Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Filistin

bursaarena.com.tr - Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyaca ünlü kalemler Kocaeli’ye geliyor Haber

Dünyaca ünlü kalemler Kocaeli’ye geliyor

Kentin bir yıl boyunca heyecanla beklediği ve her yıl ziyaretçi rekorları kıran Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 16. kez Kocaeli’ye kitap şöleni yaşatmaya hazırlanıyor. Günler öncesinden duyuruları başlayan fuarın en önemli buluşma noktalarından biri ise yazarlar olacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 16’ıncısını düzenlediği Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı bu yıl da Türk edebiyat, siyaset ve fikir dünyasının birbirinden önemli kalemlerini Kocaelili kitapseverlerle buluşturacak. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü ve tarihçi Erhan Afyoncu, Emrah Safa Gürkan, Kemal Sayar, Şermin Yaşar, Merve Gülcemal, Saliha Erdim, Nurullah Genç, Tarık Tufan, Dilek Cesur, İsmail Kara, Cihat Yaycı, Mert Arık, Yavuz Dizdar, Fatih Duman, Oytun Erbaş, Uğur Batı, Acar Baltaş, Beyhan Budak, gazeteciler; Turgay Güler, Zafer Şahin, Fulya Öztürk, Mete Yarar, Nedim Şener, Hakan Çelik gibi isimler Kitap Fuarı’nın konukları arasında yer alacak. Bu kapsamda yazarlar, söyleşilerinin ardından Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki imza alanlarında okurları için kitaplarını imzalayacak. YABANCI YAZARLAR KOCAELİ KİTAP FUARI’NDA OLACAK Dünyada çok okunan, eser ve fikirleriyle öne çıkan yabancı yazarlar da fuarda okurlarıyla buluşacak. Temel araştırma alanı “Akdeniz Dünyası” ve çevresi olan ve çalışmalarıyla tarihe ışık tutan Roger Crowley bu yılki fuarın en önemli yabancı yazarları arasında yer alacak. Titiz araştırmalara dayanan sürükleyici tarih kitaplarıyla ün kazanan yazarı Türk okurları, “Constantinople: The Last Great Siege /1453” (Türkiye’de Son Büyük Kuşatma) adlı eseri ile tanıyor. Roger Crowley, Kocaeli Kitap Fuarı’nın ilk günü olan “Geçmişi Anlatmak: Tarih Nerede Biter, Hikâye Nerede Başlar?” konulu bir söyleşi gerçekleştirecek. Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’ndaki söyleşi 3 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te başlayacak. EDEBİYATIN GÜCÜYLE FİLİSTİN UNUTULMAYACAK “7 Ekim Gazze Özel Etkinliği” kapsamında “Kanıt Belgeselinin” gösterimi yapılacak. Belgesel, Gazze’de yaşananları belgeleyen gazetecilerin tanıklıklarını ve zorlu çalışma koşullarını aktaracak. Gösterimin ardından yabancı yazarlar Nour Alhila, Samir Atiye ile Peren Birsaygılı Mut bir söyleşi gerçekleştirecek. Belgesel, 7 Ekim Çarşamba günü saat 18.00’de Akçakoca Salonu’nda gösterilecek.

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız Haber

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu'na katılarak bir konuşma yaptı. Konuşmasında, gücü gücü yetene düzeninin ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurduğuna dikkat çekerek, BM 81. Genel Kurulu’nda Birleşmiş Milletler 81 Genel Kurulu’na hitabında bu soruna özellikle dikkat çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin'den, Yemen’e, Sudan'dan Somali’ye, Arakan'dan İran’a içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiğini kaydetti. “Gazze’de Lübnan’da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik” sözleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, masum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim şimdi bir kez daha söylüyorum; kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız."

