Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Can Kaybı

bursaarena.com.tr - Can Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Can Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail ateşkes dinlemedi, Gazze'de yine çocuklar öldü Haber

İsrail ateşkes dinlemedi, Gazze'de yine çocuklar öldü

Gazze Şeridi'nde bir kez daha İsrail'in hava saldırıları sonucu üçü çocuk en az dört kişi hayatını kaybetti. Gazze Şeridi'nde İsrail'in düzenlediği hava saldırıları sonucu üçü çocuk en az dört kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Görgü tanıkları, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentinin batısında en az 12 füze ateşlediğini söyledi. Yerinden edilmiş Filistinli ailelerin yoğun olarak bulunduğu bölgede gerçekleştirilen bombardımanda sağlık görevlilerine göre iki çocuk ve bir kadın hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Saldırılarda iki araç da vurularak kullanılamaz hale geldi. İSRAİL: TEHDİTLERİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN VURDUK İsrail ordusu salı günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki çeşitli hedeflere saldırı düzenlediğini doğruladı. Ordudan yapılan açıklamada, saldırıların İsrail güvenlik güçlerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği iddia edildi. Gazze hükümetinin medya ofisi direktörü İsmail El-Sevabite ise İsrail'e ait özel bir birliğin Gazze kentinde operasyon gerçekleştirmeye çalıştığını ancak görev sırasında fark edildiğini belirtti. Sevabite, bunun ardından İsrail'in 10'dan fazla savaş uçağının katıldığı yoğun hava saldırıları düzenlediğini ve saldırılarda ölen ve yaralananların olduğunu söyledi. DEYR EL-BELAH'TA BİR ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ Gazze'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'ta da ayrı bir olayda can kaybı yaşandı. Sağlık görevlilerine göre bölgenin doğusunda faaliyet gösteren İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu İsraa El-Hissi adlı kız çocuğu hayatını kaybetti, iki kişi de yaralandı. Böylece Gazze'deki İsrail saldırılarında bildirilen can kaybı üçü çocuk olmak üzere en az dörde yükseldi. ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR ABD destekli ateşkesin Ekim 2025'te yürürlüğe girmesiyle Gazze'deki geniş çaplı çatışmalar büyük ölçüde durmuş olsa da İsrail'in bölgeye yönelik saldırıları sona ermedi. İsrail ordusu, ateşkes sonrasında düzenlediği operasyonların Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların saldırılarını önlemeyi amaçladığını savunuyor. Hamas ise İsrail'i ateşkesi tekrar tekrar ihlal etmek ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan daha kapsamlı planının ilerlemesini engellemekle suçluyor. Söz konusu plan, İsrail askerlerinin Gazze'den çekilmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılmasını da içeriyor. ATEŞKESTEN BU YANA BİN 300'DEN FAZLA FİLİSTİNLİ ÖLDÜ Gazze'deki sağlık yetkililerinin verilerine göre Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bölgede bin 300'den fazla Filistinli hayatını kaybetti.

İran Devrim Muhafızları: "Ürdün'deki ABD üssünü vurduk, çok sayıda ABD askeri öldürüldü" Haber

İran Devrim Muhafızları: "Ürdün'deki ABD üssünü vurduk, çok sayıda ABD askeri öldürüldü"

