Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dışişleri Bakanlığı

bursaarena.com.tr - Dışişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dışişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bölge Ülkelerinden İsrail’in İdlib’deki Askeri Havaalanı Saldırısına Sert Kınama Haber

Bölge Ülkelerinden İsrail’in İdlib’deki Askeri Havaalanı Saldırısına Sert Kınama

İsrail’in İdlib’deki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarına Türkiye ve Arap ülkelerinden peş peşe kınama mesajları geldi. (SANA) – İsrail’in Suriye‘nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda yer alan Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı‘na düzenlediği hava saldırıları, Türkiye ve Arap ülkelerinin sert kınamalarıyla karşılandı. Olayın ardından uluslararası topluma ve BMGK’ye, sorumluluklarını yerine getirme ve İsrail’in Suriye topraklarındaki ihlallerine son verme çağrısı yapıldı. Türkiye Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Suriye’nin İdlib ilindeki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını kınayarak, uluslararası toplumu İsrail’in Suriye’ye yönelik artan saldırılarını durdurmak için daha kararlı bir tutum almaya çağırdı. Anadolu Ajansının aktardığına göre bakanlık, yaptığı açıklamada, İsrail’in Suriye’nin altyapısını ve kapasitesini hedef alan, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden saldırılarının pervasızca devam ettiğini belirtti. Bakanlık, uluslararası hukukun kurallarını hiçe sayan bu saldırıların hesabının sorulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Katar Katar devleti, İdlib’teki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını en şiddetli şekilde kınayarak; bunun, Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukukun hükümlerinin ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ise apaçık birer ihlali olduğunu teyit etti. Katar Dışişleri Bakanlığı, X platformundan yaptığı açıklamada, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini caydırılmaksızın ihlal etmeye devam etmesinin, güç yoluyla fiilî durum oluşturma yönündeki tehlikeli yaklaşımını ortaya koyduğunu kaydetti. Bakanlık, uluslararası toplumun İsrail’i caydırma ve ihlallerine son verme konusundaki sessizliği ile acziyeti gölgesinde, hesap verebilirliğin ve caydırıcılığın eksikliğinin İsrail’i ihlallerinde ileri gitmeye teşvik ettiği uyarısında bulundu. Katar Devleti, Suriye’nin yanında durma yönündeki kararlı tutumunu yineleyerek, hükümetiyle dayanışma içinde olduğunu ve egemenliği ile toprak bütünlüğünü korumaya yönelik her türlü çabayı desteklediğini vurguladı. Suudi Arabistan Suudi Arabistan saldırıları kınayarak, bunların uluslararası hukukun yanı sıra Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlalini teşkil ettiğini vurguladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, “X” platformu üzerinden yayımlanan açıklamasında, Krallık’ın bu saldırıyı reddettiğini belirterek uluslararası topluma İsrail’in uluslararası yasa ve normları ihlal etmesine bir son verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Suriye Arap Cumhuriyeti ile dayanışma içinde olduğu, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün, birliğinin korunmasını ve Suriye halkının güvenliği ile istikrarını sağlayacak her türlü adımı desteklediği yinelendi. Kuveyt Kuveyt Devleti de İsrail’in hava saldırılarını en sert şekilde kınayarak, bu saldırıların Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlali ile bölgenin güvenlik ve istikrarını tehlikeye atacak bir tırmanış olduğunu kaydetti. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, “X” platformundan yayımladığı açıklamada uluslararası toplumu ve BMGK’yi sorumluluklarını üstlenmeye, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik sürekli saldırılarını durdurmaya ve uluslararası hukuk ile BM Şartı kaidelerine saygı duyulmasını sağlamaya çağırdı. Açıklamada ayrıca Kuveyt’in Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve istikrarını destekleyen kararlı tutumu yinelendi. Mısır Bu bağlamda Mısır Dışişleri Bakanlığı da İsrail saldırılarını kınayarak, bunların Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali ile uluslararası hukuk ve BM Şartı hükümlerinin bariz bir ihlali olduğunu belirtti. Bakanlık, “X” platformunda yayımlanan açıklamasında Mısır’ın İsrail’in Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etmesini tamamen reddettiğini vurguladı ve bu saldırıların Suriye’de ile bölgede istikrarı destekleme çabalarını baltalayacak ve bölgesel güvenlik ile barışı tehdit edecek tehlikeli bir tırmanış olduğu konusunda uyardı. Açıklamada, uluslararası toplumun İsrail’in tekrarlanan ihlallerine son verme ve güç kullanarak emrivaki yaratma politikasını durdurma konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği, bunun da bölgedeki gerilim dairelerinin kontrol altına alınmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. Körfez İşbirliği Konseyi Körfez İşbirliği Konseyi (KİKC) Genel Sekreteri Casim Muhammed El-Budeyvi de İsrail’in Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarını kınadı. İsrail’in Suriye topraklarına yönelik gaddar saldırısının ülkenin egemenliğine ve topraklarının dokunulmazlığına yönelik kabul edilemez bir tecavüz olduğunu belirten El-Budeyvi, bunun devletlerin egemenliğine zarar verilmesini yasaklayan kural ve normlarla çeliştiğini kaydetti. El-Budeyvi, bu saldırıların devam etmesinin gerginliği ve tırmanışı artıracağını, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama yönündeki bölgesel ve uluslararası çabaları zayıflatacağını belirterek uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme, bu ihlallere karşı kararlı bir tutum sergileme ve İsrail’in Suriye topraklarındaki saldırılarını durdurmak için harekete geçme çağrısında bulundu. El-Budeyvi, KİKC ülkelerinin Suriye Arap Cumhuriyeti, onun egemenliği ve toprak bütünlüğü ile dayanışma içinde olduğunu bir kez daha teyit etti. Yemen Yemen Cumhuriyeti Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı da havaalanına düzenlenen İsrail saldırılarını en sert şekilde kınayarak bunların Suriye’nin egemenliğinin ihlali, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın açık bir çiğneme olduğunu vurguladı. Bakanlık, “X” platformunda yayımladığı açıklamada bu saldırıların devam etmesinin tehlikeli olduğuna ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğine dikkat çekerek uluslararası toplumu sorumluluklarını yerine getirmeye, bu ihlallere son vermeye ve faillerini sorumlu tutmaya çağırdı. Açıklamada Yemen’in Suriye ile dayanışma içinde olduğu ve Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve istikrarının korunmasını sağlayacak her türlü çabayı desteklediği ifade edildi. İslam Dünyası Birliği Öte yandan İslam Dünyası Birliği, İsrail’in Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırılarını şiddetle kınayarak bunların tüm uluslararası yasa ve normların bir ihlali olduğunu belirtti. Genel Sekreterliğin “X” platformundaki benzer bir açıklamasında, Rabıta Genel Sekreteri ve Müslüman Alimler Heyeti Başkanı Muhammed bin Abdulkerim el-İsa, Suriye’nin egemenliğine ve imkanlarına yönelik bu saldırıyı kınadı ve Suriye’nin güvenliğini, egemenliğini ve halkının selametini tehdit eden her türlü duruma karşı tam dayanışma içinde olduklarını yineledi. Öte yandan Suriye, günün erken saatlerinde Ebu El-Zuhur Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını en sert ifadelerle kınamış; bunu haksız bir saldırı, egemenliğinin açık bir ihlali ve bölgenin güvenliğini tehdit eden tehlikeli bir tırmanış olarak değerlendirmişti.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunanistan'a alınmadı Haber

