Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekosistem

bursaarena.com.tr - Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İbrahim Burkay: “Bursa, Türkiye’yi büyütmeye devam edecek” Haber

İbrahim Burkay: “Bursa, Türkiye’yi büyütmeye devam edecek”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB genişleme alanında hayata geçirdikleri TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, İnşaat Sektörü Depolama Alanları ve yeni vizyon projelerinin lansmanını Ağustos ayında gerçekleştireceklerini açıkladı. "Bursa Büyürse Türkiye Büyür" mottosuyla yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, “KOBİ odaklı yeni TEKNOSAB ekosistemimizle KOBİ'ler büyürse Bursa büyür; Bursa büyürse Türkiye büyür." dedi. BURSA (İGFA) - BTSO Temmuz Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Başkan Burkay, Temmuz ayında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen Akreditasyon Sertifika Töreni’nde BTSO’nun 7 yıldızlı akreditasyon belgesi alarak, hizmet kalitesini bir kez daha tescillediğini söyledi. Burkay, “Bursa Ticaret ve Sanayi Odamız, üyelerimize sunduğu hizmetler, geliştirdiği çözümler ve hayata geçirdiği projelerle yedi yıldızlı akreditasyon seviyesine ulaşan dört oda ve borsadan biri oldu. Meclis üyelerimizin görüş, öneri ve sektörel birikimi ile alanında uzmanlaşmış olan çalışma arkadaşlarımızın emeği Odamızın ulaştığı yüksek hizmet standardının temelini oluşturuyor. Meclis üyelerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Tüm Projelerimiz Ortak Aklın Eseri Göreve geldikleri ilk günden bu yana Meclisin, meslek komitelerinin ve sektör konseylerinin ortaya koyduğu fikirleri yol haritalarının merkezine aldıklarını belirten Başkan Burkay, “Üyelerimizin beklentilerini doğru analiz eden, sektörlerimizin önünü açan ve kentimizin gelecek vizyonunu şekillendiren bir anlayışla hareket ettik. TEKNOSAB’dan Bursa Business School’a, BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya, BUTGEM’den MESYEB’e, Küresel Fuar Acentesi’nden Ticari Safari’ye kadar hayata geçirdiğimiz tüm projeler bu ortak aklın eseridir. Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarından doğan bu çalışmalar, Meclis üyelerimizin katkıları ve birlikte çalışma kültürümüzle şekillendi.” dedi. GUHEM Fen Lisesi Açılıyor Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin de (GUHEM) bu vizyonun en önemli eserlerinden biri olduğunu kaydeden Başkan Burkay, “GUHEM, bugün Avrupa’nın alanında en büyük merkezi olarak Bursa’mızın ve ülkemizin gurur duyduğu güçlü bir marka haline geldi. Şimdi bu vizyonu eğitim alanında bambaşka bir seviyeye taşıyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızla gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizi hayata geçiriyoruz. Yeni eğitim öğretim döneminde ilk öğrencilerini kabul edecek okulumuzda Türkiye'nin en başarılı öğrencileri havacılık, uzay ve ileri teknoloji alanında çağın gerektirdiği bilgi ve yetkinliklerle donatılacak. Türkiye Yüzyılında istikbalin yıldızlarının yetişeceği bu önemli projeye verdikleri destekler için Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin ve Bakanlığımıza teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. Ne Söylediğin Değil Ne Ürettiğin Önemli Şeffaflık ve demokrasinin oda ve borsaların en temel yönetim ilkeleri olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, BTSO’nun 70 Meslek Komitesi, Meclisi ve sektör konseyleriyle ortak aklın en güçlü temsilcilerinden biri olduğunu söyledi. Meclis üyelerinin kendi sektörlerinin ve iş dünyasının güvenini kazanarak göreve geldiğini belirten Burkay, "Burada sadece konuşarak oy alamazsınız. Üreteceksiniz, aksiyon alacaksınız, risk alacaksınız. Herkes sonuç ister. Herkes ortaya konulan işe bakar. Biz de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Biz göreve geldiğimiz ilk günden bu yana 'Ne söyledin?' değil, 'Ne ürettin?' sorusunu sorduk. Bugün ortaya çıkan eserler de bu anlayışın en güçlü göstergesidir. BTSO'da her karar, ortak aklın ve meclis iradesinin ürünüdür." dedi. Türkiye Bizden Hizmet Bekliyor Göreve geldikleri günden bu yana açıkladıkları projeleri birer birer hayata geçirdiklerini belirten Başkan Burkay, "Biz bu makamlara bize 'Başkanım' desinler diye değil, Bursa'ya eser kazandırmak için talip olduk." dedi. Burkay, yeni dönemde de üretim ve yatırım odaklı projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Başkan Burkay, “Bursa'da muazzam bir potansiyel var. Ama bu potansiyeli görebilecek vizyona, onu hayata geçirecek aksiyoner kadrolara ihtiyaç var. BTSO yönetimi de meclisi de bu anlayışa sahiptir. Türkiye bizden hizmet bekliyor, Bursa bizden hizmet bekliyor. 2030 Vizyonumuz doğrultusunda 60 bin üyemizin güçlü desteğiyle durmadan çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. TEKNOSAB’da Yepyeni Bir Ekosistem İnşa Ediliyor Ağustos ayında uzun yıllardır çalıştıkları TEKNOSAB KOBİ OSB, TEKNOSAB Gıda İhtisas OSB, TEKNOSAB Defence Hub, TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgeleri, TEKNOSAB Data Center ve TEKNOSAB Teknopark projelerinin lansmanını yapacaklarını açıklayan İbrahim Burkay, Bursa'nın üretim altyapısını daha da güçlendirecek yeni yatırımlarla kentin rekabet gücünü artıracaklarını ifade etti. Bursa'nın üretim gücü, girişimcilik kültürü ve kurumsal birikimiyle Türkiye'nin kalkınmasında stratejik bir role sahip olduğunu vurgulayan Başkan Burkay, "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Bugüne kadar ortaya koyduğumuz her projeyi hayata geçirdik. En büyük sermayemiz, bu kuruma duyulan güvendir. Bu güveni hep birlikte koruyacağız. Bu yürüyüş kesintisiz devam edecek. Bursa üretmeye devam edecek. Bursa büyümeye devam edecek. Ve oluşturacağımız yeni KOBİ ekosistemiyle; “KOBİ’ler büyür; KOBİ’ler büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür.” Ortak Akıl ve İşbirliği Vurgusu BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ise konuşmasında BTSO’nun proje üreten, vizyon ortaya koyan ve iş dünyasına yön veren kurumsal yapısının ortak aklın ve güçlü iş birliğinin eseri olduğunu söyledi. Temmuz ayında TOBB tarafından verilen 7 yıldızlı akreditasyon belgesinin bu anlayışın en somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Uğur, "Bu başarı Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay'ın liderliğinde, meclisimizin, meslek komitelerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın ortak emeğinin sonucudur. Bu vesileyle katkı sunan herkese teşekkür ediyorum." dedi. Toplantıda ayrıca önceki Dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk (BTSO TAM) Merkezi’nde yeniden yapılandırılan tahkim süreçlerine ilişkin bilgi verdi.

