Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

bursaarena.com.tr - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küresel Bilim Kurulu, yapay zekânın tehlikelerini doğruladı Haber

Küresel Bilim Kurulu, yapay zekânın tehlikelerini doğruladı

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı bağımsız bir bilimsel komite, OpenAI şirketine ait yapay zekâ "ajanlarının" Hugging Face sistemlerine sızmasını ve ardından yaşanan benzer vakaları, insanlığın bu tür gelişmiş teknolojileri kontrol altında tutma konusunda yetersiz kaldığının kanıtı olarak değerlendirdi. Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, yapay zekânın getirdiği risklere yönelik artan uyarıları reddetmesine rağmen, "süper yapay zekâ" için bir koordinatör (çar) atamaya hazır olduğunu belirtti. Dünyanın farklı bölgelerinden 40 bağımsız uzmandan oluşan Uluslararası Bağımsız Yapay Zekâ Bilimsel Komisyonu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun New York’ta düzenlenecek 81. dönem yıllık üst düzey toplantıları öncesinde, dün ilk raporunu yayımladı. “Yapay zekâ ajanları, uyumsuzluk ve insan kontrolünü kaybetme riski” başlıklı raporun eş başkanı ve prestijli Turing Ödülü sahibi Yoshua Bengio, “Araştırmacılar uzun süredir kontrolün kaybedilmesine yol açabilecek üç koşula dikkat çekiyor: hedefin yanlış belirlenmesi, bu hedefi takip etme kapasitesi ve buna izin veren bir ortam” dedi. Bengio, “Bu yaz, bu üç koşul laboratuvarda değil, gerçek sistemde bir araya geldi” ifadelerini kullandı. Komisyon, buradan çıkarılacak açık dersin temel siber güvenlik uygulamalarının göz ardı edildiği ve güvenlik önlemlerinin teknolojinin yeteneklerine ayak uyduramadığı olduğunu belirtti. Yapay zekâ ajanlarına daha geniş yetkiler verilmesi, onların davranışlarının ve kararlarının açıklanabilmesini gerektiriyor. (Getty Images) Raporda ikinci endişe kaynağının “daha tehlikeli” olduğu belirtildi. Buna göre mevcut eğitim yöntemleri, yapay zekâ “ajanlarını” kendi hedeflerini benimsemeye, güvenlik talimatlarını kasıtlı olarak ihlal etmeye ve gerçekleştirdikleri eylemleri gizlemeye yöneltebilir. Bu durum, “ajanların” güvenlik önlemlerini anlayıp bunlara karşı plan yapabilecek seviyeye gelmesi halinde, bugün tasarlanan güvenlik mekanizmalarının işe yarayıp yaramayacağı konusunda soru işaretleri oluşturuyor. Raporda, “geleneksel koruma modeli çözülmeye başlıyor” değerlendirmesine yer verildi. Komisyon, raporun kontrolün geniş çapta kaybedileceğini öngörmediğini ve mevcut belirsizliği bu sistemlerin kontrol edilebilir kalacağının kanıtı olarak da değerlendirmediğini vurguladı. Raporda ayrıca yönetişim alanındaki zorluğun yapay zekâ modellerinden yapay zekâ ajanlarına doğru kaydığı belirtildi. Yapay zekâ mühendisliği ve güvenliği uzmanı, komisyon üyesi Qinghua Lu, yüksek riskli diğer sektörlerde kullanılan uygulamalara işaret ederek, “Havacılık, tıp ve siber güvenlik; olayların raporlanması, bağımsız denetim ve çok katmanlı güvenlik önlemleri yoluyla yüksek riskli sistemleri yönetmeyi öğrendi” dedi. Lu, ancak yapay zekâ ajanlarının daha yetenekli ve özerk hale gelmesi ve izlenmelerinin zorlaşması durumunda bu uygulamaların yeterli olmayabileceğini belirtti. Rapor, Washington’da siyasi atmosferin tamamen farklı bir seyir izlediği dönemde yayımlandı. ABD Başkanı Trump, sosyal medya platformları üzerinden yaptığı açıklamada bir “yapay zekâ gücü” oluşturmayı ve bunun başına bir “çar” atamayı planladığını duyurdu. Bu açıklama, Trump’ın kısa süre önce sektörün yeni güvenlik sınırlarına ihtiyacı olmadığı yönündeki ısrarından dikkat çekici bir dönüşe işaret ediyor. Trump, söz konusu gücü ilk başkanlık döneminde kurduğu Uzay Gücü’ne benzer şekilde oluşturacağını söyledi. Trump ayrıntı vermedi ve “çar” pozisyonu için herhangi bir isim açıklamadı. Ancak göreve “yalnızca yüksek zekâya sahip kişilerin” başvurması gerektiğini belirtti. Açıklamalar, Trump’ın yapay zekânın risklerine ilişkin şüphelerinin değişmediğini ortaya koydu. Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten aktardığı habere göre Trump, teknolojinin insanlık açısından risk oluşturabileceğine yönelik endişeleri “aldatmaca” olarak nitelendirdi ve bu uyarıları iklim değişikliği konusundaki aldatmacılıkla ve kendisinin görevden azledilmesine yönelik girişimlere yol açan skandallarla kıyasladı. Trump, bu tür endişelerin sorumluluğunu “radikal solcu Demokratlara” yükleyerek, yapay zekâ ve veri merkezlerinin geliştirilmesine karşı “hastalıklı bir komplo” bulunduğunu öne sürdü. Trump, yönetiminin sektörü destekleyeceğini belirterek, “Büyümesini hiçbir şekilde engellemeyecek veya boğmayacağız” dedi; bunun yerine sektöre “değer vereceklerini, yardımcı olacaklarını ve izleyeceklerini” ifade etti. Trump ayrıca yapay zekânın adının “süper zekâ”, “aşırı zekâ” veya “üstün istihbarat” olarak değiştirilmesini de gündeme getirdi. Bunun yanı sıra bir “yapay zekâ gücü” kuracağını ve “yapay zekâ çarı” atayacağını açıkladı. Trump’ın sözünü ettiği görev ise aylardır boş durumda. Trump, Aralık 2024’te David Sacks’ı “Beyaz Saray Yapay Zekâ ve Kripto Çarı” olarak atamıştı. Ancak Sacks daha sonra bu görevden ayrıldı.

