Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekrem İmamoğlu

bursaarena.com.tr - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında 81. gün: Tutuksuz savunmaları sürüyor Haber

İBB davasında 81. gün: Tutuksuz savunmaları sürüyor

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası 81'inci gününde devam ediyor. Seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 51’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin yeni duruşma salonunda 81'inci gününde sürüyor. Dün sabah 11.30'da başlayan duruşma akşam 22.00'da sona ererken 27 kişinin savunma yapmasıyla 325 kişilik tutuksuz sanık listesinden geriye, savunma yapmayan 156 kişi kaldı. İBB Davası'nı, Cumhuriyet yerinde izliyor. İşte Silivri'de anbean yaşananlar... 11.35 | DURUŞMA BAŞLADI Tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından duruşma, Avrupa Yakası Zabıta Şube Müdürlüğü'nde Reklam İlan Denetim Zabıta Amiri olarak görev yapan Selçuk Alanyurt'un savunmasıyla başladı. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor. İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor. İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor. İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. BİRLEŞEN DOSYA Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İBB davasında tartışma: İki müteahhit “Bizden rüşvet istedi” dedi, İmamoğlu reddetti Haber

İBB davasında tartışma: İki müteahhit “Bizden rüşvet istedi” dedi, İmamoğlu reddetti

