Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çin

bursaarena.com.tr - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin’de Dolphin tayfunu için kırmızı alarm! Haber

Çin’de Dolphin tayfunu için kırmızı alarm!

Çin’in doğu kıyılarını etkisi altına alması beklenen Dolphin Tayfunu nedeniyle ülkenin en yüksek seviyeli tayfun alarmı olan kırmızı alarm devreye sokuldu. Şiddetli yağış, kuvvetli rüzgar ve sel riskine karşı çok sayıda bölgede tedbirler artırıldı. İSTANBUL (İGFA) - Çin’in Ulusal Meteoroloji Merkezi (NMC), doğu kıyılarına yaklaşan Dolphin Tayfunu nedeniyle pazar günü ülkenin tayfun uyarı sistemindeki en yüksek seviye olan kırmızı alarmı verdi. Xinhua’nın aktardığı bilgilere göre, tayfunun Zhejiang eyaletindeki Sanmen ile Fujian eyaletindeki Fuqing arasındaki kıyı kesimlerinde etkili olması bekleniyor. NMC Baş Tahmincisi Wang Haiping, tayfunun beraberinde getireceği yoğun yağış, geniş etki alanı ve uzun süreli etkisi nedeniyle yüksek seviyeli alarm verildiğini belirtti. Çarşamba gününe kadar Zhejiang, Şanghay, Jiangxi'nin kuzeyi, Jiangsu, Anhui, Hubei'nin doğusu, Henan'ın orta ve doğu kesimleri ile Shandong'un güneyi başta olmak üzere geniş bir bölgede şiddetli yağış bekleniyor. Özellikle Zhejiang'ın orta ve doğu kesimleri ile Anhui'nin güneyinde yağışların yer yer çok kuvvetli olması öngörülüyor. Yetkililer, uzun süreli ve yoğun yağışların ardından sel, heyelan, taşkın ve diğer ikincil afetlerin meydana gelebileceği uyarısında bulundu. Zhejiang, Anhui, Henan ve Hebei'de küçük ve orta ölçekli nehirlerde taşkın, dağlık bölgelerde jeolojik afet ve ani sel riskinin yüksek olduğu bildirildi. Tayfunun etkisiyle Doğu Çin Denizi ve doğu Çin kıyılarında kuvvetli rüzgarların etkili olması beklenirken, kıyı bölgelerinde özellikle kuvvetli rüzgar ve deniz koşullarına karşı tedbir alınması çağrısında bulundu. China's national observatory on Sunday activated a red alert -- the highest level in the country's typhoon warning system -- as Typhoon Dolphin approaches https://t.co/wzPaU83JWn pic.twitter.com/t2bdBgKSB1 — China Xinhua News (@XHNews) August 9, 2026 ACİL MÜDAHALE SEVİYESİ YÜKSELTİLDİ Dolphin Tayfunu'na karşı Çin meteoroloji otoritesi, şiddetli meteorolojik afetlere yönelik acil müdahale seviyesini III'ten II'ye yükseltti. Tayfun nedeniyle ulaşımda da geniş kapsamlı önlemler alınırken, Çin'in doğu kıyılarında tahliyeler gerçekleştirildi. Şanghay, Zhejiang ve Fujian başta olmak üzere birçok bölgede uçuş ve deniz ulaşımında ciddi aksamalar yaşandı. Son gelişmelere göre Dolphin Tayfunu, Çin'in Zhejiang eyaletinde karaya çıktı.

ETABEY KARATOPRAK yazdı: "ABD ile İRAN Nasıl Anlaşabilir?.."          Haber

ETABEY KARATOPRAK yazdı: "ABD ile İRAN Nasıl Anlaşabilir?.."         

