Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ateşkes

bursaarena.com.tr - Ateşkes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateşkes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

27 Eylül Azerbaycan Anım Günü: 44 günlük Vatan Muharebesi "Qarabağ Azərbaycan'dır!” Haber

27 Eylül Azerbaycan Anım Günü: 44 günlük Vatan Muharebesi "Qarabağ Azərbaycan'dır!”

Azerbaycan’ın, Ermenistan ordusunun sivil yerleşimlere yönelik saldırıları üzerine 27 Eylül 2020'de tarihinde başlattığı ve zaferle sonuçlanan operasyonun üzerinden 6 yıl geçti. Ermenistan'ın işgali altındaki topraklarını kurtarmak amacıyla başlattığı ve zaferle sonuçlandırdığı Karabağ Savaşı 6 yıl önce bugün, 27 Eylül 2020 tarihinde başladı. ERMENİSTAN’IN MÜSLÜMAN TÜRK AHALİSİ, BASKI VE ŞİDDETLE VATANLARINDAN KOPARILDI 1980’lerin ortalarında Sovyetler Birliği’nde başlatılan perestroyka ve glasnost politikalarını fırsat bilen Ermeniler, Azerbaycan’a karşı eski iddialarını öne sürerek Dağlık Karabağ Özerk Vilayeti’nin Ermenistan’a katılması talebini gündeme getirdi. Kısa süre sonra bunun yanlış bir karar olduğunu fark ederek taktik değiştiren Ermeniler, Dağlık Karabağ Ermenilerinin kendi kaderini tayin hakkını gündeme getirerek bağımsızlık talebinde bulundular. Bu gelişmeler sonucunda meydana gelen uyuşmazlıklar zamanla, Moskova yönetiminin doğrudan ve dolaylı desteği ile derinleşti. 1980’lerin sonlarına gelindiğinde Ermenistan Cumhuriyeti’nin Müslüman Türk ahalisi, büyük baskı ve şiddet altında yurtlarından edildi. 1980’Lİ YILLARIN SONUNDA KARABAĞ’DA GERİLİM TIRMANDI Öte yandan 1989’da Sovyetler Birliği, Karabağ yönetiminin, bölgede yaşayan Ermenilerin haklarının korunması mukabilinde Azerbaycan'a verilmesine dair yaklaşımını ortaya koydu. Bu şekilde, Karabağ'ın adeta bir Azerbaycan toprağı oluşunu da onaylanmıştı. Bu gelişme Ermeni çevrelerinin tepkisine yol açarken, süreç 1 Aralık 1989’da Karabağ’ın işgaline yönelik karar alınmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Bunun üzerine Azerbaycan Sovyet yönetimi, Ermenilerin aldığı bu kararı kınayarak Karabağ’ı yönetmek üzere bir teşkilat komitesi kurdu. SOVYETLERİN DAĞILMA SÜRECİNDE SÖZDE “ARTSAK ERMENİ HALK CUMHURİYETİ” İLAN EDİLDİ Yaşanan gelişmeler sorunu tırmandırmaya devam ederken bölge 2 Ocak 1990'da Ermenilerin saldırısına uğradı. Bunun sonucunda Azerbaycan'da, hem Moskova yönetimine hem de Azerbaycan yönetimine karşı protesto gösterileri arttı. 1991 yılında ise Sovyetlerin dağılma sürecine girmesi ile Karabağ sorunu, yeni bir boyuta ulaştı. Azerbaycan’ın 30 Ağustos 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Karabağ Ermenilerinin de sözde “Artsak Ermeni Halk Cumhuriyeti”ni ilan etmeleri ise bölgedeki gerilim tırmandı. ERMENİLERİN AZERBAYCAN ŞEHİRLERİNDEN ÇEKİLMESİ GÖRÜŞÜLÜRKEN ERMENİLERİN ADI ANILMADI Azerbaycan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ermenistan, Rusya ve diğer devletler, 20 Şubat 1993’te Roma’da Minsk Konferansı Başkanı Mario Rafaelli ile bir araya gelerek görüşmeye başladı. Bu görüşmeler yaşanırken Ermenistan, Kelbecer’e saldırı başlattı. 