Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Atatürk

bursaarena.com.tr - Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa’nın kurtuluşunun 104’üncü yılı törenle kutlandı Haber

Manisa’nın kurtuluşunun 104’üncü yılı törenle kutlandı

Manisa’nın düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle gurur ve coşkuyla kutlandı. Manisa'daki kutlama programı, Atatürk ve Milli Egemenlik Anıtı’na çelenklerin sunulmasıyla başladı. Törene Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, milletvekilleri, il protokolü, belediye başkanları, üniversite yöneticileri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programda sırasıyla Manisa Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı çelenkleri anıta sunuldu. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Öğrencilerin okuduğu şiirler ve halk oyunları ekiplerinin gösterileri de törene renk kattı. BAŞKAN DUTLULU: “BU ŞEHİR BİZE EMANET” Törende konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümünü büyük bir gururla kutladıklarını belirterek, “Dedelerimizin canları pahasına bizlere emanet ettiği bu güzel şehri, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında çok daha ileriye taşımak bizim boynumuzun borcudur” dedi. Manisa’nın köklü tarihine dikkat çeken Dutlulu, şehrin hem Şehzadeler kenti hem de Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün kenti olduğunu vurguladı. “BU MİLLET ESARETİ ASLA KABUL ETMEDİ” 15 Mayıs 1919’da başlayan işgalin Manisa’da büyük acılara yol açtığını belirten Dutlulu, evlerin yakıldığını, camilerin yıkıldığını, bağ ve bahçelerin küle döndüğünü ifade etti. Ancak Manisalının bağımsızlık iradesinden vazgeçmediğini söyleyen Dutlulu, Türk ordusunun Büyük Taarruz’un ardından 8 Eylül 1922 sabahı Manisa’ya girişini de anlattı. Dutlulu, “8 Eylül, Manisa’nın küllerinden yeniden doğduğu gündür” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

CHP: İmamoğlu’nun istifası şaşırtıcı olmadı Haber

CHP: İmamoğlu’nun istifası şaşırtıcı olmadı

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Sarı, İmamoğlu’nun siyasi kariyerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteğine dikkat çekerek istifanın “geç kalmış bir karar” olduğunu savundu. ANKARA (İGFA) - CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesinin kendileri açısından şaşırtıcı olmadığını belirten Sarı, İmamoğlu’nun siyasi kariyerinin çeşitli aşamalarında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun desteğinin bulunduğunu ifade etti. Sarı, İmamoğlu’nun önce ilçe başkanlığı ve ilçe belediye başkanlığı yaptığını, ardından Kılıçdaroğlu’nun desteği ve ısrarıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterildiğini belirtti. “CHP TÜM ÖRGÜTLERİYLE ARKASINDA DURDU” İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olma konusunda başlangıçta cesaret edemediğini öne süren Sarı, CHP’nin tüm örgütleriyle İmamoğlu’nun arkasında durduğunu ve seçimin kazanıldığını söyledi. Sarı, İmamoğlu’nun daha sonra Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildiğini de hatırlattı. “BAŞKA BİR PARTİNİN GENEL BAŞKANINA ‘GENEL BAŞKANIM’ DEMESİ KABUL EDİLEMEZ” İmamoğlu’nun CHP üyesiyken başka bir siyasi partinin genel başkanına “Genel Başkanım” diye hitap etmesini ve başka bir partinin kuruluş süreçlerinde yer almasını eleştiren Sarı, bunun kabul edilemez olduğunu savundu. Sarı, İmamoğlu’nun CHP’den istifasının “aslında geç kalmış bir karar” olduğunu ifade etti. CHP’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olduğunu vurgulayan Sarı, partinin kişisel siyasi kariyer hedeflerinden bağımsız şekilde, köklü tarihi ve örgüt yapısıyla yoluna devam edeceğini belirtti. Sarı, CHP’nin “temiz ve dürüst siyaset anlayışıyla” yoluna devam edeceğini kaydetti. Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesi şaşırtıcı olmamıştır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yol göstericiliğinde ilçe başkanlığı, ilçe belediye başkanlığı, ardından yine Sayın Kılıçdaroğlu’nun desteği ve ısrarı ile İstanbul Büyükşehir… — Müslim Sarı (@muslimsarichp) August 12, 2026