İran ile ABD arasında imzalalan mutabakat metnine dayalı bir anlaşmanın düzenlenmesini engelleyen; matematikçilerin söylemiyle sınırlayıcı şartlar (boundary conditions), siyaset bilimcileri ve işletmecilerin deyimiyle ise kısıtlayıcılar (engeller) var. Bunları sıralaması : 1) Yemen sorununun çözüme kavuşturulmasını şart koşan Suudi beklentisi. 2) Devlet olarak yaşamak isteyen Lübnan’ın huzura, İsrail’in güvenliğe kavuşması için Hizbullah’ın silahsızlandırılarak sisteme uyum sağlamasını bekleyen Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri. 3) İran’a uydu ve silah desteği veren Çin, Rusya ve Kore’nin Avrupa ile asya arasında duvar oluşturan İran’ın bölünmesini engelleme çabaları. Bazen kürt kartının öne çıkarılma nedeni bu üç ülkeye verilen gözdağıdır. İleri giderseniz İran’ı parçalar Orta Asya’yı Türklere açarım diyor. Trump’ın bize dostluk gösterip “her türlü desteği vereceğim” demesi adı geçen üç ülkenin İran’a desteği kesmeleri talebidir. 4) İran’da, resmen açıklanmasa da molla ve Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmıştır. Mojtaba Hamaney adına yapılan açıklamaların devrim muhafızları tarafından yapıldığı kanaatindeyim. O bombalamadan, bahçeye çıkarak sağ kalma ihtimali yok. Bahçe kalmamış. Yaşama ihtimali çok düşük. Şu anda devrim muhafızları arasında batı ve doğu tarafından kabul edilebilecek demir yumruğun kim olacağı tartışmaları ve mücadelesi vardır. Mollalar halkı yönledirecek yerel faaliyetleri yürütmekle görevli olacaklar. Devrim muhafızları partileşerek devlet başkanlığı yönetimi kurulacak. Bu sağlandığı gün İran, ABD ile barış anlaşması imzalamaya hazır hale gelecek. 5) ABD de petrolün üretim ve dağıtım maliyeti 100 dolar civarında. Bir varil benzinin pompa satış fiyatı ABD ortalama benzin fiyatı (20 Temmuz 2026): 4,02 $/galon 1 varil (160 litre) = 42 galon,. 4,02 × 42 = 168,84 $/varil . Yani ABD’de bir varil benzin pompada yaklaşık 169 dolar seviyesindedir. Bu nedenle İran ve diğer ülkelerin petrol satış fiyatlarını kontrol altına alma ihtiyacı duymaktadır. Dünya ekonomisinde yeni denge petrolün varil fiyatının 80-90 $ da sabitlenmesiyle sağlanacağı kanaatindeyim. Bu nedenle Çin’in ucuz petrol temin ettiği İran ve Venezuella gibi ülkelere serbest davranış hakkı verilmeyecektir. Çin de sahip olduğu haksız rekabet şartlarını kaybedecektir. Matematikte bu şartların her biri, denklem haline getirelerek oluşturulan, denklem takımında bilinen metodlarla ortak çözüm aranır. Sosyal bilimler ve işletmede ise bunlar çerçevenin sınırları olarak kabul edilir ve dışına çıkılmadan sırasıyla ele alınarak çözüm aranır. Her koşulun tarafları biraraya gelerek sorun çözüme ulaştırılır. Nihai genel çözüm oluşturulur. Bu süreç ne kadar uzarsa çatışmalar da devam eder. Arada bir ateşkesler ile mola verilir. Eğer İran uzlaşmaz ise bölge haritası yeniden çizilerek nihai çözüme ulaşılır. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Çin, ABD’ye meydan okudu: Yapay zeka küresel işbirliğiyle geliştirilmeli Haber

Çin, ABD’ye meydan okudu: Yapay zeka küresel işbirliğiyle geliştirilmeli

Çin, Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü'yle (WAICO) ABD'nin bu sektördeki hakimiyetine meydan okudu. Rusya, Brezilya, Küba, Venezuela, Pakistan, Kazakistan ve Endonezya'nın da aralarında bulunduğu 29 ülkenin temsilcileri, Şanghay'da dün bir araya gelerek WAICO'nun kuruluşu için imza attı. Çin'in kamu yayıncısı Çin Merkez Televizyonu'nun analizinde Pekin yönetiminin yapay zeka alanında "yeni bir düzen kurmayı hedeflediği" belirtildi. Bu düzende "tüm insanlığın gücünün bir araya getirilmesiyle açık kaynaklı bir yapay zeka ekosistemi oluşturulacağı" vurgulandı. Çin lideri Şi Cinping, bugün Şanghay'da düzenlenen Dünya Yapay Zeka Konferansı'ndaki konuşmasında, açık kaynaklı yapay zekanın "tarihi bir fırsat" sunduğunu söyleyerek, bunun teknolojiye erişimdeki adaletsizlikleri ortadan kaldıracağını savundu. ABD'nin adını anmasa da rakibinin bu sektördeki hakimiyetine kolektif bir çıkışla meydan okuduklarını ima etti: Yapay zeka geliştirme, bir ülkenin tek başına sergilediği bir performans değil, küresel işbirliğinin senfonisi olmalıdır. WAICO'nun kuruluşu için düzenlenen imza törenine ve bugünkü konferansa katılanlar arasında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de vardı. Şi, yapay zekanın "güvenli ve kontrol edilebilir" olmasını sağlamak için BM çerçevesinde işbirliği çağrısında bulundu. Bu teknolojiye dayalı otonom sistemlerin potansiyel tehlikelerine dikkat çekerek, "yapay zekanın her zaman insan kontrolü altında olmasını" önemsediklerini vurguladı. Reuters'ın analizinde, Çin'in açık kaynaklı yapay zeka modellerinin, OpenAI ve Anthropic gibi ABD'li şirketlerin tescilli sistemlerine karşı hızla ilerleme kaydettiği yazılıyor. Şi'nin konuşmasından birkaç saat önce de Pekin merkezli yapay zeka firması Moonshot AI, yeni modeli Kimi K3'ü tanıttı. Şirkete göre bu, dünyanın en büyük açık kaynaklı yapay zeka modeli. Washington merkezli danışmanlık firması The Asia Group'tan George Chen, şu yorumu paylaşıyor: Şi'nin mesajı açık: Çin yapay zeka teknolojisi ve standartları konusunda kimseyi takip etmeyecek. Aksine Çin her iki alanda da dünyaya öncülük edecek. Wall Street Journal'ın görüş aldığı Stanford Üniversitesi'nden Graham Webster ise Şi'nin işaret ettiği yapay zekaya ilişkin tehlikelerin küresel ölçekte yönetilmesi için Washington ve Pekin arasında işbirliğinin zorunlu olacağını söylüyor. Kaynaklar: Şarku'l Avsat, Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, China Daily, Global Times