30 Nisan 1993 tarihinde yaşanan bu olay nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM), Kelbecer’in Ermeni işgali altında olduğunu görüşerek Kelbecer ve diğer Azerbaycan şehirlerinden Ermeni işgalci güçlerinin derhâl çekilmesi kararını ilan etti. Buna karşın, işgalci Ermeni güçlerinin adı bu kararda zikredilmedi. ERMENİSTAN, KARABAĞ’I 30 YILDIR İŞGALİ ALTINDA TUTTU VE SALDIRGAN POLİTİKALARINI SÜRDÜRDÜ Ermenistan'ın 1990’lı yılların başında başlattığı işgal, yaklaşık 30 yıl devam etti. Birinci Karabağ Savaşı’nın üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen BM Güvenlik Konseyi ve sorunun çözümü için kurulan Minsk Grubu ise işlevsiz kaldı. Azerbaycan, 2010’da kabul ettiği askerî doktrin çerçevesinde Karabağ sorununun çözüme kavuşması için siyasi, diplomatik ve askerî her türlü seçeneğe başvuracağını ilan etti ve iki ülke arasındaki ufak çaplı çatışmalar hâlâ yaşanmaya devam etti. Rusya karşıtı söylemleri ile bilinen Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın 2018 yılında iktidara gelmesi ile bölgede değişim yaşanabileceği öne sürülmesine rağmen Ermenistan, Azerbaycan’a yönelik provokatif ve saldırgan bir politika takip edildi. Ermenistan’ın, 27 Eylül 2020 tarihinde işgal ettiği toprakları genişletmek için yeni bir saldırı başlatmasının sonucu Azerbaycan, bu saldırıya karşılık verdi. Bunun üzerine 44 gün devam edecek İkinci Karabağ Savaşı yaşandı. AZERBAYCAN, 5 ŞEHİR, 4 KASABA VE 286 KÖYÜ KURTARDI 44 günlük Vatan Muharebesi’nde Azerbaycan güçlerinin Şuşa'yı 8 Kasım’da başarılı bir şekilde ele geçirmesi ise savaşın dönüm noktası oldu. Ertesi gün 70’in üzerinde köy daha işgalden kurtarılırken Ermenistan, bir gün sonra kendi açtığı savaştan yenik çıktı ve Azerbaycan’la barış antlaşması imzalamak zorunda kaldı. Öte yandan 10 Kasım’da Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya, çatışma bölgesinde tüm askerî operasyonların tamamen durdurulmasına ilişkin beyanat imzaladı. Bu beyanat doğrultusunda 20 Kasım’da Ağdam, 25 Kasım’da Kelbecer, 1 Aralık’ta ise Laçin vilayetleri bir tek şehit verilmeden kurtarıldı. Şuşa’da elde edilen zafer, aynı zamanda daha fazla toprak kazanımının yolunu açarak Azerbaycan’ın 5 şehir, 4 kasaba ve 286 köy üzerindeki kontrolü geri almayı başarmasını sağladı. Ermenistan’ın ateşkes ihlalleri nedeniyle 19 Eylül 2023 tarihinde başlatılan ve zaferler sonuçlanan "Antiterör Operasyonu"ndan sonra ise Azerbaycan, bölgenin toprak haritasını yeniden şekillendirerek konumunu sağlamlaştırdı.

