Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atatürk

bursaarena.com.tr - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz Haber

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıkladı. Özel, milletvekilleriyle birlikte kurulacak yeni partinin TBMM'de ana muhalefet görevini sürdüreceğini belirterek, "Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir" dedi. ANKARA (İGFA) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem CHP'de yaşanan yargı sürecini hem de siyasi yol haritalarını değerlendirdi. Konuşmasını "hüzünlü bir veda" olarak nitelendiren Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir siyasi parti kuracaklarını duyurdu. Konuşmasının başında NATO Ankara Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, tutuklu bulunan isimlerle dayanışma içinde olduklarını ifade etti. "BUGÜN BİR VEDA, YARIN YENİ BİR BAŞLANGIÇ" "Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla çıktım." diyen Özel, tarihi bir dönemeçte olduklarını belirterek, asıl tarihi konuşmayı yapılacak ilk genel seçimlerin ardından yapacaklarını söyledi. Yaşanan süreçlerin unutulmayacağını dile getiren Özel, "Tarih herkesi bugün nerede duruyorsa öyle yazacak." ifadelerini kullandı. "PARTİNİN ADI DEĞİŞİR AMA BİRLİK BOZULMAZ" CHP'nin köklü bir gelenekten geldiğini vurgulayan Özel, parti içindeki birlik mesajını şu sözlerle verdi: "Partinin adı, logosu değişir. Gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Biz bir bütünüz. Bu bütün 103 yıllık bir gelenektir." KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİLER Özel, CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrasında yaşanan sürece de değinerek, yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'na kurultay çağrısı yaptıklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. Parti üyelerine yeniden sandık kurulmasını önerdiğini belirten Özel, "İki milyon üyemiz karar versin. Yüzde 90'ın altında oy alırsam bunu güvensizlik sayarım ve partinin önünü açarım." dedi. Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde yeni siyasi oluşumu açıklayan Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir parti kuracaklarını duyurdu. Özel, "Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın Parti Meclisimiz ve MYK'mizle, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni partimizi kuruyoruz. Hiç şüphe olmasın ki yeni partimiz TBMM'nin açık ara ana muhalefet partisi olacaktır." diye konuştu. İstikameti milletle belirledik. Yolumuz açık olsun! Bu yolun sahibi de, gücü de millettir. pic.twitter.com/FxFRe7kICq — Özgür Özel (@eczozgurozel) July 21, 2026 "CHP'NİN MİRASI BİZDEDİR" CHP'nin Atatürk'ün emaneti olduğunu vurgulayan Özel, yargı kararları nedeniyle partinin "işgal altında" olduğunu savunarak, "Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası ve emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." ifadelerini kullandı. Yeni siyasi süreçte kimsenin dışlanmayacağını söyleyen Özel, "Bu iktidar yürüyüşünde ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş'ı. Ne Zeydan Karalar Adana'da kalır ne Vahap Seçer Mersin'de. 'Ben onlarla değilim' sözünü kendi ağzından duymadığınız herkes bizimle birliktedir." dedi. Konuşmasının sonunda tüm demokratlara seslenen Özel, Atatürk, Cumhuriyet ve Misakımilli değerleriyle sorunu olmayan herkesi "Türkiye İttifakı" çatısı altında buluşmaya davet ederek, "Yeni yolu açıyoruz. İktidara birlikte yürüyeceğiz." sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Gazeteci İlhan Selçuk ile karikatürist Turhan Selçuk mezarları başında anıldılar Haber

