Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Binyamin Netanyahu

bursaarena.com.tr - Binyamin Netanyahu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Binyamin Netanyahu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'tan Netanyahu'ya 'gözdağı': 'İran'a karşı tek başına kalırsın'... Haber

Trump'tan Netanyahu'ya 'gözdağı': 'İran'a karşı tek başına kalırsın'...

ABD ile İsrail arasındaki İran çatlağı büyüyor. Trump, son yaşanan çatışmalardan sonra Netanyahu’ya 'Yalnız kalırsın' uyarısı yaptığını iddia etti. İsrail basını, 'ABD olmadan birkaç hafta bile dayanamayız.' diye yazarken Başkan Yardımcısı Vance ise 'çıkarlarımız her zaman uyuşmuyor.' dedi. Washington yönetimi, Tel Aviv ile İran konusunda görüş ayrılıkları yaşadığını gizlemiyor. İsrail'in geçen pazar günü Lübnan'ın başkenti Beyrut'a saldırı düzenlemesiyle ateşkes dengesi bozulmuş, İsrail ile İran yaklaşık 16 saat boyunca karşılıklı saldırılarda bulunmuştu. ABD yönetimi artan iç baskı, kontrolsüzce yükselen enerji fiyatları, yaklaşan kritik ara seçimler nedeniyle savaşı bir an önce noktalandırmak isterken İsrail, İran'a karşı hiçbir hedefe ulaşılamadığının farkında. Bu ortamda ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Kanal 12 televizyonuna Başbakan Binyamin Netanyahu ile İran'la yaşanan son gerilime ilişkin yaptığı telefon görüşmesini anlattı. 'DİKKATLİ OL BİBİ' Aydınlık'tan Yiğit Saner'in haberine göre, Netanyahu'dan İran'a karşılık vermemesini talep ettiğini açıkça söyleyen Trump, şunları kaydetti: “Bibi'ye ne yapacağı konusunda çok dikkatli olması gerektiğini, aksi takdirde çok yakın bir zamanda İran karşısında tek başına kalabileceğini söyledim.” Pazartesi günü İsrail'in Maariv gazetesi, Netanyahu'yu önce Beyrut'a sonra İran'a saldırı düzenleyerek Trump'ın sözünden çıktığı için eleştirmiş, ABD'ye en çok ihtiyaç duydukları dönemle Tel Aviv ile Washington'un arasını açmakla suçlamıştı. Gazete şu notu düşmüştü: “ABD olmadan büyük bir savaşa birkaç hafta bile dayanamayız.” 'SON DAKİKADA HABERDAR OLDUM' Trump, pazar gecesi kamuoyuna yaptığı açıklamada da Netanyahu'nun misilleme yapmayacağını ve “kararlarına uyacağını” iddia etmiş ancak “Bibi” kendisine kulak asmayarak İran'a saldırı başlatmıştı. ABD Başkanı, Kanal 12'ye verdiği demeçte İsrail'in İran'a yönelik saldırılarından “son dakikada” haberdar edildiğini vurgulayarak buna rağmen saldırının kapsamını sınırlandırmayı başardığını öne sürdü. Trump ayrıca Netanyahu'yu saldırıları durdurma konusunda ikna ettiğini de savundu. ATEŞKES KIRILGANLIĞINI KORUYOR Pazartesi öğleden sonra her iki taraf da saldırıları durdurdu. Ancak İsrail medyasında yer alan haberlerde, yetkililerin Lübnan'a yönelik saldırıların süreceğini açıkladığı belirtildi. İran ise Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılara karşılık vermeyi sürdüreceğini duyurdu. Trump pazartesi akşamı Amerikan medyasına yaptığı açıklamada ise Batı Asya'da bir barış anlaşmasına varmak için “son aşamada” olduklarını savundu. Bunun birkaç gün mü yoksa birkaç hafta mı süreceği sorulduğunda ise “iki ya da üç gün” yanıtını verdi. VANCE: ÇIKARLAR HER ZAMAN ÖRTÜŞMÜYOR ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ise Fox News'e verdiği röportajda Washington ile Tel Aviv arasında bazı konularda görüş ayrılıkları bulunduğunu kabul etti. Sunucu Jesse Watters'ın “İsrail'in ABD'yi dinlemesi ve Lübnan'da kendi başına hareket etmesi konusunda ne kadar endişelisiniz?” sorusuna doğrudan yanıt vermeyen Vance, ABD'nin temel hedefinin İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek olduğunu söyledi. “İsrail'in kendi hedefleri var. Ancak ABD'nin İran konusundaki temel amacı İran'ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlamaktır.” diyen Vance, son bir buçuk yılda uzun vadeli bir nükleer anlaşmaya ulaşabilecek zeminin oluşturulduğunu savundu. Vance, “İsrail bundan hoşlanabilir ya da hoşlanmayabilir. Ancak bunun Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarına olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. 'NÜKLEER ANLAŞMADA FARKLI BİR YOL' İran'ın müzakere masasında ABD'yi oyalayıp oyalamadığı sorusuna ise Başkan Yardımcısı, “Herkes herkesi oynamaya çalışır.” yanıtını verdi. Trump yönetiminin üzerinde çalıştığı anlaşmanın 2015 tarihli nükleer mutabakattan farklı olduğunu savunan Vance, önceki anlaşmanın en büyük eksikliğinin İran'ın hiçbir zaman nükleer silah geliştiremeyeceğini garanti altına alacak yeterli denetim mekanizmasına sahip olmaması olduğunu öne sürdü. Vance, “Başkanın görevi yerine getirilecek ancak İran'ın anlaşmanın kendi tarafına düşen yükümlülüklerini uzun vadede yerine getirip getirmediği de doğrulanacak.” dedi. İran'ın savaşı sürdürmek istemediğini de iddia eden ABD'li yetkili, Tahran'ın masaya bazı öneriler getirdiğini belirterek, olası bir anlaşmanın Amerikan halkı açısından büyük bir kazanım olacağını savundu.

