Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Böbrek Yetmezliği

bursaarena.com.tr - Böbrek Yetmezliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Böbrek Yetmezliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aşırı sıcaklar kalbi vuruyor! Hipertansiyon hastalarına 10 kritik uyarı Haber

Aşırı sıcaklar kalbi vuruyor! Hipertansiyon hastalarına 10 kritik uyarı

Aşırı sıcak ve yüksek nem, sıvı-mineral kaybının yanı sıra damarlarda genişlemeye yol açarak kan basıncında ani düşüş ve dalgalanmalara neden olabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, hipertansiyon hastalarını yaz aylarında oluşabilecek ciddi sağlık risklerine karşı uyardı. İSTANBUL (İGFA) - Aşırı sıcaklar ve yüksek nem, özellikle kalp ve damar sağlığı açısından ciddi riskler oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, terlemeyle yaşanan sıvı ve mineral kaybının damarlarda genişlemeye neden olabileceğini, bunun da kan basıncında ani düşüşlere ve dalgalanmalara yol açabileceğini belirtti. Türkiye’de her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu ifade eden Gürbüz, henüz tanı almamış çok sayıda kişinin bulunduğuna dikkat çekti. Gürbüz, aşırı sıcaklarda tansiyon kontrolünün ihmal edilmesinin bayılma, ritim bozukluğu, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve felç gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. HİPERTANSİYON HASTALARINA 10 KRİTİK YAZ ÖNERİSİ 1. Su tüketimini artırın: Terlemeyle kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulması için susamayı beklemeden yeterli sıvı alınması öneriliyor. Uzman, genel olarak günlük 2,5-3 litre sıvı tüketilmesini, ancak kalp veya böbrek hastalığı bulunanların miktarı hekimlerine danışarak belirlemesini tavsiye ediyor. 2. İdrar söktürücü ilaçlara dikkat: Diüretik ilaçlar yaz aylarında terlemeyle birlikte aşırı sıvı ve tuz kaybına neden olabilir. İlaç dozlarının doktor kontrolü olmadan değiştirilmemesi, gerekli durumlarda hekim tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. 3. 11.00-16.00 saatleri arasında güneşten kaçının: Özellikle günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneşe maruz kalmanın tansiyon düşüklüğü ve sıcak çarpması riskini artırabileceği belirtiliyor. 4. Beslenmenizi hafifletin: Aşırı yağlı, kızartılmış ve tuzlu yiyecekler yerine sebze, meyve, zeytinyağlı yemekler ve hafif proteinlerden oluşan Akdeniz tipi beslenme öneriliyor. 5. Buz gibi duştan kaçının: Ani soğuk, damarlarda hızlı daralmaya ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Serinlemek için ılık duş tercih edilmesi tavsiye ediliyor. 6. Klima sıcaklığını aşırı düşürmeyin: Kavurucu sıcaktan çok soğuk ortamlara ani geçişlerin damar sistemini etkileyebileceğine dikkat çekilirken, klimanın yaklaşık 22-24 derece civarında tutulması öneriliyor. 7. Egzersizi serin saatlere taşıyın: Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktivitelerin sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz sırasında yeterli sıvı alınması gerekiyor. 8. Çay, kahve ve alkole dikkat: Fazla kafein ve alkol tüketiminin kalp hızını ve ritim bozukluğu riskini artırabileceği belirtiliyor. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda tüketimin sınırlandırılması öneriliyor. 9. Doğru kıyafet seçin: Vücudun ısı kaybını kolaylaştırmak için açık renkli, bol ve hava geçirgenliği yüksek pamuklu veya keten kıyafetlerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. 10. Tansiyonunuzu düzenli ölçün: Yaz aylarında “kendimi iyi hissediyorum” diyerek ölçümlerin ve doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Gürbüz, tansiyonda inatçı düşüklük veya yüksekliğin görülmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.

