Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Alzheimer

bursaarena.com.tr - Alzheimer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alzheimer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

8 yeni film sinemaseverlerle buluştu Haber

8 yeni film sinemaseverlerle buluştu

Vizyona giren yeni yapımlar sinemaseverlerle buluştu. Dramdan gerilime, komediden animasyona kadar geniş bir yelpazede filmler, farklı dünyaların kapılarını aralıyor. Bu hafta vizyonda birbirinden farklı türlerde yerli ve yabancı yapımlar sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Vizyonun yeni yapımlarından Resident Evil, Sınırsız (Runner), Okay! Madam 2, Sadan Hanım (The Weight), Ayı Kardeşler: Macera Ekibi (Boonie Bears: Future Reborn), Tek Başına, Kumar, Melodi ve Neşeli Notalar, Tavuk (Hen) ve Kehanet (Sacrifice) filmlerinin içerisinde bulunduğu haftalık vizyon programı Paribu Cineverse’ün mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden takip edilebiliyor. VİZYONUN ÖNE ÇIKANLARI Silahlar ve Barbarian filmlerinin yönetmeni Zach Cregger'ın imzasını taşıyan Resident Evil, tıbbi kurye Bryan'ın sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız bir oyununun ortasında bulmasını anlatıyor. Kontrolden çıkan olaylar zinciri hızla karanlık bir kabusa dönüşürken Bryan için tek hedef hayatta kalmaktır… Scott Waugh'un yönettiği Sınırsız (Runner), eski asker Hank'in hasta bir çocuğun hayatını kurtaracak kritik bir organı zamanında hastaneye yetiştirme görevini üstlenmesini anlatıyor. Taşıdığı organı ele geçirmek isteyen acımasız bir suç örgütünün hedefi haline gelen Hank, basit bir teslimattan ölümcül bir kovalamacaya sürüklenir. Lee Cheol-ha'nın yönettiği Okay! Madam 2, ergenlik çağındaki kızı ve işsiz eşiyle hayatın zorluklarıyla mücadele eden Mi-young'un ailesiyle çıktığı lüks bir yolcu gemisi seyahatinin suç örgütü lideri Anya'nın gemiyi ele geçirmesiyle kabusa dönüşmesini konu alıyor. Açık denizde kaçacak yer kalmayan Mi-young, geçmişte efsanevi bir ajan olduğunu hatırlayarak ailesini ve yüzlerce yolcuyu kurtarmak için mücadeleye girişir. Göksel Gülensoy'un yönettiği Sadan Hanım (The Weight), Kadıköy'de tek başına yaşayan yaşlı Sadan Hanım'ın Alzheimer tanısı almasının ardından kızının ve yönetmen eşinin annesinin yanına taşınmasıyla başlayan ve 5 yıl süren amansız bir mücadelenin gerçek hikâyesini konu alıyor. Sevilen animasyon serisinin yeni halkası Ayı Kardeşler: Macera Ekibi (Boonie Bears: Future Reborn), Briar, Bramble ve Vick'i insanlığın neredeyse tamamen yok olduğu uzak bir gelecekte buluşturuyor. Dünyayı kurtarmak için bir plana sahip gizemli genç bir çocukla yolları kesişen ayı kardeşler, dünyayı eski haline getirmek için tehlikeli bir maceraya atılıyor. Aziz Alaca'nın yönetip senaryosunu yazdığı yerli müzik dramı Tek Başına, Ankara'da barlarda rock-cover çalan müzisyen Tamer'in kendi bestelerini söyleyen saygın bir sanatçı olmak için eski rocker Engin'den ders almak üzere İzmir'e uzanan yolculuğunu anlatıyor. İlhan Şen'in başrolünde yer aldığı film, müzik ve kimlik arayışını renkli karakterlerle harmanlıyor. Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek yerli animasyon Melodi ve Neşeli Notalar, İstanbul'da okuyan iki yakın arkadaş Melodi ve Efe'nin sevdikleri müzik öğretmenlerini kaybetmemek için Büyük İstanbul Müzik Yarışması'na katılmaya karar vermesini anlatıyor. Boğaz kıyısında buldukları sevimli davul Damdam ve şehrin dört bir yanından topladıkları enstrümanlarla kurulan ekibin macerası, müziğin birleştirici gücünü anlatan bir İstanbul masalına dönüşüyor. Hurkle ve Taxidermia'nın yönetmeni György Pálfi'nin imzasını taşıyan Tavuk (Hen), kendisini bekleyen kaçınılmaz sondan kurtulmak için çiftlikten kaçan ve Yunanistan kıyılarında eski bir restoranın avlusuna sığınan bir tavuğun özgürlük ve annelik yolculuğunu konu alıyor. Film, çevresindeki insanların hayata tutunma çabalarını da dokunaklı bir mizahla yansıtıyor.