İsrail ateşkes dinlemedi, Gazze'de yine çocuklar öldü Haber

İsrail ateşkes dinlemedi, Gazze'de yine çocuklar öldü

Gazze Şeridi'nde bir kez daha İsrail'in hava saldırıları sonucu üçü çocuk en az dört kişi hayatını kaybetti. Gazze Şeridi'nde İsrail'in düzenlediği hava saldırıları sonucu üçü çocuk en az dört kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Görgü tanıkları, İsrail savaş uçaklarının Gazze kentinin batısında en az 12 füze ateşlediğini söyledi. Yerinden edilmiş Filistinli ailelerin yoğun olarak bulunduğu bölgede gerçekleştirilen bombardımanda sağlık görevlilerine göre iki çocuk ve bir kadın hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Saldırılarda iki araç da vurularak kullanılamaz hale geldi. İSRAİL: TEHDİTLERİ ORTADAN KALDIRMAK İÇİN VURDUK İsrail ordusu salı günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki çeşitli hedeflere saldırı düzenlediğini doğruladı. Ordudan yapılan açıklamada, saldırıların İsrail güvenlik güçlerine yönelik tehditleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği iddia edildi. Gazze hükümetinin medya ofisi direktörü İsmail El-Sevabite ise İsrail'e ait özel bir birliğin Gazze kentinde operasyon gerçekleştirmeye çalıştığını ancak görev sırasında fark edildiğini belirtti. Sevabite, bunun ardından İsrail'in 10'dan fazla savaş uçağının katıldığı yoğun hava saldırıları düzenlediğini ve saldırılarda ölen ve yaralananların olduğunu söyledi. DEYR EL-BELAH'TA BİR ÇOCUK ÖLDÜRÜLDÜ Gazze'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'ta da ayrı bir olayda can kaybı yaşandı. Sağlık görevlilerine göre bölgenin doğusunda faaliyet gösteren İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu İsraa El-Hissi adlı kız çocuğu hayatını kaybetti, iki kişi de yaralandı. Böylece Gazze'deki İsrail saldırılarında bildirilen can kaybı üçü çocuk olmak üzere en az dörde yükseldi. ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRILAR SÜRÜYOR ABD destekli ateşkesin Ekim 2025'te yürürlüğe girmesiyle Gazze'deki geniş çaplı çatışmalar büyük ölçüde durmuş olsa da İsrail'in bölgeye yönelik saldırıları sona ermedi. İsrail ordusu, ateşkes sonrasında düzenlediği operasyonların Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların saldırılarını önlemeyi amaçladığını savunuyor. Hamas ise İsrail'i ateşkesi tekrar tekrar ihlal etmek ve savaşı sona erdirmeyi amaçlayan daha kapsamlı planının ilerlemesini engellemekle suçluyor. Söz konusu plan, İsrail askerlerinin Gazze'den çekilmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılmasını da içeriyor. ATEŞKESTEN BU YANA BİN 300'DEN FAZLA FİLİSTİNLİ ÖLDÜ Gazze'deki sağlık yetkililerinin verilerine göre Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bölgede bin 300'den fazla Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail'in Gazze'deki saldırılarında dört kişi öldü, hastane malzeme deposu vuruldu Haber

İsrail'in Gazze'deki saldırılarında dört kişi öldü, hastane malzeme deposu vuruldu

