Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Borsa İstanbul

bursaarena.com.tr - Borsa İstanbul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Borsa İstanbul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli'nin koluna girmesi gündem olan Dervişoğlu: 'Dün neredeysek bugün de aynı yerdeyiz' Haber

Bahçeli'nin koluna girmesi gündem olan Dervişoğlu: 'Dün neredeysek bugün de aynı yerdeyiz'

Bahçeli'nin koluna girmesi gündem olmuştu... Dervişoğlu'ndan kürsüde yeni açıklama: 'Dün neredeysek bugün de aynı yerdeyiz'Anıtkabir'deki 29 Ekim töreninin ardından, merdivenlerin başında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girdiği anlar gündem olan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, eleştirilere bir kez daha yanıt verdi. Partisinin grup toplantısında konuşan Dervişoğlu, "Fikri açıdan dün neredeysek, bugün de aynı yerdeyiz" diye konuştu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, sözlerine geçen haftaki "Devlet Bahçeli" görüntülerine yanıt vererek başladı. DERVİŞOĞLU'NDAN KÜRSÜDE 'BAHÇELİ' ELEŞTİRİLERİNE YENİ YANIT Dervişoğlu'nun, Anıtkabir'deki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı töreninde, merdivenlerden inmeye çalışan MHP lideri Devlet Bahçeli'nin koluna girdiği anlar gündem olmuştu. O görüntülere dair kürsüden yeni mesajlar veren Dervişoğlu, "Fikri açıdan dün neredeysek, bugün de aynı yerdeyiz. Bölen başkaları olacak, bizler kucaklamaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. İYİ PARTİ, MEKKE ANLAŞMASI'NA "HAYIR" DİYECEK Öte yandan Dervişoğlu, Genel Kurul'a gelecek Mekke Anlaşması'na İYİ Parti olarak "hayır" diyeceklerini açıkladı. "KRAL ÇIPLAK DİYORDUM, ARTIK KRAL TUTSAK DİYORUM" Fon vurgunu üzerinden Erdoğan'a yüklenen Dervişoğlu, "Türkiye'yi artık Erdoğan değil, o bürokratik çete yönetiyor. Bugüne kadar kral çıplak diyordum. Bu saatten sonra diyorum ki, kral tutsak" ifadelerini kullandı. FON VURGUNU İDDİASI: "173 MİLYAR DOLAR BUHARLAŞTI" Ekonomi yönetimini de hedef alan Dervişoğlu, yatırım fonları üzerinden yaşandığını iddia ettiği usulsüzlüklere dikkat çekti. 2026'nın en gerçekçi oyunu. Kurulum gerektirmez. Ücretsiz oynayın.GlobalBaseCombat Borsada iki ay içerisinde 173 milyar dolarlık değer kaybı yaşandığını ileri süren İYİ Parti lideri, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, BDDK ve MASAK'ın denetim sorumluluklarının araştırılmasını istedi. Dervişoğlu, fon mağdurlarına yapılan ödemelerin verilen sözlerin gerisinde kaldığını savunarak denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. İMRALI İDDİASINA SERT TEPKİ Konuşmasının önemli bir bölümünü İmralı sürecine ayıran Dervişoğlu, Abdullah Öcalan'ın adada yeni bir yere taşındığı yönünde bilgi aldıklarını söyledi. Söz konusu iddiaya ilişkin Adalet Bakanlığından açıklama yapılmadığını belirten Dervişoğlu, sürecin kamuoyundan gizli yürütüldüğünü savundu. İYİ Parti lideri, "Utanmazsanız İmralı'da grup toplantısı yapın demiştim. Utanmamışlar, meğer salonu çoktan hazırlamışlar, yanına bir de konut yapmışlar" ifadelerini kullandı. "DEVLET İÇİNDE DEVLET VAR" Türkiye'deki yönetim anlayışını eleştiren Dervişoğlu, "Bugün siyaset içinde bir siyaset vardır, yönetim içinde bir yönetim vardır. İktidar içinde bir iktidar, devlet içinde bir devlet vardır" dedi. Dervişoğlu, iktidara yakın kişilere ayrıcalık tanındığını iddia ederek kamu görevlilerinin hukuka ve topluma karşı hesap vermesi gerektiğini vurguladı. 