Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyon

bursaarena.com.tr - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜİK'in enflasyon oranına göre, emekli maaşları zam oranları belli oldu Haber

TÜİK'in enflasyon oranına göre, emekli maaşları zam oranları belli oldu

TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine göre, 2026 Temmuz ayında uygulanacak maaşlara yapılacak 5 aylık zam oranı ortaya çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini paylaştı. TÜFE'deki (2025-100) değişim 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,24 artış olarak gerçekleşti. SSK, Bağ-Kur emeklileri ve memurlarla memur emeklilerinin maaşlarına 5 aylık zam oranı da böylece belli oldu. ENFLASYONUN MAAŞLARA ETKİSİ SSK ve Bağ-Kur emeklileri 6 aylık enflasyon oranı kadar artış alırken memurlar ve memur emeklileri için toplu sözleşme oranları kullanılıyor. Memur ve memur emeklileri için toplu sözleşmeden gelen rakam ve 6 aylık enflasyon farkı ekleniyor. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİ NE KADAR MAAŞ ALIYOR? SSK ve Bağ-Kur emeklileri için uygulanan en düşük emekli aylığı 20 bin lira seviyesinde bulunuyor. MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİNİN MAAŞLARI NE KADAR? Halen en düşük memur maaşı 61 bin 890 lira olarak ödenirken, en düşük memur emeklisi aylığı ise 27 bin 772 lira seviyesinde bulunuyor. SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNE 5 AYLIK YÜZDE 16,61 ZAM Buna göre SSK, Bağ-Kur emeklileri yüzde 16,61 zam olacak. Buna göre en düşük SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 16,61 zam yapıldığında 20 bin liraya şimdiden 3 bin 322 lira eklenerek 23 bin 332 lira olacak. MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİNE 5 AYLIK YÜZDE 12,41 ZAM Memurlara ve memur emeklilerine yüzde 7 zam ve ilk 6 aylık enflasyonun ilk yarıdaki yüzde 11'i aşan kısmı üzerinden fark yansıtılacak. Toplu sözleşmeye göre memur ve memur emeklilerine 2026 Temmuz ayında uygulanacak zam oranı yüzde 7 olacak. Bunun üzerine enflasyon farkı eklenecek. Bugün açıklanan mayıs enflasyonu ile birlikte memur ve memur emeklileri yüzde 12,41 zam alacak. Buna göre en düşük memur maaşı, 61 bin 890 liradan 7 bin 680 lira zam ile 69 bin 570,54 liraya çıkacak. Ayrıca en düşük memur emeklisi maaşı da 27 bin 772 liradan 3 bin 446,50 lira zamla 31 bin 218,50 liraya yükselecek. Bu kez memurlara, ocak döneminde ödenen Toplu Sözleşme kazanımı olan 1.000 lira ek ödeme yapılmayacak. Bu kez SSK ve Bağ-Kur emeklilerine memur ve memur emeklilerinden daha fazla zam yansıyacak. KESİN RAKAMLAR TEMMUZDA Zammın tamamı ise haziran ayı enflasyonunun açıklandığı 3 Temmuz 2026 tarihinde belli olacak. Memur (Üniversite Mezunu) 9/1: 64 bin 397 liradan 72 bin 388 liraya yükselecek Teknisyen (Lise Mezunu) 11/1: 66 bin 870 liradan 75 bin 170 liraya yükselecek Öğretmen 1/4: 73 bin 368 liradan 82 bin 473 liraya yükselecek Hemşire (Üniversite Mezunu) 5/1: 74 bin 70 liradan 83 bin 260 liraya yükselecek Vaiz 1/4: 76 bin 653 liradan 86 bin 165 liraya yükselecek Uzman Öğretmen 1/4: 81 bin 219 liradan 91 bin 300 liraya yükselecek Polis Memuru 8/1: 81 bin 617 liradan 91 bin 747 liraya yükselecek Başkomiser 3/1: 89 bin 214 liradan 100 bin 286 liraya yükselecek Avukat 1/4: 90 bin liradan 101 bin 169 liraya yükselecek Araştırma Görevlisi 7/1: 90 bin 568 liradan 101 bin 808 liraya yükselecek Şube Müdürü (Üniversite Mezunu) 1/4: 94 bin 384 liradan 106 bin 98 liraya yükselecek Mühendis 1/4: 96 bin 211 liradan 108 bin 152 liraya yükselecek Profesör 1/4: 135 bin 89 liradan 151 bin 856 liraya yükselecek Uzman Doktor 1/4: 150 bin 426 liradan 169 bin 98 liraya yükselecek Türktime

