Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ateşkes

bursaarena.com.tr - Ateşkes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateşkes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MGK'dan 8 maddelik bildiri... Terörsüz Türkiye, bölgesel güvenlik ve Gazze mesajı Haber

MGK'dan 8 maddelik bildiri... Terörsüz Türkiye, bölgesel güvenlik ve Gazze mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), terörle mücadele, "Terörsüz Türkiye" süreci, bölgesel gelişmeler ve uluslararası güvenlik konularını ele aldı. Toplantı sonrası yayımlanan bildiride, iç ve dış güvenliğe ilişkin önemli mesajlar verildi. ANKARA (İGFA) - Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı. Toplantının ardından yayımlanan bildiride, terörle mücadeleden bölgesel gelişmelere, NATO Zirvesi'nden Gazze'deki son duruma kadar birçok başlık değerlendirildi. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğine yönelik tehditlere karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen operasyonlar hakkında Kurul'a bilgi sunulduğu belirtildi. MGK'da ayrıca "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefleri doğrultusunda kaydedilen gelişmeler ele alınırken, güvenlik, istikrar ve refahın kalıcı şekilde sağlanmasına yönelik çalışmaların sonraki aşamaları istişare edildi. Toplantıda, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla FETÖ ile mücadelede gelinen son durum da değerlendirildi. Bildiride, örgütün tamamen bertaraf edilmesine yönelik tedbirlerin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. BÖLGESEL GELİŞMELER MASADAYDI MGK bildirisinde, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Zirvesi'nin ittifakın geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olduğu belirtilerek, Türkiye'nin savunma alanındaki imkan ve kabiliyetlerini müttefikleriyle paylaşma konusundaki yapıcı yaklaşımının sürdüğü ifade edildi. İran ile ABD arasında yeniden yaşanan çatışmaların bölge ülkeleri ve küresel ticaret yolları açısından oluşturduğu risklere dikkat çekilen bildiride, taraflara güç kullanımından kaçınmaları ve müzakere sürecine dönmeleri çağrısı yapıldı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz ve Hazar Denizi gibi çevre bölgelere yayılmasının yeni riskler oluşturacağına işaret edilen bildiride, tarafların gerilimi düşürecek ve barışı sağlayacak somut adımlar atması gerektiği vurgulandı. MGK'da ayrıca Suriye ve Irak ile geliştirilen çok boyutlu iş birliğinin bölgesel güvenlik açısından önemine dikkat çekilirken, Türkiye'nin bölgesel dayanışmayı güçlendirmeye yönelik girişimlere katkı sunmayı sürdüreceği belirtildi. GAZZE MESAJI Bildiride son olarak Gazze'deki gelişmelere de yer verildi. Gazze Barış Planı kapsamında ilerleme sağlanmasına rağmen ateşkes ihlallerinin sürdüğü belirtilerek, İsrail yönetiminin Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ile başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara yönelik eylemlerine karşı uluslararası toplumun açık ve tavizsiz bir tutum sergilemesi gerektiği ifade edildi.

Trump'a uyarı: İran'a kara harekâtı, Vietnam'dan daha ağır bir bataklığa saplanmak anlamına gelir Haber

Trump'a uyarı: İran'a kara harekâtı, Vietnam'dan daha ağır bir bataklığa saplanmak anlamına gelir

