Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Almanya

bursaarena.com.tr - Almanya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Almanya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Turizm Fuarı’na 30 ülkeden profesyonel katıldı Haber

İstanbul Turizm Fuarı’na 30 ülkeden profesyonel katıldı

İstanbul Yenikapı'da düzenlenen Turizm Fuarı 2026'ya yaklaşık 30 ülkeden 300 turizm profesyoneli katılırken, fuarda, sektör temsilcileri B2B görüşmeler gerçekleştirdi. TTYD Başkanı Oya Narin, Türkiye turizminin 2026’nın ilk yarısındaki performansına ilişkin verileri paylaştı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) resmi iş ortağı olduğu İstanbul Turizm Fuarı 2026, 24-25 Eylül tarihlerinde İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 30 ülkeden 300 uluslararası turizm profesyonelinin katıldığı fuarda oteller, acenteler, turizm yatırımcıları ve sektör temsilcileri bir araya gelerek B2B iş görüşmeleri yaptı. “Sektör paydaşlarını bir araya getiren önemli bir platform” Fuarın ardından değerlendirmelerde bulunan TTYD Başkanı Oya Narin, İstanbul Turizm Fuarı’nın küresel turizm aktörlerini, otelleri ve acenteleri bir araya getiren önemli bir platform olduğunu belirtti. Narin, fuarın önümüzdeki yıllarda uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğine inandığını ifade etti. TÜRKİYE TURİZMİNDE 2026’NIN İLK YARISI Narin’in paylaştığı verilere göre Türkiye, 2019-2025 döneminde uluslararası turist sayısını yüzde 21 artırarak OECD ülkeleri arasında en fazla büyüyen dördüncü destinasyon oldu. Türkiye, 2026’nın ilk 6 ayında 25,7 milyon ziyaretçi ağırlarken, aynı dönemde 25,7 milyar dolar turizm geliri elde etti. İlk yarıda Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin ülkelere göre dağılımında Rusya 2,65 milyon, Almanya 2,44 milyon ve İngiltere 1,58 milyon ziyaretçiyle öne çıktı. Turist başına gecelik harcamanın 106 dolardan 109 dolara, yabancı ziyaretçilerin gecelik harcamasının ise 122 dolara yükseldiği belirtildi “REKABET UCUZLUK ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLMEMELİ” Narin, turizm sektöründe rekabetin yalnızca fiyat üzerinden değil; hizmet kalitesi, kültür, doğa ve gastronomi gibi unsurlar üzerinden şekillenmesi gerektiğini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin ve savaşların 2027 yılında azalmasını umduklarını belirten Narin, küresel seyahat ortamındaki olası iyileşmenin Türk turizmine de olumlu yansıyacağını ifade etti. Turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından nitelikli iş gücünün korunmasının önemine dikkat çeken Narin, gençlerin sektöre yeniden kazandırılması gerektiğini belirtti. İç pazarın da turizm sektörünü dış kaynaklı dalgalanmalara karşı dengeleyen önemli bir unsur olduğunu ifade eden Narin, yerli turistlerin seyahat harcamalarının 2025’te yüzde 32,4 artarak 555 milyar lirayı aştığını kaydetti. TTYD, fuar boyunca 14 numaralı standında farklı ülkelerden yatırımcı ve turizm profesyonellerini ağırlayarak iş birliği görüşmelerini sürdürdü.