27 Eylül Azerbaycan Anım Günü: 44 günlük Vatan Muharebesi "Qarabağ Azərbaycan'dır!” Haber

27 Eylül Azerbaycan Anım Günü: 44 günlük Vatan Muharebesi "Qarabağ Azərbaycan'dır!”

Azerbaycan’ın, Ermenistan ordusunun sivil yerleşimlere yönelik saldırıları üzerine 27 Eylül 2020'de tarihinde başlattığı ve zaferle sonuçlanan operasyonun üzerinden 6 yıl geçti. Ermenistan'ın işgali altındaki topraklarını kurtarmak amacıyla başlattığı ve zaferle sonuçlandırdığı Karabağ Savaşı 6 yıl önce bugün, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. ERMENİSTAN’IN MÜSLÜMAN TÜRK AHALİSİ, BASKI VE ŞİDDETLE VATANLARINDAN KOPARILDI 1980’lerin ortalarında Sovyetler Birliği’nde başlatılan perestroyka ve glasnost politikalarını fırsat bilen Ermeniler, Azerbaycan’a karşı eski iddialarını öne sürerek Dağlık Karabağ Özerk Vilayeti’nin Ermenistan’a katılması talebini gündeme getirdi. Kısa süre sonra bunun yanlış bir karar olduğunu fark ederek taktik değiştiren Ermeniler, Dağlık Karabağ Ermenilerinin kendi kaderini tayin hakkını gündeme getirerek bağımsızlık talebinde bulundular. Bu gelişmeler sonucunda meydana gelen uyuşmazlıklar zamanla, Moskova yönetiminin doğrudan ve dolaylı desteği ile derinleşti. 1980’lerin sonlarına gelindiğinde Ermenistan Cumhuriyeti’nin Müslüman Türk ahalisi, büyük baskı ve şiddet altında yurtlarından edildi. 1980’Lİ YILLARIN SONUNDA KARABAĞ’DA GERİLİM TIRMANDI Öte yandan 1989’da Sovyetler Birliği, Karabağ yönetiminin, bölgede yaşayan Ermenilerin haklarının korunması mukabilinde Azerbaycan'a verilmesine dair yaklaşımını ortaya koydu. Bu şekilde, Karabağ'ın adeta bir Azerbaycan toprağı oluşunu da onaylanmıştı. Bu gelişme Ermeni çevrelerinin tepkisine yol açarken, süreç 1 Aralık 1989’da Karabağ’ın işgaline yönelik karar alınmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Bunun üzerine Azerbaycan Sovyet yönetimi, Ermenilerin aldığı bu kararı kınayarak Karabağ’ı yönetmek üzere bir teşkilat komitesi kurdu. SOVYETLERİN DAĞILMA SÜRECİNDE SÖZDE “ARTSAK ERMENİ HALK CUMHURİYETİ” İLAN EDİLDİ Yaşanan gelişmeler sorunu tırmandırmaya devam ederken bölge 2 Ocak 1990'da Ermenilerin saldırısına uğradı. Bunun sonucunda Azerbaycan'da, hem Moskova yönetimine hem de Azerbaycan yönetimine karşı protesto gösterileri arttı. 1991 yılında ise Sovyetlerin dağılma sürecine girmesi ile Karabağ sorunu, yeni bir boyuta ulaştı. Azerbaycan’ın 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Karabağ Ermenilerinin de sözde “Artsak Ermeni Halk Cumhuriyeti”ni ilan etmeleri ise bölgedeki gerilim tırmandı. ERMENİLERİN AZERBAYCAN ŞEHİRLERİNDEN ÇEKİLMESİ GÖRÜŞÜLÜRKEN ERMENİLERİN ADI ANILMADI Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ermenistan, Rusya ve diğer devletler, 20 Şubat 1993’te Roma’da Minsk Konferansı Başkanı Mario Rafaelli ile bir araya gelerek görüşmeye başladı. Bu görüşmeler yaşanırken Ermenistan, Kelbecer’e saldırı başlattı. 