Mayıs ayı enflasyonunu TÜİK %32,61; ENAG %53,13 olarak açıkladı Haber

Mayıs ayı enflasyonunu TÜİK %32,61; ENAG %53,13 olarak açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mayıs ayı enflasyon verilerini aylık %1,71 ve yıllık %32,61 olarak açıkladı. Akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Tüketici Fiyat Endeksi'nin (E-TÜFE) mayıs 2026 döneminde %2,16 oranında artış gösterdiğini açıkladı. ENAG tarafından E-TÜFE'nin son 12 aylık artış oranı ise %53,13 olarak hesaplandı. AA Finans'ın 17 ekonomistin katılımıyla yaptığı beklenti anketine göre mayısta enflasyonun %32,53 olarak açıklanacağı tahmin edilmişti. Aylık enflasyon beklentilerinin ortalaması ise %1,65 oldu. TÜİK'e göre Nisan 2026'da tüketici fiyatları beklentileri aşarak aylık olarak %4,18 artmıştı. Yıllık enflasyon %32,37 olarak açıklanmıştı. ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın bölgesel bir hal alması dünya çapında enerji fiyatlarını artırarak enflasyon beklentilerini kötüleştirdi. Tekstil, gıda, plastik, teknoloji: Savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkileyebilir? Merkez Bankası 2026 yıl sonu enflasyon tahminini mayıs ortasında %26; 2027 yıl sonu için ise %15 olarak yukarı yönlü güncelledi. AA anketine göre ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması % 29,40 oldu. Diğer yandan İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) mayıs verilerine göre, İstanbul'da perakende fiyatlar aylık %1,53 artarken, yıllık enflasyon %36,77 oldu. Merkez Bankası yıl sonu enflasyon hedefini 8 puan artırdı: %24Büyüme tahminleri aşağı çekildi Türkiye'de enflasyonun beklenenden daha yavaş düşmesi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) gibi kurumların yıl sonu büyüme tahminlerini aşağı çekmesinde etkiliydi. OECD, Türkiye'nin 2026 büyüme beklentisini % 3,3'ten % 3,1 seviyesine indirdi. EBRD, savaş, enerji fiyatları ve enflasyon baskılarının etkisiyle Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme beklentisini % 4,0 seviyesinden % 3,5'e düşürdü. TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisinin büyüme oranı, 2026'nın birinci çeyreğinde beklentilerin altında gerçekleşerek yıllık bazda % 2,5 oldu. Bir önceki çeyreğe göre ise büyüme % 0,1 gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuyla ilgili açıklamasında, "Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. Milli gelir, yıllıklandırılmış olarak 1,6 trilyon doları aştı" dedi. Neden 5 Haziran'da açıklanıyor? TÜİK takvimine göre her ayın 3'ünde açıklanan enflasyon verileri için mayıs ayında bir istisna uygulanıyor. Buna gerekçe olarak, "mayıs ayı içerisinde yer alan iş günü sayısının sınırlı olması" gösterildi. Kurum tarafından yapılan açıklamada, endeks hesaplamalarında kullanılan verilerin temin edildiği kurum, kuruluş ve işyerleri tarafından gerçekleştirilen veri iletim ve aktarım süreçlerinde yaşanabilecek olası gecikme ve aksaklıkların göz önünde bulundurulduğu belirtildi. Kurban Bayramı tatili mayıs ayında dokuz gün olarak uygulanmıştı. BBC Türkçe

TÜRK-İŞ Başkanı Atalay: Milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir Haber

