Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Belgesel

bursaarena.com.tr - Belgesel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belgesel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünyaca ünlü kalemler Kocaeli’ye geliyor Haber

Dünyaca ünlü kalemler Kocaeli’ye geliyor

Kentin bir yıl boyunca heyecanla beklediği ve her yıl ziyaretçi rekorları kıran Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı, 16. kez Kocaeli’ye kitap şöleni yaşatmaya hazırlanıyor. Günler öncesinden duyuruları başlayan fuarın en önemli buluşma noktalarından biri ise yazarlar olacak. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 16’ıncısını düzenlediği Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı bu yıl da Türk edebiyat, siyaset ve fikir dünyasının birbirinden önemli kalemlerini Kocaelili kitapseverlerle buluşturacak. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü ve tarihçi Erhan Afyoncu, Emrah Safa Gürkan, Kemal Sayar, Şermin Yaşar, Merve Gülcemal, Saliha Erdim, Nurullah Genç, Tarık Tufan, Dilek Cesur, İsmail Kara, Cihat Yaycı, Mert Arık, Yavuz Dizdar, Fatih Duman, Oytun Erbaş, Uğur Batı, Acar Baltaş, Beyhan Budak, gazeteciler; Turgay Güler, Zafer Şahin, Fulya Öztürk, Mete Yarar, Nedim Şener, Hakan Çelik gibi isimler Kitap Fuarı’nın konukları arasında yer alacak. Bu kapsamda yazarlar, söyleşilerinin ardından Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki imza alanlarında okurları için kitaplarını imzalayacak. YABANCI YAZARLAR KOCAELİ KİTAP FUARI’NDA OLACAK Dünyada çok okunan, eser ve fikirleriyle öne çıkan yabancı yazarlar da fuarda okurlarıyla buluşacak. Temel araştırma alanı “Akdeniz Dünyası” ve çevresi olan ve çalışmalarıyla tarihe ışık tutan Roger Crowley bu yılki fuarın en önemli yabancı yazarları arasında yer alacak. Titiz araştırmalara dayanan sürükleyici tarih kitaplarıyla ün kazanan yazarı Türk okurları, “Constantinople: The Last Great Siege /1453” (Türkiye’de Son Büyük Kuşatma) adlı eseri ile tanıyor. Roger Crowley, Kocaeli Kitap Fuarı’nın ilk günü olan “Geçmişi Anlatmak: Tarih Nerede Biter, Hikâye Nerede Başlar?” konulu bir söyleşi gerçekleştirecek. Kocaeli Kongre Merkezi Akçakoca Salonu’ndaki söyleşi 3 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te başlayacak. EDEBİYATIN GÜCÜYLE FİLİSTİN UNUTULMAYACAK “7 Ekim Gazze Özel Etkinliği” kapsamında “Kanıt Belgeselinin” gösterimi yapılacak. Belgesel, Gazze’de yaşananları belgeleyen gazetecilerin tanıklıklarını ve zorlu çalışma koşullarını aktaracak. Gösterimin ardından yabancı yazarlar Nour Alhila, Samir Atiye ile Peren Birsaygılı Mut bir söyleşi gerçekleştirecek. Belgesel, 7 Ekim Çarşamba günü saat 18.00’de Akçakoca Salonu’nda gösterilecek.