Şanghay’da Dünya Yapay Zeka Konferansı: Rusya ve Çin küresel yapay zeka işbirliğinde yeni adımlar atıyor Haber

Şanghay’da Dünya Yapay Zeka Konferansı: Rusya ve Çin küresel yapay zeka işbirliğinde yeni adımlar atıyor

Çin'in Şanghay kentinde düzenlenecek olan Dünya Yapay Zeka Konferansı (WAIC) öncesinde Rusya, Çin ve 25'ten fazla ülke, yapay zeka alanında adil, şeffaf ve güvenli uluslararası işbirliğini sağlamak amacıyla “Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü”nün kuruluşuna imza attı. Küresel çapta yapay zeka ekosisteminin önde gelen aktörlerini bir araya getiren Dünya Yapay Zeka Konferansı (WAIC), 17-20 Temmuz tarihleri arasında Çin'in ev sahipliğinde Şanghay'da gerçekleştiriliyor. Farklı ülkelerden kamu temsilcilerini, şirket yöneticilerini ve uzmanları buluşturan etkinlikte, sektördeki son gelişmeler ve teknoloji paylaşımı ele alınıyor. Konferansa en geniş katılımlı heyetlerden birini gönderen Rusya'nın delegasyonuna, Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı ve Devlet Başkanlığı Yapay Zeka Komisyonu Eşbaşkanı Maksim Oreşkin başkanlık ediyor. Heyette; Dijital Kalkınma, İletişim ve Kitle İletişim Araçları Bakanı Maksut Şadayev'in yanı sıra Dışişleri ile Ekonomik Kalkınma Bakanlıklarından üst düzey yetkililer ve önde gelen Rus teknoloji şirketlerinin temsilcileri de yer alıyor. Yeni bir küresel örgüt kuruldu Konferans öncesinde küresel teknoloji yarışında dengeleri değiştirecek kritik bir adım atıldı. Rusya, Çin ve 25’i aşkın ülke, uluslararası işbirliğini kurumsallaştırmak amacıyla "Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü"nü kurdu. 16 Temmuz’da imzalanan kurucu anlaşmada Rusya adına Bakan Şadayev imza yetkisini kullandı. Yeni yapının temel hedefleri arasında; yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi sürecinde eşitliğe ve karşılıklı faydaya dayalı ortaklıklar kurmak, bilgi alışverişini hızlandırmak ve teknolojinin güvenli, sorumlu kullanımına yönelik ortak standartlar belirlemek bulunuyor. ‘Teknoloji yeni bir sömürge aracı olmamalı’ Örgütün gelecekteki işleyişine dair konsept üzerinde birlikte çalışan Moskova ve Pekin; insan odaklı yaklaşımın her şeyin üzerinde tutulması gerektiğini vurgulayarak bilgiye eşit erişim ve şeffaf etik normların vazgeçilmez olduğunun altını çiziyor. İki ülke, teknolojiye eşitsiz erişimin yeni bir "neokolonyal araç" haline gelmesini engellemek adına dijital uçurumun kapatılması gerektiğini belirtiyor. Yapay zeka ve yeni teknolojiler alanında açık bir tartışma platformu kurma vizyonunu öne çıkaran Rusya, uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapmaya da hazırlanıyor. Bu doğrultuda, Kasım 2026’da “Yapay Zeka Dünyasına Yolculuk” başlıklı etkinliğin, 2027 yılında ise “Geleceğin Teknolojileri Forumu” ve “Yapay Zeka Yüksek Düzeyli Toplantısı”nın Rusya'da düzenlenmesi planlanıyor. Etkinliklere Çin başta olmak üzere çok sayıda ülkenin aktif katılımı bekleniyor.

