Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Azerbaycan

bursaarena.com.tr - Azerbaycan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Azerbaycan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

27 Eylül Azerbaycan Anım Günü: 44 günlük Vatan Muharebesi "Qarabağ Azərbaycan'dır!” Haber

27 Eylül Azerbaycan Anım Günü: 44 günlük Vatan Muharebesi "Qarabağ Azərbaycan'dır!”

Azerbaycan’ın, Ermenistan ordusunun sivil yerleşimlere yönelik saldırıları üzerine 27 Eylül 2020'de tarihinde başlattığı ve zaferle sonuçlanan operasyonun üzerinden 6 yıl geçti. Ermenistan'ın işgali altındaki topraklarını kurtarmak amacıyla başlattığı ve zaferle sonuçlandırdığı Karabağ Savaşı 6 yıl önce bugün, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. ERMENİSTAN’IN MÜSLÜMAN TÜRK AHALİSİ, BASKI VE ŞİDDETLE VATANLARINDAN KOPARILDI 1980’lerin ortalarında Sovyetler Birliği’nde başlatılan perestroyka ve glasnost politikalarını fırsat bilen Ermeniler, Azerbaycan’a karşı eski iddialarını öne sürerek Dağlık Karabağ Özerk Vilayeti’nin Ermenistan’a katılması talebini gündeme getirdi. Kısa süre sonra bunun yanlış bir karar olduğunu fark ederek taktik değiştiren Ermeniler, Dağlık Karabağ Ermenilerinin kendi kaderini tayin hakkını gündeme getirerek bağımsızlık talebinde bulundular. Bu gelişmeler sonucunda meydana gelen uyuşmazlıklar zamanla, Moskova yönetiminin doğrudan ve dolaylı desteği ile derinleşti. 1980’lerin sonlarına gelindiğinde Ermenistan Cumhuriyeti’nin Müslüman Türk ahalisi, büyük baskı ve şiddet altında yurtlarından edildi. 1980’Lİ YILLARIN SONUNDA KARABAĞ’DA GERİLİM TIRMANDI Öte yandan 1989’da Sovyetler Birliği, Karabağ yönetiminin, bölgede yaşayan Ermenilerin haklarının korunması mukabilinde Azerbaycan'a verilmesine dair yaklaşımını ortaya koydu. Bu şekilde, Karabağ'ın adeta bir Azerbaycan toprağı oluşunu da onaylanmıştı. Bu gelişme Ermeni çevrelerinin tepkisine yol açarken, süreç 1 Aralık 1989’da Karabağ’ın işgaline yönelik karar alınmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Bunun üzerine Azerbaycan Sovyet yönetimi, Ermenilerin aldığı bu kararı kınayarak Karabağ’ı yönetmek üzere bir teşkilat komitesi kurdu. SOVYETLERİN DAĞILMA SÜRECİNDE SÖZDE “ARTSAK ERMENİ HALK CUMHURİYETİ” İLAN EDİLDİ Yaşanan gelişmeler sorunu tırmandırmaya devam ederken bölge 2 Ocak 1990'da Ermenilerin saldırısına uğradı. Bunun sonucunda Azerbaycan'da, hem Moskova yönetimine hem de Azerbaycan yönetimine karşı protesto gösterileri arttı. 1991 yılında ise Sovyetlerin dağılma sürecine girmesi ile Karabağ sorunu, yeni bir boyuta ulaştı. Azerbaycan’ın 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Karabağ Ermenilerinin de sözde “Artsak Ermeni Halk Cumhuriyeti”ni ilan etmeleri ise bölgedeki gerilim tırmandı. ERMENİLERİN AZERBAYCAN ŞEHİRLERİNDEN ÇEKİLMESİ GÖRÜŞÜLÜRKEN ERMENİLERİN ADI ANILMADI Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ermenistan, Rusya ve diğer devletler, 20 Şubat 1993’te Roma’da Minsk Konferansı Başkanı Mario Rafaelli ile bir araya gelerek görüşmeye başladı. Bu görüşmeler yaşanırken Ermenistan, Kelbecer’e saldırı başlattı. 30 Nisan 1993 tarihinde yaşanan bu olay nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM), Kelbecer’in Ermeni işgali altında olduğunu görüşerek Kelbecer ve diğer Azerbaycan şehirlerinden Ermeni işgalci güçlerinin derhâl çekilmesi kararını ilan etti. Buna karşın, işgalci Ermeni güçlerinin adı bu kararda zikredilmedi. ERMENİSTAN, KARABAĞ’I 30 YILDIR İŞGALİ ALTINDA TUTTU VE SALDIRGAN POLİTİKALARINI SÜRDÜRDÜ Ermenistan'ın 1990’lı yılların başında başlattığı işgal, yaklaşık 30 yıl devam etti. Birinci Karabağ Savaşı’nın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen BM Güvenlik Konseyi ve sorunun çözümü için kurulan Minsk Grubu ise işlevsiz kaldı. Azerbaycan, 2010’da kabul ettiği askerî doktrin çerçevesinde Karabağ sorununun çözüme kavuşması için siyasi, diplomatik ve askerî her türlü seçeneğe başvuracağını ilan etti ve iki ülke arasındaki ufak çaplı çatışmalar hâlâ yaşanmaya devam etti. Rusya karşıtı söylemleri ile bilinen Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın 2018 yılında iktidara gelmesi ile bölgede değişim yaşanabileceği öne sürülmesine rağmen Ermenistan, Azerbaycan’a yönelik provokatif ve saldırgan bir politika takip edildi. Ermenistan’ın, 27 Eylül 2020 tarihinde işgal ettiği toprakları genişletmek için yeni bir saldırı başlatmasının sonucu Azerbaycan, bu saldırıya karşılık verdi. Bunun üzerine 44 gün devam edecek İkinci Karabağ Savaşı yaşandı. AZERBAYCAN, 5 ŞEHİR, 4 KASABA VE 286 KÖYÜ KURTARDI 44 günlük Vatan Muharebesi’nde Azerbaycan güçlerinin Şuşa'yı 8 Kasım’da başarılı bir şekilde ele geçirmesi ise savaşın dönüm noktası oldu. Ertesi gün 70’in üzerinde köy daha işgalden kurtarılırken Ermenistan, bir gün sonra kendi açtığı savaştan yenik çıktı ve Azerbaycan’la barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı. Öte yandan 10 Kasım’da Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya, çatışma bölgesinde tüm askerî operasyonların tamamen durdurulmasına ilişkin beyanat imzaladı. Bu beyanat doğrultusunda 20 Kasım’da Ağdam, 25 Kasım’da Kelbecer, 1 Aralık’ta ise Laçin vilayetleri bir tek şehit verilmeden kurtarıldı. Şuşa’da elde edilen zafer, aynı zamanda daha fazla toprak kazanımının yolunu açarak Azerbaycan’ın 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köy üzerindeki kontrolü geri almayı başarmasını sağladı. Ermenistan’ın ateşkes ihlalleri nedeniyle 19 Eylül 2023 tarihinde başlatılan ve zaferler sonuçlanan "Antiterör Operasyonu"ndan sonra ise Azerbaycan, bölgenin toprak haritasını yeniden şekillendirerek konumunu sağlamlaştırdı.

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı Haber

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı

New York’ta düzenlenen panelde güvenlik, diplomasi ve stratejik ortaklık başlıkları öne çıktı. Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında New York’ta “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı bir panel düzenledi. Panele, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ve ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza konuşmacı olarak katıldı. Paneli SETA Washington Koordinatörü Kadir Üstün yönetti. KILIÇ: “NATO İLİŞKİMİZİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerinin güvenlik boyutlu tarihsel derinliğine dikkat çekerek, NATO’nun ilişkilerin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Kılıç, 2010’lardan itibaren ilişkilerde yaşanan dönemi “stratejik bir dönüşüm süreci” olarak tanımladı. Türkiye’nin dış politikada tavrını ortaya koymaktan çekinmeyen güçlü bir bölgesel aktör olduğunun altını çizen Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğine vurgu yaptı. Türkiye’nin Suriye, Irak ve Azerbaycan başta olmak üzere kriz bölgelerinde güvenlik temelli adımlar attığını belirten Kılıç, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran-İsrail gerilimi gibi başlıklarda da Ankara’nın barışçıl çözümler için sorumluluk aldığını ifade etti. Kılıç ayrıca, Avrupa’da Türkiye’ye yönelik önyargılı yaklaşımlara değinerek, uluslararası politikada daha fazla çaba ve anlayış gerektiğini söyledi. ERHAN: İLİŞKİLERİN KÖKLERİ OSMANLI DÖNEMİNE UZANIYOR Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan ise Türk-Amerikan ilişkilerini tarihsel perspektifle değerlendirdi. Erhan, ilişkilerin 1830’lara kadar uzandığını, deniz ticareti ve limanların kullanımı gibi unsurların başlangıçta belirleyici olduğunu anlattı. Osmanlı donanmasının inşasında ABD donanmasının rolüne dikkat çeken Erhan, ABD’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine rağmen Osmanlı’ya savaş ilan etmemesinin dikkat çekici bir tarihsel detay olduğunu söyledi. JEFFREY: “AYNI DÜNYADA VARLIK GÖSTERİYORUZ” ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Türkiye ile ABD’nin çok sayıda ortak değer ve çıkarı bulunduğunu belirterek, “Aynı dünyada varlık gösteriyoruz” dedi. Jeffrey, iki ülkenin sadece NATO değil, Dünya Bankası ve OECD gibi platformlarda da birlikte hareket ettiğini hatırlattı. Türkiye’nin coğrafi ve stratejik konumunun önemine işaret eden Jeffrey, Ankara ile Washington arasındaki koordinasyonun birçok kriz döneminde belirleyici olduğunu ifade etti. ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza ise Türkiye’nin ABD açısından “hayal edilebilecek en stratejik konuma sahip ülke” olduğunu söyledi. ABD’de Türkiye’ye ilişkin tarihsel bilginin yetersiz olduğunu savunan Bryza, iki ülkenin zihinsel haritalarını güncellemesi gerektiğini belirtti. Bryza, Türkiye’nin savunma sanayisi nedeniyle yeniden yaptırımlarla karşı karşıya kalmasını “absürt bir durum” olarak nitelendirdi. Ayrıca ABD-İran gerilimine değinerek Washington’un bölgeden tamamen kopamayacağını ifade etti. 100. YILA ÖZEL FOTOĞRAF SERGİSİ Panelin düzenlendiği salonun girişinde, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin 100. yılı anısına İletişim Başkanlığı tarafından fotoğraf sergisi açıldı. Sergide iki ülke arasındaki liderler düzeyi temaslardan ve ziyaretlerden yaklaşık 30 özel fotoğraf yer aldı. Katılımcılar, sergiye yoğun ilgi gösterdi. https://youtu.be/5a22DiH5ZO4

"AHİLİK HAFTASI" KUTLU OLSUN!.. Haber

"AHİLİK HAFTASI" KUTLU OLSUN!..

Ahilik, 13. yüzyılda Anadolu’da gelişen; dinî, ahlaki ve ekonomik kuralları birleştiren bir esnaf ve sanatkâr dayanışma geleneğidir. Bu düşünce akımı, Osmanlı'nın devletleşme sürecinde toplumun ahlaki, ticari ve diğer sosyal yapılanmasının temelindeki ana unsurlarını teşkil etmiştir. Ticari hayatın gelişmesindeki rolü anlamında, ahilik görüşlerinden özetle bahsedersek; Üretimde kaliteyi, fiyatta adaleti ve müşteri memnuniyetini esas alır. Hileli mal üretenlere meslekten men cezası uygulanır. Mesleki eğitim disiplinli bir hiyerarşiyle yürütülür. Müteşebbisler, çıraklık, kalfalık ve ustalık aşamalarından geçerek iş yeri açma hakkı kazanır. Sosyal Dayanışma yönünden de ortak fonlar (sandık sistemi) kurularak ihtiyaç sahibi, hasta veya sermayesi biten esnafa yardım edilir. Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran, Azerbaycan'ın Hoy kasabasında doğmuştur (1171). Hoy, Türkiye'nin doğu sınırından 60 km uzaklıkta ve "Sultan Tuğrul" zamanından beri Türkler'in meskûn olduğu bir bölgedir.. Ahilik Haftası Kutlamaları, 02.07.1988 tarih ve 19860 sayılı Resmi Gazetede Yayınlan Ahilik Haftası Kutlamaları Yönetmeliği ile 1988–2008 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumluluğunda, Kırşehir Valiliği, Sivil Toplum Kuruluşlarının katılımı ile kutlanırken 13.08.2008 tarih ve 26966 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Ahilik Haftası Kutlamaları Yönetmeliği ile kutlamaların koordinasyon ve sorumluluğu Bakanlığa verilmiştir. Yönetmelik uyarınca; Kırşehir’de gerçekleştirilen yedi günlük resmi kutlama programı içerisinde yer alan resmi tören Bakanlık tarafından, diğer tüm etkinliklere ilişkin program ise Kırşehir İl Kutlama Komitesi tarafından hazırlanmakta ve uygulanmaktadır. Günümüzde sadece Kırşehir değil bir çok il ve ilçelerde her yıl ahilik haftası kutlamaları yapılmaktadır. 14 Eylül - 20 Eylül arasını kapsayan, "AHİLİK HAFTASI" KUTLU OLSUN. BURSA ARENA E'GAZETE (Adına) Hüsamettin Taşdemir

Türkiye ve Azerbaycan arasında 3 büyük elektrik projesi planlanıyor Haber

Türkiye ve Azerbaycan arasında 3 büyük elektrik projesi planlanıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye ve Azerbaycan'ın elektrik alanında üç büyük projeyi hayata geçirmeyi planladığını belirtti. Projeler arasında Nahçıvan-Türkiye elektrik hattı, dörtlü yeşil enerji koridoru ve Karadeniz'in altından Avrupa'ya uzanacak elektrik iletim hattı bulunuyor. Bakan Bayraktar, Türkiye ile Azerbaycan'ın enerji alanındaki iş birliklerini değerlendirdi. Dünyanın krizler dünyası haline geldiğini ve krizlerin artık "yeni normal" olduğunu ifade eden Bayraktar, böyle bir ortamda Türkiye ile Azerbaycan'ın enerjide öngörülebilir, çeşitlendirilmiş ve daha yoğun işbirlikleri geliştirdiğini söyledi. Bayraktar, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı, TANAP ve TAP gibi projeleri hatırlatarak, "TANAP'tan bu sene itibarıyla 100 milyar metreküp doğal gaz akışı gerçekleşti. Bu hat, Avrupa'nın arz güvenliğine çok büyük katkı yapıyor." ifadesini kullandı. Türkiye ve Azerbaycan'ın birbirini tamamlayan özelliklere sahip olduğunu kaydeden Bayraktar, Azerbaycan'ın önemli bir petrol ve doğal gaz üreticisi olduğunu, şimdi ise elektrik üreticisi olma yolunda ilerlediğini dile getirdi. Bayraktar, Türkiye'nin ise büyüyen ve enerji ihtiyaçları artan bir pazar olduğunun altını çizerek, "Türkiye, aynı zamanda önemli tüketici olan Avrupa ile birçok bağlantısı olan, dolayısıyla buradaki enerjiyi Avrupa'ya ihraç edebilme kapasitesi, kabiliyeti olan bir ülke." diye konuştu. Bu özelliklerin Türkiye ve Azerbaycan'ı birbirini tamamlayan iki ülke haline getirdiğini anlatan Bayraktar, iki ülkenin cumhurbaşkanlarının ortaya koyduğu ortak vizyonun da buna uygun projeler geliştirilmesine vesile olduğunu kaydetti. Mevcut enerji projelerinin kapasitesinin tam kullanılması hedefleniyor Bayraktar, öncelikli olarak Bakü-Tiflis-Erzurum, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi mevcut projelerin kapasitesinin tam kullanılması gerektiğini vurgulayarak, Bakü-Tiflis-Ceyhan'dan bugün 600 bin varil petrol aktığını, hattın kapasitesinin ise 1 milyon varil olduğunu ifade etti. Bu hatta Orta Asya'daki ve Türk dünyasındaki diğer kaynaklardan ham petrol taşınabilmesi gerektiğine işaret eden Bayraktar, doğal gaz için de benzer çalışmaların yapılabileceğini aktardı. Bayraktar, önlerinde elektrik alanında çok büyük projeler bulunduğunu belirterek, "Üç ana projeyi konuşuyoruz. Bunlar, Nahçıvan üzerinden Türkiye elektrik iletim hattının gelmesi, Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan-Bulgaristan'ın dörtlü yeşil enerji koridoru ve Karadeniz'in altından yine Avrupa'ya gidecek elektrik iletim hattıdır." bilgisini verdi. Türk devletleriyle enerji ve madenlerde ortak projeler Türkiye ve Azerbaycan örneğinde olduğu gibi diğer Türk devletleriyle de birbirlerini tamamlayan bir bütün oluşturduklarına değinen Bayraktar, Türkmenistan'ın önemli doğal gaz kaynaklarına, Kazakistan'ın ise önemli ölçüde petrol üretim kapasitesine sahip olduğunu söyledi. Bu ülkelerin aynı zamanda önemli maden kaynaklarına ve maden üretimlerine sahip olduğunu belirten Bayraktar, Kazakistan'ın dünyanın önemli uranyum tedarikçilerinden biri olduğunu ifade etti. Bayraktar, "Dolayısıyla hem enerjide hem madenlerde üretici büyük ülkeler, Türkiye gibi çok önemli, sanayisi güçlü, maden ham maddesine ihtiyaç duyan, elektrik talebi büyüyen, enerji talebi büyüyen bir ülke ve Türkiye üzerinden de farklı pazarlara açılma imkanının olduğu bir yapıdayız. Bu sinerjiyi, ortak çalışmalarla hayata geçirip daha büyük projeleri birlikte gerçekleştireceğiz." dedi.

ABD'den Türkiye Açıklaması!  " İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiler.." Haber

ABD'den Türkiye Açıklaması! " İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiler.."

