Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akın Gürlek

bursaarena.com.tr - Akın Gürlek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akın Gürlek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Galatasaray tribün liderine gözaltı talimatı Haber

Galatasaray tribün liderine gözaltı talimatı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda Sebahattin Şirin olarak bilinen ve ismini bu şekilde değiştiren Muzaffer Şirin hakkında farklı suçlamalar kapsamında gözaltı talimatı verdi. Şirin hakkında 6222 sayılı Kanun, uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma, örgütlü karaborsa bilet dolandırıcılığı ile halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma iddialarıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Muzaffer Şirin hakkında gözaltı talimatı verildi. Alınan bilgilere göre Şirin hakkında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 14 ve 15’inci maddelerine muhalefet, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 191’inci maddesi kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ve bulundurma, TCK 220 kapsamında örgütlü karaborsa bilet dolandırıcılığı ve TCK 217/A kapsamında halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarına ilişkin soruşturma yürütülüyor. Başsavcılığın talimatı doğrultusunda Şirin’in gözaltına alınmasına yönelik işlemlerin başlatıldığı belirtildi. Soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütüldüğü öğrenildi. SEBAHATTİN ŞİRİN’DEN AKIN GÜRLEK’E “FENERBAHÇE” ÇAĞRISI Hatırlanacağı gibi, Galatasaray tribün lideri Sebahattin Şirin, Uğur Mumcu cinayeti dosyasının yeniden ele alınmasını memnuniyetle karşıladığını belirterek dün Adalet Bakanı Akın Gürlek’e çağrıda bulunarak, son dönemde kamuoyunda dolaşan ve Bakan Gürlek’in de adının geçirildiğini öne sürdüğü “Fenerbahçe’nin şampiyon yapılacağı” yönündeki iddialara itibar etmediklerini içeren paylaşımda bulunmuştu.

Akın Gürlek: Örgüt silahları bırakacak, mağaraları boşaltacak Haber

Akın Gürlek: Örgüt silahları bırakacak, mağaraları boşaltacak

Terörsüz Türkiye süreci içinde örgütün tamamen kendini feshetmesi ve silahlarını bırakması gerektiğinin altını çizen Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Örgüt tamamen kendini feshedecek. Silahları bırakacak, mağaraların boşaltıldığı, sığınaklarda kimsenin kalmadığı tespit edecek” dedi. IĞDIR (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Iğdır programı kapsamında Sivil Toplum Kuruluşları ile istişare toplantısı yaptı. Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinde örneklerinin Iğdır modeli olduğunu dile getirdi. Daha öncede Türk-Kürt ayırt etmeksizin kardeşçe yaşadıklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Şimdi kol kola yaşayacağız. İnşallah bu sürecinde hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. SİLAHLAR BIRAKILACAK, MAĞARALAR BOŞALTILACAK” Terörsüz Türkiye süreci için örgütün tamamen kendini feshetmesi, silahlarını bırakması gerektiğini hatırlatan Bakan Gürlek, “Bunun Milli Güvenlik Kurulu tarafından tasdik edilmesi. Yani bu olmadan kesinlikle maddeler uygulamaya geçilmeyecek. Tekrar ediyorum, örgüt tamamen kendini feshedecek, silahları bırakacak, örgütün dağıldığı devlet kurumları tarafından tespit edilecek, mağaraların boşaltıldığı, sığınaklarda kimsenin kalmadığı tespit edecek. Daha sonra bu MGK kararıyla tespit edildikten sonra ve Resmî Gazete’de yayınlandıktan sonra bu yasa yürürlüğe girecek” dedi. “ÖLDÜRME EYLEMİNE KARIŞAN YARARLANAMAYACAK” Bakan Gürlek, silahlı terör örgütüne üye olmak suçları bakımından adam öldürme eylemine karışan, soruşturması bulunan, kovuşturması bulunan, yakalaması bulunan şahısların kesinlikle bu kanun kapsamından yararlanamayacağını belirtti. Bakan Gürlek, “Net olarak bu kanun da kesinlikle biz şehitlerimizi ya da gazilerimizi incitecek bir düzenleme yapmadık. Onların kesinlikle yüzlerini yere eğdirecek bir düzenleme yapmadık” dedi. Bakan Gürlek, terörün bitmesi ile birlikte Türkiye’nin artık bölgede lider konumuna geleceğinin altını çizdi. “ADALETE ERİŞİM BU YÜZYILDA ÇOK HIZLI OLACAK” Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti iktidarında Türkiye Yüzyılı’nın Adaletin Yüzyılı olacağını belirterek, “Adaletin yüzyılı kapsamında vatandaşlarımızın adalete erişimi bu yüzyılda çok hızlı olacak. Bu da açıkçası sahadaki gösterdiğimiz göstergelerden birisi” dedi. “SUÇ ÖRGÜTLERİ İLE MÜCADELEDE KARARLIYIZ” Göreve geldikten sonra suç örgütleriyle mücadele konusunda kararlı adımlar attıklarını belirten Bakan Gürlek,”Iğdır o konuda güvenli bir şehir ama İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerde maalesef sokak çeteleri dediğimiz çeteler dadandılar. Bunlarla ilgili başsavcılarımız sağ olsun kararlı bir mücadele ediyorlar. Yasadışı bahis, sanal kumar, uyuşturucu bunlarla ilgili de biz göreve geldiğimizde zaten genelge çıkartmıştık. Kesinlikle devlet bu alanlarda demir yumruğunu hissettirecek. Gerekli adımlar atılacak” dedi.