TÜRK-İŞ Başkanı Atalay: Milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO), İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda genel kurula Türkiye'deki çalışanları temsilen hitap etti. 'ENFLASYON KARŞISINDAKİ KAYIPLAR TELAFİ EDİLMELİ' Bu yılki genel kurulda çalışma hayatının sorunlarının yanında vicdanı, adalet duygusunu, barışı ve insanlığın ortak geleceğini de konuşacaklarını dile getiren Atalay, şunları söyledi: "Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında gelmektedir. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir. Kayıt dışı çalışma hala milyonlarca işçiyi sosyal güvenlikten ve sendikal haklardan mahrum bırakmaktadır. Staj ve çıraklık mağdurlarının yaşadığı sorunlar hala çözüm beklemektedir. Taşeron çalışma sistemi çalışanların iş güvencesini ve sendikalaşma hakkını zayıflatmaya devam etmektedir. Uzun çalışma saatleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma hayatının ağır sorunları arasında yer almaktadır. Bazı iş yerlerinde çalışanların sendikal örgütlenme nedeniyle baskıyla karşılaşması ve işten çıkarılma kaygısı yaşaması önemli sorunlardan biri olmayı sürdürmektedir. GREV VE TOPLU SÖZLEŞME VURGUSU Sendikal hakların etkin biçimde korunmasının demokratik çalışma hayatının temel şartı olduğunu vurgulayan Atalay, "Grev hakkı da dahil olmak üzere kamu çalışanlarının sendikal hakları ve 4688 sayılı Kanun ILO Sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmeli, toplu sözleşmelerini adil bir şekilde yapabilmelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Biz biliyoruz ki emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı ve sosyal devletin güçlendirilmediği bir yerde ne toplumsal barıştan ne de sürdürülebilir kalkınmadan söz edilebilir." dedi. İHA

CAN PULAK: Mutlak Akıllan Türkiye'm.. Haber

CAN PULAK: Mutlak Akıllan Türkiye'm..

