Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet Bakanı

bursaarena.com.tr - Adalet Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne yeni operasyon: 3 Şüpheli daha tutuklandı Haber

Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne yeni operasyon: 3 Şüpheli daha tutuklandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 4 şüpheli hakkında işlem başlatıldığını duyurdu. İstanbul ve Ankara'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümü ile ilgili soruşturmada yeni bir aşamaya geçildiğini açıkladı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Bakan Gürlek’in paylaşımına göre, soruşturma kapsamında olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, eski cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı Hasan Ataman ile Hasan Atilla Uğur olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildi. İSTANBUL VE ANKARA’DA EŞ ZAMANLI OPERASYON İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı. KKTC'de bulunduğu tespit edilen diğer şüpheliyle ilgili adli sürecin ise devam ettiği bildirildi. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın da katkı sağladığı soruşturmada, Kozinoğlu’nun ölüm gecesi yaşananlar, sonrasındaki adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci yeniden incelendiğini kaydeden akan Gürlek, aradan geçen süreye rağmen maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespiti ve adaletin sağlanması için tüm adli süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı. Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm… https://t.co/f6I1hbcQCL — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 17, 2026

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Mahkemeye sevk edildi. Karar belli oldu Haber

Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin Mahkemeye sevk edildi. Karar belli oldu

Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren İdris Naim Şahin, örgüt yöneticisinin kaçırılmasında kullanılan aracın tahsis sahibi olması nedeniyle adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sevk sonrası mahkemenin kararı belli oldu. Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifade veren İdris Naim Şahin, örgüt yöneticisinin kaçırılmasında kullanılan aracın tahsis sahibi olması nedeniyle adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sevk sonrası mahkemenin kararı belli oldu. İFADE İŞLEMLERİNİN ARDINDAN HAKİMLİĞE SEVK EDİLDİ Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması kapsamında İdris Naim Şahin şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Örgüt yöneticisi Hilmi Tuna Kuriş’in kaçırılması olayında kullanılan ve tahsis sahibi olduğu belirlenen araç nedeniyle savcılıkta işlemleri tamamlanan Şahin, adli kontrol uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine gönderildi. Soruşturma ilerledikçe eski bakan adına tahsisli iki aracın daha benzer şekilde kullanıldığı tespit edilmişti. ARAÇLARIN BİLGİSİ DIŞINDA KULLANILDIĞINI SAVUNMUŞTU Tahsisli aracının suç örgütü şüphelilerince kullanılmasının ortaya çıkmasının ardından Şahin konuyla ilgili bir açıklama yapmıştı. Söz konusu aracın kendi bilgisi dışında kullandırıldığını iddia eden Şahin, Ankara'da ikamet ettiğini, aracı İstanbul'a gittiğinde kullanmak için kiraladığını, kullanmadığı zamanlarda otoparkta tutulması üzerine anlaştığını ve aracı kiralayan şirketin sahibinin bu araçla Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz'ı taşıdığını basından öğrendiğini savunmuştu. BAKAN GÜRLEK DELİLLERİN UYUŞMADIĞINI SÖYLEMİŞTİ Adalet Bakanı Akın Gürlek ise Şahin'in söyledikleriyle dosyadaki delillerin uyuşmadığını ifade etmişti. Gürlek konuya ilişkin, "Bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Kiralama yoluyla bunu verdiğini söylüyor. Ama dosyadaki deliller ile bu tutmuyor. Mehmet Özmen ile öncesine dayanan bir tanışıklıkları var." "Bu aracın HTS kayıtlarına baktık. 'Bu aracı sadece İstanbul'a gelince kullanıyorum' diyor Bakan İdris Naim Şahin Bey. Ama bu araba uzun süredir kullanılıyor. HTS ile söyledikleri tutmuyor. Söyledikleri ile dosyadakiler uyuşmuyor" değerlendirmesini kaydetmişti. ADLİ KONTROL İLE SERBEST BIRAKILDI İdris Naim Şahin’in ifadesinin yaklaşık 3,5 saat sürdüğü ve 12 sayfa tuttuğu öğrenildi. Başsavcılığın, Şahin hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 220/7. maddesi kapsamında "örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve 283/1. maddesi kapsamında "suçluyu kayırma" suçlarından, "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını talep ettiği öğrenildi. Şahin, sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı. Şahin’in avukatı Gürbüz Özdemir, adliyeden ayrılırken gazetecilere yaptığı açıklamada, adli kontrol kararına itiraz edeceklerini bildirdi.