Tarihi Çoban Mektebi 6. Ankara Konferansları’na ev sahipliği yaptı Haber

Tarihi Çoban Mektebi 6. Ankara Konferansları’na ev sahipliği yaptı

Geçmişte Ankara Ziraat Mektebi olarak hizmet veren, Keçiören’de bulunan ve günümüzde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi olarak kullanılan tarihî Çoban Mektebi binası, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından düzenlenen 6. Ankara Konferansları Serisi’ne ev sahipliği yaptı. ANKARA (İGFA) - Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Aysal, Keçiören Belediye Başkanı Başdanışmanı İlahiyatçı-Yazar Ayşe Sucu, Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitü Müdürü Prof. Dr. Mesut Çapa, 1453 Gençlik Derneği Başkanı Serkan Ülker ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program öncesinde katılımcılar, rehber eşliğinde Atatürk Ankara Millî Mücadele Müzesi’ni gezerek binanın tarihî geçmişi hakkında bilgi aldı. “Çoban Mektebi, tarihin bizzat yaşandığı bir hafıza mekânıdır.” Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, programın açılış konuşmasında, ilçenin en önemli tarihi yapılarından biri olan Çoban Mektebi’nde 6. Ankara Konferansı'na ev sahipliği yapmaktan büyük bir gurur duyduğunu belirterek şunları ifade etti: “Bulunduğumuz bu yapı yalnızca taş ve tuğladan ibaret bir tarihi eser değildir. Burası, Osmanlı Devleti'nin modern tarım ve hayvancılık anlayışını hayata geçirmek amacıyla 19. yüzyılın sonlarında kurulan Ankara Numune Tarlası ve Çoban Mektebi olarak eğitim hayatına başlamış, daha sonra Ziraat Mektebi kimliğiyle ülkemizin tarım eğitimine yön veren önemli kurumlarından biri haline gelmiştir. Bu yönüyle, bugün gerçekleştirdiğimiz konferansın konusu ile bulunduğumuz mekân arasında güçlü ve anlamlı bir bağ bulunmaktadır. Çünkü burası, Ziraat Mektebi'ni konuştuğumuz bir bina değil; tarihin bizzat yaşandığı, üretildiği ve şekillendiği bir hafıza mekânıdır. Bu kıymetli yapı yalnızca eğitim tarihimizin değil, Millî Mücadele tarihimizin de sessiz tanıklarından biridir. Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesine yön veren fikirlerin filizlendiği bu mekân, Cumhuriyet'e giden yolda da önemli duraklardan biri olmuştur. Bu nedenle Çoban Mektebi; tarım tarihimizin, eğitim tarihimizin ve Millî Mücadelemizin ortak hafızasını taşıyan müstesna bir değerdir. Keçiören Belediyesi olarak, Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan'ın öncülüğünde bu tarihi mirasın korunmasını, yaşatılmasını ve yeniden bilim, kültür ve sanatla buluşturulmasını önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü tarihi yapılar, ancak yaşayan mekânlara dönüştüklerinde gelecek kuşaklara gerçek anlamda aktarılabilir. Bugün burada düzenlenen bu konferans da bunun en güzel örneklerinden biridir.” Tarihi belgeler ışığında Ziraat ve Çoban Mektepleri ele alındı Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Aysal, konuşmasında, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde tarım ve hayvancılık alanlarında nitelikli insan gücü yetiştirmek amacıyla kurulan Ankara Ziraat Mektebi ile Çoban Mektebi’nin kuruluş sürecini, eğitim faaliyetlerini ve Türk eğitim tarihindeki yerini ele aldı. Ankara’da hayvancılığı, özellikle Ankara keçisi yetiştiriciliğini geliştirmek amacıyla Çoban Mektebi ile Ziraat Mektebi'nin kurulmasının planlandığını belirterek şöyle konuştu: "Çoban Mektebi'nin temeli 6 Mayıs 1895'te atıldı, 1898'de 10 öğrenciyle eğitime başladı. Okul, çoban yetiştirmenin yanı sıra hayvancılık, tarım ve bahçe ziraatında modern yöntemleri yaygınlaştırmayı amaçladı. Aynı yıl temeli atılan Ziraat Mektebi ise savaşlar ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle 1908'de açıldı. İlk etapta 50 öğrenciyle başlayan okulun mevcudu daha sonra 150'ye ulaştı. Tarım ve hayvancılığı geliştirmek için ziraat teknisyenleri yetiştiren okulda, I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla 16 yaş ve üzerindeki öğrenciler askere alındı veya gönüllü olarak cepheye katıldı." “Ankara Ziraat Mektebi, Milli Mücadele tarihimizde de önemli bir yer edinmiştir.” Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kılınç ise yaptığı konuşmada konferansa ev sahipliği yapan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ederek şunları dile getirdi: “Ankara Ziraat ve Çoban Mektepleri, Osmanlı Devleti'nin son döneminde tarım ve hayvancılığı bilimsel yöntemlerle geliştirme arayışının önemli örnekleri arasında yer almaktadır. Bu kurumlar yalnızca mesleki eğitim vermek amacıyla kurulmamış, aynı zamanda ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak, nitelikli insan gücünü yetiştirmeyi de hedeflemiştir. Ankara Çoban Mektebi özellikle hayvancılığın geliştirilmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesi ve eğitimli çobanların yetiştirilmesi amacıyla faaliyet göstermiştir. Ankara Ziraat Mektebi ise zaman içerisinde eğitim işlevinin ötesine geçerek Milli Mücadele tarihimizde de önemli bir yer edinmiştir. Bu konferansın Ankara Çoban Mektebi’nde düzenlenmesine imkân sağlayan Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’a teşekkür ediyoruz.” Programın sonunda Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Av. Serkan Bedirhanoğlu, Prof. Dr. Necdet Aysal ve Prof. Dr. Ahmet Kılınç'a hediye takdiminde bulundu.

