Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekran Süresi

bursaarena.com.tr - Ekran Süresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekran Süresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara'da ailelere yeni dijital güvenlik uygulaması Haber

Ankara'da ailelere yeni dijital güvenlik uygulaması

Ankara Büyükşehir Belediyesi, çocukların dijital dünyadaki güvenliğini desteklemek amacıyla “Başkent Ailem” uygulamasını geliştirdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), çocukların dijital dünyadaki güvenliğini ve ailelerin çocuklarının teknoloji kullanımını takip edebilmesini desteklemek amacıyla “Başkent Ailem” uygulamasını geliştirdi. Ebeveyn kontrolü ve aile güvenliğine yönelik hazırlanan uygulama, farklı özellikleri tek platformda bir araya getiriyor. Canlı konum takibi, güvenli bölge bildirimleri, ekran süresi kontrolü, uygulama yönetimi ve anlık uyarılar, Başkent Ailem’in öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. ÇOCUĞUN KONUMU TAKİP EDİLEBİLECEK Uygulama üzerinden ebeveynler çocuklarının anlık konumunu görüntüleyebilecek. Ev ve okul gibi sık kullanılan noktalar “güvenli bölge” olarak tanımlanabilecek. Çocuğun belirlenen bölgeye giriş veya çıkış yapması hâlinde ebeveyne bildirim gönderilecek. EKRAN SÜRESİ AİLE TARAFINDAN YÖNETİLECEK Başkent Ailem, çocukların dijital alışkanlıklarının düzenlenmesine yönelik araçlar da sunacak. Ebeveynler Başkent Ailem sayesinde günlük ekran süresini düzenleyebilecek, çocukların kullandığı uygulamaları da yönetebilecek. ÇOCUKLARIN DİJİTAL MAHREMİYETİ DE GÖZETİLDİ Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından geliştirilen uygulamada çocukların dijital mahremiyetinin korunması da temel öncelikler arasında yer alıyor. Bu kapsamda ihtiyaç dışı veri toplamamak, özellikleri belirli amaçlarla sınırlandırmak ve gerekli izin mekanizmalarını açık biçimde oluşturmak esas alınıyor. KURULUMU ÜÇ ADIMDA TAMAMLANIYOR Başkent Ailem’in kurulumu üç temel adımda gerçekleştirilecek. Uygulamanın indirilip hesap oluşturulmasının ardından çocuk cihazı, eşleştirme kodu aracılığıyla ebeveyn hesabına bağlanabilecek. BAŞVURULAR 1 EKİM’DE BAŞLIYOR Ailelerin çocuklarının dijital dünyadaki güvenliğini daha kolay yönetmesine yardımcı olması hedeflenen Başkent Ailem uygulaması için Ankara’da ikamet eden aileler, 1 Ekim 2026 itibarıyla www.baskentailem.com adresi üzerinden başvuru yapabilecek.

Dijital oyunları yasaklamak yerine doğru sınırlar koyulmalı Haber

Dijital oyunları yasaklamak yerine doğru sınırlar koyulmalı

Üsküdar Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, dijital oyunların çocukların yaşamından tamamen çıkarılmasının doğru olmadığını belirterek, ailelerin içerik seçimi, ekran süresi ve dijital okuryazarlık konusunda bilinçli hareket etmesi gerektiğini söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Demet Gülaldı, 8 Temmuz Video Oyunları Günü dolayısıyla dijital oyunların çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital oyunların çocukların günlük yaşamının önemli bir parçası haline geldiğini belirten Gülaldı, bu oyunların yalnızca eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda sosyalleşme, öğrenme ve kültürel etkileşim alanı olarak da değerlendirildiğini ifade etti. "TAMAMEN YASAKLAMAK DOĞRU DEĞİL" Dijital oyunların çocukların hayatından tamamen çıkarılmasının hem gerçekçi hem de pedagojik açıdan doğru bir yaklaşım olmadığını vurgulayan Gülaldı, katı yasakların çocukları akran ilişkilerinden uzaklaştırabileceğini ve denetimsiz ortamlara yöneltebileceğini söyledi. Gülaldı, "Asıl sağlıklı yaklaşım yasaklamak değil, çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını gözeterek doğru ve net sınırlar koymaktır." dedi. Ebeveynlerin oyun seçerken yaş derecelendirme sistemlerine dikkat etmesi gerektiğini belirten Gülaldı, PEGI ve ESRB gibi uluslararası derecelendirme sistemlerinin yalnızca yaş sınırı belirlemediğini, aynı zamanda şiddet, korku, argo, oyun içi satın alma ve kumar benzeri içerikler konusunda da önemli bilgiler sunduğunu ifade etti. Bir oyunun çocuğu pasif bir izleyici konumuna sürüklememesi gerektiğini belirten Gülaldı, strateji geliştirmeyi, problem çözmeyi ve analitik düşünmeyi destekleyen oyunların tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. ŞİDDET İÇERİKLİ OYUNLARA DİKKAT Yaşa uygun olmayan dijital oyunların çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirten Gülaldı, özellikle şiddet içerikli oyunların çocuklarda duyarsızlaşma, öfke kontrolü sorunları ve akran zorbalığı riskini artırabileceğini söyledi. Erken çocukluk döneminde korku ve gerilim içeren oyunların ise kaygı bozuklukları ile uyku problemlerine yol açabileceği uyarısında bulundu. Doğru seçilen dijital oyunların önemli kazanımlar sunduğunu ifade eden Gülaldı, strateji, bulmaca ve simülasyon oyunlarının analitik düşünme, dikkat ve problem çözme becerilerini geliştirdiğini söyledi. Açık dünya ve inşa temelli oyunların yaratıcılığı desteklediğini, çok oyunculu iş birliği oyunlarının ise çocuklara ekip çalışması, liderlik ve iletişim becerileri kazandırabildiğini belirtti. Ekran süresinin yalnızca saat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Gülaldı, ailelerin çocuklarıyla birlikte oyun oynamasının ve oyun üzerine sohbet etmesinin daha sağlıklı bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Çocukların oyun süresinin; uyku, beslenme, ders çalışma, fiziksel aktivite ve yüz yüze sosyal ilişkileri aksatmayacak şekilde planlanması gerektiğini belirten Gülaldı, ailelerin çocuklarıyla birlikte ortak kurallar içeren bir "medya sözleşmesi" oluşturmasını önerdi. Dijital oyunların bazı çocuklarda davranışsal bağımlılığa dönüşebileceğine dikkat çeken Gülaldı, oyun oynanmadığında aşırı öfke, uyku ve yemek düzeninin bozulması, okul başarısında düşüş, sosyal hayattan uzaklaşma ve oyun dışında hiçbir etkinliğe ilgi göstermeme gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini söyledi. Bu belirtilerin uzun süre devam etmesi halinde ailelerin vakit kaybetmeden uzman desteğine başvurması gerektiğini belirten Gülaldı, aşırı oyun oynama davranışının bazen akran zorbalığı, akademik başarısızlık veya aile içi sorunlar gibi daha derin problemlerin bir yansıması olabileceğini sözlerine ekledi.