Gazze Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarının tırmanmasıyla birlikte can kayıplarının arttığını ve enkaz altında kalan kurbanların sayısının yükseldiğini bildirdi. İsrail'in Gazze genelinde düzenlediği saldırılarda en az dört kişi öldü, ayrıca Gazze Şeridi'nin merkezindeki bir hastane yerleşkesi içindeki tıbbi malzeme deposuna düzenlenen saldırıda çok sayıda kişi yaralandı. İsrail'in insansız hava aracıyla düzenlediği saldırı, Cumartesi günü Deyr el-Belah'taki El-Aksa Şehitleri Hastanesi kompleksinde tıbbi malzeme deposu olarak kullanılan bir çadırı hedef aldı ve hastane müdürünün açıklamasına göre üç kişi yaralandı. Önerilen Hikayeler3 maddelik liste3 maddelik listenin 1.siGazze'deki cankurtarıcılar, ellerinde düdüklerle yüzücüleri kurtarmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar.3 listenin 2.siİsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılarda, aynı aileden üç kişi de dahil olmak üzere beş kişi öldü.3/3 listesiİsrail'in tehdidi üzerine Gazze'deki çocuklar uçurtma uçurmaktan korkuyor.listenin sonu İsrail ordusu, El-Aksa Hastanesi yerleşkesi içindeki bir hedefi vurduğunu doğruladı ve kanıt sunmadan bir Hamas komutanının vurulduğunu iddia etti. Tıbbi yardım kuruluşu Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), "El-Aksa Hastanesi yerleşkesi içinde bir İsrail hava saldırısı olduğuna dair haberlerden dehşete düştüğünü" belirterek, saldırının aynı komplekse düzenlenen ve tıbbi malzeme depolarını tahrip eden bir başka saldırıdan sadece bir ay sonra gerçekleştiğini ekledi. MSF, X platformunda yaptığı açıklamada, "İsrail güçlerinin rutin olarak hastaneleri hedef aldığı bir dönemde, tüm tarafların tıbbi tesislerin tarafsızlığına ve korunmasına saygı duyması ve bunu sürdürmesi son derece önemlidir" dedi. Ayrı bir olayda, Cumartesi günü İsrail'e ait bir insansız hava aracı Gazze şehrinin Tal el-Hava mahallesinde bir elektrikli bisiklete saldırdı, iki kişi öldü ve diğerleri yaralandı. Filistin haber ajansı Wafa'nın bildirdiğine göre, yaralılar Kudüs Sahra Hastanesine kaldırıldı. Filistin'in güneyindeki Han Yunus kentinde bir grup Filistinliye düzenlenen bir başka saldırıda bir kişi öldü, aralarında ağır yaralıların da bulunduğu birçok kişi yaralandı. Yaralılar Nasır Hastanesi'ne kaldırıldı. Günün erken saatlerinde, Deyr el-Belah'ın doğusundaki el-Musaddar köyünde İsrail'in açtığı ateş sonucu bir Filistinli öldürüldü. Hastane yetkililerine göre, İsrail'e ait bir dört pervaneli insansız hava aracı da Gazze'nin kuzeyindeki Kamal Adwan Hastanesi yakınlarına patlayıcı bir düzenek bıraktı. İsrail, sözde "ateşkes"e rağmen son günlerde Gazze Şeridi genelinde saldırılarını artırdı . İlgi alanlarınıza göre anında uyarılar ve güncellemeler alın. Önemli olaylar yaşandığında ilk siz haberdar olun.Evet, beni gelişmelerden haberdar edin. Cumartesi sabahı Gazze Sağlık Bakanlığı, 48 saat içinde toplam 10 ceset aldıklarını bildirdi; bunlardan dokuzu yeni ölenler, biri ise enkaz altından çıkarılanlar. Ayrıca 18 yaralı olduğu belirtildi. Açıklamada, diğer kurbanların yıkılan binaların altında veya ambulans ve sivil savunma ekiplerinin ulaşamadığı yollarda mahsur kaldığı belirtildi. Bakanlık, İsrail ile Hamas arasında geçen yıl Ekim ayında yürürlüğe giren "ateşkes"ten bu yana İsrail saldırılarında 1.313 Filistinlinin öldürüldüğünü açıkladı. Bu arada, Filistin Kayıp ve Zorla Kaybedilen Kişiler Merkezi'nin Cumartesi günü yaptığı açıklamaya göre, 4.000 ila 5.000 Filistinli hala kayıp ve Gazze'deki enkaz altında oldukları düşünülüyor. Açıklamada, İsrail'in soykırım savaşı sırasında Gazze'de 2.500 ila 3.000 kişinin zorla kaybettirilmiş olabileceği belirtildi. Merkezin tahmini, 317 vakadan oluşan bir örneklem üzerinde yapılan analitik bir çalışmaya dayanıyor ve bulguların, zorla kaybetmelerin daha geniş bir örüntüsünün olasılığını araştırmak için bir soruşturmayı gerektiren göstergeler ortaya koyduğunu belirtti. İncelenen 317 vakadan 302'si (%95,27) erkek, 15'i ise kadındı. Örneklemde 41 çocuk ve 60 yaş ve üzeri 17 kişi yer alıyordu. İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı savaştan bu yana Gazze'de 73.000'den fazla Filistinli öldürüldü ve çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 174.000'den fazla kişi yaralandı.