İran Devrim Muhafızları, Ürdün'deki ABD askeri kışlasına balistik füze, İran, Bahreyn'deki ABD üssüne de insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini açıkladı. Kuveyt ordusu, İran'dan düzenlenen saldırılara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Ürdün'deki ABD üssünü vurduğunu ve çok sayıda ABD askerinin öldürüldüğünü açıkladı. Reuters ise Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırıda şimdiye kadar can kaybı olmadığını yazdı. Ürdün, İran'dan fırlatılan 13 balistik füzeden 10'unun önlendiğini açıkladı. Kuveyt ordusu, İran'dan düzenlenen saldırılara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıkladı. İran Devrim Muhafızları, Ürdün'deki ABD askeri kışlasına balistik füze saldırısı düzenlediğini açıkladı. İran televizyonu IRIB'in yayınladığı açıklamada, Devrim Muhafızları, Ürdün'ün Akabe kenti yakınlarındaki Camp Titin'de bulunan bir ABD Deniz Piyadeleri kışlasına balistik füze saldırısı düzenlediğini ve kampta çok sayıda ABD askerini öldürdüğünü açıkladı. Al Jazzera'nın haberine göre "çeşitli tesisleri ve düşman saldırı helikopterlerinin" imha edildiği de iddia edildi. "ABD deniz piyadelerini hedef aldık" İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin Sirik'teki düğün evine saldırısına misilleme olarak Ürdün'deki ABD deniz piyadelerine ait "Camp Titin" adlı üssün balistik füzelerle hedef alındığını duyurdu. Devrim Muhafızlarının açıklamasında, balistik füze saldırısının, ABD'nin İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinde düğün töreninin düzenlendiği bir konuta gerçekleştirdiği saldırıya misilleme olarak yapıldığı belirtildi. Açıklamada, Ürdün'deki ABD deniz piyadelerine ait "Camp Titin" adlı üsse gerçekleştirilen saldırıda çok sayıda ABD askerinin öldürüldüğü ileri sürüldü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün, İran'da Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlattığını açıklamıştı. Devrim Muhafızları, misillemenin devam edeceğini belirtti. Reuters: Can kaybı yok Reuters, Ürdün'deki ABD üssüne yönelik saldırıda şimdiye kadar can kaybı olmadığını yazdı. Ürdün: 10 füze engellendi Ürdün, İran'dan fırlatılan 13 balistik füzeden 10'unun önlendiğini açıkladı. Ürdün silahlı kuvvetleri, İran topraklarından fırlatılan 13 balistik füzenin krallığın hava sahasına girdiğini ve hava savunma sistemleri tarafından 10'unun önlenip imha edildiğini bildirdi. Ürdün Ulusal Güvenlik ve Kriz Yönetimi Merkezi tarafından yayınlanan bir açıklamada, Ürdün Silahlı Kuvvetleri sözcüsü, "Kalan üç füze, nüfus merkezlerinden uzakta, ücra bölgelere düştü. Herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmadı" dedi. Bahreyn'e de saldırı Öte yandan İran, Bahreyn'deki ABD üssüne de insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini açıkladı. Tasnim haber ajansının aktardığı açıklamaya göre, İran ordusu Bahreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü'nde radar tesislerine ve ABD güçlerinin konuşlandığı bölgelere bir dizi insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirdiğini söyledi. Kuveyt: Saldırılara karşı hava savunma sistemleri devreye girdi Kuveyt de İran'dan insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle düzenlenen saldırılara karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. Kuveyt'in hava savunma sistemlerinin füzeler ve İHA'lara karşı koymak üzere devreye girdiği bu nedenle patlama seslerinin meydana geldiği aktarıldı. Halka, yetkililerin yaptığı güvenlik ve emniyet talimatlarına uyma çağrısında bulunuldu​. Ne olmuştu? ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'da Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlattığını açıklamıştı. İran ordusu da ABD'nin saldırılarına karşı füze ve insansız hava araçlarıyla misilleme başlattığını duyurmuştu.

