Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ar-Ge

bursaarena.com.tr - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'de, TORYUM'un nükleer teknolojilerde değerlendirilme çalışmaları Haber

Türkiye'de, TORYUM'un nükleer teknolojilerde değerlendirilme çalışmaları

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin zengin toryum kaynaklarının nükleer teknolojilerde değerlendirilmesi amacıyla Danimarka merkezli Copenhagen Atomics ile mutabakat zaptı imzalandığını açıkladı. Hedef, toryumun küçük modüler reaktörlerde kullanımına yönelik Ar-Ge çalışmaları yürütmek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin toryum kaynaklarının yüksek katma değerli nükleer teknolojilerde değerlendirilmesine yönelik yeni bir iş birliğine gidildiğini duyurdu. Bakanlıkla ilgili kuruluşu TENMAK ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında, toryumun nükleer teknolojilerde kullanımını araştırmaya yönelik bir mutabakat zaptı imzalandı. TORYUM KÜÇÜK MODÜLER REAKTÖRLERDE ARAŞTIRILACAK Bakan Bayraktar’ın açıklamasına göre anlaşma kapsamında, Türkiye’nin sahip olduğu toryum kaynaklarının küçük modüler reaktörlerde (SMR) kullanılmasına yönelik kapsamlı Ar-Ge çalışmaları yürütülmesi planlanıyor. Türkiye’deki toryum kaynaklarının nükleer yakıt alanında dışa bağımlılığı azaltabilecek önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Bakan Bayraktar, farklı nükleer teknolojilerin Türkiye’ye kazandırılmasının hedeflendiğini ifade etti. HEDEF: YERLİ VE TİCARİLEŞEBİLİR TEKNOLOJİ İş birliğiyle yürütülecek çalışmaların yalnızca araştırma düzeyinde kalmaması, ilerleyen süreçte ticarileştirilebilecek yerli bir ürüne dönüştürülmesinin hedeflendiğini kaydeden Bakan Bayraktar, atılan adımın “Enerjide Tam Bağımsız Türkiye” vizyonu açısından önem taşıdığını belirterek, imzalanan mutabakatın Türkiye ve millet için hayırlı olmasını diledi.

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak Haber

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BURSA (İGFA) - BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Yaşam Bilimleri sektörleri İstanbul'da buluşuyor Haber

Yaşam Bilimleri sektörleri İstanbul'da buluşuyor

İlaç, kozmetik, ev bakım ve gıda sektörlerinde yaşanan dönüşüm İstanbul’da üç ihtisas fuarıyla gündeme taşınıyor. Değişen tüketici beklentileri, yeni regülasyonlar ve Ar-Ge yatırımları sektörlerin gelecek gündemini şekillendiriyor. İSTANBUL (İGFA) - Sürdürülebilir üretim, temiz içerik, ileri üretim teknolojileri ve değişen regülasyonlar, bu alanların dinamiklerini her geçen gün daha da belirgin hale getiriyor. Bu dönüşüm, sektör profesyonellerini kendi ekosistemlerine odaklanan ihtisas platformlarında buluşturma ihtiyacını da artırıyor. Bu ihtiyaçtan hareket eden Artkim Group, yaşam bilimlerinin birbirini tamamlayan üç önemli alanını uzmanlaşmış fuarlarla bir araya getiriyor. “Life Sciences deserves its own stage!” mottosuyla düzenlenen Pharmaist, CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients ve Food & Nutritional Ingredients (FNI), ilaçtan kozmetiğe, ev bakım ürünlerinden gıda ve beslenmeye uzanan geniş bir üretim ve tedarik zincirini İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. İlk katılımcılarını duyuran organizasyon, 9-11 Haziran 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Üç ihtisas fuarını kapsayan organizasyon, Türkiye ve Avrasya’da yaşam bilimleri alanına odaklanan kapsamlı bir ticaret ve iş geliştirme platformu oluşturmayı hedefliyor. ÜÇ İHTİSAS FUARI, ÜÇ FARKLI UZMANLIK ALANI Yaşam bilimleri ekosisteminin üç önemli alanına odaklanan organizasyonda Pharmaist; ilaç hammaddeleri, üretim ve proses teknolojileri, ambalaj, laboratuvar ekipmanları ve GMP çözümlerini; CHCI – Cosmetics & Home Care Ingredients; kozmetik ve ev bakım hammaddeleri, aktif bileşenler, esanslar, formülasyon çözümleri ve üretim teknolojilerini; Food & Nutritional Ingredients (FNI) ise gıda katkı maddeleri, fonksiyonel içerikler, vitaminler, mineraller, bitkisel ekstraktlar, doğal bileşenler ve nutrasötik hammaddeleri sektör profesyonelleriyle buluşturacak. Üç organizasyonun birlikte konumlandırılmasının temelinde hammadde, içerik, Ar-Ge, formülasyon, üretim teknolojileri ve sürdürülebilirlik gibi ortak başlıklar bulunuyor. Her fuar kendi uzmanlık alanını korurken, profesyonellere birbirini tamamlayan teknolojileri, yeni iş birliklerini ve pazar fırsatlarını aynı organizasyon çatısı altında takip etme imkânı sunacak. SEKTÖR KURULUŞLARINDAN GÜÇLÜ DESTEK Yaşam bilimleri sektörlerinin profesyonel ihtiyaçlarına ve dinamiklerine uygun bir platform oluşturmayı hedefleyen organizasyon, sektörün önde gelen kuruluşlarının desteğiyle güçleniyor.