Gazeteci İlhan Selçuk ile karikatürist Turhan Selçuk mezarları başında anıldılar

Cumhuriyet Gazetesin eski imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk ile kardeşi karikatürist Turhan Selçuk, yitirilişlerinin 16’ncı yıldönümünde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki mezarlaerı başında saygıyla anıldılar. Anma törenine, Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim, Turhan Selçuk’un kızı Aslı Selçuk, Turhan Selçuk’un eşi Ruhan Selçuk, eski Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, CUMOK Sözcüsü Necdet Özer, Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri Işık Kansu, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Sertaç Eş, Cumhuriyet gazetesi İdari ve Mali İşler Müdürü Osman Selçuk Özer, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilciliği İdare Müdürü Mahmut Soyuer, gazetemiz yazarlarından Miyase İlknur, Veteriner Hekimler Derneği Genel Sekreteri Mücteba Binici ve Ankara, İstanbul CUMOK üyeleri katıldı. ‘HİÇBİR ZAMAN GERİ ADIM ATMADILAR’ Törende ilk olarak Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim kürsüye çıktı. Kaim, Selçuk kardeşlerin geçmişini anlatarak, “Selçuk kardeşler hep dik durmuş, baskılara karşı hiçbir zaman geri adım atmamışlardır. Her şeye rağmen, karşı devrimcilere olan mücadelelerini sürdürmüşlerdir” dedi. ‘ANADOLU’NUN PARÇASI OLARAK BÜYÜDÜLER’ Kaim’in ardından konuşan Aslı Selçuk, “Aydınlanma bilgelerimiz değerli babam Turhan Selçuk ile değerli amcam İlhan Selçuk’u birlikte anmak için her yıl olduğu gibi bu yıl da onların yanındayız. Bugün aynı zamanda babalar günü. Amca, baba yarısı demektir” dedi. Selçuk, “Selçuk kardeşler, Anadolu’nun bir parçası olarak büyüdüler. Çocukluklarından itibaren Atatürk ve vatan sevgisiyle büyüdüler. İkisi de cumhuriyetin kuruluşunu gördü. Türkiye, sürekli yaşanan savaşların izlerini taşıyordu. Bu izler onları çok etkiledi. Turhan, 3 yaşındayken çizgi çizmeye başladı. İlhan ise, 3 yaşında merdiven basamaklarına oturup nutuk attı. Yazı yazma aşkı, orada doğdu. Evlerine hep Cumhuriyet gazetesi alınırdı” diye konuştu. Selçuk kardeşlerin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Aslı Selçuk, “Düşüncelerinden, ilkelerinden, inançlarından hiçbir zaman ödün vermediler. Onlar, aydınlanmanın çınarlarıydı. Mezar başlarındaki çınarlar birleşti, tek bir çınar oldu. Turhan ve İlhan Selçuk, yazılarında, kitaplarında, karikatürlerinde, dördüncü boyutta yaşamayı sürdürüyorlar” dedi. ‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURULUŞU, ONLARIN DOĞUM GÜNÜ GİBİDİR’ Daha sonra konuşan Ruhan Selçuk ise, “Yaşamdaki duruş ve eserleriyle Mustafa Kemal ve arkadaşlarından miras kalan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, onların doğum günleri gibidir. Özgür düşüncenin getirdiği yaratıcılıkla Turhan fırçasıyla hayatı çizdi, İlhan kalemiyle hayatı