30 Nisan 1993 tarihinde yaşanan bu olay nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM), Kelbecer’in Ermeni işgali altında olduğunu görüşerek Kelbecer ve diğer Azerbaycan şehirlerinden Ermeni işgalci güçlerinin derhâl çekilmesi kararını ilan etti. Buna karşın, işgalci Ermeni güçlerinin adı bu kararda zikredilmedi. ERMENİSTAN, KARABAĞ’I 30 YILDIR İŞGALİ ALTINDA TUTTU VE SALDIRGAN POLİTİKALARINI SÜRDÜRDÜ Ermenistan'ın 1990’lı yılların başında başlattığı işgal, yaklaşık 30 yıl devam etti. Birinci Karabağ Savaşı’nın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen BM Güvenlik Konseyi ve sorunun çözümü için kurulan Minsk Grubu ise işlevsiz kaldı. Azerbaycan, 2010’da kabul ettiği askerî doktrin çerçevesinde Karabağ sorununun çözüme kavuşması için siyasi, diplomatik ve askerî her türlü seçeneğe başvuracağını ilan etti ve iki ülke arasındaki ufak çaplı çatışmalar hâlâ yaşanmaya devam etti. Rusya karşıtı söylemleri ile bilinen Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın 2018 yılında iktidara gelmesi ile bölgede değişim yaşanabileceği öne sürülmesine rağmen Ermenistan, Azerbaycan’a yönelik provokatif ve saldırgan bir politika takip edildi. Ermenistan’ın, 27 Eylül 2020 tarihinde işgal ettiği toprakları genişletmek için yeni bir saldırı başlatmasının sonucu Azerbaycan, bu saldırıya karşılık verdi. Bunun üzerine 44 gün devam edecek İkinci Karabağ Savaşı yaşandı. AZERBAYCAN, 5 ŞEHİR, 4 KASABA VE 286 KÖYÜ KURTARDI 44 günlük Vatan Muharebesi’nde Azerbaycan güçlerinin Şuşa'yı 8 Kasım’da başarılı bir şekilde ele geçirmesi ise savaşın dönüm noktası oldu. Ertesi gün 70’in üzerinde köy daha işgalden kurtarılırken Ermenistan, bir gün sonra kendi açtığı savaştan yenik çıktı ve Azerbaycan’la barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı. Öte yandan 10 Kasım’da Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya, çatışma bölgesinde tüm askerî operasyonların tamamen durdurulmasına ilişkin beyanat imzaladı. Bu beyanat doğrultusunda 20 Kasım’da Ağdam, 25 Kasım’da Kelbecer, 1 Aralık’ta ise Laçin vilayetleri bir tek şehit verilmeden kurtarıldı. Şuşa’da elde edilen zafer, aynı zamanda daha fazla toprak kazanımının yolunu açarak Azerbaycan’ın 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köy üzerindeki kontrolü geri almayı başarmasını sağladı. Ermenistan’ın ateşkes ihlalleri nedeniyle 19 Eylül 2023 tarihinde başlatılan ve zaferler sonuçlanan "Antiterör Operasyonu"ndan sonra ise Azerbaycan, bölgenin toprak haritasını yeniden şekillendirerek konumunu sağlamlaştırdı.

