Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Avrupa Birliği

bursaarena.com.tr - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ayçiçeği ve pirinç ithalatına Edirne'den tepki Haber

Ayçiçeği ve pirinç ithalatına Edirne'den tepki

28. Dönem CHP Edirne Milletvekili aday adayı Namık Kemal Oğuz, Edirne İl Genel Meclisi Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu’nun açıkladığı ithalat verilerini değerlendirdi. Oğuz, “Bu rakamlar sıradan istatistikler değildir” diyerek üreticilerin artan maliyetler karşısında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - 28. Dönem CHP Edirne Milletvekili Aday Adayı Namık Kemal Oğuz, Edirne’den Türkiye’ye gerçekleştirilen ayçiçeği, pirinç ve çeltik ithalatına ilişkin açıklamalarda bulundu. Edirne İl Genel Meclisi Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu’nun raporuna göre, 1 Ocak-17 Temmuz tarihleri arasında Edirne’deki sınır kapılarından Türkiye’ye 90 bin 300 ton ayçiçeği ile 18 bin 400 ton pirinç ve çeltik ithal edildiğini belirten Oğuz, rakamların Edirne’nin tarımsal üretimdeki konumu açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “ÜRETİCİ MALİYETLERİN ALTINDA EZİLİYOR” Edirne’nin Türkiye’nin yağlık ayçiçeği ve çeltik üretiminde önde gelen illerinden biri olduğunu vurgulayan Oğuz, artan üretim maliyetlerinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını ifade etti. Mazot, gübre, ilaç, tohum ve sulama giderlerindeki artışa dikkat çeken Oğuz, “Bir tarafta toprağını işlemek için büyük mücadele veren üreticimiz, diğer tarafta ise binlerce ton ithal ürün var. Bu tabloyu görmezden gelmemiz mümkün değildir” dedi. Üreticilerin emeğinin karşılığını almakta zorlandığını belirten Oğuz, bu durumun çiftçilerin giderek üretimden uzaklaşmasına neden olduğunu savundu. “TARIM MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Tarımın yalnızca ekonomik bir konu olmadığını, aynı zamanda gıda güvenliği ve tarımsal bağımsızlık açısından stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Oğuz, Edirne’yi Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olarak nitelendirdi. Üreticinin ürününün değer bulması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve gençlerin tarıma yönlendirilmesi gerektiğini belirten Oğuz, tarımsal üretimi destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avusturya ile ticaret hacminde hedef 5 milyar dolar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avusturya ile ticaret hacminde hedef 5 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Başbakanı Christian Stocker ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2026'da 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği potansiyeline dikkat çekti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Avusturya arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Avusturya-Türk toplumunun iki ülkenin ortak değeri olduğunu ifade etti. Erdoğan, 400 bini aşan Avusturya-Türk toplumunun huzur ve refahına önem verdiklerini vurguladı. TİCARET HACMİNDE 5 MİLYAR DOLAR HEDEFİ Ekonomik ve ticari ilişkilerde son dönemde olumlu bir ivme yakalandığını belirten Erdoğan, 2025 yılında yaklaşık 4,5 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin bu yıl 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi. Türkiye'de binden fazla Avusturya firmasının faaliyet gösterdiğini belirten Erdoğan, Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 11 milyar doları aştığını, Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımlarının ise 1 milyar dolara yaklaştığını açıkladı. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizmasının yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi kurulmasını önerdiklerini belirten Erdoğan, komitenin ilk toplantısının yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesini istediklerini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Şansölye sıfatıyla ülkemize ilk ziyaretini gerçekleştiren Sayın Stocker'i Ankara'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Tarihi ve köklü ilişkilere sahip… pic.twitter.com/FHMEchydkh — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 10, 2026 "ORTA KORİDOR'U GÜÇLENDİRECEK İŞ BİRLİĞİ" Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Orta Koridor'u güçlendirecek stratejik projelerin hayata geçirilebileceğini ifade etti. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB'nin atacağı adımların Türkiye ve Avrupa'nın ortak menfaatine olduğunu söyledi. SURİYE VE GAZZE MESAJI Bölgesel gelişmelerin de ele alındığını belirten Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunmasının Türkiye açısından öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Erdoğan, Avusturya'nın Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkı sunmasını önemsediklerini söyledi. Gazze'deki insani duruma da dikkat çeken Erdoğan, kalıcı barış için iki devletli çözüme bağlı olduklarını belirterek, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının önemini vurguladı. Erdoğan ayrıca Türkiye ve Avusturya'nın Balkanlar'da istikrarın korunmasına büyük önem verdiğini ifade etti.