Tuz Gölü'nde flamingo sevinci Haber

Tuz Gölü'nde flamingo sevinci

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tuz Gölü'nde bu yıl son 5 yılın en yüksek flamingo yavrusu sayısına ulaşıldığını açıkladı. Koruma altındaki bölgede 12 bin 800 yavru flamingo yaşam alanına katıldı. ANKARA (İGFA) - Tuz Gölü'nde flamingo popülasyonunda sevindiren gelişme yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, koruma altındaki Tuz Gölü'nde son yılların en yüksek yavru flamingo sayısına ulaşıldığını duyurdu. Bakan Kurum, paylaşımında Tuz Gölü'nde bu yıl 12 bin 800 flamingo yavrusunun dünyaya geldiğini belirterek, bölgedeki doğal yaşamın korunmasına yönelik çalışmaların sonuç verdiğini ifade etti. Tuz Gölü’nde ailemiz kalabalıklaşıyor.???? Koruma altına aldığımız bölgede son 5 yılın en yüksek yavru sayısına ulaştık. 12 bin 800 yavru flamingo Tuz Gölü’nde yaşam buldu. pic.twitter.com/fn05SUaGc0 — Murat KURUM (@murat_kurum) July 19, 2026 Koruma altındaki alanlarda yürütülen çalışmalar sayesinde flamingoların önemli üreme bölgelerinden biri olan Tuz Gölü'nde popülasyonun güçlendiği belirtilirken, yeni yavruların bölgedeki ekosistem açısından önemli bir kazanım olduğu vurgulandı. Bakan Kurum, "Tuz Gölü’nde ailemiz kalabalıklaşıyor" ifadeleriyle yaptığı paylaşımda, doğal mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.

