Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fransa

bursaarena.com.tr - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DNA teknolojisi, Hitler’in gizli Fransız oğlunun gizemini nasıl çözdü? Haber

DNA teknolojisi, Hitler’in gizli Fransız oğlunun gizemini nasıl çözdü?

‘Babanın adı Hitler’di’... Tarih trenindeki hayalet... Hayatı boyunca Nazilerin hayaletlerini kovalayarak yaşayan ve ölen Jean-Marie Loret’in hikâyesi. Bilimsel biyoloji laboratuvarının kesinliği ile tarihî belgelerin muğlaklığı arasında, çağdaş dünyanın felaketlerine imza atan isimlerin karmaşık soyları meselesi, kesin yanıtlar vermekten çok etik soruları gündeme getirmeyi sürdürüyor. 20. yüzyılın en tartışmalı anlatılarından biri olarak, hayatını demiryolu işçisi olarak sürdüren ve hayatı boyunca Nazi diktatörü Adolf Hitler’in gayrimeşru oğlu olduğu iddiasının yükünü taşıyan Jean-Marie Loret’in hikâyesi öne çıkıyor. Bugün ise dünyanın yaşadığı büyük genetik atılım çağında, evde yapılan DNA testlerinin posta yoluyla satıldığı ve soyların adeta dijital bir oyun gibi çözümlendiği bir dönemde bu mesele yeniden gündeme geliyor. Söz konusu vaka, bilimsel kesinlikle anlatıların duygusal etkisi arasındaki kadim çatışmanın çarpıcı bir örneğini oluşturuyor. Alman diktatör Adolf Hitler (AFP) Bu hikâye, kimlik ve kalıtım konusunda acil soruları yeniden gündeme getirirken, uluslararası toplumun bugün karşı karşıya olduğu etik ve hukuki bir ikilemi de ortaya koyuyor: Çocukların ve torunların, tarihin mezarlarını kazıp lanetten çok gurur getirebilecek bir kimliği bulmak amacıyla biyolojik kalıntıların peşine düşme hakkı var mı? Bilimsel laboratuvar, istihbarat belgeleri ve savaş anılarının çözemediği bir meseleyi nasıl kesinliğe kavuşturmayı başardı? Siperlerde kısa bir karşılaşma: Efsanenin doğuşu Bu insanlık dramının tarihî anlatısı, Birinci Dünya Savaşı’nın en yoğun döneminde, 1917 yılının yazında Fransa’nın kuzeyindeki Fournes-en-Weppes kasabasında başlıyor. Bavyera 16. Yedek Piyade Alayı’na bağlı genç Alman Onbaşı Adolf Hitler, cephe hattından uzakta dinlenmek için bir süre geçiriyordu. Fransız kadın Charlotte Lobjoie’nin daha sonra oğluna aktardığı anlatıya göre, Lobjoie diğer kadınlarla birlikte ot biçiyordu. Bu sırada yolun karşı tarafında, elinde bir pano bulunan ve üzerine resim yapan bir Alman askerini gördü. Charlotte Lobjoie (Vikipedi) O asker Hitler’di. İkili arasında kısa süreli bir ilişki yaşandı ve bu ilişkiden Mart 1918’de ‘Jean-Marie’ adı verilen gayrimeşru bir çocuk dünyaya geldi. Çocuk, zor bir çocukluk geçirdi. Çevresindeki Fransız toplumunun, ‘işgalci düşmanla yaşanan bir ilişkinin’ sonucu dünyaya gelen çocuğa yönelik bakışı oldukça olumsuzdu. Annesinin kendisini terk etmesinin ardından büyükannesi tarafından büyütüldü. Daha sonra 1934 yılında Loret ailesi tarafından evlat edinildi. Ailenin soyadını alan Jean-Marie, Fransız demiryollarında sıradan bir işçi olarak hayatını sürdürdü ve gizemli kökenlerini unutmaya çalıştı. “Babanın adı Hitler’di”: Gerçeğin ortaya çıktığı an ve psikolojik yüzleşme Jean-Marie Loret, uzun yıllar boyunca sakin ve mütevazı bir hayat sürdü. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız ordusuna katılarak Nazi güçlerine karşı cesurca savaştı. Ancak biyolojik babasının emrindeki bir orduya karşı silah doğrultuyor olabileceği, hayatının hiçbir anında aklına gelmedi. Jean-Marie Loret (Vikipedi) Bu karmaşık psikolojik dramın sonraki bölümleri ancak 1940’ların sonlarına doğru ortaya çıktı. Annesi Charlotte, ölümünün yaklaştığını hissettiğinde uzun yıllardır içinde taşıdığı sırrı oğluna açıklamaya karar verdi. Loret’i, hayatının seyrini değiştirecek ve dünyasını sonsuza dek sarsacak şu şoke edici sözlerle şaşkına çevirdi: “Gerçek babası Alman diktatör Adolf Hitler’di.” Bu itiraf, Loret’in ruh dünyasında yıkıcı bir psikolojik sarsıntıya yol açtı. Loret kendisini bir anda şaşkınlık, inkâr ve modern tarihin en nefret edilen isimlerinden birinin kanını taşıyor olma korkusu arasında parçalanmış halde buldu. Loret, hayatının bu karanlık dönemini 1981’de yayımlanan ve ‘Babanın Adı Hitler’di’ başlığını taşıyan ünlü otobiyografisinde ayrıntılı biçimde anlattı. Ağır bir depresyonun eşiğine geldiğini itiraf eden Loret, bu ağır psikolojik yükten kaçmanın tek yolunu yirmi yıl boyunca aralıksız ve kendisini tamamen işine vermekte buldu. Bu süreçte, adını değiştirip değiştirmemesi, gerçeğini dünyaya açıklayıp açıklamaması ya da kendi içine kapanarak mutlak bir sessizliğe bürünüp