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi  ile Stratejik İş Birliği Anlaşması Haber

KİAMP Türkiye'de Azerbaycan'ın yüz akı oldu: İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi ile Stratejik İş Birliği Anlaşması

Azerbaycan Diasporasını Türkiye'de çok farklı ve güçlü temsil eden KİAMP- Karabağ Azerbaycan Milli Platformu Türkiye Cumhuriyeti Genel Koordinatörlüğü ve bünyesindeki Karabağ Azerbaycandır Koordine Etme Derneği ile İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi arasında karşılıklı tanıma, stratejik iş birliği ve kardeşlik esaslarını kapsayan memorandum, düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Gerçekleştirilen törende, KİAMP adına Genel Başkan Dr. Elvin ABDURAHMANLI, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi adına ise İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevgi KALKAN mutabakat metnini imzaladılar. İmzalanan memorandum ile taraflar arasında bilimsel, akademik, sosyal ve kurumsal alanlarda uzun vadeli ve sürdürülebilir bir iş birliği sürecinin temelleri atıldı. İş birliği kapsamında eğitim, kültür, teknoloji geliştirme, ortak proje üretimi, seminer, konferans ve atölye çalışmaları düzenlenmesi, akademik bilgi ve deneyim paylaşımı, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve ortak stratejilerin oluşturulması hedefleniyor. Memorandum ayrıca siyaset bilimi, uluslararası ilişkiler ve kamu yönetimi alanlarında ortak akademik çalışmaların yürütülmesini, kamu kurumları, araştırma kuruluşları ve Avrupa Birliği fonları kapsamında ortak proje ve araştırmalar geliştirilmesini, sürdürülebilir eğitim programlarının hazırlanmasını ve sosyal yenilikçilik alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesini öngörüyor. Anlaşma çerçevesinde öğrencilerin staj hareketliliğinin desteklenmesi, kurumlar arasında akademik etkileşimin artırılması, ortak araştırmaların gerçekleştirilmesi ve toplum yararına yönelik sosyal sorumluluk ile farkındalık projelerinin hayata geçirilmesi de iş birliğinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Taraflar tüm çalışmaların bilimsel standartlar doğrultusunda, şeffaflık, karşılıklı iyi niyet ve kurumsal uzlaşı esaslarına uygun şekilde yürütülmesi konusunda mutabakata varırken, gerçekleştirilecek faaliyetlerin ortak karar doğrultusunda planlanması ve kamuoyuyla paylaşılması hususunda da ortak irade ortaya koydu. KİAMP Genel Başkanı Dr. Elvin ABDURAHMANLI, sürece verdiği destek ve katkılarından dolayı İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar HACISALİHOĞLU'na teşekkür ederek, söz konusu memorandumun Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarını akademik ve kurumsal iş birlikleriyle daha da güçlendirecek önemli bir adım olduğunu ifade etti. İki kurum arasında imzalanan bu stratejik memorandumun; eğitim, bilim, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, sosyal kalkınma ve ortak proje üretimi alanlarında örnek teşkil edecek çalışmaların önünü açması ve iki kardeş ülke arasındaki kurumsal dayanışmaya önemli katkılar sunması bekleniyor.