Nepal'de sel felaketi: Yüzlerce kişi kayıp, ölü sayısı 157'ye yükseldi Haber

Nepal'de sel felaketi: Yüzlerce kişi kayıp, ölü sayısı 157'ye yükseldi

Nepal'de meydana gelen ani sel, Himalayalar'daki yerleşim yerlerini vurdu. Ölü sayısının 157'ye yükseldiği felakette köyler sulara kapılırken yollar, köprüler ve enerji projeleri zarar gördü; kurtarma çalışmaları için helikopterler bölgeye sevk edildi. Nepal'in Tibet sınırına yakın kesimlerinde meydana gelen şiddetli sel, Rasuwa bölgesindeki yerleşim yerleri ve altyapıda büyük hasara yol açtı. Nepal polisi, ölü sayısını 157 olarak güncelledi, yükselen sular kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor. Nepal-Tibet sınırındaki Bhote Koshi Nehri'nde meydana gelen ani selin ardından yüzlerce kişinin kayıp olduğu bildirildi. Çin sınır kapısı yok oldu Nepal'deki felaket sırasında Çin sınır kapısının yok olduğu anlar böyle görüntülendi. Gümrük ve göçmenlik görevlileri arasında da kayıp kişilerin bulunduğu belirtildi. Shigatse bölgesinde yolların yanı sıra iletişim ve elektrik hatlarının kesildiği bildirildi. Nepal Turizm Kurulu, bölgede seyahat eden 403 kişiden haber alınamadığını, bunların 341'inin yabancı, 93'ünün Nepal vatandaşı olduğunu açıkladı. Kayıp yabancılar arasında 12 İngiltere vatandaşı, 105 Hindistan vatandaşı, 37 yurt dışında yaşayan Hint, 17 Malezya vatandaşı, 4 Güney Afrika vatandaşı, 3 ABD vatandaşı, 1 Avustralya ve 1 Hollanda vatandaşı bulunuyor. 111 kişinin uyruğu ise henüz doğrulanmadı. Nepal Dışişleri Bakanı Shishir Khanal, parlamentoda yaptığı açıklamada, ilk bilgilere göre bölgede yerel saatle 08.37 sıralarında deprem meydana geldiğini, depremin ardından oluşan çığın ani sele yol açtığını söyledi. Khanal, felaketin yalnızca Nepal'i değil, Çin'i de ciddi şekilde etkilediğini ve iki ülkenin koordinasyon halinde çalıştığını belirtti. Yaklaşık 50 bin kişinin yaşadığı Rasuwa bölgesindeki Syapru Besi ve Timure çevresine gönderilen helikopterler, su seviyesinin yüksek olması nedeniyle iniş yapamadı. Rasuwa bölge yöneticisi Narendra Pariyar, can ve mal kaybının artabileceği uyarısında bulundu. Pariyar, "Çok sayıda can kaybı veya büyük maddi kayıp olabilir. Ancak şu anda kesin bir şey söyleyemem." dedi. Felaketin ardından 35 polis ve 44 askeri personelden de haber alınamadığı bildirildi. Yetkililer, Bhote Koshi Nehri kıyısında yaşayanlara yüksek bölgelere çıkmaları çağrısı yaptı. Yakındaki bazı köylerin ve altyapı projelerinin sel sularına kapıldığına ilişkin bilgiler geldi. Sınırın diğer tarafındaki Tibet'te de toprak kayması meydana geldi. Çin'in resmi haber ajansı Xinhua, Nepal sınırındaki Gyirong bölgesinde 'büyük can kayıpları' yaşandığını ve kayıp kişileri arama çalışmalarının sürdüğünü aktardı. Toprak kaymasının Çin'in Gyirong sınır kapısını etkilediği, gümrük ve göçmenlik görevlileri arasında da kayıp kişilerin bulunduğu belirtildi. Shigatse bölgesinde yolların yanı sıra iletişim ve elektrik hatlarının kesildiği bildirildi. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, kayıp kişilerin bulunması için kapsamlı arama çalışmaları yürütülmesi, yeni felaketlerin önüne geçmek için izleme ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi talimatını verdi. Nepal Başbakanı Balendra Shah ise polis ve ordunun kurtarma ve yardım ekiplerine katıldığını açıkladı. Shah, "Alçak bölgelerde yaşayan insanların daha güvenli yerlere taşınması için talimat verildi." dedi. Enerji altyapısı da etkilendi Nepal Enerji Bakanlığı, sel nedeniyle çoğunluğu hidroelektrik projelerinden olmak üzere 430 megavatlık elektrik üretim kapasitesinin etkilendiğini açıkladı. Reuters'ın hesaplamasına göre bu miktar, ülkenin toplam hidroelektrik kapasitesinin yüzde 12'sinden fazlasına karşılık geliyor. Geçen yıl Bhote Koshi Nehri'nde meydana gelen selde 9 kişi hayatını kaybetmiş, 24 kişi kaybolmuştu. Felaket, Nepal ile Çin'i birbirine bağlayan 'Dostluk Köprüsü'nü de yıkarak ticaret ve ulaşımın aylarca aksamasına neden olmuştu.