İmamoğlu, Mustafa Keleş'in suçlamalarına, "Çıkıp 'Villa istedin' diyerek hayatının iftirasını atıyorsun. Kime şirin görünmek istiyorsun bilmiyorum" diyerek tepki gösterdi. İBB davasının ikinci duruşmasının ikinci gününde iş insanı Mustafa Keleş, duruşmada tutuklanarak İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'na "Beylikdüzü'ndeyken Deniz İstanbul projem için benden rüşvet olarak villa istedin. Villa isteyip de onu da şu adamın üzerine tapu yapacaksın dedin mi demedin mi?" diyerek karşılık verdi. İmamoğlu, Keleş'e "Yalancısın" dedi. Duruşmada iş insanı Cemal Üneş de rüşvet iddiasında bulundu. Üneş'in İmamoğlu'nun kendisini Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirdiği iddiası hakkında İmamoğlu, "Ben de sana dedim ki '500 bin lira vereceksin' öyle mi?" diye sordu. Üneş, "Evet, sen bana dedin. Bir de Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirdin. Biz onla senet yaptık, 5 tane" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu'nun, "Vah ki ne vah, ne diyeyim sana? Allah yardımcın olsun senin" dediği duyuldu. Üneş de "Benim değil de senin yardımcın olsun" ifadelerini kullandı. İBB davasında İmamoğlu'ndan "susma hakkı" çıkışı: Tamamen uydurma, feragat etmediğimi belirttim, kabul etmiyorum! Sabah'tan Batuhan Altınbaş'ın haberine göre 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 66'ncı duruşmasında tutuksuz sanıklar Mustafa Keleş ile Cemal Üneş ruhsat ve imar süreçlerine ilişkin olarak "rüşvet" ve "usulsüzlük" iddialarında bulundu. Keleşoğlu Holding'in sahibi Mustafa Keleş, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde Deniz İstanbul projesinden kendisine villa verilmesini talep ettiğini, maliyet bedeli teklif edilince ise "Ben buranın belediye başkanıyım" diyerek tepki gösterdiğini öne sürerken müteahhit Cemal Üneş de İmamoğlu'nun kendisinden 500 bin lira istediğini, bu talep üzerine Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirildiğini ve Çakılcıoğlu üzerinden beş ayrı senet düzenlendiğini iddia etti. "Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde Deniz İstanbul projesinden villa verilmesini istedi" Geçmişte yürüttükleri inşaat projelerinin ruhsat süreçlerinde İBB tarafından zorluk çıkarıldığını ve kendilerinden rüşvet istendiğini öne sürerek şikâyetçi olan Mustafa Keleş, mahkemedeki ifadesinde; geçmiş dönemde kat irtifakı ve ruhsat süreçlerinde aksamalar yaşadığını söyledi. Keleş'in mahkemedeki beyanları, İmamoğlu ile aralarında gerilime neden oldu. Keleş, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde Deniz İstanbul projesinden kendisine villa verilmesini istediğini, maliyet bedeli teklif edilince "Ben buranın belediye başkanıyım" diyerek tepki gösterdiğini öne sürdü. İmamoğlu: "Villa istedin" diyerek hayatının iftirasını atıyorsun; kime şirin görünmek istiyorsun? Duruşmada söz alan İmamoğlu, Keleş'in suçlamalarına tepki göstererek, "Şantiyeni kalabalık bir ekiple bir defa ziyaret ettim, projen bana kamu donatı alanlarıyla ilgili anlatıldı. Ancak sen çıkıp 'Villa istedin' diyerek hayatının iftirasını atıyorsun. Kime şirin görünmek istiyorsun bilmiyorum" derken, Keleş ise İmamoğlu'nun iddialarını reddederek şantiyeye tek başına üç defa geldiğini öne sürdü. Keleş, İmamoğlu'na, "Villa isteyip de 'Onu da şu adamın üzerine tapu yapacaksın' dedin mi, demedin mi?" diyerek karşılık verirken İmamoğlu, Keleş'e "Yalancısın" dedi. "Aşağılık adam" İmamoğlu, Keleş'i hiçbir zaman aramadığını belirtince Keleş, "Polemiğin herkese söker, bana sökmez. Kayıtlar vardır" yanıtını verdi. Keleş'e "Aşağılık adam" diyen İmamoğlu, mahkeme başkanı tarafından uyarıldı. Keleş ise İmamoğlu'na, "Aşağılık adam sensin, ben senden büyüğüm" diyerek karşılık verdi. Duruşmada dikkat çeken bir diğer iddia da Beylikdüzü ve Silivri bölgelerinde faaliyet gösteren müteahhit Cemal Üneş'ten geldi. Üneş, İmamoğlu'nun kendisinden 500 bin lira istediğini ve bu talep üzerine Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirildiğini öne sürdü. Üneş: Çakıcıoğlu ile beş senet yaptık, Allah senin yardımcın olsun Üneş, Çakılcıoğlu üzerinden beş ayrı senet düzenlendiğini de söyledi. Duruşmada İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında yaşanan diyalogda Üneş'in beyanlarının ardından "Emin misin Cemal Abi? Emin misin, ben senden para istedim yani?" derken Üneş de "İstedin" yanıtını verdi. Üneş'in İmamoğlu'nun kendisini Çakılcıoğlu'na yönlendirdiği iddiasına İmamoğlu "Ben de sana dedim ki '500 bin lira vereceksin' öyle mi?" diye sordu. Üneş, "Evet, sen bana dedin. Bir de Mehmet Çakılcıoğlu'na yönlendirdin. Biz onunla senet yaptık beş tane" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu'nun, "Vah ki ne vah, ne diyeyim sana? Allah yardımcın olsun senin" dediği duyuldu. Üneş ise "Benim değil de senin yardımcın olsun. Ne diyelim yani?" ifadelerini kullandı.