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bursa Osmangazi’de Haber

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Bursa Osmangazi’de

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bursa temasları kapsamında Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni ziyaret ederek kentin tarihi mirasını görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti ve yarın düzenlenecek Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi açılışı ile gerçekleştireceği konferansa Bursalıları davet etti. BURSA (İGFA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Osmangazi Belediyesi tarafından Hisar Arkeoparkı'nda hayata geçirilen Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin açılış törenine katılmak ve "Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu" başlıklı konferans vermek üzere Bursa'ya geldi. Bursa programı kapsamında Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu ve Bursa'nın fethini 360 derecelik panoramik görsellerle anlatan Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni ziyaret eden KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a Osmangazi Belediye Başkan Yardımcıları Mutlu Esendemir, Recep Çohan, Mücahit Yıldızhan, Fatih Vardar ve İbrahim Emre Tonaroğlu'nun yanı sıra belediye meclis üyeleri ile birim müdürleri eşlik etti. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nin kuruluş amacı ve sergilenen eserler hakkında bilgiler alan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, müzede yer alan eserleri ilgiyle inceledi. “Geçmişimizi ve Tarihimizi Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde Görmekten Mutluluk Duydum” Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ziyareti kapsamında değerlendirmelerde bulunan KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Bursa'da bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Bursa’nın çok önemli bir şehir olduğunun altını çizen KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, şöyle devam etti: “Osmanlı Devleti'nin doğduğu şehir olan Bursa'yı geçmişte olduğu gibi bu ziyaretimde de ilk olarak Osmangazi ve Orhangazi türbelerini ziyaret ederek başladım. Ardından Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni gezdik. Geçmişimizi ve tarihimizi bu müzede görmekten büyük mutluluk duydum. Bursa bir sanayi şehri olmasının yanı sıra önemli bir turizm şehridir. Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden yaklaşık 2,5 saatte Bursa'ya ulaştım. Kıbrıs'tan buraya gelip gitmek, havalimanı ve Osmangazi Köprüsü sayesinde artık dünyanın birçok şehrine seyahat etmekten daha kolay hale geldi. Bu vesileyle tüm Bursa halkına en derin sevgi, saygı ve hürmetlerimi iletiyorum. Bursa'da çok sayıda dostum var. Yıllardır buraya gelip gidiyorum. Bursa'ya sahip çıkan tüm sanayicilerimize ve üreticilerimize, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 5. Cumhurbaşkanı sıfatıyla sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.” “Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin Açılışına Herkesi Bekliyorum” KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yarın gerçekleşecek olan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’nin açılış törenine ve konferansına da Bursalıları davet ederek, “Ticaret, turizm, üniversiteler arası iş birlikleri ve farklı alanlardaki ilişkiler her geçen gün daha da güçlenmektedir. Bursa'dan Kıbrıs'a yerleşenler, burada askerlik yapanlar, şehit düşenler ve gazilerimiz vardır. Tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Benimle Kıbrıs davasında aynı yüreği taşıyan Osmangazi Belediye Başkanı Mutlu Esendemir'in daveti üzerine Bursa'dayım. Nazik davetleri için kendisine teşekkür ediyorum. Yarın Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi'nin açılış törenine katılacağım. Aynı zamanda ‘Ortadoğu, Avrupa Birliği ve Ortasında Kıbrıs Sorunu’ başlıklı bir konferans vereceğim. Açılış törenine ve konferansa tüm vatandaşlarımızı davet ediyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Bursa arasındaki bağların daha da güçlenmesi adına verimli sohbetler gerçekleştireceğimize inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

ABD heyeti, Fransa'nın eleştirilerini protesto ederek BM Güvenlik Konseyi toplantısını terk etti Haber

ABD heyeti, Fransa'nın eleştirilerini protesto ederek BM Güvenlik Konseyi toplantısını terk etti