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Türkiye'nin de aralarında yer aldığı bazı ülkelerin ticari gemilere yönelik saldırıları sebebiyle İran'a bedel ödetme konusunda ABD'ye destek verdiğini öne sürdü. VANCE BEYAZ SARAY'DA İRAN POLİTİKASINI DEĞERLENDİRDİ ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında İran’a yönelik baskı politikası, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve küresel enerji fiyatları hakkında açıklamalar yaptı. BBC’nin aktardığına göre Vance, İran’dan ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurmasını istedi. Tahran yönetimine karşı ekonomik, askeri ve diplomatik baskının yanı sıra gizli operasyonların da seçenekler arasında bulunduğunu belirten Vance, "Gerçekleşebilecek her şey masada." dedi. TÜRKİYE VE BÖLGE ÜLKELERİNİN İRAN'A KARŞI ADIM ATTIĞINI İDDİA ETTİ İran’ın ekonomik olarak yalnızlaştırılmasına yönelik girişimlere ilişkin soruyu yanıtlayan Vance; Türkiye, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’ın adını verdi. Vance, söz konusu ülkelerin İran’ın ticari gemilere ateş açmasının bedelini ödemesini sağlama konusunda ABD’ye yardımcı olduğunu ileri sürerek, "Bazen bunu kamuoyu önünde söylemek istemiyorlar ancak özel olarak bize yardımcı olacak çok sayıda adım atıyorlar." ifadelerini kullandı. Vance, Türkiye ve diğer ülkelerin ne tür bir destek verdiği ya da bu desteğin kapsamı konusunda ayrıntı paylaşmadı. Açıklama, İran’ı küresel ticaret ve finans sisteminden uzaklaştırmayı amaçlayan ABD’nin Ekonomik Dışlama Operasyonu hakkındaki bir soruya yanıt olarak gerçekleşti. BASKI POLİTİKASI İLE İRAN'IN KAYNAKLARINI KESMEK HEDEFLENİYOR Vance, baskı politikasının amaçlarından birinin, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmek istemesi durumunda ihtiyaç duyacağı ekonomik kaynaklara erişimini engellemek olduğunu söyledi. İran’ın şu ana kadar nükleer tesislerini yeniden inşa etmeye çalıştığına ilişkin gelişme görmediklerini belirten Vance, Çin’in de Tahran yönetimine kıyasla daha sorumlu hareket ettiğini savundu. Trump yönetiminin gelecek aylarda İran’a karşı atabileceği adımları kamuoyu önünde açıklamayacağını ifade eden Vance, ekonomik, askeri, diplomatik ve gizli baskının başkanın kullanabileceği araçlar arasında yer aldığını dile getirdi. ABD Başkan Yardımcısı, İran ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürdüğü müddetçe Tahran yönetimiyle müzakere yürütmeyeceklerini açıkladı. DÜĞÜN TÖRENİNİN VURULDUĞU İDDİASI İNCELEME ALTINA ALINDI Vance’a, ABD’nin İran’da düzenlediği bir hava saldırısında düğün törenini vurduğu yönündeki iddia soruldu. İran devlet medyasının açıklamalarına şüpheyle yaklaştığını dile getiren Vance, olayın incelendiğini belirterek, "Eğer hata yaparsak ABD ordusu bundan ders çıkarır." dedi. İranlı yetkililer, saldırıda 5 kişinin hayatını kaybettiğini ve yaklaşık 70 kişinin yaralandığını bildirdi. ABD ordusu ise haberlerden haberdar olduğunu ancak sivilleri hedef almadığını açıkladı.

