Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gizli Tanık

bursaarena.com.tr - Gizli Tanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gizli Tanık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı Haber

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında Çankaya Belediyesi'ne operasyon düzenlendi. Belediye Başkanı gözaltına alındı. CHP'li Çankaya Belediyesi'ne dün sabah saatlerinde polis operasyonu düzenlendi. Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 kişi hakkında; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verildi. GÖZALTIONA ALINDI Çankaya Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde hakkında gözaltı kararı verilen Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, KKTC seyahatinden döndüğü sırada Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in Ankara Esenboğa Havalimanı'na geldiği anlar böyle görüntülendi. MANSUR YAVAŞ'TAN ÇANKAYA OPERASYONUNA TEPKİ Çankaya Belediyesi önünde konuşan Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı: "Bugün maalesef istemediğimiz bir şekilde sabah operasyonu nedeniyle tepki göstermek için Hüseyin Başkanın yanında olduğumuzu göstermek için bugün buradayız. Dayanışmak için buradayız. Benim de söyleyeceklerim var. Türkiye'de garip şeyler oluyor." "ARTIK MUHATABIMIZ EMNİYET VE SAVCILIK" "Tüzük kurultayının yapıldığı gün yaptığı konuşmada CHP'li Belediyeler başarı oranında yüzde 58'lik oranı yakaladı. Bu da en kısa sürede yapılacak iktidar değişikliğini öngörüyor. Anlıyoruz ki bizim artık muhatabımız emniyet ve savcılık demiştim. Bugün oradayız. Hakkımızda işi bozulan veya belediyeden istediğini alamayan bazıları işi olmayınca gidip bizi şikayet edebiliriz. Savcılık Bakanlığa yazı yazar. Müfettişler inceler. Soruşturma yürür. Artık bu usul kalktı." "KORKACAK HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK" "Hemen zimmet, rüşvet gibi iddialarla başkanlarımız gözaltına alınıyor. Çağrılıp da gitmeyen duydunuz mu? Neden korkacağız ki. Korkacak hiçbir şeyimiz yok. Benim mal beyanım her yerde yazılı. Şeffaf şekilde kamuoyunda paylaşıyoruz. Kaçacak korkacak hiçbir şeyimiz yok. Bizim cezamızı Ankara halkı verir. Düşman hukuku yerine daha önce benim iş başına geldiğim 2019'dan beri verdiğim şikayet dilekçelerinde yargılanan eski dönem bürokratlar var. Hiçbirisi gözaltına alınmadı, tutuklanmadı yargılanması devam ediyor. Olması gereken de budur. Halbuki ne oluyor bu operasyon 39. Belediye başkanımıza yapılan operasyon. Haksız tutuklamalar sonucu bazı iftiracılar itiraf adı altında başkalarını suçluyorlar. Polisin belediyeye girdiği anlar. Saat 04:42 Yapılan operasyonda belediye binasında aramaların devam ettiği ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Operasyona ilişkin CHP Ankara İl Örgütü sosyal medya hesabından yapılan açıklamada belediye binası önüne çağrı yapıldı: "Değerli yoldaşlar, sabahın bu saatinde Cumhuriyetimizin başkenti Ankara'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilçesi Çankaya'mızın Belediye Başkanlığı'na hukuksuzca bir operasyon düzenlenmektedir. Tüm partililerimizi, Ankaralı yurttaşlarımızı; Çankaya Belediyemizin önüne dayanışmaya davet ediyoruz" BAŞKANDAN İLK AÇIKLAMA GELDİ Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Kıymetli Çankayalılar, Sevgili yurttaşlarım; Sabah saatlerinde belediye binamızda ve bürokratlarımızın evlerinde gerçekleştirilen arama dolayısıyla operasyondan haberdar olmuş bulunuyoruz. Önceden planlı olduğu üzere birkaç saat içerisinde Ankara’da olacağım. Bunu ilgili tüm makamlara da bildirdim. Yine evimde arama yapmak üzere gelen ekiplere de yedek anahtar ulaştırdım ve bütün arkadaşlarımızdan emniyet güçlerimize yardımcı olmalarını istedim. Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim. Soruşturmanın detayları ve sebepleri netleştiğinde konuya ilişkin gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşacağız." LİSTEDE KİMLER VAR Gözaltına alınanlar arasında Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı, Çankaya Belediye Meclis Üyesi Ahmet Ağırman ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi İkinci Başkan Vekili Emre Doğan'ın da olduğu öğrenildi. Diğer isimler şu şekilde; Bora Özel, Mehmet Yıldırım, Ali Yalçın, Songül Ulusal, Ertan Doğan, Seyfullah Yüzyıl, Şenol Bulut, Paki Kılavuz, Yavuz İriş, Tunç Emre Taşcıoğlu, Murat Bolat, Alaattin Güzel, Adnan Şen, Levent Yenal, Koray Kurtcu, Ayşegül Ünal, Eren Kaplan, Umut Kılıçaslan, Hakan Cemaloğlu, Remzi Baka, Hasan Alas, Erol Bulut, Mehmet Alas, Musatafa Samet Dadandı, İnan Sevilmiş BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çankaya Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili açıklama yayınladı: "Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltına alınmalarına ve adreslerinde arama, el koyma işlemi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda şüphelilerden 27’si gözaltına alınmıştır" BUTLAN CHP'SİNDEN AÇIKLAMA Butlan CHP'sinin Sözcüsü Müslim Sarı, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, son dönemde CHP'li belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisinin eklendiğini ifade ederek, yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Sarı, açıklamasında, "Bu sabah Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen operasyonla, son dönemde Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisi daha eklenmiştir" ifadelerini kullandı. Yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sarı, "Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, yargı süreçlerinin siyasi tartışmalardan uzak, masumiyet karinesi gözetilerek, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi zorunludur. Gerçeğin ortaya çıkması, adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi ve hukukun üstünlüğünün korunması adına süreci yakından takip etmeye devam edeceğiz." dedi. ÇANKAYA BELEDİYESİ ÖNÜNE EYLEM ÇAĞRISI Dikkat çeken bir diğer gelişme ise eylem çağrısının kimden geldiği oldu. Mansur Yavaş'ın sessiz kaldığı süreçte, eylem çağrısını Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu yaptı. Köylüoğlu, yaptığı açıklamada, "Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen hukuksuz operasyon karşısında; halkın iradesine, hukuk ve demokrasiye sahip çıkmak için tüm muhtarlarımızı belediyemizin önünde düzenlenecek buluşmamıza davet ediyoruz" ifadelerini kullanarak Ankaralıları belediye binası önünde toplanmaya çağırdı. ÇOK SAYIDA CHP'Lİ BELEDİYEYE GELDİ Odatv'nin haberine göre, operasyonun ardından çok sayıda CHP'li ve parti destekçisi Çankaya Belediyesi'nin önünde toplanırken, belediye binasının önünde ve giriş katında kalabalık oluştu. ESENBOĞA HAVALİMANINA İKİ MAKAM ARACI GETİRİLDİ Ankara'ya geleceğini açıklayan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner için Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar kısmına iki makam aracı ve personel yönlendirildi. Görevlilerin Güner'in kişisel eşyalarını teslim almak için gönderildiği öğrenildi. "ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA..." Adana'da vatandaşlara bir traktör kasası üstünden seslenen Özel, operasyona ilişkin olarak şunları söyledi: "Bugün sabahın ilk saatlerinde, saat 05.00’te maalesef güne yine bir kötü haberle, bir haksızlıkla, bir vicdansızlıkla uyandık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Çankaya Köşkü’nü, partimizin binasının ve Anıtkabir’in emanet olduğu Çankaya Belediyemize, belediyemizin gencecik Başkanı Hüseyin Can Güner’e sabahın 05.30’unda operasyon yaptılar. Kendisi yurt dışındaydı, ilk tepkisi şu oldu; 'Evin yedek anahtarları şu kişide. Verin, girip evi arasınlar. Çankaya Belediyesi’nde ne kolaylık varsa sağlansın. Alnımız açık, başımız dik, verilmeyecek hesabımız yok. Öyle ‘Kaçma şüphesi’ falan demesinler. İlk uçakla Ankara’ya