Türk tütünü Almanya’da vitrine çıktı Haber

Türk tütünü Almanya’da vitrine çıktı

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu oryantal tütün, tütün sektörünün dünyada en önemli küresel buluşmalarından biri olan, tütün sektörünün kalbinin attığı Almanya'daki InterSupply 2026 Fuarı'nda görücüye çıktı. Tütün ve tütün ürünleri sektörünün dünyada en önemli küresel buluşmalarından biri olan, kalbinin attığı InterSupply 2026 Fuarı, Dortmund/Almanya’da gerçekleşti. Türkiye’de tütün ve tütün mamulleri ihracatçılarının çatı kuruluşu Ege Tütün İhracatçıları Birliği (ETİB) InterSupply 2026 Fuarı’nda yerini aldı. Türk tütün sektörünün gücünü ortaya koydu. InterSupply 2026 Fuarı’nın tütün sektörünün önde gelen üreticilerini ve tedarikçilerini bir araya getiren büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptığını vurgulayan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, fuarda Türkiye’de yetişen oryantal tütün numuneleri sergilediklerini, Türkiye’de tütün sektöründe sürdürülebilirlik alanında yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiklerini dile getirdi. Tütün ve tütün mamulleri ihracatı yüzde 8 arttı Inter Supply 2026 Fuarı’na katılımlarını, Ege Tütün İhracatçıları Birliği'nin uluslararası tütün sektöründeki görünürlüğünü ve ağını güçlendirme yolundaki kararlılıklarının somut bir göstergesi olarak nitelendiren Jimi, “Birlik, olarak gelecek yıllarda da bu tür uluslararası platformlarda etkin rol üstlenmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin son 1 yıllık dönemde tütün ve tütün mamulleri ihracatı yüzde 8’lik artışla 1 milyar 31 milyon dolardan 1 milyar 110 milyon dolara ulaştı. Orta vadede 1,5 milyar dolar ihracat hedefimize ulaşmak için uluslararası platformlarda daha fazla yer alacağız” şeklinde konuştu.

Hollanda altın rezervlerinin bir bölümünü neden Londra'ya taşıdı? Haber

Hollanda altın rezervlerinin bir bölümünü neden Londra'ya taşıdı?