Bu hafta sinemalarda dokuz yeni film vizyona girdi Haber

Bu hafta sinemalarda dokuz yeni film vizyona girdi

Sinemalarda bu hafta farklı türlerden dokuz yeni film izleyiciyle buluştu. Aksiyon, korku, komedi ve animasyon türlerindeki yapımların yanı sıra hafta içinde özel gösterimler de gerçekleştirildi. Marvel'ın efsanevi yapımı Avengers: Endgame'in Encore versiyonunun yanı sıra Üç Harfliler: Mühür, İsyan (Mutiny), Kartopu Oyunları (North: An Epic Journey of Friendship), Kahraman Köpek Charlie (Charlie The Wonderdog), Damat Mektebi, Prenses ve Şövalye: Yaşam İksiri (How to Save the Immortal: Elixir of Life), Kediler Firarda: Mısır Operasyonu (Cats In The Museum: Treasures of Egypt), Kristal Gezegen: Yeni Dünya (The Crystal Planet) ve Linkin Park: Unshatter filmlerini sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. VİZYONUN ÖNE ÇIKANLARI Marvel'ın rekor kıran yapımı Avengers: Endgame, yeni sahneler ve özel Infinity Vision formatıyla Encore versiyonuyla yeniden vizyonda. Thanos'un evrenin yarısını yok etmesinin ardından hayatta kalan Avengers üyeleri, bu yıkımı geri almak için son bir umutla geçmişe uzanan tehlikeli bir plan kurar. Fedakârlık, dostluk ve kapanış temalarını epik bir finalle ele alan film; IMAX, SCX, 4DX ve Infinity Vision formatlarıyla gösterimde. Mert Uzunmehmet'in yönettiği Üç Harfliler: Mühür, doğmamış bir bebeğin masumiyetine kazınan gizemli bir mühürün Falcı Müzeyyen'i geçmişin en karanlık güçleriyle yüz yüze bırakan ölümcül bir sınava sürüklemesini anlatıyor. Köklü ve sırlarla dolu bir konakta yeni bir sayfa açmaya çalışan Fatma ve ailesinin yaşadığı dehşeti konu alan yapım bazı kaderlerin insanın elinde olmadığı gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor. Jean-François Richet'in yönettiği İsyan (Mutiny), ünlü iş insanı Tibu'nun ölümünden sorumlu tutulan Cole Reed'in peşine düşenlerden kaçarken cinayetin ardındaki gerçeği araştırmaya başlamasını konu alıyor. İzler onu bir kargo gemisinde faaliyet gösteren yasa dışı bir şebekeye ve beklemediği kadar büyük bir komploya götürür. Jason Statham ve Annabelle Wallis'in başrollerini paylaştığı yapım gerilim ve aksiyon türlerini buluşturuyor. Hans Christian Andersen'in Karlar Kraliçesi masalından ilham alan Kartopu Oyunları (North: An Epic Journey of Friendship), en yakın arkadaşı Kai'yi bulmak için Kuzey Işıkları'nın izinde yolculuğa çıkan cesur Gerda'nın hikâyesini anlatıyor. Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek bir diğer animasyon Kahraman Köpek Charlie (Charlie The Wonderdog), uzaylılar tarafından kaçırıldıktan sonra olağanüstü güçler kazanan köpek Charlie'nin, dünyayı tehdit eden kedi Puddy'ye karşı sevdiklerini korumak için verdiği mücadeleyi konu alıyor. Sermiyan Midyat'ın başrolünü üstlendiği yerli komedi Damat Mektebi, köydeki gençlerin evlenememesi üzerine yıllar sonra memleketine dönen Miran'ın onları değiştirmek için kurduğu Damat Mektebi'nin köydeki yerleşik düzeni nasıl sarstığını anlatıyor. Rus yapımı animasyon Prenses ve Şövalye: Yaşam İksiri (How to Save the Immortal: Elixir of Life), Külkedisi masalına modern ve eğlenceli bir bakış sunuyor. Güçlü iradeli teyze Kraliçe Brungilda'nın bozulan büyüsüyle derin uykuya dalan Barbara'yı kurtarmak için sihirli Hayat İksiri'ni bulmaya çıkan Ölümsüz Drybone ile sakar şövalye Elijah'ın maceralarını konu alıyor. David Ayer'ın yönettiği Vahşinin Kalbi (Heart of the Beast), 26 Eylül Cumartesi günü Sinema Festivali kapsamında özel gösterimle izleyiciyle buluşuyor. Askeri bir uçak kazasından sağ kurtulan Özel Kuvvetler subayı James Belmont'un, sadık savaş köpeği Odin ile birlikte Alaska'nın dondurucu ve ıssız doğasında hayatta kalma mücadelesini konu alan film, Brad Pitt ve J.K. Simmons'ı bir araya getiriyor. Linkin Park: Unshatter, Chester Bennington'ın kaybının ardından Linkin Park'ın yıllar sonra yeniden bir araya gelerek müziğe dönüş yolculuğunu konu alan belgesel-konser filmi. Film, grubun yeni üyeleri Emily Armstrong ve Colin Brittain ile başlayan yeni dönemi, stüdyo çalışmalarını ve sahneye dönüşünü arşiv görüntüleri, röportajlar ve canlı performanslarla aktarıyor.

