Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Çerçeve Yasa

bursaarena.com.tr - Çerçeve Yasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çerçeve Yasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'de İl Başkanları toplandı... Kılıçdaroğlu: Partiden ayrılanlarla tartışmaya girmeyin, sorunlara odaklanın Haber

CHP'de İl Başkanları toplandı... Kılıçdaroğlu: Partiden ayrılanlarla tartışmaya girmeyin, sorunlara odaklanın

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında İl Başkanları Toplantısı yapıldı. Örgüt çalışmalarının ve yol haritasının görüşüldüğü toplantıda Kılıçdaroğlu, partiden ayrılanlarla tartışmaya girilmemesi ve ülke sorunlarına odaklanılması çağrısı yaptı. ANKARA (İGFA) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında İl Başkanları Toplantısı gerçekleştirdi. CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, il başkanlarıyla bir araya gelinerek parti örgütlerinin sahadaki çalışmaları değerlendirildi. Toplantının gündeminde ülke gündemindeki gelişmeler ve CHP’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritası da yer aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde gerçekleştirilen toplantıda il başkanlarıyla örgüt çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, partimizin İl Başkanları Toplantısı’nda konuşuyor. https://t.co/FP1gMFbx3B — CHP ???????? (@herkesicinCHP) August 25, 2026 "CHP’den ayrılanlarla sakın ola ki bir tartışmaya girmeyin" uyarısında bulunan Kılıçdaroğlu, "Bizim derdimiz ayrı. Biz, kısır tartışmaları değil, ülkemizin sorunlarını çözmek için yola çıktık” dedi. Siyasetin, kişisel hesaplardan arınmak zorunda olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Eğer siyaseti kişisel hesaplaşmaya indirgersek vatandaşa güven vermeyiz. Biz neyi yapacağız, onu anlatacağız. CHP'den ayrılanlarla sakın ola ki bir tartışmaya girmeyin. Bizim derdimiz ayrı. Biz, kısır tartışmaları değil, ülkemizin sorunlarını çözmek için yola çıktık. Memleketin bu kadar sorunu varken biz bu sorunları çözmeye çalışacağız." diye konuştu. Bu arada kamuoyunda "Çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a da değinen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bu kanunla ilgili ilk ve en önemli söylemi CHP'nin dile getirdiği değerlendirmesinde bulundu. Kılıçdaroğlu, "Bu ülkenin huzurunu, barışını istiyoruz. Bu ülkenin kendi coğrafyasında ve komşu coğrafyalarda büyümesini istiyoruz." dedi.

Dervişoğlu, “İhanete karşı bayrak açıyorum" mitinginde konuştu: Bizim için bu teröre af yasasıdır, tsunaminin ilk dalgasıdır Haber

Dervişoğlu, “İhanete karşı bayrak açıyorum" mitinginde konuştu: Bizim için bu teröre af yasasıdır, tsunaminin ilk dalgasıdır