ABD heyeti, pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında Fransa'nın Daimî Temsilcisi konuşmaya başladığı sırada salonu terk etti. Washington'un bu adımı, Fransa'nın daha önce ABD'yi insan hakları oylaması nedeniyle Kuzey Kore ve Rusya ile aynı safta gösteren açıklamalarına tepki olarak attığı belirtildi. ABD'nin BM Daimî Temsilci Yardımcısı Dan Negrea, "Konsey üyelerinden biri ahlaki üstünlük taslıyor ve bugün hâlâ tartıştığımız Ukrayna savaşı ya da barış ve güvenlikle doğrudan ilgili olmayan insan hakları gibi konularda herkese ders vermeye çalışıyor. Bu nedenle Fransa'nın konuşması sırasında toplantıyı terk ettik" dedi. Negrea, Paris'in tutumunu "ikiyüzlü" olarak nitelendirerek, ABD'nin Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasındaki karşılıklı saygı nedeniyle bugüne kadar bu tavra "hoşgörü" gösterdiğini söyledi. Bir Güvenlik Konseyi toplantısının protesto amacıyla terk edilmesi ise oldukça nadir görülen bir durum olarak değerlendiriliyor. ABD, cuma günü BM Genel Kurulu'nda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılmasına ilişkin oylamada "hayır" oyu kullanan 10 ülkeden biri olmuştu. Washington bu oylamada Kuzey Kore, Rusya, Nikaragua ve Mali ile aynı safta yer almıştı. Bunun üzerine Fransa'nın BM Daimî Temsilciliği, X platformunda İngilizce yayımladığı mesajda, "ABD bir zamanlar insan hakları konusunda örnek alınan bir ülkeydi. Artık öyle değil. Bugün Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya ile aynı safta yalnız kalmış durumda ve dünya artık onu dinlemiyor" ifadelerini kullanmıştı. ABD'li diplomat Negrea, "Özgürlüğünü tehdit eden her çatışmada bu üye devletin yanında yer aldık. Bugün de kendilerine ABD'nin hâlâ özgürlüğün küresel modeli olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu nedenle, siyasallaşmış söyleminden vazgeçmediği, kibirli ve saygısız üslubunu sürdürdüğü ve sorumluluklarına yakışır şekilde davranmadığı sürece Fransa'nın konuşmalarını dinleme ayrıcalığını kendisine tanımayacağız" ifadelerini kullandı. Fransa'nın BM Daimî Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise, "Bu yıl ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümünü kutluyoruz ve Fransa'nın bu süreçte oynadığı rolü herkes biliyor" diyerek yanıt verdi. Bonnafont, Fransa'nın gerek Güvenlik Konseyi'nde gerekse Genel Kurul'da Birleşmiş Milletler'in kurumsal bağımsızlığını ve etkinliğini, BM Şartı, insan hakları ve barış ilkeleri doğrultusunda korumak için çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Daha sonra açıklama yapan bir Fransız diplomatik kaynak ise, "Fransa'nın tutumu nettir. Avrupa Birliği'nin tüm üyeleri ve BM üyesi ülkelerin ezici çoğunluğu gibi biz de İnsan Hakları Yüksek Komiseri'nin yeniden atanmasını destekledik. Bu durum ABD ile yakın diyalog yürütmemize engel değildir. Bir oylamadaki görüş ayrılığı, ikili ilişkilerimizin niteliğini ya da birlikte çalışma kapasitemizi zedelemez" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin "Zeytin Atlası" erişime açıldı Haber