Hollanda Merkez Bankası (DNB), altın rezervlerinin yaklaşık 86 tonunu ABD ve Kanada'dan Londra'ya aktardı. Toplam 612,4 ton altın rezervine sahip Hollanda, bunun yaklaşık 313 tonunu ABD'nin New York kenti ile Kanada'nın başkenti Ottawa'da tutuyordu. DNB, Mart–Ağustos ayları arasında bu rezervlerin dörtte birine denk gelen 86 tonunu Londra'ya taşıdı. Bankaya göre bu adımın nedeni, "artan jeopolitik huzursuzluk karşısında Hollanda'nın krizlere karşı hazırlığını güçlendirmek". Kararın Trump'la ilgisi var mı? Hollanda'nın bu kararı, ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerin Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ciddi biçimde gerildiği bir dönemde alınması nedeniyle bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi. DNB yönetimi, Mart 2025'te düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında "Avrupa'nın ABD'ye olan bağımlılığının azaltılması gerektiğini" vurgulamıştı. Özellikle kredi kartı piyasasında etkin olan Visa ve MasterCard'a işaret eden banka yönetimi, Trump'ın bu şirketleri Avrupa'ya baskı aracı olarak kullanmasının ihtimal dışı olmadığını belirtmişti. Trump yönetimiyle ilgili ekonomik tartışmaların yoğunlaştığı dönemde Hollanda'nın rezervlerinin önemli bir bölümünü New York'tan Londra'ya kaydırması, bazı ekonomik ve siyasi çevrelerde "Avrupa'nın ABD'nin siyasi ve ekonomik istikrarına yönelik endişelerinin arttığı" yorumlarına yol açtı. Ancak Hollanda Merkez Bankası, kararın ABD'ye yönelik belirli bir tehdit algısından kaynaklanmadığını vurguluyor. DNB'nin resmi açıklamasında, karara ilişkin olarak Donald Trump ya da ABD yönetimine dair doğrudan bir gerekçe gösterilmedi. Hollanda'da yayımlanan De Telegraaf gazetesi, DNB yetkililerinin ABD'den gelebilecek ticari yaptırım tehdidi de dahil olmak üzere küresel belirsizliklere dikkat çektiğini aktardı. Banka sözcüsü, "Sadece ABD'den değil, geniş kapsamlı jeopolitik belirsizliklerden endişe duyuyoruz" dedi. DNB'ye göre Hollanda'nın kararı, Trump yönetimine duyulan güvenle ilgili değil, "en kötü senaryoya hazırlık" amacı taşıyor. Altının farklı ülkelerde tutulması, uzun süredir uygulanan "risk dağıtma" stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Londra neden tercih edildi? Hollandalı yetkililere göre altının ABD ve Kanada'dan Londra'ya taşınmasının temel nedeni, altının nerede daha güvenli olduğundan çok, kriz anında nerede daha hızlı kullanılabileceğiyle ilgili. DNB, "jeopolitik riskler arttıkça stratejik rezervlerin farklı coğrafyalara dağıtılması ve gerektiğinde hızlı biçimde kullanılabilir durumda tutulması" gerektiğini belirtiyor. Londra, dünyanın en önemli fiziksel altın ticareti merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. İngiltere Merkez Bankası'nın kasalarında tutulan ve uluslararası piyasa standartlarını karşılayan altın, gerektiğinde diğer altınlara kıyasla daha hızlı alınıp satılabiliyor. DNB, New York ve Ottawa'daki altının ise "daha az doğrudan kullanılabilir" olduğunu belirtiyor. Bu nedenle yapılan değişiklik, Hollanda'nın toplam altın miktarını azaltmıyor, altının kriz anında "kullanılabilirliğini" artırıyor. DNB Başkanı Olaf Sleijpen, operasyonun gerekçesini "Altını hiçbir zaman kullanmak zorunda kalmayacağımızı varsayıyoruz. Ancak dayanıklılığımızı ve hazırlığımızı güçlendirmemiz gerekiyor" sözleriyle açıkladı. Hollanda medyası; kararın Türkiye, Çin, Polonya ve Hindistan gibi büyük merkez bankalarının son dönemde fiziki altın pozisyonlarını güçlendirdiği bir döneme denk geldiğine dikkat çekiyor. Hollanda'nın altını artık nerede? Hollanda'nın toplam 612,4 ton altın rezervinin 2025 yılı sonundaki değeri 72,2 milyar euro olarak hesaplanıyordu. Son operasyon öncesi rezervlerin yüzde 31,3'ü New York'ta, yüzde 19,7'si Ottawa'da, yüzde 18,1'i Londra'da ve yüzde 30,8'i Zeist kentindeki DNB kasalarında tutuluyordu. Yeni dağılıma göre altın rezervlerinin yüzde 32,1'i Londra'da bulunuyor. New York ve Ottawa'daki rezervlerin oranı ise yüzde 18,5'e geriledi. Böylece Londra, Hollanda'nın altın rezervlerinin tutulduğu en büyük merkez haline geldi. DNB, bu dağılımın daha dengeli olduğunu belirtiyor. Altının tamamı Atlantik üzerinden taşınmadı Operasyonun önemli bir ayrıntısı da taşınma yöntemi. Yaklaşık 59 ton altın New York'ta satıldı ve karşılığı Londra'da yeniden satın alındı. Böylece tüm külçeleri fiziksel olarak Atlantik üzerinden taşımak yerine, New York'taki altın elden çıkarılıp Londra'da uluslararası piyasa standartlarına uygun altın alındı. Bunun yanı sıra 27 tondan fazla altın fiziksel olarak ABD ve Kanada'dan Hollanda'daki Zeist kasalarına getirildi. Aynı miktarda uluslararası standartlara uygun altın da Zeist'ten Londra'ya gönderildi. DNB, bu yöntemin altın külçelerinin yeniden eritilmesi ihtiyacını ortadan kaldırdığını ve operasyonun maliyetini ile risklerini azalttığını belirtiyor. Ekonomi çevrelerine göre merkez bankaları son yıllarda altın rezervlerini stratejik bir güvenlik unsuru olarak yeniden öne çıkardı. Altının herhangi bir ülkenin para birimine veya hükümetine bağlı olmaması, özellikle jeopolitik krizlerde önemli bir avantaj olarak görülüyor. DNB'ye göre Hollanda da altını "nihai güven çıpası" olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Londra'nın tercih edilmesi, olası krizlere karşı rezervlerin coğrafi olarak yeniden dengelenmesi anlamına geliyor. Hollanda Merkez Bankası, altını kullanmayı beklemediğini vurguluyor. Ancak savaş, finansal kriz, ticaret çatışmaları veya başka bir büyük jeopolitik şok durumunda rezervlerin hızlı biçimde kullanılabilmesini istiyor. DNB'nin 86 tonluk altın transferi, yalnızca bir kasa değişikliği değil, Avrupa'nın giderek daha belirsiz hale gelen jeopolitik ortamda "en kötü senaryoya" hazırlanmasının sembolik bir işareti olarak değerlendiriliyor. Altınla ilgili bu tür kararlar Hollanda'da yeni değil. 1990'larda Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından ABD–Avrupa ilişkilerine dair endişeler nedeniyle Hollanda Merkez Bankası, New York'taki altın rezervlerinin bir bölümünü Avustralya'ya taşımıştı. DNB, 2014 yılında da 122,5 ton altını New York'tan Hollanda'ya getirmişti. Almanya da geçmişte altınlarının bir bölümünü New York'tan ülkeye geri taşıdı. Bundesbank, 2013'te başlayan program kapsamında 300 ton altını Frankfurt'a getirdi. Ancak Almanya'nın altın rezervlerinin önemli bölümü hala New York'ta bulunuyor.