CHP: İmamoğlu’nun istifası şaşırtıcı olmadı Haber

CHP: İmamoğlu’nun istifası şaşırtıcı olmadı

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Sarı, İmamoğlu’nun siyasi kariyerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteğine dikkat çekerek istifanın “geç kalmış bir karar” olduğunu savundu. ANKARA (İGFA) - CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesinin kendileri açısından şaşırtıcı olmadığını belirten Sarı, İmamoğlu’nun siyasi kariyerinin çeşitli aşamalarında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteğinin bulunduğunu ifade etti. Sarı, İmamoğlu’nun önce ilçe başkanlığı ve ilçe belediye başkanlığı yaptığını, ardından Kılıçdaroğlu’nun desteği ve ısrarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterildiğini belirtti. “CHP TÜM ÖRGÜTLERİYLE ARKASINDA DURDU” İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olma konusunda başlangıçta cesaret edemediğini öne süren Sarı, CHP’nin tüm örgütleriyle İmamoğlu’nun arkasında durduğunu ve seçimin kazanıldığını söyledi. Sarı, İmamoğlu’nun daha sonra Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildiğini de hatırlattı. “BAŞKA BİR PARTİNİN GENEL BAŞKANINA ‘GENEL BAŞKANIM’ DEMESİ KABUL EDİLEMEZ” İmamoğlu’nun CHP üyesiyken başka bir siyasi partinin genel başkanına “Genel Başkanım” diye hitap etmesini ve başka bir partinin kuruluş süreçlerinde yer almasını eleştiren Sarı, bunun kabul edilemez olduğunu savundu. Sarı, İmamoğlu’nun CHP’den istifasının “aslında geç kalmış bir karar” olduğunu ifade etti. CHP’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olduğunu vurgulayan Sarı, partinin kişisel siyasi kariyer hedeflerinden bağımsız şekilde, köklü tarihi ve örgüt yapısıyla yoluna devam edeceğini belirtti. Sarı, CHP’nin “temiz ve dürüst siyaset anlayışıyla” yoluna devam edeceğini kaydetti. Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesi şaşırtıcı olmamıştır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yol göstericiliğinde ilçe başkanlığı, ilçe belediye başkanlığı, ardından yine Sayın Kılıçdaroğlu’nun desteği ve ısrarı ile İstanbul Büyükşehir… — Müslim Sarı (@muslimsarichp) August 12, 2026

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz Haber

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıkladı. Özel, milletvekilleriyle birlikte kurulacak yeni partinin TBMM'de ana muhalefet görevini sürdüreceğini belirterek, "Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir" dedi. ANKARA (İGFA) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem CHP'de yaşanan yargı sürecini hem de siyasi yol haritalarını değerlendirdi. Konuşmasını "hüzünlü bir veda" olarak nitelendiren Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir siyasi parti kuracaklarını duyurdu. Konuşmasının başında NATO Ankara Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, tutuklu bulunan isimlerle dayanışma içinde olduklarını ifade etti. "BUGÜN BİR VEDA, YARIN YENİ BİR BAŞLANGIÇ" "Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla çıktım." diyen Özel, tarihi bir dönemeçte olduklarını belirterek, asıl tarihi konuşmayı yapılacak ilk genel seçimlerin ardından yapacaklarını söyledi. Yaşanan süreçlerin unutulmayacağını dile getiren Özel, "Tarih herkesi bugün nerede duruyorsa öyle yazacak." ifadelerini kullandı. "PARTİNİN ADI DEĞİŞİR AMA BİRLİK BOZULMAZ" CHP'nin köklü bir gelenekten geldiğini vurgulayan Özel, parti içindeki birlik mesajını şu sözlerle verdi: "Partinin adı, logosu değişir. Gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Biz bir bütünüz. Bu bütün 103 yıllık bir gelenektir." KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİLER Özel, CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrasında yaşanan sürece de değinerek, yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'na kurultay çağrısı yaptıklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. Parti üyelerine yeniden sandık kurulmasını önerdiğini belirten Özel, "İki milyon üyemiz karar versin. Yüzde 90'ın altında oy alırsam bunu güvensizlik sayarım ve partinin önünü açarım." dedi. Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde yeni siyasi oluşumu açıklayan Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir parti kuracaklarını duyurdu. Özel, "Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın Parti Meclisimiz ve MYK'mizle, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni partimizi kuruyoruz. Hiç şüphe olmasın ki yeni partimiz TBMM'nin açık ara ana muhalefet partisi olacaktır." diye konuştu. İstikameti milletle belirledik. Yolumuz açık olsun! Bu yolun sahibi de, gücü de millettir. pic.twitter.com/FxFRe7kICq — Özgür Özel (@eczozgurozel) July 21, 2026 "CHP'NİN MİRASI BİZDEDİR" CHP'nin Atatürk'ün emaneti olduğunu vurgulayan Özel, yargı kararları nedeniyle partinin "işgal altında" olduğunu savunarak, "Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası ve emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." ifadelerini kullandı. Yeni siyasi süreçte kimsenin dışlanmayacağını söyleyen Özel, "Bu iktidar yürüyüşünde ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş'ı. Ne Zeydan Karalar Adana'da kalır ne Vahap Seçer Mersin'de. 'Ben onlarla değilim' sözünü kendi ağzından duymadığınız herkes bizimle birliktedir." dedi. Konuşmasının sonunda tüm demokratlara seslenen Özel, Atatürk, Cumhuriyet ve Misakımilli değerleriyle sorunu olmayan herkesi "Türkiye İttifakı" çatısı altında buluşmaya davet ederek, "Yeni yolu açıyoruz. İktidara birlikte yürüyeceğiz." sözleriyle konuşmasını tamamladı.