bürünmemesi gerektiği gibi varoluşsal sorularla boğuştu. Fransız demiryolu işçisi, annesinin vefatından önce kendisine aktardığı sözlü anlatıyı destekleyecek ve ona tarihsel bir meşruiyet kazandıracak somut kanıtlar bulmak için hayatının 20 yılı aşkın bir bölümünü büyük bir çabayla geçirdi. Loret bu amaçla tarihçiler ve antropoloji uzmanlarından yardım aldı. İlk tıbbi ve görsel incelemelerde, kendisi ile Nazi lideri arasında yüz hatları ve vücut yapısı bakımından dikkat çekici benzerlikler bulunduğu öne sürüldü. Bunun yanı sıra el yazısı analizleri yapıldı ve kan gruplarının örtüştüğü belirlendi. Ancak daha sonra bu kan grubunun milyonlarca insan tarafından paylaşıldığı ve kesin bir kanıt olarak kabul edilemeyeceği ortaya çıktı. Loret ayrıca evinde, Hitler’in imzasını taşıyan ve gençlik yıllarındaki annesine son derece benzeyen bir kadını tasvir eden eski yağlı boya tablolar buldu. Laboratuvarların dili yalan söylemez: DNA testi bu mücadeleyi nasıl sonuçlandırdı? Aralarında İngiliz tarihçi Sir Ian Kershaw’ın da bulunduğu Hitler biyografisinin önde gelen uzmanları, Alman ordusunun hareket kayıtlarına ve somut herhangi bir kanıt bulunmamasına dayanarak bu anlatıyı reddetti ve “tarihsel açıdan imkânsız” olarak nitelendirdi. Ancak konu, modern bilimin kendine özgü titizliğiyle devreye girmesiyle nihayet çözüme kavuştu. İngiliz tarihçi Sir Ian Kershaw (Vikipedi) Fransız demiryolu işçisi, merhum annesinin sözlü anlatısını destekleyecek ve ona tarihsel bir meşruiyet kazandıracak somut kanıtlar bulmak için 20 yılı aşkın bir süre boyunca büyük bir çaba harcadı. 2008 yılında Belçikalı gazeteci Jean-Paul Mulders, Flaman dergisi Knack’te yayımladığı kapsamlı ve bilimsel nitelikteki araştırmayla konuya kesinlik kazandıran bir inceleme yürüttü. Mulders, Avusturya’nın Waldviertel bölgesinde yaşayan Hitler ailesinin torunlarından DNA örnekleri almayı başardı. Ayrıca ABD’nin New York kentinde takma isimlerle yaşayan diktatörün diğer akrabalarından da örnekler temin etti. Bu kesin referans niteliğindeki genetik profiller, Jean-Marie Loret’in taslaklarından ve kâğıtlarından alınan biyolojik örneklerle karşılaştırıldı. Sonuç, herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak ölçüde açıktı: Loret ile Adolf Hitler ailesi arasında genetik bir akrabalık bulunmuyordu. Hitler ailesine özgü Y kromozomunun genetik özelliklerinin Fransız soyunda tamamen bulunmadığı ortaya çıktı. Böylece ‘gizli oğul’ efsanesine bilimsel olarak son verilmiş oldu. Babadan oğula: Soy ağacına duyulan takıntı torunları da etkiliyor Bununla birlikte, insan doğası, laboratuvar sonuçları bu hikâyeleri yalanlasa bile çarpıcı anlatılara tutunma eğiliminde. Fransız Le Point dergisi, 2012 yılında Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransa’yı işgali döneminde Alman ordusunun Charlotte’a para gönderdiğini gösteren belgeleri yayımlayarak konuyu yeniden gündeme taşıdı. Bu belgeler, kamuoyundaki tartışmanın yeniden alevlenmesine yol açtı. Bu soy takıntısı üçüncü kuşağa da taşındı. 2018 yılında, Fransa’da tesisatçılık yapan Jean-Marie’nin oğlu Philippe Loret, Rus televizyonlarına çıkarak babasının anlattığı hikâyeye bağlılığını açıkladı. Philippe Loret, 1945’ten bu yana Rus istihbaratının (FSB) arşivlerinde muhafaza edilen ve Hitler’e ait olduğu öne sürülen çene ve kafatası kalıntılarıyla karşılaştırılması amacıyla Moskova’daki yetkililere tükürük örneklerini verdi. Rusya’da yapılan testler mevcut bilimsel gerçeği değiştirecek herhangi bir sonuç ortaya koymasa da, soy meselesine ilişkin bu takıntının 21. yüzyılda yaşayan kuşakların peşini nasıl bırakmayabildiğini gösterdi. Bilim, savaş söylentilerinin üstesinden geldi Jean-Marie Loret’in hikâyesi, tarihî efsanelerin kaos ve savaş dönemlerinde nasıl şekillendiğine dair çarpıcı bir ders niteliği taşıyor. Hikâye, hayatlarını korku ya da sıra dışı bir kimliğe sahip olma arzusuyla bir ‘genetik hayaletin’ peşinden sürüklenen insanların kırılgan insani yönünü gözler önüne seriyor. Günümüzde ise bu dosya açık bir mesaj veriyor: Savaş ve tahtların gölgesinde kalmış kralların veya diktatörlerin soyundan geldiğini öne sürerek dünyanın başkentlerinde ortaya çıkan ‘gizli oğulların’ ve soy iddiacıların dönemi sona erdi. Genlerin belirleyici, DNA teknolojisinin ise giderek daha etkin olduğu bir dünyada, söylentilerin hareket alanı bulduğu gri bölgeler tamamen ortadan kalktı. Sonunda sayıların ve laboratuvarların dili, eski savaş hikâyelerinin anlatısal hayal gücüne üstün geldi.