yazdı. Gerçekleri dile getirmekten hiçbir zaman kaçınmamış, yürek cesurları olarak yüreklerin hafızasından hiçbir zaman silinmeyeceklerdir. Aramızda değiller, ama hep yanıbaşımızdalar. Uykunuz aydınlık olsun yiğit ve güzel insanlar” ifadelerini kullandı. ‘KALP KRİZİ GEÇİRİRKEN BİLE KONFERANS VERDİ’ Ali Rıza Selmanpakoğlu da, İlhan ve Turhan Selçuk’un eserlerinden çeşitli alıntılar yaparak onların mücadelelerine, ilkelerine ve duruşlarına dikkat çekti. İlhan Selçuk ile bir anısını anlatan Selmanpakoğlu, “Gözümün önüne, İlhan ağabeyin Hacıbektaş’ta verdiği son konferans geldi. Salona giderken, İlhan ağabey sendeledi, koluma girdi. Terlemeye başladı. ‘Ağabey, dilersen seni istirahat ettirelim’ dedim. ‘İnsanlar buraya kadar gelmiş, sonuna kadar dayanırım’ yanıtını verdi. Benim gözlerim doldu. Salona girince, lavaboya girmek istedi. ‘Abi gel yapma, bir şekilde hallederiz’ dedim. Dinlemedi. O anda kalp krizi geçiriyordu. Kriz geçirirken, o büyük konferansı heyecanla verdi” dedi. ‘DOĞRU YÖNÜ GÖSTEREN PUSULA’ Daha sonra kürsüye çıkan CUMOK Sözcüsü Özer, “İki kardeşin ortak özellikleri, demokrasi, laiklik, tam bağımsızlık ve Atatürkçülüğün ödünsüz savunucusu olmalarıydı. yaşamları boyunca düşünceleri, yazıları nedeniyle gözaltına alındılar, işkence gördüler ve yargılandılar” dedi. Özer, “İlhan Selçuk, yazdıklarıyla okuruna doğru yönü gösteren bir pusula gibiydi. Bizler onun yazılarını dört gözle bekler ve okurduk. Yaşarken kişiliğiyle ölmeden önce ölmeyi, fikirleri ve mücadelesiyle öldükten sonra yaşamayı başaran nadir birisidir. Turhan Selçuk da aynı kardeşi gibi çizgileriyle karanlığa ışık oldu” diye konuştu. ‘TARİH, DEVRİMLERİN ÖLMEYECEĞİNİ GÖSTERMİŞTİR’ Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri Işık Kansu da, “Yıllardır bütün aydınlarımızın birer birer öldürülmesine tanık olduk. En yakın ustalarımız, cinayetlerle aramızdan alındı. Çeyrek yüzyıldır da gerici yobaz bir iktidar tarafından baskıyla yönetiliyoruz. Değerli dostlar, tarih bize devrimlerin ölmeyeceğini öğretmiştir. Devrimlerin karşısında mutlaka karşı devrimler olacaktır. Bizim devrimimiz de 100 yıllık bir devrimdir. Karşı devrimi yaşıyoruz ama bunu da aşacağız. Halk, 1923 devrimi için gerçekten direniyor. Cumhuriyetimizi yeniden sahipleneceğiz, adını Atatürk’ün verdiği bir kurumun temsilcisi olarak Cumhuriyetten ödün vermemekte kararlıyız” dedi. Kansu, sözlerini “Cumhuriyet gazetesi, bir cumhuriyet kurumudur. Cumhuriyet bağımsızlıktır. Aklen bağımsızlıktır. Cumhuriyet Gazetesi halkçı bir cumhuriyet çizgisindedir. Aydınlık geleceğin kalesidir. Demokrasiye yönelen her türlü girişime karşı toplumsal direnişin adıdır. Sömürüye karşı geleceğin bayraktarıdır. Enseyi karartmayın. Cumhuriyete sahip çıkacağız ve onu geri alacağız” diyerek sonlandırdı. Konuşmaların ardından katılımcılar, Selçuk kardeşlerin gömütlerine çiçek bıraktı.

