HÜSAMETTİN TAŞDEMİR yazdı: "Meşhur Yasa Taslağı Mecliste"

Haber Giriş Tarihi: 06.08.2026 00:48
Haber Güncellenme Tarihi: 06.08.2026 00:52
Haberyazilimi.com

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, bebek katili Öcalan ve DEM ile birlikte başlattığı ikinci açılım sürecinin çerçeve yasa taslağı, "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı altında Meclis kayıtlarına girdi.

7 Ağustos Cuma günü saat 15:00’te toplanacak olan TBMM Adalet Komisyonu’nda, yasa taslağının tüm maddeleri için ayrı ayrı müzakere açılacak.

Yasa taslağını (basında yer alan metninden) inceledim. Özellikle 10. Madde dikkatimi çekti; “Bu Kanun kapsamındaki görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz” şeklinde bir güvence maddesine neden gerek duyuldu? Birbirimize mi güvenmiyoruz, Devlet'e mi, topluma mı, yoksa siyasi geleceğe mi? İlginç doğrusu.. Şey gibi geldi bana, “hayat sigortası” poliçelerindeki güvence maddeleri gibi..

Ayrıca piyasada dolaşan eleştirel yaklaşımlar içerisinde Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun irdelemesini de oldukça ciddi gördüm. Halaçoğlu’nun konuya ilişkin paylaşımı şöyle;

1-PKK/ KCK'ya destek veren, eğiten, finans sağlayan ülkeler bu desteklerinden vaz geçecek mi? Dolayısıyla ülkelerindeki örgütleri kapatacaklar mı?

2-Bilindiği gibi, yasada belirtildiği üzere PKK/ KCK'nın kendilerini feshettiği ve silah bırakmaları halinde bu yasanın uygulanacağı belirtiliyor. KCK, PKK, PYD, PEJAK ve PÇDK'dan oluşuyor. Bunların tümünün kendilerini feshettikleri ve silahlarını teslim ettikleri nasıl belirlenecek? Yoksa sadece PKK mı yasa kapsamında bulunmaktadır? Halbuki yasada KCK da yer almaktadır. Dolayısıyla KCK'nın PKK dışında kalan örgütler veya PKK'nın bir kısmı teröre devam ederse, yasa yürürlüğe girecek mi?

3-Terör örgütünün teslim ettikleri silahları dışında gizli silahları olup olmadığı nasıl denetlenecek veya tespit edilecek?

4-Süreç "hendek olaylarındaki gibi" başarısız olur veya terör örgüt mensuplarından bir kısmı yasayı kabul etmeyip teröre devam ederse, kabul edenlerle ilgili nasıl bir uygulama öngörülmektedir?

5-Terör örgüt mensuplarına karşı açılan kişisel davalar da kapsama alınıyorsa, kişi hakları ne olacak?

6-Terör örgüt mensuplarının yasadan yararlanıp serbest kaldıktan sonra, fiili olarak bölücülük veya ayrımcılık yapmaları halinde, 5 veya 10 yıllık erteleme ortadan kalkacak mı?

7-Yasada geçen "teröristlerin hak yoksunluğu" bir tazminat içermekte midir?

8-Mahkemesi devam eden teröristlerin, mahkemeleri sonuçlanmadan kaç yıllık erteleme hakkına sahip olacakları nasıl belirlenecektir?

9-Terörde, oğlunu, kızını, yakınını kaybeden, evladını şehit vermiş insanlarımızın acısını gidermek için nasıl bir yol izlenecektir?

10-Suç işlemiş ama yakalanmadığı için mahkemeye çıkarılamamış olanların, 2005'ten önce mahkûm edilenlerin aksine serbest kalmaları doğru mudur?

12 Maddelik yasa tasarısına 10 maddelik bu eleştirel yaklaşım oldukça isabetli görünüyor. Ve bunları da dikkate alarak TBMM Adalet Komisyonu Üyesi milletvekillerine sesleniyorum;

Cumhuriyet tarihimizin bu sürecinde, belki sizler de bu kadar riskli bir görevi ilk kez yerine getireceksiniz. Anılan yasa sonuçlarının ne olacağı net olarak ortada değil. Zira yukarıda yer verdiğim Prof. Dr. Halaçoğlu hocanın değindiği muğlak konuların her biri gerçekten çok önemli. Bu yasa ve süreç üzerinden, ülkemiz geri dönülmez bir kargaşaya sokulmasın, bu noktayı tereddütlü görüyorum. Ülkemiz üzerinde oynanan emperyal oyunlarda Devlet olarak (bilerek ya da bilmeden) bir gaflete düşmeyelim. Dibi görünmeyen bir bulanık suya adım atmayalım. Dikkat çekilen o noktalara üst çizgide titizlik gösterilmeliyiz..

Böylesine önem arz eden bu görevde siyasi bakışınızı, partinizi ve her ne merci olursa olsun emir veya telkin aldığınız yerleri bırakın; AİDİYET DUYGUNUZ sadece "ülkemizin bekası, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve milli birliğimizin muhafazası" yönünde olsun.

Yapılan ve yapacağınız çalışmada büyük vebal altına girmek gibi manevi riskler de var. Yani (temenni edilmez ama) muhtemel olumsuz sonuçlara göre, (10. maddedeki güvence vurgusunun ötesinde) ağır beddualar da alabilirsiniz, başarılı olunursa yoğun alkışlar da.. İşiniz zor doğrusu..

Yasa taslağı Meclis oturumuna geldiğinde, aynı cümlelerim tüm Milletvekillerimiz için de geçerli olacaktır.

Unutulmasın ki, tarih özellikle "çok beddua ya da çok takdir almış devlet adamlarını yazar" ve toplumlar da nesiller boyu, onları "ya dua ederek ya da küfür ederek" hatırlar..

.....

Yazarın tüm yazıları için tıklayınız