ÖZKAN GÜNAL yazdı: "Allah ile Olmak? -12-"

Haber Giriş Tarihi: 15.08.2026 00:45
Haber Güncellenme Tarihi: 15.08.2026 00:46
Haberyazilimi.com

Namaz nedir? “Namaz odur ki kişiyi Allah’tan başka ilah olmadığına şahit kılandır.” Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlerden olduk mu? Olmadıysak henüz namaz kılmadık! Hangi tahsil, hangi ibadet, ne tür bir kulluk bizi Allah’tan başka ilah olmadığına şahit kılıyorsa, namaz odur! Bu nedenle, “Namaz müminin miracıdır” diyor. Neden “Müslümanın” demiyor, neden “İnsanların” demiyor da “Müminin” diyor? Müminden ne anlayacağız? Hz. Pir bir gün sohbetinde “Müminlerin kendilerine ait iradeleri yoktur” buyuruyorlar. Devir Osmanlı devri, padişahlık dönemi. Geliyorlar saraya, “Hünkârım, Arap Hoca namında birisi var, insanların kendilerine ait iradeleri yoktur dedi” diyorlar. Kişi ne anladıysa onu anlatır, ya da art niyetliyse ona göre dönüştürerek anlatır. İnsanların kendisine ait iradeleri yoktur beyanı neden sakıncalı? Yasağı ortadan kaldırırsın, cehennemi, günahı, haramı ortadan kaldırırsın, Allah’ın yasakladığı her şey üzerine olursan da olur. Çalabilirsin, içebilirsin vs… Çünkü olur. İnsanın iradesi yok ya, yapan Allah dersin. Bunun ucu, Araf suresi 16. Ayeti kerimede,

İblis dedi ki, “Öyle ise beni azdırmana karşılık, ant içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.”

denilerek dikkat çekildiği gibi, “Azdıran Allah’tır” ya da “Sen dileseydin ben secde ederdim” şirkine dayanır. Bu dinen yasaktır, imana, tevhide aykırıdır. Padişah da derki, “Vurun kellesini” Bu kadar basit! Padişahın yanındaki danışmanlarından birisi de Pir Hazretlerini tanıyormuş. “Hünkârım, biz kendisinin bir iki sohbetinde bulunduk. Kendisi son derece değerli ve âlim bir zattır. Yanlış anlaşılmış olabilir. Kendisini çağırıp soralım. Eğer derse ki “Evet, dedim ben bu sözü” hüküm sizin. Ama suçsuz yere masum birinin katline sebebiyet vermeyin bunun bedeli ağır olur” der. Peki der padişah “Çağırın gelsin” Pir Hazretlerine haber gider saraya çağırılıyorsun diye. Pir Hazretleri gelir saraya. Büyük bir oda tertip etmişler. İçerisi padişahın vezirleri, Şeyh'ül-İslam, zahir ulemalar dolu. Padişah da ben orada olursam konuşamaz belki diye paravanın arkasında yer yaptırmış kendisine oradan izleyecek olup biteni. Pir Hazretlerine sorarlar,

“Arap Hoca namındaki kişi sen misin?”

“Evet, benim”

“Sen insanların kendilerine ait iradeleri yoktur dedin mi?”

“Ben öyle bir şey söylemedim. Ben müminlerin kendilerine ait iradeleri yoktur dedim ve yine diyorum, müminlerin kendilerine ait iradeleri yoktur”

“Aynı şey değil mi?”

“Hayır, aynı şey değil. Kim diyor aynı şey olduğunu?”

Müminle sıradan insanın aynı şey olduğunu zanneden, aradaki farkın ne olduğunu bilmeyen bir zihniyet, Piri sorguluyor. Neden? Çünkü devletin gücü onda. Pir Hz. derki, “Efendiler! Biz şimdi Padişah efendimizin huzurundayız. Padişah efendimiz irade etti geldik, kendi irademizle gelmedik. Padişah efendimiz irade ediyor burada konuşuyoruz, irade etmese konuşamayız. Padişah efendimiz ne zaman irade ederse ancak o zaman buradan çıkabiliriz, kendi irademizle çıkamayız. Şimdi, bizim irademiz, Padişah efendimizin iradesi karşısında ne oldu? Hükümsüz kaldı. Gel demeden gelemiyorum, konuş demeden konuşamıyorum, git demeden gidemiyorum, nerede benim iradem? İşte mümin Padişahın huzurunda olandır. Dışarıdaki, sokaktaki adamın böyle bir tabiyeti var mı? Yok. İşte ben sokaktaki adamın iradesi yok demedim. Şu an bizim gibi padişahın huzurunda olanın iradesi yoktur çünkü padişahın iradesine tabidir dedim. Müminle insan arasındaki fark budur” der. Padişah paravanın arkasından çıkıp her yerde istediği gibi vaaz edebilir belgesi verir.

.....

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız