Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dem Parti

bursaarena.com.tr - Dem Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dem Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi? Haber

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi?

Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenlemenin TBMM'den 10 Ağustos'ta geçmesinin ardından, 10 yıldır cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışılıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, düzenlemenin Demirtaş'ı da kapsadığını söyledi. BBC Türkçe'ye konuşan hukukçular da yasanın kapsamı ve hakkındaki suçlamalar birlikte değerlendirildiğinde, Demirtaş'ın düzenlemeden yararlanmasının önünde açık bir hukuki engel görmediklerini söylüyor. Ancak yasanın uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın fiili varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi gerekiyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yasal düzenlemenin Meclis'e sunulmasının ardından "Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır" diyerek, Demirtaş'ın serbest bırakılması yönündeki görüşünü yinelemişti. Çerçeve yasa teklifi kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak? 'Demirtaş'ın durumu yasa kapsamına giriyor' BBC Türkçe'ye konuşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, Demirtaş'ın mevcut hukuki durumunun yasa kapsamında yer aldığını söylüyor: "Çerçeve yasanın istisnaları çok açık ve net. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında. Demirtaş'ın durumu bu iki istisnanın da dışında kalıyor." Demirtaş'ın avukatlarıyla da görüştüğünü belirten Coşkun, Demirtaş'ın mevcut tutukluluğunun Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 302'nci maddesi kapsamında olduğunu söylüyor: "Demirtaş sadece TCK 302'nci maddeden tutuklu ve bu madde çerçeve yasanın kapsamına giriyor. Dolayısıyla yasa uygulamaya girdiğinde ve Demirtaş talep ettiğinde bu yasadan istifade edebilir. Burada hukuki bir belirsizlik yok." Söz konusu madde, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçuyla ilgili hükümleri düzenliyor. Bu maddede, "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya, devletin bağımsızlığını zedelemeye veya birliğini bozmaya yönelik cebir ve şiddet içeren fiiller işleyen kişilere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir" deniliyor. BBC Türkçe'ye konuşan avukat Kadriye Güçlü Sakarya da Demirtaş'ın "kasten öldürme veya bombalama" suçundan hüküm giymediğine dikkat çekiyor. Sakarya, "Demirtaş'ın öldürme suçlamasıyla ya da bir bombalama eylemi nedeniyle değil, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna yardım kapsamında ceza alması sebebiyle, bu çerçeve yasadan yararlanabileceğini düşünüyorum" diyor. Ancak Sakarya, düzenlemenin uygulanmasının öncelikle yasada belirtilen silah bırakma ve fesih sürecinin tespit ve teyit edilmesine bağlı olduğunun altını çiziyor. Demirtaş ile ilgili hukuki süreç hangi aşamada? Selahattin Demirtaş, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Kobani Davası'nda temel olarak "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım" suçunun yanı sıra çeşitli "terör ve tahrik" suçlarından yargılandı ve 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin açıkladığı hükme göre 42 yıllık toplam ceza şu suçlardan verildi: "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım": 20 yıl hapis cezası"Suç işlemeye tahrik etme": 2 kez ayrı ayrı olmak üzere toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası"Terör örgütü propagandası yapmak": 4 ayrı suçlama kapsamında toplam 7 yıl 36 ay hapis cezası"Halkı kanunlara uymamaya tahrik": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Suçu ve suçluyu övme": 1 yıl 6 ay hapis cezası 4 Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde olan Selahattin Demirtaş hakkında verilen 42 yıllık hapis cezası kararı henüz kesinleşmedi. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar, hukuki olarak ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde ve yasal süreç devam ediyor. Yerel mahkemenin verdiği kararşu anda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin (İstinaf) önünde. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararları esastan inceleyerek hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. İstinaf mahkemesi kararını açıkladıktan sonra, tarafların (hem Demirtaş'ın avukatlarının hem de iddia makamının) kararı temyiz etme hakkı bulunuyor. AİHM kararları Hukukçular, Demirtaş'ın tahliyesi tartışmasının yalnızca yeni yasaya bağlı olmadığına dikkat çekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) daha önce Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin olarak hak ihlalleri tespit ettiğini açıkladı ve serbest bırakılması yönünde karar verdi. Türkiye'nin, AİHM'in Demirtaş hakkındaki Temmuz 2025 tarihli kararını Büyük Daire'ye taşıma talebi, Kasım 2025'te reddedildi ve karar kesinleşti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Haziran 2026'daki toplantısında Demirtaş'ın serbest bırakılması çağrısını yineledi. Coşkun, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bizim mevzuatımıza göre bağlayıcı. Dolayısıyla Selahattin Demirtaş'ın zaten serbest bırakılması gerekiyordu. Hukuken tablo bu kadar açık ve net" diyor. Bianet'e konuşan Selahattin Demirtaş'ın avukatı Mahsuni Karaman da, öncelikli taleplerinin AİHM kararlarının uygulanarak müvekkilinin derhal tahliye edilmesi olduğunu ancak "çerçeve yasa" bakımından da hukuken bir tereddüt bulunmadığını ve Demirtaş'ın bu kapsamda da tahliye edilebileceğini söyledi. Hükümet ne diyor? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos'ta katıldığı CNN Türk yayınında Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı sorusuna "düzenlemenin herhangi bir kişi için özel olarak hazırlanmadığı" yanıtını verdi: "Düzenleme dediğinizde belli bir şahsı ilgilendiren bir şey olmaz" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel bir düzenleme yaparsınız, kanuni düzenleme ve o düzenleme kimin için geçerliyse herkes ondan istifade eder. Bunun kararını verecek olan da ilgili yargı mercileridir." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında Demirtaş'ın yasadan yararlanamayacağını söylediği yönündeki iddialar ise Gürlek tarafından yalanlandı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'e konuşan Bakan Gürlek, "Böyle bir açıklama yapmadım" dedi. Demirtaş 'çerçeve yasa' için ne söyledi? Selahattin Demirtaş, "çerçeve yasanın" Meclis Genel Kurulu'na görüşülmesi öncesi eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ile birlikte gönderdiği mesajda yeni çözüm sürecine desteğini yinelemişti. Sürecin "bölünme ve ayrışma değil barış ve toplumsal bütünleşme" amacı taşıdığını belirten Demirtaş, bunun demokratik reformlarla desteklenmesi gerektiğini söylemişti.

