Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Eğitim

bursaarena.com.tr - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa Drama Buluşmaları gençleri İzmir’de Haber

Avrupa Drama Buluşmaları gençleri İzmir’de

Avrupa Drama Buluşmaları 2026 Uluslararası Drama Kampı, bu yıl İzmir’de İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çağdaş Drama Derneği iş birliğinde düzenleniyor. Gençler, 17 Ağustos’ta sona erecek kampta yaratıcı drama aracılığıyla kültürlerarası etkileşimde bulunacak. İZMİR (İGFA) - 1982 yılından bu yana çeşitli Avrupa ülkelerinde düzenlenen Avrupa Drama Buluşmaları (European Drama Encounters-EDERED) 2026 Uluslararası Drama Kampı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çağdaş Drama Derneği arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında bu yıl Özdere 100. Yıl Gençlik ve Spor Yerleşkesi'nde gerçekleştiriliyor. İngiltere, Almanya, Yunanistan gibi çeşitli Avrupa ülkelerinden gençlerin katıldığı buluşma, yaratıcı drama ile gençleri bir araya getirerek kültürlerarası etkileşim ve öğrenmeyi amaçlıyor. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kütüphaneler Şube Müdürlüğü’ne bağlı kütüphanelerden aktif olarak yararlanan İzmirli gençler de etkinlikteki yerini aldı. Yabancı dil ve dramaya ilgisi olan gençler, aileleriyle vedalaşarak etkinlik için yola çıktı. “Yeni kültürlerle tanışmayı çok istiyorum” Buluşma öncesi yaşadığı heyecanı aktaran 16 yaşındaki Ece Karaarslan, “İngilizcem iyi olmadığı için İngilizce filmler izledim. İzlediğim filmlerin katkısıyla tiyatroyla tanıştım. İngilizceyi zaten seviyorum. Drama da benim çok sevdiğim bir hobi olduğu için bu etkinliğe katılmak benim için çok iyi olur diye düşündüm. Kütüphanelere ders çalışmak ya da kitap ödünç almak için gidiyorum. Kitaplar da çok sayıda film izlemeye başlamamın başka bir sebebiydi. Babamın önerdiği Harry Potter kitapları sonrasında filmler ve tiyatro dünyasına katılmış oldum. Kitaplar farklı dünyalara açılan kapılar olduğu için kendimi bulmamda çok yardımcı oldu. Avrupa Drama Buluşmalarında sevdiğim aktiviteleri yapacağım. Hem yurt dışından arkadaşlar edinmeyi hem İngilizcemi geliştirmeyi hem de yeni kültürlerle tanışmayı çok istiyorum” dedi. “Sonuna kadar destekçisiyim” Ece Karaarslan’ın babası Reşit Karaarslan ise “Kızım bu etkinlikten bahsettiğinde ‘tereddütsüz arkandayım’ dedim. Kütüphanelerde gerçekleştirilen ön çalışmalarda da kendisine eşlik ettim. Tiyatro çalışmalarında da her zaman yanındayım. Gece saatlerinde onun provalarının bitmesini beklerken arabada uyuyakaldığım zamanlar oldu. Sonuna kadar destekçisi olmaya devam edeceğim. Ben de bir tercüman olarak yabancı dile uzak değilim. O yüzden kızımın farklı uluslardan insanlarla tanışması, kaynaşması ona çok şey katacak” diye konuştu. “Çok mutluyum” Kampa katılacak gençlerden 14 yaşındaki Nil Saraç, “Drama etkinliklerine okulda zaten