Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Etkin Pişmanlık

bursaarena.com.tr - Etkin Pişmanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etkin Pişmanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında 81. gün: Tutuksuz savunmaları sürüyor Haber

İBB davasında 81. gün: Tutuksuz savunmaları sürüyor

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası 81'inci gününde devam ediyor. Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda 81'inci gününde sürüyor. Dün sabah 11.30'da başlayan duruşma akşam 22.00'da sona ererken 27 kişinin savunma yapmasıyla 325 kişilik tutuksuz sanık listesinden geriye, savunma yapmayan 156 kişi kaldı. İBB Davası'nı, Cumhuriyet yerinde izliyor. İşte Silivri'de anbean yaşananlar... 11.35 | DURUŞMA BAŞLADI Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından duruşma, Avrupa Yakası Zabıta Şube Müdürlüğü'nde Reklam İlan Denetim Zabıta Amiri olarak görev yapan Selçuk Alanyurt'un savunmasıyla başladı. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor. İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. BİRLEŞEN DOSYA Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

Görevden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı Haber

Görevden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı

Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında tutuklu bulunan ve görevden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı verildi. Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, müvekkilinin 14 ay sonra özgürlüğüne kavuşacağını açıkladı. İSTANBUL (İGFA) - Aziz İhsan Aktaş davasında Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı verildi. Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, yaptığı açıklamada, “Müvekkilimiz Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında tahliye kararı verildi. 14 ay sonunda bugün özgürlüğüne, ailesine ve sevdiklerine kavuşacak” ifadelerini kullandı. Hatırlanacağı gibi Çaykara, “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” soruşturması kapsamında yürütülen süreçte, Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiği ikinci ifadenin ardından gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında Çaykara ile birlikte bazı belediye başkanları ve eski bir milletvekili hakkında da işlem yapılmıştı. Aziz İhsan Aktaş iddianamesinde, Çaykara hakkında rüşvet suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tutukluluk inceleme ara kararında verdiği karar ile tutukluluk süresi, sağlık durumuna ilişkin değerlendirmeler ve yargılama sürecindeki koşulları dikkate alarak Çaykara'nın başka bir suçtan tutuklu ya da hükümlü olmaması halinde serbest bırakılmasını hükmetti. Söz konusu mahkeme, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile birlikte Seyhan Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Özcan Zenger'in de serbest bırakılmasını kararlaştırdı.

Üsküdar Belediyesi soruşturmasında müteahhit iddiası: Yaklaşık 1 milyon doları, parça parça 'çikolata kutusuna benzer bir kutuda otoparkta ve belediyede' elden teslim ettim Haber

Üsküdar Belediyesi soruşturmasında müteahhit iddiası: Yaklaşık 1 milyon doları, parça parça 'çikolata kutusuna benzer bir kutuda otoparkta ve belediyede' elden teslim ettim