Alzheimer riski 20 yıl önceden başlıyor Haber

Alzheimer riski 20 yıl önceden başlıyor

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltmak için erken yaşlardan itibaren yaşam tarzına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığı artıyor. Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer ile mücadele ederken, bu sayının 2050 yılına kadar 2,5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer’ın ilk belirtiler ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekti. Tuncer, yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen riskler olsa da yaşam tarzıyla ilişkili birçok faktörün kontrol altına alınabileceğini belirterek, beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem verilmesi gerektiğini söyledi. İLK BELİRTİLER HAFIZA KAYBIYLA BAŞLIYOR Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığının beyin hücrelerinin ilerleyici hasarıyla ortaya çıktığını, sadece hastayı değil ailesini ve yakın çevresini de derinden etkilediğini ifade etti. Hastalığın ilk evrelerinde genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar sorulması ve tanıdık kelimelerin hatırlanamaması gibi belirtilerin görüldüğünü aktaran Tuncer, ilerleyen süreçte planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekân algısının bozulduğunu ve kişinin günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelebildiğini söyledi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer’a zemin hazırlayan başlıca risk faktörlerini şöyle sıraladı: Düzenli egzersiz yapmamak Kontrolsüz tansiyon ve tedavi edilmeyen hipertansiyon Yüksek kolesterol Tedavi edilmeyen işitme kaybı Diyabet ve insülin direnci Obezite Sigara ve alkol kullanımı Sosyal izolasyon ve yalnızlık Yetersiz ve kalitesiz uyku Sağlıksız beslenme Depresyon Kafa travması öyküsü Hava kirliliğine maruz kalma ALZHEİMER RİSKİNİ AZALTAN 10 ÖNLEM Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer riskini azaltmada etkili olan 10 önlemi de şöyle anlattı: 1. Düzenli egzersiz Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasının, beynin bellek merkezi olan hipokampusu desteklediği ve bilişsel gerileme riskini azaltabildiği belirtildi. 2. Sağlıklı ve dengeli beslenme Özellikle Akdeniz tipi beslenmenin beyin ve damar sağlığı için koruyucu olduğu, işlenmiş gıdalar ile aşırı şeker ve trans yağdan uzak durulması gerektiği vurgulandı. 3. Kaliteli ve yeterli uyku Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku alınmasının önemli olduğu, uyku apnesinin de ihmal edilmemesi gerektiği ifade edildi. 4. Beyni aktif tutmak Okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktivitelerin bilişsel rezervi güçlendirdiği belirtildi. 5. Sosyal bağları güçlü tutmak Aile, arkadaşlar ve sosyal etkinliklerle bağların sürdürülmesinin beyin sağlığına katkı sağladığı kaydedildi. 6. Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak Kardiyometabolik risklerin düzenli takibinin ilerleyen yaşlarda bilişsel gerilemeyi azaltmada önemli olduğu ifade edildi. 7. Sağlıklı kiloyu korumak Fazla kilo ve obezitenin Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer aldığı belirtildi. 8. Sigara ve alkolden uzak durmak Sigara ve alkol kullanımından kaçınmanın beyin sağlığı açısından önemli olduğu vurgulandı. 9. İşitme kaybını ihmal etmemek İşitme kaybı fark edildiğinde gecikmeden değerlendirilmesi ve gerekiyorsa işitme cihazı kullanılması önerildi. 10. Kafa travması ve hava kirliliğinden korunmak Kafa travmalarından korunmanın ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmanın da koruyucu önlemler arasında olduğu belirtildi.

Başkentlilere ikinci Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi Haber

Başkentlilere ikinci Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi

Ankara Büyükşehir Belediyesi, açıldığı dönem Başkent’te bir ilk olan Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi sayısını ikiye çıkardı. Batıkent Rekreasyon Alanı İkinci Yüzyıl Parkı içerisinde hizmete açılan yeni merkez; bilişsel gelişimi destekleyen etkinliklerden sosyal faaliyetlere, hasta yakınlarına yönelik rehberlik hizmetlerinden uzman desteğine kadar birçok hizmeti tek çatı altında sunuyor. ANKARA (İGFA) - Başkentlilerin her türlü ihtiyacını çözüme kavuşturmak için çalışmalarını sürdüren Ankara Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda yaş almış vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik projelerine bir yenisini daha ekledi. ABB, açıldığı dönem Başkent’te bir ilk olan Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi sayısını ikiye çıkardı. Gelen talepler doğrultusunda kente kazandırılan yeni merkez, alzheimer ve demans hastaları için Batıkent Rekreasyon Alanı İkinci Yüzyıl Parkı içerisinde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Alzheimer hastalarının güvenli, destekleyici ve sosyal bir ortamda vakit geçirebilmesini amaçlayan merkez, aynı zamanda hasta yakınlarının günlük yaşamını kolaylaştıracak rehberlik ve danışmanlık hizmetleriyle de ailelere önemli bir destek sunuyor. ZİHİNSEL, FİZİKSEL VE MOTOR BECERİLER İÇİN ÖZEL ETKİNLİKLER Batıkent Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi'nde, hastaların zihinsel, fiziksel, motor ve sosyal becerilerini desteklemeye yönelik çeşitli programlar uygulanıyor. Uzman personel ve hastalar birlikte; çorap eşleştirme, pirinç-nohut ayırma, sesleri ayırt etme, hafıza kartları, bulmaca çözme ve hikâye anlatma gibi zihinsel aktiviteler ile düğme dikme, sulu boya ile limon baskısı, ipe boncuk dizme, büyükten küçüğe sıralama, sınırlı boyama, kesme/yapıştırma, bebek sallama ve ayakkabı bağlama gibi psiko motor aktiviteler gerçekleştiriliyor. Merkezde; fiziksel aktivite olarak da bedensel egzersiz ve yürüyüş saatleri var. HASTA YAKINLARINA REHBERLİK DESTEĞİ Hastaların yaşam standartlarını iyileştirmek, günlük işlerinde yardımcı olmak amacıyla hizmet veren merkezde; alzheimer hastalarının yaşam ortamından ayrılmadan gün içerisinde yaşıtlarıyla birlikte vakit geçirmesi, hastanın gereksinimlerinin karşılanması ve böylece hastaya bakım veren hasta yakının yükünün azaltılması, hastaya ve yakınına bir mola imkânı verilmesi hedefleniyor. BAŞVURULAR ONLINE ORTAMDA ALINIYOR Merkezden sağlık kurumları tarafından alzheimer ve demans hastalığı tanısı konmuş, hastalığın başlangıç ve erken orta dönemlerinde olan, günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilen, yemeğini kendi başına yiyebilen, kıyafetlerini kendi başına giyebilen, tuvalet ve kişisel temizliğini kendi yapabilen hastalar yararlanabiliyor. Alzheimer hastaları ve yakınlarının randevu alarak ücretsiz faydalandığı Batıkent Alzheimer Sosyal Yaşam Merkezi için başvurular online ortamda “alzheimerhizmeti.ankara.bel.tr” adresi üzerinden yapılıyor.

İki yaşından önce şeker tüketimini sınırlamak beyin sağlığını iyileştirebilir Haber

