Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cezaevi

bursaarena.com.tr - Cezaevi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezaevi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Komedyen Deniz Göktaş tahliye edildi: 'Hayalim, Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la İstanbul'a dönmekti' Haber

Komedyen Deniz Göktaş tahliye edildi: 'Hayalim, Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la İstanbul'a dönmekti'

Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu komedyen Deniz Göktaş için tahliye kararı verildi. Göktaş akşam saat 21.45 civarında Karatepe Ceza İnfaz kurumundan tahliye edildi. Deniz Göktaş tahliyenin ardından "Aileme, arkadaşlarıma kavuştuğum için çok mutluyum" dedi. Aynı cezaevinde tutuklu bulunan Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la birlikte tahliye olmayı hayal ettiğini söyleyen Göktaş, Oğuz Uğur'un da Karatepe'de tutuklu bulunduğunu hatırlattı. "Hayalim Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la tek bir araçta İstanbul'a dönmekti" diyen Göktaş ekledi: "Türkiye'de birçok başka cezaevlerinde binlerce insan var. Benim gibi tutuklu yargılanan ya da fikirlerinden dolayı mahkum olan. O yüzden tabii ki dışarıda olmak çok güzel, çok özledim, ama içerisi dışarısı çok fark etmiyor. Umarım hep beraber özgürlüğümüze kavuşacağımız bir hal gelir". Mahkemede mütalaasını açıklayan savcılık Göktaş'ın hakkındaki suçlamalardan ceza almasını isteyerek tahliyesini talep etti. Duruşmaya verilen ara sonrası mahkeme 88 gündür tutuklu olan Göktaş'ın tahliyesine karar verdi. Göktaş'a "cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "dini değerleri aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün hapis cezası verildi. Deniz Göktaş için "suçu ve suçluyu övme" suçundan, yurt dışına çıkış yasağıyla beraat kararı verildi. Göktaş 28 Ağustos'ta tahliye edilmiş ancak cezaevinden çıkamadan gösterisinde Daltonlar suç örgütüyle ilgili kullandığı ifadeler nedeniyle "suçu ve suçluyu övme" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı. Mahkeme kararında, Göktaş'ın "tutuklukta geçirdiği süre göz önüne alındığında tutuklamanın amacını gerçekleştirmiş olması dikkate alınarak" tahliyesine karar verildiği belirtildi. 28 Eylül'deki duruşmada Deniz Göktaş, gösterisindeki ifadelerinin arkasında olduğunu söyledi. Suçlamaya konu olan dört ifadesi başına 22 gün hapis yattığını söyleyen Göktaş, gözaltı sürecinde "emrivaki şekilde" Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğünü de kaydetti. "Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm" dedi. Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı. "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan Deniz Göktaş hakkında dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyordu. 32 yaşındaki Göktaş, kendisinin "kuyu tipi" olarak adlandırdığı Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyordu. 28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı. Göktaş'ın hangi şakaları iddianameye girdi? Savunmasında neler söyledi? Türkiye'ye kendi isteğiyle döndüğünü belirten Göktaş, gözaltına alınma süreci için "Bütün polis memurları bana, 'Salak mısın Deniz, neden döndün? Sendeki imkan bizde olsa dönmezdik' dedi. Bu kadar bıkmış olmalarına üzüldüm" diye konuştu. Hem kelepçeye hem görüntüye rızası olmadığını söylediğini anlatan Göktaş "Zorla yaptılar. Ters kelepçeyle, başım öne eğilerek çıkarıldım. Hepsinde başımı kaldırdım, gülümsedim. O yüzden uzak ve arkadan görüntü aldılar" dedi. Kaynak,Yasin AKGUL / AFP via Getty Images ///// 32 yaşındaki Deniz Göktaş 3 Temmuz'da tutuklandı. Göktaş, gözaltı sürecinde uyuşturucu testine tabi tutulduğunu da belirtti ve 88 gündür sonuç gelmediğini vurguladı. Gösteriden 23 gün sonra videoyu YouTube'a yüklediğini belirten Göktaş, beklediğinden büyük ilgi gördüğünü anlattı. Göktaş "Sosyal medya gündemini troller belirliyor ve hoşlarına gitmeyen bir şey gündem olduğununda saldırarak kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar. Trol ekibinden gördüğüm ilk paylaşım Şamil Tayyar isimli trolldendi" dedi. 'Kılıçdaroğlu ile görüşmeyi üç kez reddettim' Savunmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye de değinen Göktaş, şöyle devam etti: "Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye 3 kez soruldu, net bir şekilde görüşmek istemediğimi söyledim. Emrivaki şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Bir tek o 'Neden Türkiye'ye döndün' demedi." Göktaş, "'Diktatör' bir hakaret değil, siyasi betimlemedir. Başka bir komedyen 'demokrat' diyebilir ve benden daha çok güldürebilir" ve şöyle devam etti: "Bir şakadan rahatsız olursanız verebileceğiniz cezalar bellidir, gülmemek, gösteriye gitmemek ve aynı serlikte eleştirmektir. Komedyenler yalnız insanlar, onları korumak savcılığın görevi." Deniz Göktaş'a tahliye kararı verilen suçlardan tekrar tutuklama Kaynak,Instagram / @denizgoktasx ///// Deniz Göktaş son dönemin önde gelen komedyenlerinden biri olarak gösteriliyorİddianamede neler vardı? İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyordu. Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyordu. Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyordu. Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyordu. Daltonlar: 'Yeni nesil' bir suç örgütünün anatomisi Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyordu. İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi. Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne yeni operasyon: 3 Şüpheli daha tutuklandı Haber

Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne yeni operasyon: 3 Şüpheli daha tutuklandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 4 şüpheli hakkında işlem başlatıldığını duyurdu. İstanbul ve Ankara'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümü ile ilgili soruşturmada yeni bir aşamaya geçildiğini açıkladı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Bakan Gürlek’in paylaşımına göre, soruşturma kapsamında olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, eski cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı Hasan Ataman ile Hasan Atilla Uğur olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildi. İSTANBUL VE ANKARA’DA EŞ ZAMANLI OPERASYON İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı. KKTC'de bulunduğu tespit edilen diğer şüpheliyle ilgili adli sürecin ise devam ettiği bildirildi. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın da katkı sağladığı soruşturmada, Kozinoğlu’nun ölüm gecesi yaşananlar, sonrasındaki adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci yeniden incelendiğini kaydeden akan Gürlek, aradan geçen süreye rağmen maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespiti ve adaletin sağlanması için tüm adli süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı. Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm… https://t.co/f6I1hbcQCL — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 17, 2026

MİT’in hayaleti: 15 yıl sonra dosyası açılan Kozinoğlu’nun ölümünde bilinmeyenler Haber

MİT’in hayaleti: 15 yıl sonra dosyası açılan Kozinoğlu’nun ölümünde bilinmeyenler