TÜBİTAK'ın 2232 Programı sonuçlandı... 75 araştırmacı Türkiye'ye geliyor Haber

TÜBİTAK'ın 2232 Programı sonuçlandı... 75 araştırmacı Türkiye'ye geliyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK'ın Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı (2232-A) ile Uluslararası Genç Araştırmacılar Programı (2232-B) 2025 yılı 1. dönem çağrı sonuçlarının açıklandığını duyurdu. Program kapsamında 49'u Türk vatandaşı olmak üzere toplam 75 lider ve genç araştırmacı, projelerini Türkiye'de yürütmek üzere destek almaya hak kazandı. ANKARA (İGFA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Tersine Beyin Göçü" vurgusu yaparak, TÜBİTAK Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ve Uluslararası Genç Araştırmacılar Programı sonuçlarının açıklandığını duyurdu. 49'u Türk vatandaşı olan 75 lider ve genç araştırmacı daha ülkemize gelerek projelerini gerçekleştirmek için destek kazandığını ifade eden Bakan Kacır, "Harvard, Stanford, Oxford gibi üniversitelerde deneyim kazanmış araştırmacılar, bilim ve Ar-Ge altyapımıza güç katacak. Çalışmalarını Türkiye'de sürdürerek ülkemizin geleceğine katkı sunacak tüm araştırmacılara başarılar diliyorum" dedi. TÜBİTAK'tan yapılan açıklamaya göre, programlarla yurt dışında çalışma deneyimine sahip nitelikli araştırmacıların Türkiye'ye kazandırılması hedefleniyor. Değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından destek almaya hak kazanan 75 araştırmacı, Türkiye'de bilimsel çalışmalarını yürütecek. Destek kapsamındaki araştırmacılar, QS ve Times Higher Education (THE) dünya üniversite sıralamalarında yer alan seçkin üniversiteler ile Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin yayımladığı dünyanın en fazla Ar-Ge harcaması yapan ilk 2 bin 500 şirketi ve Scimago sıralamasındaki önde gelen araştırma kurumlarında görev yapan isimlerden oluşuyor. Program kapsamında araştırmacılara yaşam gideri bursu, aile yaşam gideri desteği, sağlık sigortası ve yol desteğinin yanı sıra başlangıç paketi ödeneği, araştırma desteği, proje ekibine yönelik burslar ve proje teşvik ikramiyesi sağlanacak. Başvuru sonuçları ise BİDEB Başvuru ve İzleme Sistemi üzerinden "Başvurularım" bölümünden görüntülenebiliyor.

Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi Haber

Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi

Geleceğin rekabet ortamında yalnızca akademik başarının yeterli olmayacağını belirten Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, “İyi bir bölümde okumak tek başına yeterli değil. Eğer bunu güçlü projelerle ve uluslararası iş birlikleriyle desteklerseniz mezuniyet sonrasında çok önemli avantajlar elde ediyorsunuz.” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, yapay zekânın dönüştürdüğü yeni dünyada üniversitelerin rolünü değerlendirdi. Tercih maratonunun devam ettiği bu günlerde "Geleceğin Meslekleri ve Yapay Zekâ Devrimi" konusunu değerlendiren Prof. Dr. Türker Tekin Ergüzel, "Üniversite bir ekosistemdir. Bu ekosistemin akademisyenleri, öğrencileri ve üniversite-sanayi iş birlikleri gibi birçok bileşeni vardır. Birinci nesil üniversiteler bilgi aktarmaya odaklıydı. İkinci nesil üniversiteler Ar-Ge odaklı hale geldi. Üçüncü nesil üniversiteler ise üretilen bilginin ürüne dönüşmesini hedefleyen girişimcilik odaklı kurumlara dönüştü. Bugün ise dördüncü nesil üniversiteler girişimciliğin küresel ağlar içerisinde rekabet edebilmesini destekleyen yapılara dönüştü." dedi. Bu dönüşümün öğrencilerin eğitim anlayışını da değiştirdiğini belirten Prof. Dr. Ergüzel, "Bu dönüşen ekosistemin içerisinde öğrencilerimizin akademisyenlerle, sanayiyle ve diğer paydaşlarla doğru ilişki kurmasını sağlamak zorundayız. Çünkü artık mezuniyet sadece diploma almak anlamına gelmiyor." diye konuştu. "İYİ PROJE YAZABİLMEK GELECEĞİN EN ÖNEMLİ YETKİNLİKLERİNDEN BİRİ" Projelerin geleceğin mesleklerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, "Bir projenin dört temel özelliği vardır. Özgün olması gerekir. Bilimsel yöntemlere dayanması gerekir. Yaygınlaştırılabilir olması gerekir. Elde edilen sonuçların da tekrar üretilebilir olması gerekir. Öğrencilerimizin bu yetkinlikleri kazanması için birinci sınıftan itibaren sistematik şekilde ilerleyen bir eğitim modeli uyguluyoruz." ifadesinde bulundu. Üsküdar Üniversitesi'nde proje temelli eğitimin öğrencilerin ilk yılından itibaren başladığını anlatan Prof. Dr. Ergüzel, "İlk olarak Üniversite Kültürü dersini veriyoruz. Üniversite nedir, öğrenciden beklenti nedir, üniversitenin hayata katacağı değerler nelerdir; bunları konuşuyoruz. Ardından Girişimcilik ve Proje Kültürü dersimiz geliyor. Üçüncü sınıfta projeli seçmeli derslerimiz var. Son sınıfta ise öğrencilerimiz mezuniyet projelerini hazırlıyor. Böylece dört yıl boyunca adım adım gelişen bir proje kültürü oluşturuyoruz." dye konuştu. Sadece teorik bilgiye sahip olmanın artık yeterli olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ergüzel, iş hayatında yalnızca bilgi ölçülmediğini ifade ederek, "Bilgiyi ürüne dönüştürebilme, uygulamaya geçirebilme becerileri de değerlendiriliyor. Bu nedenle öğrencilerimizin bu deneyimi mezun olduktan sonra değil, üniversite yıllarında kazanmasını hedefliyoruz" dedi.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Uluslararası üniversite değerlendirme kurumu UNIRANKS tarafından açıklanan en başarılı üniversiteler listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi seçilerek büyük bir başarıya imza attı. Bursa'nın yarım asırlık bu köklü yükseköğretim kurumu, elde ettiği dereceyle akademik kalitesini ulusal ve uluslararası düzeyde bir kez daha tescilledi. BURSA (İGFA) - UNIRANKS verilerine göre hazırlanan listede ilk sıralarda yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi, özellikle son dönemde nitelikli yayınlar, sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge odaklı projeleriyle adından söz ettiriyor. Elde edilen 18.'lik derecesi, üniversitenin bölgedeki lider rolünü pekiştirirken gelecek vizyonu için de güçlü bir zemin hazırlıyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kazanılan bu başarıya dair yaptığı açıklamalarda üniversitenin akademik yükseliş ivmesine ve stratejik hedeflerine dikkat çekti. "ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ DÜNYADA İLK 1000" Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, UNIRANKS listesindeki konumun tüm akademik ve idari kadronun ortak emeği olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak yarım asırlık köklü geçmişimizle, ülkemizin 23 Araştırma Üniversitesi'nden biri olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Yakaladığımız müthiş yükseliş ivmesi ve geliştirdiğimiz Büyük Veri Ofisi gibi projelerle artık akademik performansımızı çok daha şeffaf ve ölçülebilir bir şekilde takip ediyoruz. UNIRANKS listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi olmak bizim için gurur verici bir motivasyon kaynağıdır. Ancak vizyonumuz bununla sınırlı değil; ulusal ligde zirveye oynarken, dünya sıralamasında da öncelikli olarak ilk 1000 içerisine girmeyi arzu ediyoruz. Tüm çalışmalarımızı da bu hedef odağında yürütüyoruz." PROJELER VE GELECEK VİZYONU Üniversitenin gelecek stratejilerinden bahseden Rektör Yılmaz, bilimsel üretkenliği teşvik eden Başarılı Akademisyenlerin Rektör ile Buluşması gibi etkinliklerle araştırmacıları sürekli desteklediklerini belirtti. Yılmaz; “Gelecek döneme yönelik projelerimizi üç temel başlık altında özetleyebiliriz. Bunların ilki nitelikli araştırma vizyonumuzdur. Bu vizyon doğrultusunda bilimsel makale ve yayınlarda Q1 kalitesindeki araştırma sayımızı artırmak istiyoruz. İkinci projemiz kamu-sanayi entegrasyonudur. Burada da Bursa ekonomisine ve sanayisine doğrudan katkı sunan patent ile faydalı model tescillerimizi hızlandırmayı arzuluyoruz. Son projemiz de dijitalleşme ve şeffaflıktır. Bu vizyon doğrultusunda ise SciVal programı destekli yeni nesil akademik izleme sistemleriyle bölümlerin gelişimini anlık verilerle optimize etmeye çalışıyoruz. Kurduğumuz Büyük Veri Ofisi ile bu alanda da önemli mesafeler kat ettik” şeklinde konuştu. Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğini inşa edecek donanımlı gençler yetiştirmeye devam edeceklerini ifade eden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara teşekkürlerini iletti. REKTÖRDEN ADAY ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI Aday öğrencilerin üniversite tercihlerini 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirebileceğine işaret eden Rektör Yılmaz; "Türkiye'nin en başarılı ilk 20 üniversitesi arasında yer alan bir Araştırma Üniversitesi olarak, evlatlarımıza sadece bir diploma değil; dünya standartlarında bir vizyon, güçlü bir sanayi iş birliği ağı ve nitelikli bir gelecek vaat ediyoruz. Ailelerimizin içi rahat olsun; Bursa Uludağ Üniversitesi, gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürecek akademik donanıma, kampüs olanaklarına ve köklü bir kültüre sahiptir. Geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmek isteyen tüm adaylarımızı üniversitemizin birer ferdi olmaya davet ediyorum" dedi.