Karakucak güreşlerinde Türkiye Dünya şampiyonu oldu Haber

Karakucak güreşlerinde Türkiye Dünya şampiyonu oldu

Ankara Keçiören Büyükler Karakucak Güreşi Dünya Şampiyonası, 31 ülkeden 145 sporcunun katılımıyla 9 siklette, Bağlum Şehit Hüseyin Demirtaş Stadyumu’nda kurulan er meydanında gerçekleştirildi. ANKARA (İGFA) - Milli Güreşçi Feyzullah Aktürk finalde Moğolistan’dan Altangerel Chinbat’ı mağlup ederek dünya şampiyonu oldu. Müsabakalarda, Türkiye Karakucak Milli Takımı 200 puanla Dünya Şampiyonu olurken, 165 puanla İran ikinci, 120 puanla Azerbaycan üçüncü sırada yer aldı. Başpehlivan Feyzullah Aktürk’e altın kemeri Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş ve protokol üyelerinin elinden aldı. Dünya şampiyonlarını da buluşturan büyük spor şöleninde; Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu Adam Saitiev, UFC Şampiyonu Khamzat Chimaev, Dünya Profesyonel Boks Şampiyonu Artur Beterbiev ile Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu Razambek Jamalov onur konuğu olarak yer aldı. “TÜRK ATA SPORU GÜREŞE DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEK” Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan da Türk ata sporu güreşe destek vermeyi sürdüreceklerini belirterek şunları dile getirdi: “Bizim kültürümüzde pehlivanlık, yüksek ahlakın ve kardeşliğin meydanıdır. Burası yiğitlerin besmelelerle, dualarla çayırlara ayak bastığı, edebin, hayânın, ahlakın ve mertlikle buluştuğu yerdir. Bu er meydanı, ata mirasıdır. Cenab-ı Allah pehlivanlarımıza derman versin. Kıymetli hemşerilerim; onlarca farklı ülkeden gelerek çayırımıza ayak basan pehlivanlar, kültürlerin, dostlukların, kucaklaşmanın en büyük örneğidir. Şükürler olsun ki öyle bir Cumhurbaşkanımız, öyle bir dünya liderimiz var ki herkes onu örnek alıyor. Biz de böylesine dünya lideri olan Cumhurbaşkanımıza layık bir belediyecilik yapalım ve dünyaya, ülkemizi bu er meydanlarından tanıtalım istedik. Onun için her sene Sayın Cumhurbaşkanımızı burada onurlu, gururlu bir şekilde temsil edeceğiz. Geleneksel sporlarımızın ihyasına verdiği büyük destek ve sporcularımızın arkasında duran başta Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş Başkanıma, UWW temsilcilerimize ve Dünya Etnospor Başkanı Sayın Necmeddin Bilal Erdoğan’a sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Ve bugün aramızda bulunan, bizlere ayrıca güç katan asrın güreşçisi, yiğit hemşerim, kıymetli Spor Bakan Yardımcım Hamza Yerlikaya’ya da ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.” “BURADAKİ ATMOSFER BİZLERİ MUTLU EDİYOR” Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş organizasyonunda emeği geçenlere teşekkür ederek şöyle konuştu: “Geçen sene biliyorsunuz, 2025 yılında büyük deprem yarasının sarıldığı Kahramanmaraş’ımızda, dünyada ilk kez Dünya Karakucak Güreş Şampiyonası’nı yapmıştık. Bütün dünyada büyük bir iz bırakan Karakucak Dünya Şampiyonası’nı bu sene Başkentimizde yapmaya karar verdik. Başkentimizin bu güzel, bu şirin ilçesinde, değerli Başkanımızla birlikte yapmaya karar verdik. İnanılmaz bir atmosfer var ve bu, bizleri çok mutlu ediyor. Bu, Türk güreşi için, Türk geleneksel güreşi için büyük bir milat olarak görülüyor. Gerçekten her biri kendi alanında çok önemli değere sahip pek çok dünya çapındaki sporcumuz bugün burada Karakucak adına güreşecek ve Karakucak’ın dünyadaki en önemli sporcuları bugün burada belirlenecek. Bu anlamda hepinize çok güzel seyirler diliyorum. Karakucak Dünya Şampiyonalarının aynı güzellikle, aynı etkiyle yıllarca devam etmesini diliyorum.” TÜM SİKLETLERDE ŞAMPİYONLAR BELLİ OLDU Şampiyonada, 90 kilogram sıkletinde Rusya’dan Abdulla Tsatsaev dünya şampiyonu olurken, İran’dan Amirhossein Morteza Gholi Kavousi ikinci, Moğolistan’dan Turbold Ganbold üçüncü, Türkiye’den Harun Kılıç ise dördüncü sırada yer aldı. 85 kilogramda İran’dan Abdollah Shahriar Sheikhazami dünya şampiyonluğuna ulaşırken, Türkiye’den Coşkun Keleş ikinci, Azerbaycan’dan Farid Jabbarov üçüncü, Rusya’dan Ismail Muradovich Sakalov dördüncü oldu. 80 kilogramda İran’dan Ali Mohammad Gholami dünya şampiyonu olurken, Türkiye’den İsmet Çiftçi ikinci, Moğolistan’dan Yerkhanat Bolat üçüncü, Hindistan’dan Vikas Dada Kare dördüncü sırada yer aldı. 75 kilogramda Türkiye’den Fazlı Eryılmaz dünya şampiyonu olurken, Azerbaycan’dan Omar Gulmammadov ikinci, Hindistan’dan Anuj Kumar üçüncü, Moldova’dan Vasile Diacon dördüncü oldu. 70 kilogramda Türkiye’den Ferhat Kılıç dünya şampiyonluğunu elde ederken, Romanya’dan Eduard David Lenard ikinci, Azerbaycan’dan Ilyas Isayev üçüncü, İran’dan Aliakbar Mohammad Bagher Zaroudi dördüncü sırada yer aldı. 65 kilogramda Türkiye’den Hamza Zopalı dünya şampiyonu olurken, Azerbaycan’dan Agha Gasimov ikinci, İran’dan Mohammadreza Morteza Hosseini-Jalavandi üçüncü, Romanya’dan Daniel Marian Sandu dördüncü oldu. 60 kilogramda Türkiye’den Şaban Kızıltas dünya şampiyonu olurken, İran’dan Sajad Mohammad Gholi Salehpour ikinci, Filistin’den Mousa Yafea Madani Almadani üçüncü, Kırgızistan’dan Kubatek Zhakshylykov dördüncü sırada yer aldı. 50-55 kilogramda ise İran’dan Mahdi Mehrdad Veisi dünya şampiyonu olurken, Türkiye’den Halil Gökdeniz ikinci, Azerbaycan’dan Huseyn Sevdimov üçüncü, Rusya’dan Umar Uzdenov dördüncü oldu.