İyi Parti’nin Balıkesir’de düzenlediği “İhanete karşı bayrak açıyorum” mitinginde konuşan İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Bizim için, bu teröriste af yasasıdır. Tsunaminin ilk dalgasıdır” dedi. Çerçeve Yasa olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM’de kabul edilmesinin ardından İyi Parti Balıkesir Kuvayı Milliye Meydanı'nda “İhanete karşı bayrak açıyorum” mitingi düzenledi. Mitingden saatler önce alan dolmaya başlarken Dervişoğlu’nun sahneye çıkması öncesinde şehitlerin isimleri sayıldı ve "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganı atıldı. Mitingde ayrıca partinin Balıkesir milletvekilleri Burak Dalgın ve Turhan Çömez'in Çerçeve Yasa'ya ilişkin yaptığı vatandaş röportajlarının video gösterimi yapıldı. Dervişoğlu sahneye çıktığında ilk olarak Türk Bayrağını göndere çekti ve ardından İstiklal Marşı okundu. Mitinge katılan vatandaşlar ise İstiklal Marşı’ndan sonra “İktidara doğru Dervişoğlu” sloganı attılar. Mitingde konuşan Dervişoğlu, iktidara seslenirken Çerçeve Yasa’ya karşı mücadelelerini büyütecekleri mesajını verdi. "Kayyım herkesin başındadır" Dervişoğlu konuşmasında şunları söyledi: “Bütün bunlar eş zamanlıdır ve ortak amaçlıdır. Kısaca kayyım hepimizin başındadır. Bu sadece bir aritmetik hesabından ibaret değildir. Belediye başkanlarının ‘ya rozet ya Silivri’ kumpaslarıyla Erdoğan’ın elini öpüp hizmete devam diyebildiği yüzsüzlük de sadece korkudan değildir. Bu şahıs rejiminden, şahıs devletine geçişin girizgahıdır. Bu sorun, hepimizin ortak sorunudur. Ortada apaçık duran bir şey var: Tüm Türkiye’yi, tüm siyaseti tutsak almış, yedi kollu canavar gibi saran bir sistemden söz ediyorum. O sistemin merkezi Beştepe sarayıdır. Mesele ne İyi Parti ne de başka partiler meselesidir. Erdoğan ve avanesi; bu ülkeden, ulu bir orman değil, ot bitmeyen verimsiz bir “geren” çıkarmak istiyor. O yüzden her şeyi, her birimizi kırmayı, birbirinden koparmayı, olan her şeyi yıkmayı, parçalamayı, bölmeyi kendilerine bir görev addediyorlar. Siyasi partileri anlamsız, Meclis’i de gereksiz kılarak, milletin, kurallara ve kurumlara güvenini tamamen yok etmek istiyorlar. Türk milletini siyasetten uzaklaştırmak istiyorlar. Milleti siyasetten soğutmak, sandığa küstürmek istiyorlar. Takım elbiseli bir dikta rejimi, ABD Büyükelçisinin tavsiye ettiği şekliyle ‘Müşfik bir monarşi’ kurmaya çalışmanın aşamalarıdır bunlar. Bizi mecbur kılmak istedikleri şey budur. "Bilsinler ki, bizim kalemiz Anadolu kalesidir" Felaket senaryosu mudur bu? Gelmekte olan acı gerçektir! Bile bile felaketi beklemek, felaketi büyütmekten başka bir işe yaramaz. Kula minnet eylemeyenleri silip atmak istiyorlar bu vatandan. Onlar bitirmeye çalışmadan, biz onun bitmeyeceğini göstermeliyiz. Bilsinler ki, bizim kalemiz Anadolu kalesidir. İyi Parti, Türk’ün milli devlet düsturunun yıkılmaz son kalesidir. "Kimse mecbur kalmayacak" Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Onlar nasıl Türk milletini yıkamadıysa, sen de bu kaleyi yıkamazsın. Bu kalenin taşlarında kazılı sözler vardır, sen bu kaleyi yıkamazsın Recep Tayyip Erdoğan! Sana ‘Hayır’ dediğimiz için, ihanete baş eğmediğimiz için sen bizi cezalandırıyorsun ya, bizi azaltmaz! Senin hanedan planına itiraz ettiğimiz için, bize fatura kesiyorsun ya... Hepsi vız gelir, tırıs gider! Bu siyasi namus bataklığında, sen yaşayacaksın. Sen ne yaparsan yap, kimse sana mecbur olmayacak, Bu millet sana mecbur kalmayacak. Türk milleti ebediyen yaşayacak! "Türk milletinin infazıdır" Türk milleti, İmralı’nın dileklerine, iktidarın açık pazarlıklarına, Kandil’in gediklilerine ses etmeyecekmiş. Hapishanelerden, terör kamplarından, Avrupa’dan gelecek 9 bin teröristin, zehir tacirinin elini kolunu sallayarak dolaşmasını izleyecekmiş. Şehirlerimizde, sokaklarımızda, çarşılarımızda; mafyası, çetesi, karteli azmış gibi milletin başına yeni belalar musallat edecekler, 50 yıl silahla başaramadıklarını, siyasetle yapmalarına izin veren bu yasaya karşı, bizler dilimize dikkat edecekmişiz. Kürt kardeşimi, PKK ile eşitleme formülünü, demokrasi diye kutsayacakmışız, kardeşle kardeşin arasına duvarlar koyacakmışız, Öcalan’ın kayyım memurluğuna minnettar olacakmışız. Çıkartılan, af değilmiş, infazmış! Eğer infazsa, Türk milletinin infazıdır, Cumhuriyet’in infazıdır. Katlidir, yok edilmesidir! Çünkü hiçbir iktidarın milletin tamamına gözünü kırpmadan silah sıkmışlara, millet ve devlet düşmanlarına hak ve hukuk bahşetmeye hakkı yoktur. Kimsenin buna hakkı yoktur! "Bir kere mert olun" Bu kalkışma, ancak Yassıada kararları kadar meşrudur, 12 Eylül kadar yasaldır, 28 Şubat kadar demokrattır. Kurullar olacakmış, TBMM izleyecekmiş! Kaç kişi yararlanacak sen onu söyle! Şeytan alemine açtığınız bu kapıdan, kaç zebani geçecekmiş sen onu anlat, palavrayı bırak. Bir kere de bu millete doğru söyleyin, Bir kere de mert olun, Çıkın, ‘Ben bu memleketin evlatlarının insanca yaşamasına düşmanım’ deyin! Çünkü onlar, çoğunluk, biz azınlıkmışız. Onlar Meclis’te 467, bizse azmışız. Söyle Balıkesir, Beştepe’den duyulsun.” Dervişoğlu’nun sözlerinin ardından mitinge katılan binlerce vatandaş, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları attılar. Vatandaşları mücadeleye davet eden Dervişoğlu, “Mesele; karamsarlığa asla kapılmamak, riyakarlığı bünyede barındırmamak, doğru bildiğinden asla şaşmamak, hakkından asla vazgeçmemek, kendi şerefini hiçbir şerefsize çiğnetmemektir. Milli şerefi asla ayaklar altına vermemektir. Biliyoruz ve eminiz ki; ellerinde ve yüreğinde Türk milletinin sancağını asırlardır taşıyan bir tekimiz de kalsak, bizi yenemezler. Biz başkaları gibi kazanmak için değil, başarmak için yola çıkanlarız. Biz teksek de bir kişi değiliz, Biz sadece biriz. Sayınız yetti, elleriniz ihanete kalktı, teklif kanunlaştı. Ama bilin ki hiçbir çoğunluk, yanlışı doğruya, haksızlığı hakka çeviremez. Tarihin hükmünü yazamaz ve silemez” dedi. "Yalan bunların ağzında yapmanın ötesinde 66 katlı rezidans yapmış" Geçtiğimiz günlerde 25. yılını kutlayan AKP’nin 25 yıl karnesini de çıkaran Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Hani yalan ağızlarına yuva yapmış derler ya, bunlarınkine yuva yapmamış. Yalan bunların ağzında yapmanın ötesinde 66 katlı rezidans yapmış. 25 yıldır sayılara takla attırmaktan, uydurma masallarla tarihimizi kirletmekten başka, her kavşakta ortak değiştirip her musibette, 40 tas su dökülmekten başka bir şey yapmadılar. Yapmadıklarına ‘Yaptık’ deyip sebep olduklarını inkâr etmekten başka bir şey yapmadılar. Şimdi iktidarlarının 25’inci yılını kutluyorlar. Salonları süslemiş, ışıkları yakmış, şakşakçılarını toplamışlar. Bir de milletin karşısına geçip, çeyrek asırlık hikâyelerini anlatıyorlar. "‘25 yıllık destan’ bu işte" 1 Mart tezkeresiyle çıktılar yola. Amerikan askerlerini Türkiye’ye sokmaya kalktılar, Kıbrıs’ı iktidarlarının diyeti olarak vermeye kalktılar. Büyük Ortadoğu Projesinde, eş başkanlıklarını meydanlarda haykırdılar. İktidara gelirken aldıkları millet mührünü, daha ilk günden bir balyozla değiş tokuş ettiler. 25 yıldır ellerinde aynı balyoz var. Cumhuriyetimize, milli devletimize vurdukça vuruyorlar. O balyozun etikertinde ‘İsrail’de tasarlanmıştır. Amerika’da üretilmiştir. İngiltere’den ithal edilmiştir’ yazıyor. 25 yıldır bu Cumhuriyet o balyozla sarsılıyor. Hürriyetlerimiz tırpan yiyor, hukukumuz hızara veriliyor, refahımıza kıran giriyor, mutluluğumuz kıyıma uğratılıyor, huzurumuz her gün biçiliyor. Alın terimiz yağmalanıyor, geleceğimize ipotek koyuluyor. ‘25 yıllık destan’ bu işte. Dünya 7 dolara et yerken Türk milletine 21 dolara et yedirmek mi başarı? Enerji fiyatı, Avrupa’da üç yılda yüzde 7 artarken, bu milletin faturasını yüzde 277 artırmak mı başarı? Milyonlarca insanı işsizliğe ve umutsuzluğa mahkûm etmek mi başarı? Sizin başarı dediğiniz şey, baştan sona milli felaket! "ABD var, İŞİD yoksa PYD var, şimdi de PKK var" 25 yılda en çok büyüyen grafik, fabrikalar değil cezaevleri oldu. Suçlar büyüdükçe, cezalar küçüldü. Suçlulara cüret verildikçe, masumlar sindiler. Refahı değil sefaleti büyüttünüz. Millete taksitle yağ ve bulgur aldıran başarı. 44 milyonu krediyle yaşatan başarı. 6,5 milyon ev genci yaratan başarı! Emeklinin ömrünü yediniz, hala başarıdan bahsediyorsunuz. Gencin hayallerini yıktınız, hala başarıdan bahsediyorsunuz. İşçinin emeğine kibrit suyu döktünüz. Utanmıyor musunuz! Çalışanın yarısını asgari ücrete sıkıştırıp, o ücreti de açlık sınırının altına gömdünüz. Budur 25 yıllık destan. O çaldırdığınız Mehteran marşı var ya o marşla sizi uğurlayacağız. Çeyrek asır önce icazet aldığınız, Türkiye’nin iradesini dışarıdaki projelere bağlayan siyasetiniz neyse, bugün Türk milletinin iradesini İmralı’daki terör hükümlüsünün hesabına bağlayan siyasetiniz neyse, Netanyahu ile “düşmancılık” oynayan riyakarlığınız odur. Bu milleti boş yere kandırmayın. İngiltere ile borsa oynayan faizciliğiniz odur. Trump ile ‘emret komutanım’ oynayan gurursuzluğunuz odur. Bütün bunların hesabını sormaya geleceğiz. Sıkı durun, hesap soracağız. Alışmışsınız... Sizin geminizi yürütmek için AB yoksa İngiltere var, İsrail yoksa ABD var, İŞİD yoksa PYD var. Şimdi de PKK var. Yarın ne olur Allah bilir! Her kim ki bu münafıklığa el pençedir; makbuldür, ortaktır, yandaştır. Her kim ki buna itiraz eder, direnir; işte o zaman teröristlikten teröristtir. Ortaklık defterinizde, bir tek Türk milletinin adı yoktur! İşbirlikçilikle başlayan 25 yılın sonunda daireyi tamamladınız. "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’dan oluşan üçlü koalisyondur" İktidar ve ortaklarına soruyorum: Sahada güvenlik güçlerimiz tarafından defalarca mağlup edilen PKK’ya, masada bugün verilmeye çalışılan imtiyazın sebebi nedir? Uluslararası terör ve suç örgütü PKK, 50 yıl emperyalizme hizmet ettikten sonra şimdi bundan vaz geçecekmiş, Ve bundan sonra da Türkiye ile birlikte hareket edecekmiş. Emperyalizmin karşısında duracakmış öyle mi? Sizi böyle mi kandırıyorlar? Bu trajikomik hayale gerçekten inanmamızı mı bekliyorsunuz? Huzura inanmak, demokrasi istemek, silahlar sussun demek başka bir şeydir. Ahmaklıksa başka bir şey! Sizin karşınızda ahmak yok! ‘Çerçeve çerçeve’ diye konuştukları rezaletin yaldızlı varaklarını değil, içindekini söylüyoruz. Şimdi de ressamlarını söyleyeyim: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’dan oluşan üçlü koalisyondur. İlham kaynaklarını ve hocalarını da pekâlâ hepimiz tanıyoruz. Herkes barış ve kardeşlik diliyle konuşmak zorundaymış, bizler, “barış” ortamını bozuyormuşuz. Kim kiminle barışıyor Numan Efendi? Kim kimle savaştı da sen barıştın ve biz geri kaldık? Ağızlarından çıkanların değdiği yerlere bak! Atılacak adımlarda acele edilmeliymiş, yoksa süreç enfekte edilirmiş. Böyle sesleniyor sahibinin sesi ulak partisi. Sizin Cumhuriyet düşmanlığınızdan ala enfeksiyon mu var? Öcalan sevdanızdan ala hastalık mı var? Türkiye’nin Lübnanlaşmasından, Iraklaşmasından, Suriyelileşmesinden ala felaket mi var? Adamlar evimizi başımıza yıkıyor, Bir de eleştirimizden şikâyet ediyorlar. Bizim canımız burnumuzda. Biz size yanlış yapıyorsunuz edebinizle gidin diyoruz!” Dervişoğlu’ndan anayasa uyarısı Sürecin başında söylediklerini de hatırlatan Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Bu yasa Meclis’ten geçer geçmez bizim 1 yıl 10 aydır söylediğimiz gibi, ‘Terörsüz Türkiye’ diye çıkılan yolun istikametini bir bir söylemeye başladılar: Silahlar bırakılmasın mı? Barış gelmesin mi? Analar ağlasın mı? Darbe anayasasından kurtulmayalım mı? Şu maddeyi değiştirsek iyi olmaz mı? Hangi maddeyi? 