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yöneticisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde şüpheli ölümü yeniden araştırılacak. Gardiyanlar ve sağlık ekibi yeniden sorgulanacak. Milli İstihbarat Teşkilatı’nda (MİT) 24 yıl görev alan ve tutuklanana kadar görüntülenmediği için “Hayalet” adıyla anılan eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu’nun dosyası raftan indi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul ve şüpheli ölümlere ilişkin kurduğu ekip çalışmalarını sürdürüyor. Sonra olarak, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanıp 8 ay sonra 12 Kasım'da Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü mercek altına alınacak. Yeniçağ ekibi Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünde bilinmeyenleri araştırdı. Kaşif Kozinoğlu 1955 yılında Trabzon’da doğdu. 1976'da Harp Okulu'ndan mezun oldu. 1980 yılında başladığı Özel Kuvvetler görevindeyken çeşitli kurslar gördü, sonra Özel Kuvvetler’de eğitimler verdi. 1995 yılında MİT'ten gelen talep üzerine, kendi isteğiyle piyade binbaşı rütbesindeyken istifa ederek emekli oldu ve MİT'e geçti. Suriye, Bosna Hersek, Azerbaycan, Afganistan başta olmak üzere Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde çeşitli görevlerin yanında Bosna'da yaptığı hizmetlerinden sonra bir kışlaya Kaşif Kozinoğlu adı verildi. Son görevi ise MİT Orta Asya baş müşavirliğiydi. KAYITLARA KALP KRİZİ OLARAK GEÇTİ Kozinoğlu, 10 Mart 2011’de dönemin Beşiktaş Adliyesi’ne girişi sırasında ilk kez kameralar tarafından görüntülendi. Firari FETÖ’cü Zekeriya Öz’e ifade verdikten sonra “Terör örgütü üyeliği ve gizli belgeleri temin etme” suçlarından tutuklanma istemiyle sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Kozinoğlu’nun iddianamesinde, 11 yıldan 26 yıla kadar hapsi isteniyordu. Silivri Cezaevi’nde bulunduğu 8 aylık süreçte kapsamlı bir savunma hazırladığı biliniyordu. 22 Kasım'da ilk kez hakim karşısına çıkacaktı. Duruşmaya çıkmasına 9 gün kala, 12 Kasım 2011’de Kozinoğlu koğuşunda rahatsızlandı. Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü ve hayatını kaybetti. Kayıtlara kalp krizi olarak geçti. Ölümü şüpheli bulundu ve soruşturma başlatıldı. O GECE SİLİVRİ’DE NELER OLDU? Kaşif Kozinoğlu, Silivri Cezaevi’ndeki koğuşunda Ergenekon tutukluları Hasan Ataman Yıldırım ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile kalıyordu. Koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur’un hastalığı nedeniyle 11 Kasım 2011 akşamı hiç uyumadan Uğur’un başında nöbet tutmuştu. “Kalp krizinden kaybedebiliriz” diye endişelenmişti. Nöbetten sonra o gün 15.45'te uyandı. Avluda Hasan Ataman Yıldırım ile birlikte 16.15'ten itibaren 60 dakika yürüyüş yaptı. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Spordan sonra duş aldı. Kozinoğlu 18.15'te Hasan Atilla Uğur’un yanına gelerek yardım istedi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı ve tansiyonu 12.7/20.5 olduğu ölçüldü. Saat 18.17'de acil butonuna basıldı. Dilaltı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye yatmak istemedi ve 19 basamaklı merdiveni kendisi indi. Bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı. Kozinoğlu ambulansa bindirildi ve Silivri Devlet Hastanesi’ne götürülmek üzere yola çıkıldı. Yolda ambulans değişikliği yapıldı. HASTANEYE GİDERKEN AMBULANS DEĞİŞTİRİLDİ! İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü de ambulans değişikliği doğrulamıştı. Sağlık Müdürlüğü’nün açıklaması şöyleydi: “Kaşif Kozinoğlu’nun vefatından önce 112 Komuta Kontrol Merkezimize saat 18:30’da çağrı gelmiş ve ambulansımız 18:42’de vakaya ulaşmıştır. Vakaya ilk müdahale ambulansımızda görevli acil tıp teknisyeni (ATT) tarafından yapılmıştır. Saat 18:54’te vaka, Silivri Devlet Hastanesine nakledilmek üzere ambulansla yola çıkmış, 2 dakika sonra da (saat 18:56’da) ikinci ambulans vakaya ulaşmıştır. Saat 19:10’da da hastaneye ulaşılmıştır.” Sağlık Müdürlüğü açıklamasında “34 UF 9249” plakalı ambulansın tıbbi donanımını gösteren fotoğrafları da yayımladı. Sağlık Müdürlüğü ambulansın plakasını da vererek Kozinoğlu'nu hastaneye götüren 112'nin aracını yayınladı. Ancak, açıklamanın kritik noktası “2 dakika sonra da (saat 18:56’da) ikinci ambulans vakaya ulaşmıştır” ifadesiydi. Sağlık Müdürlüğü de Kozinoğlu hastaneye götürülürken ambulans değişikliğini kayda geçirmişti. KOZİNOĞLU’NUN SAÇ TELİ! Kozinoğlu’nun iki ambulansla taşınması nedeniyle soru işaretleri arttı ve ölümü şüpheli bulundu. Kozinoğlu'nu hastaneye götüren ambulans, 'tam tıbbi donanıma sahip' ise neden ikinci ambulansa aktarıldı? Uzmanlar, Kozinoğlu’nun saç telinden zehirleyici bir madde verilip verilmediğinin ortaya çıkacağını düşünüyor. Kozinoğlu’nun ölümünden önce yazdığı belirtilen mektuplarda “Beni öldürecekler” diye yazdığı iddiası, şüpheli ölüme delil olarak gösterilmişti.