Los Angeles Times, ABD ile İran arasında devam eden savaşı değerlendirdiği analizinde, yıllarca "sonsuz savaşların" en sert muhaliflerinden biri olan ABD Başkanı Donald Trump'ın, şimdi kendisinin uzun süreli ve yıpratıcı bir savaşın eşiğinde bulunduğunu yazdı. Gazete, dört buçuk ayı geride bırakan savaşın sona ermesine ilişkin hâlâ net bir perspektif bulunmadığını belirtti. Gazete, Donald Trump'ın geçmiş yıllarda Afganistan ve Irak savaşlarının yanı sıra ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteği de defalarca "hata" ve "zaman kaybı" olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Ancak ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak operasyonunun başlamasının ardından Trump yönetiminin, çatışmaların birkaç hafta içinde sona ereceğini vaat ettiği ifade edildi. Aradan dört aydan fazla süre geçmesine rağmen yalnızca ateşkeslerin art arda bozulduğu değil, karşılıklı saldırıların da sürdüğü belirtilirken, Washington'ın "kabul edilebilir savaş sonu" olarak neyi tanımladığına ilişkin hâlâ net bir çerçeve ortaya koymadığı kaydedildi. Habere göre, son günlerde ateşkes bir kez daha bozuldu ve karşılıklı saldırılar yeniden başladı. İran'ın Ürdün'deki Muvaffak es-Salti Hava Üssü'ne düzenlediği füze saldırılarında iki ABD askeri hayatını kaybetti, Irak'ta ise bir ABD askeri daha yaşamını yitirdi. Pentagon'un açıklamasına göre, savaşın başlangıcından bu yana 17 ABD askeri öldü, 430'dan fazla asker ise yaralandı. İsviçre'deki St. Gallen Üniversitesi Uluslararası Hukuk Profesörü ve Ortadoğu uzmanı Andreas Böhm, Los Angeles Times'a yaptığı değerlendirmede, "Trump'ın bakış açısından güç göstermenin en kolay yolu İran'ı bombalamak ve sonucu beklemektir. Ancak bu saldırılar taktik açıdan etkileyici görünse de stratejik düzeyde herhangi bir kazanım sağlamadı. Gerçek şu ki İran tutumunda herhangi bir değişikliğe gitmedi. Taktik başarı stratejik başarıyla karıştırılırsa hiçbir savaş sonuca ulaşamaz." ifadelerini kullandı. Los Angeles Times, savaşın Trump açısından iç politikadaki sonuçlarına da dikkat çekerek, artan can kayıpları ve çatışmaların uzamasının "MAGA" hareketi destekçileri arasında görüş ayrılıklarına yol açtığını yazdı. Tucker Carlson, Megyn Kelly ve Alex Jones gibi isimlerin savaşın sürdürülmesini eleştirdiği, bazı Cumhuriyetçilerin ise bunun Kongre ara seçimlerine etkisinden endişe duyduğu belirtildi. Haberde ayrıca müzakerelerin geleceğine ilişkin de kuşkular dile getirildi. 2015 nükleer anlaşmasının, yüzlerce diplomat ve uzmanın katılımıyla 600 gün süren müzakerelerin ardından sağlandığı hatırlatılırken, Trump yönetiminin diplomatik mekanizmayı zayıflatması ve sınırlı sayıdaki müzakerecilere dayanması nedeniyle benzer bir anlaşmaya ulaşma ihtimalinin düşük olduğu ifade edildi.

Vahşi İsrail saldırıları sonucu Lübnan'da can kaybı 4 bin 319'a yükseldi Haber

Vahşi İsrail saldırıları sonucu Lübnan'da can kaybı 4 bin 319'a yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 319'a, yaralı sayısının ise 12 bin 203'e ulaştığını açıkladı. İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelere yönelik hava ve topçu saldırılarının sürdüğü bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin güncel verileri paylaştı. Açıklamaya göre, saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 15 artarak 4 bin 319'a yükseldi. Aynı dönemde yaralı sayısının ise 12 bin 203'e ulaştığı bildirildi. Bakanlık, bir gün önce yaptığı açıklamada ölü sayısını 4 bin 304 olarak duyurmuştu. Anadolu Ajansı (AA'nın Lübnan resmi haber ajansı NNA'dan aktardığına göre, İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) ülkenin güneyindeki Nebatiye vilayetine bağlı Kefer Tebnit ve Bint Cubeyl ilçesindeki Beraşit beldelerini hedef aldı. Haberde, Beraşit'in hava saldırısıyla eş zamanlı olarak topçu ateşine tutulduğu ve makineli tüfeklerle tarandığı belirtilirken, İsrail ordusunun Bint Cubeyl ilçesine bağlı Konin beldesinde bazı evleri patlayıcılarla yıktığı ifade edildi. Öğle saatlerinde Yukarı Nebatiye beldesinde bir aracın İHA ile hedef alınması sonucu evlerini kontrol etmek için bölgeye gelen bir kadın, annesi ve yabancı uyruklu iki kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. ATEŞKES VE DİPLOMATİK GİRİŞİMLERE RAĞMEN ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR İsrail'in, bölgede yürürlükte olduğu belirtilen ateşkes düzenlemeleri ile Lübnan'ı da kapsadığı ifade edilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdüğü kaydedildi. İsrail ordusu, 2 Mart'ta Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış, ülkenin güneyindeki çok sayıda beldeyi hedef almıştı. Lübnan hükümeti ise saldırılar nedeniyle ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. ATEŞKES SÜRECİ ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin üç hafta uzatıldığını duyurmuştu. ABD'nin arabuluculuğunda 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmelerin ardından ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılması kararlaştırılmıştı. İran ile ABD de Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda 14 Haziran'da savaşın durdurulmasını ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı. Söz konusu mutabakatın Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesini de kapsadığı belirtilmişti. Öte yandan, Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelerin beşinci turunun ardından 26 Haziran'da İsrail ile Lübnan arasında bir çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne? Haber