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor Haber

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor

Tarihî teklifin ilk 7 maddesi kabul edildi. Meclis, üç günlük çalışma takvimi konulan teklif oylamasından sonra tatile girecek. İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında Türkiye'nin beklediği tarihî kanun teklifi olan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından bugün (10 Ağustos) TBMM Genel Kurulu'nda oylamaya sunuldu. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen teklif, PKK'nın fesih ve silah bırakma kararının ardından 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başlayan süreç komisyonunun raporundan sonra hazırlandı. Komisyonun kurulmasından tam bir yıl sonra, 592 vekilden 360'nın imzaladığı teklif önce 5 Ağustos'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ardından 8 Ağustos'ta Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerde; AKP, MHP, DEM Parti ve Yeni Parti "evet" oyu verdi. Genel Kurul oylamasında ise AKP, MHP, DEM Parti, Yeni Parti ve Yeni Yol grupları ile HÜDA Par, TİP ve EMEP'in "evet" oyu, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti'nin ise "hayır" oyu kullanması bekleniyor. Yeni Partili 91 milletvekilinden en az 30 vekil ise teklife "hayır" oyu vereceklerini açıkladı. MHP'nin TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlık ettiği Genel Kurul'daki tarihî oturumda, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da görüşmeleri izledi. Saat 11.00'de başlayan Genel Kurul görüşmelerinden hemen önce, partisinin yasaya ilişkin oylama tutumun görüşüldüğü grup toplantısını gerçekleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul kürsüsündeki konuşmasında, "Barışın önünü açacağız, bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacak, barışın önünde durmayacağız!" diyerek teklife "evet" oyu vereceklerini duyurdu. Yeni Partili vekillerin oylarına da dikkati çeken Özel, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz. Milletvekillerimiz de seçildikleri illerinde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle Yeni Parti Grubunu kararında serbest bırakıyor değilim" diye konuştu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin tümü üzerine yaptığı konuşmasında, muhalefetin çerçeve yasanın milletvekillerinden gizlendiğine ilişkin “Kanunu 3 kişi biliyor, bu gizli kanun” iddialarına yanıt vererek, "Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri bu kanunu üç kişi biliyormuş iddiasıdır. Gizli kapaklı bir şey yok altıncı maddeyi okuyanlar ne olduğunu çok net göreceklerdir, bir zahmet okusalardı. Efendim, bir partinin kapalı grup toplantısına atıf var. 'Efendim öyle demiş, böyle demiş', uydurma! Adı üzerinde dedikodu, adı üzerinde birilerinin ifadesi. Hiç alakası yok" diye tepki gösterdi. Genel Kurul'a katılan İyi Parti milletvekilleri Türk bayraklı atkı takarak sıralarına Türk bayrakları koyarken, Genel Başkan Dervişoğlu da teklif üzerine aldığı sözde, çerçeve yasayı "kalkışma" olarak nitelendirdi. Teklifin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ömür boyu Cumhurbaşkanı kalabilmesinin de önünü açacağını öne süren Dervişoğlu, "Milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır! Bu neden bir kalkışmadır, söyleyeyim: Sürekli Kürt sorunu dediğiniz ama altını bir türlü dolduramadığınız mesele var ya, işte siz, sorunun öznesi yaptığınız Kürtleri, PKK ile eşitlemeye çalıştığınız için bir kalkışmadır!" dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise,"Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır" diye konuştu. Teklif görüşmelerinin bugün tamamlanamaması halinde görüşmeler, 11 Ağustos Salı ve 12 Ağustos Çarşamba günü sürdürülecek. 12 maddelik düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ancak maddeleri hemen uygulanmayacak. Önce Milli Güvenlik Kurulu, (MGK), PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahları tamamen bıraktığını tespit ve teyit edecek. Yasanın 6 aylık uygulama süresi, teyit ve tespit sürecinin ardından MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla başlayacak.

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması Haber

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin ilk yasal düzenlemesi olan, 12 maddelik çerçeve yasa niteliğindeki "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçti. Teklifte, bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların 5 ila 10 yıl ertelenmesi, TBMM bünyesinde İzleme Komisyonu kurulması ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında özel bir kurul oluşturulması öngörülüyor. AKP, CHP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, Yeni Yol Grubu ve DSP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin görüşmelerinde AKP ve MHP, düzenlemenin "tarihi bir mutabakatın ürünü" ve "af niteliğinde olmayan" bir çalışma olduğunu savunurken, CHP ve Yeni Parti, sürecin demokratikleşme ayağının eksik olduğunu vurguladı. Yeni Yol grubu ise düzenlemenin "şartlı genel af" niteliğinde olduğunu savundu. Sürece ve teklife tümüyle karşı çıkan İYİ Parti'nin görüşmelerin canlı yayınlanması talebi kabul edilmedi. Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel uyarıda bulunana kadar, parti toplantıyı kendi sosyal medya hesabından uzun süre yayınladı. TBMM Adalet Komisyonu, teklifi görüşmek üzere Cuma saat 15.30'da toplandı. Çerçeve yasa teklifi komisyonda: Kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak?'Af düzenlemesi değil' Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, açılış konuşmasında teklifin kamuoyunda ileri sürüldüğü gibi bir af düzenlemesi olmadığını belirtti. Yüksel, "Mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir" dedi. Komisyonda Öcalan tartışması İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Komisyon Başkanı'nın açılış konuşmasında süreçte rol alan kişi ve kurumlara teşekkür ettiğini belirterek ironik bir şekilde, "Sanıyorum İmralı'daki terör hükümlüsü Abdullah Öcalan'a reçetesi ve yöntemi açısından teşekkürü eksik bıraktınız" dedi. Bu sözler üzerine iktidar sıralarından tepki yükseldi. Bu konuda ikinci tartışma DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in konuşması sırasında yaşandı. Koçyiğit, yeni çözüm sürecini Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki tarihi adımlara benzeterek, "Açılan bu yeni sayfa, tıpkı Amasya Genelgesi, tıpkı Sivas Kongresi ve Cumhuriyet'in kuruluşu gibi tarihi önemdedir. Söz konusu olan, Türk-Kürt ilişkilerinin geleceğidir" dedi. Koçyiğit'in, sürecin yolunu açanlara teşekkür ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da adını anması üzerine İYİ Partililer, "Terör kutsanıyor burada", "Yazıklar olsun", "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Öcalan'ı nasıl aynı cümlede anıyorsunuz?" sözleri üzerine komisyonda kısa süreli gerginlik yaşandı. AKP: 'Tarihi bir mutabakat' Teklifin ilk imzacılarından AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, teklifin geniş siyasi uzlaşmayla hazırlandığını belirterek, "367 milletvekili arkadaşımız bu kanuna imza atarak destek verdi. İmza sayısına ve siyasi parti gruplarının desteğine bakıldığında görülmemiş tarihi bir mutabakat ortaya çıkmıştır. DSP de bugün imza verdi" dedi. MHP-İYİ Parti tartışması: 'Ajitasyona pabuç bırakmam' Komisyonda söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise, "Milli birliği, milli devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşatmak istiyoruz. Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız" dedi. Teklif ve sürece yönelik eleştirilere tepki gösteren Yıldız, "Siyasi, ahlaki, vicdani hiçbir ölçü tanımayanların ne söylediğine bakmayız. İstiyorlar ki birbirimize küselim, birbirimizden kopalım. Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım." Bunun üzerine İYİ Parti sıralarından "Kim ister bunu?" sesleri yükseldi. Yıldız ise "Ajitasyona pabuç bırakmam" diyerek tepki gösterdi. Yeni Partili Emir: 'Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez' Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda Kürt sorununun çözümü ile demokratikleşmenin eş zamanlı yürütülmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak teklifte bu ayağın eksik olduğunu vurguladı. "Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu da çözülemez" diyen Emir, şu görüşleri dile getirdi: "Silahların susması için yapılacak makul ve ölçülü her düzenlemenin arkasında oluruz dedik. Ama 'önce güvenlik, demokrasi sonra gelir' yaklaşımını kabul etmedik. Her şeyi bu metne koyamayabilirsiniz ama demokratikleşmeye ilişkin hiçbir düzenleme getirmemiş olmanızı nasıl açıklayacaksınız? Kürt sorununun temelinde de adalet ve demokrasi sorunu vardır." Özel'den 'çerçeve yasa' yorumu: 'Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif' CHP Grup Başkanvekili İnan Akgün Alp, partisinin teklife destek verdiğini ancak sürecin demokratikleşme adımlarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İYİ Parti: 'Anayasa Komisyonu'nun görüşü alınmalı' İYİ Parti, teklifin fiilen af düzenlemesi niteliği taşıdığını ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, öncelikle Anayasa Komisyonu'nda görüşülmesi gerektiğini ileri sürdü. İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Anayasa Komisyonu'nun görüşünün alınmasını, toplantının daha büyük bir salonda yapılmasını ve görüşmelerin televizyonlardan canlı yayımlanmasını talep etti. Ancak bu talepler kabul edilmedi. Komisyon öncesi kapı ve salon krizi Komisyon toplantısı başlamadan önce salon kapılarının açılmaması da tartışma yarattı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil" diyerek tepki gösterdi. Milletvekilleri ve basın mensupları salona alındıktan sonra bu kez salonun yetersiz olması nedeniyle tartışma yaşandı. Salonun değiştirilmesini isteyen milletvekillerine yönelik "İşi olmayan çıksın" sözleri üzerine İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, "86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var" diyerek tepki gösterdi.

Çerçeve yasa görüşmelerinde önce "kapı", sonra "salon" krizi: Milletvekilleri dakikalarca bekledi, salona girenler ayakta kaldı! Haber

Çerçeve yasa görüşmelerinde önce "kapı", sonra "salon" krizi: Milletvekilleri dakikalarca bekledi, salona girenler ayakta kaldı!

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan 12 maddelik çerçeve yasa teklifinin görüşüleceği komisyon toplantısı öncesinde kapıların kilitli olmasına İyi Partili milletvekilleri tepki gösterdi. İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil" sözleriyle durumu eleştirdi. DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise yaptığı paylaşımda kapıların "güvenlik amaçlı" açılmamış olabileceğine işaret etti. Tartışmaların ardından salona alınan milletvekilleri, bu kez de salonun yetersiz olması ve bazı milletvekilleri ile basın mensuplarının ayakta kalması nedeniyle tepkilerini dile getirdi. Tepkiler üzerine salondan gelen "İşi olmayan çıksın" sözlerine İyi Partili Ayyüce Türkeş, "86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var!" diye karşılık verdi. Meclis Adalet Komisyonu, "çerçeve yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni görüşmek üzere toplandı. Saat 15.30'da başlaması beklenen görüşmelerin zamanında başlamaması ve komisyon salonunun kapılarının kilitli olması, İyi Partili milletvekillerinin tepkisine neden oldu. Basın mensuplarına konuşan Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil. 40 dakikadır bekletiliyoruz" dedi. Gergerlioğlu "provokasyon endişesi"ni vurguladı İyi Partili vekillerin tepkilerinin ardından DEM Partili Ömer Faruk Gergerlioğlu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Nedense komisyon kapısı açılmıyor. İyi Partililerin bir provokasyon yapacağı endişesi var anladığım kadarıyla. Yoğun bir milletvekili katılımı var fakat komisyon kapısı açılmıyor, sanırım güvenlik amaçlı." Kapı krizini salon krizi takip etti Yaşananların ardından Meclis Adalet Komisyonu toplandı ve çerçeve yasa teklifinin görüşmelerine başlandı. Milletvekilleri ve basın mensuplarının içeri alınmasının ardından salonun yetersiz kalması yeni bir tartışma yarattı. Salonun değiştirilmesi yönündeki talepler üzerine salondan "İşi olmayan çıksın" sözleri yükseldi. Salonun değiştirilmesini isteyen İyi Partili Ayyüce Türkeş, bu sözler üzerine, "Ne demek işi olmayan çıksın? 86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var!" diyerek karşılık verdi.

12 maddelik "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa teklifinde neler yer alacak? Haber

12 maddelik "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa teklifinde neler yer alacak?

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifine son şekli verildi. "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığıyla TBMM Başkanlığı'na sunulacak teklif, yürürlük maddeleri dahil 12 maddeden oluşuyor. Teklifin 5 Ağustos Çarşamba günü TBMM Başkanlığı'na sunulması, hafta sonuna kadar, en geç 11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), art arda yaptığı toplantıların ardından çerçeve yasa teklifine son biçimini verdi; teklif milletvekillerinin imzasına açıldı. İktidar partisi ayrıca sürece karşı çıkan İYİ Parti dışındaki muhalefet partilerine de teklif hakkında bilgi verdi. Ancak muhalefete yasa teklifi metni sunulmadı, sadece içeriği hakkında bilgilendirme yapıldı. AKP grubunda bilgilendirme yapılacak AKP TBMM Grubu'nda da 5 Ağustos Çarşamba günü kapalı toplantıda teklif hakkında milletvekillerine bilgilendirme yapılacak. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ile Genel Başkanvekili Efkan Ala teklifle ilgili sunum yapacak. Bilgilendirmenin ardından teklifin Meclis Başkanlığı'na sunulacağı belirtiliyor. AKP yönetimi, teklifi "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılmış tarihi adım" olarak nitelerken önceliğin "terörün tamamen sona ermesi ve silahların geri dönülmeyecek şekilde bırakılması" olduğunu vurguluyor. 6 ay içinde başvuru Geçici nitelikteki düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları gerekecek. Bu sürenin sonunda başvuru hakkı sona erecek. Sürenin uzatılması ise ancak yeni bir kanunla mümkün olabilecek. Başvurular bireysel olacak ve her kişi için ayrı değerlendirme yapılacak. Düzenleme; Avrupa'daki örgüt mensupları, dağ kadrosu ya da cezaevindekiler şeklinde değil; hakkında soruşturma bulunanlar, kovuşturması devam edenler, hükümlü olanlar ve devlete kendiliğinden başvuranlar şeklinde sınıflandırılıyor. PKK ismen yazıldı Teklifte dikkat çeken en önemli düzenlemelerden biri de kapsam maddesi oldu. Kapsama başka örgütlerin girmemesi için "silah bırakan, kendini fesheden örgüt" gibi genel ifadeler yerine "PKK, KCK ve bağlı yapılanmalar ile ilişkili örgütler" ifadesi yasanın kapsamında net olarak tanımlanacak. Teyit-tespit mekanizması için 8 üyeli özel kurul Edinilen bilgiye göre yasanın uygulanması ve denetiminden sorumlu bir kurul oluşturulacak. Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında, teyit ve tespitle ilgili oluşturulacak "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu" sekiz üyeden oluşacak. Kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Savunma ve Çalışma Bakanları yer alacak. Meclis'te İzleme Kurulu oluşturulacak Yasa ile TBMM bünyesinde ayrıca İzleme Kurulu oluşturulacak. Kurulun kimlerden oluşacağına TBMM Başkanı karar verecek. Kanunla kurulacak komisyon, Meclis İçtüzüğü hükümlerine tabi olmayacak. Siyasete dönüş otomatik olmayacak Örgüt üyelerinden üç yıl süreyle herhangi bir suça karışmayanlar için siyaset yapma yolu açık tutuluyor. Ancak yasadan yararlananların siyasete dönüşü otomatik değil, "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu"nun uygun görüşüne bağlı olacak. Gerekli koşulları sağlayanlarla ilgili kurulun uygun görüş bildirmesi halinde dosya ilgili mahkemeye gönderilecek ve "memnu hakların iadesi"ne benzer bir yöntemle siyasi yasağın kaldırılması söz konusu olabilecek. Yeni soruşturma için de kurul izni Yasadan yararlananlar hakkında yeni bir terör soruşturması açılabilmesi de kurul kararına bırakılıyor. Buna göre yasanın yürürlüğe girmesinden sonra örgüt üyeleri hakkında aynı kapsamda soruşturma açılabilmesi de kurul kararına bağlanacak. Bazı suçlar ve Öcalan kapsam dışında Teklif örgüt mensuplarına af öngörmüyor, ancak ceza erteleme ve örgüt suçlarının düşmesi yolunu açıyor. Ancak adam öldürme, cinsel saldırı gibi ağır suç işleyenler yasa kapsamı dışında tutulacak. 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet yükümlülüğü doğuran suçlar yasa kapsamı dışında tutulacak. Böylece PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yasadan yararlanmasının önü kesiliyor. Örgüt suçları kapsamında 15 yılın altındaki suçlarda beş yıl, 15 yılın üzerindeki suçlarda ise 10 yıl ceza ertelemesi öngörülüyor. Bu sürelerin sonunda gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde cezanın düşmesi öngörülüyor.

Komedyen Deniz Göktaş neyle suçlanıyor? Haber

Komedyen Deniz Göktaş neyle suçlanıyor?

Yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş tutuklandı. Göktaş'a "Ölü Deniz" adlı gösterisi sebebiyle iki suçlama yöneltiliyor. Komedyen Deniz Göktaş hakkında İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda sergilediği ve daha sonra YouTube üzerinden paylaştığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinde yaptığı siyasi hicivler sebebiyle soruşturma başlatılmış, dün de yurt dışı seyahati dönüşü İstanbul Havalimanı'nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınmıştı. Geceyi Vatan Emniyet'te geçiren Göktaş bugün de İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne getirildi. Savcılık ifadesi tamamlanan Göktaş, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Göktaş hakkında tutuklama kararı verildi. Avukatı Metin Aslan ve Adalet Bakanlığının verdiği bilgilere göre Deniz Göktaş, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 299'uncu maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" ile 216'ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamaları yöneltiliyor. TCK'nın 299'uncu maddesi "Cumhurbaşkanına hakaret" suçuna 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Ancak söz konusu suçun herkesin içinde, basın yoluyla veya topluma açık alanlarda işlenmesi halinde ise ceza altıda biri oranında artırılabiliyor. Bu suçtan soruşturma açılması ise Adalet Bakanlığıın iznine tabi tutuluyor. Göktaş'a yöneltilen ikinci suçlama TCK'nın 216'ıncı maddesinin üçüncü fıkrası ise 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bu suç, şikayete bağlı değil ve resen soruşturulabiliyor. Emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddetti Habertürk'ün haberine göre, Göktaş dün Emniyet'te verdiği ifadede hakkındaki suçlamaları reddetti. "Tarafıma yöneltilen 'Halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ kastım kesinlikle yoktur" diyen Göktaş, "İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur, böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediğini reddeden Göktaş, "Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. Gösteri boyunca bu tarz popüler figürler, ideolojiler Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur" şeklinde konuştu. Deniz Göktaş gösterisinde ne dedi? Göktaş, stand-up gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili olarak "Erdoğan'ın, utangaç bir diktatörden kendi kimliğiyle barışık bir diktatöre geçişi... Yani bizim başımıza gelenleri düşünmezseniz, bir birey için çok önemli bir ilerleme" şeklinde ifadeler kullanmıştı. Dinle ilgili esprilerinde de Göktaş'ın "İlk üç kitap iyiydi, dördüncüde çeviri zayıf. Dört kitap arasında en iyisi o bence, bir kere iddialı bir çıkış 600’lü yıllarda. Yazan için de çok zor, aklına yeni bir fikir gelse 'son kitap' dedik" ifadeleri tartışma yaratmıştı. Ancak Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, komedyen hakkında aynı konuya ilişkin 185 CİMER başvurusu değerlendirmeye alındığını ve bunun sonucunda resen soruşturma açıldığını duyurmıştı. Ancak Başsavcılık Göktaş'ın soruşturmaya konu olan ifadelerine ilişkin bir açıklama yapmadı. Hukuk çevrelerinden tepki Ancak Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması tartışma yarattı. İstanbul Barosu Kültür ve Sanat Komisyonu, yaptığı açıklamada soruşturma ve gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak Göktaş'ın serbest bırakılması çağrısında bulundu. Komisyon, politik mizahın demokratik toplumların önemli bir unsuru olduğunu belirterek bir şakanın amacının nefret üretmek ya da toplumsal kesimleri hedef göstermek olmadığı durumlarda suç kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, politik mizahın iktidar ile ifade özgürlüğü arasındaki ilişkinin önemli göstergelerinden biri olduğu vurgulanırken, ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Siyasi partiler ve meslek örgütlerinden destek Göktaş'ın gözaltına alınmasına muhalefet partileri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da tepki gösterdi. DEM Parti, yaptığı açıklamada düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların kabul edilemez olduğunu belirterek "politik mizah yargılanamaz" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye İşçi Partisi (TİP), komedyenin önce bazı çevreler tarafından hedef gösterildiğini, ardından gözaltına alındığını savunarak serbest bırakılması çağrısı yaptı. Emek Partisi (EMEP) ise gözaltı kararını ifade ve eleştiri özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak nitelendirdi. Oyuncular Sendikası da yayımladığı açıklamada ifade özgürlüğünün anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altında bulunan temel bir hak olduğuna dikkat çekti. Sendika, sürecin evrensel hukuk ilkelerine uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek Göktaş ile dayanışma içinde olduğunu duyurdu. İstanbul Tabip Odası da komedyenin serbest bırakılmasını istedi. Oda, ifade özgürlüğü ve hukuki güvenliğin demokratik bir toplumun temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. Deniz Göktaş hakkındaki soruşturmanın ve adli sürecin nasıl sonuçlanacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Gözaltı kararı ise Türkiye'de ifade özgürlüğü, politik mizah ve eleştiri hakkının sınırlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. DW/HS,JD

