Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Arama Kurtarma

bursaarena.com.tr - Arama Kurtarma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arama Kurtarma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel Ankara'da... Girne'de arama kurtarma çalışmaları titizlikle sürüyor Haber

KKTC Başbakanı Ünal Üstel Ankara'da... Girne'de arama kurtarma çalışmaları titizlikle sürüyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi. Görüşmeye Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu da katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, baş başa ve heyetler arası yapılan görüşmelerde Girne açıklarında yaşanan deniz faciasının ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarının son durumu ile bundan sonra atılacak adımların ele alındığını açıkladı. İKİLİ İŞ BİRLİĞİ VE ORTAK ÇALIŞMALAR DEĞERLENDİRİLDİ Görüşmede ayrıca KKTC ile ikili iş birliğinin gündemindeki konular ve önümüzdeki döneme ilişkin ortak çalışmaların da değerlendirildiği belirtildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çalışmaların Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu başta olmak üzere ilgili kurumların teknik heyetleri ve uzman ekiplerin değerlendirmeleri doğrultusunda, tüm imkânlar seferber edilerek titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. “AİLELERİN YANINDAYIZ” Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, zorlu süreçte bekleyişleri süren ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini, kayıp vatandaşlara ulaşılması için her türlü imkanın ve teknik kapasitenin seferber edildiğini vurguladı. Hayatını kaybeden vatandaşlar için taziye mesajı da paylaşan Yılmaz, arama kurtarma çalışmalarında görev yapan tüm ekiplere teşekkür etti.

Kuzey Kıbrıs'ta kaybolan 20 kişiyi 'robot denizaltı' arayacak: Geminin enkazı 514 metre derinlikte Haber

Kuzey Kıbrıs'ta kaybolan 20 kişiyi 'robot denizaltı' arayacak: Geminin enkazı 514 metre derinlikte

Kuzey Kıbrıs'ta batan yolcu gemisinde kaybolan 20 kişinin aranmasına devam ediliyor. Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı TCG Işın gemisi de arama çalışmalarına katılıyor. Kuzey Kıbrıs'ta Girne açıklarında batan yolcu gemisinde kaybolan 20 kişinin arama çalışmaları sürüyor. Türkiye'den gelen SAT komandoları ve Türk Deniz Kuvvetleri'nin dalgıç ekipleri de çalışmalara katıldı. Bölgeye gelen TCG Işın Gemisi de , 514 metre derinliğe batan geminin enkazına basınca dayanıklı kıyafetli personeli ile robot denizaltı göndereceği öğrenildi. Kuzey Kıbrıs © Harun Özalp SAT komandoları ve dalgıç ekipleri de bölgede Girne açıklarında 1 uçak, 5 insansız hava aracı (İHA), 7 helikopter, 8 gemi ve 9 bot ile arama faaliyetleri sürdürülüyor. Faaliyetlere Türkiye'den gelen SAT komandoları ile Türk Deniz Kuvvetlerinin dalgıç ekipleri de katılıyor. 514 metre derinliğe robot denizaltı gönderilecek Yerli ve milli imkanlarla yapılan ve bir kilometre derinliğe kadar arama kurtarma görevi icra eden TCG Işın gemisi de Girne açıklarında alabora olan geminin battığı alanda arama faaliyetlerini komuta ediyor. TCG Işın'ın, 514 metre derinliğe batan geminin enkazına basınca dayanıklı kıyafetli personeli ile robot denizaltı göndereceği öğrenildi. Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı kurtarma ve yedekleme gemisi TCG Işın'ın, bölgeye gelmesiyle kayıp yolcuların bulunması ve geminin kara kutusuna ulaşılması yönünde umutların arttığı bildiriliyor.