Türkiye'nin "Zeytin Atlası" erişime açıldı

Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen ANATOLİVAR Projesi kapsamında hazırlanan "Zeytin Atlası" kullanıma açıldı. Türkiye'nin altı ana zeytincilik bölgesini kapsayan dijital platform, yerel ve nadir zeytin çeşitlerinin dağılımını ortaya koyarken doğa dostu üreticileri de görünür hale getiriyor. İSTANBUL (İGFA) - Proje Evi Kooperatifi tarafından, Avrupa Birliği'nin finansal desteğiyle ve Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) ile Slow Food ortaklığında yürütülen ANATOLİVAR – Anadolu'da Zeytin Üreticisi Toplulukların Güçlendirilmesi Projesi kapsamında hazırlanan "Zeytin Atlası" kamuoyunun kullanımına sunuldu. Marmara, Kuzey Ege, Orta Ege, Güney Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gerçekleştirilen arazi çalışmaları sonucunda oluşturulan dijital atlas, yerel ve nadir zeytin çeşitleri ile doğa dostu üreticileri aynı platformda buluşturuyor. İki katmanlı coğrafi veri tabanı niteliğindeki atlasın, zeytincilikte agroekolojik dönüşüme rehberlik etmesi hedefleniyor. Yaklaşık 400 bin ailenin geçimini zeytincilikten sağladığı Türkiye'de 100'ün üzerinde yerel zeytin çeşidi bulunuyor. Proje kapsamında hazırlanan atlasın ilk modülü, Türkiye'de ilk kez zeytincilik alanında kullanılan Ekolojik Niş Modellemesi yöntemiyle yerel ve nadir zeytin çeşitlerinin hangi coğrafi ve iklim koşullarında yetişebildiğini haritalandırıyor. Böylece Dilmit, Sarıulak ve benzeri yerel çeşitlerin doğal yayılış alanları dijital ortamda görüntülenebiliyor. Proje yetkilileri, ilerleyen süreçte aynı yöntemle iklim değişikliği senaryolarının analiz edilerek yerel zeytin çeşitlerinin gelecekte yaşayabileceği uygun alanların da belirlenmesinin amaçlandığını ifade etti. Atlasın ikinci modülü ise doğa dostu üretim yapan çiftçileri ve işletmeleri kapsıyor. Bu bölümde, yerel çeşitleri koruyan, herbisit kullanmayan, süper yoğun endüstriyel üretimden kaçınan, toprak ve su kaynaklarını gözeten agroekolojik üretim anlayışını benimseyen üreticiler belirlenen kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor. Üreticiler; "Temiz/Doğa Dostu", "İklime Dirençli", "Yerel Çeşit Koruyucusu", "Agroekolojik", "Organik", "Nadir Çeşit Koruyucusu", "Kalite ve Duyusal Mükemmellik", "İzlenebilirlik" ve "Sosyal Sorumluluk Sahibi" gibi rozetlerle sınıflandırılıyor. Böylece hem sürdürülebilir üretimin teşvik edilmesi hem de tüketicilerin güvenilir ve izlenebilir üreticilere daha kolay ulaşabilmesi amaçlanıyor.

BM Genel Sekreteri Guterres'ten Golan Tepeleri açıklaması: 'Suriye toprağıdır' Haber

BM Genel Sekreteri Guterres'ten Golan Tepeleri açıklaması: 'Suriye toprağıdır'