katılıyorum, tiyatroyu çok seviyorum. İngilizcemi de geliştirmek için böyle bir fırsatı değerlendirmek beni çok mutlu etti. Kütüphanelere çok sık gidiyorum ve ödünç kitap alıyorum. Duyuruyu görünce hemen değerlendirmek istedim. Buluşmaya katılmadan önce kütüphanede toplanarak etkinlikler yaptık, kaynaştık. Bu da heyecanımı bastırdı. Hem İngilizcemi geliştirecek hem de ilgi alanıma dair bir etkinliğe katılacak olmak beni çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. “Çok etkili ve verimli” Nil Saraç’ın annesi Pınar Saraç, “Kızımla İzmir’deki kütüphanelerin aktif üyesiyiz. Kütüphanede bulunmayı ve kitap alışverişi yapmayı çok seviyoruz. Bu süreçte Avrupa Drama Buluşmaları duyurusuyla karşılaştık. Görünce çok heyecanlandım. Gençler bir araya gelecek, sanat ve kitaplar olacak. Katılım koşullarını sağlayınca olumlu dönüş oldu. Umarız gençler için çok güzel olur. Buluşmaya katılım öncesinde kütüphanelerde çeşitli İngilizce ve drama etkinlikleri de yapıldı. O çalışmalar da çok etkili ve verimli geçti. “Tiyatro, yabancı dil, güzel anılar” 16 yaşındaki Ezgi Güneş, “Ben başvuru duyurusunu sosyal medya üzerinden gördüm. Tiyatroyu çok seviyorum, yabancı dilde de kendimi geliştirmek istiyorum. Hayalimdeki bir etkinlik olduğu için katılmak istedim. İnsanlarla tiyatro aracılığıyla bağ kurarken aynı zamanda yabancı dilimi geliştirmeyi, aynı zamanda güzel anılar biriktirmeyi istiyorum” derken, baba Ertan Güneş de “Bu etkinliğin kızıma kesinlikle faydalı olacağına inanıyorum. Dil geliştirmek için yurt dışına gidenler varken böyle bir etkinliğin yaşadığımız şehirde olması bizi ayrıca mutlu ediyor” sözlerine yer verdi. Kapma katılacak gençlerden 16 yaşındaki Ege Yener de “İngilizce her zaman hayatımın içinde. Çok küçük yaşlardan bu yana drama kurslarına katılıyorum. Etkinliğe dair içimde heyecan var. Benim için böyle bir deneyim ilk kez olacak” dedi. EDERED 2026 EDERED 2026 Uluslararası Drama Kampı; farklı ülkelerden çocukları ve eğitmenleri yaratıcı drama, kültürlerarası etkileşim ve ortak üretim teması etrafında bir araya getiren uluslararası bir eğitim ve kültür programı olarak 1982 yılından bu yana düzenleniyor. İzmir’de düzenlenecek programa Türkiye, İngiltere, Almanya, İsviçre ve Yunanistan olmak üzere beş 5 ülke katılım sağlayacak. Programa yurt dışından 30 genç ve sekiz eğitmen, Türkiye’den ise İzmir’deki kütüphaneleri aktif kullanan dokuz genç ile Eskişehir, Bursa, İstanbul ve Ankara’dan belirlenen kriterlere uygun beş genç olmak üzere toplam 14 genç katılacak. Program kapsamında tanışma ve uyum çalışmaları, yaratıcı drama atölyeleri, hikâye anlatıcılığı ve ortak üretim çalışmaları, beceri paylaşım atölyeleri, kültürlerarası etkileşim etkinlikleri, National Market (ulusal pazar), National Evening (ulusal gece), kültürel gezi programı, final gösterisi hazırlıkları ve kapanış etkinlikleri gerçekleştirilecek.

Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor Haber

Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor

Yapay zekâ teknolojileri, son yıllarda iş dünyasından eğitime, üretimden girişimciliğe kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm oluşturuyor. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'de yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanındaki çalışmalar hız kazanırken, gençlerin teknolojiye olan ilgisi de dikkat çekiyor. 15-34 yaş aralığında yaklaşık 27 milyon genç nüfusa sahip olan Türkiye'nin, teknoloji ve girişimcilik alanında önemli bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda gençler için yeni fırsatlar oluşturan önemli bir dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Yapay zekânın günümüzde birçok sektörde etkisini artırdığını belirten Yılmaz, "Dünyanın en büyük şirketlerinden küçük girişimlere kadar birçok kurum, yapay zekâ destekli çözümlerle daha hızlı ve verimli çalışmanın yollarını arıyor. Gençlerimiz için de önemli fırsatlar ortaya çıkıyor." dedi. Teknolojinin girişimcilik anlayışını değiştirdiğini vurgulayan Yılmaz, geçmişte büyük ekipler ve yüksek maliyetler gerektiren işlerin bugün daha küçük ekiplerle ve dijital imkânlarla küresel ölçekte geliştirilebildiğini söyledi. "GENÇLER TEKNOLOJİYİ TÜKETEN DEĞİL, ÜRETEN TARAFTA OLMALI" Yapay zekânın yalnızca yazılım alanında değil; mimarlık, mühendislik, finans, iletişim gibi birçok sektörde çalışan profesyoneller için de önemli bir araç haline geldiğini belirten Yılmaz, gençlerin dijital becerilerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, "Kendini geliştiren, yabancı dil öğrenen, dijital becerilerini artıran ve yeniliklere açık olan gençler geleceğin dünyasında daha güçlü bir konuma sahip olacak." diye konuştu. Türkiye'nin en büyük avantajlarından birinin genç ve dinamik nüfusu olduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin eğitim, teknoloji ve girişimcilik ekosistemiyle desteklenmesi halinde önemli başarı hikâyelerinin ortaya çıkabileceğini söyledi. Yapay zekânın insanın yerini alan bir teknoloji olarak değil, insan üretkenliğini artıran bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Geleceği şekillendirecek olanlar, bu dönüşümü takip eden değil, yön veren gençler olacaktır." dedi.