CAFER GENÇ: 19 MAYIS: Kurtuluştan Kuruluşa Giden Yol Haber

CAFER GENÇ: 19 MAYIS: Kurtuluştan Kuruluşa Giden Yol

Ben hep, Milli Bayramlarımız olmasaydı dini bayramlarımızı kutlamamız mümkün olmazdı diyenlerdenim.. Bakın, Dünyaca ünlü yabancı bir tarihçi ne diyor: Her yılın 19 Mayıs günü, gençlere 1919’u anlatmak gerekir. Çünkü, bu bayramın gençlere armağan edilmesi anlamlı olduğu kadar sahiplenme ruhunun verilmesi bakımından da çok önemlidir. Atatürk, Gençliğe Hitabesinde, gençlere verdiği görevin ve sorumluluğun değerindeki sırrı ifade etmektedir. Bizler de gençlere o yılların tarihi sırrını anlatarak katkıda bulunmuş olalım. Milletin bekası için milli heyecanı canlı tutmak gerekir. Millet olarak, milli bayramımız olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızın 107. yılını kutluyoruz. Asırlık çınarımızın gölgesinde yaşıyoruz. 19 Mayıs 1919, kurtuluşumuzdan haberdar olduğumuz, yeni bir devlet kurmanın ilk adımını attığımız tarihtir. Sevgili gençler, Atatürk’ün sizlere armağan ettiği bu bayramın anlamını ve Atatürk’ü anlamak gerektiği bilmelisiniz. Bir asker olan Atatürk, cepheden cepheye koşarak 11 cephede savaşmıştır. Atatürk, kızgın güneşin kavurduğu Arabistan’da Filistin çöllerinden, Kafkasya’da Sarıkamış soğuğuna, düşman zırhlılarının ateşi altında cehenneme dönen Çanakkale’den, Türkün ölüm kalım savaşı verdiği Sakarya’ya, Dumlupınar’a kadar milleti için ömrünü adamış efsane bir kahramandır... Türk olmakla gurur duyan, Türk milletini öven sözleriyle hayranlığını ifade eden Atatürk’ün asaletini, milletine karşı hissettiği onuru ve gururu bilmek, sevgi ve saygı duymamızın sebeplerinden biri olmalıdır. , Tarihi şahsiyetlere, milli ve manevi değerlere vefasız ve nankör olmamak, haksızlık yapmamak gerekir. Türk milleti olarak muhteşem tarihimiz, olağanüstü olaylarla yazdığımız destanlarla doludur. Bu destanlarımızın kahramanları olan Türk büyükleri, bizlerin, bayramlar yapmamıza vesile olmuşlardır. Bu günler, milli duygularımızı coşkuyla yaşadığımız; tarihi ve kültür değerlerimizi yeni nesillere aktardığımız, manevi ruhu ve milli şuuru yaşamalarını sağladığımız müstesna günlerdir. Hanlık-hakanlık ile Orta Asya’da başlayan Türk tarihi, imparatorluk, beylik olarak Selçuklularla Anadolu’da, Osmanlılarla üç kıtada hüküm sürmüştür. Nizam-ı alem davası ile dünyaya nizam veren; hak, hukuk, adalet dağıtan Osmanlı İmparatorluğunun, 1900’lü yılların başında tarihi varlığını tamamlamış olmasını fırsat bilen düşmanlar, vatan topraklarını işgal ettiler. 1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı’na katılmak zorunda kaldık. Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da yaktığı kurtuluş meşalesi, gençlerin elinde, sarsılmaz iradeleriyle günümüzü aydınlatmaktadır. 