Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin kaderini değiştiren, dünya tarihine damgasını vuran, ufku geniş, askerî ve toplumsal bir deha ve devrimci bir liderdi.
Olayları ve gelişmeleri izleyen, sezinleyen, buna göre sürekli strateji belirleyen ileri görüşlü bir liderdi.
Askerî stratejileri en iyi şekilde uygulamış, katıldığı tüm savaşlarda imkânsız gibi görülen durumlarda dahi Türk ordusunu zafere ulaştıran bir liderdi.
Çağdaş bir devlet kurmuş; saltanatı kaldırmış, cumhuriyeti ilan etmiş, Harf İnkılabı ve kılık kıyafet düzenlemesi, kadınlara seçme ve seçilme hakkı gibi köklü devrimlerle toplumu modern dünyayla buluşturan yenilikçi ve devrimci bir liderdi.
Her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen mücadelesinden dönmeyen, kararlı, azimli ve çalışkan bir liderdi.
Gücünü her zaman Türk milletinden almış, egemenliği kayıtsız şartsız millete teslim etmişti. “Köylü milletin efendisidir.” diyerek halka önem vermiş, halkçı kimliğiyle milletine güven veren bir liderdi.
Aklı ve bilimi rehber edinerek “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözünü toplumsal dönüşümde rehber edinmiş; akılcı, bilime ve öğretmenlere değer veren bir liderdi.
Savaşlarda başarılı olmasına rağmen barışın önemini kavramış, “Yurtta sulh, cihanda sulh.” ilkesiyle iç ve dış politikada barışçı bir politika izlemiş, uluslararası barışa katkıda bulunmuş bir liderdi. Birleştirici ve teşkilatçı yönüyle de tanınan Atatürk, insanları Anadolu direnişinde Amasya, Erzurum ve Sivas kongreleriyle bir araya getiren bir toplum lideriydi.
Mustafa Kemal Atatürk; idealist, hürriyet ve bağımsızlığa önem veren, akılcı reformlarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran eşsiz bir liderdi.
Vatan ve millet sevgisiyle dopdolu, vatanın bağımsızlığını her şeyin üzerinde tutan, bağımsızlığı milletin onuru ve yaşama şartı olarak gören, hiçbir devletin himayesini kabul etmeyen cesaretli ve güvenilir bir liderdi.
O, hakikati arayan, gerçeklerle yüzleşen, sabırlı, temkinli ve insana değer veren; fedakâr ve cefakâr olmayı tercih eden gerçekçi bir liderdi.
Atatürk, hem düşünen hem uygulayan, hem fikir üreten hem de harekete geçen bir liderdi. Eğitimi, laikliği, kadın haklarını ve hukuku çağdaş esaslara göre yeniden yapılandıran karizmatik ve güçlü bir liderdi.
Mustafa Kemal Atatürk, çok yönlü ve üstün bir kişiliğe sahipti. Toplayıcı ve karar verici özelliğiyle büyük bir asker ve devlet kurucusuydu. Millî Mücadele’yi, hayatını ve tüm çalışmalarını vatanın bağımsızlığına ve milletin refahına adayarak yürüttü. Sevgi ve fedakârlıktan güç alan, engelleri önceden görerek kaldıran, güçlü iradesiyle olağanüstü durumlarda bile ümitsizliğe yer vermeyen bir liderdi. Hayalperestlikten uzak, akla, mantığa ve bilime dayalı kararlar alan; alçakgönüllü, çok yönlü, planlı ve metotlu çalışan bir devlet adamıydı.
Atatürk, doğru bildiği düşünceleri ve gerçekleri kimseden çekinmeden, net bir dille ifade eden açık sözlü bir liderdi.
Emir-komuta yeteneği ve insanları ortak bir amaç etrafında birleştirme gücüyle çevresine rehberlik yapan, muhteşem bir yönetici ve liderdi.
Sonuç olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eseri ve başarısı, bağımsızlık temeli üzerinde çağdaş ve ulus devlet niteliği taşıyan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmasıdır.
“Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla Millî Mücadele’yi kazanan, çağdaş bir millet ve devlet yaratan Atatürk, modern Türkiye’nin kurucusu olarak anılan, eserleriyle gönüllerimizde bayraklaşmış millî kahramanımızdır.