7 KASIM'DA TRABZON'DA MİTİNG İYİ Parti lideri, konuşmasının sonunda 7 Kasım Cumartesi günü Trabzon'da miting düzenleyeceklerini duyurdu. Dervişoğlu ayrıca Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi kapsamında partisinin iklim değişikliğine ilişkin politikalarını içeren bir manifesto açıklayacağını belirtti. Cumhuriyet'te yer alan habere göre Dervişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: * Terörle müzakereye, teröristle mübadeleye karşı çıktık. Öyle olaylar yaşandı ki, siyasete ve siyasetçiye güven her geçen gün daha da aşağıya çekildi. Ve sonuçta Türk milleti, vekil tayin ettiği siyasete karşı hep tedirgin, hep endişeli hâle geldi. Bunu anlıyorum. Ve yıllardır da bu gerçeğin altını çiziyorum. Ancak bu ülkenin ilkeleriyle, ülküleriyle, değerleriyle yürüyenleri, bunca kötülüğün ortasında iyi kalabilenleri de var. Dün nerede durduysak bugün de aynı yerdeyiz. Türkiye ve Türk milleti söz konusu olunca ne bir adım geri durur ne de yolumuzdan şaşarız. * Her şeyi görüyor, biliyor, anlıyorum. Edebali’nin, Osman Bey’e nasihati kulaklarımda çınlıyor. Bundan sonra öfke başkalarına, hoşgörmek bana. Güceniklik başkalarına, gönül almak bana. Bölmek başkalarına, bütünlemek bana. Aziz milletim ve dava arkadaşlarım müsterih olsun. Biz var oldukça şu gerçek hep önümüzde duracak. 13 asra yakın bir zaman önce Orhun Vadisi'nde taşa bir hüküm kazındı. Bugün o hükmü bu kürsüden, aynı kararlılıkla tekrar ediyorum: Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, Türk milletinin ilini ve töresini kimse bozamaz. "HAKLARINIZI SON KURUŞUNA KARDAR SORACAĞIZ" * Geçen hafta, yeni emekli olmuş bir öğretmenle konuştum. Kırk yıl tahtaya ‘vatan’ yazmış, bu millete hayırlı evlatlar yetiştirmiş bir öğretmen. ‘İkramiyemi fona yatırdım. Devlet denetliyor dediler, güvendim’ dedi. Sonra gözlerimin içine baktı: ‘Devlet beni kimlerin eline bıraktı’ diye sordu. Arkadaşlar, ben o soruyu duyduğumda bir öğretmenin değil, bir neslin sesini duydum. Devletine güvenen, kuralına uyan, vergisini ödeyen, çocuğuna ‘dürüst ol, kazanırsın’ diye öğüt veren bir neslin sesini. Bu iktidar o nesle maalesef şunu empoze etti: Dürüst olan kaybeder, iktidara yakın olan kazanır. O öğretmene Gazi Meclis’in kürsüsünden cevap veriyorum: Seni de milyonlarca vatandaşımızı da kimseye bırakmayacağız. Haklarınızı son kuruşuna kadar soracağız.. "SİGORTA ŞİRKETLERİ KARŞILIK AYIRIYOR, EMEKLİLİK FONLARI SARSILIYOR" * Hala bir piyasa hareketi gibi davranmaya çalışıyorlar. Hala asrın yolsuzluğu olduğu gerçeğini perdelemeye çalışıyorlar. Hala bu sistemin, kurdukları yağma düzeninin ürünü olduğunu gizlemeye çalışıyorlar. Yangın sadece fonlarla sınırlı kalmadı. Borsada iki ayda 173 milyar dolar buharlaştı. Fabrikalarımızın değeri, işçimizin, esnafımızın emeği buharlaştı. Sigorta şirketleri karşılık ayırıyor, emeklilik fonları sarsılıyor. Bugün hepimiz bu yangının dumanında boğuluyoruz. Bize hâlâ 'bazı uygulamalarda hata edenler olacaktır' diyorlar. Hata mı? Hata bir kere olur. Yıllarca göz göre göre büyüyen şeyin adı hata değil, düzendir. Ve o düzenin mimarı da bekçisi de 25 yıllık Recep Tayyip Erdoğan iktidarıdır. Biz bu felaketi bugün keşfetmedik. 22 Ekim 2025’te, tam bir yıl önce, bu kürsüden 'Kamu gücünü kullanarak manipülasyon yapan her kim varsa hesap vermelidir' dedim. 