3’ü mesela? Allah kelamı mıdır Anayasa? Sanmayın ki dertleri sadece o metni değiştirmektir. ‘Öcalan gelsin konuşsun’ dediler. Bu, işin çok sonraki safhasıydı. Aslolan onu sisteme almaktı. Şimdi İmralı canisi cezaevinden çıkmadı, yasa onu kapsamıyor diye bizden dua etmemizi bekliyorlar. “Dediğim dedik, çaldığım düdük anayasasıdır” Anayasa tartışmalarında da aynen böyle olacak. ‘İlk 4 maddeyle işimiz yok’ diyecekler. Ortaya bubi tuzakları salacaklar İşin sonunda Cumhurbaşkanı’na dönem sınırı kalkacak ve kıyıda köşede kalan 3-5 yetki daha verecekler. Gerisi de vatan da millet de cumhuriyet de umurlarında değildir! En başından beri uyarıyoruz, Türkiye’nin tartışılmazlarını tartışmaya açacaklar diye anlatıyoruz. Terör örgütünün uzantısı partinin eşbaşkanı, ‘Yasanın yalnızca silah ve şiddet zeminini ortadan kaldırdığını; asıl siyasi-hukukî tartışmanın bundan sonra başlayacağını’ açıkça ilan etti. Dediğimize gelecekler. Heniz başlangıç. Yasanın Kürt meselesinin demokratik çözümü olmadığını, sadece meselenin hukukî ve siyasî zeminde tartışılmasının önünü açtığını söyledi. Önümüzdeki dönem büyük tartışmalar yaşanacak. İyi Parti’nin olduğu Meclis’te Türk devletinin aleyhine bir kanun çıkarmak zannettikleri kadar kolay olmayacaktır. Bundan sonra mücadelemiz sadece TBMM’de değildir; mücadelemiz meydanlardadır, vatandaşın ağzındadır. Mücadelemiz Türk’ün hakkını korunması olarak tarihe geçecektir. İşi bunlara bırakırsak unutmayın ki bunların anayasası tektir: Dediğim dedik, çaldığım düdük yasasıdır. “Hedefleri hükümsüz cumhuriyet” Bizler, haklı çıktığı için üzülenlerdeniz. Yüzlerce, binlerce terörist, ‘entegrasyon’ adı altında ortaya salındığında, olacakları bildiğim için şimdiden kahroluyorum. Adam gümbür gümbür ömür boyu başkanlığa gidiyor, ‘Terörsüz Türkiye’ diye attıkları astarın altında, savunmasız Türkiye, hükümsüz bir cumhuriyet hedefi vardır. Bu sözde süreci pişirenlerin, paçavra yasayı hazırlayanların bir yarısı, bu ülkenin 103 yıllık cumhuriyet tarihini reklam arası olarak görürken, bir yarısı da zulüm tarihi olarak görüyor. Bu zihinler bir araya gelip, sözde süreç başlatıyor. Bu ihanete karşı çıkanlar da buradadır. İşte seçilecek taraf budur! 2007, 2009, 2010, 2017 ve nihayet 2025… Hepsi özenle seçilmiş sözcüklerle, ‘Yetmez ama evetlerle’ geldi. Hepsiyle bu ülkenin kurucu ilkelerini sakatladılar. Şimdi yine aynı türküyü söylüyor, herkesin de eşlik etmesini istiyorlar. Biz ise bunu ne olursa olsun reddediyoruz. İktidarın bugüne kadar yaptıkları, bundan sonra olacakların açık seçik teminatıdır. Bizim tüm itirazımız bunadır. Kürt kardeşim... Seni Cumhuriyet’ten hesap sormaya itenler var. Hepsi bir ağız etmiş, sana bunu söylüyorlar. Sen onlara, hepimize çocuk gelinleri, kadın cinayetlerini, sana yaşatılan zorbalıkları sor. 25 yıldır bitiremedikleri GAP’ı, yapılmamış tren yollarını, söz verilip açılmayan fabrikaların hesabını sor. Eğer sen soramıyorsan ben buradayım. Gel beraber soralım. 25 yılın hesabını cumhuriyete kesenlerin hesabını, biz birlikte keselim. 20 yaşında teğmeninin ettiği yeminden, komedyenin mizahından, karikatüristin çizgisinden korkuyorlar. Şantajla ülke yönetiyor, her türlü çürümüşlük hüküm sürerken, ahlaksızlığı şarkılarda arıyorlar. Bunlar, bakanlarını arabulucu diye göndertip o makamları teminat gösterip, kıytırık bir şirkete bile söz geçiremeyip 100 maden işçisinin sorununu çözemiyorlar. Bunlar mı bizim sorunlarımızı çözecekler? Bunlar, terör gazisinin bile hakkına giriyor, Bacağını vatana feda etmiş kahramanları tehlikeli görüp Meclise sokmuyorlar. Önlerine polis ekipleri yığıyorlar. Bunlar mı bizim sorunlarımızı çözecekler? "Biz Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz" Ne yapacağınızı, kime sahip çıkacağınızı biliyorsunuz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz ve nihayetinde de başaracağız. Biz, bu kalkışmayı, ceketimizi ilikleyip normalleştirmeyeceğiz. Bugünün bir yarını olduğunu biliyoruz. Bizim için, bu teröriste af yasasıdır. Tsunaminin ilk dalgasıdır. Bize bunların bedelini ödeteceklermiş, partimize saldırıları arttıracaklarmış! Umurumda bile değil. Gözümüzü hiçbir şeyden sakınmayız. Vekillik maaşı peşinde koşuyorsa rozet değil, isterse boynuna tasma taksın, umurumda bile değil. Sokakta milletin, aynada kendinin, evde çocuğunun yüzüne bakamıyorsa, Allah onun cezasını zaten vermiştir, bedduaya bile gerek yoktur. 1921’de Polatlı’dan gelen düşman top sesleri neyse, ihanet süreci de odur. Bunu düğün davulu zanneden varsa, zil takıp oynayabilir. Ama biz, 41 Bayrak Adam’ın yolundan yürüyoruz. Biz Türklük mevziisini terk etmeyeceğiz, cumhuriyet menzilinden sapmayacağız bir vatan daha kaybetmeyecek, bir millet daha yitirmeyeceğiz! "Çaresiz ve umutsuz değiliz" Adaletsizliğe, riyakarlığa açtık bayrağımızı. Gazinin bıraktığı can parçasına, şehidin akıttığı kan hatırına açtık bayrağımızı. Karar senin, karar bizim, karar hepimizin. Her gecenin bir gündüzü var, bakmak istersek, Her yanımızda umut var, tutmak istersek. O halde tutun elimden, düşün peşime. Çaresiz ve umutsuz değiliz.” Mitingin ardından Müsavat Dervişoğlu ve İyi Parti teşkilatı, miting alanından Alaca Mescit'e yürüdü.