Girne’deki gemi faciasında yeni gelişme... Kaza tüm yönleriyle soruşturuluyor... 3 günlük milli yas Haber

Girne’deki gemi faciasında yeni gelişme... Kaza tüm yönleriyle soruşturuluyor... 3 günlük milli yas

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında yaşanan gemi kazasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Acımız çok büyük” dedi. Üstel, kaptan ve 7 görevlinin gözaltına alındığını belirterek, kazanın tüm yönleriyle soruşturulduğunu açıkladı. Deniz felaketi sonucu yaşanan can kayıpları dolayısıyla ülkede 3 günlük ulusal yas ilan edildi. KKTC’nin Girne Limanı’ndan Mersin Taşucu’na gitmek üzere hareket eden yolcu gemisinin alabora olmasıyla yaşanan facianın ardından arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. Girne’de oluşturulan Kriz Masası’nı yöneten KKTC Başbakanı Ünal Üstel, kazanın Kıbrıs’ın yaşadığı en büyük deniz felaketi olarak tarihe geçtiğini belirterek, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi. ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Üstel, kazanın ilk anından itibaren devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini bildirdi. Bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından görevlendirilen 2 uçak, 4 helikopter, 4 İHA ve 4 Sahil Güvenlik botunun aktif olarak arama-kurtarma çalışmalarına katıldığı belirtildi. Çalışmaların Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı, Türkiye’den gönderilen ekipler, Sahil Güvenlik, Polis Teşkilatı ve Sivil Savunma ekiplerinin koordinasyonunda sürdüğü kaydedildi. Üstel ayrıca, 1000 metre derinliğe kadar arama yapabilen ve gemi batığına ulaşma kapasitesine sahip bir arama-kurtarma gemisinin kısa süre içerisinde KKTC’ye ulaşarak çalışmalara katılacağını açıkladı. “İHMAL VARSA ORTAYA ÇIKARILACAK” Kazayla ilgili soruşturmanın da başlatıldığını açıklayan Üstel, gemi kaptanı ve 7 görevlinin gözaltına alındığını duyurdu. Başbakan Üstel, “Bu olayın her yönü araştırılacak. En küçük bir ihmal dahi varsa ortaya çıkarılacak. Kusuru ve sorumluluğu bulunan kim olursa olsun gözünün yaşına bakılmayacaktır” ifadelerini kullandı. Arama-kurtarma çalışmalarının kayıplara ulaşılana kadar kesintisiz sürdürüleceğini vurgulayan Üstel, “Havadan, denizden ve denizin altından bütün imkanlarımızla arıyoruz” dedi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI YILMAZ’DAN DESTEK KKTC Başbakanı Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini telefonla arayarak taziyelerini ilettiğini ve Türkiye’nin ihtiyaç duyulan her alanda sınırsız destek vermeye hazır olduğunu belirttiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da kazanın ilk anından itibaren KKTC makamlarıyla sürekli istişare halinde olduğunu ifade eden Üstel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de kendisini arayarak taziye dileklerini ilettiğini söyledi. Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ve yetkililerine, arama-kurtarma çalışmalarına verdikleri destek nedeniyle Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür etti. 3 GÜNLÜK YAS İLAN EDİLİDİ Öte yandan KKTC Bakanlar Kurulu, geminin alabora olması sonucu hayatını kaybedenler ve kayıplar için ülke genelinde 3 günlük ulusal yas ilan etti.