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunanistan'a alınmadı

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu, Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet'in vefatının 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek anma programına katılmak üzere gitmek istediği Yunanistan'a girişine izin verilmedi. EDİRNE (İGFA) - İpsala Sınır Kapısı'nda Yunan makamlarınca geri çevrilen Pehlivanoğlu, Türkiye tarafında yaptığı açıklamada kararı sert sözlerle eleştirdi. Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk dünyasının ve Batı Trakya Türklerinin hak ve hukukunu her şart altında savunmaya devam edeceklerini belirten Pehlivanoğlu, "Bana kamu düzenini bozacağım gerekçesiyle giriş izni verilmedi. Bize yapılan bu muamele, insan haklarına ve Avrupa Birliği hukukuna aykırıdır. Bunu göğsümüzde taşıyacağımız bir madalya olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı. Pehlivanoğlu, Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerine yönelik politikalarını eleştirmeyi sürdüreceğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın yaşanan olayla ilgili gerekli diplomatik girişimlerde bulunmasını beklediğini söyledi. Zafer Partisi'nden Yazılı Açıklama Konuya ilişkin Zafer Partisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Pehlivanoğlu'nun Dr. Sadık Ahmet'i anmak üzere Gümülcine'ye giderken Yunan makamlarınca hukuksuz şekilde geri çevrildiği öne sürüldü. Açıklamada, Heybeliada Ruhban Okulu'nun statüsüne ilişkin demokratik tepkisini dile getiren bir Türk siyasetçisinin Yunanistan'a alınmamasının, Atina yönetiminin demokrasi, ifade özgürlüğü ve azınlık hakları konusundaki yaklaşımının yeni bir göstergesi olduğu savunuldu. Parti açıklamasında ayrıca, "Batı Trakya Türklerinin haklı mücadelesini sahiplenenleri susturabileceğini düşünen Yunan makamları bilmelidir ki; ne Dr. Sadık Ahmet'i ne de Batı Trakya'daki soydaşlarımızı yalnız bırakacağız." denildi. Zafer Partisi, yaşanan olayı kınayarak Dışişleri Bakanlığı'nı, vatandaşının haklarının korunması için gerekli diplomatik girişimlerde bulunmaya davet etti.

Ukrayna Parlamentosu, Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması'nı onayladı Haber

Ukrayna Parlamentosu, Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması'nı onayladı

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Ukrayna arasında 3 Şubat 2022 tarihinde imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın (STA) uygun bulunmasına ilişkin kanun tasarısının Ukrayna Parlamentosu tarafından kabul edildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kanun tasarısının Ukrayna Parlamentosu Genel Kurulu'nun 14 Temmuz tarihli oturumunda onaylandığı bildirildi. Açıklamada, Türkiye'nin anlaşmaya ilişkin onay sürecini daha önce tamamladığı hatırlatılarak, Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesinin iki ülke arasındaki stratejik ortaklık açısından önemli bir dönüm noktası olacağı ifade edildi. Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın ticari ve ekonomik ilişkileri daha da güçlendireceğini, karşılıklı yatırımların artırılmasına yönelik yeni iş birliği imkanları oluşturacağını belirtti. Bakanlık açıklamasında, Ukrayna'da devam eden savaşın oluşturduğu zorlu koşullara rağmen iki ülke arasındaki ilişkilerin her alanda gelişimini sürdürdüğüne dikkat çekerek, Ukrayna Parlamentosu'nun onay kararının bunun en somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaret hacminin artırılması ve ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi hedefleniyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nden Hakan Fidan'ın açıklamalarına tepki Haber

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nden Hakan Fidan'ın açıklamalarına tepki