Üsküdar Belediyesi'ne "Rüşvet ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme" suçlamalarıyla düzenlenen operasyonun soruşturmasında, 'etkin pişmanlık' kapsamında ifade veren bir müteahhitin iddiaları da yer aldı. Müteahhit, yaklaşık 1 milyon doları, parça parça 'çikolata kutusuna benzer bir kutuda otoparkta ve belediyede' elden teslim ettiğini öne sürdü. Müteahhit, "usulsüz iskan ruhsatı karşılığında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Danışmanı U.M.'ye belediyedeki makam odasında 860 bin dolar rüşvet teslim ettiğini" iddia etti. Üsküdar Belediyesi'ne "rüşvet" ve "suç örgütü kurma, yönetme" operasyonu: Başkan Sinem Dedetaş dahil 6 kişi gözaltında Üsküdar Belediyesi'ne "Rüşvet ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme" suçlamalarıyla operasyon düzenlendi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturmada, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü, Belediye Başkanı Özel Kalemi Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik, İş Takipçisi Adem Altıntaş, müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan gözaltına alındı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada; soruşturmanın yapı ruhsatı ile iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptığı yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlıktan yararlananların ifadeleri üzerine başlatıldığı bildirildi. Başsavcılığın açıklamasında, "yapı ruhsatı verilmesinde yetkisi bulunmayan Kent A.Ş. görevlilerinin, kriptolu haberleşme uygulaması üzerinden oluşturulan iletişim ağıyla ada-parsel bazlı renklendirmeler içeren tablolar hazırlayarak belediye personelini yönlendirdiği ve ruhsat sürecini koordine ettiği" öne sürüldü. Açıklamada, Kent A.Ş. ile müteahhitler arasında toplam bedeli 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 TL olan çok sayıda 'danışmanlık hizmeti' sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda bugüne kadar 361 milyon 392 bin 264 TL tahsil edildiğinin MASAK verileri ve diğer delillerle tespit edildiği belirtildi. Başsavcılık açıklamasında, Üsküdar "Belediyesi iştiraklerinden Kent A.Ş. görevlilerinin, herhangi bir resmi yetkileri bulunmamasına rağmen kriptolu ve kapalı devre elektronik posta sistemi üzerinden oluşturulan iletişim ağıyla ada ve parsel bazında hazırlanan tablolar aracılığıyla belediye personeline talimat verdiğinin ve yapı ruhsatı süreçlerini fiilen koordine ettiğinin tespit edildiği" öne sürüldü. Açıklamada, MASAK verilerine göre Kent A.Ş. ile çeşitli müteahhit firmalar arasında toplam 1 milyar 78 milyon 870 bin 833 lira bedelli çok sayıda "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı ifade edildi. Bu sözleşmeler kapsamında şimdiye kadar 361 milyon 392 bin 264 liranın, yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden baskı yoluyla temin edildiğinin mağdur beyanları ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü raporlarıyla tespit edildiği öne sürüldü. Mülkiye Müfettişliği raporundaki detaylar Başsavcılık açıklamasında, "İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan tevdi raporunda da Üsküdar Belediyesi ile Kent A.Ş. arasında belediye iştiraki olmanın ötesinde organik bağ kurulduğu, müteahhitlerin ruhsat alabilmek için Kent A.Ş. ile sözleşme imzalamaya zorlandıkları ve bu yöntemle gayriresmi gelir elde edildiği yönünde tespitlere yer verildiği" aktarıldı. Raporda, "Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın işlemlerin gecikmesinde etkili olduğu, müteahhitler üzerinde baskı algısı oluşturulmasına katkı sunduğu ve eylemlerinin irtikap suçunu oluşturduğu yönünde değerlendirmelerde bulunulduğu" belirtildi. Müteahhitten "iskan ruhsatı karşılığı rüşvet" iddiası Başsavcılık açıklamasında ayrıca, iskan ruhsatı verilmesinden sorumlu birimin Yapı Kontrol Müdürlüğü olmasına rağmen Kent A.Ş. Genel Müdürü N.A. başkanlığında toplantılar yapıldığı, her bir inşaat için mevzuata aykırılık durumuna göre müteahhitlerden talep edilecek menfaat miktarının belirlendiği iddia edildi. Açıklamaya göre, elde edilen paraların bir bölümünün belediye içerisindeki görevlilere dağıtıldığı; bir kısmının ise Belediye Başkanı'nın özel kaleminin ihtiyaçları doğrultusunda Kent A.Ş. Genel Müdürü'ne teslim edildiği öne sürüldü. "Toplam inşaat hacmi yüksek projelerde ise Belediye Başkanı'nın danışmanı U.M. ile Kent A.Ş. Genel Müdürü N.A. koordinasyonunda müteahhitlerden döviz cinsinden rüşvet alındığı, buna karşılık mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatlarının verildiği yönündeki iddiaların HTS kayıtları, baz verileri ve etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şüphelilerin beyanlarıyla desteklendiği" ifadeleri yer aldı. Soruşturma çerçevesinde 'etkin pişmanlık' hükümlerinden yararlanan bir müteahhitin verdiği ifadede; "usulsüz iskan ruhsatı karşılığında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Danışmanı U.M.'ye belediyedeki makam odasında 860 bin dolar rüşvet teslim edildiğini söylediği ve eylemin baz kayıtları ile de teyit edildiği" öne sürüldü. "Makam odasında 600-700 bin dolar verdim" Soruşturma kapsamında verilen ifadede şunlar aktarıldı: "N.A.'nın belediyedeki odasında inşaatın iskan ruhsatı almak istediğine dair görüşmeyi yüz yüze gerçekleştirdim. N. A. bir kağıda sadece iskan ruhsatı için talep edilecek rakamı yazdı ve bana 'Seni arayacaklar' diye söyledi. Kağıtta yanlış hatırlamıyorsam 25 milyon ya da 30 milyon TL miktar yazmaktaydı. Ben N.A.'nın yanından ayrıldıktan sonra beni o firmanın proje mimarı olan kişi aradı. Kendileriyle iskan ruhsatı meselesi için Nakkaştepe'de bulunan Nakkaş Kebap'ta buluşmak üzere randevulaştık. Nakkaş Kebap'ta ben kağıtta yazan miktarı inşaatlarının iskan ruhsatı için talep edilen miktar olduğunu söyledim. O yapının yapmış olduğu inşaatın ada ve parsel bilgilerini bilmiyorum ancak söz konusu inşaatın Üsküdar İlçesi Kirazlıtepe mevkiinde olduğunu biliyorum. Ben kağıttaki rakamı kendilerine ilettim. Kendileri de teklifimi kabul ettiler. Sonrasında o zamanın talep edilen 25-30 milyon TL'nin karşılığı olacak şekilde 700-800 bin Amerikan dolarını bana iki parça halinde elden teslim ettiler. Bana parayı Nakkaş Kebap'ta buluştuğumuzdaki sakallı, ismini bilmediğim ancak görsem tanıyabileceğim şahıs teslim etti. Yaklaşık 300 küsur bin doları tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte Üsküdar Belediyesi'nin otoparkında çikolata kutusuna benzer, karton kutunun içerisinde teslim etti. Kalan tutarı yine tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte Kısıklı mevkiinden Ümraniye istikametine giderken sol tarafta kalan Çamlıca Şehit Onur Ensar Ayanoğlu İlkokulu yanındaki otoparkta spor çanta ile teslim etti. Ben teslim edilen 700-800 bin dolardan U.M.'nin 'İhtiyacın kadar al' demesi üzerine yaklaşık 50-100 bin doları kendime aldım. Kalan 600-700 bin doları parça parça halinde Üsküdar Belediyesi'ndeki makam odasında U.M.'ye elden teslim ettim."