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi? Haber

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi?

Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenlemenin TBMM'den 10 Ağustos'ta geçmesinin ardından, 10 yıldır cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışılıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, düzenlemenin Demirtaş'ı da kapsadığını söyledi. BBC Türkçe'ye konuşan hukukçular da yasanın kapsamı ve hakkındaki suçlamalar birlikte değerlendirildiğinde, Demirtaş'ın düzenlemeden yararlanmasının önünde açık bir hukuki engel görmediklerini söylüyor. Ancak yasanın uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın fiili varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi gerekiyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yasal düzenlemenin Meclis'e sunulmasının ardından "Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır" diyerek, Demirtaş'ın serbest bırakılması yönündeki görüşünü yinelemişti. Çerçeve yasa teklifi kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak? 'Demirtaş'ın durumu yasa kapsamına giriyor' BBC Türkçe'ye konuşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, Demirtaş'ın mevcut hukuki durumunun yasa kapsamında yer aldığını söylüyor: "Çerçeve yasanın istisnaları çok açık ve net. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında. Demirtaş'ın durumu bu iki istisnanın da dışında kalıyor." Demirtaş'ın avukatlarıyla da görüştüğünü belirten Coşkun, Demirtaş'ın mevcut tutukluluğunun Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 302'nci maddesi kapsamında olduğunu söylüyor: "Demirtaş sadece TCK 302'nci maddeden tutuklu ve bu madde çerçeve yasanın kapsamına giriyor. Dolayısıyla yasa uygulamaya girdiğinde ve Demirtaş talep ettiğinde bu yasadan istifade edebilir. Burada hukuki bir belirsizlik yok." Söz konusu madde, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçuyla ilgili hükümleri düzenliyor. Bu maddede, "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya, devletin bağımsızlığını zedelemeye veya birliğini bozmaya yönelik cebir ve şiddet içeren fiiller işleyen kişilere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir" deniliyor. BBC Türkçe'ye konuşan avukat Kadriye Güçlü Sakarya da Demirtaş'ın "kasten öldürme veya bombalama" suçundan hüküm giymediğine dikkat çekiyor. Sakarya, "Demirtaş'ın öldürme suçlamasıyla ya da bir bombalama eylemi nedeniyle değil, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna yardım kapsamında ceza alması sebebiyle, bu çerçeve yasadan yararlanabileceğini düşünüyorum" diyor. Ancak Sakarya, düzenlemenin uygulanmasının öncelikle yasada belirtilen silah bırakma ve fesih sürecinin tespit ve teyit edilmesine bağlı olduğunun altını çiziyor. Demirtaş ile ilgili hukuki süreç hangi aşamada? Selahattin Demirtaş, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Kobani Davası'nda temel olarak "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım" suçunun yanı sıra çeşitli "terör ve tahrik" suçlarından yargılandı ve 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin açıkladığı hükme göre 42 yıllık toplam ceza şu suçlardan verildi: "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım": 20 yıl hapis cezası"Suç işlemeye tahrik etme": 2 kez ayrı ayrı olmak üzere toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası"Terör örgütü propagandası yapmak": 4 ayrı suçlama kapsamında toplam 7 yıl 36 ay hapis cezası"Halkı kanunlara uymamaya tahrik": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Suçu ve suçluyu övme": 1 yıl 6 ay hapis cezası 4 Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde olan Selahattin Demirtaş hakkında verilen 42 yıllık hapis cezası kararı henüz kesinleşmedi. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar, hukuki olarak ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde ve yasal süreç devam ediyor. Yerel mahkemenin verdiği kararşu anda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin (İstinaf) önünde. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararları esastan inceleyerek hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. İstinaf mahkemesi kararını açıkladıktan sonra, tarafların (hem Demirtaş'ın avukatlarının hem de iddia makamının) kararı temyiz etme hakkı bulunuyor. AİHM kararları Hukukçular, Demirtaş'ın tahliyesi tartışmasının yalnızca yeni yasaya bağlı olmadığına dikkat çekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) daha önce Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin olarak hak ihlalleri tespit ettiğini açıkladı ve serbest bırakılması yönünde karar verdi. Türkiye'nin, AİHM'in Demirtaş hakkındaki Temmuz 2025 tarihli kararını Büyük Daire'ye taşıma talebi, Kasım 2025'te reddedildi ve karar kesinleşti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Haziran 2026'daki toplantısında Demirtaş'ın serbest bırakılması çağrısını yineledi. Coşkun, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bizim mevzuatımıza göre bağlayıcı. Dolayısıyla Selahattin Demirtaş'ın zaten serbest bırakılması gerekiyordu. Hukuken tablo bu kadar açık ve net" diyor. Bianet'e konuşan Selahattin Demirtaş'ın avukatı Mahsuni Karaman da, öncelikli taleplerinin AİHM kararlarının uygulanarak müvekkilinin derhal tahliye edilmesi olduğunu ancak "çerçeve yasa" bakımından da hukuken bir tereddüt bulunmadığını ve Demirtaş'ın bu kapsamda da tahliye edilebileceğini söyledi. Hükümet ne diyor? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos'ta katıldığı CNN Türk yayınında Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı sorusuna "düzenlemenin herhangi bir kişi için özel olarak hazırlanmadığı" yanıtını verdi: "Düzenleme dediğinizde belli bir şahsı ilgilendiren bir şey olmaz" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel bir düzenleme yaparsınız, kanuni düzenleme ve o düzenleme kimin için geçerliyse herkes ondan istifade eder. Bunun kararını verecek olan da ilgili yargı mercileridir." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında Demirtaş'ın yasadan yararlanamayacağını söylediği yönündeki iddialar ise Gürlek tarafından yalanlandı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'e konuşan Bakan Gürlek, "Böyle bir açıklama yapmadım" dedi. Demirtaş 'çerçeve yasa' için ne söyledi? Selahattin Demirtaş, "çerçeve yasanın" Meclis Genel Kurulu'na görüşülmesi öncesi eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ile birlikte gönderdiği mesajda yeni çözüm sürecine desteğini yinelemişti. Sürecin "bölünme ve ayrışma değil barış ve toplumsal bütünleşme" amacı taşıdığını belirten Demirtaş, bunun demokratik reformlarla desteklenmesi gerektiğini söylemişti.

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor Haber

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor

Tarihî teklifin ilk 7 maddesi kabul edildi. Meclis, üç günlük çalışma takvimi konulan teklif oylamasından sonra tatile girecek. İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında Türkiye'nin beklediği tarihî kanun teklifi olan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından bugün (10 Ağustos) TBMM Genel Kurulu'nda oylamaya sunuldu. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen teklif, PKK'nın fesih ve silah bırakma kararının ardından 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başlayan süreç komisyonunun raporundan sonra hazırlandı. Komisyonun kurulmasından tam bir yıl sonra, 592 vekilden 360'nın imzaladığı teklif önce 5 Ağustos'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ardından 8 Ağustos'ta Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerde; AKP, MHP, DEM Parti ve Yeni Parti "evet" oyu verdi. Genel Kurul oylamasında ise AKP, MHP, DEM Parti, Yeni Parti ve Yeni Yol grupları ile HÜDA Par, TİP ve EMEP'in "evet" oyu, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti'nin ise "hayır" oyu kullanması bekleniyor. Yeni Partili 91 milletvekilinden en az 30 vekil ise teklife "hayır" oyu vereceklerini açıkladı. MHP'nin TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlık ettiği Genel Kurul'daki tarihî oturumda, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da görüşmeleri izledi. Saat 11.00'de başlayan Genel Kurul görüşmelerinden hemen önce, partisinin yasaya ilişkin oylama tutumun görüşüldüğü grup toplantısını gerçekleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul kürsüsündeki konuşmasında, "Barışın önünü açacağız, bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacak, barışın önünde durmayacağız!" diyerek teklife "evet" oyu vereceklerini duyurdu. Yeni Partili vekillerin oylarına da dikkati çeken Özel, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz. Milletvekillerimiz de seçildikleri illerinde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle Yeni Parti Grubunu kararında serbest bırakıyor değilim" diye konuştu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin tümü üzerine yaptığı konuşmasında, muhalefetin çerçeve yasanın milletvekillerinden gizlendiğine ilişkin “Kanunu 3 kişi biliyor, bu gizli kanun” iddialarına yanıt vererek, "Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri bu kanunu üç kişi biliyormuş iddiasıdır. Gizli kapaklı bir şey yok altıncı maddeyi okuyanlar ne olduğunu çok net göreceklerdir, bir zahmet okusalardı. Efendim, bir partinin kapalı grup toplantısına atıf var. 'Efendim öyle demiş, böyle demiş', uydurma! Adı üzerinde dedikodu, adı üzerinde birilerinin ifadesi. Hiç alakası yok" diye tepki gösterdi. Genel Kurul'a katılan İyi Parti milletvekilleri Türk bayraklı atkı takarak sıralarına Türk bayrakları koyarken, Genel Başkan Dervişoğlu da teklif üzerine aldığı sözde, çerçeve yasayı "kalkışma" olarak nitelendirdi. Teklifin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ömür boyu Cumhurbaşkanı kalabilmesinin de önünü açacağını öne süren Dervişoğlu, "Milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır! Bu neden bir kalkışmadır, söyleyeyim: Sürekli Kürt sorunu dediğiniz ama altını bir türlü dolduramadığınız mesele var ya, işte siz, sorunun öznesi yaptığınız Kürtleri, PKK ile eşitlemeye çalıştığınız için bir kalkışmadır!" dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise,"Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır" diye konuştu. Teklif görüşmelerinin bugün tamamlanamaması halinde görüşmeler, 11 Ağustos Salı ve 12 Ağustos Çarşamba günü sürdürülecek. 12 maddelik düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ancak maddeleri hemen uygulanmayacak. Önce Milli Güvenlik Kurulu, (MGK), PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahları tamamen bıraktığını tespit ve teyit edecek. Yasanın 6 aylık uygulama süresi, teyit ve tespit sürecinin ardından MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla başlayacak.