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti Haber

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti

Türkiye'nin yakın tarihinin en büyük felaketi olarak gösterilen 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti. 1999 yılında 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki yer sarsıntısı, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti. Merkez üssü Gölcük olan deprem, Marmara Bölgesi'nin genelinde hissedildi. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kırılmasıyla meydana gelen deprem, İstanbul, Bolu, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da can ve mal kaybına neden oldu. Deprem nasıl oldu? Türkiye'nin kuzey bölgelerden boydan boya geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın batı bölümünde meydana gelen deprem, 17 Ağustos 1999 Salı günü saat 03:01'de başladı ve 45 saniye sürdü. Depremin merkez üssü İzmit'in Gölcük ilçesi olarak açıklandı. Büyüklüğü de Richter ölçeğine göre ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) tarafından 7,6; Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından ise 7,8 olarak ölçüldü. Bununla birlikte, bugün genel olarak depremin büyüklüğü, ilk yapılan açıklamalarda duyurulan 7,4 olarak kabul ediliyor ve bu ölçü kullanılıyor. 17 Ağustos Depremi, büyüklüğü açısından Türkiye'de meydana gelen en büyük ikinci yer sarsıntısı olarak kayıtlara geçti. Derinliği 17 kilometre olan sarsıntıda yer kabuğunun sağa doğru hareket ettiği ve 120 kilometrelik bir hat boyunca kırıldığı tespit edildi. Jeoloji Mühendisleri Odası, depremden üç ay sonra yayımladığı raporda, fayın üzerinden geçen alanların ortalama 4 metre civarında sağa ve ileriye doğru kaydığını yazdı. Aynı raporda, Gölcük'teki ana merkez üssündeki kırılmanın ardından aynı fay kuşağı üzerinde daha doğuda yer alan Arifiye bölgesindeki bir başka deprem üssünün de devreye girmiş olabileceğinin düşünüldüğü belirtildi. 17 Ağustos depreminden yaklaşık üç ay sonra, bu kez 12 Kasım'da yine Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde merkez üssü Düzce olan bir başka deprem daha meydana geldi. 7,2 büyüklüğünde olan ve 30 saniye süren Düzce Depremi'nde 845 kişi hayatını kaybetti. Üç ay içerisinde meydana gelen büyüklüğü 7'nin üstündeki bu iki deprem, Türkiye'deki riskin ve özellikle de İstanbul'un güneyinden geçen fay hattında meydana gelmesi beklenen kırılmaya karşı alınacak önlemlerin daha fazla tartışılmasına neden oldu. Depremde kaç kişi hayatını kaybetti, ne kadar bina hasar gördü? 17 Ağustos Depremi, gerek nüfus yoğunluğu gerekse de ekonomik faaliyet açısından Türkiye'nin en önemli bölgesini etkiledi. Resmi rakamlara göre, depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişi de kayboldu. Ancak bölge halkı, can kaybının çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Resmi olmayan kaynaklar, can kaybının 50 bin civarında olduğunu iddia ediyor. İzmit Körfezi'nin güneyinde bulunan Gölcük, Değirmendere ve Karamürsel gibi bazı yerlerde sahile yakın kısımların depremle birlikte deniz sularının altında kalması can kaybı ve hasar tespitini zorlaştıran en önemli unsur olarak gösteriliyor. Başbakanlık Kriz Merkezi'nin depremden birkaç ay sonra yaptığı açıklamaya göre, en fazla can kaybı yaklaşık 4 bin 500 kişi ile Gölcük'te oldu. Kocaeli'nde kayıtlara geçen can kaybı 4 bin olurken, Yalova ve Sakarya'da ise yaklaşık 2 bin 500'er kişi hayatını kaybetti. Depremin etkilediği İstanbul'un Avcılar ilçesinde ise 976 kişi yaşamını yitirdi. Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nun Temmuz 2010'da yayımladığı raporda, depremde 364 bin 905 konut ve işyerinin yıkıldığı ya da çeşitli düzeylerde hasar gördüğü belirtildi. Can kayıplarının önemli bir bölümü binaların yıkılması ya da ağır hasar almasının sonucuydu. Jeoloji Mühendisleri Odası, 1999 yılında yayımladığı raporda, can kaybını artıran en önemli üç unsuru şöyle sıraladı: -Aktif Fay Zonu: Aktif fay hattı önceden bilinmesine karşılık bu hat boyunca yoğun yapılaşma ve yüksek nüfus potansiyeli hasar ve can kaybını artırmıştır. Fay zonundan uzaklaştıkça özellikle yamaçlarda ve dağ eteklerinde hasarın olmadığı veya çok az olduğu görülmektedir. -Sulu Alüvyon Zemin: Bolu-Yalova arasında fay zonu ve yakın çevresi, son derece yumuşak ve gevşek tutturulmuş kil, kum ve çakıl depolarından ve alüvyon zeminden oluşmuştur. Bu tür zeminler mevcut deprem şiddetini birkaç misli artıracak olumsuz özelliklere sahiptir. -Yapım hataları: Bölge 1. derece deprem bölgesi sınırları dahilindedir. Hal