İki yaşından önce şeker tüketimini sınırlamak beyin sağlığını iyileştirebilir

Bilim insanları, iki yaşına kadar çok az şeker tüketmenin on yıllar sonra beyni korumaya yardımcı olabileceğini buldu. Araştırma, İngiltere'de şeker kısıtlamasının sona ermesiyle birlikte, insanların beslenme alışkanlıklarında hızla şeker miktarının artmasının etkisini analiz etti. Sonuçlar, bebeklik döneminde şeker alımı kısıtlananların bunama riskinin %23 daha düşük olduğunu öne sürüyor. Çalışma kesin bir kanıt sunamasa da uzmanlar sağlıklı beslenmenin her halükarda beyin için iyi olduğunu söylüyor. Çocukların şeker tüketimi konusunda doğru yaklaşım nedir? Yaşamın ilk bin gününün gelecekteki sağlığımız için son derece önemli olduğunu gösteren çalışmalar daha önce de yapılmıştı. Bunlardan bazıları İngiltere'de İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gıda karnesi uygulamasının sona ermesini "doğal bir deney" olarak ele alıyor. İlk bin gün şeker tüketmek, sağlığa olumsuz etki yapıyor Eylül 1953'te şeker karnesi uygulaması sona erdiğinde, ortalama şeker tüketiminin günde yaklaşık 41 gramdan (10 küp şeker) neredeyse hemen 80 grama (20 küp şeker) çıkacağı tahmin ediliyordu. Daha önce yapılan araştırmalar bunu yaşamın ilerleyen yıllarında tip 2 diyabet ve yüksek tansiyonda artışla ilişkilendirmişti. Kaynak,Getty Images /// İkinci Dünya Savaşı sırasında Londra'daki Petticoat Lane Pazarı'nda karneleriyle birlikte kadınlar. Son çalışma, İngiltere BioBank projesine katılan yaklaşık 65 bin kişiyi inceledi. Biobank, Birleşik Krallık'ta gönüllüler tarafından sağlanan ve demans, bazı kanser türleri ile Parkinson hastalığının teşhis ve tedavisindeki gelişmelere katkı sağlamak amacıyla kullanılan büyük bir sağlık veritabanı. Çin'in Guangzhou kentindeki Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından yapılan analiz, şeker tüketiminin kısıtlandığı dönem öncesi ve sonrasında büyüyen çocukları inceledi. İki yaşına kadar şeker kısıtlaması döneminde yaşayanlarda bunama oranının %23 oranında düştüğünü ve hastalığın iki buçuk yıl sonra teşhis edildiğini öne sürüyor. Araştırmacı Jiazhen Zheng, "Bulgularımız, yaşamın en erken dönemlerinde şeker tüketimini sınırlamanın beyin sağlığı için kalıcı faydalar sağlayabileceğini gösteriyor" dedi. Çalışmanın sonuçları Neurology dergisinde yayınlandı. Ancak Zheng, şekerin bu etkiye sahip olup olmadığını anlamak için "daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu" söyledi. Kaynak, Getty Images /// Çubukta sebze: Savaş dönemi atıştırmalığı, 1941. Tıbbi araştırmaları toplayan ve özetleyen bağımsız ağ Cochrane'de lider Rachel Richardson, "Önemli bir şey bulma arifesinde olabilirler" dedi. Ancak, çalışmanın erken dönemde şeker tüketimi ile bunama arasında kesin bir bağlantı kurmadığını söyledi. En büyük sorunlardan biri, çalışmaya katılan kişilerin her birinin gerçekte ne kadar şeker tükettiğini bilmenin imkansız olması. Çalışma sadece şeker kısıtlamalarına göre doğdukları dönemi esas alıyor. Richardson, "Bu bulgular 1940'larda ve 1950'lerde doğan insanlarla ilgili dolayısıyla günümüzdeki küçük çocuklar için geçerliliği sınırlı. Örneğin, çocuklar daha erken sütten kesiliyorlardı. Bu durum, bebeklerin ve çocukların erken dönem beslenmesi üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuş olmalı" dedi. Aston Üniversitesi Klinik Eczacılık Profesörü Ian Maidment, "Bu ilginç bir fikir ve bu konudaki tartışmalara ışık tutuyor ancak bana kalırsa daha fazla kanıta ihtiyacımız var" dedi. Maidment, "80 yıl önce gerçekleşmiş bir olayı" günümüzdeki sağlık durumuyla ilişkilendirip buna dayalı çıkarımlar yapmanın, etkili olabilecek "pek çok" başka faktörün de bulunduğu anlamına geldiğini belirtti. Alzheimer's Research UK'den Dr. Sara Rodrigues ise, "Bunun gözlemsel bir çalışma olduğunu unutmamak gerekir. Bu tür çalışmalar beslenme düzeni ile demans riski arasındaki bağlantıları ortaya koyabilir ancak daha az şeker tüketmenin demansı doğrudan önlediğini kanıtlayamaz" dedi. "Sağlıklı ve dengeli beslenmek, beyin sağlığınızı desteklemenin en iyi yollarından biri ve olumlu değişiklikler yapmak için asla geç değil" diye ekledi.