GÜRBÜZ GÜNGÖR yazdı: "CHP Kuruluş Ayarlarına Dönmelidir" Haber

GÜRBÜZ GÜNGÖR yazdı: "CHP Kuruluş Ayarlarına Dönmelidir"

Mazlum milletlerin örnek aldığı tüm dünyanın saygı duyduğu MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN kurduğu partinin adıdır CHP. TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ni kuran partidir. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, “benim iki eserim var. Birisi TÜRKİYE CUMHURİYETİ, diğeri de CHP dir” demiştir. Her ikisi de tam bağımsızlığın adıdır. 1-Cumhuriyetçilik, 2-Milliyetçilik, 3-Halkçılık, 4-Devletçilik, 5-Laiklik, 6-Devrimcilik (İnkılapçılık); O, devleti yöneten kişilerin dikkat etmesi gereken ilkeleri gösterdiği gibi, partiyi yönetenlerin de bu ilkeler ışığında yönetmelerini istemiştir. 2026 senesine gelene kadar 7 kişi CHP Genel Başkanlığı yaptı. 2010 senesinde KEMAL KILIÇDAROĞLU’nun Genel Başkan olması ile partide CHP ilkelerini benimsemeyen, koltuk kapmak için kullanan kişiler partiye davet edilmeye başlanıldı. 2023 senesinde yapılan 38. Kurultay ile ÖZGÜR ÖZEL genel başkan oldu. Değişen hiçbir şey olmadı, adam devşirmelere devam edildi. Geçmişleri sorgulanması gereken kişiler partiye alındı. Özellikle Deva Partisinin omurgasındaki kişiler dahi partiye alındı. Bir de bunlar “Gölge Bakan” yapıldılar. CHP ilkeleri ile ilişkisi olmayan bu kişiler kendisi hiç bir zaman CHP’li olmayan liberal EKREM İMAMOĞLU tarafından partiye alınan, kendisi gibi LİBERAL kişiler idi. Bu insanlar partide etkin görevlere geldiler ve partinin giderek bir “Liberal Parti” olması için, bilerek görev verilen kişilerdi. 20 Mayıs 2026 tarihinde verilen Mutlak Butlan kararı ile ÖZGÜR ÖZEL’in Genel Başkanlığı sona erdi. Mutlak Butlan Kararı ile yeniden Genel Başkan olan Kılıçdaroğlu, benim de geçmiş köşe yazılarımda çok sert eleştirdiğim konuları kabul ettiğini anlatarak özür diledi. Kuruluş ayarlarına dönme sözleri verdi. Şimdi ÖZGÜR ÖZEL yakın zamanda yeni bir parti kuracak. Partisinin ilkelerinde CHP ilkeleri olmayacak. Parti programını en başta “EKREM İMAMOĞLU’na bağlı” gölge bakanların belirleyeceği kesindir. Bu kişiler kimdir tek tek anlatacağım. Ama o parti kurulduktan sonra. KILIÇDAROĞLU sonrası partinin iç, dış ve güvenlik siyasetleri ile ilgili hiçbir siyaset üretmeden EKREM İMAMOĞLU’na özgürlük mitingleri yapan ÖZGÜR ÖZEL’i, bazı medya organları “Ak Parti’nin iktidar olmasını istemeyen ve hayat pahalılığı yüzünden sıkıntı yaşayan” halka “kurtarıcı” gibi sundular. Daha bundan sonra göreceksiniz ÖZGÜR ÖZEL’in gerçek duruşunu. NATO'ya yaranmak için makale yazan, EMPERYALİST ÜLKELER ile sıkı iş birliği içinde olmak isteyen, “NATO ve AB ülkelerinin güvenliğini biz sağlarız” diyen bir yeni parti lideri göreceğiz. Bu partiyi kuranlanlar, il veya ilçelerinde yönetici olanlar, üye olanlar şunu çok iyi bilmeliler ki; Bu ülke MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN savaşarak, kan dökerek yaptığı KURTULUŞ SAVAŞI ilkeleriyle kuruldu. Şimdi tekrar o ilkeleri, EMPERYALİSTlerin kucağına kimse oturtamayacaktır. Bu partiyi kurucu olarak gören insanlarımıza ve gerçekten de kendisini ATATÜRKÇÜ ve CHP ilkelerine bağlı gören insanlarımıza çağrım şudur; CHP'nin yeniden kurucu ayarlarına dönmesi için kurumsal yapısına sahip çıkılmalıdır. Yanlış yapan yönetime gereken tepkileri verilerek gerçek rotasına girmesine çaba sarf ediniz. Sizlere hayal vaat eden, mazlum rolüne giren EKREM İMAMAMOĞLU ve ÖZGÜR ÖZEL gibi siyasilere asla kanmayınız. Gerçek CHP’liler partisinde kalır ve CHP’nin kuruluş ayarlarına dönmesi için mücadele eder. Kemal Kılıçdaroğlu'na ve ona bağlı yönetimlere bunu sıkça hatırlatmak zorunda olduğunu bilenler gerçek CHP’lidir. Parti Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na değil CHP ilkelerine, aynı zamanda ATATÜRK ilkelerine sahip çıkınız. CHP’ye sahip çıkmak demek, “geleceğimize ve tam bağımsızlığımıza sahip çıkmak” demektir. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

