Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğu Akdeniz

bursaarena.com.tr - Doğu Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB: 'Terörsüz Türkiye' sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemeli Haber

MSB: 'Terörsüz Türkiye' sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemeli

Millî Savunma Bakanlığı, Büyük Taarruz’un 104’üncü yıl dönümü dolayısıyla Afyonkarahisar’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, “Terörsüz Türkiye” süreci, Suriye’deki gelişmeler ve Doğu Akdeniz-Ege hattındaki son duruma ilişkin önemli mesajlar verdi. ANKARA (İGFA) - Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından Zabit Yurdu’nda gerçekleştirilen toplantının ardından basın mensuplarının soruları da yanıtlandı. MSB kaynakları, Sayın Bakanın da görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında ilk toplantısını yaptığını, çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alındığını ve dört alt komisyon kurulmasının kararlaştırıldığını bildirdi. Açıklamada, alt komisyonların teşkiline yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüğü belirtilerek, “Terörsüz Türkiye” sürecinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemesinin önemli olduğu vurgulandı. Bakanlık, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiilî varlığının sona erdiğinin ve silah-mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespitine yönelik görevini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceğini ifade etti. SURİYE VE SDG VURGUSU Açıklamada, SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile “Tek Devlet, Tek Ordu” anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli bir gelişme olduğu kaydedildi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Suriye’de oluşan olumlu ivmenin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hâle getirilmesi ve Suriye ordusunun özellikle terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine desteğini, mevcut askerî iş birliği anlaşması çerçevesinde sürdüreceği belirtildi. Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; İsrail’in; Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırgan tutumu ve yayılmacı politikası, bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam ediyor.#MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/0jUb5JcPM3 — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) August 27, 2026 İSRAİL’İN SURİYE SALDIRILARI TAKİP EDİLİYOR MSB, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarını yakından takip ettiklerini ve bu saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini bir kez daha yineledi. ABD makamlarının Suriye’yi de kapsayacak bir çatışmasızlık mekanizması tesisine ilişkin girişimlerine dair açıklama ve haberlerin de izlendiği belirtilerek, Bakanlığa iletilmiş resmî bir talep bulunmadığı, böyle bir talep olması hâlinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceği aktarıldı. RODOS İÇİN İHA ÜSSÜ İDDİASINA TEPKİ Açıklamada ayrıca, Rodos Adası’nın gayriaskerî statüsünün uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı biçimde düzenlendiği hatırlatıldı. Bu statüyü ihlal edecek herhangi bir girişimin, Yunanistan’ın uluslararası hukuktan doğan yükümlülükleriyle bağdaşmayacağı vurgulandı. Bu kapsamda, Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın adanın gayriaskeri statüsünü ihlal edeceği, aynı zamanda Ege’de barış ve istikrara ile iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği ifade edildi. Türkiye’nin, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edeceği de vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomisi dimdik ayakta Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ekonomisi dimdik ayakta