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor Haber

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Bu sayının nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artması ve 2050’ye kadar 139 milyona ulaşması bekleniyor. İSTANBUL (İGFA) - Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değil; bireyin hafıza, dikkat, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerini etkileyerek bağımsızlığını kaybetmesine yol açan klinik bir sendrom. Bu etkileriyle de hastaların ve bakımını üstlenen kişilerin yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürebiliyor. En yaygın nedeni Alzheimer olan demansta ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenler de önemli rol oynuyor. Acıbadem International Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulunarak, “Yaz mevsiminde demans riskini artıran en önemli iki etken vücudun susuz kalması ve tansiyon dalgalanmalarıdır. Bu nedenle susama hissini beklemeden bol su tüketilmesi ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını düzenli olarak kontrol etmeleri son derece önemlidir” diyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, aslında değiştirilebilir risk faktörlerinin yaşam boyunca hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40’a varan oranda önlenebilir veya geciktirilebilir olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. SUSUZ KALMAK Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında sık tekrarlayan veya ciddi düzeydeki susuzluğun özellikle ileri yaştaki kişilerde demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, “Vücudun susuz kalması; idrar yolu enfeksiyonu, elektrolit bozukluğu, uyku bölünmesi ve tansiyon düzensizliği aracılığıyla zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum doğrudan kalıcı demansa yol açmaktan çok, mevcut bilişsel kırılganlığı görünür hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Bunların sonucunda başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tip demans riskinin de artmasına yol açabilir” diyor. Nasıl önlem almalı? Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00 – 16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın. Susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketin.Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Neden derin uyku beyin sağlığı için bu kadar önemli? Haber

Neden derin uyku beyin sağlığı için bu kadar önemli?