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti Haber

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti

Türkiye'nin yakın tarihinin en büyük felaketi olarak gösterilen 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti. 1999 yılında 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki yer sarsıntısı, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti. Merkez üssü Gölcük olan deprem, Marmara Bölgesi'nin genelinde hissedildi. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kırılmasıyla meydana gelen deprem, İstanbul, Bolu, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da can ve mal kaybına neden oldu. Deprem nasıl oldu? Türkiye'nin kuzey bölgelerden boydan boya geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın batı bölümünde meydana gelen deprem, 17 Ağustos 1999 Salı günü saat 03:01'de başladı ve 45 saniye sürdü. Depremin merkez üssü İzmit'in Gölcük ilçesi olarak açıklandı. Büyüklüğü de Richter ölçeğine göre ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) tarafından 7,6; Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından ise 7,8 olarak ölçüldü. Bununla birlikte, bugün genel olarak depremin büyüklüğü, ilk yapılan açıklamalarda duyurulan 7,4 olarak kabul ediliyor ve bu ölçü kullanılıyor. 17 Ağustos Depremi, büyüklüğü açısından Türkiye'de meydana gelen en büyük ikinci yer sarsıntısı olarak kayıtlara geçti. Derinliği 17 kilometre olan sarsıntıda yer kabuğunun sağa doğru hareket ettiği ve 120 kilometrelik bir hat boyunca kırıldığı tespit edildi. Jeoloji Mühendisleri Odası, depremden üç ay sonra yayımladığı raporda, fayın üzerinden geçen alanların ortalama 4 metre civarında sağa ve ileriye doğru kaydığını yazdı. Aynı raporda, Gölcük'teki ana merkez üssündeki kırılmanın ardından aynı fay kuşağı üzerinde daha doğuda yer alan Arifiye bölgesindeki bir başka deprem üssünün de devreye girmiş olabileceğinin düşünüldüğü belirtildi. 17 Ağustos depreminden yaklaşık üç ay sonra, bu kez 12 Kasım'da yine Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde merkez üssü Düzce olan bir başka deprem daha meydana geldi. 7,2 büyüklüğünde olan ve 30 saniye süren Düzce Depremi'nde 845 kişi hayatını kaybetti. Üç ay içerisinde meydana gelen büyüklüğü 7'nin üstündeki bu iki deprem, Türkiye'deki riskin ve özellikle de İstanbul'un güneyinden geçen fay hattında meydana gelmesi beklenen kırılmaya karşı alınacak önlemlerin daha fazla tartışılmasına neden oldu. Depremde kaç kişi hayatını kaybetti, ne kadar bina hasar gördü? 17 Ağustos Depremi, gerek nüfus yoğunluğu gerekse de ekonomik faaliyet açısından Türkiye'nin en önemli bölgesini etkiledi. Resmi rakamlara göre, depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişi de kayboldu. Ancak bölge halkı, can kaybının çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Resmi olmayan kaynaklar, can kaybının 50 bin civarında olduğunu iddia ediyor. İzmit Körfezi'nin güneyinde bulunan Gölcük, Değirmendere ve Karamürsel gibi bazı yerlerde sahile yakın kısımların depremle birlikte deniz sularının altında kalması can kaybı ve hasar tespitini zorlaştıran en önemli unsur olarak gösteriliyor. Başbakanlık Kriz Merkezi'nin depremden birkaç ay sonra yaptığı açıklamaya göre, en fazla can kaybı yaklaşık 4 bin 500 kişi ile Gölcük'te oldu. Kocaeli'nde kayıtlara geçen can kaybı 4 bin olurken, Yalova ve Sakarya'da ise yaklaşık 2 bin 500'er kişi hayatını kaybetti. Depremin etkilediği İstanbul'un Avcılar ilçesinde ise 976 kişi yaşamını yitirdi. Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nun Temmuz 2010'da yayımladığı raporda, depremde 364 bin 905 konut ve işyerinin yıkıldığı ya da çeşitli düzeylerde hasar gördüğü belirtildi. Can kayıplarının önemli bir bölümü binaların yıkılması ya da ağır hasar almasının sonucuydu. Jeoloji Mühendisleri Odası, 1999 yılında yayımladığı raporda, can kaybını artıran en önemli üç unsuru şöyle sıraladı: -Aktif Fay Zonu: Aktif fay hattı önceden bilinmesine karşılık bu hat boyunca yoğun yapılaşma ve yüksek nüfus potansiyeli hasar ve can kaybını artırmıştır. Fay zonundan uzaklaştıkça özellikle yamaçlarda ve dağ eteklerinde hasarın olmadığı veya çok az olduğu görülmektedir. -Sulu Alüvyon Zemin: Bolu-Yalova arasında fay zonu ve yakın çevresi, son derece yumuşak ve gevşek tutturulmuş kil, kum ve çakıl depolarından ve alüvyon zeminden oluşmuştur. Bu tür zeminler mevcut deprem şiddetini birkaç misli artıracak olumsuz özelliklere sahiptir. -Yapım hataları: Bölge 1. derece deprem bölgesi sınırları dahilindedir. Hal