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması Haber

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin ilk yasal düzenlemesi olan, 12 maddelik çerçeve yasa niteliğindeki "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçti. Teklifte, bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların 5 ila 10 yıl ertelenmesi, TBMM bünyesinde İzleme Komisyonu kurulması ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında özel bir kurul oluşturulması öngörülüyor. AKP, CHP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, Yeni Yol Grubu ve DSP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin görüşmelerinde AKP ve MHP, düzenlemenin "tarihi bir mutabakatın ürünü" ve "af niteliğinde olmayan" bir çalışma olduğunu savunurken, CHP ve Yeni Parti, sürecin demokratikleşme ayağının eksik olduğunu vurguladı. Yeni Yol grubu ise düzenlemenin "şartlı genel af" niteliğinde olduğunu savundu. Sürece ve teklife tümüyle karşı çıkan İYİ Parti'nin görüşmelerin canlı yayınlanması talebi kabul edilmedi. Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel uyarıda bulunana kadar, parti toplantıyı kendi sosyal medya hesabından uzun süre yayınladı. TBMM Adalet Komisyonu, teklifi görüşmek üzere Cuma saat 15.30'da toplandı. Çerçeve yasa teklifi komisyonda: Kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak?'Af düzenlemesi değil' Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, açılış konuşmasında teklifin kamuoyunda ileri sürüldüğü gibi bir af düzenlemesi olmadığını belirtti. Yüksel, "Mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir" dedi. Komisyonda Öcalan tartışması İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Komisyon Başkanı'nın açılış konuşmasında süreçte rol alan kişi ve kurumlara teşekkür ettiğini belirterek ironik bir şekilde, "Sanıyorum İmralı'daki terör hükümlüsü Abdullah Öcalan'a reçetesi ve yöntemi açısından teşekkürü eksik bıraktınız" dedi. Bu sözler üzerine iktidar sıralarından tepki yükseldi. Bu konuda ikinci tartışma DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in konuşması sırasında yaşandı. Koçyiğit, yeni çözüm sürecini Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki tarihi adımlara benzeterek, "Açılan bu yeni sayfa, tıpkı Amasya Genelgesi, tıpkı Sivas Kongresi ve Cumhuriyet'in kuruluşu gibi tarihi önemdedir. Söz konusu olan, Türk-Kürt ilişkilerinin geleceğidir" dedi. Koçyiğit'in, sürecin yolunu açanlara teşekkür ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da adını anması üzerine İYİ Partililer, "Terör kutsanıyor burada", "Yazıklar olsun", "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Öcalan'ı nasıl aynı cümlede anıyorsunuz?" sözleri üzerine komisyonda kısa süreli gerginlik yaşandı. AKP: 'Tarihi bir mutabakat' Teklifin ilk imzacılarından AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, teklifin geniş siyasi uzlaşmayla hazırlandığını belirterek, "367 milletvekili arkadaşımız bu kanuna imza atarak destek verdi. İmza sayısına ve siyasi parti gruplarının desteğine bakıldığında görülmemiş tarihi bir mutabakat ortaya çıkmıştır. DSP de bugün imza verdi" dedi. MHP-İYİ Parti tartışması: 'Ajitasyona pabuç bırakmam' Komisyonda söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise, "Milli birliği, milli devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşatmak istiyoruz. Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız" dedi. Teklif ve sürece yönelik eleştirilere tepki gösteren Yıldız, "Siyasi, ahlaki, vicdani hiçbir ölçü tanımayanların ne söylediğine bakmayız. İstiyorlar ki birbirimize küselim, birbirimizden kopalım. Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım." Bunun üzerine İYİ Parti sıralarından "Kim ister bunu?" sesleri yükseldi. Yıldız ise "Ajitasyona pabuç bırakmam" diyerek tepki gösterdi. Yeni Partili Emir: 'Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez' Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda Kürt sorununun çözümü ile demokratikleşmenin eş zamanlı yürütülmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak teklifte bu ayağın eksik olduğunu vurguladı. "Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu da çözülemez" diyen Emir, şu görüşleri dile getirdi: "Silahların susması için yapılacak makul ve ölçülü her düzenlemenin arkasında oluruz dedik. Ama 'önce güvenlik, demokrasi sonra gelir' yaklaşımını kabul etmedik. Her şeyi bu metne koyamayabilirsiniz ama demokratikleşmeye ilişkin hiçbir düzenleme getirmemiş olmanızı nasıl açıklayacaksınız? Kürt sorununun temelinde de adalet ve demokrasi sorunu vardır." Özel'den 'çerçeve yasa' yorumu: 'Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif' CHP Grup Başkanvekili İnan Akgün Alp, partisinin teklife destek verdiğini ancak sürecin demokratikleşme adımlarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İYİ Parti: 'Anayasa Komisyonu'nun görüşü alınmalı' İYİ Parti, teklifin fiilen af düzenlemesi niteliği taşıdığını ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, öncelikle Anayasa Komisyonu'nda görüşülmesi gerektiğini ileri sürdü. İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Anayasa Komisyonu'nun görüşünün alınmasını, toplantının daha büyük bir salonda yapılmasını ve görüşmelerin televizyonlardan canlı yayımlanmasını talep etti. Ancak bu talepler kabul edilmedi. Komisyon öncesi kapı ve salon krizi Komisyon toplantısı başlamadan önce salon kapılarının açılmaması da tartışma yarattı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil" diyerek tepki gösterdi. Milletvekilleri ve basın mensupları salona alındıktan sonra bu kez salonun yetersiz olması nedeniyle tartışma yaşandı. Salonun değiştirilmesini isteyen milletvekillerine yönelik "İşi olmayan çıksın" sözleri üzerine İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, "86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var" diyerek tepki gösterdi.