Volkswagen'de tarihi deprem: 50 bin kişi işten çıkarılıyor Haber

Volkswagen'de tarihi deprem: 50 bin kişi işten çıkarılıyor

Küresel otomotiv devi Volkswagen, dünya genelinde 50 bin ek personelin işine son verilmesini ve araç portföyünün yarı yarıya küçültülmesini içeren radikal revizyon planını resmen onayladı. Masadaki kriz derinleşirken işten çıkarmaların 100 bine ulaşabileceği iddia ediliyor. Küresel otomotiv sektörünün kalbinde taşlar yerinden oynuyor. Almanya merkezli üretici Volkswagen, artan küresel rekabet ve pazar kayıpları karşısında şirketin geleceğini baştan yazacak en sert kemer sıkma paketini devreye aldı. Şirketin Denetleme Kurulu, yönetim tarafından sunulan ve 50 bin ek istihdam azaltımını içeren "Gelecek Planı" paketine oy birliğiyle onay verdi. Karar, otomotiv tarihindeki en büyük kurumsal daralma operasyonlarından birinin resmi başlangıcı oldu. Araç portföyü yüzde 50 silinecek: 2035 hedefi Onaylanan radikal paket yalnızca iş gücünü değil, markanın vitrindeki modellerini de doğrudan hedef alıyor. Şirketin endüstriyel ayak izini küçültme kararı kapsamında, mevcut araç portföyünün 2035 yılına kadar yüzde 50 daraltılması planlanıyor. Birçok ikonik modelin üretimden kalkacağına işaret eden bu hamleyle ilgili konuşan Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, kararın gelecek için güçlü bir sinyal olduğunu belirterek; ikonik markaları güçlendirmek adına önümüzdeki yıllarda yüz milyarlarca avro yatırım yapılacağını savundu. 650 bin çalışanın yüzde 8'i: Fatura 100 bine mi çıkacak? Duyurulan 50 bin kişilik yeni tensikat dalgası, dev şirketin dünya genelindeki yaklaşık 650 bin çalışanının yüzde 8’ine denk geliyor. Ancak perde arkasındaki iddialar çok daha sarsıcı bir tablo çiziyor: Alman Basını İddiası: Kulislerde dolaşan bilgilere göre, daha önceki tedbirlerle birleştiğinde toplam istihdam kaybının 100 bin kişiyi bulabileceği öne sürülüyor. Şirket yönetimi bu iddialar karşısında henüz resmi bir yorum yapmadı. Asya Pazarında Sert Çöküş: Grubun bu kararı almasındaki en kritik etken, Çin pazarındaki ani kan kaybı oldu. Volkswagen, bölgedeki satış kayıpları nedeniyle yılın ilk yarısında vergi sonrası kârında yüzde 30'luk sert düşüş yaşamıştı. Masadaki gizli tehdit: Porsche ve Piech aileleri rest çekti Denetleme kurulundan çıkan oy birliği, dev şirketin eşiğine geldiği devasa bir iç krizi son anda dondurdu. Şirketin kontrolünü elinde tutan Porsche ve Piëch aileleri ile yönetim kurulunun, planın reddedilmesi durumunda olağanüstü genel kurul kartını masaya sürdüğü ortaya çıktı. Yönetim içindeki bu gizli restleşmenin ardından onaylanan stratejiyle birlikte, otomotiv devinde kartlar yeniden dağıtılıyor.