Yetersiz uyku, yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemenin yalnızca bir belirtisi değil, aynı zamanda nedenlerinden biri de olabilir. Ancak uzun vadede hem uyku kalitesini hem de beyin sağlığını iyileştirmek için atılabilecek adımlar bulunuyor. Uyku eksikliği, birçok temel alanda olumsuz etki yaratıyor: Beyin yaşlanması: Orta yaşta yetersiz uyku, zihinsel performansın düşmesi ve beynin daha hızlı yaşlanmasıyla ilişkilendiriliyor.Hücre yenilenmesinin zayıflaması: Derin uyku sırasında vücut, doku ve hücre onarımını sağlayan büyüme hormonlarını salgılıyor.Cilt sağlığının bozulması: Yetersiz dinlenme, stres hormonu kortizolün yükselmesine neden oluyor. Kortizol ise cildin gençliği ve elastikiyetinden sorumlu kolajenin parçalanmasını hızlandırıyor.Yaşa bağlı hastalık riskinin artması: Kronik uykusuzluk, tip 2 diyabet, kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon riskini artırıyor.Yaş ilerledikçe uyku nasıl değişiyor? Yaşlanmayla birlikte uyku düzeni de değişmeye başlıyor. Bu süreç orta yaşta başlıyor ve ileri yaşlarda daha belirgin hale geliyor. Şarku’l Avsat’ın Health dergisinden aktardığı habere göre yaşlı bireylerde iki temel değişiklik öne çıkıyor: 1- Uyku ve uyanma saatlerinin değişmesi İleri yaştaki kişiler genellikle daha erken uyuyup daha erken uyanıyor. Ayrıca uykuya dalmakta daha fazla zorlanıyorlar. Sonuç olarak gece toplam uyku süreleri azalıyor ve önerilen 7-9 saatlik uyku süresine ulaşma olasılıkları düşüyor. 2- Uyku kalitesinin azalması Yaşlı bireyler, en dinlendirici ve derin uyku evrelerinde daha az zaman geçiriyor ve gece boyunca daha sık uyanıyor. Bu değişimlerin nedenleri Uyku düzenindeki bazı değişiklikler beyindeki doğal yaşlanma sürecinden kaynaklanabiliyor. Ancak kullanılan ilaçlar, kronik ağrılar, uyku apnesi veya huzursuz bacak sendromu gibi rahatsızlıklar da kaliteli uykuyu zorlaştırıyor. Kısa vadede uykusuzluk bilişsel işlevleri nasıl etkiliyor? Uyku yoksunluğu beynin verimli çalışmasını engelliyor. Yeterli ve kaliteli uyku alınmadığında şu alanlar olumsuz etkileniyor: Dikkat ve odaklanmaYeni anılar oluşturma yeteneğiDuyusal ve motor becerilerDuygularDuygusal kontrol Neyse ki bu değişimlerin önemli bir bölümü yeterli uyku alındığında geri dönebiliyor. Bu nedenle bazı yaşlı bireylerin yaşadığını düşündüğü bilişsel gerilemenin bir kısmı, aslında kalıcı yaşlanmadan değil, yetersiz uykudan kaynaklanabiliyor. Uzun vadede uykusuzluk bilişsel gerilemeyi nasıl hızlandırıyor? Şarku'l Avsat'ın haberine göre uyku araştırmacıları, kronik uyku eksikliğinin uzun vadede beyin sağlığını bozarak hafif bilişsel bozukluk ve Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini artırabileceğini düşünüyor. 7 saatten az uyku demans riskini artırabiliyor Yaklaşık 60 yaşındaki 800 binden fazla kadının incelendiği bir araştırma, geceleri 7 saatten az uyuyanların, sonraki 20 yıl içinde demansa yakalanma riskinin hafif de olsa arttığını ortaya koydu. Bir başka çalışmada ise 5 bin 600'den fazla yaşlı yetişkin takip edildi. Uyku sorunları yaşayan kişilerin birçok bilişsel testte daha düşük performans gösterdiği, ayrıca performanslarının sonraki dört yıl içinde daha hızlı gerilediği belirlendi. Kaliteli uyku da en az uyku süresi kadar önemli Özellikle derin uyku evresi büyük önem taşıyor. Sabah uyandığında kendini dinlenmiş hisseden kişilerde bilişsel gerileme ve demans gelişme riski daha düşük bulunuyor. Uyku bozuklukları da önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Orta yaşın başlarından 40'lı yaşların sonlarına kadar olan bireyler üzerinde yapılan bir araştırmada, ciddi uyku bozukluğu yaşayanların yaklaşık 10 yıl sonra bilişsel testlerde daha düşük performans sergilediği görüldü. Bu nedenle kaliteli uyku, özellikle orta yaş ve sonrasında bilişsel gerileme döngüsünü önlemede kritik önem taşıyor. Uyku beyniniz için neden bu kadar önemli? Uyku sırasında beyin, bilişsel sağlığın korunması açısından birçok hayati görevi yerine getiriyor. 1- Beynin atıkları temizleniyor Beynin, glimfatik sistem adı verilen kendine özgü bir atık temizleme mekanizması bulunuyor. Sıvıyla dolu kanallardan oluşan bu sistem, uyku sırasında toksik proteinleri adeta gece çalışan bir bulaşık makinesi gibi temizliyor. Temizlenen proteinlerin bir kısmı, Alzheimer hastalarının beyninde biriken proteinlerle aynı özellikleri taşıyor. Glimfatik sistem özellikle derin uyku sırasında bu proteinleri çok daha etkili biçimde uzaklaştırıyor. Bu sistemin yeterince çalışmadığı kişilerde demans riski daha yüksek oluyor. Kalitesiz veya yetersiz uyuyan kişilerde ise beyin, bu zararlı proteinleri gece boyunca yeterince temizleyemiyor. Uzmanlara göre orta yaş ve sonrasında görülen uyku eksikliğinin demans riskini artırmasının nedenlerinden biri de bu olabilir. 2- İltihabı azaltıyor Yeterli uyku, vücuttaki iltihaplanmanın azalmasına yardımcı oluyor. Her yaş grubunda kronik uyku yoksunluğu iltihaplanmayı artırıyor ve bu durum beyni de olumsuz etkiliyor. Uzun vadede kronik iltihaplanma, Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini yükseltebiliyor. Daha düşük düzeyde olsa da yaşlanmaya bağlı hafif bilişsel bozukluk gelişme olasılığını da artırabiliyor. Uzmanlara göre yeterli ve kaliteli uyku, iltihaplanmayı azaltarak bu risklerin düşürülmesine katkı sağlayabiliyor.