Bursa'da 10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali için geri sayım başladı Haber

Bursa'da 10’uncu Çalı Köy Filmleri Festivali için geri sayım başladı

Bursa Nilüfer Belediyesi ve ÇEKÜDER ortaklığıyla bu yıl 10’uncusu düzenlenen Çalı Köy Filmleri Festivali, bu yıl 10’uncu kez kapılarını beyaz perdeye açıyor. Sempozyumla açılışı yapılacak festival; film gösterimleri, söyleşiler, konserler gibi farklı etkinliklerle dolu dolu geçecek. BURSA (İGFA) - Bursa Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) ortaklığıyla gerçekleştirilecek Çalı Köy Filmleri Festivali’nin bilgilendirme toplantısı, programın da yapılacağı Çalı Futbol Sahası’nda düzenlendi. , 20 Ağustos Perşembe günü Pancar Deposu’ndaki Sinema Sempozyumu ile başlayacak olan festival, 21-22- 23 Ağustos tarihlerinde Çalı Futbol Sahası’nda sinemaseverleri doğa, kamp deneyimi ve sanatla buluşturacak. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Çalı’nın çok kıymetli bir mahalle olduğunu belirterek, festivalin çıkış noktasındaki tarihi mirasa vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Köy Filmleri Festivali, 10 yıldan beri yapılıyor. Burada yapılmasının ana nedeni de 1935 yılında çekilen ‘Aysel Bataklı Damın Kızı’ filminin bu köyde çekilmiş olmasıdır. O film çekilirken köyde elektrik bile yoktu ama çok iyi isimlerle hazırlanmış bir film ortaya kondu. Nâzım Hikmet’in senaryosuna katkısı olan, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği, Cemal Reşit Rey’in müziklerini yaptığı ve Cahide Sonku’nun da ilk başrolüyle yıldızlaştığı film budur. Daha da keyiflisi, filmdeki figüranlar bu köyde yaşayanlardı. Cumhuriyet’in yeni kurulduğu, elektriğin dahi olmadığı o dönemde köylülerimizin filmlerde rol alması çok kıymetli. Biz Cumhuriyet açısından da bunu çok kıymetli buluyor, farkındalığı artırmak için her yıl bu organizasyonu tekrarlıyoruz. Gençlerimizi çadırlarını kurup burada kalmaya, tüm Bursa halkını da desteğe davet ediyoruz” diye konuştu. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin ise festivalin 1935’ten gelen bir mirası yaşatma çabası olduğunu ifade etti. Sakin, “O yıl Çalı’da yaşayan vatandaşlar evlerini film platosuna açmış. Bu miras bugün Çalı’daki çocuklara Aysel ya da Ali isimlerinin verilmesiyle, Cahide Sonku’nun canlandırdığı Aysel’in eşarbının Türk sinemasındaki etkisiyle hala devam ediyor. Tamamen gönüllülük üzerine başladığımız bu festival, ilk yılında Moğolların geldiği ve Cahit Berkay’ın 50-60 kişiye hayatındaki en ilginç konserini verdiği bir şenlik havasındaydı. Bugün ise on binlerce insana ulaşan kocaman bir festival haline geldi” şeklinde konuştu. Nilüfer Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık, Ocak ayından bu yana üzerinde çalıştıkları festival programının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Festivalin içeriğinden bahseden Işık, “Programımıza geçen yıl eklediğimiz Sinema Sempozyumu ile 20 Ağustos Perşembe günü saat 09:30’da Pancar Deposu’nda başlıyoruz. ‘Yerelden Ulusala Film Çalışmaları’ temalı sempozyumumuza 53 bildiri sunulacak. 21 Ağustos Cuma günü ise festival alanına geçiyoruz. Saat 20:00’de Moğollar konseri ile açılışımızı gerçekleştireceğiz. Ardından saat 21:00’de uzun metrajlı film ‘İdea’ gösterilecek ve yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ile sinema eleştirmeni Mehmet Açar moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirilecek. Festivalimizdeki filmlerin genel teması kırsal ve kasabada geçen filmler” dedi. KISA FİLM YARIŞMASI Hafta sonunun da dolu dolu geçeceğini ifade eden Işık, sabah yogaları, Mysia yolları yürüyüşü, foto-kolaj, ses ve tiyatro atölyeleri ile Çalı’da sanat rüzgârının eseceğini duyurdu. Işık, 2019’da gösterimlerine başlanan ve 2022’de yarışmaya dönüştürülen Kısa Film Yarışması için bu yıl 127 başvuru yapıldığını ve 15 finalistin en iyi belgesel, en iyi kurmaca ve iki jüri özel ödülleri için yarışacağını söyledi. KAPANIŞ USTA YÖNETMENLE Festivalin kapanışının 23 Ağustos Pazar günü saat 21:00’de yapılacağını aktaran Işık, yönetmenler Yeşim Ustaoğlu ile Jasmin Selen Heinz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Kuru Taşın Başı” filminin gösterimi ve söyleşisiyle son bulacağını kaydetti.