böyleyken ve deprem yönetmeliklerine uyulması zorunlu iken, depremdeki ağır hasar ve yüksek oranlı can kayıplarının önemli bir bölümü de, yapım hataları, zemin şartlarına uymayan yanlış temel tasarımları, kötü işçilik ve inşaatlarda kullanılan yapı malzemesi hataları ve çürüklüğünden kaynaklanmaktadır. Depremin ekonomik etkileri neler oldu? 17 Ağustos Depremi, ekonomi üzerinde de çok ciddi olumsuz etkiler yarattı. Farklı kurumların yaptığı hesaplamalara göre, depremin ekonomik maliyeti 12 ile 20 milyar dolar arasında değişiyor. Bu maliyeti Devlet Planlama Teşkilatı 15-19 milyar dolar, Dünya Bankası da 12-17 milyar dolar, Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ise 17 milyar dolar olarak hesaplıyor. Depremin ardından özellikle yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle dış kaynak ihtiyacı artarken, sanayi bölgesinde bir süre üretim faaliyetlerine ara verilmesi de ekonominin küçülmesine neden oldu. Türkiye'nin en büyük petrol rafinerisi TÜPRAŞ'ta çıkan yangın günlerce sürdü. Bazı araştırmalar, 1999 depreminin yarattığı etkinin 2001'de ekonomik krizinin çıkmasında etkili olan nedenler arasında yer aldığını gösteriyor. Depremden sonra neler yaşandı? Depremin yarattığı ilk şokun atlatılmasının ardından ilk etapta arama-kurtarma faaliyetlerine, bir süre sonra da enkaz kaldırma çalışmalarına odaklanıldı. Kızılay ve Sivil Savunma Birlikleri gibi kamu oluşumlarının yanı sıra Arama Kurtarma Timi (AKUT) gibi özel ve gönüllü gruplar da yardım çalışmalarında faal rol oynadı. Ayrıca, İngiltere, Yunanistan, ABD ve Japonya başta olmak üzere çok sayıda ülkeden yardım görevlisi geldi. O dönemde Demokratik Sol Parti (DSP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) oluşturduğu koalisyon hükümetine depremin vurduğu yerlere yardım ekipleri ve malzemesi göndermekte geç kaldığı yönünde ağır eleştiriler yöneltildi. Bazı yerlere kurtarma ekiplerinin ulaşması günler sürdü. Bazı noktalarda enkaz kaldırma çalışmaları aylarca devam etti. 17 Ağustos'un ardından deprem konusu Türkiye'nin en önemli gündem maddesi haline geldi. Bülent Ecevit başbakanlığındaki hükümet, gerek deprem sonrası yardım ve kurtarma çalışmalarında kullanılmak gerekse de depremin yarattığı ekonomik zararın etkilerini gidermek için bir dizi yasal düzenleme yürürlüğe koydu. Yapılan düzenlemeler arasında şunlar yer aldı: -Başta Özel İletişim Vergisi olmak üzere bir dizi yeni vergi getirildi ve bu vergilerin çok büyük bir kısmı halen yürürlükte bulunuyor -20 bilim insanı ve araştırmacıdan oluşan Ulusal Deprem Konseyi kuruldu ancak bu Konsey 2007 yılında lağvedildi -İstanbul'un birçok noktasına deprem konteynırları yerleştirildi ve toplanma alanları belirlendi. Belirlenen toplanma alanlarının büyük bir bölümü daha sonra imara açıldı -Deprem sigortası zorunlu hale getirildi -Türkiye genelinde arama-kurtarma ekiplerinin sayısı artırıldı -İmar yasalarında bir dizi değişiklikler yapıldı. Depremin ardından yapıların depreme dayanıklılık esasları ve denetim kuralları değiştirildi. 2007, 2012 ve son olarak 2019 yılında yönetmeliklerde ciddi değişikliklere gidildi Açılan davalar nasıl sonuçlandı? Depremin ardından 170 kamu görevlisi hakkında görevi ihmal suçlamasıyla dava açıldı. Bu kişilerin bazıları görevden uzaklaştırılırken, bazı davalar da zaman aşımı nedeniyle düştü. Ayrıca yıkılan ya da zarar gören binaların müteahhitleriyle ilgili 2 bin 100 dava açıldı. Ancak bu davalarda verilen hükümler ertelendi veya zaman aşımı nedeniyle düştü. Yalova'da inşa ettiği binaların önemli bir kısmı çöken ve 200'ye yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olan müteahhit Veli Göçer'le ilgili yargı süreci sembol davaya dönüştü. Göçer, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 7,5 yıl hapis yattıktan sonra 2011'de tahliye oldu ve iki yıl önce yıl kurduğu şirketle yeniden inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başladı. İstanbul'un Avcılar ilçesinde enkaz altından canlı çıkarılan ve boynunun üzerine düşen kolonla çekilen fotoğrafı nedeniyle depremin sembol isimlerinden birine dönüşen Ömür Kınay'ın 20 yıl süren hukuk mücadelesi de Nisan 2019'da sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi, 2015 yılında bireysel başvuru yapan Kınay'ın depremde enkaz altında kaldığı binanın ruhsatsız ve kaçak yapı olduğunun tespit edilmesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve kendisine 27 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Kolombiya’da 1,5 milyon kişi 7,4 büyüklüğünde deprem yaşadı Haber