Alper Çelik: Haluk Levent bahislerini benim hesaplarım üzerinden oynuyordu Haber

Alper Çelik: Haluk Levent bahislerini benim hesaplarım üzerinden oynuyordu

Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada tutuklanan Alper Çelik, etkin pişmanlıktan yararlanmak istedi. Çelik, ifadesinde Haluk Levent'in banka hesapları blokeli olduğu için kendi hesaplarını kullandığını ve bahis işlemlerinin de bu hesaplar üzerinden yapıldığını söyledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında noterde işlem yaparken gözaltına alınan ve çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanan derneğin kurucularından Alper Çelik'in emniyetteki ifadesine ulaşıldı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebiyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ifade veren Çelik, müzisyen olduğunu ve reklam işleri yaptığını, aylık gelirinin 30 bin lira olduğunu beyan etti. Sigortasının Artar Prodüksiyon tarafından yatırıldığını, 20 yıla yakındır Haluk Levent'in yanında işlerine yardımcı olduğunu, bu nedenle Levent'ten sabit bir maaş almasa da konser dönemlerinde harçlık aldığını kaydeden Çelik, 4 bankada hesabı ve kredi kartı olduğunu söyledi. Çelik, Levent'in banka hesapları blokeli olduğu için kendisine ait banka hesaplarını kullanımına verdiğini ifade etti. Önceden bahis oynadığını, bahis sitelerindeki farklı kullanıcı adlarıyla bulunan hesaplarıyla Levent'in de bahis oynadığını aktaran Çelik, "Haluk Levent bana, ben de bahis sitesinin hesabına parayı gönderirdim, kendisi oynardı. Sıklıkla bana da söyler, ben parayı yatırır, Levent'in söylediği maçlara bahis oynardım" dedi. Çelik, derneğin kurucusunun Haluk Levent olduğunu, kendisini araması üzerine derneğin kuruluş sürecinde yer aldığını ve 2021 yılında dernekten ayrıldığını iddia etti. "Bahis sitelerinde benim hesaplarım üzerinden oynamaktadır" Levent ile aralarında ağabey kardeş ilişkisi olduğunu dile getiren Çelik, "Kendisinin işi olduğu zamanlarda yaparım. Benim hesaplarımı kullanmaktadır. Ödemelerini benim hesaplarımla yapmaktadır. Çoğu bahis sitelerinde de benim hesaplarım üzerinden oynamaktadır" ifadelerini kullandı. Çelik, tutuklu şüpheli Zafer Yay tarafından kendi hesabına 1359 işlemde toplam 138 milyon 593 bin 208 lira para girişi, kendisinin hesabından Yay'a 213 işlemde 24 milyon 352 bin 763 lira para çıkışı yapılmasının sorulması üzerine, "Bu transferler Levent'in talimatıyla yapılmıştır. Bu paralar genelde bahis, borsa veya borç ödemelerine gidiyordu" beyanında bulundu. Levent'in asistanı tutuklu şüpheli Yeliz Kaya ve diğer bazı kişilerle aralarındaki yüklü miktarda para trafiğini de benzer sözlerle açıklayan Çelik, hesaplarında kendi mali profilinin çok üzerindeki işlemleri açıklamasının istenmesi üzerine, "Bu paralar Haluk Levent talimatıyla gelmiştir ve gitmiştir. Özellikle Ahbap borç vesaire yazılanlar gibi bunlar benim de dikkatimi çekmiştir. Kendisine bunu sorduğumda 'Bunlar benim tanıdığım, arkadaşlarımdan aldığım borç paralardır, geri iadesi yapılmıştır.' demiştir. Bu paralarla ödemeler, bahis, borsa ve kumar oynamıştır" şeklinde savunma yaptı. Elektronik Şans Oyunları ve Yayıncılık AŞ isimli firmadan hesabına 1894 işlemde 89 milyon 90 bin 663 lira ödeme yapıldığı, kendisinin