“Ne mutlu Türk’üm diyene!” vecizesiyle tanınan Atatürk, “Kimsenin düşmanı değiliz; yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.” anlayışıyla insanlığın hayranlığını üzerinde toplayan insancıl bir liderdi.
Çünkü ona göre dünyada ve dünya milletleri arasında sükûnet ve iyi geçim olmazsa bir millet, kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan mahrum kalır. Dünyada yaşayan insanları birbirine yaklaştırmak için gayret ederken her insan, her şeyden önce mensup olduğu milletin varlığı ve mutluluğu için çalışmalı; fakat başka milletlerin de huzur ve refahını düşünmelidir.
“Sömürge ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerini milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve iş birliği çağı alacaktır.” diyen Atatürk, insanlık tarihinde insan sevgisine önem veren, hoşgörülü bir liderdi.
Atatürk’e göre milletler, bağımsızlıklarını, millî özelliklerini ve kültürlerini kaybetmeden insanlığın ortak değerlerinde birleşebilmeliydi. Bu yönüyle de Atatürk büyük bir liderdi.
Evet, Atatürk büyük bir liderdi; çünkü yaşama gayesi, vizyonu ve misyonu vardı. Geleceği düşünen, iletişimin önemini kavrayan bir liderdi. O, 4.997 kitabı bizzat okuyarak ve notlar alarak kendisini geliştiren bir liderdi. “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.” sözüyle uzağı gören, problemleri çözüme kavuşturan bir liderdi.
“Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur diye düşünürüm.
Engelleri kaldırdım mı, iş kendi kendine yürür. Güçlükler karşısında yılmamak gerekir. Milletin şerefini kendi şerefimiz saymalıyız.” anlayışı, onun çalışma azmini, kararlılığını ve millet sevgisini ortaya koymaktadır.
Atatürk günümüzde olsaydı, “Bunlar kesinlikle olmazdı”..
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MÜJDAT KAYAYERLİ
Mustafa Kemal Atatürk Nasıl Bir Liderdi?
Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin kaderini değiştiren, dünya tarihine damgasını vuran, ufku geniş, askerî ve toplumsal bir deha ve devrimci bir liderdi.
Olayları ve gelişmeleri izleyen, sezinleyen, buna göre sürekli strateji belirleyen ileri görüşlü bir liderdi.
Askerî stratejileri en iyi şekilde uygulamış, katıldığı tüm savaşlarda imkânsız gibi görülen durumlarda dahi Türk ordusunu zafere ulaştıran bir liderdi.
Çağdaş bir devlet kurmuş; saltanatı kaldırmış, cumhuriyeti ilan etmiş, Harf İnkılabı ve kılık kıyafet düzenlemesi, kadınlara seçme ve seçilme hakkı gibi köklü devrimlerle toplumu modern dünyayla buluşturan yenilikçi ve devrimci bir liderdi.
Her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen mücadelesinden dönmeyen, kararlı, azimli ve çalışkan bir liderdi.
Gücünü her zaman Türk milletinden almış, egemenliği kayıtsız şartsız millete teslim etmişti. “Köylü milletin efendisidir.” diyerek halka önem vermiş, halkçı kimliğiyle milletine güven veren bir liderdi.
Aklı ve bilimi rehber edinerek “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözünü toplumsal dönüşümde rehber edinmiş; akılcı, bilime ve öğretmenlere değer veren bir liderdi.
Savaşlarda başarılı olmasına rağmen barışın önemini kavramış, “Yurtta sulh, cihanda sulh.” ilkesiyle iç ve dış politikada barışçı bir politika izlemiş, uluslararası barışa katkıda bulunmuş bir liderdi. Birleştirici ve teşkilatçı yönüyle de tanınan Atatürk, insanları Anadolu direnişinde Amasya, Erzurum ve Sivas kongreleriyle bir araya getiren bir toplum lideriydi.
Mustafa Kemal Atatürk; idealist, hürriyet ve bağımsızlığa önem veren, akılcı reformlarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran eşsiz bir liderdi.
Vatan ve millet sevgisiyle dopdolu, vatanın bağımsızlığını her şeyin üzerinde tutan, bağımsızlığı milletin onuru ve yaşama şartı olarak gören, hiçbir devletin himayesini kabul etmeyen cesaretli ve güvenilir bir liderdi.
O, hakikati arayan, gerçeklerle yüzleşen, sabırlı, temkinli ve insana değer veren; fedakâr ve cefakâr olmayı tercih eden gerçekçi bir liderdi.
Atatürk, hem düşünen hem uygulayan, hem fikir üreten hem de harekete geçen bir liderdi. Eğitimi, laikliği, kadın haklarını ve hukuku çağdaş esaslara göre yeniden yapılandıran karizmatik ve güçlü bir liderdi.
Mustafa Kemal Atatürk, çok yönlü ve üstün bir kişiliğe sahipti. Toplayıcı ve karar verici özelliğiyle büyük bir asker ve devlet kurucusuydu. Millî Mücadele’yi, hayatını ve tüm çalışmalarını vatanın bağımsızlığına ve milletin refahına adayarak yürüttü. Sevgi ve fedakârlıktan güç alan, engelleri önceden görerek kaldıran, güçlü iradesiyle olağanüstü durumlarda bile ümitsizliğe yer vermeyen bir liderdi. Hayalperestlikten uzak, akla, mantığa ve bilime dayalı kararlar alan; alçakgönüllü, çok yönlü, planlı ve metotlu çalışan bir devlet adamıydı.
Atatürk, doğru bildiği düşünceleri ve gerçekleri kimseden çekinmeden, net bir dille ifade eden açık sözlü bir liderdi.
Emir-komuta yeteneği ve insanları ortak bir amaç etrafında birleştirme gücüyle çevresine rehberlik yapan, muhteşem bir yönetici ve liderdi.
Sonuç olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eseri ve başarısı, bağımsızlık temeli üzerinde çağdaş ve ulus devlet niteliği taşıyan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmasıdır.
“Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla Millî Mücadele’yi kazanan, çağdaş bir millet ve devlet yaratan Atatürk, modern Türkiye’nin kurucusu olarak anılan, eserleriyle gönüllerimizde bayraklaşmış millî kahramanımızdır.
“Ne mutlu Türk’üm diyene!” vecizesiyle tanınan Atatürk, “Kimsenin düşmanı değiliz; yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.” anlayışıyla insanlığın hayranlığını üzerinde toplayan insancıl bir liderdi.
Çünkü ona göre dünyada ve dünya milletleri arasında sükûnet ve iyi geçim olmazsa bir millet, kendi kendisi için ne yaparsa yapsın huzurdan mahrum kalır. Dünyada yaşayan insanları birbirine yaklaştırmak için gayret ederken her insan, her şeyden önce mensup olduğu milletin varlığı ve mutluluğu için çalışmalı; fakat başka milletlerin de huzur ve refahını düşünmelidir.
“Sömürge ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerini milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve iş birliği çağı alacaktır.” diyen Atatürk, insanlık tarihinde insan sevgisine önem veren, hoşgörülü bir liderdi.
Atatürk’e göre milletler, bağımsızlıklarını, millî özelliklerini ve kültürlerini kaybetmeden insanlığın ortak değerlerinde birleşebilmeliydi. Bu yönüyle de Atatürk büyük bir liderdi.
Evet, Atatürk büyük bir liderdi; çünkü yaşama gayesi, vizyonu ve misyonu vardı. Geleceği düşünen, iletişimin önemini kavrayan bir liderdi. O, 4.997 kitabı bizzat okuyarak ve notlar alarak kendisini geliştiren bir liderdi. “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür.” sözüyle uzağı gören, problemleri çözüme kavuşturan bir liderdi.
“Ben bir işte nasıl başarılı olacağımı düşünmem. O işe neler engel olur diye düşünürüm.
Engelleri kaldırdım mı, iş kendi kendine yürür. Güçlükler karşısında yılmamak gerekir. Milletin şerefini kendi şerefimiz saymalıyız.” anlayışı, onun çalışma azmini, kararlılığını ve millet sevgisini ortaya koymaktadır.
Atatürk günümüzde olsaydı, “Bunlar kesinlikle olmazdı”..