MGK'dan 8 maddelik bildiri... Terörsüz Türkiye, bölgesel güvenlik ve Gazze mesajı Haber

MGK'dan 8 maddelik bildiri... Terörsüz Türkiye, bölgesel güvenlik ve Gazze mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), terörle mücadele, "Terörsüz Türkiye" süreci, bölgesel gelişmeler ve uluslararası güvenlik konularını ele aldı. Toplantı sonrası yayımlanan bildiride, iç ve dış güvenliğe ilişkin önemli mesajlar verildi. ANKARA (İGFA) - Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı. Toplantının ardından yayımlanan bildiride, terörle mücadeleden bölgesel gelişmelere, NATO Zirvesi'nden Gazze'deki son duruma kadar birçok başlık değerlendirildi. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğine yönelik tehditlere karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen operasyonlar hakkında Kurul'a bilgi sunulduğu belirtildi. MGK'da ayrıca "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefleri doğrultusunda kaydedilen gelişmeler ele alınırken, güvenlik, istikrar ve refahın kalıcı şekilde sağlanmasına yönelik çalışmaların sonraki aşamaları istişare edildi. Toplantıda, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla FETÖ ile mücadelede gelinen son durum da değerlendirildi. Bildiride, örgütün tamamen bertaraf edilmesine yönelik tedbirlerin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. BÖLGESEL GELİŞMELER MASADAYDI MGK bildirisinde, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Zirvesi'nin ittifakın geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olduğu belirtilerek, Türkiye'nin savunma alanındaki imkan ve kabiliyetlerini müttefikleriyle paylaşma konusundaki yapıcı yaklaşımının sürdüğü ifade edildi. İran ile ABD arasında yeniden yaşanan çatışmaların bölge ülkeleri ve küresel ticaret yolları açısından oluşturduğu risklere dikkat çekilen bildiride, taraflara güç kullanımından kaçınmaları ve müzakere sürecine dönmeleri çağrısı yapıldı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz ve Hazar Denizi gibi çevre bölgelere yayılmasının yeni riskler oluşturacağına işaret edilen bildiride, tarafların gerilimi düşürecek ve barışı sağlayacak somut adımlar atması gerektiği vurgulandı. MGK'da ayrıca Suriye ve Irak ile geliştirilen çok boyutlu iş birliğinin bölgesel güvenlik açısından önemine dikkat çekilirken, Türkiye'nin bölgesel dayanışmayı güçlendirmeye yönelik girişimlere katkı sunmayı sürdüreceği belirtildi. GAZZE MESAJI Bildiride son olarak Gazze'deki gelişmelere de yer verildi. Gazze Barış Planı kapsamında ilerleme sağlanmasına rağmen ateşkes ihlallerinin sürdüğü belirtilerek, İsrail yönetiminin Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ile başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara yönelik eylemlerine karşı uluslararası toplumun açık ve tavizsiz bir tutum sergilemesi gerektiği ifade edildi.

Trump'a uyarı: İran'a kara harekâtı, Vietnam'dan daha ağır bir bataklığa saplanmak anlamına gelir Haber

Trump'a uyarı: İran'a kara harekâtı, Vietnam'dan daha ağır bir bataklığa saplanmak anlamına gelir