Kurtulmuş: Meclis açılır açılmaz izleme komisyonu kurulacak Haber

Kurtulmuş: Meclis açılır açılmaz izleme komisyonu kurulacak

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” sürecinde Meclis’in yeni yasama yılında önemli bir rol üstleneceğini söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında Meclis’te kurulacak komisyona ilişkin, “Meclisin açılmasıyla birlikte bu süreçte önemli bir görev görecek olan izleme komisyonu hızlı bir şekilde kurulacak, yasanın kendisine yüklediği sorumluluğu yerine getirecektir.” dedi. Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlediği 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı’nda parlamento muhabirleriyle bir araya geldi. Toplantıda yasama faaliyetleri, komisyon çalışmaları, parlamenter diplomasi ve gündemdeki siyasi başlıklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. “TBMM YOĞUN BİR ÇALIŞMA DÖNEMİ GEÇİRDİ” Kurtulmuş, 4. yasama yılında 571 kanun teklifinin milletvekilleri tarafından, bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerinin ise Cumhurbaşkanı tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulduğunu söyledi. Genel Kurul ve komisyonlardaki çalışma temposuna dikkat çeken Kurtulmuş, Meclis’in dünyanın en yoğun çalışan parlamentoları arasında yer aldığını vurguladı. Bu dönemde 36 kanunun kabul edildiğini, 41 TBMM kararı alındığını belirten Kurtulmuş, Genel Kurul’da 125 birleşimde 929 saat 21 dakika, ihtisas ve Meclis araştırma komisyonlarında ise 901 saat çalışma yapıldığını aktardı. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ VE KOMİSYON VURGUSU Kurtulmuş, bu yasama yılının en önemli başlıklarından birinin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olduğunu ifade etti. Komisyonun 21 toplantı yaptığını, 51 üyeden oluştuğunu ve TBMM’deki 11 siyasi partinin sürece katıldığını hatırlattı. Komisyon çalışmalarında 90 saati aşan müzakere yürütüldüğünü ve 4 bin 318 sayfa tutanak tutulduğunu belirten Kurtulmuş, raporun Türkiye demokrasisi açısından önemli bir belge olduğunu söyledi. Kurtulmuş, komisyon raporunun ardından Genel Kurul’da kabul edilen kanunla sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini kaydetti. Sürece ilişkin olarak Meclis’te kurulacak izleme komisyonunun görevine değinen Kurtulmuş, komisyonun daha fonksiyonel bir yapıda olacağını ve yürütülen süreci takip edeceğini ifade etti. “ÜÇ EMNİYET SİBOBU” VURGUSU Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin çıkarılan yasada üç güvence bulunduğunu belirterek bunların; örgütün silah bırakma ve fesih sürecinin MGK tarafından tespiti, yürütme bünyesinde kurulan üst düzey kurul, TBMM çatısı altında oluşturulacak izleme komisyonu olduğunu söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin yeni, kapsayıcı, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu da dile getirdi. Kurtulmuş, İçtüzük, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve siyasi etik yasası için de değişim ihtiyacına dikkat çekti. PARLAMENTER DİPLOMASİ VE GAZZE MESAJI Kurtulmuş, TBMM’nin uluslararası alandaki faaliyetlerine de değinerek parlamenter diplomaside aktif rol üstlendiklerini söyledi. Filistin meselesine ilişkin TBMM’nin aldığı kararların devlet politikasına dönüştüğünü vurgulayan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına karşı Meclis’in net tutum sergilediğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını da değerlendiren Kurtulmuş, Erdoğan’ın hitabının hem Türkiye hem de dünya mazlumları açısından önemli ve tarihi olduğunu söyledi. ERKEN SEÇİM YORUMU Öte yandan erken seçim tartışmalarına ilişkin soruya da yanıt veren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Beklemiyorum” yanıtını verdi. Seçim yenileme kararının TBMM’nin yetkisinde olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, hukuki açıdan herhangi bir sorun bulunmadığını belirtti.