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi Haber

Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açma teklifini reddetti; saldırıların yeniden başlaması ihtimalini güçlendirdi

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı 7 gün içinde yeniden açma teklifini reddetti. Trump, ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlayabileceği mesajını verdi. Küresel petrol arzı açısından hayati öneme sahip su yolu, yaklaşık 7 aydır devam eden ABD-İran çatışmasında kilit bir başlık olmayı sürdürüyor. Çatışma, taraflar arasında müzakerelerin çıkmaza girmesiyle yeni bir aşamaya taşınmış durumda. Ancak bu hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları sırasında arabulucuların yürüttüğü yeni girişimler, anlaşmaya varılması yönünde ilerleme kaydedilebileceğine ilişkin bazı olumlu beklentiler oluşturdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün New York’ta Birleşmiş Milletler merkezinde yaptığı açıklamada, “İran, Katar aracılığıyla ABD’ye 7 günlük somut bir plan iletti. Gerekli şartların yerine getirilmesi halinde boğaz yeniden açılabilir ve geçiş trafiği yedi gün içinde normale dönebilir” dedi. Arakçi, “Artık karar ABD’nin. İran baskıyı, tehdidi veya yıldırmayı kabul etmiyor ve baskı altında egemenlik haklarından vazgeçmeyecek” ifadelerini kullandı. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal’den aktardığına göre Arakçi’nin açıklamasından saatler sonra konuya vakıf ABD’li yetkililer, Trump’ın İran’ın teklifini reddettiğini bildirdi. Gazetenin haberinde, 80 yaşındaki Trump’ın Tahran’ın taleplerini karşılayabileceğinden şüphe duyduğu ve kasım ayında yapılması planlanan ara seçimlerin ardından bombardıman harekâtının yeniden başlamasını olası gördüğü belirtildi. Trump dün akşam Truth Social platformunda, Hürmüz Boğazı’nın daire içine alındığı bir haritanın fotoğrafını paylaşarak üzerine “Trump Boğazı” ifadesini yazdı. Medya kuruluşlarının daha önce yayımladığı haberlerde ise yeni planın, Lübnan da dahil olmak üzere Ortadoğu’daki bütün çatışmaların yedi gün süreyle durdurulmasını öngördüğü belirtilmişti.

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız Haber

Erdoğan: İşgalci siyonistin maskesini indirmekte kararlıyız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu'na katılarak bir konuşma yaptı. Konuşmasında, gücü gücü yetene düzeninin ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurduğuna dikkat çekerek, BM 81. Genel Kurulu’nda Birleşmiş Milletler 81 Genel Kurulu’na hitabında bu soruna özellikle dikkat çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin'den, Yemen’e, Sudan'dan Somali’ye, Arakan'dan İran’a içerisinde özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiğini kaydetti. “Gazze’de Lübnan’da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik” sözleriyle devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, masum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim şimdi bir kez daha söylüyorum; kendini seçilmiş zanneden, tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız."

