Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Demokrat Parti

bursaarena.com.tr - Demokrat Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrat Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir'in eski başkanı Burhan Özfatura vefat etti! Haber

İzmir'in eski başkanı Burhan Özfatura vefat etti!

İzmir siyasetinin çok önemli bir ismi, eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura, ani kalp durması sonucu 83 yaşında hayatını kaybetti. İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Burhan Özfatura, 83 yaşında hayatını kaybetti. 1984-1989 ve 1994-1999 yıllarında ANAP ve DYP çatısı altında İzmir'i yöneten, İzmir siyasetinin önemli isimlerinden Burhan Özfatura'nın vefatı sonrasında çok sayıda siyasiden başsağlığı mesajları gelmeye başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Büyükşehirin eski başkanlarından Burhan Özfatura’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadığını belirterek, "Kentimizin gelişimine önemli katkılar sunmuş değerli büyüğümüz Burhan Özfatura’yı güzel İzmir’imize hizmetleriyle hatırlayacağız. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm İzmir’e başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun" paylaşımında bulundu. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ise, Burhan Özfatura'nın 'namus timsali' olduğunu belirttiği paylaşımında, "Maliye bürokrasisinden yerel siyasete şerefi için devlet ve milletine hizmetle geçmiş bir ömür… İki dönem Demokrat zihniyetin temsilcisi olarak Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi’nden İzmir’imize Belediye Başkanı olarak eşsiz hizmetler yaptı. Özellikle son yıllarda devlete, millete ve memleketin geleceğine dair duyduğu ızdırapları, endişeleri ve düşüncelerini hiçbir zaman söylemekten, yazmaktan çekinmedi. Allah razı olsun, mekanı cennet olsun! Başta Özfatura Ailesi olmak üzere İzmirimizin, dostlarının, yakınlarının başı sağolsun!" ifadelerini kullandı. BURHAN ÖZFATURA KİMDİR? 8 Haziran 1943 Bursa Mustafakemalpaşa'da doğan Türk siyasetçi ve köşe yazarı Burhan Özfatura, ilköğrenimini Mustafakemalpaşa'da orta ve lise öğrenimini Balıkesir'de tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni (Mekteb-i Mülkiye) 1964 yılında bitirdi. Maliye Bakanlığı hesap uzmanlığı, İzmir Hesap Uzmanları Grup Başkanlığı, İzmir Defterdarlığı, öğretim görevliliği, Başbakanlık Müşavirliği, Yeminli Mali Müşavirlik yaptı. 1966 yılında İzmir Grubu'na tayin edildi. 1968-1970 yıllarında Mardin, Cizre, Nusaybin'de Seyyar Jandarma olarak askerliğini yaptı. Askerlik dönüşü İzmir Hesap Uzmanları Grup Başkanlığı görevine getirildi. 1973-1974 yıllarında Belçika'da KDV konusunda ihtisas yaptı ve İzmir Defterdarlığı'na tayin edildi. 2 yıl bu görevde kaldı. Siyasi baskılar sebebiyle defterdarlıktan ayrıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'ne geçti. Ücret Sistemleri konusunda master, İşgücü Planlaması konusunda doktora yaptı. 9 yıl öğretim görevlisi olarak da çalıştı. Turgut Özal'ın öncülüğünde uygulamaya başlanan 24 Ocak Kararları'nda vergi uzmanı olarak görev aldı. 1989 yılından itibaren bir yıl süreyle Başbakanlık Müşaviri olarak görev yaptı ve emekli oldu. Yeminli Mali Müşavir olarak danışmanlık da yaptı. ANAP'ın kuruluşundan sonra 1984'te yapılan ilk yerel seçimde ANAP adayı olarak İzmir Büyükşehir belediye başkanlığını kazandı. 1989 yılında Yüksel Çakmur karşısında seçimleri kaybetti. 1994 yılında bu sefer DYP adayı olarak yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 1999 yılında yapılan yerel seçimler ile başkanlığı ve bitmek üzere olan birçok projeyi halefi Ahmet Piriştina'ya devretmiştir. Selefi olan eski başkanları, özellikle Yüksel Çakmur dönemini eleştirme üslubu nedeniyle eleştirilmiştir. Metro projesinin bitirilmesini DYP'nin 1995 seçimlerinde koz olarak kullanması ise olumsuz etki yapmıştır. 2007 yılında DYP ile ANAP'ın Demokrat Parti çatısında birleştirilme çabalarında, her iki partiden İzmir Büyükşehir Belediyesi başkanlığı yapmış olmasının ve her iki partide de etkin görev almış olmasının etkisiyle, etkin rol aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanlığını 1999 seçimiyle devrettikten sonra, yıllar önceki mesleği yeminli mali müşavirliğe döndü. Belediye başkanlığı öncesinde de İzmir'in başarılı defterdarları arasındaydı. Evli ve üç çocuk babası olan Özfatura; Yeni Asır, Dünya, Ege Haber ve Türkiye gazetelerinde köşe yazarlığı yaptı.