Mutlak Butlanı konuşan Türkiye’nin mutlak akıllanması gerekiyor. Çünkü öyle garip, çapraşık, huzursuzluk yaratan şeyler oluyor ki ülkemizde, bunlardan ancak aklımızı kullanarak kurtulabiliriz. Siyasi çekişmeler, siyasi çıkar hesapları, siyasetçilerin kavgaları ve bunlardan kaynaklanan yönetim ve geçim sancıları milleti yordu, bıktı usandırdı. Millet huzur istiyor, hak-hukuk-adalet istiyor, insanca geçinmek ve gırtlağını sıkan borçlu yaşamdan kurtulmak istiyor. Çok şey mi istiyor yani.. Ülkeyi yönetenler bunun farkında değiller mi? Her gün bir olay, her gün bir siyasi manevra, her gün gözaltılar, her gün insanı çileden çıkaran yönetim kararları… Ne Anayasa tanınıyor, ne kanunlar uygulanıyor, oy çokluğuna güvenen iktidar aklına eseni rahatça yapıyor. Dindar ve kindar bir nesil yaratma söylemiyle yola çıkanlar, çeyrek asıra yaklaşan yönetimlerinde bunu başardılar işte. Sadece kendi taraftarlarını değil, karşılarındakileri de (yani milletin tamamını da) kindar hale getirdiler. Şimdi iktidarıyla muhalefetiyle, köylüsüyle kentlisiyle, çiftçisiyle işçisiyle, genciyle yaşlısıyla, beyaz yakalısıyla kindar bir toplum haline geldik. Birbirini sevmeyen, kardeşçe kucaklaşmayı unutan, kendisi gibi düşünmeyenleri aşağılayan, iteleyen ve düşman gözüyle bakan bir toplum… Böyle bir toplumun güçlü millet, hatta güçlü devlet imajına, görüntüsüne ve uluslararası değerlendirmesine zarar vermediği düşünülebilir mi? Dünün güçlü Türkiye’sini ne hale getirdik? Evet, dünün Türkiye’sinde de ciddi ve ağır sorunlarımız, kavgacı siyasetçilerimiz, iç ve dış tehlikelerimiz vardı ama böylesini hiç yaşamamış, böylesine sürekli kriz ikliminde hiç boğulmamıştık. Dünün Türkiye’sinde bu kadar büyük dış borcumuz yoktu, merkez bankamızda ihtiyat akçemiz vardı.. Enflasyon ekonomimizi şimdi yaşadığımız ölçüde zorlamıyor, milleti geçim sıkıntısına, fakirlik ve yoksulluğa itmiyordu. Ürettiği yiyeceklerle kendine yeten 7 ülkeden biri değil miydik? Şimdi neredeyse tüm yiyeceğimizi dışardan ithal eder hale geldik. Modern ve yüksek binalarla, alt ve üst geçitlerle, tünellerle, birbirine yakın havaalanlarıyla, uçak filoları ve gösterişli makam arabası zincirleriyle, şık döşenmiş devlet daireleriyle güçlü ve itibarlı devlet olunmuyor. Güçlü ve itibarlı devlet olabilmek için, siyasi ve dini etkilerden arınmış, sadece devlete ve millete odaklanmış sağlıklı ve istikrarlı bir yönetime sahip olmak lazım. Anayasaya saygılı, yasaları herkese eşit şekilde uygulayan, hak-hukuk ve adaletten taviz vermeyen, devletin malını ve gelirini, tek kuruşunu bile heder etmeyen ve etmeyecek bir yönetim… Bugünün tüm yaşlı siyasi kadroları içinde bunu becerebilecek kimseyi görebiliyor musunuz? İçindeki kendi kurduyla boğuşmaktan, milletin sorunlarına çözüm getiremeyen bir muhalefete sahip olduğumuzu da unutmayalım. Enflasyonu nasıl dizginleyecek? Milli eğitimde, tarımda, milli savunmada, sağlıkta, gençlik sorunlarında, ülkemize yerleşmiş milyonlarca yabancı konusunda ne yapacak? Anayasa’yı değiştirecek mi, terörsüz Türkiye projesini sürdürecek mi? Bunları bilemiyoruz işte. Varsa yoksa iktidarın manevralarına karşı cevap ve mücadele.. Gerisini yapacak ve milletin merak ettiği sorulara cevap verecek zamanları yok ki.. Miting yorgunu haline geldiler. Özgür Özel gecesini gündüzüne katıyor, müthiş bir enerjiyle her şeye koşmaya çalışıyor ama nafile.. İktidarla mı mücadele etsin, içindeki zararlı kurtlarla mı? Şu Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığına bakın. Akrep yapmaz onun yaptığını. Şimdi iki genel başkana sahip CHP, aylar sürecek kurultay gayretleriyle zaman kaybedecek. Bu arada Ekrem İmamoğlu’nun da hapiste unutulduğunu ve el altından yeni bir Cumhurbaşkanı adayı kulislerinin de çaktırmadan başladığını göz ardı etmemeliyiz. Böyle bir ortamda muhalefet erken seçimde ısrar ediyor, “sandıkları getirin” diye meydan okuyor. Okuyor ama boş bir gayretten öteye gitmiyor söylemler ve çabalar. İktidar hiç kaybedeceğini bildiği bir seçime gider mi? Bu yüzden ne zaman gideceğini muhalefet değil, süratle gelişen şartlar belli edecek. Türkiye’nin giderek meçhule saplanan geleceği siyasi çekişmelerle, menfaat kavgalarıyla, rakibin altına siyasi mayınlar döşemekle düzelemez ve düzeltilemez. Kindar bulutları dağıtmadıkça, milleti kucaklaştırmadıkça, siyasi çıkarlar değil milli menfaatler öne alınmadıkça, sıkıntıları ve huzursuzlukları değil dağıtmak, aksine çoğaltırız. Mutlak butlanla uğraşacağımıza, mutlak ve ortak akılla yürümeli, geleceğimizi ortak duygularla, sevinç ve milli coşkularla planlamalıyız. Bayramlarımız bunun için çok müsait ortamlar yaratır. Bütün iş bu müsait ortamı değerlendirmesi gereken siyasetçilerdedir. Bari bunu deneseler diyeceğim ama olmayacak duaya da amin demekten sıkıldık artık. İnşallah bu kere böyle olmaz. Mutlak akıllan Türkiye’m diyerek, Kurban bayramınızı en içten duygularla kutluyor, hepinize sağlıklı ve mutlu bir gelecek diliyorum. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

