in büyük ölçekli bilgi işlem altyapısına erişim için aylık yaklaşık 920 milyon dolar ödeme gerçekleştirecek. Anlaşma kapsamında yaklaşık 110 bin adet GPU, işlemci, bellek modülü ve yapay zeka modellerinin eğitimi ile çalıştırılması için gerekli diğer altyapı bileşenleri kullanılacak. Anlaşmanın ölçeği, SpaceX'in daha önce yapay zeka şirketi Anthropic ile yaptığı dev sözleşmeyi hatırlatıyor. O anlaşmada Claude'un geliştiricisi Anthropic, Colossus 1 veri merkezindeki tüm boş kapasiteyi aylık yaklaşık 1,25 milyar dolar karşılığında kiralamıştı. Yeniçağ'ın haberinde aktarılan SpaceX verilerine göre Google'ın mevcut anlaşması, kullanılan kaynak miktarı açısından Anthropic sözleşmesinin yaklaşık yarısı büyüklüğünde. İlk bakışta anlaşma şaşırtıcı görünüyor. Çünkü Google, dünyadaki en büyük yapay zeka altyapılarından birine sahip şirketlerden biri olarak her yıl kendi veri merkezlerine milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Ancak şirket yetkilileri, Gemini Enterprise platformu ve diğer yapay zeka tabanlı hizmetlere yönelik beklenmedik derecede yüksek talep nedeniyle mevcut kapasitenin yetersiz kaldığını belirtti. Sözleşmede dikkat çeken bir diğer detay ise erken fesih maddesi oldu. Taraflar, 31 Aralık 2026 tarihinden sonra 90 gün önceden bildirimde bulunarak anlaşmadan çekilebilecek. Ayrıca SpaceX'in 2026 sonbaharına kadar taahhüt edilen hesaplama kapasitesini sağlayamaması durumunda Google, anlaşmayı iptal etme veya aylık ödemelerde indirim talep etme hakkına sahip olacak.

ALİ BEKTAN: ‘Garaj’da Kurulan (!) Şirketler Haber

ALİ BEKTAN: ‘Garaj’da Kurulan (!) Şirketler

Dünyanın en büyük ve en değerli şirketlerinin birçoğu, çok kısıtlı imkanlarla bir evin garajında veya küçük bir kulübede işe başlamıştır. Günümüzde milyarlarca dolarlık değere ulaşan ve hayatımızı değiştiren en bilinen garaj şirketleri şunlardır: Teknoloji Devi Apple: Steve Jobs ve Steve Wozniak, 1976 yılında Jobs'ın ailesinin Los Altos, Kaliforniya'daki evinin garajında ilk Apple bilgisayarlarını üretmeye başladı. Bu garajda elle monte ettikleri ilk 50 bilgisayarı yerel bir mağazaya satarak dev bir imparatorluğun temelini attılar. Google: Larry Page ve Sergey Brin, 1998 yılında arama motoru projelerini geliştirmek için Susan Wojcicki'nin Kaliforniya'daki garajını aylık 1700 dolara kiraladı. Şirket büyüyünce, tarihi önemi nedeniyle bu garajı daha sonra satın aldı. Amazon: Jeff Bezos, 1994 yılında Washington'daki evinin garajında Amazon'u sadece çevrimiçi bir kitapçı olarak kurdu. Garajdaki masalarını eski kapılardan yapan Bezos, bugün dünyanın en büyük e-ticaret ve bulut bilişim şirketini yönetmektedir. Microsoft: Bill Gates ve Paul Allen, 1975 yılında Albuquerque'de küçük bir garajda ve çok kısıtlı kaynaklarla Microsoft'u kurarak ilk işletim sistemlerini yazdı. HP (Hewlett-Packard): Garaj kültürünün öncüsü kabul edilen Will Hewlett ve Dave Packard, 1939 yılında Kaliforniya'da kiraladıkları bir evin arkasındaki dar garajda şirketi kurdu. İlk ürünleri bir ses osilatörüydü ve ilk büyük müşterileri Walt Disney şirketi oldu. Bugün dünyanın ünlü bilgisayar firması oldu. DELL: Bugün değeri 50 milyar doların üzerinde olan bilgisayar üreticisi Dell’in kurucusu Michael Dell, 1984 yılında henüz üniversite öğrencisiyken kişiye özel bilgisayar tasarlamaya başlar. Tahmin edin nerede? Evet, evinin garajında.. Yaklaşık bir yıl sonra ise okulu bırakarak işini geliştirmeye karar verir. Başarılı da olur. Bu şirketlerin arkasındaki güç nedir? Bu güç ABD Ordusu ve Pentagon’dur. Dünya Dışı Uzaylılar ile temasa geçip onlardan teknoloji alarak bugünkü ‘Dijital Dünya’yı kurdular. Bu Teknolojinin çözülmesi 50 ile 60 yıl sürdü. İlk örnekler 1966 yılı Kasım ayında ABD Televizyonlarında gösterilmeye başlayan Star Trek Uzay Yolu Dizisinde gösterildi. Hepsi 20 yıl içerisinde günlük hayatımıza girdi. 1970 Yılında da Dış İşleri Bakanı Henry Kissinger “Biz Gelecekte İnsanlara Cip takıp kontrol edeceğiz” dedi. 1972’de de Brezinski de “Biz insanlara Cip Takıp Kontrol edeceğiz” dedi. Sonuçta bu düşünceler Hollywood’un Uzay Filmlerinde daha yoktu. Pentagon neden verdi? Dünya üzerinde Amerikan İmparatorluğu’nu kurmak ve Gücünü Dünya Devletleri ile insanlarına kabul ettirmekti. Proje tamam oldu. Biz bu teknolojileri kolay kolay bulamaz ve milyarlarca dolar harcardık. Teknolojiye dikkat edin son 10 yılda üst düzeye geldik. ‘Yapay Zekâ’ son noktadır. Büyük Şirketlerin perde arkası budur. Şimdi ben de diyorum ki; “Bunlar büyük bir yalandır. Bu örneklere bakarak Dünya Sanayisi Garajlarda doğmuş gibi bir algı yaratılmıştır..” Bence şu anda Bilim ve Teknoloji ‘Uzak Doğu’dadır. İşin gerçeği Çin, Hindistan ve Güney Kore’deki Dijital gelişmeler dünyayı şekillendirirken, uzay çalışmalarına da kaynak olmaktadır. ABD artık eskisi gibi teknolojide de ileri değildir; Son gelişmeler gösteriyor ki, Silikon Vadisi Şirketleri Uzak Doğu ile rekabette geriliyor. Sonuçları önümüzdeki yıllarda görebileceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.