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var? Haber

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var?

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa için Temmuz ayında adım atılması bekleniyor. AKP ve MHP kulislerinde, teklifin 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi sonrasında TBMM Başkanlığı'na sunulabileceği ve Meclis tatile girmeden yasalaşabileceği konuşuluyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre 10-11 maddeden oluşması öngörülen çerçeve yasa süreli olacak ve "PKK'nın silah bıraktığının teyit ve tespiti" koşuluyla yürürlüğe girecek. AKP kurmayları, teklifin adının "PKK-KCK terör örgütünün feshi, silah bırakması ve hukuki varlığının sona erdirilmesine ilişkin kanun teklifi" benzeri bir isimle Meclis'e sunulabileceğini belirtiyor. Örgüt adının yasa başlığında yer almasa bile "amaç" ve "kapsam" maddelerinde açık şekilde tanımlanacağı ifade ediliyor. Öcalan'dan yeni mesaj: 'Yeni bir siyaset dönemine kapı açılıyor'Süreci hızlandıran adımlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 Mayıs'taki grup toplantısında yaptığı "hayırlı işlerde çabuk olunmalı" açıklamasının ve 9 Haziran'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında sürecin "devlet vizyonu" olarak tanımlanmasının ardından çözüm süreci trafiği yoğunlaştı. Yeni çözüm süreciyle ilgili çerçeve yasa için iktidar bloğu ile DEM Parti arasında hem yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi hem de arka kapı diplomasisi yürütüldü. Pervin Buldan ve Mithat Sancar'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti 16 Haziran'da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'la görüştü. Kaynak,X / CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgi Tanrıkulu, 17 Haziran'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti 17 Haziran'da ise CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti. Bu görüşmenin ardından 18 Haziran'da Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya geldi. Hafta başında yapılan AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye" sürecinde örgütün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek yasal çerçevenin değerlendirilmesi aşamasına gelindiğini söyledi. Çelik, dün katıldığı bir televizyon programında da çerçeve yasanın silah bırakma şartıyla hayata geçeceğini açıkladı. 'Henüz tatmin edici noktada değil' BBC Türkçe'nin görüştüğü AKP yöneticileri, İran-İsrail gerilimi ve Suriye'deki gelişmelerin sürecin seyrini etkilediğini belirterek, örgütün bir dönem bölgedeki gelişmelerin sonucunu görmek istediği ve silah bırakma sürecinin bu dönemde yavaşladığına dikkat çekiyor. Ancak savaşın seyrinin bu beklentiyi boşa çıkardığı değerlendirmesi yapılırken, sürece dönük toplumsal kabulün arttığı, bunun da yasal düzenleme adımlarını kolaylaştıracağı ifade ediliyor. AKP kaynaklarına göre güvenlik birimlerinin sahadan aktardığı bilgiler, bazı bölgelerde hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Öcalan: Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz Özellikle Zap-Metina hattında bazı alanların boşaltıldığı, Gara, Hakurk ve Kandil kırsalında da kısmi geri çekilmeler yaşandığı belirtiliyor. Ancak parti kaynakları, örgütün sahip olduğu insan gücü ve lojistik kapasite dikkate alındığında bugüne kadar atılan adımların henüz "tatmin edici düzeyde" görülmediğini ifade ediyor. Bir AKP yöneticisi, "Sembolik bazı silah bırakma görüntüleri ve belli alanlarda çekilmeler oldu. Ama silah bırakmanın kalıcı hale geldiğini söyleyebilmek için daha somut bir tabloya ihtiyaç var" değerlendirmesini yaptı. Çerçeve yasanın içeriğinin büyük ölçüde netleştiğini belirten kaynaklar, hayata geçebilmesi için örgütün silah bıraktığının teyit ve tespit edilmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Süre sınırı getirilecek İktidar partisi yasa taslağı ile ilgili çalışmalarını da sürdürüyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre çerçeve yasa, düzenlemenin amaç, kapsam ve tanım maddelerinin yanı sıra silah bırakan örgüt mensuplarının hukuki statüsünü belirleyecek hükümler içerecek. Buna göre örgütün feshi ve silah bırakmasının nasıl teyit edileceği, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin nasıl işletileceği, cezaevinde bulunan hükümlülerin durumunun nasıl değerlendirileceği yasada ayrıntılı olarak düzenlenecek. Yürürlük maddesiyle birlikte 10-11 maddeden oluşacağı belirtilen yasada, belirlenen süre içinde Türkiye'ye dönen örgüt üyelerinin yasadan yararlanacağı hükme bağlanacak. İktidar partisi bu sürenin bir yıl olması öngörülüyor. Meclis süreç komisyonunun raporu kabul edildi: İçeriğinde neler var, neler yok?'Beş yıl siyaset yasağı, örgüt yöneticileri kapsam dışı' DEM Parti, Türkiye'ye gelen örgüt mensuplarının siyaset yapmasına olanak tanınmasını istiyor. Ancak gerek AKP gerekse MHP buna karşı çıkıyor. AKP yöneticileri, Türkiye'ye dönen kişilere belirli bir süre adli kontrol hükümlerinin uygulanacağını, bu süreçte siyaset yapmalarının mümkün olmayacağını ifade ediyor. Bu çerçevede suça karışmayan örgüt üyeleri için beş yıl siyaset yasağı öngörülüyor. Yasadan ilk aşamada suça karışmamış örgüt üyeleri yararlanacak. Örgüt yöneticilerinin ise Türkiye'ye dönüşüne dönük bir düzenleme yer almayacak. Parti kurmayları, ilerleyen dönemde ceza mevzuatında yapılabilecek değişiklikler ve infaz düzenlemeleri sonrasında bazı hükümlülerin durumlarının yeniden değerlendirilebileceğini, ancak ilk aşamada suç işlememiş örgüt mensuplarının öncelikli olarak ele alınacağını dile getiriyor. Kaynak,Stringer/Anadolu via Getty Images // PKK'nın ilk grubu, örgütün fesih ve silah bırakma kararının ardından 11 Temmuz 2025'te Süleymaniye'de düzenlenen törende silahlarını imha etme görüntüleri vermişti. 'Temmuz sonunda çıkabilir' AKP kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre teklifin Meclis'e sunulması halinde Temmuz ayı sonunda yasalaşması mümkün. Parti kurmayları, "10-11 Temmuz gibi verilmesi durumunda ay sonuna kadar komisyondan ve Genel Kurul'dan geçebilir. Teknik olarak, 8-10 maddelik bir teklifin görüşmeleri uzun sürmez. Meclis kapanmadan çıkarılabilir" görüşünü dile getiriyor. Ancak düzenlemenin takviminin, sahadaki gelişmelere ve silah bırakma sürecinin seyrine bağlı olacağı da belirtiliyor. AKP kaynakları, bunun bir "tıkanma" meselesi olmadığını, devletin bazı adımların sonuçlarını görmek isteyebileceği için yürürlüğe girmesinin şarta bağlanacağını ifade ediyor. 'Öcalan'a statü yok, görüşme koşulları düzeltilebilir' MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'a "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" statüsünün verilmesini önermişti. Ancak iktidar partisi bu öneriye mesafeli. Parti kaynakları, Öcalan'ın halen İmralı'da hükümlü statüsünde bulunduğunu belirterek, "Statü değişikliği başka bir hukuki süreçtir; bir af yasası kapsamında olabilir. Ancak çerçeve yasada af niteliğinde bir düzenleme söz konusu değil" değerlendirmesini yapıyor. Aynı kaynaklar, mevcut infaz rejimi çerçevesinde Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilebileceğini ve bu çerçevede gazeteciler, akademisyenler ve farklı toplum kesimleri ile görüşmelerine izin verilebileceğini söylüyor. BBC / Ayşe Sayın