Türk hazır giyim sektörü "Premiere Vision Manufacturing Paris" Fuarı’nda Haber

Türk hazır giyim sektörü "Premiere Vision Manufacturing Paris" Fuarı’nda

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), moda sektöründe dünyanın önde gelen ve en prestijli buluşmaları arasında yer alan Premiere Vision Manufacturing Paris Fuarı’na 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde 21’inci kez milli katılım organizasyonu gerçekleştiriyor. Dünya moda endüstrisinin önemli merkezlerinden Paris’te yılda iki kez düzenlenen Premiere Vision Paris; hazır giyimden kumaşa, iplikten deriye, aksesuardan tasarıma kadar moda endüstrisinin tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturuyor. EHKİB, 19 Türk hazır giyim ihracatçısıyla fuarda yer alarak sektörün üretim kabiliyetini, tasarım gücünü, esnek üretim altyapısını ve sürdürülebilirlik alanındaki dönüşümünü uluslararası alıcılara tanıtacak. BAĞCI: “FRANSA DÜNYANIN EN BÜYÜK ÜÇÜNCÜ GİYİM İTHALATÇISI” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Avrupa Birliği’nin Türkiye hazır giyim sektörünün en önemli ihracat pazarı olduğunu, Fransa’nın ise sektör açısından stratejik ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye’nin Fransa’ya hazır giyim ihracatının 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 468 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini paylaşan Bağcı, “Fransa, Türkiye genelinde en fazla hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı gerçekleştirdiğimiz 6’ncı büyük pazar konumunda. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz açısından ise Fransa 8’inci büyük ihracat pazarımız. Fransa 2025 yılında yaklaşık 30 milyar dolarlık hazır giyim ithalatı gerçekleştirdi. ABD ve Almanya’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü giyim ithalatçısı konumunda bulunuyor. Türkiye ise Çin, Bangladeş ve İtalya’nın ardından Fransa’nın dördüncü büyük giyim tedarikçisi. Bu tablo, Fransa pazarının sektörümüz açısından taşıdığı potansiyeli açık şekilde ortaya koyuyor.” diye konuştu.

ABD heyeti, Fransa'nın eleştirilerini protesto ederek BM Güvenlik Konseyi toplantısını terk etti Haber

ABD heyeti, Fransa'nın eleştirilerini protesto ederek BM Güvenlik Konseyi toplantısını terk etti

ABD heyeti, pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında Fransa'nın Daimî Temsilcisi konuşmaya başladığı sırada salonu terk etti. Washington'un bu adımı, Fransa'nın daha önce ABD'yi insan hakları oylaması nedeniyle Kuzey Kore ve Rusya ile aynı safta gösteren açıklamalarına tepki olarak attığı belirtildi. ABD'nin BM Daimî Temsilci Yardımcısı Dan Negrea, "Konsey üyelerinden biri ahlaki üstünlük taslıyor ve bugün hâlâ tartıştığımız Ukrayna savaşı ya da barış ve güvenlikle doğrudan ilgili olmayan insan hakları gibi konularda herkese ders vermeye çalışıyor. Bu nedenle Fransa'nın konuşması sırasında toplantıyı terk ettik" dedi. Negrea, Paris'in tutumunu "ikiyüzlü" olarak nitelendirerek, ABD'nin Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasındaki karşılıklı saygı nedeniyle bugüne kadar bu tavra "hoşgörü" gösterdiğini söyledi. Bir Güvenlik Konseyi toplantısının protesto amacıyla terk edilmesi ise oldukça nadir görülen bir durum olarak değerlendiriliyor. ABD, cuma günü BM Genel Kurulu'nda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılmasına ilişkin oylamada "hayır" oyu kullanan 10 ülkeden biri olmuştu. Washington bu oylamada Kuzey Kore, Rusya, Nikaragua ve Mali ile aynı safta yer almıştı. Bunun üzerine Fransa'nın BM Daimî Temsilciliği, X platformunda İngilizce yayımladığı mesajda, "ABD bir zamanlar insan hakları konusunda örnek alınan bir ülkeydi. Artık öyle değil. Bugün Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya ile aynı safta yalnız kalmış durumda ve dünya artık onu dinlemiyor" ifadelerini kullanmıştı. ABD'li diplomat Negrea, "Özgürlüğünü tehdit eden her çatışmada bu üye devletin yanında yer aldık. Bugün de kendilerine ABD'nin hâlâ özgürlüğün küresel modeli olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu nedenle, siyasallaşmış söyleminden vazgeçmediği, kibirli ve saygısız üslubunu sürdürdüğü ve sorumluluklarına yakışır şekilde davranmadığı sürece Fransa'nın konuşmalarını dinleme ayrıcalığını kendisine tanımayacağız" ifadelerini kullandı. Fransa'nın BM Daimî Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise, "Bu yıl ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümünü kutluyoruz ve Fransa'nın bu süreçte oynadığı rolü herkes biliyor" diyerek yanıt verdi. Bonnafont, Fransa'nın gerek Güvenlik Konseyi'nde gerekse Genel Kurul'da Birleşmiş Milletler'in kurumsal bağımsızlığını ve etkinliğini, BM Şartı, insan hakları ve barış ilkeleri doğrultusunda korumak için çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Daha sonra açıklama yapan bir Fransız diplomatik kaynak ise, "Fransa'nın tutumu nettir. Avrupa Birliği'nin tüm üyeleri ve BM üyesi ülkelerin ezici çoğunluğu gibi biz de İnsan Hakları Yüksek Komiseri'nin yeniden atanmasını destekledik. Bu durum ABD ile yakın diyalog yürütmemize engel değildir. Bir oylamadaki görüş ayrılığı, ikili ilişkilerimizin niteliğini ya da birlikte çalışma kapasitemizi zedelemez" değerlendirmesinde bulundu.