Türkiye'de madencilik patlaması su kaynaklarını kurutuyor Haber

Türkiye'de madencilik patlaması su kaynaklarını kurutuyor

Türkiye'de madencilik ruhsatlarında son yıllarda yaşanan patlama, başta su kaynakları olmak üzere çevreyi, insan sağlığını ve yerel ekonomileri tehdit ediyor. Uşak'ın Güney köyü bir zamanlar 50 kaynaktan beslenen su zengini bir bölgeydi. Yirmi yıl önce açılan altın madeni tüm su kaynaklarının kurumasına neden oldu. Çevre aktivisti ve köy sakini Uğur Sümer, "Önceleri su bulmak için sadece 60 metre kazmanız yeterli olurdu. Bugün 400 metre de kazsanız hiçbir şey yok. Maden bütün suyumuzu tüketti" diyor. Kasım ayında BM İklim Zirvesi'ne (COP31) ev sahipliği yapacak olan Türkiye'nin çevre politikası tartışmalara yol açıyor. Çevre aktivistleri, giderek yoğunlaşan maden projeleriyle su kaynaklarının kuruduğu uyarısında bulunuyor. Türkiye'de 2000 yılından bu yana başta altın ve kömür olmak üzere sondaj ve madencilik projelerinin sayısı hızla arttı. Temmuz 2025'te çıkarılan bir yasa ile madencilik ruhsat süreçlerinin kolaylaştırılması sonucu geçen yıl ruhsatlandırma sayısı 410 bine yükseldi. Altın üretimini 100 tona çıkarma hedefi Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Mart ayında Kanada'ya yaptığı ziyarette bu yasanın yabancı yatırımın ülkeye gelişini hızlandıracağı beklentisini dile getirdi. Bayraktar, Kanada'da Uşak'taki altın madenini işleten, Vancouver merkezli Eldorado Altın firmasına bağlı Tuprag şirketinin yetkilileriyle de bir araya geldi. Enerji Bakanı, altın üretimini "insan sağlığı ve çevreden taviz vermeden" yılda 28 tondan 100 tona çıkarmayı, ayrıca stratejik öneme sahip nadir elementlerde de dünyanın önde gelen aktörlerinden biri haline gelmeyi hedeflediklerini belirtti. Ancak uzmanlar ve çevreciler, maden ruhsatlarındaki patlamanın su kaynaklarını ve madencilik bölgelerindeki yerel ekonomiyi tehlikeye attığı uyarısında bulunuyor. Sağlık ve çevre için siyanür tehlikesi Altın gibi madenlerin çıkarılma sürecinde sadece büyük miktarlarda su tüketilmekle kalınmıyor, aynı zamanda siyanür ve diğer kirletici maddelerin kullanımı sağlık ve çevre için büyük riskleri beraberinde getiriyor. Uşak'ın Güney köyünden Sümer, su kaynaklarının korunmasının bir ölüm-kalım meselesi olduğunu vurgulayarak "2006 yılındaki yağışların ardından yaklaşık 2 bin köy sakini vertigo, görme bozuklukları ve bulantı şikayetleri yaşadı. Yapılan testlerde kanlarında siyanür çıktı" diyor. Kirliliğin, bir zamanlar yerel ekonominin bel kemiği olan hayvancılık ve üzüm hasadını yok ettiğine işaret eden Sümer, nasıl ayakta kalacaklarını bilemediklerini belirtiyor. Resmî verilere göre 2024 yılında madencilik alanında kullanılan su, Türkiye'nin 20,3 milyar metreküplük toplam su tüketiminin yüzde 5,8'ini oluşturdu. Bu, 2016'daki payın dört katı anlamına geliyor. Türkiye'de köylülerin direnişi Son olarak Ordu'daki Aybastı yaylasında tarım için kullanılan alanlarda maden sondaj çalışmaları başlatılması, köylülerin yoğun protestosuna neden oldu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan 48 yaşındaki Nuriye Dilek, altın madeni için sondaj planları nedeniyle otlakların girişe kapatıldığını belirterek "Artık hayvan yetiştiremeyeceksek ne yapmamız bekleniyor? Toprağımızı bırakıp gitmemiz mi?" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Tarım ve hayvancılık, bölge sakinlerinin en önemli geçim kaynağı. Bölge aynı zamanda tüm dünyaya ihraç edilen fındığıyla ünlü. İkizköy'de jandarma ile karşı karşıya gelen çevre aktivistleriFotoğraf: Umit Turhan Coskun/NurPhoto/picture alliance"Artık fındık yetiştiremeyeceğiz" endişesi Fındık üreticisi ve ihracatçısı Ömer Aydın, "Altın madeni açıldığında burada artık fındık yetiştiremeyeceğiz. Yerin üstündeki, altındakinden daha değerli. Asıl altın, bu ülkede yetişen fındıktır" diyor ve Ordu'da toprakların yüzde 80'inin maden alanı ilan edildiğini duyduklarını söylüyor. Bu söylentiler karşısında hükümete bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Nisan ayında bir açıklama yaparak, farklı illerdeki arazi varlığının büyük bir kısmının maden sahası olarak ruhsatlandırdığı iddialarını yalanladı. Açıklamada, Türkiye genelinde fiili olarak maden üretimi yapılan toplam alanın, ülke yüz ölçümünün sadece binde 1,8'ine tekabül ettiği, Ordu'da bu oranın on binde 8 seviyesinde olduğu belirtildi. "Türkiye hidrolojik kuraklıkla karşı karşıya" Çevreciler ise maden ruhsat sayısındaki büyük artış karşısında öfkeli. Gazeteci Özer Akdemir, kirlenme riski ve yerel ekonomilere verilen zarar pahasına sektöre yapılan yatırımlara öncelik verildiğini belirtiyor. Su bilimleri uzmanı Dr. Erol Kesici de madencilikte aşırı su ve kimyasal kullanımına işaret ederek suyun sadece kullanılmakla kalmayıp aynı zamanda kirletildiğini vurguluyor. Yağış eksikliğinin su kaynaklarını, su kütlelerini ve yeraltı sularını etkileyerek tüm su sistemini zayıflattığına işaret eden Kesici, "Tüm dünya uzun süredir devam eden bir kuraklık yaşıyor ancak Türkiye aynı zamanda ciddi bir hidrolojik kuraklıkla da karşı karşıya. Göllerimiz, nehirlerimiz ve yeraltı su rezervlerimiz kötü su yönetiminin doğrudan bir sonucu olarak kurudu" diyor. "Dağlar maden açmak için düzleştirildiğinde ekosistem tahrip olur, ısı adaları oluşur. Bu da yağışı azaltır ve dolayısıyla yeraltı su seviyelerini düşürür" diye devam eden Kesici, doğanın aşırı sömürüyle karşı karşıya bırakıldığını belirterek "Bu kadar çok maden ruhsatı vermek nasıl mümkün olabilir?" sorusunu yöneltiyor. "Yasa durumu daha da kötüleştirecek" Çevre aktivisti avukat Arif Ali Cangı da Temmuz ayında onaylanan ve şirketlerin tarım arazilerini madencilik için kamulaştırmasına veya yeniden imara açmasına izin veren yasanın durumu daha da kötüleştirdiği görüşünde. Çevresel etki değerlendirmeleri ve denetim mekanizmalarının artık tamamen etkisiz hale geldiğini belirten Cangı, "Artık madenlerin her yerde kurulmasının önünde hiçbir engel kalmadı" diyor. Cangı, Türkiye genelinde büyüyen protesto hareketine işaret ederek, protestoları zayıflatmak amacıyla acil durum prosedürlerinin devreye girdiğini ve madencilik ruhsat süreçlerinin hızlandırılabildiğini belirtiyor. Böylece şirketler araziye anında el koyabiliyor. AFP / BK,MUK

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.