Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Anayasa Mahkemesi

bursaarena.com.tr - Anayasa Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SUAY KARAMAN: Arınma.. Haber

SUAY KARAMAN: Arınma..

İngiliz edebiyatçı Eric Arthur Blair (1903-1950) takma adıyla George Orwell, ‘1984’ adlı romanında şöyle yazar: “aslında hiçbir şey yasa dışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu.” İşte bugün ülkemiz aynen bu duruma getirildi. Yıllardan beri anayasa askıya alındı, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına diğer mahkemeler uymamaya başladı ve siyasiler kararları eleştirdi. Siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri bu durumu normal kabul ettiler. Hukuk ayaklar altına alınırken üniversitelerin hukuk fakültelerinden ses çıkmadı, tepki verilmedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ ve mevcut parti yönetiminin görevden uzaklaştırılması kararı üzerinde olumlu-olumsuz birçok görüş bildirilmektedir. Verilen kararın siyasi olduğu görüşü öne çıkmaktadır. CHP’nin derin bir kargaşa içine sürüklenerek, yapılacak seçimlerde parçalanmış bir CHP ile girilmesi planlanmaktadır. Bunun yanında iktidarı bırakmamak için her türlü yargı oyununun oynanacağının tüm muhalefet partilerine gösterilmesi amacı vardır. Gelinen bu aşamada CHP yöneticilerinin çözüm için farklı planlarının olmadığı da bir gerçektir. Sürekli miting yaparak, ülke gündeminin dışındaki konulara vurgu yaparak, açılıma el vererek boş yere zaman harcandığı ortaya çıkmıştır. Zaten anayasası askıya alınmış, hukuka uygun olmayan kararların verildiği bir ülkede yapılması gerekenlerin yerine, toplumu uyutmaya kalkışmak, siyasi iktidarın ekmeğine yağ sürmekten öteye geçmez. 16 Nisan 2017 halk oylamasında mühürsüz oylarla rejim değiştirilirken tepki vermeyenlerin hepsi, bugünkü durumun suçlularıdır. Bu koşullarda yapılacak seçimlerin güvenliği de tartışılır. Daha önce trafoya giren kediler gibi ilginç olaylar düşünülünce seçim güvenliğinin sağlanılamayacağı ve sandıktan kimin çıkacağı bellidir. 2023 seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için gözyaşları döken Özgür Özel, bugün yıllardır birlikte siyaset yaptığı Kılıçdaroğlu ile karşı karşıya gelmiştir. Siyasetteki ve toplumdaki çürümüşlükten, ahlaksızlıktan payını alan ana muhalefet partisi, tüm muhalefeti toplayıp, tek adam yönetimine karşı güçlü bir birliktelik oluşturması gerekirken, kendisi paramparça edilmiş durumdadır. 24 Mayıs Pazar günü CHP genel merkezinde yaşananlar herkesi derinden üzmüştür. CHP’nin eski ve yeni yöneticilerinin öngörüsüzlüğü toplum önünde partiyi zor duruma düşürmüştür. Partililerin birbirilerine hakaret ederek ve partinin bölünerek gücünün zayıflatılması, emperyalizmin işine yarayacaktır. Burada esas olan isimlerden çok amaçlardır. İsimler sadece kullanılan ve işi bittikten sonra gönderilen piyonlardır. Bundan kurtulmanın yolu partiyi kuruluş ayarlarına geri döndürmektir. Kuruluş ayarlarına döndürülmeyen ana muhalefet partisi, her geçen gün savrulmaya devam edecektir. Ve açılıma teslim olarak ülkemizin bölünmesine doğru yol alınacaktır. Atatürk ilkelerine sıkı sıkı sarılan CHP’nin, ülkenin geleceğine umut olması beklenmektedir. Parti içi hakaret ve kavga yerine güç birliği yapılarak iktidar yolunda yürümek mümkündür. Gelinen durumda siyasi iktidarların hukuk dışı tutum ve davranışları karşısında tüm muhalefetin güç birliği yapması gerekirken, ana muhalefet partisi kendi iç sorunlarıyla karşı karşıya getirilmiştir. Bugün yargının durumu Demokrat Parti’nin 18 Nisan 1960 tarihinde kurduğu Tahkikat Encümeni (Soruşturma Komisyonu) ile benzemektedir. 