Sinema Ofisi yeni bir yapıma daha destek sunuyor Haber

Sinema Ofisi yeni bir yapıma daha destek sunuyor

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in vizyonuyla hayata geçirilen ve Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mersin Sinema Ofisi (MSO), kente gelen yerli ve yabancı yapım ekiplerinin çekim süreçlerini kolaylaştırırken, Mersin’in film platosu olarak tanıtılmasına da katkı sağlamayı sürdürüyor. MERSİN (İGFA) - Büyükşehir Belediyesi, Mersin Sinema Ofisi (MSO) aracılığıyla kentin sinema sektöründeki görünürlüğünü artırmayı, ulusal ve uluslararası yapımları Mersin’e çekmeyi ve kentin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginlikleri beyazperdeye taşıyarak ekonomiyi güçlendirmeyi hedefliyor. MSO, film ve dizi yapım ekiplerine izin süreçlerinden lojistik desteğe, uygun çekim mekânlarının belirlenmesinden kamu kurumları ve sponsorlarla iş birliği kurulmasına kadar birçok alanda kolaylaştırıcı destek sunuyor. Sinema Ofisi; uzun metraj film, dizi, belgesel ve reklam projelerini Mersin’e kazandırarak, kenti önemli bir prodüksiyon merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Böylece yapımcıların Mersin’de daha hızlı, verimli ve sorunsuz bir çekim süreci yürütmeleri amaçlanıyor. Kurulduğu günden bu yana 8 projeye destek veren Mersin Sinema Ofisi’nin katkı sunduğu projeler arasında yer alan ‘Üzümün Mirası’, destek verilen ilk uzun metraj belgesel olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 2 yıllık bir hazırlık ve çekim sürecinin ardından tamamlanan belgesel, Mut ilçesine bağlı Çömelek Mahallesi’nde hayat buldu. Belgesel, sadece bir aile hikayesini anlatmakla kalmıyor; Mut ve Çömelek yöresine özgü üzüm çeşitlerini, bağcılık kültürünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim geleneğini de kayıt altına alıyor. Böylece Mersin’in tarımsal mirası sinema aracılığıyla görünür hale gelirken, yerel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasına da katkı sunuluyor. Akar: “Film ekiplerine yapacakları işlerde kolaylaştırıcı olmaya çalışıyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Funda İpek Akar; Mersin Sinema Ofisi’nin, Mersin’i ulusal ve uluslararası film sektöründe görünür kılmak amacıyla kurulduğunu ifade ederek, kentin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklerin önemli bir film platosu potansiyeli sunduğunu belirtti. Akar, “Film ekipleri Mersin’e geldiği zaman, yapacakları işlerde kolaylaştırıcı olmaya çalışıyoruz. Özellikle bürokratik işlerdeki izinlerle, uygun lokasyonları bulmaları için kalacakları yerlerle ilgili aracı oluyoruz. Mersin’de şimdiye kadar 6’sı tamamlanmış 8 çalışma gerçekleştirdik ve destek olduk. Bunlardan bir tanesi de ‘Üzümün Mirası’ adlı ilk uzun metraj belgesel filmimiz” dedi. “Beyazperdenin köylerimize açılmasıyla, yaratıcı