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi  ile Stratejik İş Birliği Anlaşması Haber

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi ile Stratejik İş Birliği Anlaşması

Azerbaycan Diasporasını Türkiye'de çok farklı ve güçlü temsil eden KİAMP- Karabağ Azerbaycan Milli Platformu Türkiye Cumhuriyeti Genel Koordinatörlüğü ve bünyesindeki Karabağ Azerbaycandır Koordine Etme Derneği ile İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi arasında karşılıklı tanıma, stratejik iş birliği ve kardeşlik esaslarını kapsayan memorandum, düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Gerçekleştirilen törende, KİAMP adına Genel Başkan Dr. Elvin ABDURAHMANLI, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi adına ise İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevgi KALKAN mutabakat metnini imzaladılar. İmzalanan memorandum ile taraflar arasında bilimsel, akademik, sosyal ve kurumsal alanlarda uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iş birliği sürecinin temelleri atıldı. İş birliği kapsamında eğitim, kültür, teknoloji geliştirme, ortak proje üretimi, seminer, konferans ve atölye çalışmaları düzenlenmesi, akademik bilgi ve deneyim paylaşımı, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve ortak stratejilerin oluşturulması hedefleniyor. Memorandum ayrıca siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve kamu yönetimi alanlarında ortak akademik çalışmaların yürütülmesini, kamu kurumları, araştırma kuruluşları ve Avrupa Birliği fonları kapsamında ortak proje ve araştırmalar geliştirilmesini, sürdürülebilir eğitim programlarının hazırlanmasını ve sosyal yenilikçilik alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini öngörüyor. Anlaşma çerçevesinde öğrencilerin staj hareketliliğinin desteklenmesi, kurumlar arasında akademik etkileşimin artırılması, ortak araştırmaların gerçekleştirilmesi ve toplum yararına yönelik sosyal sorumluluk ile farkındalık projelerinin hayata geçirilmesi de iş birliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Taraflar tüm çalışmaların bilimsel standartlar doğrultusunda, şeffaflık, karşılıklı iyi niyet ve kurumsal uzlaşı esaslarına uygun şekilde yürütülmesi konusunda mutabakata varırken, gerçekleştirilecek faaliyetlerin ortak karar doğrultusunda planlanması ve kamuoyuyla paylaşılması hususunda da ortak irade ortaya koydu. KİAMP Genel Başkanı Dr. Elvin ABDURAHMANLI, sürece verdiği destek ve katkılarından dolayı İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar HACISALİHOĞLU'na teşekkür ederek, söz konusu memorandumun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarını akademik ve kurumsal iş birlikleriyle daha da güçlendirecek önemli bir adım olduğunu ifade etti. İki kurum arasında imzalanan bu stratejik memorandumun; eğitim, bilim, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, sosyal kalkınma ve ortak proje üretimi alanlarında örnek teşkil edecek çalışmaların önünü açması ve iki kardeş ülke arasındaki kurumsal dayanışmaya önemli katkılar sunması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.