Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi

bursaarena.com.tr - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dervişoğlu’ndan Bahçeli’ye yanıt: Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal Haber

Dervişoğlu’ndan Bahçeli’ye yanıt: Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, MHP lideri Bahçeli’nin "Barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'da bulunan kişinin de hakkıdır" sözlerine yanıt verdi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı'nın kapanışında konuştu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Barış sürecinde siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'da bulunan kişinin de hakkıdır” sözlerine yanıt veren Dervişoğlu, “Benim için sadece bir tek hak var. O da ‘Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal’” ifadelerini kullandı. “BUNUN ADI BÜYÜME DEĞİL, BÖLÜŞÜM ŞOKU” Çalıştayda farklı konfederasyon, sendika ve akademik çevrelerden temsilcilerin bir araya geldiğini belirten Dervişoğlu, Türkiye’de emeğin karşı karşıya olduğu sorunların ele alındığını söyledi. TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, DİSK, MEMUR-SEN, KESK, HÜR-İŞ ve TİSK temsilcilerinin aynı masada buluştuğunu ifade eden Dervişoğlu, mevcut düzenin emek karşısında adaletsiz olduğunu savundu. Ekonomik büyümenin çalışanların gelirlerine aynı oranda yansımadığını belirten Dervişoğlu, emeğin millî gelirden aldığı payın gerilediğini söyledi. Dervişoğlu, “Türkiye ekonomisi kâğıt üzerinde büyüyor, kişi başına millî gelir rekor diye ilan ediliyor ama büyümenin meyvesi çalışanın sofrasına değil, doğrudan doğruya malum çevrelerin kasasına akıyor” dedi. Emeğin millî gelirden aldığı payın geçmişte yaklaşık yüzde 52 seviyesine çıktığını, son büyüme verilerinde ise yüzde 38’e gerilediğini belirten Dervişoğlu, “Bunun adı büyüme değil, bölüşüm şokudur” ifadelerini kullandı. “İŞÇİSİNİ EZEN BİR DÜZEN MİLLÎ BİRLİĞİ DE EZER” Sendikal hakların kullanımında çeşitli engeller bulunduğunu öne süren Dervişoğlu, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarının yasal düzenlemeler, işveren baskıları ve idari kararlar nedeniyle fiilen kısıtlandığını savundu. Maden, metal ve kâğıt işçilerinin grevlerinin millî güvenlik gerekçesiyle ertelenmesine değinen Dervişoğlu, “Bu ülkede neler oldu da can pazarındaki işçinin ekmeği millî güvenlik meselesi haline getirildi? İşçisini ezen bir düzen millî birliği de ezer” diye konuştu. Dervişoğlu, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, grev ertelemelerinin sınırlandırılması ve taşeronluk uygulamalarına son verilmesi gerektiğini ifade etti. "EMEKLİNİN BANKADAN ÇEKTİĞİ PARA 1 KURUŞ BİLE ARTMIYOR" Emeklilerin düşük aylıklar ve güncelleme katsayılarındaki adaletsizlikler nedeniyle ekonomik sıkıntı yaşadığını belirten Dervişoğlu, en düşük emekli aylığı ile dört kişilik bir ailenin açlık sınırı arasındaki farka dikkat çekti. Dervişoğlu, "Bugün en düşük emekli aylığı 23 bin 550 lira. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, yani sadece mutfak masrafı ise 37 bin 801 lira. İktidar enflasyon zammını emeklinin eline geçen paraya değil, asgari ücretin çok altında kalmış hayali kök aylıklara yapıyor. Kâğıt üzerinde zam yapılmış gibi görünüyor ama milyonlarca emeklinin bankadan çektiği para 1 kuruş bile artmıyor. Yani emekliye fiilen sıfır zam yaratılıyor" dedi. “TÜRKİYE’DE ADIM ADIM BİR PREKARYA EKONOMİSİ İNŞA EDİLİYOR” Yapay zekâ, robotik ve dijital platformların çalışma hayatına etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, güvencesiz çalışma biçimlerinin yaygınlaştığını ifade etti. Uzaktan çalışma, karma mesai ve kısa süreli çalışma modellerinin reform olarak sunulduğunu söyleyen Dervişoğlu, uygulamalar üzerinden çalışanların sosyal güvencelerden yoksun kalabildiğini belirtti. Dervişoğlu, “Güvencesiz, geleceğini planlayamayan, her an işini kaybetme korkusuyla yaşayan yeni bir sınıf oluşuyor. Bu kitle büyüdükçe yalnızca ekonomi değil, demokrasi de hırpalanıyor. Türkiye’de bugün adım adım bir prekarya ekonomisi inşa ediliyor” dedi. “ASGARİ ÜCRET ÇALIŞANLARIN YARIDAN FAZLASININ HAPSOLDUĞU BİR TAVANA DÖNÜŞÜYOR” Ücret ve vergi politikalarını da eleştiren Dervişoğlu, asgari ücretin çalışanlar için koruyucu bir taban olmaktan çıkarak geniş bir kesimin gelir düzeyini belirleyen bir tavana dönüştüğünü söyledi. Enflasyon karşısında alım gücünün gerilediğini ifade eden Dervişoğlu, "Enflasyon durdurulamazsa asgari ücretliyi yılda tek artışa mahkûm eden sistem alım gücünü bütünüyle eritiyor. Asgari ücret artık koruyucu bir taban değil, çalışanların yarıdan fazlasının hapsedildiği bir tavana dönüşüyor. Ocakta alınan maaş aylar ilerledikçe buharlaşıyor. Kaşıkla verilen zam, kepçeyle geri alınıyor. Bunun üstüne KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler eklendiğinde krizlerin faturası doğrudan dar gelirlinin sırtına yıkılıyor" ifadelerini kullandı.

Yapay zekanın dalkavukluğu toplumu kutuplaştırır mı? Haber

Yapay zekanın dalkavukluğu toplumu kutuplaştırır mı?

Sohbet botları, kullanıcıların siyasi görüşlerini onaylama eğilimi gösteriyor. Araştırmacılara göre yapay zekanın kullanıcıya yaranması olarak tanımlanan bu durum kutuplaşmayı artırabilir. Kısa süre önce önde gelen yapay zeka uzmanlarının açıklamaları manşetlere taşındı. Uzmanların sözleri, yapay zekanın insan denetiminden çıkabileceği ve insanlığın sonunu getirebileceği yönündeki endişeleri artırdı. Ancak işler o noktaya gelmeden önce yapay zeka, insanların birbirlerine karşı daha fazla cephe almasına da katkıda bulunabilir. Brezilya'daki Campinas Devlet Üniversitesi'nden (UNICAMP) araştırmacılar, yaygın kullanılan sohbet botlarının yanıtlarını varsayımsal kullanıcıların siyasi görüşlerine göre uyarladığını belirledi. Bilim insanları, kullanıcıların kendilerine özel hazırlanan bu yanıtları bağımsız bir değerlendirme sanabileceği ve bunun da toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği uyarısında bulunuyor. Sohbet robotundan ideolojik bukalemuna "Scientific Reports" adlı bilim dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında UNICAMP ekibi, OpenAI, Meta, Google, xAI, DeepSeek ve Microsoft dahil farklı geliştiricilere ait 21 büyük dil modelini (LLM) test etti. Modellerden ekonomi, kamu güvenliği, sosyal politikalar, yolsuzluk ve çevre dahil Brezilya siyasetine ilişkin yedi alandaki 112 ifadeye ne ölçüde katıldıklarını belirtmeleri istendi. Her model üç farklı senaryoda test edildi: Kullanıcının siyasi görüşlerine ilişkin herhangi bir bilgi verilmeden, siyasi açıdan daha çok