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekaî, Hakan Fidan'ın İran'ı Siyonist rejimle karşılaştırmasına ilişkin sözlerini isabetsiz olarak nitelendirerek "Sayın Hakan Fidan gibi bir kişinin böyle bir karşılaştırma yapması hayret vericidir. Kendisi de defalarca Siyonist rejimin tehdit ve gözdağına maruz kalmış bir ülkenin temsilcisidir ve Siyonist rejimin özünde yayılmacı olduğunu, Türkiye de dahil olmak üzere tüm bölgenin güvenliğine zarar vermeyi amaçladığını bilmektedir." dedi. Tahran, İRNA - Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Son dönemde Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan bir röportajında İran'ın savunma amaçlı faaliyetlerini Siyonist rejimin bölgedeki suç niteliğindeki eylemleriyle karşılaştırdı. Dışişleri Bakanlığı'nın bu sözlere tepkisi nedir?" sorusuna cevaben "Sayın Hakan Fidan gibi bir kişinin böylesine isabetsiz bir karşılaştırma yapması hayret vericidir. Kendisi de defalarca Siyonist rejimin tehdit ve gözdağına maruz kalmış bir ülkenin temsilcisidir ve Siyonist rejimin özünde yayılmacı olduğunu, Türkiye de dahil olmak üzere tüm bölgenin güvenliğine zarar vermeyi amaçladığını bilmektedir. Bizim için soru işareti olan ve Türk dostlarımızın mutlaka açıklaması gereken husus, nasıl böyle tuhaf bir karşılaştırmaya vardıklarıdır." dedi. Bakanlık Sözcüsü ayrıca, "İran İslam Cumhuriyeti'nin bölgede hiçbir vekili yoktur. Defalarca söyledik; bölgede mevcut olan tek vekil Siyonist rejimdir. Bu rejimin işgal altındaki Filistin'de gerçekleştirdiği soykırımdaki, Lübnan'a, Suriye'ye, İran'a ve diğer ülkelere yönelik saldırılarındaki performansı tamamen ortadadır. Türk dostlarımızdan analizlerini mevcut gerçeklerle uyumlu hale getirmelerini ve yalnızca Siyonist rejimin yayılmacı ve suç teşkil eden politikalarını gerekçelendirmek amacıyla istismar edilebilecek bazı konuları tekrarlamaktan kaçınmalarını istiyoruz." diye ekledi.

ABD ve İran 'Hürmüz' konusunda anlaştı Haber

ABD ve İran 'Hürmüz' konusunda anlaştı

ABD ile İran arasında 18 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptının ardından gözler İsviçre'deki görüşmedeydi. Tahran, Hürmüz Boğazı’nda ⁠gemilerin ⁠güvenli ⁠geçişine ilişkin ⁠mekanizma ⁠kurulması ⁠konusunda ⁠anlaşmaya varıldı⁠ğını duyurdu. Pakistan ve Katar da görüşmelerin olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştiğini açıkladı. TRT'nin aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İsviçre'deki görüşmelere dair açıklamalarda bulundu, 18 saat süren görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini söyledi. Müzakere heyetinin çalışmaları tamamladığını, teknik ekiplerin ise çalışmaları sürdüreceğini belirten Sözcü, Hürmüz Boğazı’nda gemilerin ⁠güvenli ⁠geçişine ilişkin ⁠mekanizma ⁠kurulması konusunda anlaşma sağlandığını duyurdu. Nihai anlaşma için müzakereleri başlatmaya yönelik zemin hazırlıkları görüşüldüğü bildirilirken, Katar ve Pakistan da ortak açıklamayla yüksek düzey görüşmelerin ilk oturumunun sona erdiğini duyurdu. Açıklamada, görüşmelerin olumlu ve yapıcı atmosferde gerçekleştiği, ara buluculuk sürecine siyasi gözetim sağlayacak üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Açıklamaya göre baş müzakereciler söz konusu komiteye düzenli olarak rapor verecek. Komite 60 gün içinde nihai anlaşmaya varılmasını öngören yol haritası üzerinde anlaştı. Lübnan'daki duruma da değinilen açıklamada, çatışma önleme birimi kurulacağı kaydedildi. İran ile ABD arasında varılan mutabakat İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran'da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. İslamabad Mutabakatı adı verilen mutabakat zaptı, 18 Haziran'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti. Mutabakat, Lübnan dahil olmak üzere savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı'nın açılması, ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri içeriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.