Tarihin en gollü üçüncülük maçında İngiltere Fransa'yı 6-4 geçti Haber

Tarihin en gollü üçüncülük maçında İngiltere Fransa'yı 6-4 geçti

Kimsenin oynamak istemediği maç, kimsenin bitmesini istemediği bir maça dönüştü. İngiltere'nin Fransa ile oynadığı ve daha önce üçüncülük maçı olarak bilinen "bronz final", toplam 10 gole sahne olan bir kaosla ve İngiltere'nin 6-4'lük zaferiyle sonuçlandı. Böylece, öncesinde iki takımdan temsilcilerin de "oynamamayı tercih edeceklerini" söyledikleri bu maç, seyircilere 2026 Dünya Kupası'nın en gollü karşılaşmasını sundu. Bukayo Saka, 1966 finalinde Sir Geoff Hurst'ten sonra bir Dünya Kupası eleme maçında hat-trick yapan ikinci İngiltere oyuncusu oldu. Turnuvada Fransa'ya karşı üç gol atan tek diğer oyuncu ise 1958'de Pele olmuştu. Bu sonuçla İngiltere, 1966'daki şampiyonluktan bu yana erkekler Dünya Kupası'ndaki en iyi derecesini elde etti. Bunu da Dünya Kupası tarihindeki en gollü üçüncülük maçında başardı. Böylece 1958'de Fransa'nın Batı Almanya'yı 6-3 yendiği maçın rekoru geride kaldı. Ayrıca İngiltere, 2002'de Arjantin'i yendiğinden bu yana ilk kez bir Dünya Kupası'nda FIFA sıralamasında kendisinden yukarıda bulunan bir takımı mağlup etti. Çarşamba günü Arjantin'e karşı oynanan yarı finalde aldığı mağlubiyetin ardından İngiltere, maça hayal kırıklığının izlerini taşımadan hızlı başladı ve kasvetli maç öncesi değerlendirmeleri boşa çıkaran kaotik karşılaşmada ilk yarıda 4-0 öne geçti. Dünya Kupası yarı finalinde Arjantin İngiltere'yi 2-1 yendi Declan Rice ve Ezri Konsa'nın ilk 20 dakikadaki gollerinin ardından Saka da iki kez ağları buldu. Böylece Fransa, Nisan 1930'dan bu yana ilk kez bir maçın ilk yarısını dört gol geride kapattı. Kaynak, Getty Images //// Declan Rice, İngiltere'nin Miami'de Fransa'yı 6-4 yendiği maçta attığı golün ardından seviniyorİkinci yarıda yeni bir Fransa Teknik direktör Didier Deschamps'ın, ülkesinin başındaki son maçında, devre arasında oyuncularına sert bir konuşma yaptığı açıkça görüldü. Böylece ikinci yarıda maçın momentumu tamamen değişti. Fransa üç gol buldu ve beraberlik için çok net fırsatlar da kaçırdı. Kylian Mbappe, Bradley Barcola'nın golünün öncesinde ve sonrasında birer kez daha ağları buldu. Böylece 2026 Altın Ayakkabı yarışında öne geçti ve Lionel Messi'yi geride bırakarak 22 golle Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu oldu. Ancak Saka, 87. dakikada Djed Spence'in Malo Gusto tarafından düşürülmesi sonucu kazanılan penaltıyı gole çevirerek hat-trick'ini tamamladı. Ousmane Dembele uzatmaların altıncı dakikasında farkı 5-4'e indirse de Jude Bellingham, Fransa savunmasını geçerek 98. dakikada İngiltere'nin galibiyetini perçinledi. Fransa daha önce bir Dünya Kupası maçında hiç altı gol yememişti. Ayrıca tam 66 yıl sonra ilk kez herhangi bir maçta kalesinde altı gol gördü. Öte yandan Bellingham, bu Dünya Kupası'nı yedi golle tamamlayarak bir Dünya Kupası turnuvasında en çok gol atan İngiltere erkek milli takım oyuncusu oldu. BBC'nin Match of the Day programında konuşan eski İngiltere savunmacısı Stephen Warnock karşılaşmayı "Muhteşemdi" diye yorumladı: "Turnuva boyunca gördüğümüz en akıcı futbollardan bazılarını izledik." Bir diğer eski İngiliz milli oyuncu Danny Murphy "Sahada çok fazla yetenek vardı. Bugün izlediğim futbolun bir kısmı gördüğüm en iyiler arasındaydı. Maçta her şey vardı" dedi. İnanılmaz maç nasıl gelişti? Kaynak, Getty Images /// Bu, Harry Kane'in kaptanlık yaptığı üçüncü Dünya Kupası oldu Goller üçüncü dakikada başladı. Harry Kane yedek kulübesindeyken takım kaptanlığını yapan Rice, orta sahada Desire Doue'nin hatalı pasını keserek ileri çıktı ve ceza sahası dışından yaptığı vuruşla topu Fransa kalecisi Mike Maignan'ın yanından ağlara gönderdi. Arsenal orta sahası ikinci golün de hazırlayıcısı oldu. Yakın direğe kullandığı kornerde savunmacı Konsa kafa vuruşuyla golü buldu. Sezon sonu gösteri maçını andıran karşılaşmada iki takım da geniş boşluklar verdi ve İngiltere bunu devre bitmeden iki gol daha bularak değerlendirdi. Fransa'nın yarı sahasında büyük boşluk bulan Saka, hızlı hücumda önce Maignan'a takıldı. Ancak Marcus Rashford'un hazırladığı pozisyonun devamında golünü attı. Arsenal'in kanat oyuncusu uzatma dakikalarında takım