Kılıçdaroğlu’ndan Netanyahu’ya tepki! BM kürsüsü katliamların meşrulaştırılacağı alan değildir Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Netanyahu’ya tepki! BM kürsüsü katliamların meşrulaştırılacağı alan değildir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun BM’deki konuşmasına sert sözlerle karşılık vererek Filistin’e destek mesajı verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, BM kürsüsünün katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan olmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan ve 70 binden fazla masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalışan sözlerini sert ifadelerle eleştirdi. Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan dili ise “küstah” olarak nitelendirdi. “SALONU TERK EDEN HEYETLER TARİHİ BİR TEPKİ GÖSTERDİ” Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk etmesini tarihî bir yanıt olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, bu tavrın uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan anlayışa karşı önemli bir mesaj verdiğini söyledi. Netanyahu’nun boş kalan salona konuştuğunu belirten Kılıçdaroğlu, “İnsanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur” ifadelerini kullandı. “FİLİSTİN HALKININ YANINDAYIZ” Açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletinin BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin dış politikadaki temel ilkesinin “Yurtta barış, dünyada barış” olduğunu hatırlattı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisi olarak ezilen Filistin halkının, barışın ve adaletin yanında olduklarını belirterek, kalıcı çözümün 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti ve iki devletli çözümle sağlanabileceğini ifade etti. “FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Açıklamasını, “Filistin halkı yalnız değildir” sözleriyle tamamlayan Kılıçdaroğlu, katliamların failleri ile sessiz kalanların bir gün uluslararası adalet önünde hesap vereceğini söyledi. Birleşmiş Milletler kürsüsü, katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan değildir! İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu’nda; Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan, 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) September 25, 2026

Afrikalı lider BM'de isyan etti: "Yardım istemiyoruz" Haber

Afrikalı lider BM'de isyan etti: "Yardım istemiyoruz"

Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, BM 81. Genel Kurulu'nda Afrika'nın yardıma değil adil ortaklığa ihtiyacı olduğunu vurgulayarak Filistin Devleti'ne desteklerinin süreceğini bildirdi. EŞİT ORTAKLIK İSTEDİ Mahama, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap ederek Afrika'nın kalkınmasının finansmanında temel değişime ihtiyaç duyulduğunu ve kıtanın adil ortaklıklara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Sorunların kısa vadeli yardımlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Mahama, "Yenilik talep ediyoruz. Gelişmekte olan ekonomilerin beşerî sermayeye, sanayileşmeye ve iklim değişikliğine uyuma yatırım yapmasını sağlayacak uzun vadeli, uygun maliyetli, erişilebilir imtiyazlı finansmana ihtiyacımız var" dedi. Afrika'nın eşit bir ortak olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Mahama, "Afrika yardım istemiyor, karşılıklı saygıya dayalı eşit ortaklık istiyor" şeklinde konuştu. Doğal kaynakları, demografik yapısı, dünyanın en genç nüfusu ve en geniş tarım arazileriyle kıtanın küresel problemlerin çözümünde önemli bir ortak hâline geldiğini kaydetti. GANA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME VE FİLİSTİN'E DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK Sözlerinin devamında Gazze'ye değinen Mahama, uluslararası toplumun çatışmanın insani sonuçlarıyla yüzleşmesi ve sivillerin yaşadığı acıların diplomatik ifadelerle gölgelenmemesi gerektiğini söyledi. Yaşanan krizi eleştiren Mahama, "Bu güvenilirlik krizinin hiçbir yerde Gazze'de, Batı Şeria'da ve işgal altındaki topraklarda Filistin halkının devam eden zulme maruz kalmasından daha acı bir örneği yok. Uluslararası toplum, daha kaç sivilin hayatını kaybetmesinin ardından 'kararlı ahlaki otoritesini' kullanacak?" ifadelerini kullandı. Gazze'de binlerce çocuğun öldürüldüğünü belirten Mahama; toplu cezalandırma, zorla aç bırakma ve kitlesel yerinden etmenin uluslararası hukukun açık ihlalleri olduğunu vurguladı. Gana'nın Filistin Devleti'nin tanınmasına yönelik desteğini sürdüreceğini duyuran Mahama, İsrail ile Filistin'in barış ve güvenlik içinde bir arada yaşayabileceği, sınırların güvence altına alındığı müzakere edilmiş 2 devletli çözümü desteklediklerini aktardı.