12. Yargı Paketi detayları belli oldu Haber

12. Yargı Paketi detayları belli oldu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12. Yargı Paketi detayları hakkında bilgi verdi. Bakan Gürlek, “Yargının işleyişini hızlandıran, vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıran ve hukuk sistemimizi güçlendiren düzenlemeleri birer birer hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. ANKARA (İGFA) - Yargı hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve verimli işlemesini sağlayacak düzenlemeleri içeren 12. Yargı Paketi, Resmî Gazete’de yayımlandı. Kamuoyunda ‘12. Yargı Paketi’ olarak bilinen 7589 sayılı ‘Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ hakkında değerlendirmede bulunan Bakan Gürlek, “Yargının işleyişini hızlandıran, vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıran ve hukuk sistemimizi güçlendiren düzenlemeleri birer birer hayata geçirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma hedefimiz doğrultusunda çalıştıklarının altını çizen Bakan Gürlek, “Hukukun üstünlüğünü esas alan, güven veren, erişilebilir ve öngörülebilir bir adalet sistemi için reform çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi Bakan Gürlek, kanunun hazırlanmasına ve yasalaşmasına katkı sunan AK Parti Grubuna ve Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi milletvekillerine teşekkür etti. Yürürlüğe giren yargı paketinde 13 ayrı kanunda değişiklik yapılırken, paket bir geçici maddeyle birlikte toplam 28 maddeden oluştu. Yargının daha hızlı ve verimli işlemesi, uyuşmazlıkların kısa sürede sonuçlandırılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması amacıyla yapılan başlıca düzenlemeler şöyle sıralandı: YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK YAPILAN DEĞİŞİKLİK DÜZENLEMELERİ 1- Duruşmalar arasındaki süre üç ayı geçemeyecek Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda kural olarak iki duruşma arasının istisnai haller haricinde en fazla 3 ay olabileceği düzenlenmektedir 2- Miras kalan taşınmazların satışında mirasçılara öncelik verilecek Tüm maliklere miras yoluyla intikal eden ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin açık artırmalarda satışa konu malın kıymetinin yüzde yüzü üzerinden yapılacak ilk artırmaya yalnızca malik olan mirasçıların katılması esası kabul edilmektedir. 3- Pay sahipleri de teminat yatıracak Ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde pay sahiplerine de teminat yatırma zorunluluğu getirilmektedir. 4- İhale bedelini yatırmayanın teminatı iade edilmeyecek İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde alınan teminatın iade edilmeyip, öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği kalan kısmın hak sahiplerine dağıtılacağı hüküm altına alınmaktadır. 5- İhalenin iptaline neden olana para cezası verilecek İhale alıcısının süresi içinde ihale bedelini yatırmayarak, yapılan ihalenin iptaline neden olması karşılığında teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verileceği düzenlenmektedir. 6- Belirsiz alacak davası kaldırılacak Belirsiz alacak davası kaldırılmaktadır. Diğer yandan, kısmi davada zamanaşımının alacağın tamamı bakımından dava tarihinden itibaren kesildiği kabul edilmektedir. 7- Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik ortamda satılacak Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışının UYAP e-satış portalı üzerinden yapılması sağlanmaktadır 8- Gereksiz bilirkişi incelemesine disiplin yaptırımı uygulanacak Hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvuran hâkim ve Cumhuriyet savcılarına uyarma cezası verilebilmesi düzenlenmektedir 9- İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar artırılacak İdare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanacak dava türleri artırılmaktadır. 10- IBAN’ını kullandıranlara ceza indirimi uygulanabilecek Sadece hesabını kullandırmak (iban kiralamak) suretiyle dolandırıcılık suçuna iştirak eden faillere, haksızlık içeriği dikkate alınarak cezada yarı oranında indirim yapılması öngörülmektedir. ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARINA YÖNELİK DÜZENLEMELER 1- Kanuni faiz oranı reeskont oranına göre belirlenecek Kanuni faiz oranının yüzde 24 yerine Merkez Bankasının belirlemiş olduğu reeskont oranının yüzde 80’i (2026 yılı için reeskont oranı yüzde 38,75; reeskont oranının %80’i yüzde 31) üzerinden belirlenmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır. 2- İş gücü kaybı tazminatlarında hesaplama yöntemi değiştirildi Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararların hesap yöntemi ve hesaplanacak miktara işleyecek faizin başlama ve uygulama zaman aralığı yeniden belirlenmektedir. Ayrıca ifa amacıyla yapılan peşin ödemeler, toplam alacaktan oransal olarak mahsup edilecektir. 3- İşkence ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar bakımından verilemeyeceği hüküm altına alınmaktadır. 4- Kaçak sanığa yeniden yargılanma talep etme hakkı tanındı Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde savunma hakkının kullanılması amacıyla kaçak sanığa ve müdafiye yargılamanın yenilenmesini talep edebilme hakkı tanınmaktadır. 5- Bazı istinaf kararlarına temyiz yolu açıldı Adli yargıda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararların, miktar veya değeri itibarıyla ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olması halinde, bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilmesi sağlanmaktadır.