12 Kasım 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı ile SPK Başkanı’nı adıyla uyardım: 'Bu suskunluk, suça verilmiş açık bir izindir' dedim. Kulaklarını tıkadılar. "BU PARALAR LÜTUF DEĞİLDİR" * SPK tehlikeyi görmezden geldi. Borsa İstanbul gözetim görevini yapmadı. BDDK sistemdeki riski seyretti. Takasbank koruma kalkanını indirdi. Ama biliyoruz ki hiçbir kurum, siyasi iradenin izni olmadan bu kadar uzun süre gözünü kapatamaz. Bürokrasi seyrettiyse, ona seyret diyen de bu iktidardır. Şimdi soruyorum: Fon fiyatları balon gibi şişerken SPK neredeydi? Offshore hesaplardan para yabancı yatırımcı kılığında ülkeye girerken MASAK neredeydi? Kendi genel başkan yardımcınızın adı karışırken, 'istifa etti, bitti' derken vicdanınız neredeydi? Meclis’te araştırma komisyonu istediğimizde 'hayır' diye kalkan o eller kimi koruyordu? İki aydır aklınız neredeydi? Gecikmiş gözaltılar için neyi beklediniz? Listelerden isim mi ayıklıyordunuz? Denetim dosyalarını açın. Hangi tarihte hangi risk tespit edildi? Rapor kimin önüne kondu? Hangi işlem yapıldı, yapılmadıysa kim engelledi? Her belgenin tarihini, her kararın imzasını bu millet görecek. * Cumhurbaşkanı Erdoğan kameraların karşısına geçti, 'Ekim’de 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacak' dedi. Ekim bitti. Verilen nedir? En fazla 250 bin lira, ortalama 124 bin lira. Devletin zirvesinden verilen söz, üç kuruşluk ödemelerle kuşa çevrildi. Kameraların önünde verilen söz, kameralar kapanınca unutuldu. Hayatı boyunca dişinden tırnağından artıran insanımız, kendi alın terinin peşinde dilenci durumuna düşürüldü. Bu para bir lütuf değildir; sizin göz yummanızla gasbedilen haktır. Bu hakkı teslim etmek de iktidarın namus borcudur. "FON VURGUNU BİR KAZANIN DEĞİL BİR ÇÖKÜŞÜN ADIDIR" * Fon vurgunu bir kazanın değil, bir çöküşün adıdır. Bu iktidar artık ekonomiyi yönetmiyor, ekonominin enkazını yönetiyor. Dişle tırnakla kurulan fabrikalarımız, işletmelerimiz bu kifayetsiz yönetimin altında gözümüzün önünde eriyor. İstanbul Ticaret Odası’nın kayıtlarına bakın: Üyelerinin önemli bir kısmı, aidatını ödeyemediği ya da faaliyetini durdurduğu için askıya alınmış. Oda aidatını ödeyemeyen esnaftan istihdamı nasıl sürdürmesini bekliyorsunuz? * Zeytinciden tırcıya, tekstilciden küçük imalatçıya kadar bütün sektörlerin nefesi tükenmek üzere. Geçen bir zeytinciden dinledim. 'Zeytin o kadar ucuzladı ki artık dalından toplamaya bile değmeyecek hale geldi. Tek tesellimiz, zeytinyağı fiyatlarındaki düşüş sonrası sahtesi bile aslından pahalıya mal olacağı için sahtekarlar üretmeye tenezzül etmez' dedi. Birileri fonlar üzerinden servet yaparken, bu ülkenin üreten insanı işte böyle bir yalnızlığa terk edildi. "YETİŞMİŞ GENÇLERİMİZ GELECEĞİNİ BAŞKA DİYARLARDA ARIYOR" * Geçen hafta biz söylemiştik. Bu hafta TÜSİAD Başkanı Ozan Diren de uyardı: Türkiye 'Made in Europe' düzenlemelerinin dışında kalırsa, otomotivden çeliğe, alüminyumdan bataryaya pazar kaybedecek, yatırım ve üretim zinciri bu ülkeden uzaklaşacak. Ekonomi yönetimi topu dış politikaya, dış politika da ekonomi yönetimine atarak bu tehlikeyi savuşturamaz. Fabrikamızı, pazarımızı kaybederken, evlatlarımızı da beyin göçüne kaybediyoruz. Yetişmiş gençlerimiz geleceğini başka diyarlarda arıyor. Evladını uğurlayan