170 binden fazla firma denetiminde 1,1 milyar TL ceza uygulandı Haber

170 binden fazla firma denetiminde 1,1 milyar TL ceza uygulandı

ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının Ocak-Nisan dönemine ilişkin denetim bilançosunu açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, iç piyasadaki istikrarı bozabilecek her türlü uygulamaya karşı denetimlerin aralıksız sürdüğü belirtildi. İlk 4 ayda toplam 170 bin 11 firma ve 21 milyon 173 bin 893 ürün denetlenirken, aykırılık tespit edilen işletmelere toplam 1,1 milyar TL idari para cezası uygulandı. İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün otomotiv, emlak, kuyum, stokçuluk ve fahiş fiyat denetimlerinde 31 bin 857 kişi ve firma incelendi. Denetimler sonucunda 2 bin 901 işletmeye yaklaşık 476,6 milyon TL ceza kesildi. En yüksek ceza ise 389,4 milyon TL ile fahiş fiyat uygulamalarına verildi. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda ise 20 bin 190 firma denetlendi. Tüketici sözleşmeleri, reklamlar ve ürün güvenliği alanlarında aykırılık tespit edilen 667 firmaya toplam 364,3 milyon TL idari para cezası uygulandı. 81 ilde faaliyet gösteren Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla yapılan denetimlerde de 118 bin firma ve 21 milyonu aşkın ürün incelendi. Bu kapsamda 25 bin 198 firmaya toplam 350 milyon TL ceza kesildi. İstanbul’da aykırı bulunan ürünler nedeniyle uygulanan ceza miktarı 278,3 milyon TL’ye ulaştı. Bu arada Rekabet Kurumu’nun çalışmaları kapsamında, 2026’nın ilk dört ayında özellikle bilişim, platform hizmetleri, makine ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren 117 firmaya toplam 6,1 milyar TL idari para cezası uygulandığı açıklandı. Bakanlık açıklamasında, enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

Petrol fiyatları arttı: Hangi ürünler etkileniyor? Haber

Petrol fiyatları arttı: Hangi ürünler etkileniyor?