Gaziantep'te dev uyuşturucu operasyonunda 382 gözaltı Haber

Gaziantep'te dev uyuşturucu operasyonunda 382 gözaltı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gaziantep merkezli 14 ilde düzenlenen "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu" kapsamında şu ana kadar 382 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Operasyonda sokak satıcılarına yönelik 6 aylık teknik ve fiziki takip sonucunda 548 şüpheli tespit edildi. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "Narko Kapan Gaziantep Operasyonu"nun detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 6 ay süren teknik ve fiziki çalışmaları sonucunda sokaklarda uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen şüphelilere yönelik bu sabah Gaziantep merkezli 14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğini bildirdi. Açıklamaya göre operasyon kapsamında toplam 548 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerden 75'inin ceza infaz kurumlarında bulunduğu belirlenirken, düzenlenen operasyonlarda şu ana kadar 382 kişi gözaltına alındı. Dört şüphelinin yurt dışında firari olduğu, kalan 91 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü belirtildi. Operasyonda görev alan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile sürece katkı sağlayan tüm kamu görevlilerine teşekkür eden Bakan Gürlek, uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı. Bakan Gürlek, açıklamasında, "Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve şehirlerimizin güvenliğini hedef alan uyuşturucu baronlarına, torbacılara ve bunların dijital ağlarına hiçbir alan bırakmıyoruz. Evlatlarımızın geleceğine kasteden zehir tacirleri bilmelidir ki devletimizin nefesi daima enselerinde olacaktır." ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek: Haluk Levent Yunan adalarına kaçacaktı Haber

Bakan Gürlek: Haluk Levent Yunan adalarına kaçacaktı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Haluk Levent 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Telefonunu kapatınca savcılarımız harekete geçti. Pazar günü Haluk Levent'i aldılar. Haluk Levent, İzmir'den tekneyle Yunan adalarına kaçacaktı" açıklamasını yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, TRT Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Gürlek; Ahbap Derneği soruşturması, Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarında gelinen son durum, yasa dışı bahisle mücadele, FETÖ ile mücadele, Terörsüz Türkiye süreci ve uyuşturucu soruşturmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı.Belediyelere genelde operasyonlar ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor. Tabii Şile Belediyesi'nde bir Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda da Haluk Levent'in üvey kardeşi. Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var. Belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı Şile Belediyesi'nde. Aynı şekilde Yeliz Kaya var. Yani bu da biliyorsunuz daha sonradan Ahbap'la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya da gözaltına alındı. Tabii burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar. Hem Berkant Acil'in hem de Yeliz Kaya'nın yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor. "Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar..." Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var ama tabii burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın bir Ahbap'la bir sıfatı yok. Yönetim kadrosunda da sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya Ahbap Derneği'nden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar... Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yeliz Kaya'yı ifade alıyorlar, "Bu hesap hareketleri var, Ahbap'la senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın." Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki, "Bu hesap bana ait değil, bu hesap Haluk Levent'in hesabı" diyor. Tabii burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce Ahbap'la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından ele alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu. Normalde Yeliz Kaya'nın Ahbap Derneğinde bir resmi sıfatı olmamasına rağmen Ahbap Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda, yani 1 milyar, 5 milyar anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı. Tabii bu MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu biliyorsunuz normalde çarşamba günü, hafta içi bir soruşturmanın bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor, genelde Mali Şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor, bir şey var. Tabii Haluk Levent'in o süreci arkadaşları da takip ediyor, "Ne yapıyor, ne ediyor?" diye. Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte. Bir de İstanbul Başsavcılığı'nın yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum, Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. İşte Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, üç kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vesaire söylüyor. Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü, yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı, yani telefon sinyali kesildi. Bizim arkadaşlar, yani savcılarımız aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var, Muzaffer isimli şahısla birlikte. O halen firari, yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanın gizlilikle yürütülmesi gerekiyor, aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor, asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor. Öncelikli olarak 6 Şubat depremleri biliyorsunuz çok büyük bir deprem, 11 ili de etkileyen deprem, burada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza tekrardan Allah'tan rahmet diliyorum. Haluk Levent'in şahsıyla ilgili olanların dışında bizi ilgilendiren kısmı Ahbap isimli bir dernek var biliyorsunuz. Bu özellikle 2017 yılında kuruluyor ama tabii aktif olarak yoğun olarak bu dernek, Ahbap Derneği, depremden sonra yaşanan hadiseden sonra özellikle sosyal medyada, kamuoyunda birçok kişinin, işte birçok sanatçının, sosyal medya ünlülerinin yönlendirmesiyle bir yardım topluyor. Yani burada bizim insanlarımız, vatandaşlarımız hayırsever Türk milleti... Ben o zaman Hatay'daydım, bakan yardımcısıydım deprem zamanı. Koordinasyonda da görev aldım. Yani vatandaşlarımız gerçekten kenetlendi, yurt dışından, yurt içinden, burada tabii herkes bir şekilde cebinden, çocuklar, öğrencilerimiz harçlıklarını biriktirdiler, gönderdiler deprem bölgesine. "Ahbap Derneği deprem zamanı 245 milyon dolar para toplamış" Ahbap Derneği de özellikle deprem zamanı toplanan yardımlarla gündeme geldi. Yani burada önemli olan buradaki derneğin kamu derneği olması ya da özel vakıf olması önemli değil. Burada bir sorumluluk üstlenmesi. Ahbap da burada inanılmaz bir sorumluluk üstlendi. Tabii burada arkadaşlar MASAK raporlarını da alıyorlar Ahbap Derneği'nin. Deprem zamanı 245 milyon dolar bir para toplanmış. O zamanki Türk lirası hesabına göre 4.3 milyar TL, şu an o zamanki kurdan çevirdiğimiz zaman 245 milyon dolar para toplanmış. Ama burada bizi ilgilendiren kısmı, Ahbap Derneği'nde toplanan paraların Haluk Levent'in şahsına alınması. Yani bize suç olup olmadığı bu. Yani burada ilgilendiren, önemli olan konu bu. Biz bunu gördük MASAK raporlarında. Haluk Levent de zaten ikrar etti, yani maalesef kumar ve bahis sebebiyle bir bataklığa düştüğünü, burada bir sarmala düştüğünü, bu sebeple dernekten borç aldığını kendisi kabul etti. Haluk Levent bizim yasal bahis dediğimiz, yani legal şirketlerde 990 milyon TL bahis oynamış. Bunların hepsi tespit edildi. Yani bir kamu derneğinden bir vatandaşımızın cebinden deprem zamanı tasarruf ederek tamamen hayırseverlik ve gönüllülük uyarınca yardım gönderdiği paraları Haluk Levent şahsi hesabına almış, yani bu suç. Yani nerede olursa olsun suç. Bizi ilgilendiren kısmı da bu. Yani kumar oynaması elbette yanlış, Haluk Levent zaten kendisi de itiraf etti bir kumar illetine düştüğünü, bu sebeple borçlandığını. Daha sonra tabii soruşturma genişliyor. Yani bakalım, şu ana kadar sizin dediğiniz gibi 28 tutuklu var, 21 adli kontrol var. Ama özellikle ben şunu vurgulamak istiyorum. Burada bizi ilgilendiren, Adalet Bakanlığı ya da başsavcılığın görevi burada özellikle vatandaşlarımızın tamamen hayırseverlik ve iyi niyet kuralları çerçevesince deprem için göndermiş oldukları paraların Haluk Levent tarafından şahsi kullanım için çekilmesi ve bunun daha sonra işte kumar, bahis vesaire kullanılması. Suç olan kısım bu. Tamamen ihtiyaç sahiplerine ulaşılması amacıyla toplanan, vatandaşlarımızın iyi niyetli olarak yapmış olduğu maddi yardımların Haluk Levent'in bahis, kumar ya da işte özel hayatında bu paraları usulsüz bir şekilde tamamen normalde dernek hesabından olmaması lazım, dernek hesabından şahsi hesabına alarak kullanması var. Ben hatırlıyorum o dönem tabii Haluk Levent sosyal medyada özellikle belirli işte sosyal medyada ünlü kişilerin çağrısıyla çok ünlendi, çok popüler bir kişi oldu. Ya şu anda tabii savcı arkadaşlar bilgi sahibi olarak onların ifadelerini alıyorlar, almak zorunda. Çünkü burada atmış olduğu tweetler, yapmış olduğu yönlendirmeler var. Yani önemli olan maddi gerçeğe ulaşmak. Yani burada soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında elbette yeni dalgalar, yeni gözaltılar da olabilir. Çünkü sonuçta çok büyük bir organizasyon var burada. Bir kripto şirketi var, Haluk Levent bir kripto şirketi kuruyor. İlk başta bu kripto şirketine paralar aktarıyor. Daha sonra biliyorsunuz Yeliz Kaya taşınmazlar var, Yeliz Kaya'ya taşınmazlar aktarılıyor. Bir iki gün sonra da bu taşınmazlar Esin Çağlar isimli başka birine aktarılıyor. Şimdi şu ana kadar 70 civarında bildiğim kadarıyla bir müşteki var. Yani vatandaşlarımız yeni yeni Haluk Levent tutuklandıktan sonra şikayetçi oluyor. İnanılmaz bir senet var, taşınmaz devri yapılmış, borç senetleri ortaya çıkıyor. Şimdi ismi ben buradan vermek istemiyorum, bir sürü vatandaşımız geldi şikayetçi oldu. "Ben Haluk Levent'e güvenerek borç verdim." dedi. Baktık gerçekten senetler var, taşınmaz devirleri var. Şu ana kadar 68 tane taşınmaz çıktı. Haluk Levent zaten kendi üzerine almıyor. Önce Yeliz Kaya'ya alıyor, Yeliz Kaya'nın bir resmi sıfatı yok, bunu tamamen mali işlerini takip eden. Yeliz Kaya'dan da birkaç gün sonra üçüncü bir şahsa geçiyor, Esin Çağlar isimli bir bayana geçiyor. Burada soruşturma devam ediyor. Bilgi sahibi olarak Başsavcılık bu şekilde bir takdir kullandı. Elbette onların da dinlenmesi gerekiyor. Çünkü sonuçta vatandaşlarımızın tamamen iyi niyetlerle göndermiş olduğu yardımların yerine ulaşması gerekiyor. Yani savcılık da buna bakıyor. Yani savcılık bunun hesabını sormak zorunda, elbette sormak zorunda. Bu sebeple o kapsamda da sanatçıların o tarihlerde özellikle sosyal medyada, televizyonda işte vatandaşlarımızı yönlendirip işte "Devlet kurumları çalışmıyor, işte Ahbap görevini yapıyor." bu şekilde oraya yönlendiren önemli şahısların beyanlarını alması önemli. Onlar da zaten siz az önce söylediniz, pişman olduklarını söylediler, Haluk Levent'in gerçek yüzünü gördüklerini söylediler. Muhtemelen bu kapsamda yeni beyanlar da olacaktır. "Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde FETÖ izi var” 2009 yılında biliyorsunuz maalesef Allah rahmet eylesin Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte altı kişinin vefat ettiği bir uçak, helikopter kırım kazası var. Bununla ilgili tabii daha önce dosya başka bir başsavcılıktaydı. Daha sonra Ankara Başsavcılığımız dosyayı aldı, uzman ekipler inceliyor. Burada biz şunu gördük, arkadaşlarımız Başsavcılığımız bunu gördü Ankara Başsavcılığı, burada bir organizasyon var. Bu işi özellikle FETÖ'nün yaptığı konusunda çok ciddi deliller var. Biliyorsunuz geçen bir operasyon yapıldı, 19 kişi tutuklandı, 21 kişi gözaltına alınmıştı. Şimdi burada FETÖ'ye bu özellikle kırımın FETÖ'nün organizasyonu olduğunu gösteren, ben kendim de inceledim delilleri, çok ciddi emareler var. Nasıl emareler var? Özellikle helikopterin kazaya uğramadan önce, yani düşmeden önce üzerinden bir F-4 uçağının geçmesi durumu var. Tabii daha önce bu konuda raporlar alınmıştı. Özellikle bu F-4 uçağının geçmesinden dolayı mı helikopter düştü, ya da hava şartları, ya da helikopterin diğer eksikliklerinden dolayı mı diye. Burada F-4 uçağının geçmesinden dolayı helikopterin düştüğü konusunda Başsavcılığımızda bir kanaat oluştu. Tabii burada F4 uçağını kullanan pilot ve diğer bağlantıları araştırılıyor. Özellikle o tarihte F-4 uçağını kullanan pilotun eşinin özellikle Adil Öksüz'ün evinde parmak izi çıkıyor. Daha sonra bu pilotun işte Hava Kuvvetleri imamıyla, mahrem imamıyla o tarihlerde telefon görüşmeleri çıkıyor. "Deliller ortaya çıktıkça Başsavcılık durumu değerlendirecektir" Ve en son biliyorsunuz Elazığ il imamı tutuklanmıştı, onun ByLock yazışmaları çıktı. Elazığ il imamının özellikle mülkiye yapılanmasından birisiyle ByLock yazışmasında "Tereyağından kıl çeker gibi bu işi hallettik. Büyüğümüz özellikle bu sürecin, bu süreçten çok endişeliydi, bu şekilde sonuçlanmasından çok memnun." şeklinde bir yazışması var. Buradan arkadaşlar bütün delilleri araştırıyorlar. Şu an soruşturma devam ediyor ama gördüğümüz kadarıyla burada bir organizasyon var. Özellikle rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun FETÖ'nün hedefine konup daha sonradan örgütün bu şekilde bir eylem yaptığı konusunda Ankara Başsavcılığı tarafından bir kanaat oluştu. Başsavcılık ilk operasyonunu yaptı, muhtemelen diğer devamı da gelecektir. Ama burada ilk deliller, yani ben kendim de inceledim dosyayı biliyorsunuz ben savcılık, başsavcılık da yaptım, gördüğüm kadarıyla bir FETÖ tarafından bir organizasyon sonucunda rahmetlinin cinayet eyleminin işlendiği konusuna bir şüphe var, ciddi şüphe var, kuvvetli şüphe var. Muhtemelen deliller ortaya çıktıkça da tekrardan Başsavcılık durumu değerlendirecektir. Soruşturmayı Ankara Başsavcılığımız yürütüyor, orada bir uzman ekip var. Tabii aileyle de görüştüler, onlar da ilk özellikle 2009 yılındaki ilk gözlem anlarını anlattılar. Onu bilemiyoruz, şimdi Savcılık elbette soruşturma yapıyor. Yeni deliller kapsamında tekrardan operasyon yapabilir. Yani FETÖ'nün irtibatları araştırılıyor. Özellikle gözaltında, tutuklama kararı verilenlerin FETÖ'yle irtibatları, bunların tekrardan bir HTS analiz çalışmaları, en son kimlerle görüştüğü, yani bu organizasyonun mutlaka devamı gelecektir. Sonuçta bir FETÖ organizasyonuysa ama burada Başsavcılığımızın takdirinde soruşturmayı yürüten makam Başsavcılık makamı. Devamı gelir ya da ne zaman yapar onu bilemiyoruz. "Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk. Burada tabii başkanımız var, hakim-savcı kökenli, aynı şekilde de yeteri kadar tetkik hakimi arkadaşımız var. Soruşturma yapma yetkisi ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına ait. Buradaki arkadaşlar tamamen yani farklı bir gözle, profesyonel bir ekip var, farklı bir gözle bakış açısı sağlıyorlar. Yani burada soruşturma yapmıyor arkadaşlar, öncelikli olarak bunun altını çizmek lazım. Başsavcımızla sürekli olarak istişare halindeler, delilleri beraber tartışıyorlar, delilleri beraber gözlemliyorlar. Tecrübeli arkadaşlar bunlar, alanında uzman arkadaşlar. Tabii burada özel ekipler de kurabiliyoruz. Biliyorsunuz en son Gülistan Doku'da Tunceli'de özel bir ekip görevlendirildi. Bunun görevlerinin içerisinde polis, jandarma personeli de var. İşte aynı şekilde Adli Tıp'tan özel bir ekip görevlendirildi. Bu şekilde tamamen faili meçhul kalmış, zamanında çözümlenmemiş cinayetlerin çözümlenmesine ilişkin soruşturma yapma yetkisi yok, arkadaşlar bir istişare ortamı yapıyorlar. Başsavcı beye yol gösteriyorlar, özellikle bu farklı bir bakış açısı. İşte yeni teknolojiler var biliyorsunuz, şu an DNA incelemesi yapılabiliyor, o konuda pratik çözümleri var ya da işte baz istasyonu çakışması yapılabiliyor. "28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı" Faili meçhul suçlarla mücadeleyi ben şahsen çok önemsiyorum. Şu ana kadar ben göreve geldikten sonra bu büro kurulduktan sonra 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Bu çok önemli ve bunlar 20-25 yıl önce işlenmiş olan cinayetler. Bu çok önemli, yani devlet mutlaka hesabını sorar. O zaman ortaya çıkmamıştır ama daha sonradan mutlaka bunu yapanları ortaya çıkarmak devletin en büyük görevidir. Bizim buradaki asıl mesajımız da, asıl yani bu büroyu kurma amacımız da suçlarla ve suçluyla mücadele konusunda kararlılığımızı ortaya koymak. Burada biz arkadaşlarımız faili meçhul dosyaları 680 civarında bir dosyayı büroya aldık. Bunların hepsi tek tek inceleniyor, oradaki savcı arkadaşlarımızla da sürekli istişare halindeyiz. Yani vatandaş nezdinde çok olumlu bir hava oluştu. Özellikle 15-20 yıl önce işlenmiş bir cinayetin elbette ortaya çıkarılması, failin ortaya çıkarılması, adalet önünde hesap vermesi vatandaş için gerçekten çok önemli. Büro çalışıyor, yani burada önemli soruşturmaların dosyalarını da aldık. Tabii burada zaman aşımı olayı var, zaman aşımına uğramamış dosyaları alıyoruz, 680 civarında. Kısa sürede de az önce söyledim, 28 faili meçhul cinayet aydınlatıldı. Burada tabii büroda olan önemli dosyalar da var. Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Bahriye Üçok gibi dosyalar da var. Bunlara da bakılıyor. İnşallah bunlar da çözümlenir. Tekrar vurgulamak istiyorum, bu büronun kuruluş amacı tamamen vatandaşlarımızın gönlünde, özellikle karanlık kalan bir cinayet varsa bunun aydınlatılması, vatandaşımızın adalete olan güven duygusunu en üst seviyede hissetmesi, bu amaçla kurmuştuk. Çok faydalı olduğunu da gördük. Sağ olsun Başsavcılığımız da, Başsavcı arkadaşlarımız da üzerine kararlılıkla gidiyor. Çünkü biz onlara da her zaman destek oluyoruz, bu soruşturmaların arkasında olduğumuzu söylüyoruz. Yani şu an olumlu gidiyor, toplumda güzel bir algı var.