o anne babaların gözyaşı da bu iktidarın karnesinin mürekkebi oluyor. O gençler bu ülkeyi sevmedikleri için gitmiyor; bu ülkede emeğin, liyakatin, dürüstlüğün karşılık bulmadığını gördükleri için gidiyor. Gençlerimizi kovan bu ülke değil, bu iktidarın kurduğu liyakatsizlik ve yağma düzenidir. "CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ DEDİNİZ YAĞMA DÜZENİ KURDUNUZ" * Milletvekili arkadaşlarımız gece gündüz Plan Bütçe Komisyonu'nda mücadele ediyor. Komisyonda görüşülen 2027 bütçesindeki rakamlar çürümenin rakamları, Meclis'e getirilen bütçe çöküş bütçesidir. Sözü senet olmaktan çıkmış bir iktidarın bütçesi hükümsüzdür. Bu bütçe millete sefalet, bir avuç rantiyeye servet vaat ediyor. Fon mağdurunun parasını bulamayan, esnafın kredisini çeviremeyen, emeklinin maaşını açlık sınırının altında bırakan bir iktidar, milletin bütçesini yapacak itibara sahip değildir. 'Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi kuracağız' dediniz, yağma düzeni kurdunuz. Üretenin sırtına basılarak kurulan bu yağma düzeni, ilk sandıkta bu millet tarafından tarihe gömülecektir. "BİR MAHKUMUN NEREDE KALDIĞINI ULAKLARDAN ÖĞRENİYORSAK ORADA DEVLET ÇÜRÜMÜŞ DEMEKTİR" * Geçtiğimiz günlerde İmralı’daki terörist başının adada kendisi için yapılan yeni yerine taşındığını öğrendik. Bu haberi milletimize Adalet Bakanlığı vermedi. İmralı ulaklarından öğrendik. Bir mahkumun nerede kaldığını ulaklardan öğreniyorsak orada devlet çürümüş demektir. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış bir hükümlünün cezasını nasıl çekeceğini idare değil, kanun belirler. Kanunda dayanağı olmayan bir uygulamayı fiilen yaşama geçiren her kim olursa olsun bunun bedelini er veya geç ama mutlaka öder. * Hatırlayın bu kürsüden 'Utanmazsanız İmralı’da grup toplantısı yapın' demiştim. Utanmamışlar, meğer salonu çoktan hazırlamışlar, yanına bir de konut yapmışlar. Bu süreç başından beri milletten saklanarak yürütülüyor. Komisyon kapalı kapılar ardında toplanıyor, kararlar heyetlerin ağzından sızıyor, millete ise yalnızca olup biteni görüp kahretmek kalıyor. "BİZ TERÖRSÜZ TÜRKİYE'NİN NE OLDUĞUNU ŞEHİT VE GAZİLERİMİZDEN BİLİYORUZ" * Önce 'umut hakkı' dediler. Sonra 'Meclis’e gelsin, konuşsun' dediler. Sonra 'statü' dediler. Şimdi 'yeni yer' diyorlar. Her adımda bir kapı açılıyor, her kapıda millete 'bir şey değişmedi' deniyor. Adına 'Terörsüz Türkiye' dediler ama ortada terörsüz bir Türkiye yok, terörist başının siyasetin merkezine adım adım taşındığı onursuz bir pazarlık var. Biz Terörsüz Türkiye’nin ne olduğunu şehitlerimizden gazilerimizden biliyoruz. Şimdi bize terörist başı yeni yerine geçti diyorsunuz. Öyle mi?" Dervişoğlu, bir fotoğraf göstererek, "Bu fotoğrafa iyi bakın. Şehit öğretmen Neşe Alten ve babası, hala bu soğuk mezar taşının altında. Şehit öğretmen Aybüke Yalçın hala bu karanfillerin altında. Bunlarda sıvasız şehit evleri. Şehit evladı babasını özledikçe hala bu taşa sarılıyor. Şehitlerimizin anaları babaları hala bu sıvasız evlerde yaşam mücadelesi veriyor. Onların yeri aynı ama katilini müstakil bahçeli eve aldınız, öyle mi? Yer utanıyor, gök utanıyor, millet utanıyor ama siz zerre utanmıyorsunuz. Yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun. Şunu bilin ki az kaldı. Bu millet sizi sandığa, o teröristi de İmralı’ya gömecektir. Herkes bunu bilmeli" dedi.