Los Angeles Times, ABD ile İran arasında devam eden savaşı değerlendirdiği analizinde, yıllarca "sonsuz savaşların" en sert muhaliflerinden biri olan ABD Başkanı Donald Trump'ın, şimdi kendisinin uzun süreli ve yıpratıcı bir savaşın eşiğinde bulunduğunu yazdı. Gazete, dört buçuk ayı geride bırakan savaşın sona ermesine ilişkin hâlâ net bir perspektif bulunmadığını belirtti. Gazete, Donald Trump'ın geçmiş yıllarda Afganistan ve Irak savaşlarının yanı sıra ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteği de defalarca "hata" ve "zaman kaybı" olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Ancak ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak operasyonunun başlamasının ardından Trump yönetiminin, çatışmaların birkaç hafta içinde sona ereceğini vaat ettiği ifade edildi. Aradan dört aydan fazla süre geçmesine rağmen yalnızca ateşkeslerin art arda bozulduğu değil, karşılıklı saldırıların da sürdüğü belirtilirken, Washington'ın "kabul edilebilir savaş sonu" olarak neyi tanımladığına ilişkin hâlâ net bir çerçeve ortaya koymadığı kaydedildi. Habere göre, son günlerde ateşkes bir kez daha bozuldu ve karşılıklı saldırılar yeniden başladı. İran'ın Ürdün'deki Muvaffak es-Salti Hava Üssü'ne düzenlediği füze saldırılarında iki ABD askeri hayatını kaybetti, Irak'ta ise bir ABD askeri daha yaşamını yitirdi. Pentagon'un açıklamasına göre, savaşın başlangıcından bu yana 17 ABD askeri öldü, 430'dan fazla asker ise yaralandı. İsviçre'deki St. Gallen Üniversitesi Uluslararası Hukuk Profesörü ve Ortadoğu uzmanı Andreas Böhm, Los Angeles Times'a yaptığı değerlendirmede, "Trump'ın bakış açısından güç göstermenin en kolay yolu İran'ı bombalamak ve sonucu beklemektir. Ancak bu saldırılar taktik açıdan etkileyici görünse de stratejik düzeyde herhangi bir kazanım sağlamadı. Gerçek şu ki İran tutumunda herhangi bir değişikliğe gitmedi. Taktik başarı stratejik başarıyla karıştırılırsa hiçbir savaş sonuca ulaşamaz." ifadelerini kullandı. Los Angeles Times, savaşın Trump açısından iç politikadaki sonuçlarına da dikkat çekerek, artan can kayıpları ve çatışmaların uzamasının "MAGA" hareketi destekçileri arasında görüş ayrılıklarına yol açtığını yazdı. Tucker Carlson, Megyn Kelly ve Alex Jones gibi isimlerin savaşın sürdürülmesini eleştirdiği, bazı Cumhuriyetçilerin ise bunun Kongre ara seçimlerine etkisinden endişe duyduğu belirtildi. Haberde ayrıca müzakerelerin geleceğine ilişkin de kuşkular dile getirildi. 2015 nükleer anlaşmasının, yüzlerce diplomat ve uzmanın katılımıyla 600 gün süren müzakerelerin ardından sağlandığı hatırlatılırken, Trump yönetiminin diplomatik mekanizmayı zayıflatması ve sınırlı sayıdaki müzakerecilere dayanması nedeniyle benzer bir anlaşmaya ulaşma ihtimalinin düşük olduğu ifade edildi.

Vahşi İsrail saldırıları sonucu Lübnan'da can kaybı 4 bin 319'a yükseldi Haber

Vahşi İsrail saldırıları sonucu Lübnan'da can kaybı 4 bin 319'a yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 319'a, yaralı sayısının ise 12 bin 203'e ulaştığını açıkladı. İsrail ordusunun ülkenin güneyindeki çeşitli bölgelere yönelik hava ve topçu saldırılarının sürdüğü bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana gerçekleştirdiği saldırılara ilişkin güncel verileri paylaştı. Açıklamaya göre, saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 15 artarak 4 bin 319'a yükseldi. Aynı dönemde yaralı sayısının ise 12 bin 203'e ulaştığı bildirildi. Bakanlık, bir gün önce yaptığı açıklamada ölü sayısını 4 bin 304 olarak duyurmuştu. Anadolu Ajansı (AA'nın Lübnan resmi haber ajansı NNA'dan aktardığına göre, İsrail'e ait insansız hava araçları (İHA) ülkenin güneyindeki Nebatiye vilayetine bağlı Kefer Tebnit ve Bint Cubeyl ilçesindeki Beraşit beldelerini hedef aldı. Haberde, Beraşit'in hava saldırısıyla eş zamanlı olarak topçu ateşine tutulduğu ve makineli tüfeklerle tarandığı belirtilirken, İsrail ordusunun Bint Cubeyl ilçesine bağlı Konin beldesinde bazı evleri patlayıcılarla yıktığı ifade edildi. Öğle saatlerinde Yukarı Nebatiye beldesinde bir aracın İHA ile hedef alınması sonucu evlerini kontrol etmek için bölgeye gelen bir kadın, annesi ve yabancı uyruklu iki kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. ATEŞKES VE DİPLOMATİK GİRİŞİMLERE RAĞMEN ÇATIŞMALAR DEVAM EDİYOR İsrail'in, bölgede yürürlükte olduğu belirtilen ateşkes düzenlemeleri ile Lübnan'ı da kapsadığı ifade edilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdüğü kaydedildi. İsrail ordusu, 2 Mart'ta Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları başlatmış, ülkenin güneyindeki çok sayıda beldeyi hedef almıştı. Lübnan hükümeti ise saldırılar nedeniyle ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. ATEŞKES SÜRECİ ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin üç hafta uzatıldığını duyurmuştu. ABD'nin arabuluculuğunda 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen üçüncü tur görüşmelerin ardından ateşkesin 17 Mayıs itibarıyla 45 gün daha uzatılması kararlaştırılmıştı. İran ile ABD de Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda 14 Haziran'da savaşın durdurulmasını ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını açıklamıştı. Söz konusu mutabakatın Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesini de kapsadığı belirtilmişti. Öte yandan, Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelerin beşinci turunun ardından 26 Haziran'da İsrail ile Lübnan arasında bir çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne? Haber