İngiltere Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo koyacak Haber

İngiltere Yahudi yerleşimlerinde üretilen mallara ambargo koyacak

İngiltere'nin, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik bir ticaret ambargosu duyurması bekleniyor. Dışişleri Bakanı Ed Miliband'in ilerleyen saatlerde yaptırımları parlamentoda açıklaması öngörülüyor. ABD'nin İngiltere'nin kararına karşı çıkması muhtemel. İsrail tarafında ise şimdiden tepkiler yükseldi ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İngiltere büyükelçisinin sınırdışı edilmesi çağrısında bulundu. Görevdeki altıncı haftasını dolduran İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, geçen hafta İsrail politikasını yeniden şekillendirme niyetini belirtmişti. İngiltere'nin Batı Şeria yerleşimlerinden gelen mallar ile İsrail'de üretilen ürünler arasında nasıl bir ayrım yapacağına dair ayrıntılar belirsizliğini korurken, yıllık sekiz milyar doları aşkın ikili ticaret hacmi üzerindeki etkinin asgari düzeyde kalması bekleniyor. Temmuz ayından bu yana görevde olan İngiltere Başbakanı Andy Burnham, 7 Eylül Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde Ortadoğu konusunu ele aldı ve ofisinden yapılan açıklamaya göre "iki devletli çözümün önemini" vurguladı. Sorun İsrail'in Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesi. Miliband ve diğer Batılı siyasetçiler, bu projenin Filistinlilerin kendi devletleri için talep ettikleri toprakları böleceğini vurguluyor. İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim projesine beş batılı ülke dahil birçok ülkeden kınamaİngiltere: İsrail adım atmazsa, Eylül'de Filistin devletini tanıyacağız Birleşmiş Milletler ve İngiltere dahil çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerini yasadışı kabul kabul ediyor ve Batı Şeria'yı askeri işgal altındaki bir bölge olarak görüyor. İsrail ise Batı Şeria'nın işgal altında değil, statüsü tartışmalı bir bölge olduğunu savunuyor ve Yahudilerin bu topraklar üzerinde tarihi bir hak iddiası bulunduğunu öne sürüyor. İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri Ağustos ayında İsrail'in E1 yerleşim planlarını eleştirmiş, Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden ise yaptırımların arkasında bu gelişmelerin yattığını belirtmişti. McFadden, 8 Eylül Salı günü Times Radio'ya yaptığı açıklamada, "Tehlikenin daha acil bir hal almasının nedeni, son hafta ve aylarda genişleyen yerleşim faaliyetleri" dedi. İsrail Başbakanlık Ofisi ve Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili yorum taleplerine haber yayımlanana kadar yanıt vermedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu 27 Ekim'de yapılacak genel seçimlerde koltuğunu korumaya çalışıyor. Anketler, iktidar koalisyonunun birkaç sandalye kaybedebileceğini ve çoğunluğu sağlayamayabileceğini gösteriyor. Hangi Avrupa ülkeleri yerleşimlerden gelen ürünleri yasakladı? İspanya, İrlanda ve Hollanda, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatını yasakladı ama bu yasakların tamamı henüz yürürlüğe girmedi. McFadden, İsrail'in İngiltere için önemli bir ticaret ortağı olmaya devam edeceğini ve tüm İsrail mallarına yönelik bir boykot uygulanmayacağını belirtti. Yerleşim yerlerinden gelen mallar ağırlıklı olarak taze tarım ürünleri ve şaraptan oluşuyor. İsrail'in toplam ticaret hacminin yalnızca çok küçük bir kısmını teşkil ediyor. Diplomatlar, İsrail'den gelen bazı malların menşei belirtilmeksizin yerleşim birimlerinden elde edilen ürünleri içerebilmesi nedeniyle, bir ithalat yasağının uygulanmasının zor olabileceğini ifade ediyor.

