Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Biyoçeşitlilik

bursaarena.com.tr - Biyoçeşitlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Biyoçeşitlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara'da doğaya 600 keklik ve bıldırcın Haber

Ankara'da doğaya 600 keklik ve bıldırcın

Ankara Büyükşehir Belediyesi, ekosistemin korunması, biyoçeşitliliğin artırılması ve zararlı haşerelerle biyolojik mücadeleye katkı sağlamak amacıyla 600 keklik ve bıldırcını doğaya saldı. ANKARA (İGFA) - Keklik ve bıldırcınlar, ATA Çiftliği, Atatürk Çocukları Doğal Yaşam Parkı, Mavi Göl, Göksu Parkı, Harikalar Diyarı ve Gençlik Parkı’nda doğayla buluşturuldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) doğal yaşamı ve ekositemi destkleyen çalışmalarını sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Veteriner İşleri Daire Başkanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında toplam 600 keklik ve bıldırcın, belirlenen park, rekreasyon alanı ve tarımsal alanlarda doğaya salındı. Çalışmayla tarımsal üretime katkı sağlanması, zararlı haşerelerle biyolojik mücadelenin desteklenmesi ve biyoçeşitliliğin artırılması hedefleniyor. TARIMSAL ALANLARDA BİYOLOJİK MÜCADELE Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, çalışmanın ekosisteme katkı sağlamasının yanı sıra tarımsal alanlarda da fayda sağlayacağını belirterek, “ATA Çiftliği’mizde Veteriner İşleri Daire Başkanlığı’mızla beraber ortak bir çalışma yürütüyoruz. Çalışmamızın amacı ekosisteme destek olmak. Halk sağlığına faydalı olmak amacıyla meyve bahçelerimizi, belirlediğimiz vişne, erik, dut bahçelerine hem hayvanların beslenebilmesi hem de park alanlarındaki zararlı böcekleri biyolojik yöntemle çözmesi için keklik ve bıldırcın salımı yapacağız. Yaklaşık 110 dekar bir meyve bahçemiz var. Bu meyve bahçelerimizde üst bölümlerde kalan vişne, erik ve kayısıları da bu hayvanlar tüketeceği için faydalı bir proje olduğunu düşünüyoruz” dedi. BİYOÇEŞİTLİLİK DESTEKLENECEK Veteriner İşleri Daire Başkanı Mustafa Şener ise keklik ve bıldırcın salımıyla hem tarımsal alanların desteklenmesinin hem de halk sağlığı açısından zararlı haşerelerle biyolojik mücadelenin güçlendirilmesinin amaçlandığını söyledi. Şener, “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, bu yıl ilk defa hem tarımın bir parçası olan ekosistemimizin parçası olan tarımsal alanlarımızda katkı sağlaması amacıyla hem de parklarımıza gelen vatandaşlarımızın halk sağlığının biyolojik yöntemlerle haşerelere karşı mücadele edilmesi amacıyla keklik, bıldırcın salımını gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmayla bahsettiğimiz gibi hem tarımsal alanlarda verimliliğe katkı sağlaması hem halk sağlığı anlamında biyolojik olarak haşerelerle mücadele etmesi ve parklarımızda rekreasyon alanlarımızda biyoçeşitliliğin de arttırılmasını amaçlıyoruz” diye konuştu.