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin riskler petrol fiyatlarını yükseltti. Uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 10 artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Analistler, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatına ilişkin risklerin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığını belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Bu miktar dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık geliyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her gerilim küresel enerji fiyatlarında hızlı dalgalanmalara yol açabiliyor. Petrol fiyatlarındaki artış çoğu zaman yalnızca benzin ve motorin fiyatlarındaki yükselişle ilişkilendiriliyor. Ancak petrol modern ekonomide çok daha geniş bir rol oynuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın değerlendirmelerine göre petrol yalnızca ulaşım yakıtı değil, aynı zamanda küresel kimya sanayisinin en önemli hammaddelerinden biri. Ham petrol rafinerilerde işlendiğinde yalnızca yakıt ürünleri değil, aynı zamanda petrokimya sektörünün temel girdileri olan çok sayıda ara ürün ortaya çıkıyor. Bu maddeler plastikten tekstile, gübreden kozmetiğe kadar çok sayıda ürünün üretiminde kullanılıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar üretim maliyetleri üzerinden birçok sektöre zincirleme biçimde yansıyor. Akaryakıt ve lojistik maliyetleri Petrol fiyatlarındaki artışın ilk ve en hızlı etkisi akaryakıt fiyatlarında görülüyor. Benzin, motorin ve jet yakıtı gibi rafineri ürünleri doğrudan ham petrol fiyatlarına bağlı olduğu için uluslararası piyasalardaki yükseliş kısa sürede akaryakıt maliyetlerine yansıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, taşımacılık ve lojistik sektöründe de maliyetleri artırıyorFotoğraf: Christoph Hardt/Geisler-Fotopress/picture alliance Enerji maliyetlerindeki artış taşımacılık ve lojistik sektörünü de doğrudan etkiliyor. Dünya Bankası ve OECD raporları, enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel ticaret maliyetlerini artıran temel unsurlardan biri olduğunu ortaya koyuyor. DW Türkçe'ye konuşan enerji uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre petrol fiyatlarındaki artışın ilk etkilediği alanların başında taşımacılık geliyor. Aktürk, "Bir kere içinde taşımacılık, navlun olan her şey doğrudan etkilenir. Tarladan çıkan domates, salatalık pazara ulaşana kadar etkilenir" diyor. Aktürk'e göre lojistik maliyetlerindeki artış üretim ve dağıtım zincirinin tamamını etkiliyor. Tarladan pazara uzanan süreçte yakıt maliyetlerinin artması marketlerde satılan ürünlerin fiyatlarına da yansıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş turizm sektörünü de etkiliyor. Aktürk, hava taşımacılığında yakıtın önemli bir maliyet kalemi olduğunu belirtiyor. Uçak biletlerinde yakıt maliyetinin yaklaşık üçte bire kadar ulaşabildiğini söyleyen Aktürk'e göre akaryakıt fiyatlarındaki artış bilet fiyatlarını da yukarı çekiyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'ne (IATA) göre yakıt giderleri havayolu şirketlerinin toplam operasyon maliyetlerinin yüzde 25 ila 30'unu oluşturuyor. Aktürk ayrıca Ortadoğu'daki gerilim nedeniyle bazı uçuş güzergâhlarının değişmesi durumunda mesafelerin uzayabileceğini ve bunun hava yolu şirketlerinin maliyetlerini artıracağını ifade ediyor. Bu durum turizm sektörüne de doğrudan yansıyor. Tarım, gübre ve gıda fiyatları Petrol ve doğalgaz türevleri tarım sektöründe de önemli rol oynuyor. Kimyasal gübre üretimi enerji yoğun bir süreç olduğu için enerji fiyatlarındaki artış gübre maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) analizleri enerji fiyatları ile gübre maliyetleri arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu gösteriyor. FAO'ya göre gübre üretiminde kullanılan enerji maliyetleri bazı ürünlerde toplam maliyetin yüzde 70'ine kadar çıkabiliyor. Bu nedenle enerji fiyatlarındaki artış tarımsal üretim maliyetlerini hızla yukarı çekebiliyor. Aktürk, petrol ve gazın rafinasyonu sırasında ortaya çıkan ara ürünlerin gübre sektörünün temel girdileri arasında yer aldığını belirtiyor. Aktürk'e göre fiyat artışları özellikle tarım sezonunda maliyet baskısını daha da artırıyor. Aktürk ayrıca gübre sektöründe getirilen bazı ihracat kısıtlamalarının etkisinin sınırlı kalabileceğini ifade ediyor. Aktürk'e göre gübre ve tarım ilacı maliyetlerindeki artış gıda fiyatlarını yukarı çeken unsurlar arasında yer alıyor ve gıda fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu olumsuz etkiliyor. Plastik ve