böyleyken ve deprem yönetmeliklerine uyulması zorunlu iken, depremdeki ağır hasar ve yüksek oranlı can kayıplarının önemli bir bölümü de, yapım hataları, zemin şartlarına uymayan yanlış temel tasarımları, kötü işçilik ve inşaatlarda kullanılan yapı malzemesi hataları ve çürüklüğünden kaynaklanmaktadır. Depremin ekonomik etkileri neler oldu? 17 Ağustos Depremi, ekonomi üzerinde de çok ciddi olumsuz etkiler yarattı. Farklı kurumların yaptığı hesaplamalara göre, depremin ekonomik maliyeti 12 ile 20 milyar dolar arasında değişiyor. Bu maliyeti Devlet Planlama Teşkilatı 15-19 milyar dolar, Dünya Bankası da 12-17 milyar dolar, Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ise 17 milyar dolar olarak hesaplıyor. Depremin ardından özellikle yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle dış kaynak ihtiyacı artarken, sanayi bölgesinde bir süre üretim faaliyetlerine ara verilmesi de ekonominin küçülmesine neden oldu. Türkiye'nin en büyük petrol rafinerisi TÜPRAŞ'ta çıkan yangın günlerce sürdü. Bazı araştırmalar, 1999 depreminin yarattığı etkinin 2001'de ekonomik krizinin çıkmasında etkili olan nedenler arasında yer aldığını gösteriyor. Depremden sonra neler yaşandı? Depremin yarattığı ilk şokun atlatılmasının ardından ilk etapta arama-kurtarma faaliyetlerine, bir süre sonra da enkaz kaldırma çalışmalarına odaklanıldı. Kızılay ve Sivil Savunma Birlikleri gibi kamu oluşumlarının yanı sıra Arama Kurtarma Timi (AKUT) gibi özel ve gönüllü gruplar da yardım çalışmalarında faal rol oynadı. Ayrıca, İngiltere, Yunanistan, ABD ve Japonya başta olmak üzere çok sayıda ülkeden yardım görevlisi geldi. O dönemde Demokratik Sol Parti (DSP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) oluşturduğu koalisyon hükümetine depremin vurduğu yerlere yardım ekipleri ve malzemesi göndermekte geç kaldığı yönünde ağır eleştiriler yöneltildi. Bazı yerlere kurtarma ekiplerinin ulaşması günler sürdü. Bazı noktalarda enkaz kaldırma çalışmaları aylarca devam etti. 17 Ağustos'un ardından deprem konusu Türkiye'nin en önemli gündem maddesi haline geldi. Bülent Ecevit başbakanlığındaki hükümet, gerek deprem sonrası yardım ve kurtarma çalışmalarında kullanılmak gerekse de depremin yarattığı ekonomik zararın etkilerini gidermek için bir dizi yasal düzenleme yürürlüğe koydu. Yapılan düzenlemeler arasında şunlar yer aldı: -Başta Özel İletişim Vergisi olmak üzere bir dizi yeni vergi getirildi ve bu vergilerin çok büyük bir kısmı halen yürürlükte bulunuyor -20 bilim insanı ve araştırmacıdan oluşan Ulusal Deprem Konseyi kuruldu ancak bu Konsey 2007 yılında lağvedildi -İstanbul'un birçok noktasına deprem konteynırları yerleştirildi ve toplanma alanları belirlendi. Belirlenen toplanma alanlarının büyük bir bölümü daha sonra imara açıldı -Deprem sigortası zorunlu hale getirildi -Türkiye genelinde arama-kurtarma ekiplerinin sayısı artırıldı -İmar yasalarında bir dizi değişiklikler yapıldı. Depremin ardından yapıların depreme dayanıklılık esasları ve denetim kuralları değiştirildi. 2007, 2012 ve son olarak 2019 yılında yönetmeliklerde ciddi değişikliklere gidildi Açılan davalar nasıl sonuçlandı? Depremin ardından 170 kamu görevlisi hakkında görevi ihmal suçlamasıyla dava açıldı. Bu kişilerin bazıları görevden uzaklaştırılırken, bazı davalar da zaman aşımı nedeniyle düştü. Ayrıca yıkılan ya da zarar gören binaların müteahhitleriyle ilgili 2 bin 100 dava açıldı. Ancak bu davalarda verilen hükümler ertelendi veya zaman aşımı nedeniyle düştü. Yalova'da inşa ettiği binaların önemli bir kısmı çöken ve 200'ye yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olan müteahhit Veli Göçer'le ilgili yargı süreci sembol davaya dönüştü. Göçer, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 7,5 yıl hapis yattıktan sonra 2011'de tahliye oldu ve iki yıl önce yıl kurduğu şirketle yeniden inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başladı. İstanbul'un Avcılar ilçesinde enkaz altından canlı çıkarılan ve boynunun üzerine düşen kolonla çekilen fotoğrafı nedeniyle depremin sembol isimlerinden birine dönüşen Ömür Kınay'ın 20 yıl süren hukuk mücadelesi de Nisan 2019'da sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi, 2015 yılında bireysel başvuru yapan Kınay'ın depremde enkaz altında kaldığı binanın ruhsatsız ve kaçak yapı olduğunun tespit edilmesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve kendisine 27 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Kolombiya’da 1,5 milyon kişi 7,4 büyüklüğünde deprem yaşadı Haber