18 Yaşındaki Türk Yapımcıdan, hikayesi Mudanya'da geçen yaz dizisi geliyor: Yaz Dostum Haber

18 Yaşındaki Türk Yapımcıdan, hikayesi Mudanya'da geçen yaz dizisi geliyor: Yaz Dostum

Geçtiğimiz günlerde genç bir Türk yapımcı, no-name gençleri bir araya getirerek özel bir mekanda benzersiz bir gençlik dizisi yapmak için hazırlıklara başladığını açıkladı. Dizi ile ilgili bilinenler şu şekilde: 18 yaşındaki Türk genç yapımcı ve yönetmen Kağan Bilgin, yıllardır üstünde çalıştığı “Yaz Dostum” adlı gençlik ve yaz dizisi için düğmeye bastığını duyurdu. Başrolleri belli olan dizi, şimdiden sosyal medyada merak konusu oldu. Kağan Bilgin Kimdir? Tam adıyla Cemal Kağan Bilgin, 15 yaşından beri kısa filmler çektiği ve yurt dışından ondan fazla prestijli seçki sahibi olduğu bilinen Türk senarist, yapımcı, yönetmen ve görüntü yönetmenidir. 15 yaşında çektiği Deep Blue, The Alley kısa filmleriyle de bilinen genç yapımcı, 16 yaşında Fujifilm ve Torkarm destekleriyle çektiği “Ocean Dream” adlı 13 yurt dışı seçkili kısa filmi ve 2024 yılında henüz 16 yaşındayken Mutlu Patiler derneği ile çektiği “Doğu’da Bir Umut” belgesel dizisiyle öne çıkmaktadır. Genç yapımcının özel hayatıyla pek fazla bilgi bulunmasa da daha 18 yaşında olduğu bilinmektedir. Mudanya’da geçiyor 703 lakaplı Kağan Bilgin, yazdığı, yöneteceği ve şu sıralar yapım çalışmalarını sürdürdüğü “Yaz Dostum”un Mudanya’da geçeceğini ve şimdiye kadar yapılmamış bir gençlik dizisine imza atacaklarını duyurdu. Dizinin Mudanya’nın Rum evleriyle dolu tarihi dokusunda geçen benzersiz bir gençlik hikayesi olduğunu ileten Bilgin, “Yaz Dostum’da o özlenen doğal ve samimi enerjiyi, doğal bir komediyi bulacaksınız. Hem samimi ve gerçekten doğal bir yaz dizisi ihtiyacını, hem de kaliteli bir gençlik dizisi ihtiyacını karşılayan bir dizi yapıyoruz.” ifadelerini kullandı. Dizinin konusuyla ilgili bilgi vermekten şimdilik kaçınan Bilgin, “çok dokunaklı bir hikayeyle çıkacağız.” ifadeleriyle merak uyandırdı. Yaz Dostum dizisi konusu Dizi, ailesiyle Mudanya’da yeni bir başlangıç yapan 17 yaşındaki “Rüyam” adlı bir genç kızın, çocukken ailesini kaybetmiş ve son seviye alzheimer hastası babaannesine bakmak için hem okuyup hem de iki işte çalışan “Gün”le bir yaz boyunca yaşayacağı olayları anlatacak. Dizinin bölümleri ilerledikçe yeni karakterlerin ekleneceğini ve heyecanın sürekli artacağını belirten Bilgin, “çok ama çok tatlı ters köşelerimiz var, kimisi sizi çok eğlendirecek, kimisi de sizi bir anda buz gibi donduracak.” Dedi. Rüyam’ın asi yapısı Dizinin başrolü olan Rüyam karakteri oldukça merak ediliyor. Dizinin yapımcısı Kağan Bilgin ise Rüyam hakkında sadece şunları söylüyor: “Rüyam kelimenin tam anlamıyla kendine has, çok şahsına münhasır bir karakter. Biz kendi aramızda şöyle diyoruz, eğer yanımızda Rüyam varsa mottomuz ‘her an her şey birbirine girebilir” diyoruz. Çünkü ne zaman ne yapacağını kendi bile bilmeyen bir karakterden söz ediyoruz, 5 dakika sonra ne yapacağını bile kestiremeyeceğiniz, kendi içinde çok çelişkili ve dengesiz bir karakter. Asıl onu tehlikeli yapansa cesareti, her an herkesle kavga edebilecek gereksiz bir öz güveni var. Bu da herkese her şeyi söyleyebilmesine ve arkasında