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz' Haber

İran, İsrail'e saldırıları durdurdu: 'Lübnan'a saldırırlarsa daha sert karşılık veririz'

İran, Nisan ayında İsrail ve ABD ile yaptığı ateşkesten bu yana dün ilk kez İsrail'e yönelik başlattığı füze saldırılarını durdurduğunu açıkladı. İran'ın en üst düzey askeri komuta merkezi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı 8 Haziran'da yaptığı açıklamada "silahlı kuvvetlerin operasyonlarının durdurulduğunu" duyurdu. Ancak aynı açıklamada, İsrail saldırılarının "Güney Lübnan da dahil olmak üzere" devam etmesi halinde İran'ın "öncekinden daha sert ve güçlü" bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulunuldu. İran, İsrail'in Beyrut'un güneyine düzenlediği saldırıya yanıt olarak 7 Haziran'da operasyonlara başlamıştı. Tahran'ın saldırılarının ardından İsrail de İran'ın bazı bölgelerine hava saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump da İran'ın açıklamasından hemen önce her iki ülkeye "ateş etmeyi" durdurmalarını söylemişti. Trump daha sonraki bir paylaşımında da İsrail ve İran'ın "acil bir ateşkes sağlamaya çalıştığını" belirtti. İran'ın İsrail'in kuzeyine füze saldırısı düzenlemesinin ardından İsrail de İran'ın batı ve orta bölgelerine hava saldırıları düzenledi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, 7 Haziran Pazar gecesi düzenlenen saldırının "bir hafta sürecek aralıksız saldırıların başlangıcı" olduğunu duyurdu. İran, İsrail'in Pazar günü Lübnan'ın Beyrut kentine hava saldırıları düzenlemesinin ardından saldırılarını başlattı. İsrail, hava savunma sistemlerinin füzeleri ülkenin kuzeyinde engellediğini ve herhangi bir yaralanma bildirilmediğini açıkladı. Pazartesi sabaha karşı ise İsrail ordusu İran'ın batı ve orta kısımlarında "askeri hedefleri" vurduğunu duyurdu. ABD Başkanı Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayacağını ve "saldırılara karşılık verilmemesini" isteyeceğini söylemişti. İran'ın saldırılarından önce Pazar günü erken saatlerde İsrail, Beyrut'un güneyinde Hizbullah hedeflerini vurduğunu söylemiş, bu saldırılar İran'dan karşılık tehditlerine yol açmıştı. İran Devrim Muhafızları'nın açıklamasında da İsrail'in "saldırgan eylemlerini" tekrarlaması halinde verilecek karşılıkların "daha geniş" olacağı ve bölgede "tüm" ABD ve İsrail hedeflerini kapsayacağı belirtildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pazar akşamki saldırıların başlamasından kısa süre sonra X platformunda İslam Cumhuriyeti ve Lübnan bayraklarının fotoğrafını paylaştı. İran Parlamentosu'nun üst düzey üyelerinden İbrahim Rızayi de Beyrut'taki saldırılara "acı verici ve kararlı bir karşılık" verileceğini söylemişti. İsrail ordusunun bir sözcüsü, İran'ın yeni saldırı dalgasının "ciddi bir hata" olduğunu söyledi. İsrail Hava Kuvvetleri, İsrail ordusunun "tehditleri sürekli olarak tespit etmeye ve engellemeye devam ettiğini" ekledi. BBC News / Londra'nın haberine göre, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İran'ın son saldırılarının ardından "Bu gece Tahran yanmalı" mesajını paylaştı. Kaynak, Wisam Hashlamoun / AA / Getty Images Trump: Netanyahu'nun başka seçeneği yok Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları hakkında bilgilendirildiğini BBC'ye doğruladı. Trump, İran'ın İsrail'e füze fırlatmasının ardından Tahran'ı müzakere masasına geri dönmeye çağırdı. Bir Fox News muhabiri Trump'ın şu sözlerini aktardı: "Füzelerinizi attınız. Bu yeter. Masaya geri dönün ve bir anlaşma yapın." Trump, Axios'a yaptığı açıklamada ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya İran füzelerine "karşılık vermemesini" söyleyeceğini belirtti. Axios'un aktardığına göre Trump, "İran'la nihai bir anlaşmaya çok yakınız. Bu iyi bir anlaşma olacak. Şu anda olanlar yüzünden bunun bozulmasını istemiyorum" dedi. Financial Times'a yaptığı açıklamada ise Trump, Netanyahu'nun ABD'nin İran ile yapacağı herhangi bir anlaşmayı kabul etmekten başka seçeneği olmayacağını söyledi. Trump, "Kararları ben veririm. Tüm kararları ben veririm. O [Netanyahu] değil" dedi.