sola eğilimli bir kullanıcıyı tanımlayan bir komutla ve daha çok sağ eğilimli bir kullanıcıyı tanımlayan bir komutla. Kullanıcının siyasi görüşlerine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğinde 21 modelden 20'si, araştırmacıların daha çok sol eğilimli olarak sınıflandırdığı yanıtlar verdi. Ancak bunların bir kısmı siyasi merkeze oldukça yakındı. Grok 4.1, araştırmacıların yanıtlarını sağ eğilimli olarak sınıflandırdığı tek model oldu. Kullanıcının siyasi yönelimine ilişkin bilgi verildiğinde ise tüm modeller yanıtlarını komutta belirtilen siyasi görüş doğrultusunda değiştirdi. Araştırmanın ortak yazarlarından ve UNICAMP'ta bilgisayar bilimci olan Zanoni Dias, DW'ye şu değerlendirmeyi yapıyor: "En dikkat çekici olan, bu davranışın ne kadar yaygın olmasıydı. Test ettiğimiz 21 modelin tamamı, kullanıcının ifade ettiği siyasi tutuma göre konumunu değiştirdi. Ancak bu değişimin boyutu modeller arasında büyük farklılıklar gösterdi." Araştırmacılar, modelleri "ideolojik bukalemunlar" olarak tanımladı ve yanıtların ne ölçüde değiştiğini ölçmek için bir "bukalemun endeksi" geliştirdi. Meta'nın Llama 3.1 8B modeli ile DeepSeek V3.2'de değişim en düşük düzeyde kalırken, Google'ın Gemma 3 27B ve OpenAI'ın GPT-5 Nano modellerinde en güçlü değişimler arasında yer aldı. Sohbet robotları aynı soruya her kullanıcı için aynı yanıtı vermeyebiliyor. Araştırmaya göre, farklı yapay zeka modelleri, kullanıcıların siyasi görüşlerine göre yanıtlarını değiştirebiliyor.Fotoğraf: Manuel Ruiz/Addictive Stock/IMAGOSiyasi dalkavulukluk eylemi Sohbet botlarının yanıtlarını karşılarındaki kişiye göre uyarlaması her zaman sorun değil. Örneğin kullanılan kelimeler, verilen örnekler veya ayrıntı düzeyi kullanıcıya göre değişebilir. Ancak araştırmada modeller yalnızca kullandıkları dili veya üsluplarını değiştirmedi, siyasi değerlendirmelerini de değiştirdi. Dias temel farkı şöyle açıklıyor: "En önemli ayrım, bir yanıtın nasıl iletildiğinin uyarlanmasıyla yanıtın içerdiği değerlendirmenin değişmesi arasındadır." Dias sözlerini şöyle sürdürüyor: "Modellere kullanıcıyla aynı fikirde olmaları ya da bir siyasi partinin temsilcisi gibi yanıt vermeleri yönünde talimat vermedik. Buna rağmen değerlendirmeleri kullanıcının görüşlerine doğru kaydı." Araştırmacılar bunu siyasi dalkavukluk eğilimi olarak değerlendiriyor: "Yapay zeka sistemleri, kullanıcıların duymak istediğini düşündükleri şeyleri söylüyordu. Bunun olası açıklamalarından biri, kısaca "bot" olarak da adlandırılan sohbet robotlarının insan değerlendiricilerin daha yüksek puan verdiği yanıtları tercih edecek şekilde eğitilmesi olabilir. Kullanıcıyı memnun eden yanıtlar daha yüksek puanlanırsa, sohbet botları da kullanıcıların görüşlerini onaylamayı öğrenebilir." Kişiye özel yankı odaları Sosyal medya algoritmaları sürekli benzer içerikler sunarak insanların mevcut inançlarını güçlendirebilir. Ancak bir sohbet botu bunun da ötesine geçebilir. Belirli bir kullanıcıya özel argümanlar üretebilir, itirazlara yanıt verebilir ve konuşma ilerledikçe gerekçelerini daha da ayrıntılandırarak kişiselleştirilmiş bir yankı odası oluşturabilir. Kullanıcılar ise kendilerine göre uyarlanmış bu yanıtları tarafsız bir analiz olarak değerlendirebilir. Üstelik sohbet botunun