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz Haber

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz, ana muhalefet yolumuza devam edeceğiz

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıkladı. Özel, milletvekilleriyle birlikte kurulacak yeni partinin TBMM'de ana muhalefet görevini sürdüreceğini belirterek, "Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir" dedi. ANKARA (İGFA) - CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem CHP'de yaşanan yargı sürecini hem de siyasi yol haritalarını değerlendirdi. Konuşmasını "hüzünlü bir veda" olarak nitelendiren Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir siyasi parti kuracaklarını duyurdu. Konuşmasının başında NATO Ankara Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaları eleştiren Özel, tutuklu bulunan isimlerle dayanışma içinde olduklarını ifade etti. "BUGÜN BİR VEDA, YARIN YENİ BİR BAŞLANGIÇ" "Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla çıktım." diyen Özel, tarihi bir dönemeçte olduklarını belirterek, asıl tarihi konuşmayı yapılacak ilk genel seçimlerin ardından yapacaklarını söyledi. Yaşanan süreçlerin unutulmayacağını dile getiren Özel, "Tarih herkesi bugün nerede duruyorsa öyle yazacak." ifadelerini kullandı. "PARTİNİN ADI DEĞİŞİR AMA BİRLİK BOZULMAZ" CHP'nin köklü bir gelenekten geldiğini vurgulayan Özel, parti içindeki birlik mesajını şu sözlerle verdi: "Partinin adı, logosu değişir. Gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Biz bir bütünüz. Bu bütün 103 yıllık bir gelenektir." KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİLER Özel, CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrasında yaşanan sürece de değinerek, yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu'na kurultay çağrısı yaptıklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını söyledi. Parti üyelerine yeniden sandık kurulmasını önerdiğini belirten Özel, "İki milyon üyemiz karar versin. Yüzde 90'ın altında oy alırsam bunu güvensizlik sayarım ve partinin önünü açarım." dedi. Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde yeni siyasi oluşumu açıklayan Özel, milletvekilleriyle birlikte yeni bir parti kuracaklarını duyurdu. Özel, "Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın Parti Meclisimiz ve MYK'mizle, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni partimizi kuruyoruz. Hiç şüphe olmasın ki yeni partimiz TBMM'nin açık ara ana muhalefet partisi olacaktır." diye konuştu. İstikameti milletle belirledik. Yolumuz açık olsun! Bu yolun sahibi de, gücü de millettir. pic.twitter.com/FxFRe7kICq — Özgür Özel (@eczozgurozel) July 21, 2026 "CHP'NİN MİRASI BİZDEDİR" CHP'nin Atatürk'ün emaneti olduğunu vurgulayan Özel, yargı kararları nedeniyle partinin "işgal altında" olduğunu savunarak, "Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası ve emaneti alıp çıktık. Miras bizdedir, meşruiyet bizdedir, yetki bizdedir, görev bizdedir." ifadelerini kullandı. Yeni siyasi süreçte kimsenin dışlanmayacağını söyleyen Özel, "Bu iktidar yürüyüşünde ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş'ı. Ne Zeydan Karalar Adana'da kalır ne Vahap Seçer Mersin'de. 'Ben onlarla değilim' sözünü kendi ağzından duymadığınız herkes bizimle birliktedir." dedi. Konuşmasının sonunda tüm demokratlara seslenen Özel, Atatürk, Cumhuriyet ve Misakımilli değerleriyle sorunu olmayan herkesi "Türkiye İttifakı" çatısı altında buluşmaya davet ederek, "Yeni yolu açıyoruz. İktidara birlikte yürüyeceğiz." sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Gazeteci İlhan Selçuk ile karikatürist Turhan Selçuk mezarları başında anıldılar Haber