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Guterres ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, görüşmelerinde Suriye'nin yeniden imarı konusunu ele aldı. Guterres basın toplantısında yaptığı konuşmasında, "Golan Tepeleri Suriye toprağıdır. Suriye'nin toprak egemenliğine yönelik ihlaller kabul edilemez ve durdurulmalıdır" dedi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, ülkenin yeniden imarı ve İsrail'in ülkeye yönelik ihlallerini ele aldı. Guterres ve Şeybani, Şam'da yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Dışişleri Bakanı Şeybani, Suriye’nin yeniden imar çabalarını desteklemek amacıyla BM ile işbirliğinin geliştirilmesi yollarını ele aldıklarını söyledi. Ülkedeki güvenlik ve istikrarın sağlanmasına öncelik verdiklerini belirten Şeybani, “Suriye bugün, silahların devletin elinde toplanmasına ve ülke sınırlarının güvenliğinin sağlanmasına odaklanan stratejik bir barış modeli sunmaktadır” dedi. Son dönemde yaklaşık 3.5 milyon Suriyelinin ülkesine geri döndüğünü ifade eden Şeybani, bunun dünyanın en büyük gönüllü geri dönüş hareketlerinden biri olduğunu dile getirdi. Suriye’nin uluslararası toplum ve Avrupa Birliği’nin (AB) desteğine ihtiyaç duyduğunu belirten Şeybani, “Bu dönemde başarılı bir model görmek isteyenlerin Suriye’nin yanında yer alması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. “İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlalleri bölgenin güvenliği için doğrudan tehdit oluşturuyor” diyen Şeybani, BM’nin ülkede daha aktif ve destekleyici bir rol üstlenmesini istediklerini söyledi. Guterres ile Suriye ve BM arasındaki ortaklık sürecini de değerlendirdiklerini aktaran Şeybani, “Suriye halkı mevcut aşamada ülkesinin yeniden inşasına katılma fırsatına sahiptir” diye konuştu. 'Azim ve kararlılığında Suriye’ye yardım etmeliyiz' BM Genel Sekreteri Guterres ise Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu belirterek, BM’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını ve egemenliğini desteklediğini vurguladı. Tüm ihlallerin durdurulması çağrısında bulunan Guterres, BM’nin hem Suriye ile hem de uluslararası toplumla işbirliği içinde ülkenin geleceğini ve refahını desteklemeyi amaçladığını ifade etti. Suriye’nin aynı anda hem iyileşme hem de yatırım sürecinden geçtiğini dile getiren Guterres, “Çok şiddetli bir çatışmadan çıkıp kendi kendini inşa eden hiçbir ülke yoktur. Bu konudaki azim ve kararlılığında Suriye’ye yardım etmeliyiz” dedi. Guterres, Suriye halkının uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödediğini ancak direnç, yenilikçilik ve aidiyet duygusunu koruduğunu belirterek, “Suriye bugün tüm Suriyeliler için daha iyi bir geleceğin temellerini atıyor. Birleşmiş Milletler olarak Suriyelilere ait olanın onlara ait olması gerektiğini kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı. 'Golan Tepeleri Suriye toprağıdır' AA muhabirinin "Şam’a ne gibi mesajlarla geldiniz, Suriye halkının güvenliği ve istikrarını garanti altına alacak somut adımlar var mı?“ sorusu üzerine Guterres, BM'nin Golan'ın Suriye toprağı olduğu yönündeki tutumunun açık olduğunu kaydetti. BM'nin bu konudaki yaklaşımının net olduğunu vurgulayan Guterres, “Birleşmiş Milletler hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde Golan topraklarının Suriye toprağı olduğunun farkındadır. Golan Tepeleri Suriye toprağıdır, Suriye topraklarının egemenliğine yönelik ihlal kabul edilemez ve durdurulmalı” dedi. İsrail'in Golan ve Suriye topraklarındaki ihlallerinin BM tarafından birçok kez kınandığını aktaran Guterres, söz konusu meselenin ele alınmasında temel sorumluluğun BM Güvenlik Konseyine ait olduğunu söyledi. Guterres, BM'nin uluslararası hukukun korunması ve uygulanmasına yönelik mekanizmalara sahip olduğunu belirterek, “Birleşmiş Milletler olarak Suriyelilere ait olanın Suriyelilere ait olduğunun kabul edilmesi yönünde güçlü bir savunuculuk yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de öncü proje: Arıtma çamuru enerjiye ve toprak düzenleyiciye dönüşecek Haber