SUAY KARAMAN: Arınma.. Haber

SUAY KARAMAN: Arınma..

İngiliz edebiyatçı Eric Arthur Blair (1903-1950) takma adıyla George Orwell, ‘1984’ adlı romanında şöyle yazar: “aslında hiçbir şey yasa dışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu.” İşte bugün ülkemiz aynen bu duruma getirildi. Yıllardan beri anayasa askıya alındı, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına diğer mahkemeler uymamaya başladı ve siyasiler kararları eleştirdi. Siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri bu durumu normal kabul ettiler. Hukuk ayaklar altına alınırken üniversitelerin hukuk fakültelerinden ses çıkmadı, tepki verilmedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ ve mevcut parti yönetiminin görevden uzaklaştırılması kararı üzerinde olumlu-olumsuz birçok görüş bildirilmektedir. Verilen kararın siyasi olduğu görüşü öne çıkmaktadır. CHP’nin derin bir kargaşa içine sürüklenerek, yapılacak seçimlerde parçalanmış bir CHP ile girilmesi planlanmaktadır. Bunun yanında iktidarı bırakmamak için her türlü yargı oyununun oynanacağının tüm muhalefet partilerine gösterilmesi amacı vardır. Gelinen bu aşamada CHP yöneticilerinin çözüm için farklı planlarının olmadığı da bir gerçektir. Sürekli miting yaparak, ülke gündeminin dışındaki konulara vurgu yaparak, açılıma el vererek boş yere zaman harcandığı ortaya çıkmıştır. Zaten anayasası askıya alınmış, hukuka uygun olmayan kararların verildiği bir ülkede yapılması gerekenlerin yerine, toplumu uyutmaya kalkışmak, siyasi iktidarın ekmeğine yağ sürmekten öteye geçmez. 16 Nisan 2017 halk oylamasında mühürsüz oylarla rejim değiştirilirken tepki vermeyenlerin hepsi, bugünkü durumun suçlularıdır. Bu koşullarda yapılacak seçimlerin güvenliği de tartışılır. Daha önce trafoya giren kediler gibi ilginç olaylar düşünülünce seçim güvenliğinin sağlanılamayacağı ve sandıktan kimin çıkacağı bellidir. 2023 seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için gözyaşları döken Özgür Özel, bugün yıllardır birlikte siyaset yaptığı Kılıçdaroğlu ile karşı karşıya gelmiştir. Siyasetteki ve toplumdaki çürümüşlükten, ahlaksızlıktan payını alan ana muhalefet partisi, tüm muhalefeti toplayıp, tek adam yönetimine karşı güçlü bir birliktelik oluşturması gerekirken, kendisi paramparça edilmiş durumdadır. 24 Mayıs Pazar günü CHP genel merkezinde yaşananlar herkesi derinden üzmüştür. CHP’nin eski ve yeni yöneticilerinin öngörüsüzlüğü toplum önünde partiyi zor duruma düşürmüştür. Partililerin birbirilerine hakaret ederek ve partinin bölünerek gücünün zayıflatılması, emperyalizmin işine yarayacaktır. Burada esas olan isimlerden çok amaçlardır. İsimler sadece kullanılan ve işi bittikten sonra gönderilen piyonlardır. Bundan kurtulmanın yolu partiyi kuruluş ayarlarına geri döndürmektir. Kuruluş ayarlarına döndürülmeyen ana muhalefet partisi, her geçen gün savrulmaya devam edecektir. Ve açılıma teslim olarak ülkemizin bölünmesine doğru yol alınacaktır. Atatürk ilkelerine sıkı sıkı sarılan CHP’nin, ülkenin geleceğine umut olması beklenmektedir. Parti içi hakaret ve kavga yerine güç birliği yapılarak iktidar yolunda yürümek mümkündür. Gelinen durumda siyasi iktidarların hukuk dışı tutum ve davranışları karşısında tüm muhalefetin güç birliği yapması gerekirken, ana muhalefet partisi kendi iç sorunlarıyla karşı karşıya getirilmiştir. Bugün yargının durumu Demokrat Parti’nin 18 Nisan 1960 tarihinde kurduğu Tahkikat Encümeni (Soruşturma Komisyonu) ile benzemektedir. 