Çerçeve yasa görüşmelerinde önce "kapı", sonra "salon" krizi: Milletvekilleri dakikalarca bekledi, salona girenler ayakta kaldı! Haber

Çerçeve yasa görüşmelerinde önce "kapı", sonra "salon" krizi: Milletvekilleri dakikalarca bekledi, salona girenler ayakta kaldı!

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında hazırlanan 12 maddelik çerçeve yasa teklifinin görüşüleceği komisyon toplantısı öncesinde kapıların kilitli olmasına İyi Partili milletvekilleri tepki gösterdi. İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil" sözleriyle durumu eleştirdi. DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise yaptığı paylaşımda kapıların "güvenlik amaçlı" açılmamış olabileceğine işaret etti. Tartışmaların ardından salona alınan milletvekilleri, bu kez de salonun yetersiz olması ve bazı milletvekilleri ile basın mensuplarının ayakta kalması nedeniyle tepkilerini dile getirdi. Tepkiler üzerine salondan gelen "İşi olmayan çıksın" sözlerine İyi Partili Ayyüce Türkeş, "86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var!" diye karşılık verdi. Meclis Adalet Komisyonu, "çerçeve yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni görüşmek üzere toplandı. Saat 15.30'da başlaması beklenen görüşmelerin zamanında başlamaması ve komisyon salonunun kapılarının kilitli olması, İyi Partili milletvekillerinin tepkisine neden oldu. Basın mensuplarına konuşan Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil. 40 dakikadır bekletiliyoruz" dedi. Gergerlioğlu "provokasyon endişesi"ni vurguladı İyi Partili vekillerin tepkilerinin ardından DEM Partili Ömer Faruk Gergerlioğlu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Nedense komisyon kapısı açılmıyor. İyi Partililerin bir provokasyon yapacağı endişesi var anladığım kadarıyla. Yoğun bir milletvekili katılımı var fakat komisyon kapısı açılmıyor, sanırım güvenlik amaçlı." Kapı krizini salon krizi takip etti Yaşananların ardından Meclis Adalet Komisyonu toplandı ve çerçeve yasa teklifinin görüşmelerine başlandı. Milletvekilleri ve basın mensuplarının içeri alınmasının ardından salonun yetersiz kalması yeni bir tartışma yarattı. Salonun değiştirilmesi yönündeki talepler üzerine salondan "İşi olmayan çıksın" sözleri yükseldi. Salonun değiştirilmesini isteyen İyi Partili Ayyüce Türkeş, bu sözler üzerine, "Ne demek işi olmayan çıksın? 86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var!" diyerek karşılık verdi.

CHP'de kongre hazırlıkları hızlandı... 8 ile daha yeni il başkanı atandı Haber

CHP'de kongre hazırlıkları hızlandı... 8 ile daha yeni il başkanı atandı

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, parti kongre sürecini Eylül ayında başlatmayı hedeflediklerini belirtti. Sarı, 8 il başkanının görevlendirildiğini, eksik atamaların ise önümüzdeki hafta tamamlanacağını söyledi. ANKARA (İGFA) - CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, yaklaşık 3,5 saat süren Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Parti örgütlenme çalışmalarının hızla sürdüğünü belirten Sarı, CHP'nin kongre sürecini bir an önce başlatmak için yoğun mesai harcadıklarını ifade etti. Ağustos ayı sonuna kadar örgütsel hazırlıkları tamamlamayı hedeflediklerini söyleyen Sarı, "Bu kapsamda amacımız, ağustos ayı sonunda partinin kongrelerini başlatacağı olgunluğa kavuşmaktır. Örgütsel düzenlemeler sürüyor." dedi. Sözcü Sarı, MYK kararıyla 8 ilde yeni il başkanlarının görevlendirildiğini açıkladı. Buna göre; Ardahan'da Temel Avşar, Çankırı'da Kamil Akdoğan, Erzincan'da Şevki Akdağ, Kahramanmaraş'ta Esat Şengül, Karabük'te Burak Onur Gündüz, Kırklareli'nde Özgür Kaya, Kilis'te Mustafa Curat ve Kocaeli'nde Selman Yıldırım'ın il başkanı olarak görevlendirildiğini duyurdu. Eksik kalan il başkanlığı atamalarının da önümüzdeki hafta tamamlanacağını belirten Sarı, ilçe örgütlerine yönelik değerlendirmelerin de sürdüğünü belirterek, "İlçelerle ilgili değerlendirmeler yapılıyor. Onları da Ağustos sonu itibarıyla tamamlayıp Eylül ayında kongre takvimini başlatıyor olacağız" diye konuştu. Kadın ve gençlik kollarındaki yapılanmaya da değinen Müslim Sarı, 50'nin üzerinde kadın kolları örgütünün oluşturulduğunu, Berfin Karan'ın ise Gençlik Kolları Başkanlığı görevine atandığını açıkladı. Gençlik kollarının da il örgütlenmelerini tamamlayarak çalışmalarına başlayacağını söyledi. Sarı ayrıca, İstanbul'da 22 ilçede görevlendirmelerin yapıldığını belirterek parti örgütlerinin kongre sürecine hazırlanması için çalışmaların aralıksız devam ettiğini kaydetti. Türkiye'nin ekonomik gidişatına yönelik değerlendirmelerde de bulunarak iktidara yönelik eleştirilerini de dile getiren Sarı, ülkede dezenflasyon programı olmadığını öne sürdü. Çerçeve yasa teklifiyle ilgili de MYK'da ayrıntılı değerlendirmelerde bulunduklarını kaydeden Sarı, CHP'nin de bu metni imzaladığını kaydetti. Sarı, açıklamaları ardından gazetecilerin de sorularını yanıtladı.