Türkiye’de öncü proje: Arıtma çamuru enerjiye ve toprak düzenleyiciye dönüşecek

Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği destekli “Sludge2Energy Projesi” kapsamında hayata geçireceği çevreci yatırımla Türkiye’de bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından yüklenici firma ile resmi sözleşme imzalandı. MANİSA (İGFA) - MASKİ Genel Müdürlüğünün Akdeniz Havzası Sınır Ötesi İş Birliği Programı kapsamında yürüttüğü projenin imza törenine MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özgür Avşar, Atıksu Dairesi Başkanı Onur Artan ve yüklenici firma yetkilileri katıldı. Törende konuşan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Merkez Atıksu Arıtma Tesisinde uygulanacak projeyle arıtma çamurunun piroliz yöntemiyle işleneceğini, bu sayede hem enerji üretileceğini hem de toprak düzenleyici elde edileceğini belirtti. “Atık Çamur Kendi Enerjisini Üretecek” Projenin önemine değinen Genel Müdür Kılıç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “MASKİ olarak yeni ve heyecan verici bir projeyi başlatıyoruz. Yüklenici firmamızla sözleşmemizi imzaladık. Yaklaşık 350 bin avro, yani 20 milyon lirayı bulan bu projeyle Manisa Merkez Arıtma Tesisimizden çıkan çamurun ısıl işlemle hacmini düşürmeyi ve ortaya çıkan ürünü toprak iyileştirici olarak değerlendirmeyi hedefliyoruz. Ekip arkadaşlarımızla uzun süredir üzerinde çalıştığımız bu çalışma, Türkiye'de öncü bir proje olacak. Tesis, atık çamurdan elde edilen gaz sayesinde ihtiyaç duyduğu enerjiyi kendi kendine karşılayacak. MASKİ’ye ve yüklenici firmamıza hayırlı olmasını diliyorum.” Proje %100 Hibe ile Gerçekleştirilecek Projenin teknik detaylarını paylaşan MASKİ Atıksu Arıtma Dairesi Başkanı Onur Artan ise şunları söyledi: “Yunanistan, İtalya ve Mısır gibi ülkelerin de yer aldığı 8 ortaklı bu projeyi %100 hibe ile hayata geçiriyoruz. Kuracağımız tesis sayesinde atıksu arıtma çamurunu hem daha çevreci bir yöntemle yöneteceğiz hem de piroliz süreciyle gerekli enerjiyi çamurun kendisinden sağlayacağız. 8 aylık sözleşme süremiz başladı. En kısa sürede sahada çalışmalara geçmek istiyoruz. Bu çevreci projelere sağladığı destekler için Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’ya teşekkürlerimizi sunarız.”

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunanistan'a alınmadı Haber

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunanistan'a alınmadı

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu, Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet'in vefatının 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek anma programına katılmak üzere gitmek istediği Yunanistan'a girişine izin verilmedi. EDİRNE (İGFA) - İpsala Sınır Kapısı'nda Yunan makamlarınca geri çevrilen Pehlivanoğlu, Türkiye tarafında yaptığı açıklamada kararı sert sözlerle eleştirdi. Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk dünyasının ve Batı Trakya Türklerinin hak ve hukukunu her şart altında savunmaya devam edeceklerini belirten Pehlivanoğlu, "Bana kamu düzenini bozacağım gerekçesiyle giriş izni verilmedi. Bize yapılan bu muamele, insan haklarına ve Avrupa Birliği hukukuna aykırıdır. Bunu göğsümüzde taşıyacağımız bir madalya olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı. Pehlivanoğlu, Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerine yönelik politikalarını eleştirmeyi sürdüreceğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın yaşanan olayla ilgili gerekli diplomatik girişimlerde bulunmasını beklediğini söyledi. Zafer Partisi'nden Yazılı Açıklama Konuya ilişkin Zafer Partisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Pehlivanoğlu'nun Dr. Sadık Ahmet'i anmak üzere Gümülcine'ye giderken Yunan makamlarınca hukuksuz şekilde geri çevrildiği öne sürüldü. Açıklamada, Heybeliada Ruhban Okulu'nun statüsüne ilişkin demokratik tepkisini dile getiren bir Türk siyasetçisinin Yunanistan'a alınmamasının, Atina yönetiminin demokrasi, ifade özgürlüğü ve azınlık hakları konusundaki yaklaşımının yeni bir göstergesi olduğu savunuldu. Parti açıklamasında ayrıca, "Batı Trakya Türklerinin haklı mücadelesini sahiplenenleri susturabileceğini düşünen Yunan makamları bilmelidir ki; ne Dr. Sadık Ahmet'i ne de Batı Trakya'daki soydaşlarımızı yalnız bırakacağız." denildi. Zafer Partisi, yaşanan olayı kınayarak Dışişleri Bakanlığı'nı, vatandaşının haklarının korunması için gerekli diplomatik girişimlerde bulunmaya davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.