Kolombiya’da 1,5 milyon kişi 7,4 büyüklüğünde deprem yaşadı

Kolombiya’da meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, ülkenin batısında geniş bir bölgede güçlü sarsıntılara yol açtı. USGS, yaklaşık 1,5 milyon kişinin 7 büyüklüğüne yakın şiddette sarsıntı hissettiğini bildirdi. İSTANBUL (İGFA) - Kolombiya'da bu sabah meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, Batı Kolombiya genelinde güçlü şekilde hissedildi. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), yaklaşık 1,5 milyon kişinin, özellikle güçlendirilmemiş taş yapılarda hasara yol açabilecek seviyede sarsıntı yaşadığını, USGS'nin değerlendirmesine göre deprem, Güney Amerika levhasının altına dalan eski deniz tabanına ait levhanın içerisinde, yaklaşık 100 kilometre derinlikte meydana geldiği bildirildi. En ağır tablo Risaralda ve Valle del Cauca’da olduğu ve ilk bilgilere göre 100'ün üzerinde can kaybı olurken, çok sayıda bina yıkıldı, enkaz altında kalanlar olduğu bildirildi. SIĞ DEPREMLERE GÖRE DAHA AZ TEHLİKELİ Depremin orta derinlikte gerçekleşmesi nedeniyle, aynı büyüklükteki sığ depremlere kıyasla genel olarak daha az tehlikeli olduğu belirtildi. Bunun temel nedeni, fay kırığının yeryüzünden daha uzakta bulunması. Bununla birlikte USGS, bu tür depremlerin de binalara zarar verebilecek frekanslarda enerji açığa çıkarabileceğine dikkat çekti. This morning's magnitude 7.4 earthquake in Colombia caused strong shaking across western Columbia. An estimated 1.5 million people experienced shaking near intensity 7, strong enough to cause damage to unreinforced masonry buildings especially. The earthquake occurred at a… pic.twitter.com/LZizq9Cu1b — USGS Earthquakes (@USGS_Quakes) August 10, 2026 ARTÇILAR KONUSUNDA UYARI Orta derinlikte meydana gelen depremlerin, sığ depremlere kıyasla genellikle daha az artçı ürettiği ifade edilirken, güçlü artçıların meydana gelmesinin mümkün olduğu vurgulandı. Bu nedenle artçıların, arama-kurtarma ve iyileştirme çalışmaları sırasında risk oluşturabileceği belirtildi. USGS, 10 Ağustos 2026'da meydana gelen Kolombiya depreminin tahmini sarsıntı dağılımını gösteren haritayı da yayımladı.