İsrail'in Gazze'deki saldırılarında dört kişi öldü, hastane malzeme deposu vuruldu Haber

İsrail'in Gazze'deki saldırılarında dört kişi öldü, hastane malzeme deposu vuruldu

Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarının tırmanmasıyla birlikte can kayıplarının arttığını ve enkaz altında kalan kurbanların sayısının yükseldiğini bildirdi. İsrail'in Gazze genelinde düzenlediği saldırılarda en az dört kişi öldü, ayrıca Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir hastane yerleşkesi içindeki tıbbi malzeme deposuna düzenlenen saldırıda çok sayıda kişi yaralandı. İsrail'in insansız hava aracıyla düzenlediği saldırı, Cumartesi günü Deyr el-Belah'taki El-Aksa Şehitleri Hastanesi kompleksinde tıbbi malzeme deposu olarak kullanılan bir çadırı hedef aldı ve hastane müdürünün açıklamasına göre üç kişi yaralandı. Önerilen Hikayeler3 maddelik liste3 maddelik listenin 1.siGazze'deki cankurtarıcılar, ellerinde düdüklerle yüzücüleri kurtarmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.3 listenin 2.siİsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda, aynı aileden üç kişi de dahil olmak üzere beş kişi öldü.3/3 listesiİsrail'in tehdidi üzerine Gazze'deki çocuklar uçurtma uçurmaktan korkuyor.listenin sonu İsrail ordusu, El-Aksa Hastanesi yerleşkesi içindeki bir hedefi vurduğunu doğruladı ve kanıt sunmadan bir Hamas komutanının vurulduğunu iddia etti. Tıbbi yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), "El-Aksa Hastanesi yerleşkesi içinde bir İsrail hava saldırısı olduğuna dair haberlerden dehşete düştüğünü" belirterek, saldırının aynı komplekse düzenlenen ve tıbbi malzeme depolarını tahrip eden bir başka saldırıdan sadece bir ay sonra gerçekleştiğini ekledi. MSF, X platformunda yaptığı açıklamada, "İsrail güçlerinin rutin olarak hastaneleri hedef aldığı bir dönemde, tüm tarafların tıbbi tesislerin tarafsızlığına ve korunmasına saygı duyması ve bunu sürdürmesi son derece önemlidir" dedi. Ayrı bir olayda, Cumartesi günü İsrail'e ait bir insansız hava aracı Gazze şehrinin Tal el-Hava mahallesinde bir elektrikli bisiklete saldırdı, iki kişi öldü ve diğerleri yaralandı. Filistin haber ajansı Wafa'nın bildirdiğine göre, yaralılar Kudüs Sahra Hastanesine kaldırıldı. Filistin'in güneyindeki Han Yunus kentinde bir grup Filistinliye düzenlenen bir başka saldırıda bir kişi öldü, aralarında ağır yaralıların da bulunduğu birçok kişi yaralandı. Yaralılar Nasır Hastanesi'ne kaldırıldı. Günün erken saatlerinde, Deyr el-Belah'ın doğusundaki el-Musaddar köyünde İsrail'in açtığı ateş sonucu bir Filistinli öldürüldü. Hastane yetkililerine göre, İsrail'e ait bir dört pervaneli insansız hava aracı da Gazze'nin kuzeyindeki Kamal Adwan Hastanesi yakınlarına patlayıcı bir düzenek bıraktı. İsrail, sözde "ateşkes"e rağmen son günlerde Gazze Şeridi genelinde saldırılarını artırdı . İlgi alanlarınıza göre anında uyarılar ve güncellemeler alın. Önemli olaylar yaşandığında ilk siz haberdar olun.Evet, beni gelişmelerden haberdar edin. Cumartesi sabahı Gazze Sağlık Bakanlığı, 48 saat içinde toplam 10 ceset aldıklarını bildirdi; bunlardan dokuzu yeni ölenler, biri ise enkaz altından çıkarılanlar. Ayrıca 18 yaralı olduğu belirtildi. Açıklamada, diğer kurbanların yıkılan binaların altında veya ambulans ve sivil savunma ekiplerinin ulaşamadığı yollarda mahsur kaldığı belirtildi. Bakanlık, İsrail ile Hamas arasında geçen yıl Ekim ayında yürürlüğe giren "ateşkes"ten bu yana İsrail saldırılarında 1.313 Filistinlinin öldürüldüğünü açıkladı. Bu arada, Filistin Kayıp ve Zorla Kaybedilen Kişiler Merkezi'nin Cumartesi günü yaptığı açıklamaya göre, 4.000 ila 5.000 Filistinli hala kayıp ve Gazze'deki enkaz altında oldukları düşünülüyor. Açıklamada, İsrail'in soykırım savaşı sırasında Gazze'de 2.500 ila 3.000 kişinin zorla kaybettirilmiş olabileceği belirtildi. Merkezin tahmini, 317 vakadan oluşan bir örneklem üzerinde yapılan analitik bir çalışmaya dayanıyor ve bulguların, zorla kaybetmelerin daha geniş bir örüntüsünün olasılığını araştırmak için bir soruşturmayı gerektiren göstergeler ortaya koyduğunu belirtti. İncelenen 317 vakadan 302'si (%95,27) erkek, 15'i ise kadındı. Örneklemde 41 çocuk ve 60 yaş ve üzeri 17 kişi yer alıyordu. İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı savaştan bu yana Gazze'de 73.000'den fazla Filistinli öldürüldü ve çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 174.000'den fazla kişi yaralandı.