Kolombiya’da 1,5 milyon kişi 7,4 büyüklüğünde deprem yaşadı

Kolombiya’da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, ülkenin batısında geniş bir bölgede güçlü sarsıntılara yol açtı. USGS, yaklaşık 1,5 milyon kişinin 7 büyüklüğüne yakın şiddette sarsıntı hissettiğini bildirdi. İSTANBUL (İGFA) - Kolombiya'da bu sabah meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, Batı Kolombiya genelinde güçlü şekilde hissedildi. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), yaklaşık 1,5 milyon kişinin, özellikle güçlendirilmemiş taş yapılarda hasara yol açabilecek seviyede sarsıntı yaşadığını, USGS'nin değerlendirmesine göre deprem, Güney Amerika levhasının altına dalan eski deniz tabanına ait levhanın içerisinde, yaklaşık 100 kilometre derinlikte meydana geldiği bildirildi. En ağır tablo Risaralda ve Valle del Cauca’da olduğu ve ilk bilgilere göre 100'ün üzerinde can kaybı olurken, çok sayıda bina yıkıldı, enkaz altında kalanlar olduğu bildirildi. SIĞ DEPREMLERE GÖRE DAHA AZ TEHLİKELİ Depremin orta derinlikte gerçekleşmesi nedeniyle, aynı büyüklükteki sığ depremlere kıyasla genel olarak daha az tehlikeli olduğu belirtildi. Bunun temel nedeni, fay kırığının yeryüzünden daha uzakta bulunması. Bununla birlikte USGS, bu tür depremlerin de binalara zarar verebilecek frekanslarda enerji açığa çıkarabileceğine dikkat çekti. This morning's magnitude 7.4 earthquake in Colombia caused strong shaking across western Columbia. An estimated 1.5 million people experienced shaking near intensity 7, strong enough to cause damage to unreinforced masonry buildings especially. The earthquake occurred at a… pic.twitter.com/LZizq9Cu1b — USGS Earthquakes (@USGS_Quakes) August 10, 2026 ARTÇILAR KONUSUNDA UYARI Orta derinlikte meydana gelen depremlerin, sığ depremlere kıyasla genellikle daha az artçı ürettiği ifade edilirken, güçlü artçıların meydana gelmesinin mümkün olduğu vurgulandı. Bu nedenle artçıların, arama-kurtarma ve iyileştirme çalışmaları sırasında risk oluşturabileceği belirtildi. USGS, 10 Ağustos 2026'da meydana gelen Kolombiya depreminin tahmini sarsıntı dağılımını gösteren haritayı da yayımladı.