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık Haber

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektörünü ilgilendiren önemli bir yatırım hamlesi hayata geçirildi. Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC arasında stratejik ortaklık anlaşması imzalandı. Yatırımın bölgedeki inşaat, lojistik ve sanayi ekosistemine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. AZERBAYCAN (İGFA) - Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC, stratejik ortaklık anlaşması kapsamında yeni nesil yapı teknolojileri ve üretim yatırımları için resmi adımları attı. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ve Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun öncülüğünde hayata geçirilen iş birliğinin, yalnızca ticari bir yatırım değil aynı zamanda bölgesel üretim, teknoloji transferi ve ekonomik kalkınma projesi olduğu belirtildi. Kurulacak yeni üretim tesislerinde İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markaları altında ısı, su, ses ve yangın yalıtımı; mantolama sistemleri, yapı kimyasalları, hafif yapı panelleri ve endüstriyel yapı ürünleri üretilecek. Açıklamalara göre yatırımın, Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, Rusya çevresi ve Orta Asya ülkelerine ihracat hedefiyle planlandığı ifade edildi. Tesislerde tam otomasyonlu üretim hatları, AR-GE laboratuvarları ve modern kalite kontrol altyapısının kurulacağı bildirildi. Projeyle birlikte enerji verimliliği ve çevreci yapı sistemlerine yönelik ürünlerin üretileceği, yatırımın aynı zamanda yüzlerce kişiye istihdam sağlamasının beklendiği kaydedildi. Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun, Azerbaycan’da sadece fabrika değil, teknoloji ve üretim gücüyle Türk dünyasının ekonomik bağlarını güçlendiren bir yapı kurmayı hedeflediklerini söyledi. Kardeş ülke Azerbaycan'da yalnızca fabrika kurdmadıklarını ifade eden Torun, "Teknoloji, üretim gücü, istihdam ve Türk dünyasının ekonomik birlikteliğini büyütecek güçlü bir yapı inşa ediyoruz. İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markalarımızla bölgede kaliteyi ve güveni temsil edeceğiz" diye konuştu. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ise ortaklığın Azerbaycan sanayisi için önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, yatırımın hem yerel hem de uluslararası pazarlara yönelik güçlü bir üretim ağı oluşturacağını söyledi. Tafiyev, Torun Grup’un üretim tecrübesi ile Gilan Group’un bölgesel gücü birleştiğine dikkati çekerek, yatırımın Azerbaycan’ın sanayi altyapısına ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