kendileri hakkında ne bildiğinin ve bunun yanıtları nasıl etkilediğinin farkında olmayabilirler. Dias bu konudaki kaygıyı şöyle dile getiriyor: "Aynı sistemin farklı kullanıcıların birbirine zıt siyasi görüşlerini onaylayabileceği ve her kullanıcının bu onayı bağımsız bir değerlendirme olarak algılayabileceği yönünde bir endişe var." Stanford Üniversitesi'nden davranış bilimci Zakary Tormala'nın araştırmaları, insanların yapay zekadan geldiğine inandıkları argümanlara özellikle açık olabildiğine işaret ediyor: "İnsanlar yapay zekayı başka bir kişiye kıyasla daha bilgili, daha nesnel ve daha tarafsız; kendilerini ikna etmeye ise daha az çalışan bir kaynak olarak algılama eğiliminde. Bu nedenle insanlar daha az temkinli davranabilir ve yapay zekayı dinlemeye daha istekli olabilir." Bu güven, siyasi görüşleri onaylayan yanıtların etkisini daha da artırabilir. Tormala, bu durumu şöyle açıklıyor: "Başkalarının kendi görüşlerini onayladığını duymanın, insanların bu görüşlere bağlılığını artırdığı biliniyor. İnsanların inançları bir kez katılaştığında, farklı görüşlere karşı daha az açık olma eğilimindeler." Tormala, yapay zekadan gelen onayın da aynı etkiyi gösterip göstermediğinin henüz kanıtlanmadığını ancak bunun oldukça mümkün olduğunu belirtiyor. Yapay zeka destekli sohbet robotları, kullanıcıya göre uyarlanmış yanıtlarla kişiye özel yankı odaları oluşturabiliyor ve mevcut görüşleri pekiştirebiliyor.Fotoğraf: Supatman/La Nacion/ZUMA/picture allianceOnaylanmak daha fazla kutuplaşmaya yol açıyor mu? UNICAMP araştırması, siyasi görüşlerin bu şekilde yansıtılmasının kullanıcıların inançlarını veya davranışlarını gerçekten değiştirip değiştirmediğini incelemedi. Araştırmada yalnızca modellerin yanıtlarının nasıl değiştiği ölçüldü. Dias bu sınırlamanın altını çiziyor: "Araştırmamız, kontrollü koşullar altında modellerin yanıtlarının değiştiğini ortaya koyuyor. Kullanıcıların görüşlerinin kutuplaştığını veya radikalleştiğini ya da çatışmaya daha yatkın hale geldiklerini kanıtlamıyor. Bunlar farklı sonuçlardır ve aralarında doğrudan bir bağlantı olduğu varsayılamaz." Amsterdam Üniversitesi'nde yapay zeka ve siyasi kutuplaşma üzerine çalışan Petter Tornberg ise modellerin test ortamı dışında aynı yanıtları verip vermeyeceği konusunda kuşkulu. Tornberg, sohbet botlarının kullanıcıların görüşlerini mutlaka güçlendireceğinin varsayılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor. Bazı konuşma ortamlarında bu sistemler insanların kendi görüşlerini yeniden değerlendirmesine de yardımcı olabilir. DW konuşan Tornberg, bir sohbet botuyla yapılan özel bir konuşmanın sosyal medyadaki kamuya açık siyasi tartışmalardan farklı olduğuna dikkat çekiyor: "Kamuya açık siyasi tartışmalarda sosyal kimliğin beraberinde getirdiği dinamikler olmadan, çoğu zaman oldukça akılcı ve olgulara dayalı açıklamalar sunabiliyorlar. Dolayısıyla bu sistemlerin bazı koşullarda kutuplaştırıcı değil, aksine kutuplaşmayı azaltıcı bir etki göstermesi en azından mümkün." Yapay zekanın toplumsal ayrışmayı derinleştirip derinleştirmeyeceği ya da azaltıp azaltmayacağı, belki de kullanıcıların görüşlerine meydan okuyup okumamasına veya yalnızca duymak istediklerini söyleyip söylememesine bağlı. Daha az siyasi hoşnut etme eğilimi