arkadaşı Eberechi Eze'nin akıllı ara pasını sol ayağıyla çaprazdan ağlara göndererek ikinci golünü kaydetti. Fransa, 48. dakikada Mbappe'nin tek vuruşuyla farkı azaltırken, altı dakika sonra Barcola yakın direğe yaptığı vuruşla Dean Henderson'ı mağlup etti. Mbappe daha sonra gelişen etkili takım hücumunu gole çevirerek bu Dünya Kupası'ndaki 10. golünü attı. Böylece finalde İspanya ile karşılaşacak Arjantin'in yıldızı Messi'nin önüne geçti, turnuvanın gol krallığında liderliği aldı ve tüm zamanların listesinin de zirvesine çıktı. Fransız yıldız, 1970'te Gerd Müller'den bu yana erkekler Dünya Kupası'nda çift haneli gol sayısına ulaşan ilk oyuncu oldu. Fransa beraberlik ve uzatma için birçok fırsat kaçırdıktan sonra Saka penaltıdan hat-trick'ini tamamladı. Dembele kısa süreliğine yeni bir geri dönüş umudu yarattı ancak Bellingham, maçın son vuruşunda yarı sahadan başlayıp Maxence Lacroix'yı geçerek attığı klas golle bireysel açıdan mükemmel bir turnuvayı tamamladı. İngiltere analizi: Muhteşem Saka performansı Tuchel hakkında daha fazla soru işareti yarattı Kaynak,Getty Images //// Thomas Tuchel bu 3.'lükle, İngiltere milli takımının başındaki en başarılı yabancı teknik direktör oldu Thomas Tuchel'in öne geçtikten sonra yaptığı değişiklikler ve oyun sistemi nedeniyle sert eleştirildiği Arjantin yarı finalinden sonra bu maça yedi değişiklikle çıktı. Kane ve Bellingham yedek bırakılırken, turnuva boyunca fiziksel sorunlar yaşayan Saka ilk 11'de yer aldı. Galibiyet, ilk yarıda tazeleyici ve keyif veren, ikinci yarıda ise daha fazla stres ve hata içerse de izlenmesi zevkli bir performansla geldi. İngiltere taraftarları, özellikle Saka'nın sergilediği etkileyici performans düşünüldüğünde, Arjantin karşısında neden bu hücum niyetinin görülmediğini sorgulayacaktır. Sayılarla Dünya Kupası: 'Çevreyi en çok kirleten turnuva' Bir golü ofsayt nedeniyle iptal edilen Saka, hat-trick'inden önce de sağ kanatta oyunun yönünü belirleyen isimdi. Buradaki güçlü performansı, yarı finalde neden oyuna alınmadığı sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Tuchel, Arjantin karşısında savunma ağırlıklı değişiklikler yapmıştı. Bu maçta ise, baskının çok daha düşük olmasının da etkisiyle, böyle bir yaklaşım görülmedi. İngiltere sonunda büyük turnuvalarda oynadığı en tuhaf ama en eğlenceli maçlardan birini kazandı. Karşılaşmada toplam 38 şut çekildi (20'si isabetliydi) ve bir Dünya Kupası maçında hiçbir İngiltere karşılaşması bundan daha fazla gole sahne olmadı. Fransa analizi: Deschamps dönemi heyecan verici yenilgiyle sona erdi Kaynak,CHANDAN KHANNA / AFP / Getty Images //// Fransa teknik direktörü Didier Deschamps ve takımın yıldızı Mbappe Deschamps, takımın başındaki 187. ve son maçında, Dünya Kupası finallerindeki 27 maçına çıktı ve Fransa Milli Takımı'na uzun süredir beklenen vedasını yaptı. Fransa'yı 2018'de Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan Deschamps, turnuvanın gol kralı Mbappe ile asist lideri Michael Olise'yi ilk 11'de sahaya sürerek yüksek tempolu bir veda yapmak istedi. Ve gerçekten de çok ses getiren bir maç oldu. Ancak onun dönemi, çok daha iyi bir ikinci yarı performansına rağmen, 1982'den bu yana İngiltere karşısındaki ilk resmi maç yenilgisiyle sona erdi. İlk yarı ise tarihi bir utanç ihtimalini beraberinde getirmişti. Daha uzun, daha hızlı, daha yaşlı: Elit futbolcuların vücutları 50 yılda nasıl değişti? Fransa zaman zaman hücumda çok etkiliydi ancak İngiltere'nin kalecisi Henderson; Rayan Cherki, Mbappe ve Dembele'nin şutlarında kritik kurtarışlar yaptı. Olise ise iki net fırsatı değerlendiremedi ve turnuvayı golsüz tamamladı. İlk yarıdaki son derece kötü ve etkisiz görüntünün ardından Fransa'nın ikinci yarıdaki enerjisi ve kalitesi İngiltere'yi zorladı ancak Maviler, hem sürükleyici hem de gerçeküstü bir yenilgi yaşadı. Bu karşılaşma, 1958'deki Fransa 7-3 Paraguay maçıyla birlikte Dünya Kupası tarihinin en gollü beşinci maçı oldu. Ayrıca 1982'de Macaristan'ın El Salvador'u 10-1 yendiği maçtan bu yana turnuvadaki en gollü karşılaşma oldu. Maçın ardından yorumlar Thomas Tuchel'in, Arjantin karşısındaki acı verici yarı final çöküşünün ardından uyguladığı taktikler nedeniyle eleştirilmesine rağmen, kaptanlık pazubandını geçici