Rusya Kıyiv'i kana buladı: Balistik füze saldırısında en az 9 kişi hayatını kaybetti! Haber

Rusya Kıyiv'i kana buladı: Balistik füze saldırısında en az 9 kişi hayatını kaybetti!

Rusya'nın 1 Ağustos gecesi Kıyiv'e düzenlediği yoğun balistik füze saldırısında en az 9 kişi yaşamını yitirdi, 28 kişi yaralandı. Çocukların da bulunduğu yaralıların olduğu saldırıda çok sayıda konut, okul, ticari bina ve araç zarar görürken, başkentin yedi ilçesinde büyük çaplı yıkım meydana geldi. Rusya, 31 Temmuz'u 1 Ağustos'a bağlayan gece Ukrayna'nın başkenti Kıyiv'e geniş çaplı balistik füze saldırısı düzenledi. Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi (DSNS) ve Kıyiv Belediye Başkanı Vitaliy Klıçko'nun paylaştığı bilgilere göre saldırıda en az 9 kişi hayatını kaybetti, 28 kişi yaralandı. Yaralılar arasında 4 çocuk da bulunuyor. Saldırı, başkentin birçok noktasında büyük yıkıma neden olurken, çok sayıda konut, kamu binası ve sivil altyapı zarar gördü. Yetkililer, enkaz altında kalan kişilere ulaşmak için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü ve can kaybının artabileceğini belirtti. YEDİ İLÇE HEDEF ALINDI Rus saldırısında Darnıtskıy, Holosiyivskıy, Dniprovskıy, Peçerskıy, Svyatoşınskıy, Solomyanskıy ve Şevçenkivskıy ilçeleri doğrudan etkilendi. En ağır yıkımın yaşandığı bölgelerden biri olan Darnıtskiy ilçesinde çok sayıda sivil yapı hasar gördü. İdari binalar ve kullanılmayan yapılar isabet alırken, park hâlindeki araçlar yandı. Bölgede büyük bir krater oluştuğu ve yol kenarlarındaki alanlarda yangınların çıktığı bildirildi. Solomyanskiy ilçesinde ise beş katlı bir apartmanın bir bölümü çöktü. Binada çıkan yangının ardından itfaiye ekipleri üst katlarda mahsur kalan 35 kişiyi tahliye etti. Otoparkta bulunan araçlar da saldırı sonucu alev aldı. OKUL, MARKETLER VE AMBULANSLAR ZARAR GÖRDÜ Şevçenkivskiy ilçesinde ambulans araçlarının bulunduğu alanda yangın çıkarken, bir film stüdyosunda da yangın meydana geldi. Dniprovskiy ilçesinde bir market hasar gördü. Peçerskiy ilçesinde dört müstakil ev ve müştemilat zarar görürken, kent genelinde apartmanlar, özel konutlar, ticari yapılar, okul binası, süpermarketler, oto yıkama tesisleri ve çok sayıda araç saldırıdan etkilendi. YARALILAR ARASINDA ÇOCUKLAR DA VAR Kıyiv Belediye Başkanı Vitaliy Klıçko, yaralanan 28 kişiden 17'sinin hastanelerde tedavi altına alındığını, diğer yaralıların ise olay yerinde veya ayakta tedavi edildiğini açıkladı. Yaralılar arasında 13, 14 ve 17 yaşlarında çocukların da bulunduğu bildirildi. BİR POLİS MEMURU HAYATINI KAYBETTİ Kıyiv Polisi, saldırıda yaşamını yitirenler arasında görev başındaki bir polis memurunun da bulunduğunu açıkladı. ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Ukrayna Devlet Acil Durum Servisi, füze isabetlerinin ardından 105 kişinin güvenli bölgelere tahliye edildiğini duyurdu. Enkaz kaldırma ve arama kurtarma çalışmaları devam ederken, olay yerlerinde polis, bomba imha ekipleri, sağlık görevlileri, itfaiye ekipleri ve psikologlar görev yapıyor. Ukrayna makamları, saldırının ardından oluşan hasarın kayıt altına alındığını ve olayın Rusya'nın işlediği yeni bir savaş suçu kapsamında soruşturulduğunu bildirdi. Yetkililer, ölü ve yaralı sayısının artabileceği uyarısında bulunurken, kurtarma ekiplerinin enkaz altındaki sivillere ulaşmak için çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında çarpıcı ifade: Yönlendirici bilgi notu gönderdim, yeri tespit edilse de üç gün sonra bölgeye gidildi! Haber