Gazeteci İlhan Selçuk ile karikatürist Turhan Selçuk mezarları başında anıldılar

Cumhuriyet Gazetesin eski imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk ile kardeşi karikatürist Turhan Selçuk, yitirilişlerinin 16’ncı yıldönümünde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki mezarlaerı başında saygıyla anıldılar. Anma törenine, Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim, Turhan Selçuk’un kızı Aslı Selçuk, Turhan Selçuk’un eşi Ruhan Selçuk, eski Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu, CUMOK Sözcüsü Necdet Özer, Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri Işık Kansu, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Sertaç Eş, Cumhuriyet gazetesi İdari ve Mali İşler Müdürü Osman Selçuk Özer, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilciliği İdare Müdürü Mahmut Soyuer, gazetemiz yazarlarından Miyase İlknur, Veteriner Hekimler Derneği Genel Sekreteri Mücteba Binici ve Ankara, İstanbul CUMOK üyeleri katıldı. ‘HİÇBİR ZAMAN GERİ ADIM ATMADILAR’ Törende ilk olarak Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim kürsüye çıktı. Kaim, Selçuk kardeşlerin geçmişini anlatarak, “Selçuk kardeşler hep dik durmuş, baskılara karşı hiçbir zaman geri adım atmamışlardır. Her şeye rağmen, karşı devrimcilere olan mücadelelerini sürdürmüşlerdir” dedi. ‘ANADOLU’NUN PARÇASI OLARAK BÜYÜDÜLER’ Kaim’in ardından konuşan Aslı Selçuk, “Aydınlanma bilgelerimiz değerli babam Turhan Selçuk ile değerli amcam İlhan Selçuk’u birlikte anmak için her yıl olduğu gibi bu yıl da onların yanındayız. Bugün aynı zamanda babalar günü. Amca, baba yarısı demektir” dedi. Selçuk, “Selçuk kardeşler, Anadolu’nun bir parçası olarak büyüdüler. Çocukluklarından itibaren Atatürk ve vatan sevgisiyle büyüdüler. İkisi de cumhuriyetin kuruluşunu gördü. Türkiye, sürekli yaşanan savaşların izlerini taşıyordu. Bu izler onları çok etkiledi. Turhan, 3 yaşındayken çizgi çizmeye başladı. İlhan ise, 3 yaşında merdiven basamaklarına oturup nutuk attı. Yazı yazma aşkı, orada doğdu. Evlerine hep Cumhuriyet gazetesi alınırdı” diye konuştu. Selçuk kardeşlerin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Aslı Selçuk, “Düşüncelerinden, ilkelerinden, inançlarından hiçbir zaman ödün vermediler. Onlar, aydınlanmanın çınarlarıydı. Mezar başlarındaki çınarlar birleşti, tek bir çınar oldu. Turhan ve İlhan Selçuk, yazılarında, kitaplarında, karikatürlerinde, dördüncü boyutta yaşamayı sürdürüyorlar” dedi. ‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN KURULUŞU, ONLARIN DOĞUM GÜNÜ GİBİDİR’ Daha sonra konuşan Ruhan Selçuk ise, “Yaşamdaki duruş ve eserleriyle Mustafa Kemal ve arkadaşlarından miras kalan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, onların doğum günleri gibidir. Özgür düşüncenin getirdiği yaratıcılıkla Turhan fırçasıyla hayatı çizdi, İlhan kalemiyle hayatı yazdı. Gerçekleri dile