1. Dünya Savaşı’ndan 1 yıl sonra, 18 Mart 1915’te Çanakkale Zaferi’nin kazanılması milletimizin kurtuluşuna ümit olmuştur. Çanakkale Zaferi, bizlerin, "her türlü imkansızlıklara rağmen nasıl kazandığımıza" şaşırdığımız, savaştığımız devletlerin "her türlü imkana sahip olmalarına rağmen nasıl kaybettiklerini" hâlâ anlayamadıkları, sırrını çözemedikleri bir mucize destandır... Bandırma Vapuru’nda Osmanlı’nın enkazı yüklüydü. İş çoktu, yük ağırdı, yol uzundu, dalgalar çetindi ama aydınlık ufuklara umut taşıyan gönüller engellere, zorluklara, sıkıntılara aldırış etmiyorlardı. Milletin yüreğinde kurtuluş ümidi taşıyan bu zaferi, 19 Mayıs 1919’da Samsun sahillerinden haykıran Atatürk; Erzurum’da, Amasya’da ve Sivas’ta yapmış olduğu kongrelerle, Anadolu’nun kuru ve kıraç topraklarını canlandırdı. Üzeri kül tutmuş yüreklerdeki milli ruhun ve heyecanın ortaya çıkması için, külü üfleyerek altındaki koru alevlendiren Atatürk ve silah arkadaşları, yurdun kurtarılması adına savaşılması gerektiği gerçeğini ortaya koydular. İmkansızlıklar içerisinde verilen mücadelenin unutulmaması için, o günler, bayram olarak kutlanmaktadır. Dört milli bayramımız çok anlamlıdır. 19 Mayıs 1919, "vatanımızın ve milletimizin kurtuluşu için savaşacağız", 23 Nisan 1920, "meclisimiz vardır, millet olarak yaşıyoruz", 30 Ağustos 1922, "zafer, Türk milletinindir, kurtuluşumuz gerçekleştirilmiştir", 29 Ekim 1923, "krallık, imparatorluk, kominizim, faşizm değil, insan hakları ve demokrasi için cumhuriyet yönetimini kabul ediyoruz” anlamında, tarihi gerçeklerin belgelerini bizlere, bayram olarak armağan etmişlerdir. Kurtuluş Savaşı yıllarında, milletimizi yok etmek düşüncesiyle "tarihimizi" silmek ve vatanımızı işgal ederek "coğrafyamızı" değiştirmek isteyen düşmanların bu niyetlerini, yeni nesillere aktarmak, milli bayramlarla mümkün olmaktadır. Yeni nesil, atalarının kendileri için verdikleri mücadelenin imkan ve şartlarını göz önünde bulundurarak ders alırlar, tarihine ve atasına sahip çıkarlar. Bütün dünya milletlerinin kabul ettiği, yüzyılın en büyük devlet adamı, lideri, önderi, askeri, başbuğu, hatibi ve fikir adamı, Türk’ün atası, büyük Türk başkomutan Atatürk’ü ve bu topraklar uğruna canlarını feda eden şehit atalarını unutmama ve sahiplenme duyguları milli bayramlarla yaşanmaktadır. Milli bayramlarımız bekamızın ve zekamızın ifadesidir. Atatürk’ün zekası bekamız olmuştur. Muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğu, milli bayramlarımızla daha iyi anlaşılmaktadır. Milli bayramlarımız olduğu için dini bayramlarımız vardır. Manevi ruhla ve milli şuurla eğitim vereceğimiz, bu duygularla ve düşüncelerle yetiştireceğimiz nesillerin istiklalimiz ve istikbalimiz olacağı unutulmamalıdır. Sevgili Gençler, "Niçin bayram yapıyoruz?" sorusuna göğsümüzü gere gere cevap vereceğiniz, onur ve gurur duyacağınız günler yaşamanız dileğiyle bayramınız kutlu, gününüz ve gönlünüz mutlu, geleceğiniz umutlu olsun. Başta büyük önder, başkomutan Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, şehitlerimizi rahmet dualarımla anıyorum, minnet duygularımla yadediyorum, saygılarımı ve sevgilerimi ifade ediyorum. Kökü maziden gelen atinin evlatları olan sevgili gençler, kurtuluşumuzun sırrını bilecekler ve kuruluşumuzun koruyucuları olacaklardır. Tarih ve kültür değerlerini sahipleneceklerdir. Atatürk’ün, "Kudretsiz dimağlar, zayıf gözler hakikati kolay göremezler" dediği sözü ilhamları, kılavuzları olacaktır. Asil Türk Milleti'nin bayramı kutlu, varlığı payidar olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene!… ... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır Haber