İstanbul Başsavcılığı’ndan “fon soruşturması” açıklaması... Gerçeğe aykırı paylaşımlara soruşturma uyarısı Haber

İstanbul Başsavcılığı’ndan “fon soruşturması” açıklaması... Gerçeğe aykırı paylaşımlara soruşturma uyarısı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen “Fon Soruşturması” kapsamında bazı sosyal medya ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddialar ile kişi ve kurumlara yönelik dezenformasyonların yayıldığını bildirdi. Başsavcılık, gerçeğe aykırı bilgileri alenen paylaşanlar hakkında TCK’nın 217/A maddesi kapsamında adli işlem yapılacağını açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Fon Soruşturması” olarak bilinen soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturma kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlardan temin edilen bilgi, belge ve raporların incelenmesine titizlikle devam edildiği belirtildi. “GERÇEĞİ YANSITMAYAN İDDİALAR PAYLAŞILIYOR” Açıklamada, soruşturmanın içeriğine ilişkin bazı sosyal medya platformları ve dijital mecralarda gerçeği yansıtmayan iddiaların yanı sıra kişi ve kurumlara yönelik dezenformasyonların kamuoyuyla paylaşıldığının görüldüğü ifade edildi. Başsavcılık, bu tür paylaşımlara ilişkin hukuki sürecin işletileceğini duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gerçeğe aykırı bilgilerin alenen yayılmasının Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu kapsamında değerlendirileceğini bildirdi. Açıklamada, söz konusu paylaşımları yapan kişiler hakkında Başsavcılık tarafından resen gerekli adli işlemlerin tesis edileceği vurgulandı.