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek uzun vadeli bir barış anlaşmasının ayrıntılarına ilişkin görüşmeler İsviçre'de başladı. 21 Haziran Pazar günü başlayan görüşmelerde Pakistan ve Katar arabuluculuk yapıyor. Anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin görüşmelerde kısa sürede görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Görüşmeleri "tarihi" olarak nitelendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, şimdiden büyük ilerleme kaydedildiğini ve bunun gelecekteki ilişkileri dönüştürebileceğini söyledi. Vance, İran'ı nükleer silah geliştirme hedeflerinden vazgeçmesi için bir kez daha uyardı. İran devlet televizyonu, görüşmelerde Tahran'ın Lübnan'daki müttefiki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın sonlandırılması ve dondurulmuş İran fonları ele alınacağını duyurmuştu. Vance ise "nükleer mesele" olarak adlandırdığı konunun yanı sıra Lübnan'da ateşkes konusunda da ilerleme kaydetmeyi umduğunu söylemişti. ABD heyetinde Vance'ın yanı sıra Trump'ın daması Jareed Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff yer alıyor. Görüşmelerin başlamasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı VEKİLLERİNİN sorun çıkarmasını derhal durdurması gerektiğini" söyledi. Aksi halde "tıpkı geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert!!!" ifadesini kullandı. İran'ın baş müzakerecisi Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'yi açıklamalarında dikkatli olmaya çağırdı ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmek üzere 17 Haziran'da bir ön anlaşma imzaladı. Anlaşma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varma taahhüdünün yanı sıra, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeriyor. ABD-İran anlaşmasında neler var? Ancak Lübnan'da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında yaşanan yeni çatışmalar üzerine İran, Cumartesi günü bu deniz yolunu kapattığını duyurdu. Deniz seyir verileri ise gemilerin buradan geçmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalmaya devam edeceğiz… ve hiçbir şey bu durumu değiştirmeyecek" dedi. Kaynak,AFP via Getty Images /// İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran'In müzakere heyetinde yer alıyor.İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı İran ordusu, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle dün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin bugün İsviçre'de başlaması planlanıyor. ABD boğazda trafik akışının devam ettiğini savundu. İran ise 20 Haziran'da Lübnan'da İsrail'in gerçekleştirdiği ve savaşı sona erdirmek için Tahran ile ABD arasında yapılan anlaşmayı ihlal eden saldırılara yanıt olarak boğazın kapatıldığını belirtti. Görüşmelere ABD ve İranlı yetkililerin yanı sıra Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve ülkenin silahlı kuvvetleri komutanı Mareşal Asim Münir de katılacak. Uçağa binmeden önce basın mensuplarına konuşan Vance, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları hakkında sorulan bir soruya "Aslında orada durum düzeliyor ve olaylar biraz yatışıyor" diye yanıtı verdi. "İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu konuyu sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin "karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesini talep edeceğini" söyledi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran liderleri, Lübnan da dahil olmak üzere savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe giren bir ön anlaşma imzaladılar. Anlaşma, önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin sürdürülmesi taahhüdünü de içeriyor. Kaynak,Getty Images /// Kargo gemileri, 20 Haziran 2026 tarihinde Umman'ın Muskat kentindeki Sultan Kabus Limanı açıklarındaİsrail'in Lübnan'a saldırıları devam etti İran ordusu, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik devam eden saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı. İran Devrim Muhafızları da gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları, aksi halde güvenliklerinin tehlikede olacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonunda, 20 Haziran Cumartesi günü İsrail'in