Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gelibolu

bursaarena.com.tr - Gelibolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelibolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'dan Çanakkale’ye vefa ziyareti Haber

Bursa'dan Çanakkale’ye vefa ziyareti

Bursa Yıldırım Belediyesi, gençleri Çanakkale’nin tarihi ve manevi atmosferiyle buluşturdu. BURSA (İGFA) - Bursa Yıldırım Belediyesi, öğrencilere yönelik Çanakkale gezisi düzenlendi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen programa toplam 76 öğrenci katıldı. Gelibolu Tarihi Yarımadası’ndaki şehitlik alanlarını ziyaret eden gençler, kahramanlık destanının yazıldığı tarihi bölgeyi yerinde görme fırsatı buldu. Ziyaret sırasında Çanakkale ruhunu yerinde hisseden gençler, duygu dolu anlar yaşadı. Vatan uğruna canlarını feda eden kahramanları yad eden öğrenciler, şehitlerin fedakarlıkları karşısında duydukları minnet ve gururu dile getirdi. ÇANAKKALE DESTANININ ADIDIR Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Çanakkale tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Çanakkale aynı zamanda bir destanının adıdır. Çanakkale’de yazılan bu eşsiz kahramanlık hikayesi, bugün de bizlere yol göstermeye devam ediyor. Geleceğimiz olan gençlerimizin ecdadın yazdığı bu destanı hissetmeleri ve o ruhu anlamaları çok önemli. Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin tarihimizle bağlarını güçlendiren bu tür etkinlikleri sürdüreceğiz. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanlarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum” dedi. Çanakkale gezisine katılan öğrenciler Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.