ekonomiyi köylerde de canlandırıyoruz” Mersin Sinema Ofisi’nin destek verdiği ilk uzun metraj belgesel olan ‘Üzümün Mirası’ adlı belgesel filminin yaklaşık 2 yılda tamamlandığını kaydeden Akar, çekimlerin Mut ilçesine bağlı Çömelek Mahallesi’nde gerçekleştirildiğini ifade etti. Çömelek’in, Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Örnek Köy Projesi’ kapsamında yer almasının; tarımsal kalkınmanın kültür, sanat ve film üretimiyle buluşmasına katkı sağladığını vurgulayan Akar, projenin kırsal bölgelerin film çekimleri için de önemli birer lokasyon olarak öne çıkmasına katkı sunduğunu dile getirerek, “Beyazperdenin köylerimize de açılmasıyla hem üretim ekonomisi, hem de yaratıcı ekonomiyi köylerimizde canlandırıyoruz. Film yapımcılarını ve sinemacıları Mersin’e davet ediyoruz. Mersin’in şahane atmosferiyle çalışmalarına sağlayacağı büyük bir enerjiden faydalanmak isteyenlere kapımız her zaman açık. Geldikleri zaman ‘Mersin’de film yapmak çok eğlenceliydi, keyifliydi ve kolaydı’ diyebilmeleri için buradayız” ifadelerine yer verdi. Ay: “Çalınacak böyle bir kapının olması, bir sinemacı için büyük bir nimet” Oyuncu ve yönetmen Ezgi Ay, 2023 yılında yapımına başladığı ‘Üzümün Mirası’ belgeselinde, ailesinin hikâyesi üzerinden Mut ve Çömelek yöresinin bağcılık kültürünü ve yerel üzüm çeşitlerini konu aldığını ifade etti. Yaklaşık 2 yıl süren çekimlerin Çömelek Mahallesi’nde gerçekleştiğini belirten Ay; belgeselde babasının yıllardır sürdürdüğü bağcılık ve şarap üretim geleneğini kayıt altına alırken, bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemini ve kendisinin de bu mirası devralıp devralamayacağına dair kişisel yolculuğunu da sinema diliyle anlatıyor. Ay, “Bu süreçte Mersin Sinema Ofisi’nin büyük desteği oldu. Hem prodüksiyona hem de yereldeki sponsorluk görüşmelerime büyük katkı sundular. Onlar sayesinde yerelde pek çok partnerlik buldum. Çekim sürecini böyle tamamlayabildim. Mersinli bir sinemacı olarak Mersin’e geldiğimde böyle bir yapının ve desteğin olduğunu görünce çok sevindim. Çünkü çalınacak böyle bir kapının olması, bir sinemacı için büyük bir nimet” dedi. “Mersin Sinema Ofisi’nin verdiği bu destek, umarım diğer belediyelere de örnek olur” Mersin Sinema Ofisi’nin kentin özellikle az bilinen bölgelerinde çok yardımcı olduğunu, prodüksiyon anlamında ihtiyaç duyulan şeylere ulaşma konusunda çok önemli olduğunu sözlerine ekleyen Ay, “Mersin Sinema Ofisi sadece prodüksiyon anlamında değil, kişisel olarak da bu süreçte hep yanımdaydı. Bağımsız sinemacılar olarak zaten çok kısıtlı koşullarda sinema yapabiliyoruz. Alabileceğimiz destekler çok az. Bu anlamda Mersin Sinema Ofisi gibi bir yerin olması avantaj. Mersin Sinema Ofisi’nin verdiği bu destek, umarım diğer belediyelere de örnek olur” ifadelerine yer verdi.