Kılıçdaroğlu’ndan Netanyahu’ya tepki! BM kürsüsü katliamların meşrulaştırılacağı alan değildir Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Netanyahu’ya tepki! BM kürsüsü katliamların meşrulaştırılacağı alan değildir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun BM’deki konuşmasına sert sözlerle karşılık vererek Filistin’e destek mesajı verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, BM kürsüsünün katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan olmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, Netanyahu’nun Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan ve 70 binden fazla masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya çalışan sözlerini sert ifadelerle eleştirdi. Türkiye başta olmak üzere kendisini protesto eden ülke temsilcilerini hedef alan dili ise “küstah” olarak nitelendirdi. “SALONU TERK EDEN HEYETLER TARİHİ BİR TEPKİ GÖSTERDİ” Türkiye’nin de aralarında bulunduğu diplomatik heyetlerin salonu terk etmesini tarihî bir yanıt olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, bu tavrın uluslararası hukuku ve insanlık onurunu hiçe sayan anlayışa karşı önemli bir mesaj verdiğini söyledi. Netanyahu’nun boş kalan salona konuştuğunu belirten Kılıçdaroğlu, “İnsanlık vicdanında zaten mahkûm olmuştur” ifadelerini kullandı. “FİLİSTİN HALKININ YANINDAYIZ” Açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milletinin BM kürsüsünden bir savaş suçlusu tarafından hedef alınmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin dış politikadaki temel ilkesinin “Yurtta barış, dünyada barış” olduğunu hatırlattı. CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisi olarak ezilen Filistin halkının, barışın ve adaletin yanında olduklarını belirterek, kalıcı çözümün 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti ve iki devletli çözümle sağlanabileceğini ifade etti. “FİLİSTİN HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Açıklamasını, “Filistin halkı yalnız değildir” sözleriyle tamamlayan Kılıçdaroğlu, katliamların failleri ile sessiz kalanların bir gün uluslararası adalet önünde hesap vereceğini söyledi. Birleşmiş Milletler kürsüsü, katliamların ve savaş politikalarının meşrulaştırılacağı bir alan değildir! İsrail Başbakanı Netanyahu’nun BM 81. Genel Kurulu’nda; Gazze’de yaşanan ağır insani tabloyu yok sayan, 70 binin üzerinde masum insanın hayatını kaybettiği yıkımı aklamaya… — Kemal Kılıçdaroğlu (@kilicdarogluk) September 25, 2026

Afrikalı lider BM'de isyan etti: "Yardım istemiyoruz" Haber

Afrikalı lider BM'de isyan etti: "Yardım istemiyoruz"

Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, BM 81. Genel Kurulu'nda Afrika'nın yardıma değil adil ortaklığa ihtiyacı olduğunu vurgulayarak Filistin Devleti'ne desteklerinin süreceğini bildirdi. EŞİT ORTAKLIK İSTEDİ Mahama, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap ederek Afrika'nın kalkınmasının finansmanında temel değişime ihtiyaç duyulduğunu ve kıtanın adil ortaklıklara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Sorunların kısa vadeli yardımlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Mahama, "Yenilik talep ediyoruz. Gelişmekte olan ekonomilerin beşerî sermayeye, sanayileşmeye ve iklim değişikliğine uyuma yatırım yapmasını sağlayacak uzun vadeli, uygun maliyetli, erişilebilir imtiyazlı finansmana ihtiyacımız var" dedi. Afrika'nın eşit bir ortak olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Mahama, "Afrika yardım istemiyor, karşılıklı saygıya dayalı eşit ortaklık istiyor" şeklinde konuştu. Doğal kaynakları, demografik yapısı, dünyanın en genç nüfusu ve en geniş tarım arazileriyle kıtanın küresel problemlerin çözümünde önemli bir ortak hâline geldiğini kaydetti. GANA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME VE FİLİSTİN'E DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK Sözlerinin devamında Gazze'ye değinen Mahama, uluslararası toplumun çatışmanın insani sonuçlarıyla yüzleşmesi ve sivillerin yaşadığı acıların diplomatik ifadelerle gölgelenmemesi gerektiğini söyledi. Yaşanan krizi eleştiren Mahama, "Bu güvenilirlik krizinin hiçbir yerde Gazze'de, Batı Şeria'da ve işgal altındaki topraklarda Filistin halkının devam eden zulme maruz kalmasından daha acı bir örneği yok. Uluslararası toplum, daha kaç sivilin hayatını kaybetmesinin ardından 'kararlı ahlaki otoritesini' kullanacak?" ifadelerini kullandı. Gazze'de binlerce çocuğun öldürüldüğünü belirten Mahama; toplu cezalandırma, zorla aç bırakma ve kitlesel yerinden etmenin uluslararası hukukun açık ihlalleri olduğunu vurguladı. Gana'nın Filistin Devleti'nin tanınmasına yönelik desteğini sürdüreceğini duyuran Mahama, İsrail ile Filistin'in barış ve güvenlik içinde bir arada yaşayabileceği, sınırların güvence altına alındığı müzakere edilmiş 2 devletli çözümü desteklediklerini aktardı.