İBB Davası’nda gerginlik: Ekrem İmamoğlu mahkeme salonundan çıkarıldı! Haber

İBB Davası’nda gerginlik: Ekrem İmamoğlu mahkeme salonundan çıkarıldı!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan dava 65. duruşmasıyla devam ediyor. Ekrem İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında gerginlik çıktı. İmamoğlu, salondan çıkarıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) yolsuzluk iddiasıyla açılan dava 65. duruşmasıyla devam ediyor. 9 Mart 2026'da başlayan davanın bugünkü duruşmasında Ekrem İmamoğlu, saat 14.23 itibarıyla savunmasını yapmak üzere duruşma salonuna getirildi. İmamoğlu, "Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz’da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey’in avukatı hem Fatih Bey’in avukatı." dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi." ifadelerini kullandı. “AĞIR HAK İHLALİ İÇERİSİNDEYİM” Bunun üzerine İmamoğlu, “Mahkemeyi ayın 9’unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır.” diyerek ağır bir hak ihlali içerisinde olduğunu iddia etti. Geçen duruşma savunma yapmak için makul bir zamana ihtiyaç olduğunu ifade ettiğini aktaran İmamoğlu, “Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi. En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali.” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri diye tariflendiğini de sözlerine ekleyen İmamoğlu, "Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum." dedi. “4 AYDIR YARGILAMA YAPIYORUZ” Mahkeme Başkanı ise, "Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm." açıklamasını yaptı. “Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım.” diyen Mahkeme Başkanı, "Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım.” dedi. İmamoğlu, "Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim" dedi. Mahkeme Başkanı ise, "Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203’ü uyguluyorum, çıkarın salondan" dedi. Tartışmaların ardından İmamoğlu salondan çıkarıldı. İmamoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından davadaki tüm tutuklu sanıkların savunmaları alınmış olacak. 51 SANIK TAHLİYE OLDU Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi. İSTENEN CEZALAR 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede İmamoğlu, örgüt lideri olarak tanımlandı. İmamoğlu’nun "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Rüşvet", "Suç gelirlerinin aklanması", "Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "Kişisel verilerin kaydedilmesi", "Kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "Suç delillerini gizleme", "Haberleşmenin engellenmesi", "Kamu malına zarar verme", "Rüşvet alma", "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "İrtikap", "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "İhaleye fesat karıştırma", "Çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi usul kanununa muhalefet", "Orman kanununa muhalefet" ve "Maden kanununa muhalefet" suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. 779 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Ongun'a; "Rüşvet", "53 kez ihaleye fesat karıştırma", "33 kez kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "suç gelirlerini aklama" suçların 287 yıl altı aydan 779 yıl altı aya kadar hapis cezası isteniyor. Turktime

