
Cenaze namazına iştirak farz-ı kifayedir. Yani bir bölgenin ahalisi cenaze namazına iştirak ederse iştirak edememiş olanın üzerinden sorumluluk düşer. Cenaze namazına iştirak ile de dünya hayatını ikmal etmiş, ahiret yolculuğuna çıkmış olan bir yakını bir arkadaşı belki dostu ya da tanıdığı bir insanın cenaze namazına katılır ve helallik vererek ahiret yolcusunun yolculuğuna uğurlar.
Bu normal olanıdır.
Bir de giyabi cenaze namazı kılınır!
Ahiret yolculuğuna çıkmış olan kişinin bulunduğu yere ulaşma veya vefat haberinin geç alınması ile sevenleri tarafından geç de olsa ahiret yolcusuna son görev ifa dedilir.
Son zamanlarda Türkiye’de muhacir olarak yaşayan Uygur kardeşlerimiz gıyabi cenaze namazı kılmakta ve yakınları ile helalleşmeye fırsat olarak görmektedirler.
Zaman zaman gıyabi cenaze namazlarına ben de katılırım. Uygur kardeşlerimin yakınları ile bir bakıma gurbette veda anlamına gelen cenaze namazlarında yanlarında olmaya çalışırım.
Bu hafta da böyle bir cenaze namazına iştirak ettim.
Doğu Türkistan muhaciri akademisyen Doç. Dr. Mağfiret Abdülveli Bozlar hanımefendinin kardeşinin gıyabi cenaze namazına katıldım.
Acı üstüne acı!
Mağfiret hanım dua istediği mesajında; “kardeşim Muhammet Emin ve ailemden on yıldır haber alamıyordum. Dün haber aldım, kardeşim bir yıl önce ahiret yolculuğuna çıkmış. Gıyabi cenaze namazı Üsküdar’da bulunan Abdülhamit Han Üniversitesi Camisinde cuma namazı sonrası kılınacak!”
Düşünebiliyor musunuz? Ailenizden yıllarca haber alamıyorsunuz! Bir haber alıyorsunuz o da bir yıl önce vefat eden kardeşinizle ilgili.
Allah sabırlar versin.
Allah, siz değerli okurlarımın ve mazlum Doğu Türkistan, Filistin ve Arakan’lı kardeşlerimizin ahirete göçenlerine rahmet eylesin mekanları cennet olsun.
Doğu Türkistan’lı kardeşlerimizin ahiret yolcularıyla vedalaşması da hüzün yüklü. Allah sabırlar versin.
Bu vesile ile geçtiğimiz günlerde Doğu Türkistan’a giden bir grup gazeteci ile ilgili oldukça sert bir yazı yazmıştım ki bu yazının mürekkebi kurumadan Diyanet Akademisi yöneticisi olduğu ifade edilen bir şahsın açıklamaları yayınlandı ve maalesef Doğu Türkistan’lı kardeşlerimizi üzerken Komünist Çin yönetimini sevindirir mahiyette oldu.
Bu şahsın açıklamalarını tevil ederek hafifletmeye çalışanlar da olmadı değil! Ancak güneş balçıkla kapatılmaz! Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi üzmeye kimsenin hakkı yoktur! Açıklamalar kimin işine yarıyor ona bakmak gerekir. Hele bu gibi açıklamaları yapanın bir bakıma devlet görevlisi olması hele hele bir de diyanet mensubu olması en hafif ifade ile ayıptır günahtır!
Daha önce de sözde İslam alimleri denilen bir grup Çin yönetimi tarafından Çin’de gezdirilmiş, ağırlanmışlar ve onlar da Doğu Türkistan’da yaşanan soykırımı inkara yeltenmişlerdi de ben ağızlarının payını vermiştim.
Doğrusu Komünist Çin’in yaptıklarına mı, bizim çaresizliğimize mi, onların zulmünü görmezlikten gelen sözde gazeteci sözde İslam alimi geçinenlere mi! Kime üzüleceğimize doğrusu şaşırdık!
Beyler zulme rıza zulümdür!
Zulmü görmezlikten gelmek zalime yardım etmektir. Ahiret var ahiret! Ne diyelim?
...
Gazze’de olanlara toplum ne kadar alıştı farkında mısınız?
Evler işgal ediliyor!
Çadırlar vuruluyor!
Yardımlar ulaştırılmıyor!
Dünya sessiz,
İslam aleminin üzerine ölü toprağı serilmiş!
Türkiye?
Türkiyeyi de hep birlikte görüyoruz!
Ve maalesef bir çok kişinin ihtimal vermemesine rağmen Türkiye sıranın kendisine geleceğini beklemek ve hazırlığını yapmaktadır!
Türkiye Pakistan ve Suudi Arabistan Anlaşması
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında varılan mutabakatı eleştirenler olmaktadır. Elbette birtakım endişeler dile getirilmiş olsa da yapılan anlaşma son derece önemli bir anlaşmadır. İnşallah tez zamanda bu anlaşmaya Mısır, Suriye, Irak, İran ve diğer İslam ve Türk devletleri de katılmış olsunlar!
Bizler demiyor muyuz;
"İslam Birliği Kurulmalı"
Bizler İslam ülkeleri ile savunma anlaşmaları ile “İslam NATO’su” ve Ekonomik anlaşmalarla “İslam Para Birimi” birimi, keza "İslam Savunma Sanayii" gibi hayallerimizi süsleyen umutla o günleri bekleyenler değil miyiz?
İnşallah o günler de gelecek ve bu anlaşma sadece Pakistan Suudi Arabistan’la kalmayacak!
Bu anlaşma daha büyük daha geniş katılımlı ve daha kapsamlı hale gelir.
Bölgemiz, ülkemiz için bu anlaşmalar son derece hayatidir.
Unutmayın!
Arz-ı Mevud sınırları içinde sadece Türkiye’nin güney doğusu değil!
Mekke ve Medine’de siyonistlerin Arz-ı Mevud sınırları içindedir!
Bu anlaşma çok stratejiktir. İran’a karşı mı yapılıyor gibi saçma sapan şüphelerde yersizdir. İran’la da D8 anlaşmamız vardır. Umarım tez zamanda stratejik savunma işbirliği içinde de birlikte oluruz!
“Küfür Tek Millettir”
Ve;
"Müminler Kardeştir."
Vesselam
.....
Yazarın tüm yazıları için tıklayınız