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi  ile Stratejik İş Birliği Anlaşması Haber

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi ile Stratejik İş Birliği Anlaşması

Azerbaycan Diasporasını Türkiye'de çok farklı ve güçlü temsil eden KİAMP- Karabağ Azerbaycan Milli Platformu Türkiye Cumhuriyeti Genel Koordinatörlüğü ve bünyesindeki Karabağ Azerbaycandır Koordine Etme Derneği ile İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi arasında karşılıklı tanıma, stratejik iş birliği ve kardeşlik esaslarını kapsayan memorandum, düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Gerçekleştirilen törende, KİAMP adına Genel Başkan Dr. Elvin ABDURAHMANLI, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi adına ise İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevgi KALKAN mutabakat metnini imzaladılar. İmzalanan memorandum ile taraflar arasında bilimsel, akademik, sosyal ve kurumsal alanlarda uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iş birliği sürecinin temelleri atıldı. İş birliği kapsamında eğitim, kültür, teknoloji geliştirme, ortak proje üretimi, seminer, konferans ve atölye çalışmaları düzenlenmesi, akademik bilgi ve deneyim paylaşımı, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve ortak stratejilerin oluşturulması hedefleniyor. Memorandum ayrıca siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve kamu yönetimi alanlarında ortak akademik çalışmaların yürütülmesini, kamu kurumları, araştırma kuruluşları ve Avrupa Birliği fonları kapsamında ortak proje ve araştırmalar geliştirilmesini, sürdürülebilir eğitim programlarının hazırlanmasını ve sosyal yenilikçilik alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini öngörüyor. Anlaşma çerçevesinde öğrencilerin staj hareketliliğinin desteklenmesi, kurumlar arasında akademik etkileşimin artırılması, ortak araştırmaların gerçekleştirilmesi ve toplum yararına yönelik sosyal sorumluluk ile farkındalık projelerinin hayata geçirilmesi de iş birliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Taraflar tüm çalışmaların bilimsel standartlar doğrultusunda, şeffaflık, karşılıklı iyi niyet ve kurumsal uzlaşı esaslarına uygun şekilde yürütülmesi konusunda mutabakata varırken, gerçekleştirilecek faaliyetlerin ortak karar doğrultusunda planlanması ve kamuoyuyla paylaşılması hususunda da ortak irade ortaya koydu. KİAMP Genel Başkanı Dr. Elvin ABDURAHMANLI, sürece verdiği destek ve katkılarından dolayı İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar HACISALİHOĞLU'na teşekkür ederek, söz konusu memorandumun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarını akademik ve kurumsal iş birlikleriyle daha da güçlendirecek önemli bir adım olduğunu ifade etti. İki kurum arasında imzalanan bu stratejik memorandumun; eğitim, bilim, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, sosyal kalkınma ve ortak proje üretimi alanlarında örnek teşkil edecek çalışmaların önünü açması ve iki kardeş ülke arasındaki kurumsal dayanışmaya önemli katkılar sunması bekleniyor.