hesabından ise 6 bin 126 işlemde toplam 279 milyon 367 bin 817 lira gönderildiği, 190 milyon 270 bin liralık kupon yapıp kaybettiğinin tespit edildiği aktarılarak, bu bahislerdeki paranın kaynağını açıklaması istenen Çelik, "Bu paraları Levent borç alarak oynadığını söylemiştir. Parayı yatırmayı Levent'in talimatıyla yaptım, oynanan bahislerin hepsi Levent'e aittir" dedi. Hesaplarından, Merit Kıbrıs Turizm Limited firma hesaplarına 9 işlemde 3 milyon 47 bin 567 lira para çıkışı yapılmasına ilişkin ise Çelik "Levent, Kıbrıs'a gittiği zaman benden bu hesaba para yatırmamı isterdi, yatırırdım. Niçin yatırdığım konusunda bilgim yoktur" savunmasını yaptı. "Beni maddi manevi olarak mağdur etmiştir" Çelik, ifadesinde şunları kaydetti: "Bu konuda çok mağdur oldum. 20 yıldır Levent'in yanındayım ve tanırım. Anksiyete ve depresyon ilaçları kullanmamın sebebi olanlardan biridir. Çünkü alacaklıları ona ulaşamadıkları zaman beni ararlardı, onların baskı ve zorlamalarına maruz kalırdım. Hatta bir gün borç alışverişi üzerinden başkaları tarafından darbedilmiştim. Bu kadar şey insanın canını acıtıyor. Her seferinde 'Size yardımcı olacağım, hayatınızı kuracağım.' denilerek bekletildim. Levent'in borçlarının kumar yüzünden olduğunu düşünüyorum. Beni 1-2 kez Kapalıçarşı'ya gönderdi, bir dükkandan isimlerini hatırlamadığım kişilerin adını verdim, onlar da konuya hakim oldukları için döviz veya nakit veriyorlardı. Ben de bu parayı hesaba atıyordum, paranın bir kısmını borsaya, bir kısmını bahse yatırıyordum. Kalan paraları da ödemeleri için kullanıyordum. Telefonumun şifresini emniyete verdim. 1 ay içinde Levent beni arayarak telefonumu ve numaramı değiştirmemi istemişti. İlk başta korktum ne yapacağımı bilemedim, çevrem beni uyarıp 'Sen doğrusunu yap.' dediler. Beni maddi manevi olarak mağdur etmiştir, suçsuzum." Çelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde ise banka işlemleri için sürekli Levent'ten talimat aldığını ileri sürerek, "Bana genellikle 'Şu maçlara kupon yap.' diye yazıyordu. Ben de dediği şekilde oynuyordum. Bazen kendisi Nesine hesabıma girip oynardı ama uğraşmak istemediği için hep bana söylerdi. Gerçekten de söylendiği miktarlar kadar para kaybettik" diye konuştu. Ahbap Derneğinin işleyişi bilmediğini savunan Çelik, "Oradaki para çıkışlarını, bunun şartlarını bilmem mümkün değildir. Haluk Levent'in, derneğin hesaplarını kendisinin kullanıp kullanmadığını da bilmiyorum. Sadece bu borsa ve bahis oyunları konusunda kendisine paraların dernek parası olup olmadığını sormuştum. Bana asla böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, arkadaşlarından aldığı borçlarla borsa ve bahis oynadığını, ayrıca hesaplardaki işlemlerin kendi hesabına yapıldığını bankalara bildirdiğini ve hiçbir sorun olmayacağını söyledi. Bu şekilde 2-3 ay öncesine kadar benim hesaplarımı kullanmaya devam etti. Ben bile kendisine borç vermiştim, kendisinden alacaklıyım. Dernekle alakalı ne bir bilgim ne de bir dahilim yoktur. Kolluk aşamasında da ifade ettim, etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum" diye savunma yaptı. Çelik, derneğin depolarında çürüyen bazı mallar olduğunu ve gerekli yerlere ulaştırılmadığını da ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.