CHP Mutlak butlan davasında karar çıktı: Kılıçdaroğlu başkanlığa dönüyor! Haber

CHP Mutlak butlan davasında karar çıktı: Kılıçdaroğlu başkanlığa dönüyor!

CHP 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin davada karar açıklandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da ‘mutlak butlan’ kararı verdi. Karara göre Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığa geri dönüyor. 21:20 MUTLAK BUTLAN KARARI CHP'YE ULAŞTI Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı CHP Genel Merkezi'ne ve Kemal Kılıçdaroğlu'na resmi olarak iletildi. 21:02 CHP Genel Merkezi'nde arbede yaşandı CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptal edilip Kemal Kılıçdaroğlu'nun göreve iade edilmesi kararının ardından CHP Genel Merkezi ve CHP İstanbul İl Başkanlığı önünde kalabalık toplandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı'nı mutlak butlan gerekçesiyle iptal etmesi ve Özgür Özel yönetimini görevden uzaklaştırarak koltuğu Kemal Kılıçdaroğlu'na iade etmesi yönündeki kararının ardından İstanbul ve Ankara'da hareketli saatler yaşanıyor. Kararın açıklanmasının ardından çok sayıda partili ve vatandaş, CHP Genel Merkezi ve CHP İstanbul İl binası binasının önünde toplanmaya başladı. Partinin genel merkez binası önünde tansiyon yükseldi. Toplanan kitle tarafından, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine sloganlarının atıldığı duyuldu. BASIN MENSUPLARINA SALDIRI Bazı vatandaşlar basın mensuplarına tepki göstererek saldırdı ve kısa süreli arbede yaşandı. Polis genel merkez çevresindeki önlemleri artırdı. CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI CNN Türk muhabiri Arife Yılmaz, CHP İstanbul İl Başkanlığı önündeki son durumu aktardı. Yılmaz "Partililere CHP kanadından bir mesaj iletildi. İl başkanlıklarının önünde toplanması söylendi. Mesajda "Herkesi il başkanlıklarının önlerine bekliyoruz" denildi. CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın önü oldukça kalabalık. Kalabalık, peyderpey artıyor. Polis ekipleri güvenlik önlemleri aldı." dedi. 20:57 Mansur Yavaş'tan ilk açıklama: Aklıselimle hareket edilmeli Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP kurultay davasında mutlak butlan kararı ile ilgili, "Yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir" dedi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir. Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur; Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen 'seçime hile karıştırıldığı' yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez. Anayasa’nın 79'uncu maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir. Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz" dedi. 'ORTADA BİR YARGI KARARI VARDIR' Mansur Yavaş açıklamasında, "Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı haline de getirilemez. Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hale getirmektir. Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer. Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir. Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükunetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız. Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir" ifadelerini kullandı. 20:21 ÖZEL'İN FOTOĞRAFI GENEL MERKEZ'E ASILDI Mutlak butlan kararı sonrası olağanüstü MYK toplantısı yapılan CHP Genel Merkezi'ne Özgür Özel'in posteri asıldı. 20:19 DEM PARTİ'DEN AÇIKLAMA DEM Parti'den yapılan açıklama şöyle: CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı, hukuk ve adaletle bağdaşmayan, siyaseti yargı eliyle dizayn etmek isteyen bir siyasi baskı operasyonunun ve anlayışının parçasıdır. DEM Parti olarak geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yanayız. Onlarca yıllık mücadelemizin temel ve ilkesel düsturu, demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında olmaktır. Toplumsal barış ve demokratikleşme adımlarının tartışıldığı bir dönemde bu tür kararların alınmasının zamanlamasına dikkat çekilen açıklamada, yargı müdahalelerinin iç barışa zarar verdiği aktarıldı. Kararın toplumsal güveni zedelediğini belirten DEM Parti MYK, açıklamayı şöyle sürdürdü: Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı bu tarihsel dönemde, devleti ve Cumhuriyeti gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın yolları mümkünken, mutlak butlan kararı ancak Barış ve Demokratik Toplum Sürecine olan inançsızlığı büyütür. Toplumda kutuplaşmayı artıran, iç barışı tahrip eden uygulamalar güven bunalımını artırır. Yasal düzenlemelerin eşiğine geldiğimiz bugünlerde alınan bu karar, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini adeta gölgelemeye dönük bir adımdır.” Açıklamada ayrıca, yaşanan krizin sadece bir partiyi değil, Türkiye’nin genel demokrasi zeminini ilgilendirdiği ifade edilerek, hukuk dışı uygulamalara derhal son verilmesi çağrısı yapıldı: Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesidir. Bu hukuk ve adalet dışı uygulamalara derhal son verilmelidir. DEM Parti olarak; bu ülkede demokrasiyle soluklanabileceğine inanan, adalete özlem duyan, demokratik değerler için mücadele eden milyonlarca yurttaşımızla bir aradayız, yan yanayız. 19:51 KARAR SONRASI KILIÇDAROĞLU VE ÖZEL ARASINDA İLK TEMAS Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik: Sayın Genel Başkanımız, Cumhuriyet Halk Partisi’nde kaosun engellenmesi kapsamında yapmış olduğu tweetteki değerlendirmeler çerçevesinde birazdan Sayın Özgür Özel’i arayacak ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu sorundan birlikte, el ele ve müzakere ederek çıkması kapsamında gerekli çalışmalara başlayacağını ifade edecektir. Dolayısıyla, Sayın Özgür Özel’in birazdan Sayın Genel Başkanımız tarafından aranacağı bilgisini sizlerle paylaşmak istedim. 