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

TÜİK, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı nüfus tahminlerine ilişkin verileri yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18'inci sırada yer aldı. ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

NATO Zirvesi neden önemli, Ankara'da hangi kararlar alınabilir? Haber

NATO Zirvesi neden önemli, Ankara'da hangi kararlar alınabilir?

Yarın Ankara'da başlayacak ve iki gün sürecek NATO Zirvesi, gerek ittifakın ABD yönetiminin yaklaşımı nedeniyle içinden geçtiği zorlu dönem gerekse uluslararası konjonktür nedeniyle önem düzeyi en yüksek toplantılardan biri olarak görülüyor. Uluslararası jeopolitik şartların geldiği nokta itibarıyla NATO müttefikleri belirleyici nitelikte kararlar alabilir. Bu durum, hem NATO hem de ittifakın görev alanına giren coğrafya açısından geçerli. Zirve, özellikle ABD'de Ocak 2025'te başlayan ikinci Donald Trump döneminde NATO içi tartışma ve gerginliklerin hiç eksik olmadığı ve eskisine oranla çok daha yoğun yaşandığı bir dönemde yapılacak. ABD'nin Avrupa'daki uzun vadeli rolüne ilişkin belirsizlik tamamen giderilebilmiş değil. Bu belirsizlik de NATO'nun ihtilaf potansiyeli yüksek bir ittifak görünümünün sürmesine neden oluyor. Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kendisini en fazla tehdit altında hissettiği dönemlerden birinden geçiyor. Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisi de bir süredir ciddi sınamalarla karşı karşıya. Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna savaşı, Çin'in stratejik rakip olarak yükselişinin sürmesi, Orta Doğu'da ABD-İsrail/İran savaşının iyice derinleştirdiği istikrarsızlık bunlardan öne çıkanlar. NATO'nun görev alanına giren coğrafi bölgelerde sorunlu alanların sayısının aynı anda bu kadar artıp çoğu noktada kesişmesi, örneğine çok rastlanan bir durum değil. NATO, böyle bir ortamda üyeleri arasındaki farklı perspektifleri uyumlu hale getirme ve stratejik yönü konusunda belirleyici kararlar alma aşamasında. Tüm bu tablo dikkate alındığında Ankara Zirvesi, NATO açısından bir siyasi stres testi niteliğinde olacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2 Temmuz'da yaptığı açıklamada, "İnsanlık tarihinin belki en başarılı güvenlik ittifaklarından birinin bu tarihi dönemeçte, eşikte, bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde bir araya geliyor olması bence tarihte görülen NATO tarihinin en büyük zirvesi olacak" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de 18 Haziran'daki NATO Savunma Bakanları Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Ankara Zirvesi'ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmediklerinin altını çizmişti: "Bu zirvenin, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz." Bazı diplomatlar Atlantik'in iki yakasında yaşanan sorun ve gerginlikler dikkate alındığında, Trump'ın zirveye katılacak olmasını bile başlı başına bir başarı olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte Ankara Zirvesi'nin potansiyel sonuçları dikkate alındığında, Trump'ın katılımının ikinci planda kaldığını düşünenler çoğunlukta. Kaynak, EPA/Shutterstock // NATO Zirvesi geçen yıl 24-25 Haziran'da Hollanda'nın Lahey kentinde yapılmıştıZirveden ne tür sonuçlar çıkabilir? NATO çevrelerinde yapılan değerlendirmeler, zirvenin birçok açıdan ittifaktaki dengeler ile güç dağılımını ve bunlara bağlı olarak özellikle Avrupa güvenlik mimarisini değiştireceği yönünde. İttifak içi güven ortamının zedelendiği bir dönemde NATO'nun taahhütlerini somut sonuçlara dönüştürüp dönüştüremeyeceğini ortaya koyacak olan zirvenin yaratacağı olası değişikliklerden öne çıkanları şu şekilde sıralamak mümkün: Avrupa'daki konvansiyonel güvenliğin ağırlıklı olarak ABD tarafından değil Avrupalı müttefikler tarafından sağlanmasına yönelik adımlar hızlanacak."NATO'da daha güçlü bir Avrupa" yaklaşımının ana ayağını oluşturduğu "NATO 3.0" konsepti hayata geçirilecek. NATO, tek müttefikin kapasitesine bağlı olmakla yetinmeyen, çağın şartlarına uygun askeri kabiliyet ve yeteneklere sahip, yük ve sorumluluk paylaşımının eskisinden farklı bir eksene oturtulacağı sert çizgide bir ittifak haline gelecek.Avrupalı müttefiklerin konvansiyonel savunmada hangi düzeyde ve hangi unsurlarla birincil sorumluluğu üstleneceği netleşecek.NATO'nun askeri komuta yapısında önemli değişiklikler olacak. Avrupa ülkeleri yakın gelecekte NATO'nun üç müşterek kuvvet komutanlığının komutasını devralacak.Nükleer şemsiye müttefiklerin güvenliğinin en üst garantisi olmayı sürdürecek. Nükleer caydırıcılıkta ana rol ABD'de olmaya devam edecek.NATO'nun doğu ve güney kanadına verilen önem artacak.NATO'nun, tehditlere her yönden bakan 360 derecelik güvenlik perspektifi pekiştirilecek.NATO'nun geçen yılki Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarının artırılmasına yönelik taahhütlerin sahaya konuşlandırılabilir yeteneklere dönüştürülme süreci hızlanacak.Savunma sanayisi, bu sektörün üretim kapasitesinin artırılması, altyapısının güçlendirilmesi, bu alanda yenilikçi yaklaşımların devreye sokulması ve ortak tedarik genel savunma stratejilerinin temel unsurlarından ve NATO'nun önceliklerinden biri haline gelecek.Savunma alanında yüksek görünürlüğü olan öncü nitelikte çok sayıda projeye start verilecek.Ukrayna'ya askeri desteğin uzun soluklu olduğu teyit edilip yüksek düzeyde mali kaynak taahhüdünde bulunulacak. Kaynak, Reuters // NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki zirve öncesi geçen hafta Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmüştüBirlik görüntüsü önemli Üst düzey bir NATO diplomatına göre tüm bu sonuçların hayata geçirilebilmesi için "her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi" gerekiyor. Ankara'da kamuoyuna yansıyan anlaşmazlıklardan kaçınmak ve müttefiklerin birliğini sergilemek, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Mark Rutte, Ankara Zirvesi'ni gerçekten önemli gören isimler arasında. Rutte, 25 Haziran'da Atlantik Konseyi'nde yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in taahhütlerden değil onların uygulanmasından korktuğunu söyledi. Rutte, 2025'teki Lahey Zirvesi'nde verilen taahhütlerin yerine getirileceği yerin Ankara Zirvesi olduğu görüşünde. Ortak savunma hamlelerinin son dönemde gündemin en üst sıralarına yükseldiği Avrupa Birliği'nden (AB) zirveye bakış da dikkat çekici. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, geçen hafta medyaya yaptığı açıklamada Ankara Zirvesi'ni önemli bulduklarını vurgulayarak, "Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle" demişti. BBC / Güven Özalp- Brüksel