Çocukların geleceği ekranlarda bulanıklaşıyor... 2050’de 5 milyarı etkilemesi bekleniyor! Haber

Çocukların geleceği ekranlarda bulanıklaşıyor... 2050’de 5 milyarı etkilemesi bekleniyor!

Dijital ekran kullanımının artması ve çocukların açık havada daha az vakit geçirmesi, miyopi vakalarında küresel çapta ciddi artışa yol açıyor. Uzmanlar, erken tanı ve müdahalenin çocukların gelecekteki görme sağlığını korumada kritik öneme sahip olduğunu vurgularken, yeni klinik araştırmalar miyopi kontrolünde umut verici sonuçlar ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Bir dönem yalnızca uzak görme kusuru olarak değerlendirilen miyopi, günümüzde çocukların görme sağlığını tehdit eden en önemli küresel sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dijitalleşen yaşam tarzı nedeniyle çocukların giderek daha fazla ekran karşısında vakit geçirdiğini ve bunun miyopi vakalarını artırdığını belirtiyor. Uluslararası araştırmalara göre, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısının, yani 5 milyar kişinin miyop olması beklenirken, bunların yaklaşık 1 milyarının yüksek miyopi seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Uzmanlar, çocukluk çağında kontrol altına alınmayan miyopinin ilerleyen yaşlarda retina dekolmanı, glokom, katarakt ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. EKRAN SÜRESİ ARTIYOR, RİSK BÜYÜYOR Uzmanlara göre son yıllarda çocukların günlük yaşam alışkanlıklarında yaşanan değişim, miyopi artışının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Tablet, akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla çocuklar uzun süre yakın mesafeye odaklanırken, açık havada geçirilen sürenin azalması doğal ışığın göz gelişimi üzerindeki koruyucu etkisini sınırlandırıyor. Bu durumun miyopinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına ve daha hızlı ilerlemesine neden olduğu belirtiliyor. BELİRTİLER GÖZDEN KAÇABİLİYOR Miyopi çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebiliyor. Tahtayı net görememe, televizyona veya ekranlara yaklaşma, gözleri kısarak bakma, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerin aileler tarafından fark edilmeyebileceğine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, herhangi bir belirti olmasa bile çocukların düzenli göz muayenesinden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü miyopinin en hızlı ilerlediği çocukluk döneminde yapılacak erken müdahalelerin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek ciddi göz hastalıklarının riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Miyopi kontrolüne yönelik bilimsel çalışmalar da hız kazanmış durumda. HOYA Vision Care ile The Hong Kong Polytechnic University iş birliğinde yürütülen yeni bir klinik araştırmada, D.I.M.S. teknolojisinin geliştirilmiş versiyonunu kullanan MiYOSMART iQ gözlük camlarının çocuklarda miyopi ilerlemesini kontrol altına almada dikkat çekici sonuçlar verdiği açıklandı. Denver’da düzenlenen ARVO 2026 Annual Meeting’de paylaşılan sonuçlara göre, 7-12 yaş grubundaki çocuklarda 12 aylık kullanım sonunda miyopi kontrol etkinliğinin ortalama yüzde 100’ün üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Araştırmada aksiyel uzunluk artışında yüzde 94 oranında azalma gözlemlendi. 4-6 yaş grubundaki çocuklarda ise kırma kusurunda yüzde 65, aksiyel uzunlukta ise yüzde 44 oranında miyopi kontrol başarısı elde edildiği açıklandı. “ERKEN MÜDAHALE HAYATİ ÖNEME SAHİP” HOYA Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım, miyopinin artık yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirterek, “Miyopi her yıl daha fazla çocuğu etkileyen küresel bir sağlık sorunu haline geliyor. Çocuklarımızın görme sağlığını korumak için bugün atılacak adımlar, gelecekteki yaşam kalitelerini doğrudan etkileyecek. Araştırma sonuçları, miyopi kontrolünde bilimsel olarak desteklenen yeni bir dönemin başladığını gösteriyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.