Belgesel Film Festivali başladı Haber

Belgesel Film Festivali başladı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen 2. Urfa Belgesel Film Festivali başladı. Kültürel miras, ekoloji ve gastronomi temalarında 22 belgeselin gösterileceği festivalde, beş gün boyunca film gösterimleri, yönetmen söyleşileri, paneller ve kültürel gezi programları sanatseverlerle buluşacak. ŞANLIURFA (İGFA) - Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ve Harran Üniversitesi’nin akademik katkılarıyla gerçekleştirilen 2. Urfa Belgesel Film Festivali, açılış programıyla başladı. Sanat, akademi ve sinema dünyasını bir araya getiren festival, kültürel mirasın korunması, belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi’nde (Reji Kilisesi) düzenlenen açılış programına Harran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İlyas, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Bilişim A. Ş. (UKB9 Genel Müdürü Mehmet Tütüncü, akademisyenler, sanatçılar, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Festivalin açılışında konuşan Festival Başkanı Prof. Dr. Sedat Benek ile Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Bahriye Kabadayı Dal, belgesel sinemanın toplumsal hafızanın korunmasındaki önemine dikkat çekti. Program kapsamında sahne alan Vox Humanis Çok Sesli Koro Topluluğu, seslendirdiği eserlerle katılımcılara müzik ziyafeti sundu. Ardından festivalin açılış filmi olan “Bilgiye Yolculuk: Endülüs” belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi. Yönetmenliğini Prof. Dr. Sedat Benek’in üstlendiği yapım, Endülüs medeniyetinin bilim, kültür ve düşünce tarihine yaptığı katkıları ele aldı. Festival hakkında bilgi veren Prof. Dr. Sedat Benek, bu yıl kültürel miras, ekoloji ve gastronomi olmak üzere üç ana kategoride seçilen 22 belgeselin gösterileceğini belirterek, film gösterimlerinin ardından yönetmenlerle söyleşiler düzenleneceğini söyledi. Benek, ayrıca festival kapsamında altı farklı etkinlik ile arkeolojik alanlar ve tarihi mekânlara yönelik geziler gerçekleştirileceğini ifade etti. FESTİVAL BAŞKANI BENEK’TEN BAŞKAN GÜLPINAR’A TEŞEKKÜR Benek, festivalin hayata geçirilmesine katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, özellikle festivalin ana sponsorluğunu üstlenen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın desteklerinin organizasyonun gerçekleştirilmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. 18-22 Haziran tarihleri arasında devam edecek festivalde film gösterimlerinin yanı sıra paneller, kültürel miras söyleşileri ve saha gezileri de yer alacak. Etkinliklerde Şanlıurfa’nın tarihi, kültürel ve gastronomik değerleri akademik bakış açısıyla ele alınacak. Festivalin, kentin kültürel ve sanatsal yaşamına önemli katkılar sunması hedefleniyor.