mutsuz insanlar bırakmasına neden oluyor. Bu huyunun geçmişten gelen bir sebebi var.” Gün nasıl bir karakter? “Gün kendine çok fazla yük oluyor, kötü olan her ihtimali hemen olacakmış gibi düşünüyor, beklediği kötü şeyleri kafasında çığ gibi büyütüp altında eziliyor. Araya Rüyam’da girince yükü iyice artıyor.” Yaz Dostum oyuncu kadrosu Geçtiğimiz çarşamba Kağan Bilgin kendi sosyal medya hesabından özellikle TikTok ve Instagram’da çektiği videolarla milyonlarca gencin takip ettiği Savaş Bozkaya ile anlaştığını duyurdu. Bilgin iş birliğini; “Hoş geldin @savasbzky1 ? #Gün ? #YazDostum @filmby703” notuyla paylaştı. Başroller no-name Bilgin, “Bu bir tüccarın para kazanmak için yaptığı bir dizi değil, bir sanatçının ürettiği doğallık üzerine kurulu bir dizi. Eğer başrollere ünlü birilerini koysaydık, seyirci orada oyuncuyu görecekti. Ama oraya daha önce görmediklerini birini koyarsam sadece karakteri göreceklerdi. Bu da istediğim şeydi” diyerek neden no-name oyuncularla çalışacağını açıkladı. Başrol kız dansçı Dizinin başrol karakteri “Rüyam” için Anadolu Ateşi ve Ted Dans’ta dans eden ve tiyatro oyunlarında yer alan, dizideki gibi 17 yaşında bir genç kız olan Lara Mutlu ile görüşülüyor. Dizinin yapımcısının 2023 yılında çektiği Ocean Dream adlı kısa filmde de Lara Mutlu’nun yer alması dikkat çekiyor. Dizide Rüyam karakterini Lara Mutlu’nun canlandıracağı düşünülüyor ancak henüz kesinleşmediği tahmin ediliyor. Genç dansçı hakkında daha fazla bilgi bulunmuyor. Aslı Altaylar, Ferit Aktuğ, Ayşenil Şamlıoğlu Düşünülüyor Dizide Rüyam karakterinin annesi olan “Setenay” karakterini canlandırması için Akasya Durağı dizisinde Gülbin karakterini canlandıran Aslı Altaylar’a teklif gittiği öğrenildi. Dizinin yaratıcısı Kağan Bilgin, “Setenay peyzaj uzmanı, çok huysuz ama bir o kadar da sevgi dolu bir anne. Çok enerjik, kıpır kıpır ve renkli biri. Bu karakter için Aslı Altaylar’dan daha uygun gördüğüm biri yok. Henüz kesinleşmiş bir durum yok, dönüş bekliyoruz.” Dizi için düşünülen isimlerden biri de Ferit Aktuğ. Kavak Yelleri, Ufak Tefek Cinayetler, Eltilerin Savaşı gibi projelerde yer alan ve son olarak Doktor Başka Hayatta dizisinde “Prof. Dr. Ekin Kurtulan” karakterini canlandıran Ferit Aktuğ, dizide Rüyam’ın babası olan ve bir TV kanalında dramalar müdürü olarak çalışan Uğur Balcı karakteri için düşünülüyor. Henüz diziyle anlaşma sağlanıp sağlanmadığı bilinmiyor. Alzheimerlı Babaanne Elmas Dizide Gün karakterinin babaannesi için Ayşenil Şamlıoğlu’na teklif gittiği öğrenildi. Son olarak Menajerimi Ara, O Da Bir Şey Mi ve Gelin Takımı projelerinde yer alan Ayşenil Şamlıoğlu, kabul ederse Gün’ün son seviye Alzheimer hastası babaannesi Elmas karakterini canlandıracak. Oyuncular netleşiyor Henüz nerede yayınlanacağı belli olmayan dizinin bir dijital platforma yapılacağı ve görüşmelere önümüzdeki hafta başlanacağı öğrenildi. Sosyal medyada hangi platformda yayınlanacağı şimdiden en çok merak edilen bilgi olurken ne zaman ve nerede yayınlanacağı ile ilgili açıklama yapılmadı. Oyuncu görüşmeleri devam eden dizinin önümüzdeki yaz başı çekimlerine başlanacağı tahmin ediliyor. BURSA ARENA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.