Melih Gökçek “kayıt dışı para” iddiasıyla ifadeye çağrıldı Haber

Melih Gökçek “kayıt dışı para” iddiasıyla ifadeye çağrıldı

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında “kayıt dışı para” iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Gökçek'in “şüpheli” sıfatıyla cuma günü saat 16.00'da ifade vereceği öğrenildi. NEDEN İFADEYE ÇAĞRILDI? NTV Ankara Muhabiri Uğraş Bingöl, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturmayla ilgili ayrıntıları şöyle anlattı: "İddiaları gazeteci Murat Ağırel gündeme getirmişti. Bir süredir Melih Gökçek ile Ağırel arasındaki iddialar iki temel başlık üzerinde gelişti. “ALMANYA'DA SIFIR CİRO VE ÇALIŞANLA ŞİRKET KURULDU” İDDİASI Ağırel; Melih Gökçek, eşi Hülya Gökçek ve oğlu Ahmet Gökçek'e ait Almanya Düsseldorf merkezli "Hamag" isimli bir şirketin bulunduğunu, bu şirketin sıfır ciro ve çalışanla kurulduğunu ve kısa sürede de şirket tarafından milyonlarca euro'luk AVM ve gayrimenkul alımı girişiminde bulunulduğunu öne sürmüştü. Şirkete yurtdışından para aktarıldığı da iddia edilmişti. Ayrıca vatandaşlık gelişmesi de vardı. Melih Gökçek'in oğluna Almanya'da vatandaşlık alması iddiası da gündeme gelmişti." KAYIT DIŞI PARA İDDİASINA SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarına ilişkin resen soruşturma başlatmıştı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır.” ifadesine yer verilmişti. GÖKÇEK: VEREMEYECEĞİM HESAP YOKTUR Soruşturmanın ardından Melih Gökçek, şunları söylemişti: ''Biraz önce medyaya intikal eden bilgilere göre Ankara Başsavcılığı, Murat Ağırel’in benim hakkımdaki iddiaları ile ilgili olarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla resen soruşturma başlatmıştır. Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim. Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum…''

Dış ticaret verileri belli oldu.. İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sırada Haber

Dış ticaret verileri belli oldu.. İhracatta Almanya, ithalatta Çin ilk sırada

Türkiye’nin ihracatı Temmuz ayında yüzde 2,9 artarak 25,6 milyar dolara, ithalatı ise yüzde 5,1 yükselerek 33 milyar dolara yaklaştı. Dış ticaret açığı yüzde 13,6 artışla 7,3 milyar dolara çıktı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğinde açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, Türkiye’nin dış ticaretinde Temmuz ayında ihracat ve ithalat arttı. Genel ticaret sistemine göre Temmuz 2026’da ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artarak 25 milyar 623 milyon dolar, ithalat ise yüzde 5,1 artışla 32 milyar 966 milyon dolar oldu. Bu gelişmeyle dış ticaret açığı yüzde 13,6 artarak 7 milyar 343 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 79,4’ten yüzde 77,7’ye geriledi. 7 AYLIK DIŞ TİCARET AÇIĞI 60,5 MİLYAR DOLAR Ocak-Temmuz döneminde ihracat yüzde 3,4 artışla 161 milyar 539 milyon dolara, ithalat yüzde 4,7 yükselişle 222 milyar 85 milyon dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 8,3 artarak 60 milyar 545 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 73,6’dan yüzde 72,7’ye geriledi. İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Temmuz ayında Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülke Almanya oldu. Almanya’ya 2 milyar 42 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Almanya’yı ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İtalya izledi. İthalatta ise ilk sırada Çin yer aldı. Temmuz ayında Çin’den yapılan ithalat 5 milyar 40 milyon dolar olarak kaydedildi. Çin’i Rusya, Almanya, ABD ve İtalya takip etti. Ekonomik faaliyetlere göre Temmuz ayında toplam ihracatın yüzde 94,4’ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 1,8 oldu. İmalat sanayi ürünleri ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 4,4 olarak gerçekleşti. İthalatta ise ara malları yüzde 69,4 ile en büyük payı aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 14,5, tüketim mallarının payı yüzde 16 oldu. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ DIŞ TİCARET AÇIĞI 2,4 MİLYAR DOLAR Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda temmuz ayında ihracat yüzde 3,1 artarak 23 milyar 788 milyon dolara, ithalat ise yüzde 3,6 yükselerek 26 milyar 194 milyon dolara çıktı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 2 milyar 407 milyon dolar, dış ticaret hacmi ise yüzde 3,4 artışla 49 milyar 982 milyon dolar oldu. Enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 90,8 olarak hesaplandı. YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERİN İTHALATTAKİ PAYI DAHA YÜKSEK Temmuz ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,4 olurken, ithalat içindeki payı yüzde 12,7 olarak gerçekleşti. Öte yandan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre temmuzda ihracat aylık bazda yüzde 2,6 artarken, ithalat yüzde 7,2 azaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.