olarak takan Declan Rice, takımın turnuvadaki performansını övdü: "Bu, uzun zamandır gördüğüm en iyi İngiltere kadrosu. Bu bir gerçek. Kimse bunu elimizden alamaz." Declan Rice ,büyük bir turnuva başarısının "yakın" olduğunu da ekledi: "Bence bir grup olarak gurur duyabiliriz. Yarı finali kaybettiğimiz için yıkılmış durumdayız. "Yarı finallere ve çeyrek finallere kaldığımız için gurur duyduğumuzu söylemekten yorulduk. Sonuçta İngiltere ile kazanmak istiyoruz. Ama bu turnuvayı üçüncü sırada bitirmek gerçekten büyük bir başarı. "Gerçekten çok yakınız. Son birkaç yıldır bu grubun turnuvalardan elenişi hakkında çok konuşuldu. Yarı finaller, çeyrek finaller, finaller... "Bence devam etmemiz gerekiyor. Gerçekten yakın olduğumuzu düşünüyorum. Bu oyun küçük farkların oyunu. Bu futbol ve geçen gece farklar ile ceza sahalarında kaybettik." Takımın gururunun arkasında ise güçlü duygular yatıyor. Bu duygular, yardımcı antrenör Anthony Barry'nin Cumartesi gecesi BBC One'a verdiği devre arası röportajında açıkça görüldü. Röportaj yapıldığında İngiltere 4-0 öndeydi. Barry, gözleri dolu ve sesi titreyerek şunları söyledi: "Hayal kırıklığı yok. Biraz duygusallaştım. "Bu oyuncularla ne kadar gurur duyduğumu anlatacak kelime bulamıyorum. Kalpleri kırık halde futbol oynuyorlar. Sahada kalbi kırık 11 oyuncu görüyorum. "Son birkaç gündür onları otelde gördüm; kalpleri kırık haldeydiler. Ve buna rağmen İngiltere için oynama gururuyla böyle bir performans ortaya koyabiliyorlar. "Son yedi haftadaki takım ruhunu izlemek benim için bir ayrıcalıktı. Eleştirenlerin ne söyleyeceğini biliyorum; 'artık çok geç' diyecekler. Ama hâlâ dünya çapında bir rakibe karşı oynuyoruz. O 45 dakikayla çocuklarla ne kadar gurur duysam az." Tuchel: Güveni kaybetmedik Fransa karşısındaki baş döndürücü galibiyet bir yana, Tuchel'in büyük turnuvalarda elit ülkelere karşı kazanamama sorununa çözüm bulması gerekiyor. Bu seri, tartışmaya açık biçimde, 2002'de Arjantin karşısında alınan galibiyete kadar uzanıyor. BBC'ye konuşan Tuchel, zirvedeki ülkelerle aradaki farkın kapatılması konusunda şöyle dedi: "Biz kapatma becerisine sahibiz ama onlar da farkı yeniden açma becerisine sahip. "Sekiz yıl önce Fransa şampiyondu. Dört yıl önce finaldeydiler. Küçük bir fark var ama sorun yok. Bu farkı kapatmak istiyoruz." Arjantin'e karşı alınan yenilgi konusunda ise Tuchel, hayal kırıklığının büyük olduğunu ancak verilen zararın kalıcı olmadığını savundu. 1986'da meşhur olan Meksika dalgasının kökeni ne? Tuchel Bronz Final'in ardından şunları söyledi: "Güveni kaybettiğimizi düşünmüyorum. Benim güvenimi kaybettiğimi de düşünmüyorum. "Arjantin'e karşı o 30 dakikada ya da ikinci yarıdaki belki 45 dakikada, fazla pasif hale geldiğimiz bölümde ne olduysa... Çok yakındık. Ama kararları almak benim işim. "Son derece rekabetçiyiz. Bu nedenle üçüncülükle gurur duymaya bile neredeyse izin vermiyoruz kendimize çünkü en yüksek hedefi koyduk. "Peşinden koşacağımız en büyük hayali kurduk ve finale çıkıp Dünya Kupası'nı kazanma hayalimiz konusunda çok iddialıydık. Bu yüzden çok acı verici. "Başaramazsanız, acı bir süre sizinle kalır. Dün de söylediğim gibi, iz kalacak. Üst düzey sporda durum böyledir." Tuchel devam eder mi? BBC'ye konuşan eski İngiltere orta saha oyuncusu Danny Murphy "[Tuchel] görevde kalacak ama bence kalmamalı. Başarısız oldu" dedi: "Dünya Kupası finalini taktikler yüzünden kaçırıyorlar. Yıkılmış durumdalar. "Kadromuzda inanılmaz derecede yetenekli çok sayıda futbolcu var ve Arjantin'e karşı ikinci yarının bu kadar hayal kırıklığı yaratmasının nedeni de buydu; çünkü onların çoğu sahada değildi. "Sinir bozucu olan şey, Fransa galibiyetindeki bu ileriye dönük düşünce ve yaratıcılık düzeyinin Arjantin'e karşı ortada olmamasıydı." Eski İngiltere ve Liverpool savunmacısı Stephen Warnock ise "Hepimiz Thomas Tuchel'in el frenini indirecek kişi olacağını düşünmüştük" dedi: "O maçta [Arjantin'e karşı] bu kadar çabuk geri çekilmemiz hayal kırıklığı yarattı. "Bence Arjantin'e karşı tempo neredeydi? "[Fransa'ya karşı] Bukayo Saka ve Marcus Rashford'ın performansı ve oyunu genişletme becerileri... Hız herkesi zor durumda bırakır. "Bu bir savunmacının en kötü kâbusudur ve buna karşı savunma yapmak çok zordur."