33. yılında dinmeyen acı... Madımak Otel'e 'Utanç Müzesi' afişi asıldı Haber

33. yılında dinmeyen acı... Madımak Otel'e 'Utanç Müzesi' afişi asıldı

Sivas Katliamı’nın 33. yılında yüzlerce yurttaş Madımak Oteli'ne yürüdü. Utanç müzesi afişlerinin otele asıldığı anmada Özgür Özel, katliamın insanlık suçu sayılması ve otelin utanç müzesi olması gerektiğini vurguladı. Madımak Oteli'nde 33 aydının yaşamını yitirdiği katliamın 33. yılında Sivas'ta anma programı düzenlendi. Anma etkinlikleri kapsamında binlerce yurttaş, Hacıbektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünde bir araya gelerek Madımak Oteli'ne yürüdü. Yürüyüşe mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel de katıldı. Yürüyüş sırasında açıklamalarda bulunan Özel, "33'üncü yas yılındayız. Sivas'ta yanan ateş sönmedi, adalet sağlanmadı. İnsanlığa karşı işlenen bu büyük suç maalesef zamanaşımına uğratıldı. Firardakiler yakalanmadı, cezaevindekiler affa uğradı. O günkü ateş hala Sivas'ta yanıyor" dedi. Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sivas, CHP'nin Genel Başkanı'nın burada olmasını çok önemsiyor. Yıllardır milletvekili olarak geldiğim süreçte söz vermiştik, o sözü ilk yıldan beri tutuyoruz ve tutmaya devam edeceğiz. Madımak'ın mutlaka utanç müzesi olması gerekiyor. İnsanlığa karşı suçların zamanaşımına uğramaması gerekiyor ve Sivas Katliamı'nın da bir insanlığa karşı suç olarak kabul edilmesi, her türlü zamanaşımından muaf olması gerekiyor. Zaten imzaladığımız uluslararası anlaşmalar da bunu gerektiriyor. Hükümet bunun gereğini yapmıyor şu anda." Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, 33 yıldır adalet arayışının sürdüğünü belirterek, "33 yıldır burada bir kor ateş yanıyor. Bu ateşin sönümlenmesi, adalete kavuşulmasıyla mümkün. Ancak 33 yıldır ailelerin adalet arayışı devam ediyor" ifadelerini kullandı. Özel, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Çok farklı farklı adaletsizlikler var. Hala firarda olanlar var. Yakalanmış Almanya’da ama halen Türkiye’ye iade edilmemiş, altı yıl daha iade edilmezlerse zaman aşımından yararlanacaklar var. Ağırlaştırılmış müebbet hapis aldıkları halde Anayasa Mahkemesi’nin geçmişteki haksız ve yersiz bir yorumlamasıyla serbest kalmış olanlar var. Terör suçları koşullu salıverme şartlarından yararlanmazken, Madımak katillerinin yararlandırıldığı ve Madımak’ın bir terör olayı sayılmadığı bir süreçle karşı karşıyayız." Özel, katliamın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Diğer bir taraftan insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz. Madımak, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Ancak ve ancak Madımak’ın insanlığa karşı bir suç olarak işlendiğini kabul etmeyenler ve bunu zaman aşımına tabi tutan bir takım yaklaşımlar var. Bu yüzden bu çoklu adaletsizlik ortamında hep birlikte ailelerin yanındayız, kurumların yanındayız, ilk günden beri adalet arayan hukukçuların ve avukatların yanındayız. Bütün canların yanındayız." "2 TEMMUZ UTANÇ GÜNÜ OLARAK ANILACAK" Madımak Oteli'ne "Madımak Utanç Müzesi" yazılı tabela