15 Demokrat Partili milletvekilinden oluşan bu komisyon, savcıların, askeri ve sivil hâkimlerin tüm yetkilerine sahip olacaktı. Gazete toplatabilecek, basımevleriyle birlikte kapatabilecekti. Her türlü evrak, belge ve eşyaya el koyabilecekti. Komisyon kararlarına karşı gelenler bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılacaktı. Komisyon kararlarına itiraz mümkün değildi. Demokrat Parti’nin yaptığı açıkça bir sivil darbeydi. Demokrat Parti, 14 Aralık 1953 tarihinde çıkardığı 6195 sayılı yasayla CHP'nin bütün mallarına el koymuştu, CHP’yi kapatmak istiyordu. Bugün ise AKP, CHP yönetimini geçersiz kılarak, kargaşa içine sokmuştur. Meclis grubunda “siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” diyebilen ve “odunu koysam milletvekili seçtiririm” sözüyle demokrasiden hiçbir şey anlamadığını gösteren Demokrat Parti’nin Başbakanı Adnan Menderes iktidarında Atatürk Devrimleri, ‘tutan devrimler’ ve ‘tutmayan devrimler’ olmak üzere ikiye ayrılarak, tartışma konusu yapılmıştı. Türkçe söylenen ezan Arapça’ya çevrilmiş, irticaya ödünler verilmiş, özgürlükler kısıtlanmıştı. Demokrat Parti döneminde ulusal bütünlüğümüz parçalanmış, yönetim partizanlaştırılmıştı. TBMM’nin onayı olmadan Kore’ye emperyalist ABD’nin çıkarı için asker yollanmıştı. Basın ağır sansür altında tutulmuş, bazı gazeteler sansür nedeniyle beyaz çıkmış, gazeteciler hapse mahkûm edilmişti. Demokrat Parti iktidarında yaklaşık 3000 gazeteci hakkında dava açıldı ve yaklaşık 1000 gazeteciye verilen cezaların toplamı 200 yıl civarındaydı. Sürekli olarak demokrasi dışı tutum ve davranışlarda bulunan Demokrat Parti hükümeti sonuç olarak, ordu, gençlik ve halkın elele vererek adım adım 27 Mayıs 1960 İhtilaline doğru yol almasına neden olmuştur. Koşullar tamam olduğu zaman ihtilal kaçınılmaz olur. İhtilal sonucunda oluşan devrim, topluma aydınlık ve özgürlük sunarken, darbeler topluma zulüm, baskı ve işkence vermektedir. Her ihtilalin, onu yapanlar kadar, onun koşullarını hazırlayanların da eseri olduğunu bilmeliyiz. 27 Mayıs Devrimi’nin topluma kazandırdığı en büyük yapıt olan 1961 Anayasası ile laik devlet yapısına sosyal devlet ve hukuk devleti kavramları girmiştir. Bu çağdaş anayasa ile ülkemizde Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Senatosu gibi yeni kurumlar kurularak, amaçları doğrultusunda verimli çalışmalarıyla toplumsal düzenlemelere önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı Ok ile tam bağımsızlığa sahip çıkmalı, emperyalizme karşı dik durmalı ve yolsuzluklara, ahlaksızlıklara geçit vermemelidir. Ülkemizin her kurumuyla gerçek bir arınmaya gereksinimi olduğu tartışılmaz… 25 Mayıs 2026 ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.