Dias, geliştiricilerin modellerini farklı siyasi görüşlere sahip kullanıcılarla test etmesini ve aynı konuları tutarlı biçimde değerlendirip değerlendirmediklerini kontrol etmesini istiyor. Modeller, nazik biçimde karşı görüş sunacak, belirsizlikleri kabul edecek, doğrulanmamış varsayımları düzeltecek ve farklı görüşleri adil biçimde aktaracak şekilde eğitilebilir. Bu, her yanıtın siyasi merkeze yakın olması gerektiği anlamına gelmiyor. Dias, geliştirmenin temel hedefini şöyle özetliyor: "Üst düzey hedef, insanların kendi inançlarını sorgulamalarına yardımcı olmak olmalı. Kanıtlar, belirsizlikler ve birbiriyle rekabet eden değerlendirmeler açık biçimde ortaya konulmalı; meşru siyasi görüş ayrılıklarına da alan bırakılmalı."

Bursa'da 'Felsefe Buluşmaları' başlıyor Haber

Bursa'da 'Felsefe Buluşmaları' başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’, 10 Ekim Cumartesi günü kapılarını açıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, düşünce dünyasına katkı sunacak yeni bir etkinlik serisini Bursa’ya kazandırıyor. ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’ adıyla gerçekleştirilecek söyleşi dizisinde, günümüz dünyasının hızlı dönüşümü felsefi bir perspektifle ele alınacak. ‘İnsan, hakikat, anlam, bağ ve gelecek’ kavramları etrafında şekillenecek buluşmalarda, değişen dünyada insanın konumu ve geleceği üzerine farklı disiplinlerden akademisyenler görüşlerini paylaşacak. İLK BULUŞMA 10 EKİM’DE ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’nın ilk oturumu, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Tayyar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Serinin açılış konuğu Prof. Dr. Ferudun Yılmaz olacak. Yılmaz, ‘Değişen Dünya, Sarsılan İnsan: Ekonomi, Kültür ve Siyasetin Yeni Krizleri’ başlıklı konuşmasıyla günümüz dünyasındaki dönüşümleri ve bu dönüşümlerin insan üzerindeki etkilerini değerlendirecek. Serinin ikinci buluşmasında Prof. Dr. Işıl Bravo ve Doç. Dr. Elif Madarbaş Gülen ‘Hakikat Kayboldu mu? Algoritmik Yönlendirme, Dezenformasyon, Bilgi Krizi’ başlığıyla bilgi çağının yeni sorunlarını ele alacak. 12 Aralık’ta Prof. Dr. Ali Utku ve Prof. Dr. Victoria Rowe Holbrook, ‘Edebiyat ve Felsefe Kavşağında İnsan’ konusunu tartışacak. 9 Ocak 2027’de Prof. Dr. Enis Doko ve Doç. Dr. Mehtap Doğan, ‘İnsanlığın Yeni Aynası: Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak’ başlıklı buluşmada yapay zeka ve insan ilişkisini değerlendirecek. FELSEFEDEN BİLİME, AİLEDEN GELECEĞE Şubat ayında Prof. Dr. Türker Kılıç ve Prof. Dr. Çetin Balanuye ‘Bilim ve Anlam’, mart ayında Prof. Dr. A. Ayhan Çitil ve Prof. Dr. Kasım Küçükalp ‘İçimizdeki Fırtına: Modern İnsanın Zihinsel Buhranı’ başlıklarıyla Bursalılarla buluşacak. Nisan ayında Prof. Dr. Yayla Gül Ceren Karataş ve Doç. Dr. Şeyma Kömürcüoğlu, ‘Köklerde ve Kanatlarda: Aile, Kuşaklar ve Bağlar’ başlığını ele alırken, serinin 8 Mayıs 2027’deki final buluşmasında İhsan Fazlıoğlu, ‘Geleceğe Ne Bırakacağız?’ sorusunun izini sürecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen programın yürütücülüğünü Prof. Dr. Funda Güngör ve Doç. Dr. Mehmet Fatih Elmas üstleniyor. Oturumları takip etmek isteyen Bursalılar https://www.bursa.bel.tr/etkinlik/bursa-felsefe-bulusmalari-1570 adresinden kayıt yaptırabilir.