Erdoğan : Türkiye’nin dış politikasına rota çizilemez Haber

Erdoğan : Türkiye’nin dış politikasına rota çizilemez

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Terörsüz Türkiye” hedefinden bölgesel barışa, dış politikadan medya kuruluşlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler” dedi. BİTLİS (İGFA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine dikkat çekerek, siyasi tartışmaların Türkiye’yi uzun yıllardır meşgul eden terör sorununun çözümüne yönelik çabalara gölge düşürmemesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, söz konusu sürecin yalnızca iktidar ve ittifakın meselesi olmadığını belirterek, “Bu mesele, bir devlet meselesidir; 86 milyonun ortak meselesidir” ifadelerini kullandı. Medya kuruluşları ve gazetecilere de çağrıda bulunan Erdoğan, daha fazla reyting ve etkileşim amacıyla hayati bir konunun tartışmalı hale getirilmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda (#MalazgirtZaferi) bulundu: "Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.… pic.twitter.com/dzYU9pIAE7 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 25, 2026 “TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINI SADECE TÜRK MİLLETİ BELİRLER” “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” vizyonunun yanı sıra Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarı önceleyen dış politikasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki tüm toplumlar için barış ve kalkınma istediğini belirtti. Son dönemde kendisine ve Türkiye’ye yönelik kampanyaları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları bölgedeki bazı planların bozulmasının oluşturduğu tepkinin yansıması olarak nitelendirdi. “Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dost ve kardeş ülkeleri desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti. Bölgesel barış için mücadeleden geri adım atmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler; milletten başka hiçbir aktör Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” dedi. “BÖLGEMİZİN TAMAMINDA BARIŞ İSTİYORUZ” Türkiye’nin bölge politikasının temelinde barış, adalet, istikrar ve huzurun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gizli bir ajanda veya niyetlerinin olmadığını söyledi. Türkiye’nin hedefinin çevresinde bir “sulh iklimi” oluşturmak ve bölgenin her karışında adalet, güvenlik ve refahı tesis etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, Irak, Lübnan ve Filistin’in yanı sıra Körfez, Afrika, Balkanlar ve Kafkasya’ya kadar uzanan geniş coğrafyaya dikkat çekerek, Türkiye’nin bu bölgelerde tarihi ve kültürel bağların güçlendirilmesi için çalıştığını söyledi. Erdoğan, açıklamasını Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirterek tamamladı.