Davutoğlu'ndan 'Gelecek'i sonlandırma kararı! Haber

Davutoğlu'ndan 'Gelecek'i sonlandırma kararı!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaptığı kapsamlı açıklamayla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını duyurdu. Davutoğlu, kararın "teslimiyet değil, ahlaki bir duruş" olduğunu vurguladı. ANKARA (İGFA) - Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yaptığı yazılı açıklamayla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını açıkladı. Türkiye'de mevcut siyasi sistemin ciddi bir çıkmaz içinde olduğunu savunan Davutoğlu, siyasi mekanizmaların kendini yenileme kapasitesini büyük ölçüde yitirdiğini belirterek, siyaset kurumunda yaşanan yozlaşmanın toplumun farklı kesimlerine kadar yayıldığını ifade etti. Muhafazakârlık, milliyetçilik ve çağdaşlaşma düşüncesini savunan kesimlere çağrıda bulunan Davutoğlu, günlük siyasi tartışmaların ötesine geçilmesi ve değişen dünya koşullarına uygun yeni bir zihniyet dönüşümünün gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Parti kurulları ve dava arkadaşlarıyla yapılan istişareler sonucunda bu kararı aldıklarını belirten Davutoğlu, "Kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." ifadelerini kullandı. Kararın siyasetten tamamen çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Ahmet Davutoğlu, bunun "teslimiyet değil, ahlaki bir mesafe koyma kararı" olduğunu belirtti. Bundan sonraki süreçte düşünce, eğitim, bilim, kültür, ekonomi, uluslararası diplomasi ve toplumsal dayanışma gibi alanlarda Türkiye için çalışmayı sürdüreceklerini ifade eden Davutoğlu, "Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar düşünmeye, konuşmaya, uyarmaya ve milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz." dedi.

Üniversite için resmi tercih süreci başladı Haber

Üniversite için resmi tercih süreci başladı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) resmi tercih süreci başladı. Adaylar, 29 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında üniversite ve bölüm tercihlerini yaparak geleceklerine yön verecek. İSTANBUL (İGFA) - Tercih sürecinde doğru stratejinin en az sınav başarısı kadar önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “YKS tercihlerinde doğru bir liste oluşturmak, sadece yüksek puan alan yerleri dizmekten çok daha fazlasıdır. Doğru bir stratejiyle başarı sıranızı en verimli şekilde kullanabilirsiniz. Puana değil, başarı sırasına bakmalısınız.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, adaylara "nokta atışı tercih" için tüyolar verdi. YKS tercihlerinin 29 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirildiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “Adaylar tercihlerini ais.osym.gov.tr web sitesine T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleriyle girerek veya cep telefonlarına indirebilecekleri ÖSYM AİS mobil uygulaması üzerinden yapabilirler. Ayrıca e-Devlet kapısı üzerinden de AİS sistemine doğrudan giriş yapılabilmektedir. Okullardan veya dilekçeyle fiziki olarak tercih teslimi yapılmaz; işlemler tamamen dijital ortamda tamamlanıp onaylanır.” dedi. "Doğru tercih sadece yüksek puanlı bölümleri sıralamak değildir" Akoğlan, doğru tercih stratejisinin bilinçli planlamayla oluşturulması gerektiğini ifade ederek, “YKS tercihlerinde doğru bir liste oluşturmak, sadece yüksek puan alan yerleri dizmekten çok daha fazlasıdır. Doğru bir stratejiyle başarı sıranızı en verimli şekilde kullanabilirsiniz. İlk olarak puana değil, başarı sırasına bakmalısınız. ÖSYM sınavlarında soruların zorluğu her yıl değiştiği için puanlar dalgalanır, ancak başarı sıralamaları çok daha kararlı bir göstergedir. Listenizi hazırlarken sadece başarı sıralamanızı baz almalısınız.” diye konuştu. "Tercih listenizi üç gruba ayırın" Başarılı bir tercih listesinde risk, hedef ve güvenlik dengesi kurulması gerektiğini belirten Özgür Akoğlan, adaylara şu önerilerde bulundu: “İkinci adımda tercihinizi üç ana gruba ayırmalısınız. İlk 3-5 tercihinizi başarı sıranızın yaklaşık %5 veya %30 yukarısından seçerek hayal ve risk grubu olarak belirleyebilirsiniz. Orta kısımdaki 10-12 tercihi kendi sıranıza çok yakın olan ideal hedeflerinize ayırmalısınız. Son 4-6 tercihi ise risk almamak için sıralamanızın %30 ile %50 kadar altına inen güvenlik grubundan seçmelisiniz.” "Listeyi sıralarken sadece isteğinizi esas alın" ÖSYM'nin yerleştirme sisteminin çalışma mantığının doğru anlaşılması gerektiğini dile getiren Özgür Akoğlan, “Listenizi oluştururken sıralama aralığını mantıklı tutmalı, ancak maddeleri dizerken tamamen kendi istek sıranızı ön planda tutmalısınız. ÖSYM sisteminin listenizi yukarıdan aşağıya doğru taradığını ve girebildiğiniz ilk yere yerleştirdiğini unutmayın. Başarı sırası daha düşük olsa bile daha çok istediğiniz bir bölümü, daha az istediğiniz bir bölümün üstüne yazmalısınız.” şeklinde konuştu. "Özel koşulları mutlaka okuyun" Tercih kılavuzunda yer alan özel koşulların gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayan Özgür Akoğlan, “Bölüm ve üniversite araştırması yaparken tercih kılavuzundaki özel koşullar maddelerini mutlaka okumalısınız. Yaş sınırı, sağlık raporu, kampüs konumu veya hazırlık sınıfı gibi detaylar burada yer alır. Ayrıca bölümün akademik kadrosunu, akreditasyonunu, staj imkanlarını, şehir yapısını ve barınma koşullarını araştırmalısınız.” dedi. "Baraj sıralamalarını kontrol edin" Bazı programlarda başarı sıralaması barajı bulunduğunu hatırlatan Özgür Akoğlan, "Tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık, öğretmenlik, diş hekimliği ve eczacılık gibi bölümlerdeki baraj sıralamalarını kontrol etmeniz gerekir." ifadesinde bulundu. "Gitmeyi düşünmediğiniz bölümü yazmayın" Tercih listesine sadece gerçekten okunmak istenen programların yazılması gerektiğini belirten Özgür Akoğlan, “En önemlisi de kesinlikle okumayı düşünmediğiniz bir yeri listenize eklememelisiniz; kazandığınız takdirde gitmeseniz bile bir sonraki yıl Ortaöğretim Başarı Puanınız yarı yarıya düşecektir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Tercih Günleri 10 Ağustos'a kadar sürecek Akoğlan, Üsküdar Üniversitesi olarak tercih günleri kapsamında adaylara ücretsiz tercih danışmanlığı hizmeti sunduklarını, uzman akademisyenler ve psikolojik danışmanlar eşliğinde gerçekleştirilecek görüşmelerde adaylara bölüm seçimi, kariyer planlaması ve tercih stratejileri konusunda birebir destek verdiklerini söyledi. Akoğlan, tercih yapacak adayları yerleşkelerde kurulan tercih merkezlerine davet etti.