geliyorum’ dedi. Şunu söyleyeyim bu konuda. Yıllardır şu konuşuluyor. Ankara’da Cumhuriyet başsavcısı, başsavcı vekilleri, Ankara’daki Adalet Bakanlığı’ndan atanmış olan, mahkemelerde görev yapan savcı ve hakimler İstanbul’daki gibi değil. Yalancı tanığa, iftiracıya, değil; kanıta bakarlar. Belediyelerin nasıl denetleneceği belli. O usulün dışına çıkılmaz, haksızlık varsa göz açtırmazlar ama kimseye siyasi operasyon çekmezler. Yıllardır diğer şehirlerde olup da Ankara’da olmaması böyle konuşuluyordu. Bu dönem atamalarına dediler ki ‘Adalet Bakanı’nın ekibi geliyor. İstanbul’dan başsavcı yardımcısı Ankara’ya başsavcı atandı. Bütün başsavcı vekillerini değiştirdiler. Hepsini kendilerine yakın isimlerden yaptılar.' ANKARA'DAN ÇIKAN GİZLİ TANIK Dün sabah 05.30’da ilk kez Ankara’da ne oldu? Gizli tanık oldu. Kimliği belli değil. Yüzü belli değil. Bir iftirayı atıyor, ortaya çıkmıyor. Onunla belediyemize operasyon yapıyorlar. Bunun nasıl bir siyasi operasyonu olduğu apaçık ortadadır. Buradan bu konuda son sözüm şu. İstanbul’dan Ankara’ya operasyon savcıları, başsavcıları devşirenlere, yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalışanlara şunu söylüyorum. Sabah 05.30’da Hüseyin Can’a dedim ki ‘Ankara’ya programımı kesip, Tekir Yaylası’na gider özür dilerim, Adana’ya selam ederim. Ankara’ya dönerim.’ Evladım gibidir, evladım. Bana dedi ki ‘Genel Başkanım siz programınıza devam edin. Siz yürümezseniz her şey durur. Siz yürüyeceksiniz.’ Onun için bizi durdurmaya çalışanlara, AK Parti yargı kollarına şunu söyleyelim. Dimdik ayaktayız. Bu da size dert olsun. Yazın ortasında bir cumartesi günü bir siyasetçiyi, bir partiyi uğradığı saldırıdan sonra… Öyle ya emekliyi aç bırakan o. İşçiyi yoksul bırakan, emeğini sömüren o. Çiftçinin hakkını vermeyen o. Esnafı borcunu ödeyemez hale getiren o. Gençlerin ümidini kıran o. Kadınları mutsuz eden, kadınları kara kara düşündüren o. Ama bir yandan da rakip partinin Cumhurbaşkanı adayını alan o. Rakip partiye operasyon çeken o. Rakip partinin başını değiştiren o. Ona söylüyorum; o hesaplar, saraylarda yapılan o hesaplar Tekir Yaylası’nda bozulur. Namusuyla çalışan, yıllarca çalışıp emekli olmuş olana sen 20 bin lira ver. Enflasyon yesin, bitirsin. 23 bin 500 lira ver. Asgari ücretliye 28 bin lira ver. Herkesi açlığın, yoksulluğun pençesinde bırak. Sonra siyasi hesaplar yap. Tekrar seçim kazan. Sana bu seçimi kazandırmayacağız. Bu emekliyi, bu emekçiyi, bu canım yörükleri, ömrü çalışmakla geçmiş, bir emekli maaşına güvenmiş bu yörükleri senin insafına bırakmayacağız. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Onun yolundan gidenleriz. Bir şekilde bu memleketi kurtarırız. 2023 yılında bir seçim yaşadık. Kazanmayı çok istediğimiz bir seçim kaybettik. Oradan sonra hep beraber bir muhasebe yaptık. Dedik ki ‘CHP değişirse Türkiye değişir.’ Partiyi değiştirdik. Beş ay sonra Türkiye’de seçimlere girdik. En doğru adaylarla yola çıktık. Mersin’de Vahap Başkanı, Adana’da Zeydan Başkanı sizler yeniden istediniz. Size emanet ettik. Bağrınıza bastınız. Türkiye’nin yüzde 65’ini, 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yaparak kazandık. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenerek geride bıraktık. Şimdi karşı karşıya bulunduğumuz tüm saldırılar şundan… Ekrem İmamoğlu’nun suçu, dört kez üst üste Erdoğan’ın gösterdiği adayları yenmektir. Benim suçum, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan AK Parti’yi ilk kez yenen Genel Başkan olmaktır. Saldırıya uğrayan belediye başkanlarımızın suçu, iktidar yürüyüşünde halkçı belediyecilik yapmaktır. Bugün görevden alınan il başkanlarımızın suçu, şanlı bayrağımızı taşıdıkları bugünlerde iktidar yolundan sapmamaları, korkmamaları, geri dönmemeleridir."

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor? Haber

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor?

