Her yıl olduğu gibi yine kendileri çalıp kendileri oynadılar.
İşçi temsilcilerinin katılmadığı toplantıda hükümet ve işveren baş başa verip karar kıldılar. Trajikomik bir olayı yine sahneye koydular.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun üçüncü ve son toplantısı için işçi kesimi dışındaki taraflar bir araya geldi. 2026 net asgari ücreti yüzde 27 artışla 28 bin 75 lira, brütü ise 33 bin 30 lira oldu. Bakan Vedat Işıkhan geçen yıl 1000 lira olarak uygulanan asgari ücret desteğinin de 1.270 liraya çıktığını söyledi.
Bakan Işıkhan asgari ücrette esas olanın yapılan artışların etiketlerde eriyip gitmemesi olduğunu söyledi. Sanki etiketlerle asgari ücretine karar verdiğiniz kesim uyguluyormuş gibi. Bu işin topunu da vatandaşa atıyorlar.
Asgari ücretle ilgili en traji komik açıklama da Cumhurbaşkanı yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan geldi.
Yılmaz, "Çalışanlar ve işverenler için hayırlı olsun. Enflasyonun düştüğü, verimliliğin yükseldiği bir patikada; kayıt dışılığı azaltmaya, istihdamı artırmaya ve kalıcı sosyal refah sağlamaya yönelik politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" diyerek devam etti;
"Dünya Bankası'nın yaptığı sınıflandırmaya göre Türkiye bu yıl ilk defa yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş yapacaktır. IMF'nin yaptığı tahminler ışığında bu yıl nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi, satın alma gücü paritesine göre ise dünyanın 11. büyük ekonomisi olacağız. Kişi başına milli gelirimiz 17 bin Doların üstüne çıkacak. 18 bin Dolarlara yaklaşacaktır..”
Ne kadar güzel değil mi?
Oturdukları yerden ceplerimizi dolarla dolduruyorlar.
Diğer taraftan da vergi ile zam ile harç ile verdiklerini kat be kat fazlasını alıyorlar.
…
Tabi hesap dünyasının olduğu yerde “Lafla peynir gemisi yürümüyor.”
Dilin kemiği yok. At atabildiğin kadar. Nasıl olsa arkanızda aklını kullanmayan bir kesim var.
Damat ne demişti;
"Cumhurbaşkanımız Ay'a 4 şeritli yol yapacağım dese inanacak seçmenimiz var"
Allah aklınızı kullanın derken acaba bu yalana inanacak olan ve Müslüman olduğunu söyleyen bu insanlar neyi kullanıyorlar çok merak etmekteyim.
…
2022 verileri baz alınarak yapılan hesaplamalara göre, 2024 yılında Türkiye'de yaklaşık 11,2 milyon kişi asgari ücretle çalışıyor.
2022'de Türkiye nüfusu 85,3 milyon ve emekli ve hak sahibi sayısı 13,1 milyon kişiye ulaştı.
İstihdam edilenlerin sayısı 32 milyon 772 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 49,2.
28 Kasım 2025 tarihinde açıklanan işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranı 2025 yılı Ekim ayında yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu da 7.250.500 kişi
Kabaca bir hesap yapacak olursak;
İstihdam edilenlerin sayısı 32.772.000 kişi. Bu çalışanlardan asgari ücretli sayısı 11.200.000 kişi,
Emeklilerin sayısı 13.100.000 kişi
Asgari ücretli ve emeklilerin sayısı toplamda 24.300.000 kişi,
Bunların eşlerini de hesaba kattığınız zamana 48.600 kişi demektir.
Asgari ücretin açıklandığı gün itibariyle dolar kuru alış 42,7167 / satış 42,7461
Bu hesaba göre, bir Asgari ücretle alınan dolara bakalım.
28,075 TL : 42,7167 c/kur = 657,23 Dolar
Yıllık bazda eline geçen dolar miktarı 657,23 x 12 = 7,886 Dolar
İşte bizi şampiyonlar ligine taşıyan miktar.
Cevdet Yılmaz ele geçen miktarın başına 1 değerini ekliyor ve meseleyi çözüyor. Yani halkın yarısından fazlası sefalet ücretine mahkum edilmiş.
Yapmayın beyler, bu insanlarla bu kadar da dalga geçilmez.
Bu insanları sahipsiz sanmayın.
Kabağın da bir sahibi var ve hesabını sorar.
…
Lügatlere bir bakın,
Ar,
Haya,
Edep,
Utanma,
Vicdan,
Adalet,
Kelimelerinin nereye gittiğine bir bakın bakalım.
Şunu hiçbir zaman unutmayın.
Allah bu haksızlıkların hesabını soracak.
Allah yarına bırakır da kimsenin yanına bırakmaz.
Bu mazlumların ahı hiçbir zaman yerde kalmaz.
Konvoylar halinde gittiğiniz cumalarda imam efendi hutbeden sonra size Allah’ın emrini hatırlatmıyor mu?
“Allah adaleti emrediyor”
Bu işte sizin adaletiniz nerede.
Adaletiniz yoksa,
Vallahi de billahi de bu Allah’ın hükmünü çiğnemek olur ki,
Bundan kaçacağınız bir yeriniz yok.
Geçmişte adaletsizlik yapan,
Allah’ın emrini çiğneyen,
Nemrut’a, Firavun’a, Yezid’in sonuna bir bakın bakalım.
Onlar nereye kaçmışlarsa siz de oraya kaçarsınız.
Tarihten ibret almayanların akıbeti de aynıdır.
Tarihinize bir bakın..