10 milyar liralık Hazine taşınmazı vurgununda 10 tutuklama Haber

10 milyar liralık Hazine taşınmazı vurgununda 10 tutuklama

Antalya'da Hazine'ye ait 10 milyar TL değerindeki 80 taşınmazın usulsüz devrine ilişkin soruşturmada, aralarında Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin yer aldığı çok sayıda şüpheliye yönelik operasyon yapılmıştı. Soruşturmada adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 10'u tutuklandı. Antalya'nın Kemer ilçesinde Hazine'ye ait 10 milyar TL değerindeki 80 taşınmazın belirli kişi ve çevrelere geçirildiği soruşturmada 21 şüpheliden 10'u tutuklandı.Soruşturma kapsamında 27 şüpheli gözaltına alındı; 10'u tutuklandı, 3'ü ev hapsine çarptırıldı.Yapılanmanın Kemer'de Milli Emlak Uzmanı Gökhan K.'nin sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği belirlendi. Antalya'nın Kemer ilçesinde, Hazine'ye ait 10 milyar TL değerindeki 80 taşınmazın belirli kişi ve çevrelerin üzerine geçirildiğine yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınıp, adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 10'u tutuklandı. Kemer ilçesinde Hazine'ye ait taşınmazların, hak sahipliği, fiili kullanım ve satış şartları bulunmadığı veya satışa engel hukuki ve fiili durumlar mevcut olduğu halde belirli kişi ve aile çevrelerine geçirildiği, bu suretle kamunun zarara uğratıldığı ve özel kişilere haksız ekonomik menfaat sağlandığı yönündeki bulgular üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. İŞLEM TEMASI ÖRGÜTSEL YAPIYI GÖSTERİYOR MASAK ve banka verileri, HTS ve baz kayıtları, tapu hareketleri, bakanlık müfettişliği ve ön inceleme raporları, bilirkişi raporları, taşınmaz satış dosyaları, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile telefon dinlemesi sonucu elde edilen kayıtların tüm soruşturma kapsamında titizlikle incelendi. Soruşturma kapsamında elde edilen bulguların bütününün, olayların münferit idari hata veya birbirinden bağımsız usulsüzlüklerle açıklanmasının güç olduğunu, kamu görevlileri ile sivil yararlanıcılar arasında süreklilik gösteren işlem, iletişim, para ve taşınmaz ilişkilerinin bulunduğunu ve eylemlerin örgütsel yapı içerisinde gerçekleştirildiğini ortaya koyduğu belirtildi. YAPILANMANIN BAŞINDAKİ İSİM MİLLİ EMLAK UZMANI Mevcut delillere göre yapılanmanın, Kemer'de Milli Emlak Uzmanı Gökhan K.'nin sevk ve koordinasyonunda hareket ettiği, Milli Emlak personelinin taşınmazların tespiti, kullanıcı ve hak sahiplerinin belirlenmesi, satış dosyalarının hazırlanması, satışa engel durumların değerlendirilmesi ve tescil süreçlerinde, sivil ayağın ise uygun kişilerin belirlenmesi, taşınmazların edinilmesi, aile veya bağlantılı kişiler arasında devredilmesi ve elde edilen ekonomik menfaatin ilgili çevrede tutulması aşamalarında rol aldığının belirlendiği kaydedildi. TESPİT YAPMADAN BEYANA GÖRE SATIŞ Elde edilen tape kayıtlarında, soruşturmanın temel iddiasını doğrudan veya dolaylı biçimde destekleyen görüşmeler bulunduğu belirtilen soruşturma dosyasında yer alan şüpheli Gökhan K. ile M.K. arasında yapılan görüşmede, tarımsal indirimli satış işlemlerine ilişkin vatandaşın tespitini yapmadan beyana göre hareket edildiğine yönelik ifadelerin bulunduğu belirtildi. Bu görüşmenin, satış için belirleyici olan fiili kullanım ve hak sahipliği şartlarının gerektiği şekilde araştırılmadan işlem yapıldığının şüphelinin kendi anlatımıyla kabul edilmesi bakımından önem taşıdığı ifade edildi. TAPU MÜDÜRÜ, MUHTARLAR, SİVİLLER... Hazine'ye ait 80 taşınmazın incelemeye alındığı, bu taşınmazların ekonomik büyüklüğünün 10 milyar TL seviyesine ulaştığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında; Milli Emlak personeli, tapu müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivillerin yer aldığı 27 şüpheliye yönelik 24 Ağustos sabahı operasyon düzenlendi. Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'deki 21 ayrı adreste eş zamanlı yapılan operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda çeşitli miktarda döviz ve Türk Lirası ele geçirildi. 3 ŞÜPHELİ HAKKINDA EV HAPSİ KARARI Jandarmadaki işlemleri tamamlanan 27 şüpheliden 6'sı serbest bırakılırken, diğerleri dün sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 2'si savcılıktan serbest kaldı. Çıkarıldıkları mahkemede 10 şüpheli tutuklanırken, 3'ü hakkında ev hapsi kararı verildi. Diğerleri adli kontrolle serbest bırakıldı. "DEVLETİN MALI MİLLETİMİZİN ORTAK HAKKIDIR" Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın kamuoyuna duyurulmasının ardından yaptığı açıklamada, "Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir" ifadelerini kullanmıştı.