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır

Sevgili Gençler, Kimler Nutuk okudu? Nutuk'un ilk cümlesi, “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar. Diğer bir deyişle, 19 Mayıs 1919, Milli Mücadele’nin fiilen başladığı, bağımsızlığın meşalesinin yakıldığı gündür. Onun için bugün sadece bir bayram kutlamıyoruz. Bugün, umudun ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesini hatırlıyoruz. Hatırlamanın da ötesinde geleceği kurmak için geçmişten güç almak için toplandık. Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinde ülkenin durumunu özetlerken ordunun elinden silâh ve cephanenin alındığını, zorla ve hile ile aziz vatanın, bütün kalelerinin zaptedildiğini, bütün tersanelerine girildiğini, bütün orduların dağıtıldığını, memleketin her köşesinin işgal edildiğini belirtiyordu. Amasya Genelgesi’nde belirtildiği “vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir” diyen Türk milleti Atatürk önderliğindeki ayaklanmıştı. Sevgili Gençler, 19 Mayıs sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Vatanın bütünlüğünü ve ulusun bağımsızlığını sadece savaşla, sınırlarını korumakla sağlayamayız. Bu, diğer sorumluluklarımızı yerine getirmediğimizde karşılaşacağımız durumdur. Düşünen, üreten, sorgulayan, Atatürk’ün ifadesiyle “bilimi, yol gösterici” alan ve vicdanlı, emeğe değer veren, paylaşmaktan, dayanışmada, hoşgörüde bulunan bireyler olmaktan mutlu olmalıyız. Ve şunu unutmayın: Atatürk “bütün ümidim gençliktedir” diyordu. Sizi seviyoruz ve size güveniyoruz. Bu sadece bizim bireysel insan sevgimizden gelmiyor. Mecburuz da. Bugünümüz, geleceğimiz birbirimize bağlı. Bu mecburiyetimizi yine Nutuk’a başvurarak göstereyim. Atatürk düşmanla mücadelede millet, meclis ve ordu olmak üzere üç kuvvetin tayin edici olduğunu söyler. Bu üç kuvvet iki cephede savaşır; 1. İç cephe 2. Dış cephe. Devamını Nutuk’tan okuyalım: “Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır. Gerçekten “kaleyi içinden almak”, dışından zorlamaktan çok kolaydır.” Bu yüzden milli birliği güçlü tutmak, geleceği kurmak için önemli. - İki hususta dikkatinizi çekeyim: 1. Milli Birliğinizi perçinleyin: 2. Yılgınlığa, karamsarlığa düştüğünüzde Atatürk gibi düşünün. İşveç’te bir sözmüş. 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa garında düşman gemilerine bakıp dediği gibi “Geldikleri gibi giderler” deyin.. Siz dünyanın ilk bağımsızlık savaşını veren, bu sebeple de işgal altındaki mazlum ülkelerce örnek alınan insanların torunlarısınız. Tarih size bu haklı gururu ve gücü veriyor. Bundan 107 yıl önce dedeleriniz, neneleriniz nasıl ki düştüğü yerden ayağa kalktıysa, sizler de onlardan cesaret alacaksınız. Cesaretinizi hiçbir şeyin kırmasına izin vermeyin. İşte bu yüzden her 19 Mayıs’ta kendinize şunu deyin: “19 Mayıs sadece bir tarih değil; cesaretin adıdır.” 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Bursa Osmangazi’de geleceğin raketleri korta çıktı Haber

Bursa Osmangazi’de geleceğin raketleri korta çıktı

BURSA (İGFA) - Osmangazi Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen tenis turnuvası, kıyasıya bir rekabete sahne oldu. Bursa genelindeki 16 farklı kulüpten 15-20 yaş arası 34 erkek ve 14 kız olmak üzere toplam 48 sporcunun katıldığı “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Tenis Turnuvası” final müsabakalarıyla sona erdi. 3 gün boyunca teknik becerilerini sergileyip, aynı zamanda centilmenlik ruhu içerisinde mücadele vererek dereceye giren sporculara ödüllerini, düzenlenen tören ile birlikte Osmangazi Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Ersel Nallar takdim etti. “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Tenis Turnuvası” kapsamında erkekler kategorisinde birinciliğe Yusuf Gül ulaşırken, ikinci Yusuf Ocak, üçüncü Süleyman Efe Bedelioğlu ve dördüncü Tuğrul Öztürk oldu. Kızlar kategorisinde ise birincilik kürsüsüne Zeynep İnci Arı çıkarken, ikinci Zeynep Nil Şentürk, üçüncü Ela Karaduman ve dördüncü ise Nehir Zümra Işık oldu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdikleri tenis turnuvasına katılan sporcuları tebrik eden Osmangazi Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Ersel Nallar, tüm yurttaşların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı. Kızlar kategorisinde birinci olan Zeynep İnci Arı ve erkekler kategorisinin birincisi Yusuf Gül de, çok güzel bir turnuva olduğunu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.