Kurtulmuş’tan fon krizi ve dokunulmazlık açıklaması: Yapanın yanına kâr kalmayacak! Haber

Kurtulmuş’tan fon krizi ve dokunulmazlık açıklaması: Yapanın yanına kâr kalmayacak!

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Borsa İstanbul’daki hareketler ve fon soruşturmasına ilişkin “kim haksız kazanç sağladıysa hesap sorulmalı” dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaret için gittiği Portekiz yolculuğunda uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, gündemdeki fon krizi ve Borsa İstanbul’daki hareketler hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, söz konusu olayın çok sayıda vatandaşı etkilediğini belirterek, “3-5 kuruş biriktirdikleri helal paralarından kazanç elde etmek için borsaya yatırım yapmışlar. Bunların paraları üzerinde kim spekülasyon yaptıysa, kim haksız kazanç sağladıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir” ifadelerini kullandı. “EKONOMİK GÜVENLİK MESELESİ” Yaşananların sadece bir yolsuzluk ya da spekülasyon meselesi olmadığını söyleyen Kurtulmuş, konunun aynı zamanda ekonomik güvenlik boyutu bulunduğunu vurguladı. İlgili bakanlığın zamanında tedbir aldığını belirten Kurtulmuş, ekonomik güvenlik konusunda yeni tartışmaların önüne geçecek bir sürecin yönetilmesi gerektiğini dile getirdi. Savcılık sürecine ilişkin de konuşan Kurtulmuş, soruşturmaların titizlikle ve kısa sürede tamamlanması gerektiğini ifade ederek, “Yapanın yanına kar kalmayacak bir kararlılıkla meselenin üstüne gidilecektir” dedi. “KİMSE MAĞDUR EDİLMEMELİ” Spot piyasadaki mağduriyetlere de değinen Kurtulmuş, fon dışındaki yatırımcıların da dikkate alınması gerektiğini söyledi. “Bunlar artık bütün teferruatıyla incelenmeli. Kimsenin mağdur edilmeyeceği tedbirler oluşturulmalıdır” diyen Kurtulmuş, Türkiye’deki borsa yapısının çok derin olmadığını ve en küçük dalgalanmanın dahi geniş etkiler yaratabileceğini kaydetti. Yerli ve yabancı yatırımcının güveninin zedelenmemesi gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, hukuki sürecin yanı sıra ekonomik güvenlik boyutunun da önemli olduğunu belirtti. DOKUNULMAZLIK SORUSUNA YANIT Bir soruya karşılık milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin sürecin belli olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, Meclis Başkanlığına bırakılmış bir inisiyatif bulunmadığını söyledi. Şu anda 1096 dokunulmazlık dosyasının Meclis’teki Karma Komisyon’da bulunduğunu belirten Kurtulmuş, gelen tezkerelerin usul gereği komisyona havale edildiğini ifade etti. Kurtulmuş ayrıca, hakkında konuşulan bazı isimlerle ilgili resmî bilgiye sahip olmadığını, kamuoyuna ve medyaya yansıyan bilgiler üzerinden değerlendirme yapabildiğini söyledi. Söz konusu dosyaların tamamının savcılık tarafından titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı.

Borsa soruşturması: Tera ve Pusula yöneticileri gözaltına alındı Haber

Borsa soruşturması: Tera ve Pusula yöneticileri gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturmasında Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding yöneticileri Emre Tezmen, Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturmada cumartesi günü 5 kişi daha gözaltına alındı. Son operasyonda Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve şirket yöneticileri Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında daha önce 4 kişi tutuklanmıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ayrıca 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını, şüphelilerin banka hesapları ve malvarlıkları hakkında da tedbir kararı alındığını açıklamıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 15 Eylül'de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklanmıştı. Daha sonra Info Yatırım ve Hedef Holding yöneticisi Namık Kemal Gökalp, Destek Yatırım Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova ve Tera Holding Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Bekci gözaltına alınmıştı. Söz konusu soruşturmanın yanı sıra sosyal medya üzerinden sermaye piyasalarını manipüle etmeye yönelik paylaşımlar yaptığı iddia edilen kişilere ilişkin de ayrı bir soruşturma yürütülüyor. Bu kapsamda 16 kişi tutuklandı. Ayrıca, “yatırımcılarda korku ve paniğe neden olabilecek” spekülatif içerikler paylaştığı öne sürülen 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Fon krizi Son dönemde bazı yatırım fonlarında yaşanan likidite ve kredi sorunları, yatırımcıların fonlardan çıkış taleplerini artırırken piyasalarda da sert dalgalanmalara yol açtı. Hisse değerlerinin yüksek gösterildiği bazı fonlarda satışların hızla artması, Borsa İstanbul endeksinde yüzde 6’ya varan düşüşe neden oldu. Bazı fonlar yatırımcılara ödeme yapamayacaklarını açıklarken, kamu kurumları ve denetleyici kuruluşlar da sürece müdahil oldu. Financial Times Türkiye’deki fon krizini yazdı: ‘Ponzi benzeri sistem’Türk piyasalarında fon skandalı: Tam olarak ne oldu ve şirketler neyle suçlanıyor? Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yaşanan gelişmelerin ardından 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunların sınırlı sayıdaki fonda yaşanan kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını belirterek piyasanın geneline yayılan sistemik bir risk bulunmadığını söyledi. Finansal İstikrar Komitesi de sorunların belirli bir fon segmentinde yoğunlaştığını ve finansal sistemin geneline yayılmadığını açıkladı. Şimşek cuma günü yaptığı açıklamada, “Sistemik risk yok, sorunlu fonları karantinaya aldık” dedi. Sorunlu fonların Türkiye’deki yatırım fonu sektörünün yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu belirten Şimşek, sektörün geri kalan yüzde 90’ının “sağlıklı şekilde çalışmaya devam ettiğini” söyledi. Financial Times’a konuşan RBC BlueBay gelişmekte olan piyasalar stratejisti Timothy Ash de mevcut durumda sorunun sistemik bir finansal krize dönüştüğünü düşünmediğini belirtti. Ash, Türk yetkililerin güçlü müdahaleyi sürdürmesi halinde krizin kontrol altında tutulabileceğini söyledi. Bununla birlikte, Türkiye hisse senedi piyasasının düzenleyici yapısında “kökten ve kapsamlı” bir reforma ihtiyaç olduğunu savundu.