İnsansı robotlardan tarihi sınav: 99,99 başarı Haber

İnsansı robotlardan tarihi sınav: 99,99 başarı

Çin'deki insansı robotlar, bir faaliyetteki üretim hattında 6 günlük bir vardiyayı kusursuza yakın bir başarı oranıyla tamamladı. Şanghay merkezli girişim Agibot'un ürettiği robotlar, Çin'in doğusundaki Nanchang'da yer alan bir fabrikada 64 saatten uzun süre boyunca kalite kontrol denetimlerini ve malzeme taşıma işlemlerini yürüttü. Tüm operasyon canlı yayımlandı ve üretim hattındaki 60 binden fazla görevin yüzde 99,99'luk başarı oranıyla tamamlandığı görüldü. Agibot'un kıdemli başkan yardımcısı Dr. Yao Maoqing, "İnsansı robotikte asıl soru artık bir robotun neler yapabileceği değil, gerçek çalışma ortamlarında konuşlandırılıp, entegre edilip, değer yaratıp yaratamayacağı" diyor. Birden fazla insansı robotu gerçek bir üretim hattına sokarak ve sürecin 6 gün boyunca izlenmesini sağlayarak bedenlenmiş yapay zekanın endüstriyel ölçekte uygulanmasının aslında ne gerektirdiğine daha şeffaf bir cevap vermek istedik. Agibot robotları, Longcheer Technology'nin Nanchang fabrikasındaki üretim tesisinde (Agibot) Şanghay merkezli bu girişimin bugüne kadar 15 binden fazla robot ürettiğini de duyurması, robotların gerçek dünyada geniş ölçekte kullanıma sunulması yolunda önemli bir dönüm noktası. Çin'in 2026-2030'u kapsayan son Beş Yıllık Planı, insansı robotları ekonomik büyüme için en önemli 10 stratejik sektörden biri olarak önceliklendiriyor. Bu, insansı robotların standart endüstriyel robotların yeteneklerinin çok ötesinde görevleri yerine getirmelerini sağlayan güçlü çiplerle donatıldığı, bedenlenmiş yapay zekaya yönelik bir geçişe işaret ediyor. Uluslararası Robotik Federasyonu Başkanı Takayuki Ito, "Çin yeni çerçeve kapsamında odağını geleneksel endüstriyel otomasyondan, yapay zekayla entegre, üst düzey akıllı robotik alanına kaydırıyor" ifadelerini kullanıyor. Barclays analistleri, Çin'in 2035'e gelindiğinde 11 milyon insansı robotu devreye sokmuş olacağını öngörüyor; bu rakam, dünyanın geri kalanı için öngörülen 2 milyon adedin çok üstünde. Morgan Stanley'nin ayrı bir analizine göre Çin geçen yıl sadece 12 bin robot sattı ve bu da beklentilerin gerçekleri aşabileceği anlamına geliyor. Fabrika robotlarının 6 günlük canlı yayınının ardından Agibot, insansı makinelerin ticari değerini başarıyla kanıtladığını ve bunun, laboratuvar testlerinden gerçek dünya uygulamalarına geçişin işareti olduğunu iddia etti. Şirket yaptığı açıklamada, "Sektör yeni bir aşamaya giriyor" ifadelerine yer verdi. Bu, bedenlenmiş yapay zekanın artık endüstriyel müşterilerin önem verdiği gerçek çalışma koşullarına daha yakın ve daha şeffaf biçimde test edilmeye başlandığını gösteriyor. Aynı zamanda genel amaçlı robot ekosisteminin fikir aşamasından gerçek dünya uygulamalarınadoğru ilerlediğinin de sinyalini veriyor. Şaru'l Avsat, Independent Türkçe