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde, Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır" dedi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı ve Kabinesi olarak Türkiye’ye hizmet mücadelemizi yoğun bir mesaiyle sürdürüyoruz. Türkiye’nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden bütün kurumlarımızla, bütün imkânlarımızla koşturuyoruz. Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin hain, kimin iş birlikçi olduğunu tartışa dursun, biz kadro olarak uyum ve adanmışlık içinde ülkemizi küresel siyasetin baş aktörü hâline getirmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız her hadise, siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14-28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir varta atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor. Tecrübeli, uyumlu, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye'nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk hız kesmeden devam ediyor. Milletimizin sadece duasının ve desteğinin değil, umutlarının da bizimle olduğunun idrakindeyiz. İnşallah şahsımıza, iktidarımıza ve ittifakımıza yönelik bu güveni asla boşa çıkarmayacağız. “KENDİ POTANSİYELİMİZE GÜVENEREK YOLUMUZDA KARARLILIKLA İLERLEYECEĞİZ” Şunu tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini temenni ediyorum: Bizim için insan; siyasetimizin de, icraatımızın da özüdür. Bizim için en büyük makam, millete hizmetkârlık makamıdır. Ne yapıyorsak insanımızı rahat ettirmek, mutlu etmek için yapıyoruz. Umutsuzluğa kapılmadan, popülizme meyletmeden, başta hayat pahalılığı olmak üzere dönemsel sorunların üzerine ciddiyetle giderek, hepsinden önemlisi kendi insanımıza, kendi potansiyelimize güvenerek yolumuzda kararlılıkla ilerleyeceğiz. Kabinemizin 69. toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken enerjide Türkiye'yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik. “SAVAŞ KAYNAKLI MALİYETLERİN ETKİSİNİ ASGARİ SEVİYEDE TUTMAK İÇİN ÖZEL GAYRET GÖSTERİYORUZ” Öncelikle bir gerçeği açıkça ifade etmek istiyorum. Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafya son yılların en sancılı günlerini yaşıyor. İsrail'in savaş bağımlısı mevcut yönetimi tahrik ve tertipleriyle bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, İsrail'in hukuksuz yerleşimleri, İsrail'in Gazze'de yaptığı gibi Batı Şeria’da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil, farklı inanç kesimleriyle bölgenin tamamı ödemektedir. Örneğin bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil, maalesef küresel piyasalarda doğal gazdan gübreye, dizelden petrokimya ürünlerine birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun, çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz. Bu süreçte üreticimizi, ihracatçımızı ve reel sektörümüzü de desteklemeyi ihmal etmiyoruz. İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkânı sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık. Çiftçimizi de, esnafımızı da yalnız bırakmıyoruz. Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik, konaklama vergisini yüzde ikiden yüzde bire düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeleri tesislerde çalışan başına 3.500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkânı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. “TÜRKİYE, HER TÜRLÜ ZORLUĞU AŞACAK GÜCE, BİRİKİME, POTANSİYELE SAHİPTİR” Eş zamanlı olarak Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi hâline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz. Önümüzde yoğun bir çalışma dönemi var. Ekonomi yönetimimiz bir yandan Orta Vadeli Programımızı hazırlarken, diğer yandan Meclise sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor. Şundan kimsenin şüphesi olmasın: Türkiye, her türlü zorluğu aşacak güce, birikime, potansiyele sahiptir. Siyasette güven, yönetimde istikrar olduğu sürece Allah'ın izniyle her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir, her engelin üstesinden gelinir. Türkiye, geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşamış, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülkedir. Türkiye'yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başta terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri, büyüme, ihracat ve istihdam başlı olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir. Bakınız burada bazı çarpıcı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Partimizin Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışma terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyuyor. Buna göre, terörün faturası gayrisafi yurt içi hasılada 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5.800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları buluyor. İstihdamdaki kayıp 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ Şurası da oldukça dikkat çekicidir: Terör kaynaklı kayıplar kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım, güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor. Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuru ile koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır. İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de kazanacak. Çiftçilerimiz kadar turizmcilerimiz de kazanacak. Yatırımcı, ihracatçı kadar ev hanımı, emekli de kazanacak. Türk kadar Kürt de, Arap da, Laz da, Çerkez de kazanacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikâye yazmaya başlayacaktır, biz buna yürekten inanıyoruz. Önümüzdeki günlerde bir süredir üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi Gazi Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhur İttifakı olarak Çeşitli zorluklara rağmen tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci millî meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız. Bunu da her fırsatta vurguladığım gibi devletimizin nitelikleriyle, aziz milletimizin değerlerine halel getirmeden yapacağız. “KIBRIS'TAKİ MESELE; KIBRIS TÜRK HALKININ EGEMEN EŞİTLİĞİNİN VE EŞİT ULUSLARARASI STATÜSÜNÜN KABULÜ MESELESİDİR” Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümünü Kıbrıs Türk'ü kardeşlerimizle birlikte yine büyük bir gururla idrak ettik. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Türk halkının varlığını hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan tarihî bir dönüm noktasıdır. Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkı ve sorumluluğu çerçevesinde Kıbrıs Türk’ünün maruz kaldığı zulme son vermiş, adada barışın ve istikrarın tesisine öncülük etmiştir. Bundan 52 sene önce Mehmetçik'le mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde hamdolsun Kıbrıs Türk'ü kendi topraklarında özgür, güvenli ve onurlu bir geleceğe kavuşmuştur. Bu vesileyle milli davamız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın hayata geçirilmesinde tarihî sorumluluk üstlenen dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan'ı, bu yolda güçlü katkılar sunan Alparslan Türkeş'i, Kıbrıs Türk halkının cesaretli liderlerini, Harekâtı sevk ve idare eden komutanlarımızı ve emeği geçen devlet büyüklerimizi bir kez daha şükranla yâd ediyorum. Tabi burada şu noktayı önemli vurgulamak istiyorum: Bugün Kıbrıs meselesini değerlendirirken tarihî gerçekleri görmezden gelen yaklaşımlarla sağlıklı bir sonuca ulaşmak mümkün değildir. Kıbrıs'taki mesele iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesidir. Dolayısıyla Kıbrıs Türk'ünün egemen eşitliğini, özden gelen haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşması söz konusu olamaz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Guterres'in 16 yıl aradan sonra adaya giden ilk genel sekreter olması kuşkusuz çok kıymetlidir. Türkiye, Sayın Guterres'in barış çabalarına her daim güçlü destek olmuş, kendisini samimiyetle desteklemiş bir ülkedir. Bundan sonra da kendisiyle yakın istişare içinde olmayı sürdüreceğiz. Tabi bu noktada Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkûm etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığı herkesin malumudur. Adada sükûnet ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabilir. Öte yandan bölgemizde yaşanan gerilimleri fırsata çevirmeye çalışan Kıbrıs'ı yeni askerî yapılanmaların ve jeopolitik hesapların parçası hâline getirmek isteyen çevrelerin attığı her adımı dikkatle takip ediyoruz. Burada yanlış hesap yapanlara şu gerçeği tekrar hatırlatıyorum. Türkiye tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi bugün de yarın da Kıbrıs Türk’ü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yükseköğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri hâline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğimizi yıldan yıla güçlendiriyoruz. Geçmişte asrın projesiyle Kıbrıs Türk’ünün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek, önümüzdeki dönemde denizin altından doğalgaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE İklim krizinin olumsuz etkileri başta orman yangınları ve kuraklık olmak üzere dünyada giderek daha çok hissediliyor. Avrupa'da yılın başından bu yana çıkan orman yangınlarında 292855 hektar büyüklüğünde bir alan yandı. Kayıp geçen yılın aynı dönemine göre iki katın üzerinde artış gösterdi. Her sene dünya genelinde 7 milyon hektarlık bir alan orman yangınlarında maalesef yok oluyor. Biz de yakın tarihimizde büyük orman yangınları yaşadık. Beş sene önce Antalya ve Muğla'da yaşanan yangınları hâlen hatırlıyoruz. Devlet olarak her yangında olduğu gibi o yangınlardan sonra da hızlıca harekete geçtik. Tüm bakanlıklarımızın sıkı çalışmasıyla yangının yaralarını süratle sardık. Evini kaybeden vatandaşlarımıza yeni yuvalarını teslim ettik. Hükûmetimiz aleyhine yürütülen yoğun dezenformasyon kampanyalarına rağmen afet sırasında ne söz verdiysek hepsini tek tek yerine getirdik. Yanan alanların tamamı yeniden tohum ve fidanla buluştu. Yalan ağzına yuva yapmış birilerinin iddia ettiği gibi yanan alanlara temel atılmadı, tohum atıldı, oralarda oteller değil, fidanlar yükseldi. Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla kalmadık, orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi daha da güçlendirdik. Şunu tüm halkımızın çok iyi bilmesini isterim: 28 bine yakın orman kahramanımız, 140 bini aşkın gönüllümüz, 28 yangın söndürme uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımız, 6 bine yakın kara aracımızla özellikle bugünlerde 7-24 nöbetteyiz. Ekiplerimiz yılbaşından bu yana 1011'i orman, 1862'si orman dışı olmak üzere toplam 2873 yangına hızlıca müdahale etmiştir. Bugün şimdiye kadar ülkemiz genelinde 59'u orman dışı olan alan olmak üzere toplam 90 yangın çıkmıştır. Bu yangınların 81’i tamamen kontrol altına alınmıştır. Şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale'deki yangınların kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bu yangınların söndürülmesi için 21 uçak, 58 helikopter, 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi olmak üzere toplam 929 kara aracı ile 3.210 personelimiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum. Kendi yangınlarımıza müdahale ederken ihtiyaç duyan ülkelere de destek veriyoruz. Şu anda çok şiddetli yangınlarla mücadele eden İspanya ve Fransa'ya ikişer adet yangın söndürme uçağımızı destek amaçlı gönderdik. Başta İspanya ve Fransa olmak üzere orman yangınlarıyla boğuşan bütün ülkelere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bilhassa Ağustos ve Eylül aylarında çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Biz bütün ekiplerimiz ve imkânlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın da hassasiyetlerini korumalarını istirham ediyorum. Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim: Açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim. Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112'yi arayalım. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım. Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Bu düşüncelerle kabine toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum.”