Bursa'yı dünyaya bağlayacak dev yatırım... TEKNOSAB Lojistik Parkı.. Haber

Bursa'yı dünyaya bağlayacak dev yatırım... TEKNOSAB Lojistik Parkı..

TEKNOSAB'da 210 milyon dolarlık Lojistik Park projesinin temeli, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla atıldı. Hepsiburada ve Hepsijet ile kiralama protokolü imzalanan Bursa'daki merkezin ilk etabının 2027'nin son çeyreğinde açılması planlanıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim merkezi olarak hayata geçirilen TEKNOSAB’da, kentin üretim ve ticaret altyapısını yeni bir seviyeye taşıyacak Lojistik Park projesinin temeli atıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende; eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, milletvekilleri, yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası bir araya geldi. Tören öncesinde TEKNOSAB’da incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bölgenin özellikle yer altı altyapısının kendisini etkilediğini belirterek, TEKNOSAB’ı “yeni nesil bir OSB” ve “Türkiye Yüzyılı’nın OSB’si” olarak tanımladı. “BURSA’YA ÖNCÜ OLMAK YAKIŞIR” TEKNOSAB’ın fiber optik altyapıdan enerji sistemlerine kadar bütünleşik biçimde planlandığını belirten Yılmaz, bölgenin ortak akıl ve ortak finansman anlayışıyla hayata geçirilmesinin önemine dikkati çekti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın şahsında projede emeği geçenleri tebrik eden Yılmaz, TEKNOSAB’ın dijital ve yeşil dönüşüm hedefleriyle örtüştüğünü söyledi. Bursa’nın Türkiye’de sanayinin öncü şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bursa’ya öncü olmak yakışır, lider olmak yakışır, örnek olmak yakışır.” değerlendirmesinde bulundu. Bursa’nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat düzeyiyle Türkiye’nin en büyük ihracatçı şehirleri arasında yer aldığını dile getiren Yılmaz, TEKNOSAB’ın bu güçlü üretim altyapısının geleceğe dönük vizyonunu oluşturduğunu kaydetti. TEKNOSAB’da 30 civarında firmanın üretime başladığını, bu firmaların yatırımlarının 60 milyar liraya, istihdamın ise 7 bin 500 kişiye ulaştığını aktaran Yılmaz, 2026 yılı sonuna kadar üretimdeki firma sayısının 42’ye, toplam yatırımın 100 milyar liraya, istihdamın ise 9 bine çıkmasının öngörüldüğünü söyledi. “LOJİSTİK PARK REKABET GÜCÜ KAZANDIRACAK” Lojistiğin günümüzde rekabet gücünün en kritik unsurlarından biri haline geldiğini belirten Cevdet Yılmaz, TEKNOSAB içinde böyle bir merkezin kurulmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Lojistik Park’ın demiryolu, otoyolu ve liman bağlantılarıyla sanayi ürünlerinin pazarlara daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasına katkı sağlayacağını kaydeden Yılmaz, projenin Türkiye’nin üretim merkezlerini limanlara bağlama hedefleriyle de örtüştüğünü söyledi. Yılmaz, daha temel atma aşamasında önemli şirketlerin projede yer almak istemesinin yatırımın potansiyelini ortaya koyduğunu belirterek, Lojistik Park’ın zaman içinde çok güçlü bir lojistik merkez haline geleceğini ifade etti. Eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da Bursa iş dünyasının alınan kararları hızla uygulamaya geçiren güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Dünyada ülkeler kadar şehirlerin de yoğun bir rekabet içinde bulunduğunu belirten Ala, Bursa’nın üretim, ihracat ve ticaret kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. BTSO’nun hayata geçirdiği projelere değinen Ala, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetimini ortaya koydukları vizyoner çalışmalar dolayısıyla tebrik etti. Geleceğin ekonomisinde vizyon sahibi şehirlerin öne çıkacağını dile getiren Ala, “Vizyon olmadan bugünkü dünyada hak ettiğimiz yeri almamızın imkanı yoktur. Vizyoner projeleri sonuna kadar destekleriz. İhtiyacımız olan geleceğe ilişkin bir söz, vizyon, proje ve programdır.” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN EKONOMİ TARİHİNDE İZ BIRAKACAK” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın ekonomi tarihinde iz bırakacak büyük bir projenin daha hayata geçtiğini söyledi. Bursa’nın yüzyıllardır üretim, ticaret ve girişimciliğin merkezinde yer aldığını belirten Burkay, küresel ekonomide üretimin, ticaret yollarının, teknolojinin ve sermayenin yön değiştirdiği bir dönemde şehirlerin kendi geleceklerini bugünden planlaması gerektiğini ifade etti. BTSO olarak 2013 yılından bu yana 60’ı aşkın projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın da Bursa sanayisinin yüksek teknoloji, ölçek ekonomisi ve ihracat odaklı üretime geçişinin temel projelerinden biri olduğunu söyledi. TEKNOSAB’da yenilenebilir enerji kaynaklarından fiber optik iletişim altyapısına, su ve doğal gaz hatlarından yer altı beton galeri sistemine kadar tüm altyapının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla kurgulandığını belirten Burkay, bölgenin şimdi çok daha kapsamlı bir ekosistemle tamamlandığını anlattı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, TEKNOSAB’ın genişleme alanı içinde KOBİ OSB, Gıda OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Serbest Bölge, Teknopark, Defence HUB, Data Center gibi projelerle üretim, ticaret, teknoloji ve lojistiği aynı merkezde buluşturan yeni bir kalkınma modeli oluşturduklarını söyledi. TEKNOSAB Lojistik Park’ın da bu vizyonun en stratejik halkalarından biri olduğunu vurgulayan Burkay, projenin Bursa’da üretilen katma değerin dünya pazarlarına daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasında önemli rol üstleneceğini kaydetti. Burkay, projenin finansmanında da farklı bir model uyguladıklarına işaret ederek, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla küçük esnaftan KOBİ’lere, sanayicilerden büyük işletmelere kadar yaklaşık 650 yatırımcıyı aynı projenin ortağı haline getirdiklerini bildirdi. Fonun ilk yılında Türk lirası bazında yüzde 126, dolar bazında yüzde 86 değer artışı sağladığını ifade eden Burkay, asıl önemli olanın Bursa’daki farklı kesimlerin kentin geleceğine birlikte yatırım yapması olduğunu söyledi. TEKNOSAB’dan GUHEM’e, Bursa Business School’dan BUTEKOM ve Model Fabrika’ya kadar birçok projeyle Bursa’nın geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Burkay, “Bursa Büyürse Türkiye Büyür” anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. “YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALIYORUZ” Bursa Valisi Erol Ayyıldız da TEKNOSAB Lojistik Park’ın Bursa’nın üretim gücünü Türkiye’nin gelecek vizyonuyla buluşturan önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Bursa’nın üretim kültürünü geleceğe taşımanın artık daha nitelikli, daha hızlı, daha teknolojik ve sürdürülebilir üretimden geçtiğine işaret eden Ayyıldız, projenin otoyol, demiryolu ve liman bağlantılarıyla Bursa’nın üretim gücünü küresel tedarik zincirlerine daha güçlü biçimde bağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, projenin yüzlerce yatırımcıyı aynı hedef etrafında buluşturan yapısına da dikkati çekerek, yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan BTSO’ya, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a, TEKNOSAB yönetimine ve yatırımcılara teşekkür etti. Yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip TEKNOSAB Lojistik Park, yeni nesil lojistiğin ihtiyaç duyduğu çok sayıda fonksiyonu tek merkezde buluşturuyor. Projede gümrük sahası, antrepolar, soğuk hava depoları ve akıllı depolama sistemlerinin yanı sıra 262 bin 600 metrekareyi aşan kiralanabilir alan yer alacak. Tesiste 300’ün üzerinde yükleme rampası ile 2 bin TIR kapasiteli park alanı oluşturulacak. Kurulacak 12 megavatlık güneş enerjisi sistemi ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Gemlik ve Bandırma limanlarına, demiryolu ve otoyol bağlantılarına yakın konumuyla Lojistik Park’ın Bursa sanayisinin lojistik maliyetlerini azaltması ve ihracat operasyonlarının hızını artırması amaçlanıyor. Projenin ilk etabının 2027 yılının son çeyreğinde hizmete açılması planlanıyor. TEMEL ATILMADAN İLK KİRALAMA ANLAŞMASI YAPILDI TEKNOSAB Lojistik Park, daha temeli atılmadan önemli bir ticari anlaşmaya da imza attı. Tören kapsamında Türkiye’nin önde gelen e-ticaret ve lojistik şirketlerinden Hepsiburada ve HepsiJET ile kiralama protokolü imzalandı. Anlaşmayla birlikte projenin henüz inşaat aşamasına geçmeden önemli bir kapasitesinin ticari kullanıma yönelik değerlendirilmesi sağlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da anlaşmaya dikkati çekerek, güçlü şirketlerin daha temel atma aşamasında projeyi tercih etmesinin Lojistik Park’ın sahip olduğu potansiyeli gösterdiğini ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise uluslararası kuruluşlarla görüşmelerin sürdüğünü belirterek, Hepsiburada ve HepsiJET ile atılan ilk adımın yeni anlaşmalarla devam edeceğini bildirdi.

Davutoğlu'ndan 'Gelecek'i sonlandırma kararı! Haber

Davutoğlu'ndan 'Gelecek'i sonlandırma kararı!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaptığı kapsamlı açıklamayla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını duyurdu. Davutoğlu, kararın "teslimiyet değil, ahlaki bir duruş" olduğunu vurguladı. ANKARA (İGFA) - Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaptığı yazılı açıklamayla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını açıkladı. Türkiye'de mevcut siyasi sistemin ciddi bir çıkmaz içinde olduğunu savunan Davutoğlu, siyasi mekanizmaların kendini yenileme kapasitesini büyük ölçüde yitirdiğini belirterek, siyaset kurumunda yaşanan yozlaşmanın toplumun farklı kesimlerine kadar yayıldığını ifade etti. Muhafazakârlık, milliyetçilik ve çağdaşlaşma düşüncesini savunan kesimlere çağrıda bulunan Davutoğlu, günlük siyasi tartışmaların ötesine geçilmesi ve değişen dünya koşullarına uygun yeni bir zihniyet dönüşümünün gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Parti kurulları ve dava arkadaşlarıyla yapılan istişareler sonucunda bu kararı aldıklarını belirten Davutoğlu, "Kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." ifadelerini kullandı. Kararın siyasetten tamamen çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Ahmet Davutoğlu, bunun "teslimiyet değil, ahlaki bir mesafe koyma kararı" olduğunu belirtti. Bundan sonraki süreçte düşünce, eğitim, bilim, kültür, ekonomi, uluslararası diplomasi ve toplumsal dayanışma gibi alanlarda Türkiye için çalışmayı sürdüreceklerini ifade eden Davutoğlu, "Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar düşünmeye, konuşmaya, uyarmaya ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.