İsrail için kaygı verici rapor Netanyahu'nun iddialarını çürütüyor: Genç nüfus ve beyinler ülkeyi terk ediyor Haber

İsrail için kaygı verici rapor Netanyahu'nun iddialarını çürütüyor: Genç nüfus ve beyinler ülkeyi terk ediyor

Göç edenlerin nüfus içindeki oranı genel ortalamanın üzerinde. İsrail tarafından hazırlanan resmi bir rapor, 2022 yılından bu yana ülkeyi terk eden İsrailli sayısının geri dönenleri geçtiğini ortaya koydu. Göç edenlerin yaklaşık yarısı, toplum içindeki oranları çok daha düşük olan 20-44 yaş grubundaki gençlerden oluşuyor. Bunlar arasında nitelikli isimler de büyük yer tutuyor. Şrku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre rapor, İsrail parlamentosu Knesset’in Göç, Entegrasyon ve Diaspora Komisyonu Başkanı Gilad Kariv'in talebiyle hazırlandı ve önümüzdeki hafta konuya ilişkin düzenlenecek oturumda komisyona sunulacak. Rapor, daha önce yapılan ve göç olgusunun boyutlarına ilişkin kaygı verici verilerin gün yüzüne çıktığı tartışmaların devamı niteliğini taşıyor. Kariv, Walla ve Yedioth Ahronoth gazetelerine yaptığı açıklamada, “Komisyon başkanlığını devraldığımda, devlet bakanlıkları içinde bu olguyla ilgilenen birimin hangisi olduğunu sormak istedim. Şaşkınlıkla gördüm ki, ülkeden göçü ele alan hiçbir yaklaşım yok ve bu eğilimi tersine çevirecek stratejik bir plan da mevcut değil” ifadelerini kullandı. Rapor, hükümetin göçe ilişkin pek çok iddiasını da çürütüyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz ocak ayındaki bir Knesset oturumunda göç edenlerin büyük bölümünün savaş sonrasında gelen Ukraynalı vatandaşlar olduğunu öne sürmüştü. Ancak bu yeni rapor Netanyahu’nun bu iddiasını doğrulamıyor. Ancak yeni rapora göre gerçekte 2022'de yaklaşık 20 bin 124 kişi, İsrail'e göç etmelerinin ardından iki yıl içinde ülkeyi terk etti. Buna karşın bu durumun dışında kalan 39 bin 241 kişi de ülkeden ayrıldı. 2023'te ise 27 bin 973 ‘yeni’ göçmen İsrail'i terk ederken, bu kategoriye girmeyen -yani İsrail'de doğmuş ya da en az beş yıl ikamet etmiş- 54 bin 791 kişi de ülkeden çıkış yaptı. Yedioth Ahronoth, 2023 rakamlarının İsrail'de doğmuş veya uzun süredir orada yaşayan göçmenlerde 2021'e kıyasla yüzde 53'lük bir artışa işaret ettiğini yazdı. Gazete aynı zamanda Başbakan'ın iddialarını çürüten başka bir istatistiği de kamuoyuyla paylaştı: 2024'te İsrail'i terk edenlerin yüzde 52'si İsrail doğumluyken, yüzde 48'i yurt dışında doğmuş kişilerden oluşuyordu. Kariv, açıklamasında şunları söyledi: “Netanyahu bu olguyu küçümsemeye çalıştı; ancak veriler bu asılsız iddiayı çürütüyor.” Yedioth Ahronoth'un aktardığı diğer çarpıcı istatistikler göçmenler arasındaki eğitim düzeyine ilişkin. Rakamlar açık bir beyin göçüne işaret ediyor. 