Galatasaray tribün liderine gözaltı talimatı Haber

Galatasaray tribün liderine gözaltı talimatı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda Sebahattin Şirin olarak bilinen ve ismini bu şekilde değiştiren Muzaffer Şirin hakkında farklı suçlamalar kapsamında gözaltı talimatı verdi. Şirin hakkında 6222 sayılı Kanun, uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma, örgütlü karaborsa bilet dolandırıcılığı ile halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma iddialarıyla soruşturma yürütüldüğü bildirildi. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Muzaffer Şirin hakkında gözaltı talimatı verildi. Alınan bilgilere göre Şirin hakkında, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’un 14 ve 15’inci maddelerine muhalefet, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 191’inci maddesi kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma ve bulundurma, TCK 220 kapsamında örgütlü karaborsa bilet dolandırıcılığı ve TCK 217/A kapsamında halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlarına ilişkin soruşturma yürütülüyor. Başsavcılığın talimatı doğrultusunda Şirin’in gözaltına alınmasına yönelik işlemlerin başlatıldığı belirtildi. Soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütüldüğü öğrenildi. SEBAHATTİN ŞİRİN’DEN AKIN GÜRLEK’E “FENERBAHÇE” ÇAĞRISI Hatırlanacağı gibi, Galatasaray tribün lideri Sebahattin Şirin, Uğur Mumcu cinayeti dosyasının yeniden ele alınmasını memnuniyetle karşıladığını belirterek dün Adalet Bakanı Akın Gürlek’e çağrıda bulunarak, son dönemde kamuoyunda dolaşan ve Bakan Gürlek’in de adının geçirildiğini öne sürdüğü “Fenerbahçe’nin şampiyon yapılacağı” yönündeki iddialara itibar etmediklerini içeren paylaşımda bulunmuştu.

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması Haber

Çerçeve Yasa Adalet Komisyonu'ndan geçti: Görüşmelerde gerginlik ve Öcalan tartışması

İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin ilk yasal düzenlemesi olan, 12 maddelik çerçeve yasa niteliğindeki "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçti. Teklifte, bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların 5 ila 10 yıl ertelenmesi, TBMM bünyesinde İzleme Komisyonu kurulması ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında özel bir kurul oluşturulması öngörülüyor. AKP, CHP, MHP, DEM Parti, HÜDA PAR, Yeni Yol Grubu ve DSP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin görüşmelerinde AKP ve MHP, düzenlemenin "tarihi bir mutabakatın ürünü" ve "af niteliğinde olmayan" bir çalışma olduğunu savunurken, CHP ve Yeni Parti, sürecin demokratikleşme ayağının eksik olduğunu vurguladı. Yeni Yol grubu ise düzenlemenin "şartlı genel af" niteliğinde olduğunu savundu. Sürece ve teklife tümüyle karşı çıkan İYİ Parti'nin görüşmelerin canlı yayınlanması talebi kabul edilmedi. Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel uyarıda bulunana kadar, parti toplantıyı kendi sosyal medya hesabından uzun süre yayınladı. TBMM Adalet Komisyonu, teklifi görüşmek üzere Cuma saat 15.30'da toplandı. Çerçeve yasa teklifi komisyonda: Kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak?'Af düzenlemesi değil' Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, açılış konuşmasında teklifin kamuoyunda ileri sürüldüğü gibi bir af düzenlemesi olmadığını belirtti. Yüksel, "Mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme söz konusu değildir" dedi. Komisyonda Öcalan tartışması İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Komisyon Başkanı'nın açılış konuşmasında süreçte rol alan kişi ve kurumlara teşekkür ettiğini belirterek ironik bir şekilde, "Sanıyorum İmralı'daki terör hükümlüsü Abdullah Öcalan'a reçetesi ve yöntemi açısından teşekkürü eksik bıraktınız" dedi. Bu sözler üzerine iktidar sıralarından tepki yükseldi. Bu konuda ikinci tartışma DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in konuşması sırasında yaşandı. Koçyiğit, yeni çözüm sürecini Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki tarihi adımlara benzeterek, "Açılan bu yeni sayfa, tıpkı Amasya Genelgesi, tıpkı Sivas Kongresi ve Cumhuriyet'in kuruluşu gibi tarihi önemdedir. Söz konusu olan, Türk-Kürt ilişkilerinin geleceğidir" dedi. Koçyiğit'in, sürecin yolunu açanlara teşekkür ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra PKK lideri Abdullah Öcalan'ın da adını anması üzerine İYİ Partililer, "Terör kutsanıyor burada", "Yazıklar olsun", "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Öcalan'ı nasıl aynı cümlede anıyorsunuz?" sözleri üzerine komisyonda kısa süreli gerginlik yaşandı. AKP: 'Tarihi bir mutabakat' Teklifin ilk imzacılarından AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, teklifin geniş siyasi uzlaşmayla hazırlandığını belirterek, "367 milletvekili arkadaşımız bu kanuna imza atarak destek verdi. İmza sayısına ve siyasi parti gruplarının desteğine bakıldığında görülmemiş tarihi bir mutabakat ortaya çıkmıştır. DSP de bugün imza verdi" dedi. MHP-İYİ Parti tartışması: 'Ajitasyona pabuç bırakmam' Komisyonda söz alan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise, "Milli birliği, milli devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşatmak istiyoruz. Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız" dedi. Teklif ve sürece yönelik eleştirilere tepki gösteren Yıldız, "Siyasi, ahlaki, vicdani hiçbir ölçü tanımayanların ne söylediğine bakmayız. İstiyorlar ki birbirimize küselim, birbirimizden kopalım. Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım." Bunun üzerine İYİ Parti sıralarından "Kim ister bunu?" sesleri yükseldi. Yıldız ise "Ajitasyona pabuç bırakmam" diyerek tepki gösterdi. Yeni Partili Emir: 'Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez' Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda Kürt sorununun çözümü ile demokratikleşmenin eş zamanlı yürütülmesi konusunda mutabık kalındığını, ancak teklifte bu ayağın eksik olduğunu vurguladı. "Demokratikleşme olmadan Kürt sorunu da çözülemez" diyen Emir, şu görüşleri dile getirdi: "Silahların susması için yapılacak makul ve ölçülü her düzenlemenin arkasında oluruz dedik. Ama 'önce güvenlik, demokrasi sonra gelir' yaklaşımını kabul etmedik. Her şeyi bu metne koyamayabilirsiniz ama demokratikleşmeye ilişkin hiçbir düzenleme getirmemiş olmanızı nasıl açıklayacaksınız? Kürt sorununun temelinde de adalet ve demokrasi sorunu vardır." Özel'den 'çerçeve yasa' yorumu: 'Özensiz, kötü hazırlanmış bir teklif' CHP Grup Başkanvekili İnan Akgün Alp, partisinin teklife destek verdiğini ancak sürecin demokratikleşme adımlarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İYİ Parti: 'Anayasa Komisyonu'nun görüşü alınmalı' İYİ Parti, teklifin fiilen af düzenlemesi niteliği taşıdığını ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savunarak, öncelikle Anayasa Komisyonu'nda görüşülmesi gerektiğini ileri sürdü. İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Anayasa Komisyonu'nun görüşünün alınmasını, toplantının daha büyük bir salonda yapılmasını ve görüşmelerin televizyonlardan canlı yayımlanmasını talep etti. Ancak bu talepler kabul edilmedi. Komisyon öncesi kapı ve salon krizi Komisyon toplantısı başlamadan önce salon kapılarının açılmaması da tartışma yarattı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, "İlk defa böyle bir uygulama görüyorum. Bu salon bu toplantıya uygun değil" diyerek tepki gösterdi. Milletvekilleri ve basın mensupları salona alındıktan sonra bu kez salonun yetersiz olması nedeniyle tartışma yaşandı. Salonun değiştirilmesini isteyen milletvekillerine yönelik "İşi olmayan çıksın" sözleri üzerine İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, "86 milyon ilgileniyor bu kanunla. Herkesin işi var" diyerek tepki gösterdi.

Akın Gürlek: Örgüt silahları bırakacak, mağaraları boşaltacak Haber

Akın Gürlek: Örgüt silahları bırakacak, mağaraları boşaltacak

Terörsüz Türkiye süreci içinde örgütün tamamen kendini feshetmesi ve silahlarını bırakması gerektiğinin altını çizen Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Örgüt tamamen kendini feshedecek. Silahları bırakacak, mağaraların boşaltıldığı, sığınaklarda kimsenin kalmadığı tespit edecek” dedi. IĞDIR (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Iğdır programı kapsamında Sivil Toplum Kuruluşları ile istişare toplantısı yaptı. Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinde örneklerinin Iğdır modeli olduğunu dile getirdi. Daha öncede Türk-Kürt ayırt etmeksizin kardeşçe yaşadıklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Şimdi kol kola yaşayacağız. İnşallah bu sürecinde hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. SİLAHLAR BIRAKILACAK, MAĞARALAR BOŞALTILACAK” Terörsüz Türkiye süreci için örgütün tamamen kendini feshetmesi, silahlarını bırakması gerektiğini hatırlatan Bakan Gürlek, “Bunun Milli Güvenlik Kurulu tarafından tasdik edilmesi. Yani bu olmadan kesinlikle maddeler uygulamaya geçilmeyecek. Tekrar ediyorum, örgüt tamamen kendini feshedecek, silahları bırakacak, örgütün dağıldığı devlet kurumları tarafından tespit edilecek, mağaraların boşaltıldığı, sığınaklarda kimsenin kalmadığı tespit edecek. Daha sonra bu MGK kararıyla tespit edildikten sonra ve Resmî Gazete’de yayınlandıktan sonra bu yasa yürürlüğe girecek” dedi. “ÖLDÜRME EYLEMİNE KARIŞAN YARARLANAMAYACAK” Bakan Gürlek, silahlı terör örgütüne üye olmak suçları bakımından adam öldürme eylemine karışan, soruşturması bulunan, kovuşturması bulunan, yakalaması bulunan şahısların kesinlikle bu kanun kapsamından yararlanamayacağını belirtti. Bakan Gürlek, “Net olarak bu kanun da kesinlikle biz şehitlerimizi ya da gazilerimizi incitecek bir düzenleme yapmadık. Onların kesinlikle yüzlerini yere eğdirecek bir düzenleme yapmadık” dedi. Bakan Gürlek, terörün bitmesi ile birlikte Türkiye’nin artık bölgede lider konumuna geleceğinin altını çizdi. “ADALETE ERİŞİM BU YÜZYILDA ÇOK HIZLI OLACAK” Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti iktidarında Türkiye Yüzyılı’nın Adaletin Yüzyılı olacağını belirterek, “Adaletin yüzyılı kapsamında vatandaşlarımızın adalete erişimi bu yüzyılda çok hızlı olacak. Bu da açıkçası sahadaki gösterdiğimiz göstergelerden birisi” dedi. “SUÇ ÖRGÜTLERİ İLE MÜCADELEDE KARARLIYIZ” Göreve geldikten sonra suç örgütleriyle mücadele konusunda kararlı adımlar attıklarını belirten Bakan Gürlek,”Iğdır o konuda güvenli bir şehir ama İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerde maalesef sokak çeteleri dediğimiz çeteler dadandılar. Bunlarla ilgili başsavcılarımız sağ olsun kararlı bir mücadele ediyorlar. Yasadışı bahis, sanal kumar, uyuşturucu bunlarla ilgili de biz göreve geldiğimizde zaten genelge çıkartmıştık. Kesinlikle devlet bu alanlarda demir yumruğunu hissettirecek. Gerekli adımlar atılacak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.