İnsansı robotlardan tarihi sınav: 60 bin görev, yüzde 99,99 başarı Haber

İnsansı robotlardan tarihi sınav: 60 bin görev, yüzde 99,99 başarı

Çin'deki insansı robotlar, bir faaliyetteki üretim hattında 6 günlük bir vardiyayı kusursuza yakın bir başarı oranıyla tamamladı. Şanghay merkezli girişim Agibot'un ürettiği robotlar, Çin'in doğusundaki Nanchang'da yer alan bir fabrikada 64 saatten uzun süre boyunca kalite kontrol denetimlerini ve malzeme taşıma işlemlerini yürüttü. Tüm operasyon canlı yayımlandı ve üretim hattındaki 60 binden fazla görevin yüzde 99,99'luk başarı oranıyla tamamlandığı görüldü. Agibot'un kıdemli başkan yardımcısı Dr. Yao Maoqing, "İnsansı robotikte asıl soru artık bir robotun neler yapabileceği değil, gerçek çalışma ortamlarında konuşlandırılıp, entegre edilip, değer yaratıp yaratamayacağı" diyor. Birden fazla insansı robotu gerçek bir üretim hattına sokarak ve sürecin 6 gün boyunca izlenmesini sağlayarak bedenlenmiş yapay zekanın endüstriyel ölçekte uygulanmasının aslında ne gerektirdiğine daha şeffaf bir cevap vermek istedik. Agibot robotları, Longcheer Technology'nin Nanchang fabrikasındaki üretim tesisinde (Agibot) Şanghay merkezli bu girişimin bugüne kadar 15 binden fazla robot ürettiğini de duyurması, robotların gerçek dünyada geniş ölçekte kullanıma sunulması yolunda önemli bir dönüm noktası. Çin'in 2026-2030'u kapsayan son Beş Yıllık Planı, insansı robotları ekonomik büyüme için en önemli 10 stratejik sektörden biri olarak önceliklendiriyor. Bu, insansı robotların standart endüstriyel robotların yeteneklerinin çok ötesinde görevleri yerine getirmelerini sağlayan güçlü çiplerle donatıldığı, bedenlenmiş yapay zekaya yönelik bir geçişe işaret ediyor. Uluslararası Robotik Federasyonu Başkanı Takayuki Ito, "Çin yeni çerçeve kapsamında odağını geleneksel endüstriyel otomasyondan, yapay zekayla entegre, üst düzey akıllı robotik alanına kaydırıyor" ifadelerini kullanıyor. Barclays analistleri, Çin'in 2035'e gelindiğinde 11 milyon insansı robotu devreye sokmuş olacağını öngörüyor; bu rakam, dünyanın geri kalanı için öngörülen 2 milyon adedin çok üstünde. Morgan Stanley'nin ayrı bir analizine göre Çin geçen yıl sadece 12 bin robot sattı ve bu da beklentilerin gerçekleri aşabileceği anlamına geliyor. Fabrika robotlarının 6 günlük canlı yayınının ardından Agibot, insansı makinelerin ticari değerini başarıyla kanıtladığını ve bunun, laboratuvar testlerinden gerçek dünya uygulamalarına geçişin işareti olduğunu iddia etti. Şirket yaptığı açıklamada, "Sektör yeni bir aşamaya giriyor" ifadelerine yer verdi. Bu, bedenlenmiş yapay zekanın artık endüstriyel müşterilerin önem verdiği gerçek çalışma koşullarına daha yakın ve daha şeffaf biçimde test edilmeye başlandığını gösteriyor. Aynı zamanda genel amaçlı robot ekosisteminin fikir aşamasından gerçek dünya uygulamalarınadoğru ilerlediğinin de sinyalini veriyor. Independent Türkçe