asıldığını hatırlatan Özel, mücadelenin süreceğini belirtti. "Bugün 'Madımak Utanç Müzesi' diye bir tabelayı oraya yapıştırdılar" diyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz bunun, devlet tarafından resmen buranın bir utanç müzesi olarak kabul edildiği ve 2 Temmuz’un bir utanç günü olarak kanunlaştığı güne kadar mücadelemizi bu konuda sürdüreceğiz. Daha önce bu konuda Meclis’te çeşitli çalışmalarımız, girişimlerimiz, kanun tekliflerimiz oldu. Ümit ediyoruz ki bu Madımak’ta yaşananları bir insanlık suçu olarak görmeyen, zaman aşımından yararlandıran, firarileri bulmayan, yıllarca kırmızı bültenle arananların evinde vefat ettikten sonra buralarda olduğunun farkına varan ve davanın düştüğü söylendiğinde, tahliyeler söylendiğinde bunu olumlu bir gelişme olarak ifade edip, ‘Vatana ve millete hayırlısı olsun’ diyenlerin iktidarı son bulduğunda, halkın iktidarı kurulduğunda buraya bu tabela ve altında devletin resmi mührünün de bulunduğu şekilde kalıcı olarak asılacak. 2 Temmuz da bir utanç günü olarak alınacak. Ben bir kez daha acıyı paylaşıyorum ve Sayın Genel Başkanların şahsında tüm canları saygıyla selamlıyorum." (Video: Pir Haber Ajansı) HORASAN ERENLERİ DERNEKLER FEDERASYONU SİVAS'TA 2 Temmuz için Sivas'ta bulunan Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu, anı köşesine karanfiller bırakıp, basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı; "Bugün burada yalnızca bir anma yapmak için toplanmadık. Bugün burada acımızı paylaşmak, birlik ve kardeşliğimizi haykırmak için toplandık. Bundan tam otuz üç yıl önce Madımak'ta 33 aydınımızı katlettiler. Aradan geçen bunca yıla rağmen içimizdeki ateş sönmedi. Çünkü Madımak yalnızca bir bina değildi. Madımak, bu milletin vicdanına vurulmuş ağır bir darbeydi. Biz biliyoruz ki 2 Temmuz Madımak katliamı ile 5 Temmuz Başbağlar katliamı aynı karanlık planın parçalarıdır. Madımak'ta canlarımızı yakarak bizi birbirimize düşürmek istediler. Başbağlar'da köylülerimizi kurşuna dizerek aynı oyunu sürdürmek istediler. Ama başaramadılar. Bu milleti bölemediler. Alevi ile Sünniyi düşman edemediler. Çünkü biz bin yıllık kardeşliğin evlatlarıyız. Biz inanıyoruz ki Madımak katliamının gerçek failleri ortaya çıkarılmadan bu acı dinmeyecektir. Biz bu karanlık planların arkasında ABD ve NATO'nun Gladyo örgütünün bulunduğunu biliyoruz. Bu milleti birbirine kırdıran bütün karanlık ilişkiler açığa çıkarılmalıdır. Birkaç gün sonra Ankara'da NATO toplantısı yapılacak. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Anadolu, emperyalist hesapların oyun sahası olmayacaktır. Bu millet artık kardeş kanı üzerinden kurulan senaryolara teslim olmayacaktır. Biz Horasan'dan çıktık. Ehlibeyt sevgisiyle yoğrulduk. Horasan erenlerinin nefesiyle Anadolu'ya geldik. Pirlerle, dedelerle, erenlerle bu topraklarda bir olduk, diri olduk, kardeş olduk. Yüzyıllardır üzerimize Hızır Paşalar gönderdiler. Her defasında Pir Sultan olduk. Her defasında zalimin karşısında dimdik durduk. Her defasında "Gelin canlar bir olalım" dedik. Çünkü bizim yolumuz sevginin yoludur. Biz can