ŞA-RA Enerji'ye halka arzda rekor ilgi Haber

ŞA-RA Enerji'ye halka arzda rekor ilgi

Enerji ve sanayi sektörünün küresel oyuncularından ŞA-RA Enerji’nin 8 Temmuz’da başlayan ve 3 gün süren talep toplama dönemine yatırımcılar yoğun ilgi gösterdi. İSTANBUL (İGFA) - ŞA-RA Enerji’nin Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. liderliğindeki konsorsiyum tarafından gerçekleştirilen halka arz sürecinde, 8-9-10 Temmuz’daki talep toplama dönemi başarıyla tamamlandı. Toplam 6,23 milyar TL ile 2026 yılı ilk 7 aylık dönemde gerçekleşen en yüksek halka arz büyüklüğünü oluşturan ŞA-RA Enerji’nin talep toplama sürecinde, tahsisatın 3,77 katı talep toplandı. Rekor büyüklüğüne karşın yoğun ilgi gören ŞA-RA Enerji talep toplama sürecinde, yüksek talepte bulunan yatırımcı grubunda tahsisatın 12,90 katı, yurt içi kurumsal yatırımcılarda tahsisatın 5,01 katı ve yurt dışı kurumsal yatırımcılarda ise tahsisatın 2,74 katı olarak gerçekleşen talepler dikkat çekti. 729 BİN 560 YATIRIMCIYA DAĞITIM GERÇEKLEŞTİ Böylece ŞA-RA Enerji 6,23 milyar TL halka arz büyüklüğüne sahip ve 89 milyon TL nominal değerli paylarının halka arzında; 728.823 adet yurt içi bireysel yatırımcıya, 344 adet yüksek talepte bulunan yatırımcıya, 115 adet yurt içi kurumsal yatırımcıya, 15 adet yurt dışı kurumsal yatırımcıya ve 263 adet grup çalışanına olmak üzere toplamda 729.560 yatırımcıya dağıtım gerçekleştirilmiş oldu. Dağıtıma esas tahsisat oranları ise; yurt içi bireysel yatırımcılar için %38, yüksek talepte bulunan yatırımcı grubu için %10, grup çalışanları yatırımcı grubu için %2, yurt içi kurumsal yatırımcılar için %25 ve yurt dışı kurumsal yatırımcılar için ise %25 olarak gerçekleşti. ŞA-RA Enerji hisseleri, 17 Temmuz’da düzenlenecek Gong Töreni ile birlikte ‘SARAE’ kodu ile Borsa İstanbul’da (BİST) işlem görmeye başlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.