19:39 CHP RESMİ HESABI KILIÇDAROĞLU'NU TAKİPTEN ÇIKTI CHP X resmi hesabı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu takipten çıktı. KILIÇDAROĞLU'NDAN İLK AÇIKLAMA CHP davasında verilen mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu, "Bütün partililer kararı sükûnetle karşılamalı. Partimiz sorunlarını kendi içinde çözecektir" dedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Söz konusu davanın kabulüne karar veren Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayı'nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline hükmetti. Daire, mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle iptal kararı dolayısıyla bu tarihten sonra parti bünyesinde gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların da hükümsüz kaldığına karar verdi. Kararda, "Olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların iptali" nedeniyle "4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultay'dan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine" karar verdi. Ayrıca, 8 Ekim 2023'te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların da aynı gerekçeyle iptaline hükmetti. "PARTİMİZ SORUNLARINI KENDİ İÇİNDE ÇÖZECEKTİR" CHP davasında verilen mutlak butlan kararının ardından gazeteci Gürbüz Evren'e konuştu. Evren'in CNN Türk ekranında aktardığına göre Kılıçdaroğlu "Bütün partililer kararı sükûnetle karşılamalı. Partimiz çok büyük bir partidir. Partimiz sorunlarını kendi içinde çözecektir." ifadelerini kullandı. 19:14 Mutlak butlan kararı sonrası Özgür Özel'den ilk açıklama CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararı sonrası sanal medya hesabından daha önce yaptığı bir konuşmanın videosunu yayınladı. Videoda Özel, "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum. Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!" dedi. 18:59 Adalet Bakanı Gürlek: Demokratik bir karar alındı Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin CHP kurultay davasına ilişkin aldığı mutlak butlan kararıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Gürlek, "Süreç CHP'li delegelerin şikayetleri ile başlamıştır. Demokratik bir karar alındı" dedi. Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamaları şöyle: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi bugün önemli bir karar vermiştir. Bu kararın merkezinde doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması yer almaktadır. Çünkü hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirmeyle sakatlanması kabul edilemez. CHP Delegelerinin Başvurusu ve Yargı Süreci Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç bizzat Cumhuriyet Halk Partili delegelerin başvurularıyla başlamış, yine CHP’li delegelerin beyanları ve tanıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 4-5 Kasım 2023 tarihinde kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakatlığa uğradığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir. Hukukun Üstünlüğü ve Seçim Güvenliği Burada altını çizmek isterim ki yargının görevi hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir. Çünkü siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonlarıdır. Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren, demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti, iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içerisinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır. Milletin ve Delegelerin İradesine Bağlılık Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir, delegenindir, üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir. 18:37 KILIÇDAROĞLU 'ARINMA' ÇAĞRISI YAPMIŞTI CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "mutlak butlan" kararı öncesi sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP'ye 'arınma' çağrısı yapmıştı. CHP'nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayınladığı videoda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki tartışmalara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Değerli dostlarım, cesur yol ve dava arkadaşlarım ve bu güzel ülkenin vicdan sahibi asil yurttaşları. Bir milletin geleceği siyasetin aklıyla, vicdanıyla ve ahlakıyla şekillenir. Milletin helal sofraları temiz siyasetle bereketlenir. Çünkü kirlenen siyaset önce vicdanı çürütür, sonra ahlakı yok eder ve en sonunda da gözünü milletin ekmeğine diker. İşte bu yüzden siyaseti temiz tutmak ve milletin sofrasına bereketi taşımak, bu ülkede siyaset yapan herkesin namus borcudur. Dostlarım, bu ağır sorumluluk herkesten önce ve herkesten daha fazla Cumhuriyet Halk Partililerin görevidir. "EMANET KİRLETİLEMEZ" İkincisi, koca bir çınardır Cumhuriyet Halk Partisi. Bu milletin yokluk içinden ayağa kalkma iradesidir. Darbeler görmüştür, boyun eğmemiştir. Kapatılmıştır, teslim olmamıştır. Baskılar yaşanmıştır ama asla diz çökmemiştir, teslim alınamamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan ve milletimizin istiklal iradesinin üzerinde tecelli ettiği bir ruhtur. Bu ruha ihanet olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değil, bizlere bırakılmış kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez, emanete kara çalınamaz. "TEHDİTLERİNİZ VIZ GELİR" Kardeşlerim, bu ulu çınarın gölgesinde haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini de yapar ama yolundan dönmez. Çünkü bu yürüyüş bir iktidar yürüyüşüdür, halkın umudunu yeniden ayağa kaldırma yürüyüşüdür. Benden susmamı veya başka şeyler söylememi bekleyenler var. Beni iyi dinleyin: Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da bin kez çiçek açar ama eğilip bükülmez. İftiralarınız da, tehditleriniz de vız gelir. Ben doğruyu söylerim, ben hakikatin yanında dururum. Bakınız, 70 yılı aşkın ömrünü bu halkın adalet kavgasına adamış, boğazından tek bir haram lokma geçmemiş ve evlatlarına bırakacağı tek mirası verdiği ahlak kavgası olan Bay Kemal'den hiç kimse başka şey söylemesini asla beklemez. Aklımız nefsimize uymasın, yolumuz dürüstlükten ayrılmasın, rehberimiz vicdanımız olsun. Sağlıcakla kalın, benim sevgili yurttaşlarım." 