veririz. Can almayız. Çünkü biz canız. Biz ulu bir yolun talipleriyiz. Bugün buradan bütün Türkiye'ye sesleniyoruz. Madımak'ın acısı hepimizin acısıdır. Başbağlar'ın acısı hepimizin acısıdır. Bu ülkenin neresinde bir can yanmışsa o acı hepimizin acısıdır. Sivas artık acının şehri olarak anılmamalıdır. Sivas kardeşliğin, sevginin ve birliğin şehri olmalıdır. Erenlerimiz, pirlerimiz ve dedelerimiz bize bunu öğütlemiştir. Bugün Madımak'ta yitirdiğimiz 33 aydınımızın huzurunda söz veriyoruz. Sizi unutmayacağız. Sizin adınızı yaşatacağız. Bu milleti birbirine düşürmek isteyen odaklarla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Birliğimizi bozmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Çünkü bu vatan hepimizindir. Bu bayrak hepimizindir. Bu devlet hepimizindir. Kazanan kardeşlik olacaktır. Kazanan Türk Milleti olacaktır. Madımak'ta yitirdiğimiz 33 aydınımızı saygı ve özlemle anıyor ve onlara söz veriyorum. Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu olarak anınızı yaşatacak ve bu katliamın asıl faillerinin ortaya çıkarılması için kararlılıkla çalışacağız." KİM NE DEDİ Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli'nin yakılması sonucu 33 aydın, yazar ve sanatçı ile 2 otel çalışanının yaşamını yitirdiği katliamın 33. yılında siyasetçiler ve kurumlar anma mesajları yayımladı. Bakın hangi siyasetçi ne dedi... Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: "2 Temmuz 1993'te Sivas Madımak'ta yaşanan katliamda hayatını kaybeden bütün canları rahmetle anıyorum. Bu ülkenin yaşadığı derin acılar bize bir yol gösteriyor; asla ve asla kör karanlık akılların ürettiği nefretin ülkemizi sarmasına izin vermeyeceğiz. Birliğimizden, beraberliğimizden vazgeçmeyeceğiz" Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş: "2 Temmuz 1993… Tarihimize kara bir leke, ortak vicdanımıza hiç dinmeyecek bir acı olarak kazınan Madımak Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımızı rahmetle anıyorum." Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan: "Eşit yurttaşlığın teminatı olacak bir Ayrımcılıkla Mücadele Yasası gecikmeden TBMM gündemine alınmalıdır. Türk’ün, Kürt’ün, Alevi’nin, Sünni’nin, Müslüman’ın, Gayrimüslim’in; bu ülkenin her yurttaşının hukuk önünde eşitliğini güvence altına alan böyle bir düzenleme, Türkiye’nin demokrasi meselesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Barışı, milli birlik ve bütünlüğü, ülkede güvenin yeniden tesis edilmesini konuştuğumuz bugünlerde, böylesi bir adım en güçlü samimiyet göstergesi olacaktır. Barış, ancak hukuki güvenceyle ve ortak toplumsal hafızayla inşa edilir. Acıları tanıdığımızda, eşit yurttaşlığı güvence altına aldığımızda ve vicdanı kamusal hayatın temeline yerleştirdiğimizde kalıcılaşır." DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: "2 Temmuz 1993’te Madımak’ta katledilen 35 canımızı saygı ve rahmetle anıyorum. Hiçbir vatandaşımızın düşüncesi, kimliği ya da inancı nedeniyle hedef alınmadığı bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz" Odatv

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.