Başdanışman Oktay Saral'dan Deniz Göktaş tepkisi: Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür Haber

Başdanışman Oktay Saral'dan Deniz Göktaş tepkisi: Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın şakalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, “Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür. Bu milletin konuşacağı mesele; üç beş provokatif söz değil, Türkiye’nin yükselen vizyonu, bölgesel liderliği ve uluslararası arenadaki güçlü konumudur” dedi. Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, dün yurt dışı seyahatinden Türkiye’ye döndü. Göktaş, havalimanında pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. Ters kelepçeli fotoğrafı gündem olan ve tepki çeken Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde ifade verdi. Göktaş, sevk edildiği hâkimlik tarafından tutuklandı. Göktaş, Çorlu Karatepe F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Göktaş'ın şakalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında şöyle dedi: “Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür. Bu milletin konuşacağı mesele; üç beş provokatif söz değil, Türkiye’nin yükselen vizyonu, bölgesel liderliği ve uluslararası arenadaki güçlü konumudur. Büyük devletler, kıytırık figürlerin değil; büyük hedeflerin peşinden yürür!” T24

BM Raporu'na göre, İsrail'in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet ve tecavüz suçları Haber

BM Raporu'na göre, İsrail'in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet ve tecavüz suçları

BM, İsrail'in çatışma bölgelerinde cinsel şiddete başvurduğunu bildirdi. İlgili raporda, toplu tecavüz vakaları yaşandığı aktarıldı. Dünya genelindeki çatışmalarda yaşanan cinsel şiddeti 15 yıldır belgeleyen Birleşmiş Milletlerin (BM) ilgili raporunda ilk kez İsrail'in de adı yer aldı. Henüz resmen açıklanmayan rapora dair detayları, İsrail'in BM nezdindeki misyonu paylaştı. Kara liste niteliğindeki 35 sayfalık raporda, 77 devlet ve devlet dışı aktör cinsel şiddet suçlusu veya şüphelisi olarak yer alıyor. İsrail güvenlik güçlerinin yanı sıra Rusya da ilk kez listeye eklendi. Ayrıca Hamas da bu listede yer aldı. Hem İsrail hem de Rusya, geçen yıl BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından bu listeye alınabilecekleri konusunda uyarılmıştı. İsrail ve Rusya suçlamalara karşı ne dedi? Suçlamaları reddeden her iki ülke de Guterres'e tepki gösterdi. Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, "temelsiz yalanlar" diye nitelediği suçlamalara karşı Guterres'e bir mektup yazacaklarını bildirdi. İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon ise "BM Genel Sekreteri ile işimiz bitti. Guterres, İsrail'i Hamas, IŞİD ve dünyanın en aşağılık terör örgütleriyle aynı kara listeye koydu" dedi. Danon, İsrail'in kara listeye eklenmesini "gerçeklerden kopuk siyasi bir karar" diye nitelerken İsrail Dışişleri Bakanlığı da ayrı bir açıklama yaparak Genel Sekreter ile tüm ilişkileri kesmeye karar verdiklerini duyurdu. Guterres'in görev süresi 31 Aralık'ta sona eriyor, yeniden aday olmazken yerine bir başka isim seçilecek. BM'nin raporunda hangi ihlaller var? Raporda, İsrail'de ve işgal altındaki Filistin topraklarında tutulan Filistinlilere yönelik cinsel şiddet vakaları sıralanıyor. Ayrıca Gazze ve Batı Şeria'dan 14 erkek, 7 kadın, 9 erkek çocuk ve 1 kız çocuğuna yönelik cinsel şiddet vakasının doğrulandığı ifade ediliyor. Rapora göre bu ihlallerin 13'ü 2025 yılında, 18'i ise 2023 ve 2024 yıllarında meydana geldi. İhlaller arasında toplu tecavüz ve gerekçesiz çıplak arama gibi vakalar sıralandı. Raporda, çoğu Gazze'den olmak üzere en az dokuz mağdurun İsrail askerleri, polis ve cezaevi gardiyanlarınca defalarca toplu tecavüze uğradığı da anlatıldı. Hamas'a yönelik cinsel şiddet suçlamaları da raporda yer alıyor fakat İsrail hükümeti BM'ye soruşturma için gerekli erişimi sağlamadığından Hamas militanlarının karıştığı olayların bağımsız olarak doğrulanamadığı belirtiliyor. BM, Rusya'da ve Rus işgali altındaki Ukrayna bölgelerinde savaş esirleri ve sivil tutuklulara yönelik 310 cinsel şiddet vakasını da doğruladı. Raporda mağdurların büyük çoğunluğunun erkek olduğu ifade edildi. DW, AP / MUK,HS

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.