15 Demokrat Partili milletvekilinden oluşan bu komisyon, savcıların, askeri ve sivil hâkimlerin tüm yetkilerine sahip olacaktı. Gazete toplatabilecek, basımevleriyle birlikte kapatabilecekti. Her türlü evrak, belge ve eşyaya el koyabilecekti. Komisyon kararlarına karşı gelenler bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılacaktı. Komisyon kararlarına itiraz mümkün değildi. Demokrat Parti’nin yaptığı açıkça bir sivil darbeydi. Demokrat Parti, 14 Aralık 1953 tarihinde çıkardığı 6195 sayılı yasayla CHP'nin bütün mallarına el koymuştu, CHP’yi kapatmak istiyordu. Bugün ise AKP, CHP yönetimini geçersiz kılarak, kargaşa içine sokmuştur. Meclis grubunda “siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” diyebilen ve “odunu koysam milletvekili seçtiririm” sözüyle demokrasiden hiçbir şey anlamadığını gösteren Demokrat Parti’nin Başbakanı Adnan Menderes iktidarında Atatürk Devrimleri, ‘tutan devrimler’ ve ‘tutmayan devrimler’ olmak üzere ikiye ayrılarak, tartışma konusu yapılmıştı. Türkçe söylenen ezan Arapça’ya çevrilmiş, irticaya ödünler verilmiş, özgürlükler kısıtlanmıştı. Demokrat Parti döneminde ulusal bütünlüğümüz parçalanmış, yönetim partizanlaştırılmıştı. TBMM’nin onayı olmadan Kore’ye emperyalist ABD’nin çıkarı için asker yollanmıştı. Basın ağır sansür altında tutulmuş, bazı gazeteler sansür nedeniyle beyaz çıkmış, gazeteciler hapse mahkûm edilmişti. Demokrat Parti iktidarında yaklaşık 3000 gazeteci hakkında dava açıldı ve yaklaşık 1000 gazeteciye verilen cezaların toplamı 200 yıl civarındaydı. Sürekli olarak demokrasi dışı tutum ve davranışlarda bulunan Demokrat Parti hükümeti sonuç olarak, ordu, gençlik ve halkın elele vererek adım adım 27 Mayıs 1960 İhtilaline doğru yol almasına neden olmuştur. Koşullar tamam olduğu zaman ihtilal kaçınılmaz olur. İhtilal sonucunda oluşan devrim, topluma aydınlık ve özgürlük sunarken, darbeler topluma zulüm, baskı ve işkence vermektedir. Her ihtilalin, onu yapanlar kadar, onun koşullarını hazırlayanların da eseri olduğunu bilmeliyiz. 27 Mayıs Devrimi’nin topluma kazandırdığı en büyük yapıt olan 1961 Anayasası ile laik devlet yapısına sosyal devlet ve hukuk devleti kavramları girmiştir. Bu çağdaş anayasa ile ülkemizde Anayasa Mahkemesi, Cumhuriyet Senatosu gibi yeni kurumlar kurularak, amaçları doğrultusunda verimli çalışmalarıyla toplumsal düzenlemelere önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak 12 Eylül 1980 darbesiyle 1961 Anayasası kaldırılmış ve toplum karanlıklara doğru sürüklenmiştir. Ne yazık ki 46 yıldır 12 Eylül’ün karanlığından kurtulamayan ülkemiz, bugün ‘kesin hükümsüzlük-mutlak butlan’ tartışmalarıyla patinaj yapmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “CHP gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da” sözü önemlidir. Bunun için CHP, Altı Ok ile tam bağımsızlığa sahip çıkmalı, emperyalizme karşı dik durmalı ve yolsuzluklara, ahlaksızlıklara geçit vermemelidir. Ülkemizin her kurumuyla gerçek bir arınmaya gereksinimi olduğu tartışılmaz… 25 Mayıs 2026 ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık tahliye edildi Haber

Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık tahliye edildi

Muğla'nın Milas ilçesinde İkizköy Mahallesi'ne bağlı Akbelen mevkinde, altı mahalle için özel mülkün acele kamulaştırma kararlarını protesto sırasında tutuklanan Esra Işık 11 Mayıs'ta tahliye edildi. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 41 günlük tutukluluğun ardından Işık'ı yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye etti. Serbest bırakıldıktan sonra bir açıklama yapan Işık "memleketimi savunduğum için tutukluydum, sürgün edildim" dedi ve ekledi: "Benim anneanemin, babaannemin, dedemin köyleri yok edildi. Bizi daha ne kadar yok edeceksiniz, mülksüzleştireceksiniz? "Beni gözdağı olsun diye tutuklandınız. Bugün özgürlüğüme kavuşmuş olabilirim ama benim için özgürlük topraklarımızın özgürlüğe kavuşacağı gündür." İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık, "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla 31 Mart'ta tutuklanmıştı. Danıştay acele kamulaştırmayı durdurmuştu Danıştay 6. Ceza Dairesi de bu karardan kısa süre önce acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurmuştu. 5 Mayıs'ta taraflara tebliğ edilen kararda, bölgede "acelelik hali" bulunmadığı ve acele kamulaştırmanın uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğacağı ifade edildi. 10 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Akbelen ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi acele kamulaştırılmıştı. Araziler madene ruhsatlı ve bölgenin yakınındaki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine yakıt sağlamak amacıyla kömür madenine çevrilmek isteniyordu. Termik santrallerinin sahibi Yeniköy-Kemerköy Enerji'nin 7 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, Danıştay kararının davalara konu olan 676 parselin yaklaşık 194'ünü kapsadığı belirtildi. Şirketin yarısı İçtaş Holding'e, diğer yarısı ise Limak Holding'e ait. Akbelenli köylüler ise Danıştay kararını sevinçle karşıladı. Köylüler yaptıkları basın açıklamasında benzer bir kararın Anayasa Mahkemesi tarafından atılmasını beklediklerini söylediler. Açıklamada, "Bu karar tamamen iptal edilinceye, bu şirketler köyümüzden defolup gidinceye kadar kazandık demeyeceğiz" denildi. Madencilik yasasının iptali için muhalif 260 milletvekilinin ortak imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne 17 Eylül 2025'te iptal davası açılmıştı. Bu dava henüz sonuçlanmadı. Akbelen Ormanı'nda dört yıldır direnenler anlatıyor: 'Bir tek ağacı bile kaybetmemeliyiz''Karar sadece 194 parselle sınırlı' Kaynak, X@ikizkoydireniyo / Akbelen'de direnişin sembollerinden biri olan "Zehra Nene" 14 Eylül'de hayatını kaybetti. Akbelenli köylülerin avukatlığını üstlenen Cangı Avukatlık Bürosu'ndan Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca'ya göre Danıştay kararı, acele kamulaştırmaların şirketlerin çıkarına yapıldığını tartışmasız hale getirdi. Cangı ve Sarıca kararla birlikte acele kamulaştırmaya dayalı tüm idari işlemlerin geçersiz sayıldığını ve el koyma girişimleri, bilirkişi incelemeleri ve bedel tespiti süreçlerinin artık hukuken uygulanamayacağını belirtti. Avukatlar Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 649 el koyma davasının da "dayanaksız kaldığını" ifade etti. Açıklamalarında, "bu davaların başka bir işleme gerek kalmadan reddedilmesi gerektiği" belirtildi. Danıştay kararının herkes için bağlayıcı olduğu hatırlatılarak, Milas'taki 7 köyü kapsayan 679 parsel için alınan acele kamulaştırma kararından derhal dönülmesi çağrısı yapıldı. Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından yapılan yazılı açıklamada ise söz konusu kararın, 10 Ocak 2026 tarihli acele kamulaştırma kararına konu parsellerin tamamına ilişkin değil, yalnızca davaya konu edilen belirli parseller yönünden verilmiş bir tedbir kararı olduğu söylendi. Şirket, kararın 676 parselin tamamını değil, yaklaşık 194 parsel ile sınırlı bölümü kapsadığını savundu. 'Bu kararla İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz' Öte yandan, acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı belirtilen 7554 sayılı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde açılan davanın kritik olduğu vurgulandı. BBC Türkçe'ye konuşan Cangı, söz konusu kararın kesinleşmesi beklenmeden uygulanması gerektiğini söyledi. Zeytinlikler, 'Zeytincilik Kanunu'na rağmen madencilik faaliyetlerine açılabilir mi? Cangı, "Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Danıştay'ın kararını Cumhurbaşkanlığı'na göndermeli ve iptalini istemeli. Cumhurbaşkanlığı da acele kamulaştırmayı durdurma kararı vermeli" dedi. Cumhurbaşkanlığı'nın da bu karardan dönmesi gerektiğini kaydeden Cangı, "Bu kararı eline alan İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz" diye konuştu. BBC Türkçe