Ukrayna: Son 3 yılın en yüksek aylık sivil ölümü kaydedildi Haber

Ukrayna: Son 3 yılın en yüksek aylık sivil ölümü kaydedildi

Birleşmiş Milletler (BM), Ukrayna’da Nisan 2022'den bu yana bir ay içinde kaydedilen en yüksek sivil ölüm ve yaralanma sayısına ulaştı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan rapora göre, mayıs ayında ülkede en az 274 sivil hayatını kaybetti, bin 763 sivil ise yaralandı. Dün yayımlanan raporda, bu verilere göre sivil kayıpların, 191 ölüm ve 865 yaralanmanın kaydedildiği Mayıs 2025'e kıyasla yüzde 93 oranında büyük bir artış gösterdiği belirtildi. Uzaktan füze saldırıları ve cephede kısa menzilli İHA tehdidi Rapora göre, sivil kayıpların yüzde 45’ine füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları neden oldu. Bu kayıpların büyük çoğunluğu Kiev ve Dnipro gibi cephe hattından uzak şehirlerde meydana geldi.Cephe hattına yakın bölgelerde ise sivil kayıpların ana nedeni kısa menzilli İHA'lar oldu. Mayıs ayında sadece İHA saldırıları nedeniyle 64 kişi hayatını kaybederken, 539 kişi de yaralandı. Bu sayı, savaşın BM verilerine göre, savaşın başladığı Şubat 2022'den bu yana Ukrayna'da 16 binden fazla sivil yaşamını yitirirken, 46 binden fazla sivil de yaralandı. başladığı günden bu yana bir ay içinde İHA'lar nedeniyle meydana gelen en yüksek sivil kayıp olarak kayıtlara geçti. Toplam bilanço çok daha ağır olabilir Şarku’l Avsat’ın rapordan aktardığına göre, Rusya işgali altındaki bölgelere erişim sağlanamaması nedeniyle, gerçek can kaybı ve yaralı sayısının BM istatistiklerine yansıyan bu rakamların çok daha üzerinde olabilir. Şarku'l Avsat / Cenevre

Şili'de 6,9 ​​büyüklüğünde deprem! Haber

Şili'de 6,9 ​​büyüklüğünde deprem!

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun (USGS) açıklamasına göre, dün Şili’nin kuzeyinde 6,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İlk belirlemelere göre can kaybı ya da ciddi hasar bildirilmedi. Deprem, Atacama Çölü’nde, Kalama kasabasının yaklaşık 31 kilometre yakınında ve yaklaşık 100 kilometre derinlikte kaydedildi. Şili Ulusal Afet Önleme ve Müdahale Servisi, tsunami riskinin bulunmadığını açıkladı. Kurum ayrıca, deprem nedeniyle herhangi bir yaralanma veya büyük çaplı hasar meydana gelmediğini bildirdi. Yerel basında yer alan haberlere göre, Arica, Tarapaca, Antofagasta ve Atacama bölgelerinde sarsıntı hissedildi. TVN televizyonu ise bazı süpermarketlerde ürünlerin raflardan yere düştüğünü gösteren görüntüler yayımladı. Güney Amerika ülkesi Şili, dünyanın deprem riski en yüksek ülkeleri arasında yer alıyor. Ancak Şilililer, büyüklüğü 7,0’ın altında kalan depremleri genellikle endişe verici olarak değerlendirmiyor. Şili’de Nazka, Güney Amerika ve Antarktika levhaları olmak üzere üç tektonik plaka kesişiyor. Şarku’ Avsat’ın edindiği bilgiye göre 1960 yılında ülkenin güneyindeki Valdivia kentinde meydana gelen 9,5 büyüklüğündeki deprem, tarihin en şiddetli depremlerinden biri olarak kayıtlara geçmiş ve yaklaşık 9 bin 500 kişinin ölümüne yol açmıştı. 2010 yılında ise Şili’nin orta kesimleri açıklarında meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunami, 520’den fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Şarku'l Avsat / San Diego

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.