2026 Dünya Kupası | Arjantin, geriye düştüğü maçta İngiltere'yi evine yolladı: Finalin adı belli oldu! Haber

2026 Dünya Kupası | Arjantin, geriye düştüğü maçta İngiltere'yi evine yolladı: Finalin adı belli oldu!

Arjantin, 2026 FIFA Dünya Kupası yarı finalinde İngiltere'yi 1-0 geriye düştüğü maçta 2-1 mağlup ederek finalde İspanya'nın rakibi oldu. Teknik direktör Thomas Tuchel'in ekibi ise 1986'daki kupanın intikamını alamayarak kupaya veda etti. Arjantin'e galibiyeti getiren golleri 85. dakikada Enzo Fernandez, 90+2. dakikada da Lautaro Martinez kaydetti. Atlanta Stadyumu'nda oynanan ve ABD'li hakem Ismail Elfath'ın yönettiği mücadelenin ilk yarısı golsüz eşitlikle sona erdi. İkinci yarıda öne geçen taraf İngiltere oldu. Sağ kanattan Morgan Rogers'ın ortasında Anthony Gordon, 55'inci dakikada topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. Arjantin, maçın son bölümünde geri döndü. Lionel Messi'nin pasında 85'inci dakikada ceza yayı üzerinden fileleri havalandıran Enzo Fernandez skora dengeyi getirdi. Uzatma dakikalarında bu kez Messi'nin sağ kanattan yaptığı ortayı arka direkte kafa vuruşuyla gole çeviren Lautaro Martinez, Arjantin'e 2-1'lik galibiyeti ve final biletini kazandırdı. Final 19 Temmuz'da Son iki Dünya Kupası'nda üst üste finale yükselen Arjantin, 19 Temmuz Pazar günü İspanya ile şampiyonluk mücadelesi verecek. İngiltere ise aynı gün oynanacak üçüncülük maçında Fransa ile karşılaşacak. Arjantin üst üste 2. kez Dünya Kupası'nda finalde 2022 Dünya Kupası finalinde Fransa'yı geçerek şampiyon olan Arjantin, 2026'da da finale yükselmeyi başardı. Son 2 Dünya Kupası'nda final bileti alan Arjantin, 2014'te de Almanya ile final oynamıştı. Arjantin bu sonuçla son 4 Dünya Kupası'nda 3. kez finale yükselmeyi başardı. İki ülkenin ulusal marşları ıslıklandı Karşılaşma öncesinde ilk olarak İngiltere'nin ulusal marşı Atlanta Stadı'nda okundu. Arjantinli taraftarların ıslık ve yuhalama sesleri sebebiyle İngiltere marşı stadyumda güçlükle duyuldu. Arjantin'in ulusal marşı okunduğu sırada da İngiliz taraftarlar, marşı ıslıklayıp yuhaladı. .. Stat: Atlanta Hakemler: Ismail Elfath, Corey Parker, Kyle Atkins (ABD) İngiltere: Pickford, James (Dk. 82 Burn) , Stones (Dk. 90+6 Toney), Guehi, Spence (Dk. 90+6 Rashford), Declan Rice (Dk. 82 OReilly) , Anderson, Rogers, Bellingham, Gordon (Dk. 72 Konsa), Kane Arjantin: Emiliano Martinez, Molina (Dk. 72 Montiel), Romero, Lisandro Martinez (Dk. 72 Otamendi), Tagliafico (Dk. 81 Lautaro Martinez), Paredes (Dk. 64 Gonzalez), Simeone (Dk. 72 De Paul), Enzo Fernandez, Mac Allister, Julian Alvarez, Messi Goller: Dk. 55 Gordon (İngiltere), Dk. 85 Enzo Fernandez, Dk. 90+2 Lautaro Martinez (Arjantin) Sarı kartlar: Dk. 37 Anderson (İngiltere), Dk. 42 Lisandro Martinez, Dk. 51 Romero, Dk. 90+4 De Paul (Arjantin)

ABD'den İran'da 90 noktaya hava saldırısı... Tahran'dan uyarı, Trump'tan anlaşma mesajı Haber

ABD'den İran'da 90 noktaya hava saldırısı... Tahran'dan uyarı, Trump'tan anlaşma mesajı

Washington ile Tahran arasında eşi benzeri görülmemiş askeri gerilim, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) bugün (Perşembe) sabah saatlerinde İran'ın iç kesimlerine yönelik yeni bir hava saldırısı dalgasını tamamladığını duyurmasının ardından bölgeyi kapsamlı bir çatışmanın eşiğine getirdi. İran devlet medyası ve Sağlık Bakanlığı'na göre ABD hava saldırılarında en az 14 kişi hayatını kaybetti, 78 kişi yaralandı. Saldırıların ardından yetkililer, Tahran-Meşhed demir yolu hattındaki seferleri durdurdu. İran ise buna hızlı bir karşılık vererek Devrim Muhafızları aracılığıyla Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerini hedef aldığını açıkladı. Bahreyn ve Kuveyt yönetimleri ise hava sahalarına giren füzelerin ve diğer mühimmatın etkisiz hale getirildiğini bildirdi. CENTCOM, X platformundan yaptığı açıklamada ABD güçlerinin İran'da yaklaşık 90 askeri hedefi vurduğunu duyurdu. Hedefler arasında hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme unsurları, füze ve insansız hava aracı depoları, deniz kuvvetlerine ait askeri kapasite ile İran kıyıları boyunca bulunan askeri lojistik altyapı yer aldı. Washington, son saldırı dalgasının amacının "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere ve masum sivil denizcilere yönelik saldırı kapasitesini daha da zayıflatmak" olduğunu belirtti. Açıklamada, operasyonların önceki gece gerçekleştirilen başarılı hava saldırılarının devamı niteliğinde olduğu ifade edildi. Sahadaki çatışmalar sürerken diplomatik cephede de dikkat çekici gelişmeler yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yönetimiyle temasa geçerek bir "anlaşma" yapma isteğini ilettiğini açıkladı. Trump'ın bu açıklamalarıyla eş zamanlı olarak İran Devrim Muhafızları, saldırıların tekrarlanması halinde bölgedeki diğer ABD üslerinin de hedef alınacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, askeri karşılığın genişletilebileceği belirtilirken, bölgenin karşılıklı caydırıcılık ile gerilimi arka kapı diplomasisi yoluyla kontrol altına alma çabaları arasında kritik bir dönemece girdiği vurgulandı. İsrail Güney Lübnan'da saldırılar düzenledi İsrail ordusu, bugün (Perşembe) sabahın erken saatlerinde ve dün gece Güney Lübnan'daki Hıyam beldesinde saldırılar gerçekleştirdi. Ordu ayrıca gece saatlerinde Tayyibe beldesini hedef alan bir başka saldırı düzenledi. Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre İsrail ordusu gece ve sabah saatlerinde Hıyam beldesi içinde art arda saldırılar gerçekleştirdi. Patlamaların sesi Güney Lübnan'ın birçok bölgesinde duyuldu. Ayrıca İsrail güçleri, Tayyibe beldesinde de saldırılar düzenlerken, eş zamanlı olarak Deyr Seryan beldesinin çevresi topçu ateşiyle hedef alındı. Fransa Dışişleri Bakanı: ABD saldırılarının nedeni İran'ın taahhütlerini ihlal etmesi Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, bugün (Perşembe) yaptığı açıklamada ABD'nin İran'a yönelik son saldırılarının, Tahran'ın taahhütlerini ihlal etmesinin sonucu olduğunu söyledi. Fransız TF1 kanalına konuşan Barrot, saldırıların meşruiyetine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, "İran, Umman açıklarında seyreden gemileri hedef alarak hem Washington ile son imzaladığı mutabakat zaptındaki yükümlülüklerini hem de uluslararası hukuku ihlal etti" ifadelerini kullandı. Barrot, İran'ın geçen ay ABD ile varılan anlaşmayı ihlal ettiğini belirterek, "Bu tür girişimlerin derhal sona ermesi gerekiyor ki kritik müzakereler mümkün olan en iyi şartlarda yeniden başlayabilsin" dedi. Katar Dışişleri BakanlığıKatar Başbakanı, İran Dışişleri Bakanı ile telefonda görüştü.Görüşmede Washington ile Tahran arasında yaşanan son askeri gerilim ele alındı.Katar Başbakanı, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede Hürmüz Boğazı'nda gemilere yönelik saldırıları kınadı.Katar Başbakanı, tüm tarafların diplomatik diyaloga bağlı kalmasının önemini vurguladı.Katar Başbakanı, mutabakat zaptı kapsamında üzerinde uzlaşılan hususların uygulanması gerektiğini ifade etti.Katar'ın gerilimin kontrol altına alınması ve kapsamlı bir anlaşmaya varılması amacıyla yürütülen tüm diplomatik girişimleri desteklemeyi sürdüreceğini yineledi. NNA, Şarku'l Avsat