Guterres: İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan küresel yönetim sistemi reform gerektiriyor. Haber

Guterres: İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan küresel yönetim sistemi reform gerektiriyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Kurulu'nun 81. oturumunun Genel Görüşmelerinin başlangıcında, dünya örgütünün çalışmaları hakkındaki raporunu sundu ve günümüz dünyasındaki fay hatlarının genişlediğini ve sorunları çözmek için dünyanın "karşılıklı bağımlılık" içinde birlikte çalışması gerektiğini vurguladı. "Dünyamızdaki fay hatları genişliyor," diye uyardı Guterres, görev süresi yıl sonunda sona ereceği için görevinden ayrılacak. "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan küresel yönetim sistemi, günümüzdeki güç dengesini artık yansıtmıyor ve reform gerektiriyor," dedi. Guterres, süper güçlerin gücünün de sınırları olduğunu ve askeri gücün tek başına barışı sağlayamayacağını belirtti. Jeopolitik çatışmaları, iklim krizini ve yapay zekanın hızlı gelişimini başlıca sorunlar olarak gösterdi. Dünyanın parçalanmaya ve güvensizliğe doğru kaymasına izin vermek yerine, Guterres "karşılıklı bağımlılığa dayalı ve yoğun bir ekonomik, politik, sosyal ve teknolojik bağlantılar ağıyla desteklenen bir dünya" çağrısında bulundu. Afrika, Güvenlik Konseyi'nde en az bir sandalye sahibi olmalıdır. Guterres, Afrika'ya BM Güvenlik Konseyi'nde en az bir sandalye verilmesi çağrısında bulundu. "21. yüzyılda Afrika'dan daimi üyeliğe sahip olmayan bir Güvenlik Konseyi adaletsiz ve savunulamaz," dedi. Daimi üyeleri Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri olan Güvenlik Konseyi, uzun zamandır II. Dünya Savaşı'nın sonunda Afrika'nın büyük bir bölümünün hâlâ sömürge yönetimi altında olduğu gerçeğini yansıttığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu kurulun on geçici üyesi bölgesel bazda seçilir, ancak beş daimi üyenin aksine veto hakları yoktur. Afrika Birliği uzun zamandır kıtanın Konsey'de iki daimi temsilciye sahip olmasını ve eksik olan iki temsilci için de ek iki sandalye verilmesini savunmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunun genel görüşmeleri bugün başladı ve 28 Eylül'e kadar sürecek. Dünya liderleri, "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkese Hizmet Eden Birleşmiş Milletler" teması altında küresel zorlukları ve öncelikleri ele alacaklar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’ye gidiyor... Vekalet Cevdet Yılmaz'da Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’ye gidiyor... Vekalet Cevdet Yılmaz'da

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20-23 Eylül tarihlerindeki ABD ziyareti Resmî Gazete’de duyuruldu; görev süresince Cumhurbaşkanlığına Cevdet Yılmaz vekalet edecek. İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklama ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu genel görüşmelerine katılmak üzere 20-23 Eylül 2026 tarihlerinde ABD’ye ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı. Açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güveni yeniden inşa etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler” temasıyla düzenlenecek Genel Kurul’un ilk günü olan 22 Eylül’de hitapta bulunacak. BM GENEL SEKRETERİ VE LİDERLERLE GÖRÜŞECEK Ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, BM Genel Sekreteri ile birlikte çeşitli ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarıyla da ikili görüşmeler yapması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ayrıca ABD’de yaşayan vatandaş temsilcileri, Türk-Amerikan iş çevreleri ve düşünce kuruluşu temsilcilerinin katıldığı programlara da iştirak edeceği belirtildi. VEKÂLET TEZKERESİ RESMÎ GAZETE’DE Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurt dışında bulunacağı süre boyunca Cumhurbaşkanlığına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın vekalet edeceğine ilişkin “Vekâlet Etmeye Dair Tezkere” de bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.