18:33 CHP GENEL MERKEZİNDEN DEĞERLENDİRME Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararıyla Özgür Özel ve parti yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimi görevi devraldı. CHP Genel Merkezi, yaşanan gelişmeler sonrası olağanüstü toplantı kararı aldı. Milletvekili Gökhan Günaydın, toplantı öncesi ilk değerlendirmesini paylaştı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasında aldığı karar sonrası parti içinde hareketli saatler yaşanıyor. Mahkeme, Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin görevleri devralmasına hükmetti. Bu gelişmeler üzerine CHP Genel Merkezi’nde olağanüstü toplantı kararı alındı. Parti binasında yaşanan yoğun hareketlilik ve toplantıya hazırlık çalışmaları dikkat çekti. Toplantı öncesi CHP Milletvekili Gökhan Günaydın basına yaptığı kısa açıklamada, “Konuşmak için erken, toplantı çıkışı bir değerlendirme yaparız” dedi. 18:33 KILIÇDAROĞLU NEREDE? Kemal Kılıçdaroğlu CHP'ye butlan kararını Ankara'daki ofisinde aldı. Eski CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu karar sonrası gelişmeleri takip etmek için evine geçti. 18:33 GÜRSEL TEKİN’İN GÖREVİ SONA ERDİ İstanbul İl Başkanlığına Gülsüm Hale Özcömert Coşkun görevlendirildi CHP İstanbul İl Başkanlığına mahkeme kararıyla atanan Gürsel Tekin'in de görevine, Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararıyla son verildi. CHP İstanbul İl Başkanlığına Gülsüm Hale Özcömert Coşkun'un görevlendirildi. 18:24 İYİ Parti olağanüstü toplanacak Mutlak butlan kararının ardından İYİ Parti Başkanlık Divanı yarın saat 10.00'da Müsavat Dervişoğlu başkanlığında olağanüstü toplanacak. 17:52 "ÖZGÜR ÖZEL GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMİŞ POZİSYONDA" CNN Türk yayınında konuşan hukukçu Şükrü Aksu; "Bu karar temyiz yolu yani Yargıtay yolu açık olarak verilmiş olan bir karar. Normal şartlarda ihtiyati tedbir kararı verilmese idi Yargıtay’dan karar gelinceye kadar Özgür Özel görevine devam edecekti. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini de kabul ederek, bu noktada bugün itibariyle Özgür Özel, parti meclisi, yüksek disiplin kurulu, tamamıyla görevden el çektirilmiş pozisyondadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nu, o dönemdeki parti meclisi ve yüksek disiplin kurulunu, karar kesinleşinceye kadar yani Yargıtay’a giderlerse Yargıtay’dan dönünceye kadar görevli olarak addetmiştir." 17:50 CHP'DE MYK OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI Mahkemenin "Mutlak butlan" kararı sonrası CHP Merkez Yönetim Kurulu olağanüstü toplandı. 17:48 CHP İÇİN "MUTLAK BUTLAN" DAVASINDA KARAR Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı'nın 'mutlak butlan' nedeniyle malul olduğu tespiti ile iptaline karar verdi. Mahkeme, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine karar verildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin usulsüzlük soruşturması başlatırken, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, kurultayın iptali için ayrı ayrı mahkemelerde dava açtı. Açılan iptal davaları Ankara 42'nci Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki dosyada birleştirildi. Mahkeme 24 Ekim’de görülen duruşmada, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan asıl davanın 'konusuz' kaldığını belirterek, karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Mahkeme, birleşen dosyalar yönünden yaptığı değerlendirmede, eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın açtığı davayı, davayı açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. ‘KANUNUN EMREDİCİ HÜKÜMLERİNE AYKIRILIK’ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38’inci Olağan Kurultayı ile 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin açılan davalarda istinaf incelemesini tamamladı. Daire, Siyasi Partiler Kanunu, Dernekler Kanunu ve Türk Medeni Kanunu hükümlerini birlikte değerlendirerek kurultay süreçlerine ilişkin inceleme yaptı. Kararda, Ankara 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi, Ankara 26’ncı Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul 45’inci Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul 72’nci Asliye Ceza Mahkemesi dosyaları kapsamında toplanan deliller, ifade tutanakları ve resmi kurumlardan gelen bilgi ve belgelerin birlikte değerlendi. KURULTAY İPTAL EDİLDİ İstinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesinin ‘konusuzluk’ değerlendirmesi hukuka uygun bulunmadı. Daire, sonradan yapılan olağanüstü kongre ve kurultayların, önceki kurultayda bulunduğu değerlendirilen hukuka aykırılıkları ortadan kaldırmayacağı kanaatine vardı. Mahkeme, CHP’nin 38’inci Olağan Seçimli Kurultayı’nın ‘mutlak butlan’ (kesin hükümsüzlük) nedeniyle yapıldığı tarihten itibaren iptaline karar verdi. Kurultayın iptal edilmesi nedeniyle sonrasında yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların da iptaline hükmedildi. 38'nci Olağan Seçimli Kurultaydan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine karar verildi. CHP İSTANBUL İL KONGRESİ İPTAL EDİLDİ 08/10/2023 tarihinde gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle malul olduğu tespiti yapıldı. Kongrenin iptali ile kongre tarihinden önceki duruma dönülmesine, kongre tarihinden önceki il başkanı ve parti il organlarının görevlerine devam etmelerine karar verildi. (CNNTürk)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.