18 Yaşındaki Türk Yapımcıdan, hikayesi Mudanya'da geçen yaz dizisi geliyor: Yaz Dostum Haber

18 Yaşındaki Türk Yapımcıdan, hikayesi Mudanya'da geçen yaz dizisi geliyor: Yaz Dostum

Geçtiğimiz günlerde genç bir Türk yapımcı, no-name gençleri bir araya getirerek özel bir mekanda benzersiz bir gençlik dizisi yapmak için hazırlıklara başladığını açıkladı. Dizi ile ilgili bilinenler şu şekilde: 18 yaşındaki Türk genç yapımcı ve yönetmen Kağan Bilgin, yıllardır üstünde çalıştığı “Yaz Dostum” adlı gençlik ve yaz dizisi için düğmeye bastığını duyurdu. Başrolleri belli olan dizi, şimdiden sosyal medyada merak konusu oldu. Kağan Bilgin Kimdir? Tam adıyla Cemal Kağan Bilgin, 15 yaşından beri kısa filmler çektiği ve yurt dışından ondan fazla prestijli seçki sahibi olduğu bilinen Türk senarist, yapımcı, yönetmen ve görüntü yönetmenidir. 15 yaşında çektiği Deep Blue, The Alley kısa filmleriyle de bilinen genç yapımcı, 16 yaşında Fujifilm ve Torkarm destekleriyle çektiği “Ocean Dream” adlı 13 yurt dışı seçkili kısa filmi ve 2024 yılında henüz 16 yaşındayken Mutlu Patiler derneği ile çektiği “Doğu’da Bir Umut” belgesel dizisiyle öne çıkmaktadır. Genç yapımcının özel hayatıyla pek fazla bilgi bulunmasa da daha 18 yaşında olduğu bilinmektedir. Mudanya’da geçiyor 703 lakaplı Kağan Bilgin, yazdığı, yöneteceği ve şu sıralar yapım çalışmalarını sürdürdüğü “Yaz Dostum”un Mudanya’da geçeceğini ve şimdiye kadar yapılmamış bir gençlik dizisine imza atacaklarını duyurdu. Dizinin Mudanya’nın Rum evleriyle dolu tarihi dokusunda geçen benzersiz bir gençlik hikayesi olduğunu ileten Bilgin, “Yaz Dostum’da o özlenen doğal ve samimi enerjiyi, doğal bir komediyi bulacaksınız. Hem samimi ve gerçekten doğal bir yaz dizisi ihtiyacını, hem de kaliteli bir gençlik dizisi ihtiyacını karşılayan bir dizi yapıyoruz.” ifadelerini kullandı. Dizinin konusuyla ilgili bilgi vermekten şimdilik kaçınan Bilgin, “çok dokunaklı bir hikayeyle çıkacağız.” ifadeleriyle merak uyandırdı. Yaz Dostum dizisi konusu Dizi, ailesiyle Mudanya’da yeni bir başlangıç yapan 17 yaşındaki “Rüyam” adlı bir genç kızın, çocukken ailesini kaybetmiş ve son seviye alzheimer hastası babaannesine bakmak için hem okuyup hem de iki işte çalışan “Gün”le bir yaz boyunca yaşayacağı olayları anlatacak. Dizinin bölümleri ilerledikçe yeni karakterlerin ekleneceğini ve heyecanın sürekli artacağını belirten Bilgin, “çok ama çok tatlı ters köşelerimiz var, kimisi sizi çok eğlendirecek, kimisi de sizi bir anda buz gibi donduracak.” Dedi. Rüyam’ın asi yapısı Dizinin başrolü olan Rüyam karakteri oldukça merak ediliyor. Dizinin yapımcısı Kağan Bilgin ise Rüyam hakkında sadece şunları söylüyor: “Rüyam kelimenin tam anlamıyla kendine has, çok şahsına münhasır bir karakter. Biz kendi aramızda şöyle diyoruz, eğer yanımızda Rüyam varsa mottomuz ‘her an her şey birbirine girebilir” diyoruz. Çünkü ne zaman ne yapacağını kendi bile bilmeyen bir karakterden söz ediyoruz, 5 dakika sonra ne yapacağını bile kestiremeyeceğiniz, kendi içinde çok çelişkili ve dengesiz bir karakter. Asıl onu tehlikeli yapansa cesareti, her an herkesle kavga edebilecek gereksiz bir öz güveni var. Bu da herkese her şeyi söyleyebilmesine ve arkasında