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek uzun vadeli bir barış anlaşmasının ayrıntılarına ilişkin görüşmeler İsviçre'de başladı. 21 Haziran Pazar günü başlayan görüşmelerde Pakistan ve Katar arabuluculuk yapıyor. Anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin görüşmelerde kısa sürede görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Görüşmeleri "tarihi" olarak nitelendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, şimdiden büyük ilerleme kaydedildiğini ve bunun gelecekteki ilişkileri dönüştürebileceğini söyledi. Vance, İran'ı nükleer silah geliştirme hedeflerinden vazgeçmesi için bir kez daha uyardı. İran devlet televizyonu, görüşmelerde Tahran'ın Lübnan'daki müttefiki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın sonlandırılması ve dondurulmuş İran fonları ele alınacağını duyurmuştu. Vance ise "nükleer mesele" olarak adlandırdığı konunun yanı sıra Lübnan'da ateşkes konusunda da ilerleme kaydetmeyi umduğunu söylemişti. ABD heyetinde Vance'ın yanı sıra Trump'ın daması Jareed Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff yer alıyor. Görüşmelerin başlamasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı VEKİLLERİNİN sorun çıkarmasını derhal durdurması gerektiğini" söyledi. Aksi halde "tıpkı geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert!!!" ifadesini kullandı. İran'ın baş müzakerecisi Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'yi açıklamalarında dikkatli olmaya çağırdı ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmek üzere 17 Haziran'da bir ön anlaşma imzaladı. Anlaşma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varma taahhüdünün yanı sıra, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeriyor. ABD-İran anlaşmasında neler var? Ancak Lübnan'da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında yaşanan yeni çatışmalar üzerine İran, Cumartesi günü bu deniz yolunu kapattığını duyurdu. Deniz seyir verileri ise gemilerin buradan geçmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalmaya devam edeceğiz… ve hiçbir şey bu durumu değiştirmeyecek" dedi. Kaynak,AFP via Getty Images /// İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran'In müzakere heyetinde yer alıyor.İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı İran ordusu, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle dün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin bugün İsviçre'de başlaması planlanıyor. ABD boğazda trafik akışının devam ettiğini savundu. İran ise 20 Haziran'da Lübnan'da İsrail'in gerçekleştirdiği ve savaşı sona erdirmek için Tahran ile ABD arasında yapılan anlaşmayı ihlal eden saldırılara yanıt olarak boğazın kapatıldığını belirtti. Görüşmelere ABD ve İranlı yetkililerin yanı sıra Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve ülkenin silahlı kuvvetleri komutanı Mareşal Asim Münir de katılacak. Uçağa binmeden önce basın mensuplarına konuşan Vance, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları hakkında sorulan bir soruya "Aslında orada durum düzeliyor ve olaylar biraz yatışıyor" diye yanıtı verdi. "İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu konuyu sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin "karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesini talep edeceğini" söyledi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran liderleri, Lübnan da dahil olmak üzere savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe giren bir ön anlaşma imzaladılar. Anlaşma, önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin sürdürülmesi taahhüdünü de içeriyor. Kaynak,Getty Images /// Kargo gemileri, 20 Haziran 2026 tarihinde Umman'ın Muskat kentindeki Sultan Kabus Limanı açıklarındaİsrail'in Lübnan'a saldırıları devam etti İran ordusu, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik devam eden saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı. İran Devrim Muhafızları da gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları, aksi halde güvenliklerinin tehlikede olacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonunda, 20 Haziran Cumartesi