CGTN: Çin, bereketli hasatları çiftçiler için kalıcı bir refaha nasıl dönüştürüyor? Haber

CGTN: Çin, bereketli hasatları çiftçiler için kalıcı bir refaha nasıl dönüştürüyor?

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in Çin'in doğusundaki Shandong Eyaleti'ne bağlı Dezhou kentinde gerçekleştirdiği inceleme gezisinin ardından CGTN, Çin'in bereketli hasatları çiftçiler için kalıcı bir refaha nasıl dönüştürdüğünü ele alan bir makale yayımladı. Makale, ülkenin gıda güvenliğini güçlendirme, kırsal kalkınmayı ilerletme ve kalkınmanın faydalarının yerel topluluklara ulaşmasını sağlama yönündeki çabalarını öne çıkarıyor. GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (İGFA) - Akıllı telefonda yapılan birkaç dokunuşla buğday satışı gerçekleştiriliyor. Bu yazdan itibaren, Çin'in doğusundaki Shandong Eyaleti'ne bağlı Dezhou Şehri'nin Xiajin İlçesi'nde yaşayan çiftçi Wang Xiugang, artık bir tahıl alım merkezinde saatlerce sıra beklemek zorunda kalmıyor. Bir mobil uygulama aracılığıyla teslimat saatini belirleyebiliyor, fiyatları kontrol edebiliyor, kalite kontrol sonuçlarını takip edebiliyor ve tartımdan ödemeye kadar tüm satış sürecini yaklaşık 30 dakikada tamamlayabiliyor. Şahsen sıra bekleme yönteminden, parmakların ucundaki imkanlarla tahıl satışına geçiş; Çin'in istikrarlı bir şekilde ilerleyen tarımsal modernizasyonuna dair bir bakış sunuyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping için tarım, kırsal bölgeler ve çiftçiler, uzun süredir yönetimde en önemli öncelikler arasında yer almaktadır. Xi, Çarşamba günü Dezhou’da gerçekleştirdiği inceleme gezisinde, tarım ve kırsal modernleşmenin Çin’in daha geniş kapsamlı modernleşme hamlesi açısından hayati önem taşıdığını vurgulayarak sektörün güçlendirilmesi için somut önlemler alınması gerektiğini belirtti. ÜLKENİN TAHIL AMBARININ GÜVENCE ALTINA ALINMASI Xi, Dezhou'daki tarım arazisini ziyaret ederken, "Tahıl ve diğer önemli tarım ürünlerinin istikrarlı bir şekilde arz edilmesini sağlamak, tarımsal üretimin en önemli önceliğidir," dedi. Xi'nin sözleri, sıklıkla Çin'in başlıca tahıl ambarlarından biri olarak nitelendirilen bir şehirde özel bir önem taşıyor. Yüzölçümü yalnızca 10 bin kilometrekareyi biraz aşmasına rağmen Dezhou, ülke genelinde üretilen her 100 kilogram tahılın 1 kilogramdan fazlasını karşılıyor. Son yıllarda Dezhou, tarımsal verimliliği artırmaya yönelik çalışmalar için bir pilot bölge haline geldi. Ulusal gıda güvenliğini güçlendirmek amacıyla 2021 yılında Dezhou Şehri tarafından başlatılan "Dunbanliang" girişimi, Çin ölçü birimi olan mu (yaklaşık 0,0667 hektar) başına 1,5 metrik tondan fazla tahıl üretmeyi hedefleyen yüksek verimliğe yönelik bir tarım programıdır. İki yıl sonra Dezhou, ülkenin ilk bir milyon mu büyüklüğündeki "Dunbanliang" gösterim bölgesini kurdu. Bu kazanımlar; yüksek standartlı tarım arazileri, modernize edilmiş sulama sistemleri, geliştirilmiş tohum çeşitleri ve entegre su ve gübre teknolojileri sayesinde elde edilmiştir. 