Meteoroloji uyardı! 4 ile "kuvvetli yağış" alarmı Haber

Meteoroloji uyardı! 4 ile "kuvvetli yağış" alarmı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre, ülkenin güney ve doğu kesimleri ile Trakya’da sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı çevrelerinde yağışların kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. ANKARA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü 8 Temmuz Çarşamba gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Buma göre, Doğu Akdeniz (Kahramanmaraş hariç), Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi, Trakya, Antalya’nın batı ve doğu iç kesimleri, Ordu, Bingöl, Muş, Ağrı ve Van çevrelerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini açıkladı. Diğer bölgelerde ise havanın az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Hava sıcaklığında, önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normalleri civarında, doğu kesimlerde yer yer mevsim normalleri altında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgar genellikle kuzeyli, güneydoğu kesimlerde batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Yağışların, Kars, Ardahan, Iğdır ve Ağrı çevrelerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Meteoroloji’den sağanak ve toz taşınımı uyarısı Haber

Meteoroloji’den sağanak ve toz taşınımı uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, iç ve doğu bölgelerde sağanak yağış, Güneydoğu Anadolu’da ise kuvvetli rüzgar ve toz taşınımı beklendiğini duyurdu. BURSA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 23 Haziran Salı gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Yapılan son tahminlerine göre, ülkemizin iç ve doğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Akdeniz (Mersin dışında), Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve batısı, Niğde, Kayseri, Sivas, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevreleri ile Van'ın kuzey ve doğu kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgar genellikle kuzey, yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Doğu Anadolu’nun güneybatısı ile Güneydoğu Anadolu’nun batısında kuzey ve kuzeybatı, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI Rüzgarın, Güneydoğu Anadolu’nun batısında kuzey ve kuzeybatı, doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. TOZ TAŞINIMI UYARISI Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

11 Haziran 2026 Bugün hava nasıl olacak? Haber

11 Haziran 2026 Bugün hava nasıl olacak?

Meteoroloji, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda kuvvetli yağış, Güneydoğu’da ise sert rüzgar uyarısında bulundu. ANKARA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 11 Haziran Perşembe gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Buna göre Türkiye genelinde hava durumu parçalı ve yer yer çok bulutlu olması bekleniyor. Batı Akdeniz'in iç kesimleri, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzeyi, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri, Sivas, Malatya, Van ve Hakkari çevreleri ile Sinop ve Kastamonu’nun iç, Karabük’ün güney kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunda yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle kuzey ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Yağışların, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunda yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI Rüzgarın, Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Haziran'da sıcaklık artıyor, sağanak devam ediyor Haber

Haziran'da sıcaklık artıyor, sağanak devam ediyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmelerine göre, ülke genelinde parçalı ve az bulutlu hava bekleniyor. Ancak Marmara’nın kuzeyi, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, İç Anadolu’nun kuzey ve doğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Antalya’nın batı ilçeleri ve Bilecik çevrelerinde aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek. ANKARA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Haziran ayının ilk gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı.Yapılan son değerlendirmelere göre, yurt genelinin parçalı ve az bulutlu Marmara’nın kuzeyi, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, İç Anadolu’nun kuzey ve doğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Antalya’nın batı ilçeleri ve Bilecik çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ve Sinop’un iç kesimlerinin yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Doğu kesimlerde hava sıcaklığının 2 ila 4 derece artacağı, diğer bölgelerde ise önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle güney ve batı yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Yağışların, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ve Sinop’un iç kesimlerinin yer yer kuvvetli olması beklendiğinden oluşabilecek olumsuzluklara karşı (sel, su baskını, ulaşımda aksamalar, vb) dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.