Fransa: ilk Ebola vakası iyileşti, taburcu oldu Haber

Fransa: ilk Ebola vakası iyileşti, taburcu oldu

Fransa Sağlık Bakanı Stéphanie Rist, Fransa’da teşhis edilen ilk Ebola vakasının iyileştiğini açıkladı. Hasta tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildi. "İyileşti" ve "hastaneden taburcu oldu": Fransa topraklarında teşhis edilen ilk Ebola vakası için büyük bir rahatlama. Sağlık Bakanı'na göre, "iki negatif PCR testinin ardından, hasta artık iyileşti ve güvenli bir şekilde evine dönebildi". Tehlikeyi atlatan hasta, insani yardım alanında çalışan bir doktordu. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden gelen bir uçuşla 23 Haziran'da Fransa'ya gelmişti. Uçağa bindiğinde hafif baş ağrısı vardı, ancak yolculuk sırasında durumu kötüleşti. Fransa'da ilk ebola vakası doğrulandı: Demokratik Kongo'dan dönen doktorun testi pozitif çıktı Fransa'ya varır varmaz hasta karantinaya alındı. Olası temaslı olduğu değerlendirilen beş kişi de 21 gün boyunca evlerinde, izole şekilde kaldı. Stéphanie Rist, virüsü taşıyan kişide çok az belirti görüldüğünü ve sağlık protokollerine tam uyularak tıbbi müdahale ile sıkı bir takibe alındığını belirtiyor. Ebola virüsü, çoğu zaman ölümcül seyreden kanamalı ateşlere yol açabiliyor. Virüsün bulaşıcılığı düşük. Buna rağmen, salgın 3 Temmuz tarihli son verilere göre Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde en az 452 can aldı. Virüs yayılmayı sürdürüyor; kriz merkezine 600 kilometre uzaklıktaki büyük kent Kisangani'de de kısa süre önce bir vaka doğrulandı. EURONEWS

FIBA U17 Dünya Kupası çeyrek final maçında Ömer Kutluay büyük oynadı! Haber

FIBA U17 Dünya Kupası çeyrek final maçında Ömer Kutluay büyük oynadı!

FIBA U17 Dünya Kupası’nda çeyrek final maçında U17 Milli Takımımız, çeyrek finalde Fransa ile kozlarını paylaştı. Son bölümdeki geri dönüşler karşılaşmayı 94-87 kazanan ay-yıldızlılarda Ömer Kutluay performansıyla öne çıkan isim olurken babası İbrahim Kutluay ve annesi Demet Şener'in maç sonu sevinci geniş yankı buldu. FIBA U17 Dünya Kupası çeyrek finalinde Fransa'yı 94-87 mağlup ederek yarı finale yükselen U17 Milli Takımı'nda Ömer Kutluay sergilediği performansla galibiyetin başrol isimlerinden biri oldu. Büyük çekişmeye sahne olan mücadelede Ay-Yıldızlılar, son bölümde yakaladığı 13-0’lık seriyle maçı çevirirken, yıldızlaşan isim ise Ömer Kutluay oldu. Genç yıldız, Türkiye’nin 13-0’lık bölümünde 8 sayı üretirken bir de asist yaparak galibiyetin başrolünü üstlendi. Karşılaşmayı 30 sayı ve 11 asistle tamamlayan Kutluay, turnuvadaki en etkileyici performanslarından birine imza attı. Fanatik'in aktardığına göre, genç basketbolcuyu tribünden annesi Demet Şener, babası İbrahim Kutluay ve kız kardeşi İrem yalnız bırakmadı. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte büyük sevinç yaşayan İbrahim Kutluay'ın oğlunun başarısıyla gurur duyduğu anlar kameralara yansıdı. Karşılaşmayı tribünden izleyen aile, Ömer Kutluay'ın mücadelesini gurur dolu anlarla takip etti. Maç boyunca heyecanı yüksek anlar yaşanırken, genç oyuncunun sahadaki azmi beğeni topladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.