İsrail'in kısıtlamaları nedeniyle Gazze'deki kanser hastalarının ölüm oranı sürekli artıyor Haber

İsrail'in kısıtlamaları nedeniyle Gazze'deki kanser hastalarının ölüm oranı sürekli artıyor

Gazze'deki doktorlar, İsrail'in bölgedeki tek uzmanlaşmış tedavi merkezini yıktıktan sonra birçok kişinin tedavi için seyahat etmesini engellemesi nedeniyle, Gazze'deki kanser hastalarının ölüm oranının savaştan önceki döneme göre iki ila üç kat arttığını söyledi. KAHİRE/GAZZA, 13 Ağustos (Reuters) - İsrail, geçen yıl, askerlerinin altında Hamas militanları tarafından kullanılan bir tünel bulduğunu söyleyerek Gazze'deki özel kanser hastanesini havaya uçurdu. Bu da, Gazze'de kanser hastası olan yaklaşık 17.000 kişinin kemoterapi veya diğer ileri tedaviler için yerel bir seçeneğinin kalmadığı anlamına geliyor. Filistinlilerin çok azı tedavi için seyahat etmeyi karşılayabiliyor ve bunu yapabilenler de İsrail kısıtlamalarıyla karşılaşıyor. İsrail ve Hamas arasında 2025 yılında imzalanan ve serbest giriş çıkışları gerektiren ateşkes anlaşmasına rağmen, ordu Mısır'a günlük geçişlere sıkı sınırlamalar getiriyor.Konuyla ilgili yorum istenmesi üzerine, Gazze'ye erişimi kontrol eden İsrail askeri kurumu COGAT, tıbbi tahliyeleri Dünya Sağlık Örgütü ile koordine ettiklerini söyledi. COGAT'a göre, Gazzelilerin ayrılabilmesi için, kabul eden ülkeden geçerli bir talep almaları ve "gerekli güvenlik taramasından" geçmeleri gerekiyor.DSÖ, yorum talebine hemen yanıt vermedi.ZAMANA KARŞI YARIŞİki çocuk annesi Filistinli Khuloud Abu Sahmoud, ileri evre yumurtalık kanseriyle mücadele ederken, yurtdışında tedavi bekleme süreci kanserinin yayılmasıyla birlikte zamana karşı bir yarışa dönüştü. "Hastalığım her geçen gün ilerliyor ve durumum çok vahim. Tırnaklarımın hepsi döküldü, hiç kalmadı. Sadece ölmeyi bekliyorum."33 yaşındaki Abu Sahmoud, geçen Ekim ayında ateşkesin sağlanmasından bu yana Mısır'da veya daha uzak bir yerde tedavi görmek için Gazze'den ayrılmayı beklediğini söyledi. Bu süre zarfında kanserin akciğerlerine ve kemiklerine yayıldığını belirtti.COGAT, İsrail'in Şubat ayında 2023'te başlayan savaş sırasında büyük ölçüde kapalı olan Refah sınır kapısının sınırlı bir şekilde yeniden açılmasına onay vermesinden bu yana, tıbbi tedaviye ihtiyaç duyan yaklaşık 5.800 Gazalının Mısır'a gittiğini söyledi.COGAT'tan yapılan açıklamada, "Tıbbi tahliyeler hiçbir şekilde İsrail Devleti tarafından kısıtlanmamakta, tamamen kabul eden ülkenin talebine bağlıdır; resmi bir talep olmadan COGAT, bir hastanın ayrılışını koordine edemez" denildi.Filistinli sağlık yetkilileri, Rafah'ın yeniden açılmasından bu yana hastalar da dahil olmak üzere 11.000 kişinin buradan geçtiğini, bu sayının ateşkes anlaşması kapsamında beklenen sayının yarısından az olduğunu söyledi. Yerinden edilmiş Filistinli kanser hastası Khuloud Abu