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında çarpıcı ifade: Yönlendirici bilgi notu gönderdim, yeri tespit edilse de üç gün sonra bölgeye gidildi!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki kişilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen 27 şüpheliden 19’u tutuklandı, 8’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Kahramanmaraş İstihbarat Şube'de görevli olan İsmail Kaya, ifadesinde; "olay günü Yazıcıoğlu'nun ayağının kırık olduğunu ve Göksun Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü söyleyerek arama kurtarma çalışmalarının duraksamasına neden olan bilgi notunu gönderdiğini" söyledi. Kaya, sahte bilgi notunu, dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen’in emriyle gönderdiğini iddia etti. İsmail Kaya, kendisiyle aynı şubede görevli İlyas Uçar'ın kazadan hemen sonra yerini tespit ettiğini, buna rağmen enkazın 3 gün sonra bulunduğunu öne sürdü. Kaya ayrıca, Uçar'ın “Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar” dediğini de iddia etti. Kaza Kırım ekibinde yer alan Kerem Mumcuoğlu da emniyet ifadesinde uçağın kayıp parçalarıyla ilgili olarak; "Kayıp olan cihazı rapora yazdırmak istemiştim ancak Feridun Seren, Cumhuriyet Savcılığına bilgi verildiğini beyan ederek bize 'Raporda yazmamıza gerek yok' demişti" açıklamasını yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesi sonucu ölümleriyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı. TIKLAYIN - Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında kaza günü yanlış anons geçen eski emniyet amiri gözaltına alındı Türkiye gazetesinin haberine göre; 17 yıl sonra sil baştan açılan Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyet ve savcılık ifadeleri ortaya çıktı. O dönem Kahramanmaraş İstihbarat Şube'de görevli olan İsmail Kaya, olay günü Yazıcıoğlu'nun ayağının kırık olduğunu ve Göksun Devlet Hastanesine götürüldüğünü iddia ederek arama kurtarma çalışmalarının duraksamasına, hedef bölgenin başka yerlere kaydırılmasına neden olan sahte bilgi notunu, dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen’in emriyle gönderdiğini öne sürdü. "Israrla bulduğum adrese gitmiyorlar" İsmail Kaya ifadesinde, şubede görevli İlyas Uçar'ın kazadan hemen sonra baz istasyonu sinyal verileri üzerinden 1.5 kilometrelik bir alanda kaza yerini doğru tespit ettiğini söyledi. Buna rağmen enkaza ancak üç gün sonra ulaşıldığını belirten Kaya, Uçar’ın sitem ederek, “Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar” şeklinde konuştuğunu aktardı. "Kayıp parçaları yazmak istedim; Feridun Seren 'gerek yok' dedi" Kaza Kırım ekibinde yer alan Kerem Mumcuoğlu, emniyet ifadesinde helikopterin kayıp parçalarıyla ilgili olarak; "Kayıp olan cihazı rapora yazdırmak istemiştim ancak Feridun Seren, Cumhuriyet Savcılığına bilgi verildiğini beyan ederek bize 'Raporda yazmamıza gerek yok' demişti" iddiasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.