getirmekten hiçbir zaman kaçınmamış, yürek cesurları olarak yüreklerin hafızasından hiçbir zaman silinmeyeceklerdir. Aramızda değiller, ama hep yanıbaşımızdalar. Uykunuz aydınlık olsun yiğit ve güzel insanlar” ifadelerini kullandı. ‘KALP KRİZİ GEÇİRİRKEN BİLE KONFERANS VERDİ’ Ali Rıza Selmanpakoğlu da, İlhan ve Turhan Selçuk’un eserlerinden çeşitli alıntılar yaparak onların mücadelelerine, ilkelerine ve duruşlarına dikkat çekti. İlhan Selçuk ile bir anısını anlatan Selmanpakoğlu, “Gözümün önüne, İlhan ağabeyin Hacıbektaş’ta verdiği son konferans geldi. Salona giderken, İlhan ağabey sendeledi, koluma girdi. Terlemeye başladı. ‘Ağabey, dilersen seni istirahat ettirelim’ dedim. ‘İnsanlar buraya kadar gelmiş, sonuna kadar dayanırım’ yanıtını verdi. Benim gözlerim doldu. Salona girince, lavaboya girmek istedi. ‘Abi gel yapma, bir şekilde hallederiz’ dedim. Dinlemedi. O anda kalp krizi geçiriyordu. Kriz geçirirken, o büyük konferansı heyecanla verdi” dedi. ‘DOĞRU YÖNÜ GÖSTEREN PUSULA’ Daha sonra kürsüye çıkan CUMOK Sözcüsü Özer, “İki kardeşin ortak özellikleri, demokrasi, laiklik, tam bağımsızlık ve Atatürkçülüğün ödünsüz savunucusu olmalarıydı. yaşamları boyunca düşünceleri, yazıları nedeniyle gözaltına alındılar, işkence gördüler ve yargılandılar” dedi. Özer, “İlhan Selçuk, yazdıklarıyla okuruna doğru yönü gösteren bir pusula gibiydi. Bizler onun yazılarını dört gözle bekler ve okurduk. Yaşarken kişiliğiyle ölmeden önce ölmeyi, fikirleri ve mücadelesiyle öldükten sonra yaşamayı başaran nadir birisidir. Turhan Selçuk da aynı kardeşi gibi çizgileriyle karanlığa ışık oldu” diye konuştu. ‘TARİH, DEVRİMLERİN ÖLMEYECEĞİNİ GÖSTERMİŞTİR’ Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri Işık Kansu da, “Yıllardır bütün aydınlarımızın birer birer öldürülmesine tanık olduk. En yakın ustalarımız, cinayetlerle aramızdan alındı. Çeyrek yüzyıldır da gerici yobaz bir iktidar tarafından baskıyla yönetiliyoruz. Değerli dostlar, tarih bize devrimlerin ölmeyeceğini öğretmiştir. Devrimlerin karşısında mutlaka karşı devrimler olacaktır. Bizim devrimimiz de 100 yıllık bir devrimdir. Karşı devrimi yaşıyoruz ama bunu da aşacağız. Halk, 1923 devrimi için gerçekten direniyor. Cumhuriyetimizi yeniden sahipleneceğiz, adını Atatürk’ün verdiği bir kurumun temsilcisi olarak Cumhuriyetten ödün vermemekte kararlıyız” dedi. Kansu, sözlerini “Cumhuriyet gazetesi, bir cumhuriyet kurumudur. Cumhuriyet bağımsızlıktır. Aklen bağımsızlıktır. Cumhuriyet Gazetesi halkçı bir cumhuriyet çizgisindedir. Aydınlık geleceğin kalesidir. Demokrasiye yönelen her türlü girişime karşı toplumsal direnişin adıdır. Sömürüye karşı geleceğin bayraktarıdır. Enseyi karartmayın. Cumhuriyete sahip çıkacağız ve onu geri alacağız” diyerek sonlandırdı. Konuşmaların ardından katılımcılar, Selçuk kardeşlerin gömütlerine çiçek bıraktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.