Yeni keşfettiği çiçeğe eşinin adını koydu Haber

Yeni keşfettiği çiçeğe eşinin adını koydu

Osmaniye’nin Düldül Dağı’nda amatör botanikçi Mehmet Çelik tarafından keşfedilen ve bilim dünyasına kazandırılan yeni bitki türüne, kaşifinin eşi Sumru Çelik’e ithafen "Saxifraga sumruae" (Düldül Taşkıranı) adı verildi. Osmaniye'nin Düldül Dağı'nda doğasever Mehmet Çelik tarafından bulunan yeni bitki türü, Ege Üniversitesi (EÜ) Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile yürütülen çalışmalarla bilim dünyasına kazandırıldı. Yeni türe, Mehmet Çelik'in eşi Sumru Çelik'e ithafen 'Saxifraga sumruae' adı verildi. Türkiye'nin biyolojik çeşitlilik deposu olan Amanos Dağları’nın bir uzantısı niteliğindeki Düziçi Düldül Dağı, bilim dünyası için yepyeni bir bitki keşfine ev sahipliği yaptı. Amatör botanikçi, doğasever ve mali müşavir Mehmet Çelik'in doğada fark ettiği bu yeni tür, Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile ortaklaşa yürütülen bilimsel çalışmalar neticesinde literatürdeki yerini aldı. Keşfedilen yeni bitki türü, Mehmet Çelik'in eşi Sumru Çelik'e ithaf edilerek "Saxifraga sumruae" olarak isimlendirildi. Bitkinin Türkçe bilimsel adı ise yetiştiği coğrafyadan yola çıkılarak "Düldül Taşkıranı" oldu. Yeni türün keşif yolculuğuna dair detayları paylaşan Prof. Dr. Yıldırım, bitkinin Mehmet Çelik tarafından Düldül Dağı'nın oldukça sarp noktalarında, zirveye yakın 1800 ila 2200 metre yüksekliklerdeki kalker kayalıklarda tespit edilen bir taşkıran cinsi olduğunu belirtti. Taşkıranların dünya genelinde yaklaşık 480-500 tür olarak yayılış gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Yıldırım, "Ülkemizde yaklaşık olarak 23 türü vardı, bu türle beraber sayısı 24'e çıktı. Düldül Taşkıranı ile beraber bunlardan 5 tanesi ülkemize endemik olan bitkiler olarak listeye girdi. Düldül Dağı, biyoçeşitlilik açısından çok önemli bir nokta. Üzerinde barındırdığı onlarca endemik bitki türü bulunmaktadır. Bunlardan 7 tane endemik ise dünyada sadece Düldül Dağı'nda yayılışı olan nokta endemikleridir. Düldül Taşkıranı'nın keşfi ile Düldül Dağı'na has endemik sayısı 8 oldu. Bu 8 endemiğin hemen hepsi dağın zirvesinde" diye konuştu. Son yıllarda zirveye yakın habitatların bulunduğu bölgede teleferik çalışmaları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yıldırım, "Teleferik çalışmaları esnasında bu habitatlar çok ciddi zarar görmekte. Bu bitkinin tür kök sayısına baktığımızda 250 kadar bireye rastladık. Burada küçük bir alanda bile yapılan bir tahribat bitki de çok önemli bir sıkıntıya neden olabilecek düzeydedir. Bu anlamda teleferik çalışmaları esnasında çalışmayı üstleniciler, yerel yönetim ve milli parklar açısından bu dağa has olan 8 endemik türle beraber koruma altına alınması oldukça önemli. Çünkü tehlike altında olan bir bitki. 250 köke sahip olması ve sadece dağın zirvesinde bulunması, bir de insan tehdidinin bulunması bitkinin her an neslinin tükenebileceğini göstermektedir. Küresel iklim krizi de özellikle yüksek dağdaki bu bitkilerin popülasyonları üzerine çok ciddi etkiler göstermekte. Zaten küresel ısınma tehdidi varken bir yandan da teleferik nedeniyle habitatlarının bozulması ciddi anlamda bitkinin neslini tehlike altında bırakıyor" şeklinde konuştu. Mehmet Çelik de Düldül Dağı'nın zirvesinde büyüyen 'Saxifraga'yı ilk defa 2019'da gördüğünü söyleyerek, "Uzun süre araştırdıktan sonra Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile yeni bir tür olarak kazandırdık. Bitki sarp kayalıkların çatlaklarında yetişiyor, Türkçe adı Taşkıran. Çalışmalar sonucunda bitkiye eşime ithafen 'Saxifraga sumruae' adını verdik" diye konuştu. Ulaşılması ve görülmesi zor ama görülmeye değer bir bitki

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.