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz Haber

Dervişoğlu: İhanet belgesini kabul etmeyeceğiz

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne tepki gösterdi. ANKARA (İGFA) - Çerçeve yasa teklifi “ihanet belgesi” olarak nitelendiren İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Dervişoğlu, teklifin “Cumhuriyeti ‘100 yıllık reklam arası’ görenlerle ‘100 yıllık zulüm’ diye tarif edenlerin ortak metni” olduğunu savundu. TBMM’nin millet iradesinin tecelli ettiği yer olduğunu belirten Dervişoğlu, düzenlemeye karşı mücadele edeceklerini söyledi. “Bu yasayla kapısı aralanan ikinci cumhuriyettir” diyen Dervişoğlu, teklifin devlet yapısı ve milli birlik açısından risk taşıdığını öne sürdü. TBMM’nin Kurtuluş Savaşı sürecindeki tarihi rolüne dikkat çeken Dervişoğlu, “Büyük Türk milletinin meclisini bir cani istiyor diye size çiğnettirmeyeceğiz” dedi. Hesap zamanı diyecek Türk Milleti! O hesap zamanı geldiğinde de herkesin kulağında benim sesim çınlayacak! İhanetin zaman aşımı yoktur! pic.twitter.com/cYq8QYDvC3 — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) August 5, 2026 “GAZİLERİN HAKLARI BAŞKA BİR DÜZENLEMENİN PARÇASI YAPILMAMALI” Şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin yapılacak düzenlemelere de değinen Dervişoğlu, bu konuların terör süreciyle aynı zeminde ele alınmasını eleştirdi. Dervişoğlu, “Gazilerimizin haklarını teslim edecekseniz hakkı haklıya layıkıyla teslim edin. Onların fedakarlığını İmralı için hazırladığınız ihanetin vicdan perdesi yapmayın” ifadelerini kullandı. Devletin silahla hak elde etmeye çalışanları ödüllendirmemesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, düzenlemenin hukuka bağlı kalanları cezalandıracağını, terörle mücadelede bedel ödeyenlerin ise göz ardı edileceğini iddia etti. “KANUNU GEÇİRMEK YAPILANI HAKLI KILMAZ” TBMM’deki sayısal çoğunluğun bir düzenlemeyi kabul ettirmeye yetebileceğini belirten Dervişoğlu, “Bir kanunu geçirmek yapılanı haklı kılmaz. Meclis çoğunluğu milletin vicdanını oylayamaz” diye konuştu. Teklifin kapsamı ve olası sonuçlarını kamuoyuna anlatacaklarını ifade eden Dervişoğlu, “Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve ihanete sonuna kadar ‘hayır’ diyeceğiz” dedi. Dervişoğlu, partisinin Genel Kurul sürecinde ve meydanlarda düzenlemeye karşı duracağını belirterek, “Çerçeve yasa olarak adlandırılan ihanet belgesini asla ve kat'a kabul etmeyeceğiz” açıklamasını yineledi.

12 maddelik "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa teklifinde neler yer alacak? Haber

12 maddelik "Terörsüz Türkiye" çerçeve yasa teklifinde neler yer alacak?

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifine son şekli verildi. "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığıyla TBMM Başkanlığı'na sunulacak teklif, yürürlük maddeleri dahil 12 maddeden oluşuyor. Teklifin 5 Ağustos Çarşamba günü TBMM Başkanlığı'na sunulması, hafta sonuna kadar, en geç 11 Ağustos'a kadar yasalaştırılması hedefleniyor. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), art arda yaptığı toplantıların ardından çerçeve yasa teklifine son biçimini verdi; teklif milletvekillerinin imzasına açıldı. İktidar partisi ayrıca sürece karşı çıkan İYİ Parti dışındaki muhalefet partilerine de teklif hakkında bilgi verdi. Ancak muhalefete yasa teklifi metni sunulmadı, sadece içeriği hakkında bilgilendirme yapıldı. AKP grubunda bilgilendirme yapılacak AKP TBMM Grubu'nda da 5 Ağustos Çarşamba günü kapalı toplantıda teklif hakkında milletvekillerine bilgilendirme yapılacak. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ile Genel Başkanvekili Efkan Ala teklifle ilgili sunum yapacak. Bilgilendirmenin ardından teklifin Meclis Başkanlığı'na sunulacağı belirtiliyor. AKP yönetimi, teklifi "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılmış tarihi adım" olarak nitelerken önceliğin "terörün tamamen sona ermesi ve silahların geri dönülmeyecek şekilde bırakılması" olduğunu vurguluyor. 6 ay içinde başvuru Geçici nitelikteki düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları gerekecek. Bu sürenin sonunda başvuru hakkı sona erecek. Sürenin uzatılması ise ancak yeni bir kanunla mümkün olabilecek. Başvurular bireysel olacak ve her kişi için ayrı değerlendirme yapılacak. Düzenleme; Avrupa'daki örgüt mensupları, dağ kadrosu ya da cezaevindekiler şeklinde değil; hakkında soruşturma bulunanlar, kovuşturması devam edenler, hükümlü olanlar ve devlete kendiliğinden başvuranlar şeklinde sınıflandırılıyor. PKK ismen yazıldı Teklifte dikkat çeken en önemli düzenlemelerden biri de kapsam maddesi oldu. Kapsama başka örgütlerin girmemesi için "silah bırakan, kendini fesheden örgüt" gibi genel ifadeler yerine "PKK, KCK ve bağlı yapılanmalar ile ilişkili örgütler" ifadesi yasanın kapsamında net olarak tanımlanacak. Teyit-tespit mekanizması için 8 üyeli özel kurul Edinilen bilgiye göre yasanın uygulanması ve denetiminden sorumlu bir kurul oluşturulacak. Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında, teyit ve tespitle ilgili oluşturulacak "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu" sekiz üyeden oluşacak. Kurulda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Milli Savunma ve Çalışma Bakanları yer alacak. Meclis'te İzleme Kurulu oluşturulacak Yasa ile TBMM bünyesinde ayrıca İzleme Kurulu oluşturulacak. Kurulun kimlerden oluşacağına TBMM Başkanı karar verecek. Kanunla kurulacak komisyon, Meclis İçtüzüğü hükümlerine tabi olmayacak. Siyasete dönüş otomatik olmayacak Örgüt üyelerinden üç yıl süreyle herhangi bir suça karışmayanlar için siyaset yapma yolu açık tutuluyor. Ancak yasadan yararlananların siyasete dönüşü otomatik değil, "Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu"nun uygun görüşüne bağlı olacak. Gerekli koşulları sağlayanlarla ilgili kurulun uygun görüş bildirmesi halinde dosya ilgili mahkemeye gönderilecek ve "memnu hakların iadesi"ne benzer bir yöntemle siyasi yasağın kaldırılması söz konusu olabilecek. Yeni soruşturma için de kurul izni Yasadan yararlananlar hakkında yeni bir terör soruşturması açılabilmesi de kurul kararına bırakılıyor. Buna göre yasanın yürürlüğe girmesinden sonra örgüt üyeleri hakkında aynı kapsamda soruşturma açılabilmesi de kurul kararına bağlanacak. Bazı suçlar ve Öcalan kapsam dışında Teklif örgüt mensuplarına af öngörmüyor, ancak ceza erteleme ve örgüt suçlarının düşmesi yolunu açıyor. Ancak adam öldürme, cinsel saldırı gibi ağır suç işleyenler yasa kapsamı dışında tutulacak. 2005 yılından önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet yükümlülüğü doğuran suçlar yasa kapsamı dışında tutulacak. Böylece PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yasadan yararlanmasının önü kesiliyor. Örgüt suçları kapsamında 15 yılın altındaki suçlarda beş yıl, 15 yılın üzerindeki suçlarda ise 10 yıl ceza ertelemesi öngörülüyor. Bu sürelerin sonunda gerekli şartların yerine getirilmesi hâlinde cezanın düşmesi öngörülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.