2022'de ülkeyi terk edenlerin yüzde 33,2'si lisans mezunu iken bu oran toplumda yüzde 21,5 düzeyinde kalıyor. Yüksek lisans yapanların oranı göçmenler arasında yüzde 23,5 ile toplum genelindeki oranın (yüzde 11,9) iki katına ulaşıyor. Doktora sahiplerine ilişkin tablo ise daha da çarpıcı. Göçmenler arasındaki oran yüzde 3,7 iken toplum genelinde bu oran yalnızca yüzde 0,8. Veriler uzmanlık alanına göre incelendiğinde, İsrail'de matematik doktorası sahiplerinin yüzde 25'inin, bilgisayar bilimleri doktorası sahiplerinin yüzde 22'sinin, genetik bilimcilerin yüzde 19'unun ve üst düzey fizikçilerin yüzde 17'sinin en az üç yıldır yurt dışında ikamet ettiği görüldü. Kariv, şunları söyledi: “Bu, geleceğin bilim insanları ve girişimcilerinin nüfus içindeki oranlarının çok üzerinde bir hızla İsrail'i terk ettiği anlamına geliyor. İsrail'in beşerî sermayesi heba ediliyor. Bu durum, ülkenin geleceği için stratejik bir tehdit oluşturuyor. Ancak kimse durumun ciddiyetinin farkında değil." Bu rapor, daha önce yayımlanan kaygı verici verilerin üstüne geliyor. 2021 yılına kadar yıllık ortalama 40 bin 500 olan göç rakamı 2022'de 59 bin 400'e yükseldi, 2023'te ise 82 bin 800 ile sert bir sıçrama kaydetti. 2024'te 69 bin 500'e gerileyen rakam, Kovid-19 salgını öncesi yıllara kıyasla hâlâ belirgin biçimde yüksek seyrediyor. İsrail'e geri dönenler sayısında da düşüş göze çarpıyor. 2009-2024 yılları arasında yıllık ortalama 24 bin 450 olan geri dönen sayısı, 2024'te yalnızca 18 bin 800'e geriledi. Merkezi İstatistik Ofisi verilerine göre 2022-2024 döneminde İsrailli göç dengesi -yeni göçmenler ve vatandaşlığa kabul edilenler hariç, ayrılanlar ile geri dönenler arasındaki fark- eksi 140 bin olarak gerçekleşti. Yargı düzenlemesi planı, akademik çevrelere yönelik baskılar ve kişisel güvenliğin çöküşü ile yaşanan bozulma arasında doğrudan bir bağ olduğunu söyleyen Kariv, hükümetin bu olguyu sınırlandırmak için harekete geçmesini talep etti. Kariv, demokratik değerlerin aşınmaya devam etmesinin, toplumsal kutuplaşmanın ve hükümetin görevlerini yerine getirmedeki başarısızlığının pek çok İsrailliyi ülkedeki geleceğini sorgulamaya ittiğinin açıkça görüldüğünü vurguladı. Şarku'l Avsat // Ramallah: Kifah Zebun

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.