REMZİ DİLAN yazdı: "LÖSEMİ, LÖSEV, LÖSANTE: Biteviye Mücadele."

Haber Giriş Tarihi: 13.07.2026 01:55
Haber Güncellenme Tarihi: 13.07.2026 01:55

Aşağıdaki fotoğraf size ne anlatıyor?

İlk baktığımda ben de bir anlam veremedim.

Uzaktan bakınca, yazılarla bölünmüş boş bir arazi sandım. Bir süre sonra park etmiş araçları ve araçların yanında bekleyen insanları fark ettim. Daha dikkatli bakınca, hepsinin yüzlerini aynı yöne çevirdiğini gördüm. Hastanenin üst katlarına doğru el sallıyor, kalp işaretleri yapıyor, sevgilerini uzaktan ulaştırmaya çalışıyorlardı.

Merak ettim.

Bulunduğum yer, Ankara İncek'teki LÖSANTE Hastanesi'nin bir penceresiydi. Hastane görevlilerine bu manzaranın nedenini sordum.

Anlattıkları beni hem duygulandırdı hem de umutlandırdı.

Meğer o insanlar, hastanede tedavi gören lösemili çocukların ve diğer hastaların yakınlarıymış. Tedavi sürecinde enfeksiyon riskini en aza indirmek için ziyaretçi kabul edilmiyormuş. Yakınları da hastanenin arka cephesindeki bu alanda toplanıyor; çocuklarına, eşlerine, kardeşlerine uzaktan el sallıyor, moral veriyor, "Yanındayız" mesajını iletmeye çalışıyormuş.

Umutsuzluk Yok

Lösemi artık eskisi kadar çaresiz bir hastalık değil.

Edindiğim bilgilere göre, özellikle çocukluk çağı lösemilerinde uygun tedaviyle başarı oranı yüzde 90'ların üzerine, bazı hasta gruplarında ise yüzde 94'e kadar ulaşabiliyor.

Bu oran, yalnızca tıbbın başarısını değil, umudun da ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

O nedenle hastane bahçesindeki insanlar sadece el sallamıyor; umut gönderiyorlar.

LÖSANTE'NİN FARKI

Ankara İncek’teki LÖSANTE Hastanesi yalnızca lösemi hastalarının tedavi edildiği bir merkez değil.

Çocuk ve yetişkin sağlığında çok sayıda branşta hizmet veren, kadın hastalıkları ve doğumdan kardiyolojiye, ortopediden genel cerrahiye kadar kapsamlı sağlık hizmeti sunan modern bir hastane.

Ben ve eşim, lösemiyle doğrudan bir ilgimiz olmadığı hâlde sağlık hizmeti almak için burayı tercih ettik.

Bunda en önemli etken, hastanenin sağlık hizmetini yalnızca teşhis ve tedavi olarak görmemesi; insanı merkeze alan, güven veren ve ticari kaygının önüne etik değerleri koyan bir anlayışla hizmet vermesi oldu.

BİR MUAYENE, BİR UMUT

Biz zaten yıllardır LÖSEV'e elimizden geldiğince bağış yapmaya çalışıyoruz.

Ancak hastanede öğrendiğim bir uygulama beni ayrıca etkiledi.

LÖSANTE'de tedavi gören yetişkin hastaların oluşturduğu gelir, LÖSEV'in desteği ve yapılan bağışlarla birlikte lösemili ve kanserli çocukların tanı ve tedavi süreçlerinin tamamen ücretsiz yürütülmesine katkı sağlıyor.

Başka bir ifadeyle...

Siz kendi sağlığınız için muayene olurken, bir çocuğun ücretsiz tedavi almasına da katkıda bulunmuş oluyorsunuz.

Ne kadar anlamlı bir dayanışma...

ÖZETLE

Hastane penceresinden baktığımda gördüğüm o yazılar artık bana sadece bir fotoğraf karesi gibi görünmüyor.

Orada umut var.

Sabır var.

Fedakârlık var.

Anne-babaların, kardeşlerin, dedelerin, ninelerin uzaktan uzanan sevgisi var.

Ve hepsinden önemlisi...

Hayata sımsıkı tutunan çocuklar var.

Bazen bir el sallamak bile ilaç kadar değerlidir.

Belki de o yüzden, o hastanenin arka bahçesi bana, umudun hiçbir zaman karantinaya alınamayacağını öğretti.

YETKİLİSİNDEN SON NOT

Dr. İhsan Pelen: 2013 yılının sonlarında Ankara-İncek'te bulunan 17 dekarlık vakıf arazisinde Türkiye'de yine bir ilk olan "onkoloji kenti" kurulmuştur. Burada ayrıca yetişkin kanser hastalarının da bakılabileceği 400 yataklı bir hastane, lösemili çocukların eğitimlerini tedavi sırasında da sürdürebilmeleri için ek bir okul kompleksi ve oyun alanları ile yüksek kapasiteli bir otel ve konaklama alanları da bulunmaktadır. 2015 yılı Şubat ayı itibarıyla yapımı tamamlanan birim; 2016 yılı 10 Mayıs'ta açılmıştır. Yapının hizmete alınması ile kurum bünyesinde yetişkin kanser hastalarına da sosyal ve maddi yardımlar ulaştırılmaya başlamıştır. Lösemili çocuklara tamamen ücretsiz tedavi verilmektedir.

---

İYİ HAFTALAR

remzidilan_48@hotmail.com

---

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız