Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Afrika

bursaarena.com.tr - Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Afrikalı lider BM'de isyan etti: "Yardım istemiyoruz" Haber

Afrikalı lider BM'de isyan etti: "Yardım istemiyoruz"

Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama, BM 81. Genel Kurulu'nda Afrika'nın yardıma değil adil ortaklığa ihtiyacı olduğunu vurgulayarak Filistin Devleti'ne desteklerinin süreceğini bildirdi. EŞİT ORTAKLIK İSTEDİ Mahama, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda dünya liderlerine hitap ederek Afrika'nın kalkınmasının finansmanında temel değişime ihtiyaç duyulduğunu ve kıtanın adil ortaklıklara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Sorunların kısa vadeli yardımlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Mahama, "Yenilik talep ediyoruz. Gelişmekte olan ekonomilerin beşerî sermayeye, sanayileşmeye ve iklim değişikliğine uyuma yatırım yapmasını sağlayacak uzun vadeli, uygun maliyetli, erişilebilir imtiyazlı finansmana ihtiyacımız var" dedi. Afrika'nın eşit bir ortak olarak değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Mahama, "Afrika yardım istemiyor, karşılıklı saygıya dayalı eşit ortaklık istiyor" şeklinde konuştu. Doğal kaynakları, demografik yapısı, dünyanın en genç nüfusu ve en geniş tarım arazileriyle kıtanın küresel problemlerin çözümünde önemli bir ortak hâline geldiğini kaydetti. GANA İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME VE FİLİSTİN'E DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK Sözlerinin devamında Gazze'ye değinen Mahama, uluslararası toplumun çatışmanın insani sonuçlarıyla yüzleşmesi ve sivillerin yaşadığı acıların diplomatik ifadelerle gölgelenmemesi gerektiğini söyledi. Yaşanan krizi eleştiren Mahama, "Bu güvenilirlik krizinin hiçbir yerde Gazze'de, Batı Şeria'da ve işgal altındaki topraklarda Filistin halkının devam eden zulme maruz kalmasından daha acı bir örneği yok. Uluslararası toplum, daha kaç sivilin hayatını kaybetmesinin ardından 'kararlı ahlaki otoritesini' kullanacak?" ifadelerini kullandı. Gazze'de binlerce çocuğun öldürüldüğünü belirten Mahama; toplu cezalandırma, zorla aç bırakma ve kitlesel yerinden etmenin uluslararası hukukun açık ihlalleri olduğunu vurguladı. Gana'nın Filistin Devleti'nin tanınmasına yönelik desteğini sürdüreceğini duyuran Mahama, İsrail ile Filistin'in barış ve güvenlik içinde bir arada yaşayabileceği, sınırların güvence altına alındığı müzakere edilmiş 2 devletli çözümü desteklediklerini aktardı.

Guterres: İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan küresel yönetim sistemi reform gerektiriyor. Haber

Guterres: İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan küresel yönetim sistemi reform gerektiriyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Kurulu'nun 81. oturumunun Genel Görüşmelerinin başlangıcında, dünya örgütünün çalışmaları hakkındaki raporunu sundu ve günümüz dünyasındaki fay hatlarının genişlediğini ve sorunları çözmek için dünyanın "karşılıklı bağımlılık" içinde birlikte çalışması gerektiğini vurguladı. "Dünyamızdaki fay hatları genişliyor," diye uyardı Guterres, görev süresi yıl sonunda sona ereceği için görevinden ayrılacak. "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan küresel yönetim sistemi, günümüzdeki güç dengesini artık yansıtmıyor ve reform gerektiriyor," dedi. Guterres, süper güçlerin gücünün de sınırları olduğunu ve askeri gücün tek başına barışı sağlayamayacağını belirtti. Jeopolitik çatışmaları, iklim krizini ve yapay zekanın hızlı gelişimini başlıca sorunlar olarak gösterdi. Dünyanın parçalanmaya ve güvensizliğe doğru kaymasına izin vermek yerine, Guterres "karşılıklı bağımlılığa dayalı ve yoğun bir ekonomik, politik, sosyal ve teknolojik bağlantılar ağıyla desteklenen bir dünya" çağrısında bulundu. Afrika, Güvenlik Konseyi'nde en az bir sandalye sahibi olmalıdır. Guterres, Afrika'ya BM Güvenlik Konseyi'nde en az bir sandalye verilmesi çağrısında bulundu. "21. yüzyılda Afrika'dan daimi üyeliğe sahip olmayan bir Güvenlik Konseyi adaletsiz ve savunulamaz," dedi. Daimi üyeleri Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri olan Güvenlik Konseyi, uzun zamandır II. Dünya Savaşı'nın sonunda Afrika'nın büyük bir bölümünün hâlâ sömürge yönetimi altında olduğu gerçeğini yansıttığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu kurulun on geçici üyesi bölgesel bazda seçilir, ancak beş daimi üyenin aksine veto hakları yoktur. Afrika Birliği uzun zamandır kıtanın Konsey'de iki daimi temsilciye sahip olmasını ve eksik olan iki temsilci için de ek iki sandalye verilmesini savunmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunun genel görüşmeleri bugün başladı ve 28 Eylül'e kadar sürecek. Dünya liderleri, "Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek: Herkese Hizmet Eden Birleşmiş Milletler" teması altında küresel zorlukları ve öncelikleri ele alacaklar.

Erdoğan : Türkiye’nin dış politikasına rota çizilemez Haber

Erdoğan : Türkiye’nin dış politikasına rota çizilemez

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “Terörsüz Türkiye” hedefinden bölgesel barışa, dış politikadan medya kuruluşlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler” dedi. BİTLİS (İGFA) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefinin önemine dikkat çekerek, siyasi tartışmaların Türkiye’yi uzun yıllardır meşgul eden terör sorununun çözümüne yönelik çabalara gölge düşürmemesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, söz konusu sürecin yalnızca iktidar ve ittifakın meselesi olmadığını belirterek, “Bu mesele, bir devlet meselesidir; 86 milyonun ortak meselesidir” ifadelerini kullandı. Medya kuruluşları ve gazetecilere de çağrıda bulunan Erdoğan, daha fazla reyting ve etkileşim amacıyla hayati bir konunun tartışmalı hale getirilmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda (#MalazgirtZaferi) bulundu: "Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.… pic.twitter.com/dzYU9pIAE7 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 25, 2026 “TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASINI SADECE TÜRK MİLLETİ BELİRLER” “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” vizyonunun yanı sıra Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrarı önceleyen dış politikasının bazı çevreleri rahatsız ettiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki tüm toplumlar için barış ve kalkınma istediğini belirtti. Son dönemde kendisine ve Türkiye’ye yönelik kampanyaları da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunları bölgedeki bazı planların bozulmasının oluşturduğu tepkinin yansıması olarak nitelendirdi. “Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dost ve kardeş ülkeleri desteklemeyi sürdüreceğini ifade etti. Bölgesel barış için mücadeleden geri adım atmayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler; milletten başka hiçbir aktör Türkiye’ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” dedi. “BÖLGEMİZİN TAMAMINDA BARIŞ İSTİYORUZ” Türkiye’nin bölge politikasının temelinde barış, adalet, istikrar ve huzurun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gizli bir ajanda veya niyetlerinin olmadığını söyledi. Türkiye’nin hedefinin çevresinde bir “sulh iklimi” oluşturmak ve bölgenin her karışında adalet, güvenlik ve refahı tesis etmek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye, Irak, Lübnan ve Filistin’in yanı sıra Körfez, Afrika, Balkanlar ve Kafkasya’ya kadar uzanan geniş coğrafyaya dikkat çekerek, Türkiye’nin bu bölgelerde tarihi ve kültürel bağların güçlendirilmesi için çalıştığını söyledi. Erdoğan, açıklamasını Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirterek tamamladı.

Türk mühendis Afrika’da rekor kırdı Haber

Türk mühendis Afrika’da rekor kırdı

İzmirli Türk mühendis Onur Güleç ve ekibi, Sierra Leone’de inşa ettikleri Julius Maada Bio Uluslararası Konferans Merkezi’ni 4,5 ay gibi rekor bir sürede tamamlayarak Afrika’da büyük bir başarıya imza attı. İZMİR (İGFA) - Dünya çapındaki prestijli projeleriyle tanınan Türk inşaat mühendisi Onur Güleç, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Sierra Leone’nin Lungi/Freetown bölgesinde yükselen ve bölgenin simge yapılarından biri haline gelen Julius Maada Bio Uluslararası Konferans Merkezi, mimarisi, yapım hızı ve mühendislik kalitesiyle uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. ​ECOWAS Zirvesi’ne Tam Zamanında Yetişti ​Yapı mühendisliği tasarımı Onur Güleç tarafından gerçekleştirilen ve FB Group bünyesinde hayata geçirilen dev çelik konstrüksiyon proje, yalnızca 4,5 ay gibi rekor bir sürede tamamlandı. Tüm malzemeleri ve iş gücü Türkiye’den götürülen merkez, ECOWAS (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) Zirvesi’ne tam zamanında ev sahipliği yapacak şekilde teslim edildi. Afrika yerel sanatının çelik duvarlara motif motif işlendiği modern yapının açılışı, Sierra Leone Devlet Başkanı tarafından görkemli bir törenle gerçekleştirildi. ​Afrika’da Türk Mühendisliğine Büyük Güven ​Güleç ve ekibinin kalitesi, hızlı inşaatçılık disiplini ve dürüst çalışma prensibi, Afrika kıtasındaki diğer devlet başkanlarının da dikkatini çekti. Türk mühendisliğinin adını bölgede gururla duyuran Onur Güleç, bu başarısının hemen ardından yeni projeler ve yatırım danışmanlığı kapsamında Liberya’daki Havaalanı projesi için temaslarına başladı. ​World Trade Center’dan Clinton Monument’a Uzanan Dünya Çapında Bir Kariyer ​Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü birincilikle kazanan Onur Güleç, lisans eğitiminin ardından ABD’de çelik konstrüksiyon gökdelenler üzerine 2 yıl master yaptı. 10 yıl boyunca New York’ta sürdürdüğü kariyeri boyunca Dünya Ticaret Merkezi (World Trade Center) dahil olmak üzere birçok ikonik yapının mühendisliğine imza attı. ​ABD eski Başkanı Bill Clinton adına Arkansas’ta inşa edilen anıt yapı projesiyle New York Belediye Başkanı’nın elinden ödül alan Güleç; bugüne kadar 2 kez Dünya, 1 kez Avrupa ve 1 kez de Türkiye birinciliği kazanan projelerin mimarı oldu. ​2008 yılından bu yana çalışmalarını İstanbul merkezli olarak sürdüren Türk mühendis Onur Güleç, Amerika’dan Afrika’ya kadar dünyanın dört bir yanında inşa ettiği gökdelenler, kültür-sanat merkezleri ve dev tesislerle ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil etmeye devam ediyor.

Afrika göç alarmı veriyor Haber

Afrika göç alarmı veriyor

Dünya Mülteciler Günü kapsamında açıklanan veriler, Afrika'da milyonlarca kişinin savaş, yoksulluk ve iklim değişikliği nedeniyle göç etmek zorunda kaldığını ortaya koydu. Afrika kıtası, savaşlar, siyasi istikrarsızlık, etnik çatışmalar ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle dünyanın en büyük zorunlu göç ve yerinden edilme krizlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) verilerine göre, Afrika'da milyonlarca kişi, çatışmalar ve insani krizler nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalırken kıta, aynı zamanda dünyanın en fazla mülteciye ev sahipliği yapan bölgelerinden biri olmayı sürdürüyor. 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü kapsamında değerlendirildiğinde, Afrika'daki yerinden edilme hareketlerinin büyük kısmının kıta içinde gerçekleşmesi dikkati çekiyor. Afrikalı göçmenlerin ve mültecilerin önemli bölümü, komşu ülkelere sığınarak güvenlik ve geçim imkanı arıyor. UGANDA: AFRİKA'NIN EN BÜYÜK MÜLTECİ EV SAHİBİ Doğu Afrika'da yer alan Uganda, 2 milyona yakın sığınmacıya ev sahipliği yaparak Afrika'nın en fazla mülteci barındıran ülkesi konumunda bulunuyor. Ülkedeki mültecilerin büyük bölümünü Güney Sudan, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Somali'den kaçan kişiler oluşturuyor. Ancak artan nüfus baskısı, finansman eksikliği ve insani yardım kaynaklarının azalması nedeniyle Uganda'daki mülteci kamplarında gıda güvenliği, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda ciddi zorluklar yaşanıyor. SUDAN KRİZİ, KITANIN EN BÜYÜK İNSANİ FELAKETLERİNDEN BİRİ HALİNE GELDİ Afrika'daki yerinden edilme krizlerinin merkezinde son yıllarda Sudan bulunuyor. Nisan 2023'te Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında başlayan çatışmalar, milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Sudan'dan kaçan yüz binlerce kişi, Çad, Güney Sudan, Mısır, Etiyopya ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ne sığındı. Sudan'da yaşananların, dünyanın en büyük ve en hızlı büyüyen yerinden edilme krizlerinden biri olduğu belirtiliyor. ÇAD VE GÜNEY SUDAN AĞIR YÜK TAŞIYOR Sudan'dan kaçan mültecilerin önemli bir kısmı komşu Çad'a yerleşirken ekonomik imkanları son derece sınırlı olan ülke, artan insani ihtiyaçlarla mücadele ediyor. Benzer şekilde Güney Sudan da hem iç istikrarsızlıkla mücadele ederken hem de Sudan'dan gelen yüz binlerce mülteciyi ağırlamak zorunda kalıyor. Doğu Afrika'nın iki önemli ülkesi Etiyopya ve Kenya da uzun yıllardır Somali, Güney Sudan, Eritre ve Sudan kaynaklı mülteci akınlarının başlıca adresleri arasında yer alıyor. Kenya'daki Dadaab ve Kakuma kampları, dünyanın en büyük mülteci yerleşimleri arasında gösteriliyor, Etiyopya da bölgesel çatışmalardan kaçan yüz binlerce kişiye ev sahipliği yapıyor. GÜNEY AFRİKA, EKONOMİK GÖÇÜN BAŞLICA MERKEZİ Afrika'daki göç hareketlerinin tamamı zorunlu nedenlere dayanmıyor. Kıtanın en gelişmiş ekonomilerinden Güney Afrika Cumhuriyeti, milyonlarca uluslararası göçmeni çekmeye devam ediyor. Özellikle Zimbabve, Mozambik, Malavi ve diğer Afrika ülkelerinden gelen göçmenler, iş ve yaşam imkanları nedeniyle ülkeye yöneliyor. Ancak Güney Afrika'da son yıllarda yüksek işsizlik oranları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle yabancı karşıtı söylemlerin ve şiddet olaylarının arttığı görülüyor. BATI AFRİKA'NIN ÇEKİM MERKEZİ: FİLDİŞİ SAHİLİ VE NİJERYA Batı Afrika'da Fildişi Sahili, özellikle Burkina Faso, Mali ve Gine başta olmak üzere komşu ülkelerden gelen göçmenler için önemli bir ekonomik merkez olarak öne çıkıyor. Kakao ve tarım sektörünün yanı sıra inşaat, ticaret ve hizmet alanlarında sunduğu istihdam olanakları dolayısıyla ülke, bölgenin en fazla göç alan ekonomilerinden biri konumunda bulunuyor. Nijerya ise hem Batı Afrika'nın en büyük ekonomisi hem de Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) çerçevesindeki serbest dolaşım uygulamalarının etkisiyle milyonlarca uluslararası göçmene ev sahipliği yapıyor. Bununla birlikte Nijerya, aynı zamanda Afrika'nın en büyük iç yerinden edilme krizlerinden birini yaşıyor. Ülkenin kuzeydoğusunda terör örgütleri Boko Haram ve DEAŞ'ın Batı Afrika kolu ISWAP'ın yıllardır süren saldırıları, milyonlarca kişinin evlerini terk etmek zorunda kalmasına neden olurken silahlı çetelerin fidye amaçlı saldırıları, çiftçi-çoban çatışmaları ve etnik gerilimler de özellikle kuzeybatı ile orta kuşak bölgelerinde zorunlu göçü artırıyor. Ülkede güvenlik sorunları ile ekonomik kırılganlıkların bir araya gelmesi, Nijerya'yı hem göç veren hem de göç alan ülkelerden biri haline getiriyor. SAHRAALTI AFRİKA'DAN LİBYA ÜZERİNDEN AVRUPA'YA UZANAN GÖÇ ROTASI Afrika'daki göç hareketlerinin büyük bölümü kıta içinde gerçekleşse de her yıl on binlerce kişi, Sahra Çölü'nü aşarak Libya ve Tunus üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışıyor. Özellikle Nijer, Nijerya, Mali, Burkina Faso, Gine, Sudan, Eritre ve Somali'den yola çıkan göçmenler, düzensiz göç rotalarını kullanarak önce Kuzey Afrika ülkelerine ulaşıyor. Libya, uzun süredir Orta Akdeniz güzergahının en önemli geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken göçmenler, insan kaçakçılarının faaliyetleri, kötü yaşam koşulları ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Libya kıyılarından hareket eden düzensiz göçmenler, Akdeniz üzerinden başta İtalya'nın Lampedusa Adası olmak üzere Avrupa'nın güney kıyılarına ulaşmaya çalışıyor ancak bu rota, aşırı yüklenmiş tekneler, olumsuz hava koşulları ve insan kaçakçılığı nedeniyle dünyanın en tehlikeli düzensiz göç güzergahlarından biri olarak kabul ediliyor.

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Haber

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi

BURSA (İGFA) - Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi: “Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik.” “2030 HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ” Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, “130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, “Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz.” ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz.” FİRMALARDAN ORGANİZASYONA TAM NOT Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. ASKON Bursa Şube Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Emre Yıldız da Etiyopya’nın hedef pazarlar arasında yer aldığını belirterek, “Gönül köprülerimizin olduğu bir coğrafyadayız. İş fırsatlarını değerlendirebilecek güçteyiz. Bu organizasyonun ülke ihracatına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. İMSİAD Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Şeref Demir ise Etiyopya’nın inşaat sektörü açısından büyüyen bir pazar olduğunu belirterek, “Konut imalatı ve yapı malzemeleri konusunda ciddi bir talep olduğunu yerinde gördük. Görüşmeler oldukça verimli geçti.” dedi. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, “Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz.” dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, “Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz.” ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, “Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz.” dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, “Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar.” dedi. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, “İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk.” dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, “Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz.” diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, “Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar.” ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, “Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli.” dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, “Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, “Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır.” dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, “Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, “Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Öte yandan etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.