günü İsrail'in saldırılarının Tahran'ın ABD ile yaptığı barış anlaşmasının ihlâli olduğunu belirten bir açıklama yayımlandı. İran, İsrail'in saldırılarının devam etmesi halinde ek önlemlerin alınacağını belirtti. Lübnan'daki çatışmaların sürmesi nedeniyle Washington ve Tahran arasında 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşme süresiz ertelenmişti. Ancak ateşkesten saatler sonra İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt verdiğini söyleyerek, Lübnan'ın güneyini yeniden vurdu. Hizbullah, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor. Lübnanlı yetkililer İsrail'in son saldırılarında en az 15 kişinin öldüğünü açıkladı. Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images /// İsrail, 20 Haziran'da Lübnan'ın Nebatiye bölgesine saldırı düzenledi'Karşılık verme hakkımız saklı' 20 Haziran Cumartesi günü bir İsrailli askeri yetkili, gece boyunca Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerine karşı "50'den fazla roket fırlatıldığını" iddia ederek, Hizbullah'a yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Hizbullah, saldırıları üstlenen ya da yalanlayan bir açıklama yapmadı. Lübnan resmi basını İsrail'in yaklaşık 20 noktaya hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi; ülkenin sivil savunma kurumu da Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde 16 kişinin öldüğünü açıkladı. Lübnanlı milletvekili ve Hizbullah temsilcisi Hasan Fadlallah, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ateşkese uyması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde karşılık verileceği uyarısında bulundu. İsrail'den de Hizbullah'ı ateşkese uyması konusunda uyaran açıklamalar geldi. 18 Haziran'da İsrail ordusu dört askerinin öldüğünü duyurmuştu. Aynı gün İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 18 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 18 Haziran'daki saldırıların ardından Washington-Tahran görüşmesi süresiz olarak ertelenmişti. Beyaz Saray Perşembe günü geç saatlerde Vance'in İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere gitmeyeceğini duyurmuştu. Lübnan sağlık bakanlığı, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana Lübnan'da 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail yetkilileri ise aynı dönemde en az 30 askerin ve dört sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor. Kaynak, Reuters /// ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler için seyahatini Perşembe günü geç saatlerde iptal etti.'İsrail'e sempati duyan bir tek Trump kaldı' ABD Başkan Yardımcısı JD Vance 18 Haziaran'da İsrail'i açıkça eleştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasına öfke duyduğuna dair haberleri değerlendiren Vance, İsrail kabinesinden Trump ve anlaşmaya yönelik eleştirilerin kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "Onlara şunu söylemek isterim ki Donald Trump günümüzde tüm dünyada İsrail ulusuna sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıdır. "İsrail için problem Donald Trump değil. İsrail'de en büyük sorunlarının ABD başkanı olduğunu düşünenlerin uykularından uyanıp ülkelerinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini kavraması gerekir." Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images /// Tahran sokaklarında ABD Donanması'na karşı resimler yer alıyor. Vance daha önce de New York Times'a yaptığı açıklamada İsrailli ultra milliyetçilere "ulusal güvenlik sorunlarınızdan insanları öldürerek çıkamazsınız" diye seslenmişti. ABD Başkanı Donald Trump da bu hafta İsrail'i, Lübnan'da Hizbullah'a saldırırken orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne yol açmakla eleştirmişti. Trump'tan İsrail'e Lübnan eleştirisi: 'Her seferinde bir binayı havaya uçurmak zorunda değilsiniz' BBC'nin ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri Tom Bateman'a göre Trump böylece, İsrail'i kendisinden önceki tüm ABD başkanlarından daha fazla eleştirmiş oldu. Bateman'a göre Trump bu açıklamalarıyla İran ve Körfez ülkelerine, anlaşmaya sadık olduğu ve Lübnan'da ateşkes için çaba harcadığı mesajını da iletmek istiyor. BBC News Türkçe