saldırılarının Tahran'ın ABD ile yaptığı barış anlaşmasının ihlâli olduğunu belirten bir açıklama yayımlandı. İran, İsrail'in saldırılarının devam etmesi halinde ek önlemlerin alınacağını belirtti. Lübnan'daki çatışmaların sürmesi nedeniyle Washington ve Tahran arasında 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşme süresiz ertelenmişti. Ancak ateşkesten saatler sonra İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt verdiğini söyleyerek, Lübnan'ın güneyini yeniden vurdu. Hizbullah, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor. Lübnanlı yetkililer İsrail'in son saldırılarında en az 15 kişinin öldüğünü açıkladı. Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images /// İsrail, 20 Haziran'da Lübnan'ın Nebatiye bölgesine saldırı düzenledi'Karşılık verme hakkımız saklı' 20 Haziran Cumartesi günü bir İsrailli askeri yetkili, gece boyunca Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerine karşı "50'den fazla roket fırlatıldığını" iddia ederek, Hizbullah'a yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Hizbullah, saldırıları üstlenen ya da yalanlayan bir açıklama yapmadı. Lübnan resmi basını İsrail'in yaklaşık 20 noktaya hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi; ülkenin sivil savunma kurumu da Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde 16 kişinin öldüğünü açıkladı. Lübnanlı milletvekili ve Hizbullah temsilcisi Hasan Fadlallah, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ateşkese uyması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde karşılık verileceği uyarısında bulundu. İsrail'den de Hizbullah'ı ateşkese uyması konusunda uyaran açıklamalar geldi. 18 Haziran'da İsrail ordusu dört askerinin öldüğünü duyurmuştu. Aynı gün İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 18 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 18 Haziran'daki saldırıların ardından Washington-Tahran görüşmesi süresiz olarak ertelenmişti. Beyaz Saray Perşembe günü geç saatlerde Vance'in İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere gitmeyeceğini duyurmuştu. Lübnan sağlık bakanlığı, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana Lübnan'da 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail yetkilileri ise aynı dönemde en az 30 askerin ve dört sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor. Kaynak, Reuters /// ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler için seyahatini Perşembe günü geç saatlerde iptal etti.'İsrail'e sempati duyan bir tek Trump kaldı' ABD Başkan Yardımcısı JD Vance 18 Haziaran'da İsrail'i açıkça eleştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasına öfke duyduğuna dair haberleri değerlendiren Vance, İsrail kabinesinden Trump ve anlaşmaya yönelik eleştirilerin kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "Onlara şunu söylemek isterim ki Donald Trump günümüzde tüm dünyada İsrail ulusuna sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıdır. "İsrail için problem Donald Trump değil. İsrail'de en büyük sorunlarının ABD başkanı olduğunu düşünenlerin uykularından uyanıp ülkelerinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini kavraması gerekir." Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images /// Tahran sokaklarında ABD Donanması'na karşı resimler yer alıyor. Vance daha önce de New York Times'a yaptığı açıklamada İsrailli ultra milliyetçilere "ulusal güvenlik sorunlarınızdan insanları öldürerek çıkamazsınız" diye seslenmişti. ABD Başkanı Donald Trump da bu hafta İsrail'i, Lübnan'da Hizbullah'a saldırırken orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne yol açmakla eleştirmişti. Trump'tan İsrail'e Lübnan eleştirisi: 'Her seferinde bir binayı havaya uçurmak zorunda değilsiniz' BBC'nin ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri Tom Bateman'a göre Trump böylece, İsrail'i kendisinden önceki tüm ABD başkanlarından daha fazla eleştirmiş oldu. Bateman'a göre Trump bu açıklamalarıyla İran ve Körfez ülkelerine, anlaşmaya sadık olduğu ve Lübnan'da ateşkes için çaba harcadığı mesajını da iletmek istiyor. BBC News Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.