Trump'ın açıklamasıyla yeniden gündeme gelen Rahip Andrew Brunson'a 3 yıllık hapis cezasına ilişkin dosya altı yıldır Yargıtay'da bekliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davasında, 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesi öncesi yaptığı açıklama ile Brunson davası yeniden gündeme geldi. Trump, gazetecilerin sorularını yanıtlarken "Rahip Brunson'ı hatırlıyorsunuzdur. 3 yıl 1 ay hapse çarptırılmıştı. Evanjelik bir kahramandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım, serbest bıraktı. Hiçbir şey ödemedim" ifadelerini kullandı. Türkiye'ya eşiyle birlikte 1993 yılında yerleşen Brunson, 2016 yılında İzmir'deki Diriliş Kilisesi'nde rahip olarak görev yaparken "FETÖ ve PKK adına suç işlemek" ve "casusluk" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Brunson, soruşturma ve yargılama süreci boyunca amacının yalnızca dinî faaliyet yürütmek olduğunu, herhangi bir siyasi ya da örgütsel faaliyet içinde bulunmadığını savunmuştu. ABD ve Türkiye arasında yaşanan Brunson gerilimi Washington yönetiminin, rahip Brunson'ın serbest bırakılmaması nedeniyle Ankara'ya yönelik ekonomik yaptırımlar devreye koyması, Türk Lirası'nın Dolar karşısında tarihi değer kaybı yaşamasına neden olmuştu. Ayrıca dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül yaptırım listesine alındı. Erdoğan da o dönemde gelen baskılar üzerine "Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsınız" demiş, 2017'deki bir konuşmasında da Fethullah Gülen ile takas teklifinde bulunarak "Diyorlar ki, papazı bize verin. Bir papaz da sizde var. Siz onu bize verin biz de onu yapalım yargıda gereğini size verelim" ifadelerini kullanmıştı. Bu süreçte Temmuz 2018'te Rahip Brunson ev hapsine alındı. İki ülke arasında gerilime neden olan tutuklamaya ilişkin daha sonra ABD Başkanı Trump da devreye girdi ve Brunson hakkındaki yargılama süreci 12 Ekim 2018'de sonlandırıldı. Rahip Brunson, hakkında hüküm verildikten ve ev hapsi kaldırıldıktan sonra ABD'ye dönüşünde Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile... Fotoğraf: picture-alliance/abaca/O. Douliery Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davası aslında hâlâ resmi olarak kapanmış değil. Türkiye'deki yargı süreci devam ediyor. Rahiple ilgili 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. Dosya neden hâlâ Yargıtay'da? İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Ekim 2018'de dosyayla ilgili hükmünü açıkladı. Mahkeme, 35 yıla kadar hapsi istenen Brunson'ı "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Casusluk suçlaması yönünden ise hüküm kurulmadı. Mahkeme aynı duruşmada Brunson hakkındaki ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. Brunson, kararın ardından Türkiye'den ayrılarak ABD'ye döndü. Brunson ülkesine dönüşünde de Başkan Trump tarafından Beyaz Saray'da kabul edildi. Karara hem Brunson'ın avukatları hem de Cumhuriyet savcısı itiraz etti. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 9 Ocak 2020'de ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildi. Dosya yaklaşık altı yıldır Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde bulunuyor. Daire henüz nihai kararını açıklamadı. AYM: Ev hapsi hukuka uygundu Brunson, tutuklama ve adli kontrol tedbirleri nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda da bulundu. AYM, tutuklamaya ilişkin şikâyeti süre aşımı nedeniyle reddetti. Mahkeme, ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağına ilişkin hak ihlali iddialarını da açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez olduğuna karar verdi. Rahip Brunson soruşturma ve yöneltilen suçlamalar 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Brunson hakkında soruşturma başlattı. Brunson, 9 Aralık 2016'da gözaltına alındı ve aynı gün "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklandı. Mahkeme, tutuklama kararında suçun niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma şüphesi ve öngörülen ceza miktarını gerekçe gösterdi. Soruşturma sürecinde Brunson'a yöneltilen suçlamalar zamanla genişletildi. Rahip Brunson Ekim 2018'te Türkiye'den ayrılırken... Fotoğraf: Getty Images/AFP/B. Kilic 2017 yılında hakkında; devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından da işlem yapıldı. Ancak hazırlanan iddianamede Brunson'ın esas olarak "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve "siyasal ve askerî casusluk" suçlarından cezalandırılması istendi. İddianamede hangi deliller yer aldı? Savcılık iddianamesi açık ve gizli tanık anlatımları, HTS kayıtları, telefon mesajları ve dijital materyallere dayandırıldı. Savcılık, Brunson'ın Gülen cemaatinin Ege yapılanmasıyla bağlantılı kişilerle görüştüğünü, PKK/YPG ile bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilerle temas kurduğunu ve kilise faaliyetlerini örgütsel amaçlarla kullandığını iddia etti. Casusluk suçlamasında ise bazı telefon kayıtları ve Brunson'ın başka bir kişiyle bağlantısına ilişkin dijital veriler delil olarak gösterildi. 16 Nisan 2018'de başlayan yargılamada Brunson suçlamaları kabul etmedi. Brunson; Gülen cemaati yöneticilerini tanımadığını, PKK ile bağlantısının bulunmadığını, kilisesinde siyasi faaliyet yürütülmediğini, mesajlaşmalarının yanlış yorumlandığını ve gizli tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Ayrıca casusluk suçlamasına dayanak gösterilen kişilerle herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi. Brunson davasından tanıklar ne anlattı? Mahkemede dinlenen açık ve gizli tanıklar, Brunson'ın Gülen cemaati ve PKK bağlantılı kişilerle temas kurduğunu ileri sürdü. Tanıklar, kilisede örgüt propagandası yapıldığı, bazı kişilerle kapalı toplantılar gerçekleştirildiği ve Brunson'ın bazı örgütsel faaliyetlere destek verdiği iddialarında bulundu. Brunson ise bu anlatımların gerçeği yansıtmadığını savundu. DW Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.