2025 yılına gelindiğinde, Dezhou'da "Dunbanliang" kriterini karşılayan tarım arazilerinin alanı 1,58 milyon mu'ya ulaştı. Bu çaba, daha geniş kapsamlı bir ulusal girişimin parçasıdır. Çin'de bu yıl yazlık tahıl hasadının %90'ından fazlası tamamlandı ve bir başka bereketli hasadın büyük ölçüde güvence altına alındığı belirtildi. HASADIN DAHA İYİ BİR YAŞAMA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ Ancak daha fazla tahıl üretmek, hikâyenin yalnızca bir parçası. Birçok çiftçi için zorluklar hasattan sonra başlar. Sınırlı kurutma alanı, depolama kayıpları ve dalgalı piyasa fiyatları gibi faktörler kazancı eritebilir. Dezhou'ya bağlı Wucheng ilçesinde yerel yetkililer, bu endişeleri gidermek amacıyla "tahıl bankası" modelini hayata geçirdi. Çiftçiler tahıllarını depolayabiliyor, profesyonel olarak kurutulmasını sağlayabiliyor ve ne zaman satış yapacaklarına karar vererek kayıpları azaltıp gelirlerini artırabiliyor. Bu girişim, Çin'in tarımsal ve kırsal modernleşme hamlesinin ardındaki daha geniş kapsamlı vizyonu vurguluyor. Amaç sadece tarımsal üretimi artırmak değil, aynı zamanda kırsal kalkınmayı ilerletmek ve çiftçilerin modernleşmenin meyvelerini toplamasını sağlamaktır. Bu hedef, Xi'nin gezisi sırasında da vurgulandı. Xi, Xiyujia Köyü sakinlerinden Yu Xinhu'nun evinde aileyle bir araya gelerek; günlük yaşamları, işleri ve gelirleri, ailedeki yaşlıların sağlık durumu ve çocukların eğitimi hakkında sorular sordu. Sorular, kırsal kalkınmanın temel göstergelerinden birini ortaya koydu: çiftçilerin yaşamlarında somut iyileşmeler yaşayıp yaşamadıkları. Xiyujia Köyü'nde bu iyileşmeler giderek daha belirgin hale geliyor. E-ticaret, turizm ve kültür endüstrilerinin bütüncül bir şekilde geliştirilmesi yoluyla, bölgedeki 3.000'den fazla sakinin kalkınma fırsatlarından yararlanmasına katkıda bulunmuştur. Canlı yayın merkezi yıllık yaklaşık bir milyon yuanlık kolektif köy geliri sağlarken, eğitim turizmi programları her yıl 20.000'den fazla ziyaretçiyi kendine çekiyor. Xi'nin ayrılmadan önce köylülere söylediği gibi, modernleşmenin nihai amacı, insanların daha iyi bir yaşam özlemlerini gerçekleştirmektir. Bereketli bir hasadın gerçek başarısı, yalnızca üretilen tahıl miktarında değil, aynı zamanda onu yetiştirenlere sağladığı refah ve fırsatlarda yatar. https://www.globenewswire.com/Tracker?data=nTBEB66YPhxxZYeQUkipL7mldiyx8spG1WqroFoaoq1Cx951hMfhqUv3xy8O7yHwhVVNVRKbkclt2gD8QlnmsBYQCHF1_DcD6msKbQKG3Ibl28qbinSxwn09f_zTudl_l5XA7f_cW5gfvV9a9bnj3ojiXGE9t1w-8KW-X_1qYaztpfN8icxgKlgeio1ougtsw2eDAlKLQe9U1IN4Ycev2ahH2qdb6aqhj6osvEC5X4rFOoc1cI50IBrybUqnjf6Pxpv7oSQDcDL4A0Jr-qzZS__hP46MlpNc9cY9WDGZKCHHKmETV4B1j5gGVyU2aXY0NZbu4RCbqzr3xWgj8rX9K4CNhSdc82pMXfW4KF-SVE58IRC7QC3YJ0ubY7XlVfFO

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.