ambalaj üretimi Petrol türevleri plastik üretiminin temel hammaddeleri arasında yer alıyor. Rafinerilerde elde edilen nafta gibi petrokimya ürünleri plastik üretiminde kullanılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın projeksiyonlarına göre 2030'a kadar petrol talebindeki artışın yaklaşık üçte biri petrokimya sektöründen gelecek. Plastik, ambalaj ve sentetik malzemeler petrol talebindeki büyümenin en önemli kaynakları arasında yer alıyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi plastik hammaddelerinin maliyetini artırırken; bu durum plastik ambalajlar, tek kullanımlık ürünler, ev eşyaları ve elektronik cihazların parçaları gibi çok sayıda ürünün fiyatını etkiliyor. Ambalaj sektörünün büyük ölçüde plastik ürünlere dayanması gıda sektöründe de dolaylı maliyet artışlarına yol açıyor. Gıda paketleme, depolama ve taşımada kullanılan plastik ambalajlar üretim maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Tekstil ve sentetik kumaşlar Tekstil sektöründe kullanılan bazı lifler doğrudan petrol türevlerinden elde ediliyor. Polyester, naylon, akrilik ve elastan gibi sentetik lifler petrokimya ürünlerinden üretiliyor. Petrol fiyatlarındaki artış sonucu sentetik tekstil ürünlerinde de zam bekleniyorFotoğraf: DW/U. Danisman Sentetik lifler dünya tekstil üretiminde en yaygın kullanılan lifler arasında yer alıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki artış özellikle sentetik kumaşlı tekstil ürünlerinde maliyet baskısı yaratıyor. Aktürk, petrokimya zincirindeki fiyat artışlarının tekstil ve plastik sektörlerini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Aktürk, "Kimya ve petrol kimya sektörlerinde bütan, nafta, propan gibi ürünlerde fiyat artışları olacağı için ve yine bunun bir üstünde yer alan polietilen, polypropylene fiyatları ve hatta tedarik zincirleri sıkıntıya girecektir. Bu da tekstil sektörünü, plastik sektörünü doğrudan etkiler" diyor. Aktürk ayrıca batarya, pil ve akü gibi ürünlerin üretiminde kullanılan birçok bileşenin petrokimya ürünlerine bağlı olduğunu ve bu nedenle maliyet artışlarının bu alanlara da yansıyacağını söylüyor. Aktürk'e göre ürünlerin iç yapısından dış kaplamasına kadar birçok bileşen petrokimya girdilerine bağlı olduğu için fiyat artışları kaçınılmaz olacak. Kimya, boya ve temizlik ürünleri Boya, vernik, temizlik ürünleri, deterjanlar ve kozmetik ürünler de petrokimya sektörünün çıktılarıyla üretiliyor. Şampuan, sabun ve kozmetik ürünlerinin üretiminde kullanılan bazı kimyasal bileşenler de petrokimya türevlerinden elde ediliyor. Petrolden elde edilen maddeler içeren Temizlik ürünleri de zamdan etkilenebilirFotoğraf: Robert Guenther/dpa/picture alliance Bu nedenle petrol fiyatlarındaki artış inşaat boyalarından temizlik ürünlerine ve kozmetiğe kadar geniş bir ürün grubunda maliyet artışına yol açıyor. Sigorta ve taşımacılık riskleri Petrol fiyatlarının yükseldiği dönemlerde yalnızca üretim maliyetleri değil, taşımacılık riskleri de artıyor. Özellikle jeopolitik gerilimlerin yoğun olduğu bölgelerde petrol ve petrol ürünlerinin taşındığı deniz yollarında sigorta primleri yükseliyor. Enerji uzmanı Aktürk, küresel ölçekte reasürans sektöründe risk primlerinin arttığını belirtiyor. Aktürk'e göre bu durum sigorta ve sigortacılıkla ilgili her poliçeye gecikmeli olarak yansıyacak. Sigorta maliyetlerindeki artış lojistik ve ticaret maliyetlerini artırarak petrol ve petrol ürünlerinin nihai fiyatlarını etkiliyor. Stagflasyon riski gündemde Uzmanlara göre petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişler yalnızca belirli sektörleri değil, küresel ekonomiyi de etkiliyor. Enerji uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre fiyatlardaki artışın hem Türkiye ekonomisini hem de dünya ekonomilerini olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Aktürk, "Eğer bu olay uzamaya eğilim gösterirse tüm dünya ekonomilerinde hem yüksek enflasyon hem de durgunluk birlikte baş gösterecektir. Stagflasyon tehlikesi özellikle ortadadır" diyor. Aktürk, petrol fiyatlarındaki artıştan gelir elde eden ülkelerde bile olağanüstü ekonomik koşulların sürdüğünü belirtiyor. Körfez ülkeleri ve Rusya gibi petrol gelirine sahip ekonomilerin fiyat artışlarından gelir elde edebileceğini ancak bunun küresel ekonomi için kısa vadede rahatlatıcı bir etki yaratmayacağını ifade ediyor. Aktürk, petrol gelirlerinin arttığı ülkelerde bu kaynakların büyük bölümünün savunma harcamalarına yönelme ihtimaline de dikkat çekiyor. DW Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.