Yasa dışı bahis operasyonu! Profesyonel futbolda 19 eş zamanlı baskın Haber

Yasa dışı bahis operasyonu! Profesyonel futbolda 19 eş zamanlı baskın

Adalet Bakanı Akın Gürlek, profesyonel futbolu hedef alan yasa dışı bahis ve bahis şikesi soruşturmasında önemli aşamaya gelindiğini açıkladı. İstanbul merkezli eş zamanlı operasyonda 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde yasa dışı bahis, bahis şikesi ve suç gelirleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Soruşturma kapsamında, 2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizlerinin birlikte değerlendirildiğini aktaran Bakan Gürlek, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerine ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldığını bildirdi. Bu kapsamda 19 şüpheli hakkında İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda görev alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve tüm kamu görevlilerine teşekkür eden Gürlek, temiz futbolun tesisi ve sporun güvenilirliğinin korunması için adli sürecin titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. Bakan Gürlek, futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı ve yasa dışı oluşumla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.

Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazayla ilgili yeni gelişme... 10 ilde 29 gözaltı! Haber

Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği kazayla ilgili yeni gelişme... 10 ilde 29 gözaltı!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, BBP eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki kişilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini, şüphelilerden 25’inin yakalandığını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, hiç bir dosyanın karanlıkta kalmasına izin verilmeyeceğini söyledi. ANKARA (İGFA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki kişilerin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin yeni bir gelişme yaşandı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, merkez Ankara olmak üzere İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’ın olduğu 10 ilde 30 farklı adrese yönelik operasyon düzenlendiği bildirildi. Açıklamada, eski Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki kişilerin bulunduğu helikopterin kaza/kırıma uğraması olayına ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) faaliyetleri kapsamında "tasarlayarak kasten adam öldürme suçuna iştirak ettikleri" değerlendirilen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği belirtildi. Şüphelilerden 25’inin gözaltına alındığı, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle devam ettiğini duyurdu. BAKAN GÜRLEK: HİÇBİR DOSYANIN KARANLIKTA KALMASINA İZİN VERİLMEYECEK Öte yandan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Büyük Birlik Partisi (BBP) eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki kişilerin 25 Mart 2009’da yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmayla ilgili açıklama yaptı. Bakan Gürlek, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesi amacıyla yargı makamları ile kolluk birimlerinin koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Soruşturmanın 12 Haziran 2026 tarihinde Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredildiğini aktaran Gürlek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi. Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma, milletimizin vicdanında derin yer edinmiş, yıllardır aydınlatılması beklenen… — Akın Gürlek (@abakingurlek) July 13, 2026 Bakan Gürlek, soruşturmanın milletin adalet beklentisi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, hiçbir dosyanın zaman aşımı veya başka nedenlerle karanlıkta kalmasına müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Çalışmaları dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ve operasyonda görev alan emniyet mensuplarına teşekkür eden Bakan Gürlek, açıklamasında Muhsin Yazıcıoğlu başta olmak üzere kazada hayatını kaybedenleri rahmetle anarak, sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.