Varlık Barışı için flaş gelişme: Komisyondan geçti Haber

Varlık Barışı için flaş gelişme: Komisyondan geçti

İhracatçılara vergi indirimi, yurt dışı kazançlara vergi istisnası, "varlık barışı" ile ilgili düzenleme, teknogirişimlere teşvik ve İstanbul Finans Merkezi’ne vergi indirimini kapsayan "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi", TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" kabul edildi. Uluslararası rekabet gücünün artırılması, dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi, yüksek katma değerli üretimin desteklenmesi ve teknoloji girişimciliğinin geliştirilmesi hedeflenen teklifle, ekonomik büyümeyi desteklemek, ihracatı artırmak, döviz girişini teşvik etmek ve Türkiye’nin yatırım ortamını güçlendirmek amaçlanıyor. KAMU ALACAKLARINDA TAKSİT TUTARI 72 AYA ÇIKARILDI Kabul edilen düzenlemelerle birlikte, kamu alacaklarının yapılandırılmasında değişiklikler yapıldı. Buna göre, borçların tecilinde azami taksit süresi 36 aydan 72 aya çıkarılırken, teminatsız tecil tutarı 50 bin liradan 1 milyon liraya yükseltildi. Yabancı kaynak girişini teşvik etmeye yönelik olarak, yurt dışı kazançlara sağlanan vergi istisnasından yararlanan kişiler için veraset yoluyla intikallerde yüzde 1 oranında vergi uygulanması öngörüldü. TEKNOLOJİ ÇALIŞANINA HİSSE SENEDİ TEŞVİKİ Teknoloji girişimlerine yönelik teşvikler de genişletildi. Teknogirişim şirketlerinde çalışanlara verilen hisse senetlerinde gelir vergisi istisnasının üst sınırı artırılırken, bu hisselerin elde tutulma süreleri yeniden düzenlendi. Teknogirişim şirketlerinde çalışanlara sağlanan hisse senedi teşvikleri de genişletiliyor. Teknogirişim çalışanlarına verilen pay senetlerinde vergi muafiyet üst sınırı bir yıllık brüt ücret tutarından iki katına çıkarılırken, bu hisselerin elde tutulma süreleri kısaltılıyor. Buna göre, hisselerin iki yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, üç ila dört yıl arasında elden çıkarılması halinde yüzde 75’i, beş ila altı yıl arasında elden çıkarılması halinde ise yüzde 25’i geri alınacak. YURT DIŞI KAZANÇLARA 20 YIL VERGİ İSTİSNASI Gelir Vergisi Kanunu kapsamındaki yurt dışı kazanç istisnasından yararlanan kişiler için, bu süre içinde gerçekleşen miras intikallerinde veraset vergisi oranı yüzde 1 olarak uygulanacak. Teklifle, Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen yeni düzenleme ile belirli şartları sağlayan gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutuluyor. Bu istisnadan yararlanabilmek için son üç takvim yılında Türkiye’de yerleşik olunmaması ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartı aranıyor. Söz konusu kazançlar için beyanname verilmeyecek, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecek. Ayrıca bu kazançlara ilişkin gider ve maliyetler Türkiye’de vergiye tabi kazançların tespitinde dikkate alınmayacak ve yurt dışında ödenen vergiler Türkiye’de mahsup edilemeyecek. "NİTELİKLİ HİZMET MERKEZİ" KAVRAMI MEVZUATA GİRİYOR Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personele yönelik vergi istisnası da düzenleme kapsamına alınıyor. Buna göre, bu merkezlerde istihdam edilen nitelikli personelin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna tutulacak. İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren merkezlerde ise bu sınır beş kat olarak uygulanacak. Cumhurbaşkanına da bu oranları bir kata kadar düşürme veya iki katına kadar artırma yetkisi veriliyor. Teklifle birlikte "nitelikli hizmet merkezi" kavramı da mevzuata giriyor. Buna göre, en az üç farklı ülkede faaliyet gösteren şirketlere hizmet sunan ve yıllık gelirinin en az yüzde 80’ini yurt dışından elde eden sermaye şirketleri bu kapsamda değerlendirilecek. Bu merkezler, finansal danışmanlık, stratejik yönetim, risk ve likidite yönetimi, yatırım planlaması, muhasebe, denetim, dijital dönüşüm, veri analizi, hukuk, insan kaynakları, satış ve Ar-Ge gibi çok sayıda alanda hizmet sunabilecek. TRANSİT TİCARETTE YÜZDE 100 VERGİ İNDİRİMİ UYGULANACAK Kurumlar vergisi düzenlemeleri kapsamında transit ticaret ve hizmet gelirlerine yönelik indirimler de genişletiliyor. Yurt dışından alınan malların Türkiye’ye getirilmeden satılması veya bu işlemlere aracılık edilmesi halinde elde edilen kazançların yüzde 95’i kurumlar vergisinden indirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.