İsrail, Lübnan’ın güneyindeki hava saldırılarını yoğunlaştırıyor Haber

İsrail, Lübnan’ın güneyindeki hava saldırılarını yoğunlaştırıyor

Nabatiyeh’e sabah erken saatlerde düzenlenen saldırı, ABD ve İran’ın doğrudan karşılıklı ateş açtığı bir haftada tırmanan çatışmaların son halkası oldu. İsrail, İran'ın Hizbullah’ı da kapsayan ateşkes taleplerini reddetmeyi sürdürürken, Lübnan’ın güney sınırı saldırılarla büyük ölçüde boşaldı. İsrail savaş uçakları, cuma sabahı Lübnan’ın güneyindeki Nabatiye bölgesine hava saldırısı düzenledi. Saldırının ardından ufukta büyük bir duman bulutu yükselirken, bölgedeki çatışmaların tırmanmayı sürdürdüğü görüldü. Sabah erken saatlerde düzenlenen saldırı, yerel toplulukları ağır şekilde etkileyen ve nüfusun önemli bir bölümünü yerinden eden bölgesel şiddetin günlerdir yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Cuma sabahı düzenlenen saldırıdan önce, perşembe günü ABD ve İran ikinci gün üst üste karşılıklı ateş açmıştı. Karşılıklı saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Washington’ın tıkandığını söylediği müzakereler nedeniyle Tahran’ın ağır bir bedel ödeyeceği uyarısının ardından başlamıştı. Bu sırada İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları gece boyunca cuma sabahına kadar sürdü. Mercayun ve Kılayaa gibi kasabalarda yaşayanlar, devam eden askeri operasyonların etkilerini hissetmeye devam ediyor. Associated Press’in (AP) aktardığına göre, sokaklar neredeyse tamamen boşalmış durumda. Yalnızca birkaç araç geçiyor ve az sayıda kişi dışarıda yürürken görülüyor. Bazı dükkânlar açık kalmayı sürdürse de birkaç metrede bir yıkılmış bina ya da yanmış araç, bölgedeki yakın tehlikeyi hatırlatıyor. Sınır bölgesinde kalmayı tercih eden Hristiyan aileler ise sürekli korku içinde yaşadıklarını söylüyor. Birçok kişi, günlük işlerini yapmak için dışarı çıkmaktan dahi çekiniyor. Sayda ve Sur’da ağır kayıplar bildirildi Perşembe günü İsrail’in düzenlediği bir saldırıda, Lübnan’ın Sur kentindeki bir hastanede görev yapan 10 sağlık çalışanı yaralandı. İsrail’in hava saldırıları, Lübnan’ın güneyindeki birçok bölgenin yanı sıra İsrail sınırından uzakta, ülkenin doğusundaki Baalbek bölgesinde yer alan bir köyü de hedef aldı. Hizbullah ile İsrail arasında mart ayı başında başlayan son savaşın ardından, benzer saldırılarda üç hastane de hasar gördü. Gerilim, İsrail ordusunun belirli sınır bölgelerindeki sivillere bölgeyi terk etme uyarısı yapmasından kısa süre sonra çarşamba günü başlayan ölümcül saldırı dalgasıyla daha da tırmandı. Çarşamba öğleden sonra, İsrail ordusunun Hizbullah altyapısı olarak tanımladığı hedeflere yönelik saldırıların ardından, Lübnan’ın güneyindeki Humin köyü üzerinde büyük bir duman bulutu yükseldiği görüldü. Saldırılar daha batıda can kayıplarına yol açtı. Lübnan’ın resmi Ulusal Haber Ajansı’na göre, Sur’un doğusundaki bir köye düzenlenen hava saldırısında en az altı kişi hayatını kaybetti. Çarşamba günü ayrıca, İsrail’e ait bir insansız hava aracının güneydeki Sayda kentinde bir aracı hedef alması sonucu iki kişinin daha öldüğü bildirildi. İsrail'in Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda en az 14 kişi hayatını kaybettiİsrail uyarıları Lübnan'ın tarihi Sur kentinden kitlesel göçe yol açtı İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), çarşamba günkü saldırıların tamamının Hizbullah altyapı noktalarını hedef aldığını ve Sur ile Lübnan’ın güneyindeki diğer bölgelerde militanların öldürüldüğünü ileri sürdü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, çarşamba günü yayımladığı video mesajında, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin yaklaşık 10 bin Hizbullah militanını etkisiz hale getirdiğini ve ordunun İran destekli güçleri "sistematik olarak temizlediğini" söyledi. Diplomaside tıkanma askeri tırmanışı hızlandırdı Askeri operasyonlardaki artış, diplomatik girişimlerin tıkandığı bir dönemde geldi. Tahran, İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşı sona erdirecek kapsamlı herhangi bir anlaşmanın, İsrail ile Lübnan’daki müttefiki Hizbullah arasındaki çatışmaların derhal durmasını da içermesi gerektiğinde ısrar ediyor. İsrail ise bağlantılı ateşkes taleplerini reddederek Hizbullah’a yönelik askeri harekatını yoğunlaştırdı. Mart ayında tırmanan çatışmalarda, mevcut verilere göre Lübnan’da 3 bin 500’den fazla kişi hayatını kaybetti ve yaklaşık bir milyon kişi yerinden edildi. Euronews, Associated Press

İran neden İsrail'e saldırma riskini göze aldı? Haber

İran neden İsrail'e saldırma riskini göze aldı?