Gelibolu'da ölen askerin madalyası 1 asır sonra ailesine geri döndü Haber

Gelibolu'da ölen askerin madalyası 1 asır sonra ailesine geri döndü

Mehmet Bayer, (Hibya) - Çanakkale Kara Savaşları sırasında hayatını kaybeden İskoç asker John Docherty'nin Gelibolu Yarımadası'nda ölümünün ardından ailesine verilen ''zafer madalyası'', 1 asır sonra Batı Avustralya'daki Quellington yakınlarındaki arazide toprak altında bulundu. Çanakkale Kara Savaşları sırasında hayatını kaybeden İskoç asker John Docherty'nin Gelibolu Yarımadası'nda ölümünün ardından ailesine verilen ''zafer madalyası'', 1 asır sonra Batı Avustralya'daki Quellington yakınlarındak i arazide toprak altında bulundu. Avustralyalı Rhys Hall, dedektörüyle bulduğu madalyayı, Docherty'nin büyük büyük torununa ulaşmasını sağladı. Batı Avustralya'nın Perth Hills bölgesinde peyzaj işiyle uğraşan Rhys Hall, hobi olarak da dedektörüyle aramalar yapıp, tarihi açıdan ilginç askeri eşyalara ulaşıyor. Çok sayıda rozet, siper sanatı ürünü ve hatta künye bulan Hall, HİBYA muhabirine yaptığı açıklamada, kişisel koleksiyonu bulunduğunu, ancak bazı buluntuları yerel müzelere bağışladığını, kişisel eşyaları da ailelerine geri ulaştırdığını söyledi. Hall, dedektörle bulduğu malzemeleri kendisinde tarihe karşı büyük ilgi uyandırdığını, ancak uğraşının bazı kuralları bulunduğunu, koruma altındaki tarihi alanlarda arama yapmanın yasak olduğunu, kendisinin de yalnızca sahiplerinden izin aldığı özel mülklerde araştırma yaptığını aktardı. Gelibolu Harekatı'nın Biri nci Dünya Savaşı sırasında gerçekleştiğini bildiğini belirten Hall, ''Savaşları desteklemiyorum, ancak bunlar tarihin bir parçası olduğu için ilgimi çekiyor. İngiltere ve Avustralya adına Gelibolu'da savaşmış atalarım da var.'' bilgisini verdi. 1 asır sonra aileye geri dönen madalya Rhys Hall, bir gün araştırma yaparken, üzerinde ''Er John Docherty 9097 AIF'' yazan madalya bulduğu bilgisini verdi. Docherty'nin ailesine ulaşmak için çaba gösterdiğini, ancak bunda başarılı olamayınca Geraldton Tarih Derneği'nin başkanına gönderdiği mesajın, olağanüstü bir hikayeyi başlattığına işaret eden Hall, ''Birkaç saat içinde askeri kayıtlar, göçmenlik belgeleri ve aile tarihi araştırmaları sayesinde madalyanın arkasındaki yolculuk yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.'' dedi. Hall, Docherty'nin hizmet numarasının 9097 olduğunu ve 8. Cameronians (Scottish Rifles) Taburu'nda görev yaptığını, 2 8 Haziran 1915'te, Gelibolu'da, 34 yaşındayken çatışmada hayatını kaybettiğini, adının Seddülbahir bölgesindeki Helles Anıtı'nda yaşatıldığını bildirdi. Madalya, Avustralya'ya nasıl geldi? Rhys Hall, John Docherty'nin ölümünün ardından, geride eşi Catherine ve 4 kızını bıraktığını dile getirdi. Asıl gizemin, Birinci Dünya Savaşı madalyasının Batı Avustralya'daki Quellington yakınlarında bir tarlaya nasıl gömüldüğü olduğunu dile getiren Hall, şöyle konuştu: ''Sonra önemli bir gelişme yaşandı. Haziran 1947'de Avustralya'nın Fremantle kentine ulaşan 'Largs Bay' gemisinin yolcu kayıtları bulundu. Kayıtlara göre John Docherty'nin kızı Mary, çocukları Margaret ve William ile Batı Avustralya'ya göç etmişti. Varış noktaları ise 'Iron Bark Burgess Siding üzerinden York, Batı Avustralya' olarak belirtilmişti. Bu bilgi, aileyi madalyayı bulduğum bölgeyle doğrudan ilişkilendiriyordu . Bir anda her şey anlam kazandı. Ailenin Ironbark Çiftliği'nde yaşadığı dönemde madalya kaybolmuş olmalıydı. Daha sonra onlarca yıl boyunca toprağın altında gizli kaldı ve ben metal dedektörüyle araştırma yaparken ortaya çıktı. Madalya toruna ulaştı Hall, aile soyağacının takip edilmesinin ardından, Geraldton Tarih Derneği'nin John Docherty'nin büyük büyük torunu Jason McCracken ile iletişime geçmesini sağladığını bildirdi.

Saros Körfezi için acil çağrı: "Sürdürülebilir turizm şart" Haber

Saros Körfezi için acil çağrı: "Sürdürülebilir turizm şart"

Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği (ETTDER) Genel Sekreteri Ali Karapire, Saros Körfezi'nin ekolojik dengesinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için bölgede sürdürülebilir turizm anlayışının kararlılıkla uygulanması gerektiğini belirtti. ERDOĞAN DEMİR EDİRNE (İGFA) - Edirne'nin Keşan ve Enez ilçeleri ile Çanakkale'nin Gelibolu ve Eceabat kıyıları arasında yer alan Saros Körfezi, dip ve yüzey akıntıları sayesinde kendi kendini temizleyebilen dünyadaki nadir deniz ekosistemleri arasında bulunuyor. Yaklaşık 76 kilometre uzunluğundaki körfez, ağır sanayiden uzak yapısı ve sınırlı yapılaşması sayesinde koruduğu biyolojik çeşitliliğiyle 2010 yılında "Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edilmişti. "GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN RİSKLERLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ" Körfezin sahip olduğu doğal zenginliklerin korunmasının tüm kesimlerin ortak sorumluluğu olduğuna işaret eden ETTDER Genel Sekreteri Ali Karapire, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Saros Körfezi, sahip olduğu doğal zenginlikleriyle ülkemizin en önemli turizm ve çevre değerlerinden biridir. Bu eşsiz mirası korumak yalnızca kamu kurumlarının değil; yerel yönetimlerin, turizm işletmelerinin, bölge halkının ve ziyaretçilerin ortak sorumluluğudur. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla hareket edilmediği takdirde doğal kaynaklarımızı geri dönüşü olmayan şekilde kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz." "DOĞAL AKVARYUM"DA 941 TÜR YAŞIYOR Deniz biyologları tarafından "Doğal Akvaryum" olarak nitelendirilen Saros Körfezi'nin karasal ve denizel alanda 941 türe ev sahipliği yaptığına dikkat çekildi. Bölgenin, zengin su altı canlılığının yanı sıra Dünya'nın İlk Su Altı Tarih Müzesi ile doğa ve kültür turizmini bir arada sunan önemli bir destinasyon olduğu vurgulandı. "TÜM PAYDAŞLARIN ORTAK SORUMLULUĞU" Saros Körfezi'nin ekolojik değerlerinin korunarak turizme kazandırılmasının hayati önem taşıdığını belirten Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Ali Karapire, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu: "Saros Körfezi, sahip olduğu doğal zenginlikleriyle ülkemizin en önemli turizm ve çevre değerlerinden biridir. Bu eşsiz mirasi korumak yalnızca kamu kurumlarının değil; yerel yönetimlerin, turizm işletmelerinin, bölge halkının ve ziyaretçilerin ortak sorumluluğudur. Sürdürülebilir turizm anlayışıyla hareket edilmediği takdirde doğal kaynaklarımızı geri dönüşü olmayan şekilde kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz." SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZM İÇİN 6 KRİTİK ÖNCELİK Karapire, bölgede vakit kaybetmeksizin ve kararlılıkla uygulanması gereken sürdürülebilir turizm ilkelerini şu maddelerle kamuoyunun dikkatine sundu: Taşıma Kapasitesi Dikkate Alınmalı: Bölgedeki tüm turizm planlamaları, Saros’un doğal taşıma kapasite sınırları göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Sıfır Atık Ve Temiz Çevre: Deniz, kumsallar ve çevredeki ormanlık alanlar titizlikle korunmalı, doğaya hiçbir şekilde atık bırakılmamalıdır. Hassas Ekosisteme Saygı: Deniz canlılarına, kıyı kumullarına ve su altı yaşamına zarar verebilecek her türlü yapılaşma ve faaliyetten kaçınılmalıdır. Çevre Dostu İşletmecilik: Bölgedeki turizm tesisleri çevre dostu standartları benimsemeli; su tasarrufu, enerji verimliliği ve geri dönüşüm uygulamalarını hızla yaygınlaştırmalıdır. Su Kaynaklarının Korunması: Körfezi besleyen tatlı su kaynakları koruma altına alınmalı, deniz kirliliğini artırma riski taşıyan girişimlere karşı tedbir alınmalıdır. Bütüncül Bölgesel Yaklaşım: Saros Körfezi; Gala Gölü, Koru Dağı ve çevre ekosistemlerle birlikte bütüncül bir sürdürülebilir turizm vizyonu dahilinde ele alınmalıdır. Bu doğal alanı bozacak OSB, RES taş ocakları gibi çevreye ciddi zararlar veren oluşumlardan kaçınılmalıdır. "DOĞAYA SAHİP ÇIKTIĞIMIZ ÖLÇÜDE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ" Yerel yönetimlere, turizm işletmecilerine, bölge halkına ve tatil için Saros’u tercih eden ziyaretçilere ortak hareket etme çağrısında bulunan Karapire, sözlerini şöyle tamamladı: "Saros Körfezi yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da ortak mirasıdır. Bu eşsiz doğal değeri korumak ve sürdürülebilir turizm anlayışını güçlendirmek hepimizin ortak görevidir. Doğaya sahip çıktığımız ölçüde Saros'un geleceğine de sahip çıkmış olacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.