Uzmanlardan 'Hanta Virüs' uyarısı Haber

Uzmanlardan 'Hanta Virüs' uyarısı

Fitoterapi Uzmanı Dr. Lokman Kılıç, dünya genelinde ve zaman zaman ülkemizde gündeme gelen Hanta virüsü hakkında bilgilendirmelerde bulunarak, virüsün yayılma şekli, belirtileri ve korunma yolları konusunda vatandaşı uyardı. MARDİN (İGFA) - Fitoterapi Uzmanı Dr. Lokman Kılıç, yayımladığı bilgilendirici videoda hanta virüsünün klinik seyri, Türkiye’deki durumu ve korunma yöntemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Dr. Lokman Kılıç, Hanta virüsünün özellikle fare, sıçan ve yarasa gibi kemirgenlerin dışkı, idrar ve salyaları aracılığıyla çevreye yayıldığını belirtti. Virüsün insanlara genellikle bu atıkların kuruması sonucu oluşan tozların solunması veya doğrudan temasla geçtiğini vurgulayan Kılıç, "Sadece 'Andes' türü olarak bilinen ve Güney Amerika'da görülen tipin insandan insana bulaşma riski var; diğer türlerde temel kaynak kemirgenlerle olan temastır," dedi. Videodaki teknik ayrıntıları paylaşan Dr. Kılıç, virüsün etkilediği organlara göre iki ana tablo oluşturduğunu ifade etti. Asya ve Avrupa Tipi Renal Sendromunun böbrekleri etkilediğini anlatan Kılıç, ateş, düşük tansiyon, idrarda azalma ve ardından aşırı idrar çıkışı ile seyrettiğini smyledi. Türkiye ve bölgemizde genellikle bu tipin görüldüğünü belirten Kılıç, erken müdahale edilmezse böbrek yetmezliği ve diyaliz ihtiyacı doğabileceğini hatırlattı. Amerika Tipi Pulmoner Sendromunun ise doğrudan akciğerleri hedef aldığını dikkat çeken Kılıç, akciğer ödemi ve ağır solunum yetmezliği yapan bu türün ölüm oranının yüzde 30 ve 40 gibi çok yüksek seviyelerde olduğunu vurguladı. Türkiye’de ilk vakanın 2009 yılında Bartın’da, ardından 2010’da Giresun’da görüldüğünü anımsatan Dr. Kılıç, Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde yılda 10 ila 60 arasında vaka kaydedildiğini ancak ölüm oranlarının oldukça düşük (yılda 1-3 kişi) olduğunu söyledi. Dr. Kılıç, "Bölgemizde şu an için büyük bir risk yok ancak tedbiri elden bırakmamalıyız," mesajını verdi. "Normal Gripten Farkı Nedir?" Vatandaşların her gribi Hanta virüsü ile karıştırmaması gerektiğini belirten Dr. Lokman Kılıç, ayırt edici özellikleri şöyle sıraladı: "Hanta virüsünde yüksek ateşin yanında şiddetli kas ağrıları, gözlerde kızarıklık, yüz ve boyun bölgesinde döküntüler (peteşi) görülür. Laboratuvar tetkiklerinde ise normal gribin aksine kan pulcuklarının (trombosit) düşmesi ve beyaz kan hücrelerinin artması tipik bulgulardır." Korunma İçin "Çamaşır Suyu" ve "Doğru Temizlik" Vurgusu Dr. Kılıç, kemirgenlerin bulunduğu ortamların temizlenmesi konusunda hayati bir uyarıda bulundu: "Faresi veya kemirgeni bol olan yerleri temizlerken asla elektrik süpürgesi kullanmayın! Tozu havaya kaldırmak virüsü solumanıza neden olur. En doğrusu, 1-2 tatlı kaşığı çamaşır suyu karıştırılmış suyla yüzeyleri ıslatarak, toz kaldırmadan maske ve eldivenle temizlik yapmaktır." Hastalığın kuluçka süresinin 2 ile 4 hafta arasında olduğunu hatırlatan Dr. Kılıç, şüpheli temas sonrası ateş, kas ağrısı ve kusma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade ederek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.