Ülkemiz bir aydan fazla, CHP’ye uygulanan “Mutlak Butlan” kararı ile çalkalanıyor. Anlaşılan çalkalanmaya da devam edecek.
Bugüne kadar Türkiye’de böyle bir karar ve olayın örneği yok. Sonunda bu da oldu. YSK kendi uhdesinde olan kararın yok sayılmasını görmezden geldi. Tam teslimiyet içinde. Bakalım daha neler görecek ve yaşayacağız. Hedeflenen proje adım adım uygulanıyor. Geleceğimiz pek aydınlık görünmüyor.
Bu gidişle biraz parlayan, dikkat çeken parti, dernek ve vakıflar “Mutlak Butlan” ile karşılaşabilir. Artık kimsenin malı, canı güvende değil. Bir bahane ile malınız “rezerv alan” ilan edilebilir. Sarıyer tepesindeki deniz manzaralı evler gibi. Yine bir bahane ile hapse atılabilirsiniz. NATO nedeniyle TEMA’cıların, ODTÜ’lülerin, öğretim üyelerinin hapse atılmaları gibi.
Gelelim Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerine. Özbekistan’da doğal tarımın yanında, Chevrolet arabalar dikkat çekiyor. Yollardaki araçlar adeta forma giymiş gibi Chevrolet marka. Çünkü bu araçlar Özbekistan’da yapılıyor ve vergi indirimi ile teşvik var. Özbekistan aynı zamanda Rusya Federasyonu’na (RF) meyve sebze yetiştirip oraya ihraç ediyor. Almatı ile Bişkek’te trafik yoğun. Bişkek’te toplu ulaşım ve metro yok, binek araç çok. Kırgızistan’da bireylerin ikişer aracı bile var, çünkü bizdeki gibi alım vergisi yok. Almatı’da ise lüx araçlar refah düzeyini gösteriyor.
Kırgızistan ile Kazakistan’da RF’nin etkisi büyük, bağımsız ama bağımlılıktan kurtulamamış izlenimi veriyorlar. Kırgızistan’da Issık Gölü kenarındaki müzede, Cengiz Aytmatov adeta devleştirilmiş. Çok önem veriliyor. Bizim Nazım Hikmet’imiz ise Moskova’da. Özbekistan ile Türkmenistan daha farklı. SSCB etkisi devam etse de bağımlılık şeklinde değil.
Bu ülkelerde de özel okullar var, ancak oranı bizden düşük. Devlet başarılı öğrencilere puanına göre tam veya yarım burs veriyor, eğitimlerine destek oluyor. Mezun olan gençler burs ücretini, Devlet kurumlarında iki yıl çalışarak ödüyor. İsterlerse daha sonra Devlet kurumundan ayrılabiliyorlar. Bizde ise alınan bursu, mezun genç işe girse de girmese de ödemek zorunda kalıyor.
Et ucuz olduğu için etle besleniyorlar. Din ve Devlet işlerini birbirine karıştırmıyorlar. Liyakate önem veriyorlar. Buna komünist dönemde aldıkları eğitim ve kültürün uzantıları da eklenince doğal olarak daha sağlıklı, daha mantıklı düşünüyorlar.
İstanbul Fatihi, Fatih Sultan Mehmet; “Aklı öldürürsen, ahlak da ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür.” Diyor.
Günümüz Türkiye’sinde herkese yol gösterecek, ders niteliğinde bir söz değil mi?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. ESERGÜL BALCI yazdı: "Mutlak Butlan"
Ülkemiz bir aydan fazla, CHP’ye uygulanan “Mutlak Butlan” kararı ile çalkalanıyor. Anlaşılan çalkalanmaya da devam edecek.
Bugüne kadar Türkiye’de böyle bir karar ve olayın örneği yok. Sonunda bu da oldu. YSK kendi uhdesinde olan kararın yok sayılmasını görmezden geldi. Tam teslimiyet içinde. Bakalım daha neler görecek ve yaşayacağız. Hedeflenen proje adım adım uygulanıyor. Geleceğimiz pek aydınlık görünmüyor.
Bu gidişle biraz parlayan, dikkat çeken parti, dernek ve vakıflar “Mutlak Butlan” ile karşılaşabilir. Artık kimsenin malı, canı güvende değil. Bir bahane ile malınız “rezerv alan” ilan edilebilir. Sarıyer tepesindeki deniz manzaralı evler gibi. Yine bir bahane ile hapse atılabilirsiniz. NATO nedeniyle TEMA’cıların, ODTÜ’lülerin, öğretim üyelerinin hapse atılmaları gibi.
Gelelim Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerine. Özbekistan’da doğal tarımın yanında, Chevrolet arabalar dikkat çekiyor. Yollardaki araçlar adeta forma giymiş gibi Chevrolet marka. Çünkü bu araçlar Özbekistan’da yapılıyor ve vergi indirimi ile teşvik var. Özbekistan aynı zamanda Rusya Federasyonu’na (RF) meyve sebze yetiştirip oraya ihraç ediyor. Almatı ile Bişkek’te trafik yoğun. Bişkek’te toplu ulaşım ve metro yok, binek araç çok. Kırgızistan’da bireylerin ikişer aracı bile var, çünkü bizdeki gibi alım vergisi yok. Almatı’da ise lüx araçlar refah düzeyini gösteriyor.
Kırgızistan ile Kazakistan’da RF’nin etkisi büyük, bağımsız ama bağımlılıktan kurtulamamış izlenimi veriyorlar. Kırgızistan’da Issık Gölü kenarındaki müzede, Cengiz Aytmatov adeta devleştirilmiş. Çok önem veriliyor. Bizim Nazım Hikmet’imiz ise Moskova’da. Özbekistan ile Türkmenistan daha farklı. SSCB etkisi devam etse de bağımlılık şeklinde değil.
Bu ülkelerde de özel okullar var, ancak oranı bizden düşük. Devlet başarılı öğrencilere puanına göre tam veya yarım burs veriyor, eğitimlerine destek oluyor. Mezun olan gençler burs ücretini, Devlet kurumlarında iki yıl çalışarak ödüyor. İsterlerse daha sonra Devlet kurumundan ayrılabiliyorlar. Bizde ise alınan bursu, mezun genç işe girse de girmese de ödemek zorunda kalıyor.
Et ucuz olduğu için etle besleniyorlar. Din ve Devlet işlerini birbirine karıştırmıyorlar. Liyakate önem veriyorlar. Buna komünist dönemde aldıkları eğitim ve kültürün uzantıları da eklenince doğal olarak daha sağlıklı, daha mantıklı düşünüyorlar.
İstanbul Fatihi, Fatih Sultan Mehmet; “Aklı öldürürsen, ahlak da ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür.” Diyor.
Günümüz Türkiye’sinde herkese yol gösterecek, ders niteliğinde bir söz değil mi?
.....
Yazarın tüm yazıları için tıklayınız
Kaynak: Bursa Arena
En Çok Okunan Haberler