CAN PULAK yazdı: "Gençlik- Doğa- Kamplar" Haber

CAN PULAK yazdı: "Gençlik- Doğa- Kamplar"

Doğa tahribatı hız kesmeden sürüyor. Buna orman yangınları ile zeytinlik alanların biçilmesi de eklenince, yeşil zengini güzelim ülkemiz yeşil fakirliğine doğru koşuyor. Birkaç gün Marmaris-Datça civarını dolaştım. Yangından kelleşen dağları tepeleri gördükçe içim sızladı. Sadece yangın değil, plansız ve vahşi yapılaşmalar da, önüne gelene dağıtılan taşocakları ve maden izinleri de büyük zarar veriyor ormanlarımıza. Eskiden daha iyi koruyorduk, daha önem veriyorduk, daha iyi eğitiyorduk halkımızı ve gençlerimizi. Okullar tatildeyken ormanlarda kamplar yapılırdı. Orman bölgelerine kurulan Kızılay’ın çadırlarında on binlerce genç tatil yapar, ülkemizin doğasını ve güzelliklerini paylaşır, ormanın değerini öğrenirdi. Şimdi gençlere dönük ciddi bir programımız yok maalesef. Hali vakti yerinde olanların çocukları tatile gidebiliyor ama çok büyük bir çoğunluk bırakın tatili, dara düşen aileleriyle birlikte karnını zor doyuruyor. Özal döneminde, Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı iken gençlere yönelik bir proje geliştirmiş ve Çevre izciliği teşkilatını kurmuştum. Marmaris ve Bolu Aladağ’da iki kamp sahası tespit etmiş, çadırlarını milli bankaların yardımıyla Nazilli’de yaptırmış, Milli Eğitim Bakanlığıyla çalışarak, sınıfını takdirnameyle geçen öğrencileri tespit edip, kamp eğitim programlarını oluşturmuştuk. İzci kıyafetlerinin kumaşını Sümerbank’tan almış, dikimini Ankara’daki askeri dikimevinde yaptırmış, yiyeceği ise Orman Teşkilatının mutfağından sağlamıştım. Bütün bunları projemi destekleyen rahmetli Başbakan Özal’ın ve kamu kurum ve kuruluşlarının yardımıyla parasız gerçekleştirdim. Bu arada rahmetli Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol’un, Orman Bakanı Hasan Ekinci’nin ve Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’in unutulmaz desteklerini de yeri gelmişken belirtmeliyim. 3 ay ve 10 günlük dönemler halinde süren 2000 kişilik bu kamplarda çocuklara çevre bilinci aşılanır, ormanlarda eğitimler, sahillerde temizlikler, tarlalarda çiftçilerle birlikte üretim çalışmaları yapılır, tohumlar ekilirdi. Sabah çadır içi ve çevresindeki mıntıka temizliğinden sonra 20 dakika vatan, bayrak, doğa ve insan sevgisini işleyen konferanslar verilirdi. Geceleri kamp ateşi yakılır, şiirler okunur, şarkılar söylenir, dönem sonlarında da Muğla’nın ilçe merkezlerinde bando ve mızıka eşliğinde geçit törenleri yapılırdı. Caddelerin kenarlarında toplanan büyük kalabalıklar gençlerin üzerlerine çiçekler yağdırırlar, alkışlarla coştururlardı. Düzenli geçişin en önünde izci üniformamla ve kaz adımlarıyla geçişimi hala unutamam. Marmaris kampımı dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Perez De Cuelar açmış ve gençlere yönelik bu modeli tüm dünyaya örnek göstermişti. Konuyu daha fazla uzatmayayım, iktidar değişikliği sonucu çevre izcileri de tarihe karıştı. Ancak değişen iktidarın lideri rahmetli Süleyman Demirel, yıllar sonra beni arayarak “Yanlış yaptık. Bu senin çevre izcilerin gerçekten çok faydalıymış. Gel bunu yeniden ayağa kaldıralım” dedi. Onca emeğin, onca gayretin, onca çalışmanın boşa gitmesine çok üzülmüş, çok kırılmıştım. 10 yıllık devlet hizmetimden sonra özel sektöre geçmiş, Bodrum’da Akdeniz ve Ege’nin ağaç, bitki, çalı ve çiçeklerinden oluşan büyük seralar kurmuştum. Bu işi yarıda bırakmamın zor olduğunu belirtmiş, teşekkür etmiş, ancak projeyi canlandıracak kadroya uzaktan yardımcı ve destek olabileceğimi söylemiştim. Bunları yazmamın ve geçmişi hatırlatmamın nedeni, gençliğe yönelik benzer projeler hala ve kolaylıkla yapılabilir. Şehircilik, Orman- Milli Eğitim- Gençlik ve spor Bakanlıkları ile Belediyeler, Kızılay, hatta özel-resmi tüm Üniversiteler, özel-resmi tüm bankalar gençlik kampları oluşturabilir, tatil döneminde yüzbinlerce genç spor yapabilir, denize girebilir, doğa ve vatan sevgisini işleyen çalışmalara katılabilir. Bu organizasyonları yapmak zor değildir. Çok sayıda izci eğitmenimiz vardır. İzci kamp programları vardır. Kamplar için ülkenin her yanında muhteşem yerlere sahibiz. Böylesine yararlı projeler için her taraftan yardım yağar. Yeter ki, bu ve benzer projeleri yürütecek, sürükleyecek, hedefine götürecek idealist, dürüst ve namuslu önderleri bulalım. Unumuz var, yağımız var, şekerimiz var. Elbette ki helvayı yapacak gücümüz ve imkânımız da var. Haydi, bir an önce çocuklarımıza, gençlerimize sahip çıkacak kamplarımızı oluşturalım. Çevre izciliği modelini yeniden hayata geçirebilirsek, bu kamplarda gençlerimize ve çocuklarımıza doğa bilincini yeterince aşılayabilirsek, koruma anlayışını ve önlemlerini iyi öğretebilirsek, bir taşla birkaç kuş vurmuş oluruz. Devletimizin, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün gençler için yapacağı bu organizasyon ve çalışmaların çok faydalı olacağına inanıyorum. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.