Meclis'ten geçti: Fahiş site aidatlarına yeni düzenleme Haber

Meclis'ten geçti: Fahiş site aidatlarına yeni düzenleme

AİDAT BELİRLEME YETKİSİ KAT MALİKLERİ KURULUNA DEVREDİLDİ Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan değişiklikle, site yöneticilerinin keyfi aidat belirleme dönemine son verildi. Yeni düzenlemeye göre yöneticiler, işletme projesini kat malikleri kuruluna onaylatmak zorunda kalacak. Eğer kabul edilmiş bir proje yoksa yönetici en geç 3 ay içinde geçici bir proje hazırlayacak ve bu proje genel kurulda karara bağlanacak. Mevcut bir işletme projesinin devam etmesi halinde ise geçici projede öngörülen bedel, bir önceki yıla ait yeniden değerleme oranından fazla olamayacak. Ayrıca yönetim planı değişiklikleri için toplu yapı temsilciler kurulu üyelerinin 3'te 2 çoğunluğu aranacak; geçici yönetimle ilgili plan hükümleri de yine bağımsız bölüm maliklerinin 3'te 2 oyuyla değiştirilebilecek. TAPUDA DİJİTAL DEĞERLEME VE SOSYAL KONUTLARA VERGİ İSTİSNASI Tapu Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, bankalar ve finans kuruluşları tarafından düzenlenen konut değerleme raporlarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne elektronik ortamda ve bedelsiz olarak gönderilmesi zorunlu hale getirildi. Bu verilerin paylaşım usulleri Genel Müdürlükçe belirlenecek. Sosyal konut projelerini hızlandırmak adına Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından yürütülen ihaleler ve sözleşmeler, 31 Aralık 2027 tarihine kadar damga vergisinden muaf tutulacak. Cumhurbaşkanı, bu süreyi 3 yıla kadar uzatma yetkisine sahip olacak. Ayrıca TOKİ’nin satış sözleşmelerinin mesafeli olarak veya bilişim araçlarıyla dijital ortamda yapılabilmesinin önü açılırken, mirasçılık belgesi süreçlerinde TOKİ’nin doğrudan yargıya başvurabilmesine olanak tanındı. ÇEVRE DANIŞMANLIĞINA SIKI DENETİM VE CEZA PUANI SİSTEMİ Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda Çevre Kanunu’nda da önemli düzenlemelere gidildi. Çevre danışmanlık firmaları ve yetkilendirilmiş kişilerin tanımı netleştirilirken, yükümlülüklerini yerine getirmeyen firmalara ağır idari para cezaları getirildi. Çevre yönetimi hizmeti almayan işletmelere 209 bin liraya, çevre mühendisi bulundurmayanlara ise 139 bin liraya kadar ceza kesilebilecek. Özellikle aykırılıkları raporlamayan danışmanlık firmalarına ceza puanı uygulanacak; 4 yıl içinde 100 puana ulaşanların belgesi 180 gün askıya alınacak, 200 puana ulaşanların ise yeterlik belgesi 2 yıl süreyle iptal edilecek. KOOPERATİFLERDE TAPU DEVRİNE TAMAMLAMA ŞARTI Kooperatifler Kanunu’nda yapılan değişiklikle, ortakların mağduriyetini önlemek amacıyla yeni bir engel getirildi. İnşaatı etaplar halinde yürüten yapı kooperatifleri, planlanan tüm inşaatlar tamamen bitmeden, konut veya iş yerlerini ortaklarına tahsis etmiş olsalar dahi tapu devrini gerçekleştiremeyecek. Bu düzenleme ile inşaat süreçlerinin yarım kalmasının önüne geçilmesi ve tüm ortakların haklarının güvence altına alınması hedefleniyor. Ak Parti hükümetinin gündeme getirdiği bu kapsamlı kanun paketi, yürürlüğe girmesiyle birlikte emlak ve çevre sektöründe yeni bir denetim mekanizması oluşturacak. Türktime

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.