mutsuz insanlar bırakmasına neden oluyor. Bu huyunun geçmişten gelen bir sebebi var.” Gün nasıl bir karakter? “Gün kendine çok fazla yük oluyor, kötü olan her ihtimali hemen olacakmış gibi düşünüyor, beklediği kötü şeyleri kafasında çığ gibi büyütüp altında eziliyor. Araya Rüyam’da girince yükü iyice artıyor.” Yaz Dostum oyuncu kadrosu Geçtiğimiz çarşamba Kağan Bilgin kendi sosyal medya hesabından özellikle TikTok ve Instagram’da çektiği videolarla milyonlarca gencin takip ettiği Savaş Bozkaya ile anlaştığını duyurdu. Bilgin iş birliğini; “Hoş geldin @savasbzky1 ? #Gün ? #YazDostum @filmby703” notuyla paylaştı. Başroller no-name Bilgin, “Bu bir tüccarın para kazanmak için yaptığı bir dizi değil, bir sanatçının ürettiği doğallık üzerine kurulu bir dizi. Eğer başrollere ünlü birilerini koysaydık, seyirci orada oyuncuyu görecekti. Ama oraya daha önce görmediklerini birini koyarsam sadece karakteri göreceklerdi. Bu da istediğim şeydi” diyerek neden no-name oyuncularla çalışacağını açıkladı. Başrol kız dansçı Dizinin başrol karakteri “Rüyam” için Anadolu Ateşi ve Ted Dans’ta dans eden ve tiyatro oyunlarında yer alan, dizideki gibi 17 yaşında bir genç kız olan Lara Mutlu ile görüşülüyor. Dizinin yapımcısının 2023 yılında çektiği Ocean Dream adlı kısa filmde de Lara Mutlu’nun yer alması dikkat çekiyor. Dizide Rüyam karakterini Lara Mutlu’nun canlandıracağı düşünülüyor ancak henüz kesinleşmediği tahmin ediliyor. Genç dansçı hakkında daha fazla bilgi bulunmuyor. Aslı Altaylar, Ferit Aktuğ, Ayşenil Şamlıoğlu Düşünülüyor Dizide Rüyam karakterinin annesi olan “Setenay” karakterini canlandırması için Akasya Durağı dizisinde Gülbin karakterini canlandıran Aslı Altaylar’a teklif gittiği öğrenildi. Dizinin yaratıcısı Kağan Bilgin, “Setenay peyzaj uzmanı, çok huysuz ama bir o kadar da sevgi dolu bir anne. Çok enerjik, kıpır kıpır ve renkli biri. Bu karakter için Aslı Altaylar’dan daha uygun gördüğüm biri yok. Henüz kesinleşmiş bir durum yok, dönüş bekliyoruz.” Dizi için düşünülen isimlerden biri de Ferit Aktuğ. Kavak Yelleri, Ufak Tefek Cinayetler, Eltilerin Savaşı gibi projelerde yer alan ve son olarak Doktor Başka Hayatta dizisinde “Prof. Dr. Ekin Kurtulan” karakterini canlandıran Ferit Aktuğ, dizide Rüyam’ın babası olan ve bir TV kanalında dramalar müdürü olarak çalışan Uğur Balcı karakteri için düşünülüyor. Henüz diziyle anlaşma sağlanıp sağlanmadığı bilinmiyor. Alzheimerlı Babaanne Elmas Dizide Gün karakterinin babaannesi için Ayşenil Şamlıoğlu’na teklif gittiği öğrenildi. Son olarak Menajerimi Ara, O Da Bir Şey Mi ve Gelin Takımı projelerinde yer alan Ayşenil Şamlıoğlu, kabul ederse Gün’ün son seviye Alzheimer hastası babaannesi Elmas karakterini canlandıracak. Oyuncular netleşiyor Henüz nerede yayınlanacağı belli olmayan dizinin bir dijital platforma yapılacağı ve görüşmelere önümüzdeki hafta başlanacağı öğrenildi. Sosyal medyada hangi platformda yayınlanacağı şimdiden en çok merak edilen bilgi olurken ne zaman ve nerede yayınlanacağı ile ilgili açıklama yapılmadı. Oyuncu görüşmeleri devam eden dizinin önümüzdeki yaz başı çekimlerine başlanacağı tahmin ediliyor. BURSA ARENA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.