Sahmoud, 33, 8 Ağustos 2026'da Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta sığındığı UNRWA okulunda çocuklarıyla birlikte oturuyor. Yetkililer, aralarında 5.000 kanser hastasının da bulunduğu 20.000 hastanın daha yurtdışında tedavi için kayıtlı olduğunu ancak henüz ayrılmalarına izin verilmediğini söyledi. ZEHİRLİ KİMYASAL MARUZİYET Ateşkes büyük çaplı çatışmaları sona erdirdi ancak İsrail güçleri Gazze'nin yarısından fazlasının kontrolünü elinde tuttu ve bu kontrol daha sonra yaklaşık üçte ikiye kadar genişledi. Gazze'nin 2 milyondan fazla insanının neredeyse tamamı, çoğunlukla derme çatma çadırlarda veya hasarlı binalardaki barınaklarda, Hamas'ın kontrolündeki kıyı şeridinde yaşıyor. Reuters'ın yaptığı bir araştırmaya göre, savaştan önce yerel sağlık hizmetleri, yurtdışından gelen yatırımlar ve yerel doktorların azmi sayesinde ilerleme kaydetmişti. Ancak doktorların belirttiğine göre, Gazze'deki hastanelerin çoğu savaşta yıkıldı veya hasar gördü ve faaliyette kalan hastanelerden de kanser tedavisi ve teşhis hizmetleri için gerekli olanlar da dahil olmak üzere temel tıbbi malzemelerin %70'e varan kısmı çalındı. Savaş sırasında İsrail tarafından öldürülenler arasında, Mart 2025'te İsrail kontrolündeki bir yıkımla yerle bir edilen Türk-Filistin Dostluk Hastanesi'nde çalışan kanser uzmanları da dahil olmak üzere, onlarca yüksek nitelikli uzman bulunuyordu.Gazze'nin en büyük hastanesi El Şifa'nın başhekimi Muhammed Ebu Selmia, "Hastaların hayatlarını kurtarmak için ihtiyaç duydukları kemoterapiyi alamamaları nedeniyle günde üç ila beş arasında değişen önemli sayıda ölüm kaydediyoruz" dedi. Filistinli cerrah ve Türk-Filistin Dostluk Hastanesi başhekimi Sobhi Skaik, savaştan önce günlük ölüm oranının bir ila iki civarında olduğunu söyledi. Savaş öncesi bazı istatistiklere göre bu rakam günde yaklaşık 1,7 civarında. Ölüm oranlarındaki artışın çoğunlukla yerel tedavi eksikliğinden ve sınır kısıtlamalarından kaynaklandığını söyledi. Ancak aynı zamanda, Gazze'ye atılan İsrail patlayıcılarından kaynaklanan zehirli maddelerin varlığı nedeniyle kanserin daha hızlı yayılıyor olabileceğini de belirtti. Skaik'in belirttiğine göre, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın güney İsrail'e yönelik saldırılarının ardından savaş başlamadan önce Gazze'de yaklaşık 11.000 kayıtlı kanser hastası bulunuyordu; bu saldırılardan sonra kayıtlar büyük ölçüde durdu. Tahminine göre o zamandan beri Gazzalıların yaklaşık 6.000'i daha kansere yakalanmış olabilir. Skaik, "Bazı kişiler erken teşhis edilirse tedavi edilebilir, ancak çadırların arasında hasta, habersiz ve yardımsız dolaşıyorlar" dedi. Kahire'den Nidal al-Mughrabi, Gazze'den Dawoud Abu Alkas ve Haseeb Alwazeer'in haberleri; Rami Ayyub ve Alex Richardson tarafından düzenlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.