ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT yazdı: "Gösterişmatikler ve Fıtrat"

Haber Giriş Tarihi: 09.08.2026 01:04
Haber Güncellenme Tarihi: 09.08.2026 01:05
Haberyazilimi.com

İnsan; varlığı statüyle, bindiği arabayla, oturduğu plazayla ve etrafındaki unvanlarla ölçmeye başladığı an, kendi fıtratına en büyük ihaneti etmiştir.. "Benim cipim, benim plazam, benim makam sahibi çocuklarım..." diye başlayan her cümle; aslında bir gurur değil, özgüvensizliğin ve görgüsüzlüğün ifşasıdır.

Gösteriş; dışı yaldızlı, fakat içinden lağım derelerinin aktığı gayya kokulu bir hapishanedir. Heva ve heveslerine köle olan insan, unvanları arttıkça şımarır ve hevasının merkebi olur.

Bugün sanal mecralar; ahlakı ve haysiyeti yağmalayan bir işgal ordusuna dönüşmüştür. Herkes bir teşhir, herkes bir övünme yarışında... İnsanlar verdikleri sadakayı da yedikleri yemeği de gittikleri makamları da resmedip paylaşıyor. Misal benim çevrem Bursa’mızda çok önemli yerlerde olan, mütedeyyin olduğu hâlde eşini, çocuklarını makamıyla ve varlığıyla saatlerce sayfalarında paylaşanlar var maalesef.

Allah’ın verdiğine karşı körleşip bunu kendi başarısı sanmak erdemi öldürür; sadece alırken şükredip vermeyi unutmak ise katıksız bir nankörlüktür.

Oysa insan; malının miktarı, makamının yüksekliği veya unvanlarının çokluğuyla değil; ahlakı, izzeti ve tevazusu kadar insandır. Varlığı sadece makam, rakam ve şöhretten ibaret gören bir anlayış; insanı güçlüye yaranan bir "yardakçılar akademisine" çevirir.

Geçmişte saraylarına, servetlerine ve ordularına güvenip yeryüzünde böbürlenerek yürüyen Kisralar, Kayzerler ve Firavunlar neredeler? Hepsi toprağın altına, yanlarında tek bir kuruş veya unvan götüremeden girdiler.

Unutmayalım ki "Dünya ahiretin çalışma tahtasıdır." Bu imtihan diyarında geçicilere tapınmak akıl kârı değildir. Servetimiz, unvanlarımız ve imkânlarımız samimiyetimizi eziyorsa; mütevazı ara sokakları bırakıp şöhret bulvarlarında alkış arıyorsak, başımıza gelen en büyük musibet budur. Çünkü servetin, torpilin ve unvanların beş para etmeyeceği o dehşetli gün yaklaştıkça yaklaşmaktadır.

Artık maskeleri çıkaralım; unvan etiketlerinin ve gösteriş fotoğraflarının arkasındaki kimliksizlikten kurtulalım. Büyüklük, mütevazı olabilmektedir. Gerçek zenginlik; samimiyettir.

Çocuklarımızın hâkim, mühendis, milletvekili veya doktor olması ve onlarla övünmek bizi iyi bir insan yapmaya yetmez.

Gelin, övmeyi ve övünmeyi bırakalım. Ruhumuzu nefsin gösteriş bataklığından çıkaralım. Unutmayalım ki toprağın altına girdiğimizde üzerimize örtülecek olan sadece bir keten kefendir. İhtiyar Bebeğim Kitabından bir şiirle saygılar sunuyorum.

Nimetler musibetimiz olmasın. Vesselam.



Tapınaklar

Utangaçlık yafta göç etmiş hayâ
Hakikatin arzı sebep ihyaya
Vicdanı emzirtme gelmez şakaya
Kibir gurur ve kizb üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Kararmış gözleri ben dudakları
Ellerinde kalem kan dudakları
Kalpleri çürümüş din dudakları
Nifak şikak ve kin üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Müge'ye sermaye zihin sözlüğü
Ahlakı çöküşe tepkisizliği
İblise tebessüm şuur gözlüğü
Öfke haset ve zân üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Okumuşlar amma davacı metin
Baş köşesindeler en cehâletin
Konu düğüm düğüm izahat çetin
Fitne fesat ve fısk üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Abdallara sitem aptala sorum
Zakkum yemiş gibi mi soruyorum
Gazze gibiyim uyuyamıyorum
İfrat tefrit ve hırs üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Vicdan öldü diplomalar süslenir
Ve iffet horlanır ar küçümsenir
Erdem onur tersyüz tüm herze yenir
Teşhir tekfir ve şirk üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Üstat edip şâir cevval pâyeler
Büyük büyük sözler dübeş gayeler
Şöhretin şehveti şuh hikayeler
Kadın makam para üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Dava diyor dava gör ki canhıraş
Düş müdür gerçek mi ben miyim sarhoş
Hüsnüzan hâl eyle koş Micingirt koş
Tahrip tehdit ve şer üç tapınağı
Mazluma pek hoyrat güç tapınağı

Ömer Ekinci Micingirt

.....

Tüm şiir ve yazıları için tıklayınız