İlk bakışta, İran'ın Lübnan'daki İsrail saldırılarına verdiği yanıt, yıkıcı bir bölgesel savaşı yeniden alevlendirme tehdidi taşıyan pervasız bir eylem gibi görünebilir. Ancak yeni yöneticilerinin stratejik değişimini yansıtan daha agresif bir yaklaşımın parçası olarak, İran açısından bu saldırılar gerekliydi. Onlar için savaştan çıkarılan ders, güçlü bir yanıtın hayatta kalmalarını ve hatta daha güçlü rakiplerine karşı kozlar elde etmelerini sağladığıydı. Washington'daki Dawn Stratejik Çalışmalar Merkezi'nde İran uzmanı olan Omid Memarian, “İran güç göstermek ve gerilimi artırma kabiliyetine sahip olduğunu kanıtlamak istiyor” diyerek, “Gerekirse savaşı yeniden başlatmaya hazır oldukları mesajını veriyorlar” değerlendimesinde bulundu. Son on yıldır İran'ın eski Dini Lideri Ali Hamaney döneminde, ülke İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'ni hedef almakta çok daha temkinli davrandı. İran, 2020'de ABD'nin en üst düzey askeri komutanlarından Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından Washington'a sınırlı yanıtlar vermekle yetinmişti. Yine geçen yıl Haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında verdiği yanıtı, tamamen Katar'daki tek bir ABD üssünü hedef alan saldırılarla sınırlandırmıştı. Son haftalarda İranlı yetkililer, ana müttefikleri olan Lübnanlı silahlı Hizbullah örgütüne yönelik İsrail saldırılarına büyük ölçüde tahammül ettiler. Tahran, saldırıları eleştirmekle yetindi ve Hizbullah'ın nisan ayında Washington ile vardığı bölgesel ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi gerektiği konusunda uyardı. Ancak İsrail saldırıları Güney Lübnan ile sınırlı kaldığı sürece İran misilleme yapmadı. 7 Haziran'da yayınlanan bir videodan alınan fotoğraf karesinde, İran'ın İsrail'e doğru füzeler fırlattığı görülüyor (Reuters) İran, İsrail'in saldırılarını Hizbullah'ın kalesi olan Beyrut'un güney banliyösüne doğru genişletmesi durumunda bu hesapların değişeceği konusunda da uyarıda bulundu. İsrail de pazar günü tam olarak bunu yaptı. İran Dini Liderine danışmanlık yapan etkili bir organ olan Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı Sadık Laricani, “İran'ın Lübnan'ı savunmak için yaptığı saldırı sadece askeri bir yanıt değil, stratejik bir doktrinin resmi duyurusuydu” ifadesini kullandı. Laricani, “Direniş ekseninin herhangi bir bileşeni saldırıya uğrarsa, yanıt coğrafi sınırları aşacak ve bölgesel güç dengesini değiştirecektir” diyerek, Hizbullah da dahil olmak üzere müttefik silahlı örgütlerden oluşan bölgesel ağı tanımlamak için İran terimini kullandı. İran, bu hamlelerle bölgesel müttefiklerini savunma konusundaki kararlılığını göstermeyi amaçlıyor. Şarku’l Avsat için bu analizi kaleme alan Erika Solomon’a göre bu imaj, Tahran'ın 2024'te İsrail'in Hizbullah'ı ciddi şekilde zayıflatan ve Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın ölümüne yol açan saldırılarına yanıt vermekten kaçınmasıyla bir önceki liderlik döneminde zarar görmüştü. Şubat ayında başlatılan ve aralarında Hamaney'in de bulunduğu eski İran liderliğinin önemli bir bölümünün öldürülmesiyle sonuçlanan İran'a karşı ABD-İsrail savaşından bu yana, Tahran'daki yeni yöneticiler daha agresif davranmaya hazır olmalarını büyük bir başarı sayıyorlar. Analistler, bu daha agresif yaklaşımın İran'ın sadece Amerikan ve İsrail saldırılarına karşı koymasını değil, aynı zamanda rakiplerine ekonomik zarar vermesini ve dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz taşıma yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı kontrol ederek stratejik bir baskı kartı elde etmesini sağladığına inanıyorlar. İran'ın yeni liderleri ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın bu daha saldırgan stratejiye daha çok karşılık verdiğini gördüler. Nitekim geçen hafta İsrail'i Beyrut'a saldırmamaya ikna etti. Ardından, pazartesi günü, İsrail'in Beyrut'un güney banliyösüne yönelik saldırıları ve İran'ın yanıtının ardından, yine her iki tarafa da saldırıları durdurma çağrısında bulundu. Trump'ın açıklamalarının ardından, Devrim Muhafızları hemen saldırılarını durdurduğunu açıkladı, ancak İsrail'in güney Lübnan'a yönelik hava saldırılarına devam etmesi halinde -ki bu da neredeyse kesin görünüyor- saldırılara yeniden başlayabileceğini bildirdi. Memarian bu tür saldırıların, İran'a Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasındaki ilişkiyi test etme fırsatı da verdiğine inanıyor. “İsrail ve Amerikan hedefleri arasında bir uçurum olduğunun farkındalar” diyen Memarian, “Trump'ı İsrail'i dizginlemeye zorlamak istiyorlar” yorumunda bulundu. Ancak Hizbullah'ı savunmak sadece bir test veya güç gösterisi ile ilgili değil. Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü'nde İranlı güvenlik uzmanı Hamid Rıza Azizi'ye göre, “Tahran, Hizbullah'ın son savaş sırasında kuzey İsrail'e saldırmaya devam etme kabiliyetini, İran'a, saldırılarını petrol zengini Körfez komşularına odaklama alanı sağlamak için gerekli görüyor.” Azizi, İsrail'in Hizbullah'ı daha da zayıflatmasına izin vermenin, Tahran'ın kaçınılmaz olarak gördüğü gelecekteki herhangi bir çatışmada İran için askerî açıdan maliyetli olacağını ifade etti. İran ayrıca, Washington ile çatışmayı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaya çalışırken, İsrail’in saldırılarda bulunmasını, Tahran'ın son savaş sırasında elde ettiği stratejik kazanımları sessizce zayıflatmayı amaçlayan bir ABD-İsrail stratejisinin parçası olarak gördüğü için yanıt vermeyi gerekli gördü. Haftalardır ABD güçleri, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere sessizce eşlik ediyor. Birçok analist bunu, ABD'nin küresel ekonomi üzerindeki baskıyı hafifletme ve aynı zamanda İran'ın gemilerine uyguladığı ablukayı sıkılaştırarak İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma çabası olarak tanımlıyor. Tahran, İsrail'in Hizbullah'ı zayıflatma çabalarının da bu stratejinin bir parçası olduğundan endişe ediyor. Azizi, İranlıların, ABD ve İsrail'in “ateşkesi, İran'ın bu savaş sırasında kazandığı etkiyi zayıflatacak şekilde sahadaki gerçekleri yeniden şekillendirmek için kullandığına” inandığını söyledi. İran'ın güçlü bir şekilde karşılık vermeye hazır olması, aynı zamanda Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanan ve bu sonbahardaki ara seçimler öncesinde derinleşen küresel ekonomik krizle karşı karşıya olan Trump'ın başka bir büyük ölçekli savaşa girmeyeceğine ne kadar inandığını da gösteriyor. Cenevre'deki Lisansüstü Enstitüsü'nde İran uzmanı olan Farzan Sabit, “Trump'ın savaşa gireceğini düşünmüyorlar” dedi. “Ama girse bile, işleri kontrol altına alabileceklerinden oldukça eminler” diye de ekledi. Şarku'l Avsat / Erika Solomon- Washington

ABD, İran'a karşı saldırılara başladı! Liman kentleri hedef alındı Haber

ABD, İran'a karşı saldırılara başladı! Liman kentleri hedef alındı

İran'ın Hürmüz'de ABD ordusuna ait helikopteri düşürmesinin ardından savaş yeniden patlak verdi. Trump'ın, "Saldırıya karşılık vereceğiz" açıklamasından kısa süre sonra ABD ordusu harekete geçti. ABD ordusu, İran'ın liman kentlerine saldırı düzenledi. Bender Abbas, Cask, Sirik ve Keşm Adası'ndan patlama sesleri geldiği öğrenildi. ABD ve İran arasındaki ateşkes, Hürmüz Boğazı yakınlarında bir ABD askeri helikopterinin düşürülmesiyle tamamen bozuldu. ABD ordusuna ait bir Apache helikopterinin vurulmasının ardından iki pilot denizden kurtarılırken, ABD Başkanı Donald Trump saldırıya sert bir şekilde karşılık vereceklerini açıkladı. ABD, İRAN'IN KRİTİK BÖLGELERİNİ VURDU Bu açıklamanın hemen ardından ABD ordusu, İran'ın kritik kıyı bölgelerine yönelik hava ve füze harekatı başlattı. Saldırı kapsamında İran'ın askeri ve lojistik açıdan en stratejik noktaları hedef alındı. İran Deniz Kuvvetleri'nin ana üssünün bulunduğu Bender Abbas liman kenti ile Hürmüz Boğazı'nın girişindeki Keşm Adası ve Sirik bölgelerinden ardı ardına büyük patlama sesleri yükseldi. CENTCOM: İRAN'A ORANTILI YANIT VERİYORUZ CENTCOM'dan konuya ilişkin açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) güçleri, bugün saat 17.00 ET'de Başkomutan'ın talimatıyla, dün bir ABD Ordusu Apache helikopterinin düşürülmesine yanıt olarak İran'a karşı öz savunma saldırıları başlatmaya başladı. Görev, haksız İran saldırganlığına orantılı bir yanıttır." Trump ise yaptığı açıklamada, "Karşılık vermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu dün gece helikopterimizi düşürmelerine karşılık yanıttır." dedi. İRAN: 6 FÜZE İLE SALDIRI DÜZENLENDİ Öte yandan İran devlet televizyonu, Keşm Adası'nda patlamaların meydana geldiğini ve "düşman kuvvetlerinin" bölgeye savaş uçaklarından ateşlenen 6 füze ile saldırı düzenlediğini duyurdu. KATAR VE KUVEYT HAVA SAHALARINI KAPATTI Katar ve Kuveyt, gelişmelerin ardından hava sahalarını geçici olarak kapattı. ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerinde hava savunma sistemleri aktif hale getirildi. İRAN: HELİKOPTER KASTEN HEDEF ALINMADI İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın ABD ordusuna ait bir helikopteri düşürdüğünü ve yanıt vermek zorunda olduklarına dair açıklamasına ilişkin Al Jazeera televizyonuna konuştu. Hürmüz Boğazı üzerinde dün düşen ABD'ye ait Apache helikopterinin İran tarafından kasten hedef alınmadığını ifade eden İranlı yetkili, saldırının arkasında İran'ın olmadığını ancak bölgedeki gergin durum nedeniyle bu tür olayların "kasıtsız" olarak meydana gelebileceğini kaydetti. "ŞEYTANA BİR TOKAT DAHA ATAN SAVAŞÇININ ELİNİ ÖPÜYORUZ" İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, düşürülen helikopterin İran tarafından vurulduğuna atıf yaparak, "Hürmüz Boğazı'nda bir ABD helikopterini vurup şeytana bir tokat daha atan savaşçının elini öpüyoruz." ifadelerini kullandı. Rezai, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının bir savaş eylemi olduğunu ve yine ABD’nin düşürülen helikoptere karşılık İran’a saldırı düzenlerse hızlı ve kararlı şekilde karşılık vereceklerini söyledi. İran devlet televizyonuna göre, Rezai'nin aksine İranlı askeri bir kaynak, ülkesinin son 24 saat içinde Hürmüz Boğazı'nda havadan herhangi bir askeri saldırı gerçekleştirmediği ve ABD'nin düşürülen helikopteri gerekçe göstererek İran'a saldırması halinde kesin bir cevapla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. ARAKÇİ: SİLAHLI KUVVETLERİMİZ HİÇBİR SALDIRI VE TEHDİDİ CEVAPSIZ BIRAKMAYACAK İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin saldırılarını cevapsız bırakmayacaklarını belirtti. Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamasında şunları kaydetti: "Savaş meydanındaki yenilgilere rağmen, ABD bizim kararlılığımızı test etmeyi seçti. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı veya tehdidi cevapsız bırakmayacak." ABD'nin "güvende olmak istiyorsa" bölgeyi terk etmesi gerektiğini vurgulayan Arakçi, "Fars Körfezi'nin tarihi, izinsiz bölgeye gelen yabancıların vahim akıbetlerine dair pek çok bölüm içerir." ifadelerini kullandı. ABD BASINI: İRAN'A AİT HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİ HEDEF ALINDI İran devlet televizyonu, ABD'nin, Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinde 2 su deposunu hedef aldığını duyurdu. ABD saldırıları sonucu bölgede su kesintilerinin yaşandığı belirtildi. Devlet televizyonu ayrıca, Keşm Adası'nda bulunan hiçbir ticari limanın saldırıların hedefi olmadığını açıkladı. ABD basını ise ABD ordusunun, Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı İran hava savunma sistemleri ile radar sistemlerini hedef aldığı iddia edildi. Üst düzey ABD'li yetkililer, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) İran'a yönelik "karşı saldırılar" düzenlemeye başlamasına ilişkin Axios'a açıklama yaptı. Yetkililer, ABD ordusunun İran'a ait bazı hava savunma bataryaları ve radar sistemlerine saldırı düzenlediğini ileri sürdü. Saldırıların Hürmüz Boğazı çevresinde gerçekleştirildiğini savunan yetkililer, operasyonun kapsamına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Son Dakika, İran Radyo Televizyon Kurumu (İRİB),

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.